ÇEVRE - 18 Mayıs 2026 Pazartesi 10:41

Yağışlarla rekolte beklentisi artarken, kök hastalıkları uyarısı geldi

A
A
A
Yağışlarla rekolte beklentisi artarken, kök hastalıkları uyarısı geldi

Konya’da son günlerde zaman zaman etkili olan yağışlar rekoltede artış beklentisini arttırdı. Uzmanlar, yağışlarla birlikte verim artışı yaşanabileceğini söylerken, kök hastalıklarının ise göz ardı edilmemesine dikkat çekiyor.


Konya Ovası’nda hububat üretiminde yağışların istenilen seviyede devam etmesinin ürün gelişimine olumlu katkı sağladığını belirten Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, ekim alanlarının zaman zaman ziraat mühendisleri ile kontrol edilmesi noktasında uyarıda bulundu. Mantari hastalıklara karşı önlem alınmasına dikkat çeken Kırkgöz, "Konya Ovası’nda hububatlar şu anda sapa kalkma döneminde. Yağışlarımız, nisan yağışları özellikle oldukça iyiydi. Kıraç alanlardaki çiftçilerimizin sulama imkanı olmadığı yerlerde bu yağışlar oldukça önemliydi. Buralarda da bu yağışları çok şükür aldık. İlerleyen dönemlerde bunlar verime de olumlu yönde yansıyacak. Şu anda Konya Ovası’ndaki bitkiler sapa kalkma dönemi dediğimiz dönemde. Verim tahmini yapmak için oldukça erken bir dönemdeyiz. Lakin geçtiğimiz yıla göre rekoltemizde bir artış olacak diye temenni ediyoruz. Çünkü bitkilerin gelişimleri gayet iyi. Özellikle bu dönemde çiftçilerimizin, hububatların mantari hastalıklara karşı ilaçlamasına çok dikkat etmeleri gerekiyor. Dönem dönem mutlaka bir ziraat mühendisiyle araziyi kontrol ederek, bu hastalığın olup olmadığını ve eğer hastalık varsa çok kısa bir süre içerisinde mantar ilacını uygulamalarını tavsiye ediyoruz" dedi.



"Dona karşılık yapılacak çalışmaları bölgelerindeki ziraat mühendisleriyle uygulama yapmalarını da öneriyoruz"


Dona karşı uyarıda bulunan Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, "Yüksek yerlerde kar yağışları etkili oldu Konya yöresinde. Özellikle dağlık alanlardaki yağan kar yağışı ovada da soğuk olarak hissediliyor. Özellikle yeşil mahsulü erken dönemde eken çiftçilerimizin don zarar zararı yaşayıp yaşamadıklarını arazilerine çıkarak tespit etmeleri gerekiyor. Orada da çok hızlı bir şekilde mutlaka bir ziraat mühendisiyle kontrol ederek uygulamaya geçilmesi gerekiyor. Çünkü yağışların devam ettiği süreçte arazi hazırlığı ve ekim oldukça zor oluyor. Çiftçilerimizin eğer dondan dolayı bir zararı varsa hızlı bir şekilde dona karşılık yapılacak çalışmaları bölgelerindeki ziraat mühendisleri tarafından tavsiye almalarını ve ona göre uygulama yapmalarını da öneriyoruz" şeklinde konuştu.



"Su durması nedenlerden dolayı kök çürüklükleri oldukça fazla oluyor"


Artan rekolte beklentisiyle birlikte kök hastalıklarına da dikkat çeken Kırkgöz, "Tabii bu şekilde yağışların devam etmesi sapa kalkmadan sonra dane dolum dönemlerinde de yağışların devam etmesi rekoltede yüzde 10-15 civarında bir artış sağlar. Tabii ekiliş alanlarında da bu yılki üretim planlamasından kaynaklı olarak bakanlığımızın bu yılki uygulamaya soktuğu üretim planlamasından dolayı çiftçilerimizin yoğun bir hububat ekilişi oldu. Konya Ovasında şuan yaklaşık yüzde 5’lik bir artış söz konusu hububatta. Bunun yanında yağışların da bu şekilde olması yüzde 10-15 civarında bir rekolte artışı olacağını gösteriyor. Tabii ovada bir takım riskler devam ediyor. Don olayının dışında sıcak rüzgarların esmesi özellikle hububatın çiçeklenme dönemindeki sıcak rüzgarlar döllenmeyi etkilediği için hububat bitkilerinde maalesef kalite ve veriminde de oldukça düşüklüğe neden oluyor. Çiftçilerimiz tabii arazilerine gittiklerinde arazilerdeki özellikle renk değişiklikleri, hububatta sararma, açık yeşil olma durumu bir takım hastalıkların ön belirtisi olabiliyor, mutlaka bunu kontrol etmeleri gerekiyor. Arazilerinde tesviyesi düzgün yapılmayan arazilerde veya toprak hazırlığı düzgün olmayan arazilerde su durması dediğimiz nedenlerden dolayı kök çürüklükleri oldukça fazla oluyor. Tabii yağışların arkasından güneş açması da bunların yayılmasını ve hastalık oranının da artırılmasına neden oluyor. Bu yüzden çiftçilerimizin arazilerine çıktıklarında hububatlarda özellikle renklerde bir değişiklik söz konusu olursa mutlaka bir zirai ilaç bayisine ve ziraat mühendisine danışmaları gerekiyor" diye konuştu.



Yağışlarla rekolte beklentisi artarken, kök hastalıkları uyarısı geldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Büyükçekmece Belediyesi kurban satış ve kesim tesisi hizmete hazır Büyükçekmece Belediyesi Kurban Satış ve Kesim Tesisi, Kurban Bayramı öncesinde tüm hijyen tedbirleri alınarak Kurban Bayramı’nda vatandaşlara hizmet vermeye hazır hale getirildi. Karaağaç Mahallesi’nde yer alan Büyükçekmece Belediyesi Kurban Satış ve Kesim Tesisi, modern donanımı ve hijyenik şartlarda bayram süresince hizmet verecek. Büyükçekmece Belediyesi, Kurban Bayramı süresince vatandaşların herhangi bir sorun yaşamaması için Kurban Satış ve Kesim Tesisi’nde tüm hazırlıklarını tamamladı. Modern donanıma sahip Kurban Satış ve Kesim Tesisi, kurbanlık hayvanların satış ve kesim işlemlerinin sağlıklı şartlarda yapılabilmesi için titizlikle hazırlanırken alanda temizlik, bakım ve ilaçlama çalışmaları aralıksız devam ediyor. Büyükçekmece Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü Veteriner Şefliği ekipleri denetlemeler yaparak, kurbanlıkların sağlık durumlarını yakından takip ediyor. Vatandaşların konforu ve güvenliği için alanda otopark, sağlık kabini, mescit, duş alanları, kafeterya, soğuk hava deposu, tuvaletler ve idari hizmet binası tesis içerisinde hizmet verecek. Çalışmalar yerinde incelendi Kurban Satış ve Kesim Tesisi’nde Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, İBB Meclis Üyesi ve Büyükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Rıza Can Özdemir, Büyükçekmece Belediyesi Başkan Yardımcısı Muzaffer Cive, Büyükçekmece Belediyesi Başkan Yardımcısı Özkan Saka, Büyükçekmece Belediyesi Koordinatörü Dr. Seçkin Özdemir, Büyükçekmece Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri ve Sağlık İşleri Müdürlüğü Veteriner Şefliği ekipleri, bayram süresince vatandaşların kurban ibadetlerini sağlıklı, güvenli ve düzenli bir ortamda gerçekleştirebilmeleri adına tesiste yürütülen çalışmaları yerinde değerlendirerek hazırlıkları denetledi.
Yozgat Yozgat’ta bahar şenliğiyle komşular kaynaştı, çocuklar geleneksel oyunlarla tanıştı Yozgat’ta mahallede organize edilen bahar etkinliğinde hem çocuklar hem de aileler keyifli vakit geçirdi. Çapanoğlu Mahallesi Güneykent Evleri sakinlerince düzenlenen bahar şenliği, renkli görüntülere sahne oldu. Mahalle sakinlerinin birlik ve beraberliği güçlendirmek, çocuklara eski sokak oyunlarını tanıtmak amacıyla organize ettiği etkinlikte hem çocuklar hem de aileler keyifli vakit geçirdi. Şenlik kapsamında ip çekme, çuval yarışı, yumurta taşıma yarışı gibi geleneksel oyunlar oynanırken, vatandaşlara çeşitli ikramlarda bulunuldu. Çocukların bilgisayar ve telefonlardan uzaklaşıp sosyal etkinliklerle vakit geçirmesi amacıyla düzenlenen organizasyon mahalle sakinlerinden yoğun ilgi gördü. Etkinliğin organizatörlerinden Aynur Koçak, yaklaşık beş yıldır bölgede oturduklarını belirterek, "Bu bizim ilk bahar şenliğimiz oldu. Daha önce iftar programları yapıyorduk ancak bu yıl havaların etkisiyle etkinliği bahar şenliğine çevirdik. Çok güzel bir ortam oluştu. Birbirini tanımayan komşular tanıştı, çocuklar eski oyunlarla tanıştı. Çocuklar ilk defa gördükleri oyunlara büyük ilgi gösterdi. Hem büyükler hem çocuklar çok mutlu oldu" dedi. Mine Küçükaslan ise amaçlarının çocukları ekran başından uzaklaştırmak olduğunu ifade ederek, "Komşularımızla bir araya gelip eski çocukluk oyunlarımızı çocuklara öğretmek istedik. Güzel bir birliktelik oluştu" diye konuştu. Mahalle sakinlerinden Emel Yıldız da etkinlikle eski mahalle kültürünü yaşatmayı hedeflediklerini belirterek, "İnsanlar birbirinden uzaklaştı. Biz de komşularımız kaynaşsın, çocuklar eğlensin istedik. Hem geleneklerimizi yaşatmak hem de insanları bir araya getirmek amacıyla bu etkinliği düzenledik" ifadelerini kullandı. Sakine Babayiğit ise organizasyonun özellikle çocuklar için hazırlandığını belirterek, "Çocuklarımız bilgisayardan uzak kalsın, mahalle kültürünü öğrensin istiyoruz. Etkinlikler onların da çok hoşuna gidiyor" şeklinde konuştu. Şenliğe katılan çocuklardan Yusuf Cevizli, yarışmalarda birinci olduğunu söyleyerek, "Yumurta yarışları ve çuval yarışı yaptık. Hepsinde birinci oldum. Şimdi de uçurtma uçuracağız" dedi. Ömer Cevizli ise arkadaşlarıyla oyun oynadığı için mutlu olduğunu belirterek, "Buraya geldiğim için çok mutluyum. Arkadaşlarımla oyun oynuyor, bisiklet sürüyor, top oynuyorum" ifadelerini kullandı.
Tokat Almus Barajı’ndaki ada, yağışlarla birlikte sular altında kaldı Tokat’ın Almus ilçesindeki Almus Barajı’nda ’Malkayası’ olarak bilinen ada tamamen sular altında kaldı. Edinilen bilgilere göre, bölgede etkili olan yoğun yağışların ardından Almus Barajı’nda su seviyesi dikkat çekici şekilde yükseldi. Barajın doluluk oranının yüzde 98,5’e ulaşmasıyla birlikte yıllardır su yüzeyinde görülen ve bölge halkı tarafından simge olarak kabul edilen Malkayası ile üzerindeki bayrak direği gözden kayboldu. Baraj çevresinde oluşan manzara ise vatandaşların ilgisini çekti. "Gelen suyumuz haddinden fazla" Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Almus Belediye Başkanı Bekir Özer, son yılların en yüksek su seviyesine ulaşıldığını belirterek, "Şu anda burada karşıda gördüğümüz bizim Malkayası dediğimiz bir kayamız vardı. Üstünde de bayrak direğimiz vardı. Şu anda Malkayası kayboldu. Direğimiz de suya gömüldü. Normalde 1993 yılından bu yana 33 yıldır Almus’a bu şekilde bir su gelmiyordu. Lakin bu sene bir bolluk oldu. Allah’ım yağmurları biraz karımızı, yağmurumuzu fazla yağdırdı. Şu anda gelen suyumuz haddinden fazla" dedi. "Baraja göl değil deniz diyoruz" Barajın Almus için ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Özer, vatandaşların bölgeyi göl yerine "deniz" olarak adlandırdığını söyledi. Özer, "Biz zaten buraya göl demiyoruz. Biz Almuslular deniz diyoruz. ‘Nereye gidiyorsun? Denize gidiyorum’ diyoruz. Burası deniz gibi zaten baktığınız zaman. Su haznesi de çok yüksek. Bir milyar 60 milyon metreküp su haznemiz var" ifadelerini kullandı. "29 ülkeye ihracat yapılıyor" Yükselen su seviyesinin balıkçılık faaliyetlerine de olumlu yansıdığını belirten Özer, "Balıkçılar şu anda çok mutlu. Çünkü su seviyesi yükseldi. Sudaki oksijen seviyesi arttı. Buradan dünyanın 29 ülkesine ihracat yapılıyor. Ondan dolayı balıkçılarımız da mutlu" diye konuştu.
Diyarbakır DİKO Başkanı Sanal: "Kuyumculuk sektörü sahipsiz değildir" Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası (DİKO) Başkanı Özer Sanal, geçtiğimiz günlerde yeni açılacak kuyumcu esnafına hizmet vermeyeceklerini söylemişti. Sanal, bu kelimelerinin çarpıtıldığını dile getirerek açıklamalarda bulundu. DİKO Başkanı Özer Sanal, son günlerde şahsı ve oda üzerinden yürütülen kasıtlı linç kampanyasını ibretle takip ettiklerini söyledi. Sanal, "Açık ve net söylüyorum, kuyumculuk sektörü sahipsiz değildir. Bu meslek; herkesin istediği gibi, hiçbir ölçü, denetim, yeterlilik ve sorumluluk aranmadan çoğaltılabilecek sıradan bir alan değildir. Kuyumculuk güven mesleğidir. Vatandaşın alın teriyle biriktirdiği altını, emeğini ve tasarrufunu ilgilendiren bu sektörde başıboşluğa, kayıt dışılığa, haksız rekabete ve ehliyetsizliğe sessiz kalmayacağız. ’Kuyumcu açılmasına dur diyoruz’ sözümüzün arkasındayız. Bu ifade, kimsenin ekmeğine göz dikmek değildir. Bu ifade, mesleğin itibarını koruma iradesidir. Bu ifade, vatandaşın güvenli alışveriş hakkını savunmaktır. Bu ifade, yıllardır vergisini veren, istihdam sağlayan, kurallara uyan dürüst esnafın emeğine sahip çıkmaktır" dedi. "Hiç kimse bu açıklamayı çarpıtarak bizi esnaf düşmanı, girişimci karşıtı veya keyfi yasakçı gibi göstermeye çalışmasın" diyen Sanal, "Bizim derdimiz şahıslarla değil; denetimsizlikle, plansızlıkla, mesleki yeterlilikten uzak uygulamalarla ve sektörü itibarsızlaştıran anlayışladır. Diyarbakır Kuyumcular Odası olarak görevimiz sadece alkışlamak değil; gerektiğinde uyarmak, gerektiğinde itiraz etmek, gerektiğinde de sektörümüz adına güçlü bir duruş ortaya koymaktır. Bu duruşumuzdan geri adım atmayacağız. Eleştiri başımızın üzerinedir. Ancak küfür, hakaret, tehdit, iftira ve sosyal medya linçi asla kabul edilemez. Şahsımı, ailemi, kurumumuzu ve meslektaşlarımızı hedef alanlarla ilgili hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızın bilinmesini isteriz. Kuyumculuk sektöründe kalite, güven, denetim, mesleki yeterlilik, kayıtlı çalışma ve haksız rekabetle mücadele kırmızı çizgimiz. Oda olarak mesleğimizin itibarını, vatandaşımızın güvenini ve dürüst esnafımızın emeğini korumaya kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu.