KÜLTÜR SANAT - 03 Temmuz 2025 Perşembe 12:41

Yurt dışına kaçırılan nadide yazma eserlerden "Kitab Şerhu’l-Esma" yeniden Konya’ya kazandırıldı

A
A
A
Yurt dışına kaçırılan nadide yazma eserlerden "Kitab Şerhu’l-Esma" yeniden Konya’ya kazandırıldı

Konya’da 2000 yılında Yusuf Ağa Yazma Eser Kütüphanesi’nden yurt dışına kaçırılan 757 yıllık "Kitab Şerhu’l-Esma" adlı eserin yeniden şehre kazandırılması dolayısıyla teslim programı düzenledi.


Konya Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Kültür Sanat’ta gerçekleştirilen programda konuşan Konya Valisi İbrahim Akın, Konya’dan çalındığı belirlenen bu eseri satın alan ve çalındığını fark ettikten sonra iade eden Bahreyn Krallığı Uluslararası Yatırım Bankası Şeriat Denetim Kurulu Başkanı Nizam Bin Muhammed Sâlih Yakubî’ye teşekkür etti. Vali Akın, 1268 yılında İbn-i Burrican tarafından yazılan Kitab Şerhu’l-Esma’nın uzun yıllardır kayıp olduğunu hatırlatarak, "Nihayet ecdat yadigarı bu kıymetli eserimiz bugün yine kendi toprağına, Konya’mıza, Karatay Yusuf Ağa Yazma Eser Kütüphanemize iade edilmektedir. Bu anlamlı teslimin sadece bir envanter kaydı olarak değil vicdani, ilmi ve milli bir şuurun işareti olarak da kayıtlara geçmesi bizleri ziyadesiyle memnun etmektedir" diye konuştu.



"13 bin 283 adet eserimiz yurt dışından tekrar ülkemize getirildi"


Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, hırsızlık sonucu Türkiye’den çok önemli eserlerin kaçırıldığını dile getirerek, İslami ve insani ilkeler açısından örnek olacak bir davranışla Yakubî’nin bu eseri tekrar Konya’ya kazandırdığını söyledi.


Bakan Yardımcısı Alpaslan, Yazma Eserler Başkanlığı’nın bu önemli külliyatın restorasyonunu hızlı bir şekilde yaptığını vurgulayarak, "Son 100 yılda bu kültürel varlığımızın önemli bir kısmı gayri ahlaki yollardan ülkemizden kaçırılmış durumda. Cumhurbaşkanımızdan aldığımız güçle bu eserleri tekrar ülkemize kazandırmak adına çok önemli çalışmalara imza atıldı. 13 bin 283 adet eserimiz yurt dışından tekrar ülkemize getirildi. Konya’mız gerek kültürel anlamda, gerek tarihi anlamda, gerek turizm alanında değerli bir şehir. Uğur Başkanımızla ve buradaki arkadaşlarla beraber bu alanlarda çalışmalarımızı yürütmekteyiz. Birlikte Konya’nın kültürünün, turizminin gelişmesi için birçok çalışmaya imza attık. Bundan sonrası için de yapacağımız birçok çalışma var. Büyük bir uyum ve büyük bir heyecan içinde Konya Büyükşehir Belediyemizle yürütmekteyiz. Bu vesileyle Konya’mıza kattığı değerler için de ben teşekkürlerimi sunuyorum" dedi.



"Sadece Konya’mız için değil, tüm insanlık kültürü için büyük bir eksiklikti"


Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise, Konya’nın binlerce yıllık ilim ve irfan mirası adına önemli bir günde olduklarını belirterek, "Malumunuz olduğu üzere, 2000 yılında ne yazık ki Konya’mızın gözbebeği olan Yusuf Ağa Yazma Eser Kütüphanesi’nde yaşanan bir hırsızlık vakası sonucunda, yüzlerce yıllık geçmişe sahip paha biçilemez yazma eserlerimiz kaybolmuştu. O gün hepimizin yüreğini sızlatan bu hadise, sadece Konya’mız için değil, tüm insanlık kültürü için büyük bir eksiklikti. O günden bugüne devletimizin ilgili kurumlarının kararlı takibi, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yürüttüğü diplomatik girişimler ve uluslararası iş birlikleri sayesinde, kaybolan bu kıymetli eserlerden bazıları yurt dışında tespit edilerek ülkemize iade edildi" ifadelerini kullandı.



"Kaybettiğimiz bir değeri daha yeniden kazanmanın mutluluğunu yaşıyoruz"


Bu kapsamda İbn Sina ve Fahreddin er-Râzi gibi çok önemli şahsiyetlerin eserlerinin yeniden Konya’ya kazandırıldığını belirten Başkan Altay, "Bugün, o kaybolan parçaların birini daha ait olduğu yere, Konya’ya, öz topraklarına kavuşturuyoruz. Bahreyn Krallığı’nda yaşayan Nizâm Muhammed Sâlih Yakûbî’nin duyarlılığı ve iyi niyeti sayesinde, tam 757 yıllık bir ilim hazinemiz daha, yeniden Konya’mızla, ülkemizle buluşuyor. 1268 yılında, Konya’mızın yetiştirdiği kıymetli müstensih Muhammed bin Abdullah el-Konevî tarafından istinsah edilen, İbn Burrican Ebi Hükm Abdusselam’ın kaleme aldığı ‘Kitab Şerhu’l-Esma’ adlı bu eşsiz eser, üzerinde Yusuf Ağa Yazma Eser Kütüphanesi mührüyle, bizlere geçmişimizin bir emanetidir. Tarih boyunca Konya, kitapların, ilmin ve hikmetin baş tacı edildiği bir şehir olmuştur. Bugün, kaybettiğimiz bir değere daha yeniden kazanmanın mutluluğunu yaşıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.



"Tüm dünya için örnek bir davranış"


Başkan Altay, "Sayın Yakûbî’nin gösterdiği bu yüksek ahlaki duruş, sadece Konya’mız için değil, tüm dünya için örnek bir davranıştır. Kendilerine şehrimiz ve milletimiz adına en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca eserlerimizin geri kazanılmasında emeği geçen Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’a, bugün bizleri yalnız bırakmayan Bakan Yardımcımız Nadir Alpaslan’a, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanımız Coşkun Yılmaz’a, IRCICA Genel Direktörümü Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç’a teşekkür ediyorum. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’nı kurarak yazma eserlere sahip çıkılmasını sağlayan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum" dedi.



"Dünyada Türkiye kadar yazma esere, tarihe sahip çıkan başka bir ülke yoktur"


Eserin bulunmasında ve tesliminde emeği geçen Bahreyn Krallığı Uluslararası Yatırım Bankası Şeriat Denetim Kurulu Başkanı Nizam Bin Muhammed Sâlih Yakubî de yazma eserlere öğrencilik yıllarında ilgi duymaya başladığını anlatarak, özel kütüphanesinde 3 bin ciltten fazla nadir yazma eser bulunduğunu dile getirdi.


Kitab Şerhu’l-Esma’yı 25 yıl önce bir tüccardan aldığını anlatan Yakubî, yaptığı araştırmalarda eserin Konya Yazma Eserler Kütüphanesi’nden çalındığını tespit ettiğini söyledi. Bunun üzerine gerekli girişimlerde bulunduğunu aktaran Yakubî, "Elhamdülillah Allah bana bu fırsatı verdi. Benim bu hocalarla, görüşmem tanışmam, bugün sizin burada bu programı düzenlemeniz hepsi Allah’ın bir lütfu. Dünyada Türkiye kadar yazma esere, tarihe sahip çıkan başka bir ülke yoktur. Osmanlı sultanlarının hepsi ve dönemin alimleri bu konuya özel önem vermiş" ifadelerini kullandı.



"Yazma Eserler Kurumu sadece Türkiye’nin değil İslam ve Türk İslam tarihinin bir belleği"


Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz, kurumun sadece Türkiye’nin değil İslam ve Türk İslam tarihinin bir belleği, ortak hafızası olduğunu ifade etti. Eserin bulunmasında emeği geçen Nizam Bin Muhammed Sâlih Yakubî’nin eşine az rastlanır örnek bir davranış gerçekleştirdiğine dikkati çekerek, eserin yeniden ait olduğu topraklara getirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti.


Konuşmaların ardından Kitab Şerhu’l-Esma, Konya Yazma Eserler Bölge Müdürü Bekir Şahin tarafından teslim alındı. Programa Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, İl Kültür ve Turizm Müdürü Fikret Fidan, Vakıflar Bölge Müdürü Yılmaz Kılınç da katıldı.



Yurt dışına kaçırılan nadide yazma eserlerden "Kitab Şerhu’l-Esma" yeniden Konya’ya kazandırıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Vatandaşlar yerli ve milli ürünlere yoğun ilgi gösterdi SAHA 2026’da sergilenen yerli ve milli ürünlere vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. 7’den 70’e herkes ürünlerle fotoğraf çektirdi, YILDIRIMHAN fuarın gözdesi oldu. Kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN’ı görünce çok heyecanlandığını dile getiren Huriye Kaba, "Ben çok görkemli buldum. Çok büyük bir füze. Ülkem adına çok gurur verici. Çok heyecanlandım girerken tüylerim diken diken oldu. Yapan bütün mühendislerin ellerine, emeklerine sağlık" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı 5’inci gününde devam ediyor. Birçok yerli ve milli ürünün sergilendiği fuar bugün halkın ziyaretine açıldı. Vatandaşlar yerli ve milli ürünlere yoğun ilgi gösterdi, fotoğraflar çektirdi. Fuarda ürünlerin maketleri de dikkat çekti. 7’den 70’e herkes maketlerin yanında fotoğraf çektirdi. Tayfun Fakı, "Gurur duyoruz. Allah bunların devamını nasip etsin. YILDIRIMHAN’ı da göreceğiz inşallah" dedi. Kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN’ı görünce çok heyecanlandığını dile getiren Huriye Kaba ise, "Ben çok görkemli buldum. Çok büyük bir füze. Ülkem adına çok gurur verici. Çok heyecanlandım girerken tüylerim diken diken oldu. Yapan bütün mühendislerin ellerine, emeklerine sağlık" ifadelerini kullandı.
Şanlıurfa Karagül hasadı başladı Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinde yetişen, kendine özgü rengi ve kokusuyla öne çıkan tescilli ’karagül’de hasat başladı. Cittaslow Uluslararası Koordinasyon Komitesi’nin 2013 yılında "sakin şehir" ağına dahil ettiği Halfeti, tarihi taş evleri ve doğal güzellikleriyle bölgenin "saklı cenneti" olarak nitelendiriliyor. Birecik Barajı’nın suyunun yükselmesiyle bölgede üretim alanı azalan karagül, yetiştiği topraktan aldığı kendine özgü rengi ve kokusuyla dikkat çekiyor. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret tescil belgesi verilen karagülün geniş bir alana yayılması için Halfeti Kaymakamlığı, Belediye ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün çalışmaları devam ediyor. Ağırlıklı olarak seralarla yetiştirilen, ilkbahar ve sonbaharda açan karagül, görevliler tarafından çeşitli alanlarda kullanılması amacıyla dallarından kesilerek hasat edilmeye başlandı. Halfeti İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Bozoğlan, karagül bahçesinde incelemelerde bulundu. İncelemeler sonrası açıklama yapan Bozoğlan, "Karagülün yaprakları kozmetik ve gıda alanında kullanılıyor. Karagül sabun, kolonya, gülsuyu ve parfüm gibi kozmetik ürünlerinde kullanılıyor. Bunun yanı sıra lokum, gül şerbeti, kahve ve dondurma gibi gıda ürünlerinde de kullanılıyor. Halfeti’de sadece karagül ile üretim yapan firmalarımız var" dedi. Bozoğlan, gülün Halfeti’den dışarı çıktığı zaman ise pembeye yakın bir tona ulaştığını aktararak, "Halfeti’de şu anda bin 750 metrekare kapalı alanda, 12 bin metrekare açık alanda karagül üretimi yapılmaktadır. Halfeti Kaymakamımız ve Belediye Başkan Vekilimiz Sinan Korkmaz’ın destekleriyle eski Halfeti’de 7 bin 750 metrekare bir alan tahsisi yapıldı. Bu alana biz bin metrekare kapalı yetiştirme alanı, 250 metrekare üretim alanı ve damıtma tesisi olarak hizmet sunacağız" diye konuştu. Karagül yetiştiricisi Devrim Tutuş ise "Karagülden gıda ve kozmetik ürünü üreten dünyadaki tek firmayız. Şimdi hasat dönemindeyiz. Yaklaşık 10 gündür hasat yapıyoruz. Hayırlısıyla bu yıl bereketli geçti" ifadelerini kullandı.