KÜLTÜR SANAT
18 Mart 2026 Çarşamba - 00:05 Başkan Elbi’den 18 Mart Mesajı Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Ahmet Elbi mesajında, "Milletimizin tarihine altın harflerle yazılan Çanakkale Zaferi, bundan yıllar önce iman, cesaret ve fedakârlıkla kazanılmış eşsiz bir destandır. Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı söz konusu olduğunda Türk Milleti’nin neleri başarabileceğinin en büyük göstergesidir. ‘Çanakkale Geçilmez’ diyerek yazılan bu destan, sadece bir zafer değil, aynı zamanda milletimizin birlik, beraberlik ve inancının simgesidir" ifadelerine yer verdi. Çanakkale ruhunun gelecek nesillere aktarılmasının önemine değinen Başkan Elbi, "Bizlere düşen en büyük görev, ecdadımızın bizlere emanet ettiği bu vatanı aynı bilinç ve sorumlulukla korumak, birlik ve beraberlik içinde daha güçlü yarınlara taşımaktır. Çanakkale ruhu, bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir. Bu önemli topraklarda yaşadığımız ve neslimizi yetiştirdiğimiz için çok şanslıyız" dedi. Başkan Elbi mesajının sonunda, "Bu duygularla başta Anafartalar Kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, destanın tüm kahramanlarını Esad Paşa’yı, Fevzi Çakmak’ı, Kazım Karabekir’i, Bigalı Mehmet Çavuş’u, Seyid Onbaşı’yı, Yahya Çavuş’u, vatan için canla başla mücadele ederek canını veren binlerce Mehmetçiğimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Şehitlerimizin ruhu şad olsun" ifadelerini kullandı.
17 Mart 2026 Salı - 22:53 Atatürk’ün taarruzu değil ölmeyi emrettiği "57. Alay" yeniden kuruldu Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda 111 yıl önce karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri’ne geçit vermeyerek büyük bir destan yazan 57. Alay tekrar kuruldu. Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan ve dünya harp tarihine geçen ’Çanakkale Geçilmez’ destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasındaki Şehitler Abidesi, Seyit Onbaşı Heykeli, 57. Piyade Alayı Şehitliği, Conkbayırı, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, Kilitbahir Kalesi, Bigalı Kalesi ve Seddülbahir Kalesiyle her yıl binlerce ziyaretçiye Çanakkale ruhunu yaşatmaya devam ediyor. Adım atılan her noktasında Çanakkale Savaşları’nın izlerinin görülmesi mümkün olan, açık hava müzesi niteliği taşıyan Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı hayata geçirdiği ve geçireceği yeni projelerle, Çanakkale Ruhu’nu ve Çanakkale Destanı’nı daha fazla kişiye ulaştırmayı hedefliyor. Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı, Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda kahraman Mehmetçik 111 yıl önce dünyanın en güçlü donanmalarına geçit vermeyerek ’Çanakkale Geçilmez Destanı’ yazdı. 18 Mart 1915 tarihinde Çanakkale Boğazı’nı donanmanın zorlamasıyla geçemeyen İtilaf güçleri 25 Nisan tarihinde karaya asker çıkararak kara muharebeleri başladı. Karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri’ne geçit vermeyerek, 57’nci Alay büyük bir destan yazdı. 57’nci Alay tekrar kuruldu Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımında, "Tarihi Alan’da 57. Alay yeniden kuruldu. 57. Alay artık Tarihi Alan’da görev yapacak ve ziyaretçileri o günlere götürecek" notunu düşerek yeniden kurulan alaydan fotoğraflar ekledi.
Aşık Murat Çobanoğlu Parkı hizmete açıldı
27 Aralık 2025 Cumartesi - 11:06 Aşık Murat Çobanoğlu Parkı hizmete açıldı Muratpaşa Belediyesi tarafından Altındağ Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Aşık Murat Çobanoğlu Parkı hizmete açıldı. Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Muratpaşa’nın Türkiye’nin dört bir yanından gelen insanların zenginlikleriyle harmanlandığını belirterek, "Anadolu’nun her yeri birbiriyle iç içedir. Hepimiz aynı yaşamı, aynı geçmişi, aynı duyguları paylaşıyoruz. Edirneli de biziz, Hakkarili de biziz, Karslı da biziz, Antalyalı da biziz" diye konuştu. Muratpaşa Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından Altındağ Mahallesi 153’üncü sokakta hayata geçirilen Aşık Murat Çobanoğlu Parkı’nın açılış töreninde Başkan Uysal’ın yanı sıra dernek başkanları, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, belediye yöneticileri ve çok sayıda vatandaş yer aldı. Açılışta konuşma yapan Başkan Uysal, Anadolu’nun derin tarihine ve kültürel zenginliğine dikkat çekti. Birkaç yıl önce yaptığı bir İtalya ziyaretinden örnek vererek, Anadolu’nun tarih boyunca uğradığı istilalar ve yaşadığı acılarla şekillenen benzersiz bir kültüre sahip olduğunu vurgulayan Başkan Uysal, şöyle konuştu: "İtalya’nın güneyinde bulunduğumda, oradaki yerleşimlerin yüzyıllar boyunca aynı ailelerin elinde kaldığını gördüm. Bizim Anadolu’muz ise sürekli el değiştirmiş, savaşlara sahne olmuş, acılar yaşamış. İşte bu acılar toprağın ruhuna sinmiş." Bu ruhun, Anadolu insanının içinden doğan sanatçılarda hayat bulduğunu dile getiren Uysal, "O topraklardan o acıları, o yaşanmışlıkları ifade eden Artezyenler fışkırıyor. Bu insanlar çok eğitim almış, çok nota bilmiş değiller ama içlerinden çıktıkları toprağın kokusunu, ruhunu, tınısını taşıyorlar. İşte Aşık Veyseller, Neşet Ertaşlar, Murat Çobanoğullar böyledir. Onlar sadece birer müzisyen değil, acılı toprakların sesi, sazı ve sözcüleridir" diye konuştu. Muratpaşa’nın Türkiye’nin dört bir yanından gelen insanların zenginlikleriyle harmanlandığını belirten Başkan Uysal konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Anadolu’nun her yeri birbiriyle iç içedir. Hepimiz aynı yaşamı, aynı geçmişi, aynı duyguları paylaşıyoruz. Edirneli de biziz, Hakkarili de biziz, Karslı da biziz, Antalyalı da biziz. Parkımız hayırlı olsun. Yaşasın ulusumuzun, milletimizin sarsılmaz birliği, yaşasın Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti." Törenin sonunda Kars Ardahan Iğdır Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Ferhat Cemtosun, Başkan Uysal’a teşekkür plaketi takdim ederken, Başkan Uysal ise parkın açılışında türkü seslendiren aşıklara çiçek takdiminde bulundu. Halk ozanı Murat Çobanoğlu anısına hazırlanan bir rölyefin de yer aldığı Aşık Murat Çobanoğlu Parkı, 808 metrekare alandan oluşuyor. Çocuk oyun grubunun yer aldığı park, mahalle sakinlerine keyifli bir yaşam alanı sunuyor.
Kütahya’da şair ve yazar Esat Anık için ’Saygı Gecesi’ düzenlendi
27 Aralık 2025 Cumartesi - 10:38 Kütahya’da şair ve yazar Esat Anık için ’Saygı Gecesi’ düzenlendi Kütahya Belediyemisi tarafından, şehrin kültür ve edebiyat hayatına uzun yıllardır emek veren şair ve yazar Esat Anık adına ’Saygı Gecesi’ düzenlendi. Programa, Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci ile çok sayıda sanatsever vatandaş katıldı. Şiir ve müziğin iç içe geçtiği gecede, Esat Anık’ın kaleme aldığı şiirler seslendirilirken, bestelenen eserleri Kütahya Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Kültür Sanat Akademisi Orkestrası tarafından icra edildi. Etkinlikte konuşan Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, sanatın ve sanatçının şehirler için taşıdığı öneme dikkat çekerek, "Bir şehri yaşatan; o şehrin hafızası, sesi, duygusu ve ruhudur. Bu ruhu diri tutanlar da kelimeleriyle, mısralarıyla bizlere yol gösteren sanatçılarımızdır" ifadelerini kullandı. Başkan Kahveci, Esadi mahlasıyla tanınan Esat Anık’ın kültürümüzün önemli bir taşıyıcısı ve milletimizin hissiyatına tercüman olan bir gönül insanı olduğunu vurguladı. Anık’ın çocuk yaşta başladığı edebiyat yolculuğunu ömrü boyunca aynı samimiyet ve inançla sürdürdüğünü belirten Kahveci, şiirlerindeki tasavvufi derinliğe ve aşıklık geleneğindeki güçlü duruşuna dikkat çekti. "Hayattayken sanatçısına kıymet veren bir şehir olmak Kütahya’mıza yakışandır" sözleriyle bu tür etkinliklerin önemini vurguladı. Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (İLESAM) Kütahya İl Temsilciliği ve Dünya Ozanlar Ocağı Kütahya İl Başkanlığı gibi görevlerle kültür hayatına önemli katkılar sunan Esat Anık’a teşekkür eden Başkan Kahveci, genç kalemlere açtığı yollar ve edebiyata sunduğu emeklerden dolayı şükranlarını ifade etti. Sanatsever vatandaşlar ise şiir ve müziğin bir araya geldiği etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Kütahya’da şair ve yazar Esat Anık için ’Saygı Gecesi’ düzenlendi
27 Aralık 2025 Cumartesi - 10:34 Kütahya’da şair ve yazar Esat Anık için ’Saygı Gecesi’ düzenlendi Kütahya Belediyemisi tarafından, şehrin kültür ve edebiyat hayatına uzun yıllardır emek veren şair ve yazar Esat Anık adına ’Saygı Gecesi’ düzenlendi. Programa, Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci ile çok sayıda sanatsever vatandaş katıldı. Şiir ve müziğin iç içe geçtiği gecede, Esat Anık’ın kaleme aldığı şiirler seslendirilirken, bestelenen eserleri Kütahya Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Kültür Sanat Akademisi Orkestrası tarafından icra edildi. Etkinlikte konuşan Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, sanatın ve sanatçının şehirler için taşıdığı öneme dikkat çekerek, "Bir şehri yaşatan; o şehrin hafızası, sesi, duygusu ve ruhudur. Bu ruhu diri tutanlar da kelimeleriyle, mısralarıyla bizlere yol gösteren sanatçılarımızdır" ifadelerini kullandı. Başkan Kahveci, Esadi mahlasıyla tanınan Esat Anık’ın kültürümüzün önemli bir taşıyıcısı ve milletimizin hissiyatına tercüman olan bir gönül insanı olduğunu vurguladı. Anık’ın çocuk yaşta başladığı edebiyat yolculuğunu ömrü boyunca aynı samimiyet ve inançla sürdürdüğünü belirten Kahveci, şiirlerindeki tasavvufi derinliğe ve aşıklık geleneğindeki güçlü duruşuna dikkat çekti. "Hayattayken sanatçısına kıymet veren bir şehir olmak Kütahya’mıza yakışandır" sözleriyle bu tür etkinliklerin önemini vurguladı. Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (İLESAM) Kütahya İl Temsilciliği ve Dünya Ozanlar Ocağı Kütahya İl Başkanlığı gibi görevlerle kültür hayatına önemli katkılar sunan Esat Anık’a teşekkür eden Başkan Kahveci, genç kalemlere açtığı yollar ve edebiyata sunduğu emeklerden dolayı şükranlarını ifade etti. Sanatsever vatandaşlar ise şiir ve müziğin bir araya geldiği etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Tüm birikimi ile açtığı halı dokuma atölyesinde hayallerini kumaşa döküyor
27 Aralık 2025 Cumartesi - 10:15 Tüm birikimi ile açtığı halı dokuma atölyesinde hayallerini kumaşa döküyor Eskişehir’de yaşayan 32 yaşındaki girişimci bütün birikimi ile açtığı tufting isimli halı dokuma atölyesinde gelen vatandaşlar hem bu zanaatı öğreniyor hem de hayallerindeki figürleri kumaşa döküyor. Eskişehir’deki yaşayan 32 yaşındaki Emre Aral, uzun yıllardır ilgisini çeken tufting ismi verilen el işi halı dokuma zanaatı için kolları sıvadı. Zanaat için Konya’da özel eğitim alan ve işi öğrenen Aral, bütün birikimi ile Tepebaşı ilçesi Hoşnudiye Mahallesi İsmet İnönü Caddesi üzerine bir işletme açtı. Burada bulunan 5 kasnak ve tufting makine ile hem kendi halılarını hem de dileyenlerin bu işi öğrenmesine imkan sağlayan 32 yaşındaki girişimci güzel geri dönüşler alıyor. Şu an da müşterilerine tufting öğreten Emre Aral, gelen nadir siparişleri de işleyip satılışını yapıyor. İlerde işlerini büyütmek isteyen Emre Arel, Eskişehir’de tufting atölyesi açısından tek işletmenin kendisine ait olduğuna değindi. "Küçük ürünün yapımı bile yaklaşık 3-4 saat sürüyor" Tuftinge başlama hikâyesi ve yapılışı hakkında Emre Arel, "Hem hobimi ilerletebileceğim hem de Eskişehir’de daha önce yapılmamış farklı bir işe imza atmak istedim. Bu süreçte internette, yurt dışında hobi olarak oldukça yaygın olan tufting, yani halı dokuma sanatını gördüm. El sanatlarına olan merakım ve elimin bu işe yatkın olduğunu düşünmem üzerine bu işe başladım. Tufting süreci, tıpkı bir ressamın resmini tuvale aktarması gibi başlıyor; görüntüyü elektronik cihazlar yardımıyla halı dokuma kasnağımıza yansıtıp çiziyoruz. Ardından tufting makineleri yani tabancaları ile ipleri kullanarak, çizimleri takip ederek önce görselin dış hatlarını oluşturuyor, sonra da içini dolduruyoruz. Küçük bir çalışmanın tüm işlemleri bile yaklaşık 3-4 saat sürüyor; ancak sonunda ortaya çok estetik bir görüntü çıkıyor" dedi. "Çiftler, birbirlerine hediye etmek için beraber geliyorlar" Yapılan ürünler ve gelen tepkiler hakkında Arel, "Bu ürünleri evinizde paspas veya halı olarak kullanabiliyorsunuz. Tasarımlar tamamen hayal gücünüze bağlı; çizgi film karakterlerinden daha önce örneği olmayan özgün tablolara kadar her şeyi dokumak mümkün. Her bir dikişin ve tabancanın attığı her ilmeğin yeri eşsiz olduğu için ortaya çıkan eser de tek oluyor. Atölyemize özellikle hobi içerikleriyle uğraşan, örgü yapan kadınlar büyük ilgi gösteriyor. Çiftler, birbirlerine hediye etmek ya da evlerinde kullanmak için beraber geliyorlar. Çocukların da ilgisi oldukça fazla ancak şu an çok küçük yaş grubu kabul etmiyoruz; gelen çocuklarımız da sadece velileriyle katılabiliyor. Henüz hazır ürün satışı yapmıyorum; fakat sosyal medyadan bize ulaşanların kendi logoları, özel çalışmaları veya akıllarındaki objeler üzerine gelen talepleri dokuyup kargo ile sahiplerine gönderiyoruz" diye konuştu.
Kış ortasında havuz keyfi
27 Aralık 2025 Cumartesi - 09:43 Kış ortasında havuz keyfi Türkiye turizm sektörünün son yıllardaki en büyük yatırımlarından biri olan ve turizm dönemini 12 aya yayan Kızılbük’te tatil yapan turistler kış ortasında denizin dibindeki havuzlarda yüzmenin keyfini yaşıyor. Deniz suyu sıcaklığının 24 havuz suyu sıcaklığının ise 28 derece olduğu Kızılbük’teki tesislerde yazdan kalma manzaralar görenleri şaşırtıyor. Türkiye turizm sektörünün son yıllardaki en büyük yatırımlarından biri olan ve turizm dönemini 12 aya yayan Kızılbük GYO projesi Marmaris’teki hareketliliği arttırdı. 5 yıldızlı otel konforundaki tesislerin hizmet vermeye başlaması ile bölgeye gelen turistle kış ortasında bile açık alanda havuz keyfi yaşamaya başladı. "Önümüzdeki kış sezonunda yüzde 100 artış bekliyoruz" Proje tam olarak tamamlanmamasına rağmen şu anda büyük çoğunluğu yerli olmak üzere bin kişinin üzerinde turistin Kızılbük GYO’da tatil yaptığını belirten Genel Müdür Mahmut Sefa Çelik, "Kızılbük Thermal Wellness Resort olarak ilk kış sezonumuza başladık. Tesisimizde 500 kişi hizmet sektöründe çalışan olmak üzere yaklaşık 2 bin kişi bulunuyor. Kurum olarak Türk turizmini sadece yaz döneminde deniz, kum ve güneş anlayışına sıkışmışlıktan kurtarmak istiyoruz. İklimi, bitki örtüsü tarihi ve doğal güzelliklerimizi değerlendirdiğimizde başta Ege kıyıları olmak üzere Türkiye’de turizmin yılın 12 ayına yayılması gayet mümkün. Tesislerimize gelip tatil yapanlar aralık ayında denize ve havuza girip kış ortasında suyun keyfini yaşayabiliyor. Bir sonraki kış sezonunda gelen turist sayısında yüzde 100 artış bekliyoruz" dedi. Turizm sektöründe bugüne kadar genellikle yaz dönemine odaklanıldığını ve bu döneminde 3 ayının verimli olan bir sezonu kapsadığını kaydeden Çelik, "Maalesef iklimi ve termal kıymetlerimizi yeterince değere dönüştürememişiz. Tarihe baktığımızda bu topraklarda termal kaynak var ve değerlendirilmiş. Ancak günümüzde bu termal kaynaklardan yeterince faydalanamadığımızı görüyoruz. Şu anda Kızılbük’te bir yandan termal havuzlarda diğer yandan da 20 derecenin üzerinde olan deniz suyunu 28 dereceye yükselterek açık alanda misafirlerimizin havuz keyfi yaşamasını sağlıyoruz" dedi. Kış ortasında deniz ve havuz keyfi yaşamanın farklı bir duygu olduğunu belirten vatandaşlar, verdiği hizmetten dolayı Kızılbük GYO tesislerine teşekkür ettiler.
Orta Asya’dan Tokat’a uzanan üç etek geleneği sürdürülüyor
27 Aralık 2025 Cumartesi - 09:03 Orta Asya’dan Tokat’a uzanan üç etek geleneği sürdürülüyor Tokat’ın Zile ilçesinde yaşayan 64 yaşındaki Fındık Bebek, yaklaşık 40 yıldır Orta Asya’dan gelen ata mirası yöresel kıyafetleri dikerek gelenekleri sürdürüyor. Yaylakent köyünde dünyaya gelen Fındık Bebek, 20 yaşındayken evlenip iki çocuk sahibi olduktan sonra eşinden boşandı. Hayatının bu döneminde ne yapacağını bilemez haldeyken, ninelerinden miras kalan yöresel kıyafetlere ilgi duymaya başladı. Herhangi bir ustadan eğitim almadan, tamamen kendi merakı ve gözlemleriyle işe başlayan Fındık Bebek, yıllar içerisinde köyün ve çevre bölgelerin aranan isimlerinden biri oldu. Orta Asya’dan göç eden atalarından kalan kültürün en önemli simgelerinden biri olan ve yörede "3 etek" olarak bilinen kıyafetleri diken Fındık Bebek, bu geleneğin kendileri için kıymetli olduğunu ifade etti. Üç parçadan oluşan kıyafetin üst, fistan ve önlükten meydana geldiğini belirten Bebek, her gelinin sandığında mutlaka bu kıyafetin bulunması gerektiğini söyledi. "Kıyafetler bizim kutsalımızdır" Yöresel kıyafetlerin yaşa göre farklılık gösterdiğini dile getiren Fındık Bebek, yaşlıların daha sade ve düz modelleri tercih ettiğini, gençlerin ise süslü ve işlemeli kıyafetler giydiğini aktardı. Geleneklerin eğitim ya da makamla değişmediğini vurgulayan Bebek, "Bizde her gelin, okusa da okumasa da hatta başbakan bile olsa 3 eteğini giyer. Bu bizim töremiz, bizim kıymetlimizdir" dedi. Yıllardır el emeğiyle diktiği yöresel kıyafetlerle kültürel mirası gelecek nesillere aktarmaya çalışan Fındık Bebek, ata yadigârı geleneklerin yaşatılmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Trabzon Film Festivalinde Altın Taka ödülleri sahiplerini buldu
26 Aralık 2025 Cuma - 23:11 Trabzon Film Festivalinde Altın Taka ödülleri sahiplerini buldu Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Trabzon Film Festivali’nin ödül töreni, sinema dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi. Farklı kategorilerde dereceye giren yapımlar ve sanatçılar, Altın Taka Ödülleri ile onurlandırıldı. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, uzun metrajlı filmleri de dahil ederek festivali geleneksel hale getireceklerini açıkladı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Trabzon Valiliği ve Sinema Genel Müdürlüğü’nün destekleriyle bu yıl ilki düzenlenen Trabzon Film Festivali’nin ödül töreni yoğun katılımla gerçekleşti. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in ev sahipliği yaptığı törene, Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, sanatçılar ile sanatseverler katıldı. "Trabzon sinemayla yeni tanışmış bir şehir değildir" Konuşmasında "Trabzon sinemayla yeni tanışmış bir şehir değildir" diyen Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç "1900’lü yılların başından itibaren sinema salonları, seyircisi ve sanatçılarıyla güçlü bir sinema kültürüne sahiptir. Belediyemizin arşivlerinde yer alan 1930’lu yıllara ait sinema ve tiyatro düzenlemeleri, bu kültürel birikimin somut göstergesidir. Merhum Erol Günaydın’dan Tanju Gürsu’ya, Ertem Eğilmez’den bugün aramızda bulunan çok kıymetli sanatçılarımıza kadar Trabzon, Türk sinemasına iz bırakan pek çok değer kazandırmıştır. Bu kadim mirası sinema yoluyla geleceğe taşımayı bir vefa ve miras sorumluluğu olarak görüyoruz. Altın Taka ödülümüz, 101 yıl önce Karadeniz’den cepheye cephane taşıyan isimsiz kahramanların hatırasına adanmıştır. Bu yıl İlkini gerçekleştirdiğimiz Trabzon Film Festivali’ni her yıl daha da büyüterek sürdürme sorumluluğunu taşıdığımızı huzurlarınızda bir kez daha ifade ediyorum" dedi. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Batuhan Mumcu ise "Bu festivalin Karadeniz’e ve özellikle Trabzon’a çok yakıştığını açıkça ifade etmek isterim. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda sanatı ve sanatçıyı merkeze alıyor, Trabzon’un doğası ve kültürüyle sinema için çok güçlü bir plato olduğunu görüyoruz. Bu kıymetli festivali hayata geçiren tüm ekibe, sanatçılarımıza ve emeği geçen herkese bakanlığımız adına teşekkür ediyor, bu tür projeleri desteklemeye devam edeceğimizi özellikle vurguluyorum" şeklinde konuştu. Hülya Koçyiğit ve Hüseyin Avni Danyal’a onur ödülü Onur Ödülü’ne layık görülen Hüseyin Avni Danyal da duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Doğup büyüdüğüm topraklarda bir film festivalinin düzenleniyor olması beni inanın hepinizden daha çok heyecanlandırıyor. Geç kalınmış ama çok değerli bir adım olduğunu düşünüyorum. Bundan büyük bir onur ve gurur duyuyorum. Trabzonlu bir sanatçı olarak bu festivalin büyümesi ve uluslararası bir nitelik kazanması için üzerime düşen her türlü katkıyı vermeye hazırım." Onur Ödülü’ne layık görülen Türk sinemasının duayen isimlerinden Hülya Koçyiğit ise konuşmasında şunları söyledi: "Trabzon Film Festivali’nin ilk kez düzenlenmiş olmasına rağmen, bundan sonra geleneksel hale gelerek güçleneceğine ve yalnızca Trabzon’un değil tüm Karadeniz’in kültür ve sanat hayatında söz sahibi olacağına yürekten inanıyorum. Biraz geç kalınmış olsa da atılan bu cesur adımın arkasında durulacağına ve tüm Trabzon’un bu festivali sahipleneceğine inanıyor, emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyor, başarılar diliyorum." Ödüller sahiplerini buldu Konuşmaların ardından, Trabzon Film Festivali’nde başarılı bulunan yapıtların sahiplerine ödülleri takdim edildi. Öğrenci Kısa Film Yarışması Jüri Ödülü, ’Çalınan Yük’ filmine verilirken, Öğrenci Kısa Film Yarışması En İyi Film Ödülü’nün sahibi ’Gülümse’ oldu. Ulusal Kısa Film Yarışması’nda belgesel kategorisinde Erol Günaydın Jüri Özel Ödülü, ’İyi Ölüm’ filmine layık görüldü. Altın Taka Deneysel En İyi Film Ödülü’nü ’Kim’ filmi kazandı. Belgesel dalında verilen ödül ’Pirlerin Düğünü’ filmine giderken, Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda Jüri Özel Ödülü ’Muzaffer’ filmine, En İyi Film Ödülü de ’Berona’ filmine verildi.
Türk sinemasının usta ismi Hülya Koçyiğit Trabzon’da
26 Aralık 2025 Cuma - 18:31 Türk sinemasının usta ismi Hülya Koçyiğit Trabzon’da Türk sinemasının usta ismi Hülya Koçyiğit, "Trabzon Film Festivali" dolayısıyla geldiği Trabzon’da Kadın Yaşam ve İstihdam Merkezi’ni ziyaret etti. Burada atölyeleri gezen Koçyiğit’e Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in eşi Arzu Genç eşlik ederken, Koçyiğit, kadınların sergilediği ürünleri hayranlıkla inceledi. Koçyiğit, Karadeniz yöresinin geleneksel ve yöresel dokumaları arasında yerini alan yaklaşık bir asırdan beri kullanılan coğrafi işaretli keşanı dokumaya çalışması dikkat çekti. Koçyiğit, Trabzon’a ilk kez 5 yaşında geldiğini belirterek, "Trabzon’a ilk kez 5 yaşındayken gelmiştim ve ömür boyu birçok kez geldim. O nedenle bu gelişim ilk değil ama Trabzon’da ilk kez bir Film Festivali düzenleniyor. ’İlk’ demek biraz cesaret demek. Dilerim başladığı gibi bol bereketiyle inşallah hem şehrimize hem de sinemamıza çok büyük katkılarda bulunur bu festival. O nedenle bugün buradayım, çok da mutluyum. İyi ki bu seferki gelişimde böylesine faydalı bir mekânı ziyaret etmişim. Her biri birbirinden değerli geleneksel el sanatlarımız burada tekrardan hayat buluyor. Genç kadınlar burada bu mesleği, bu sanatı öğreniyor ve yaşatmaya devam ediyorlar. Bu beni çok gururlandırdı. Hepsinin ellerine, emeklerine sağlık. Burası bir yaşam merkezi. Buradan istifade eden bütün kadınları sevgiyle selamlıyorum. Daha nice nice kadınımızın bu imkânlardan yararlanmasını diliyorum" dedi.