KÜLTÜR SANAT
29 Mart 2026 Pazar - 11:14 Yarım asırlık lületaşı ustası emekli oldu ama mesleğinden kopamadı Eskişehir’de neredeyse yarım asırdır lületaşı ustalığı yapan ve emekli olan 70 yaşındaki Bayram Ayverdi, tutkuyla bağlı olduğu mesleğini bir türlü bırakamıyor. Tarihi Odunpazarı Evleri bölgesinde atölyesi bulunan Bayram Ayverdi, çocukluğundan bu yana lületaşı sanatı ile uğraşıyor. Yıllar boyunca lületaşına şekil vererek geçimini sağlayan Ayverdi, yakın tarihlerde emekli oldu ancak mesleğinden kopamadı. Halen atölyesinde çalışmaya devam eden yarım asırlık lületaşı ustası, bir tutku olarak gördüğü mesleğinde yeni çıraklar yetişmediği için üzüldüğünü söyledi. "Lületaşı sadece kafa yorgunluğu yapar" Mesleğe nasıl başladığını anlatan Bayram Ayverdi, "Odunpazarı’nda bir akrabam vardı, onun yanında zımpara yaparak bu işe başladım. Ondan sonra yavaş yavaş yaş işini yapmaya başladım, öğrendim, öyle devam etti. Bu iş bilen için zor değil ama bilmeyen için zor. Bu işle geçimimi sağladım, çalıştım, emekli oldum. Bağ-Kur’umu yatırdım, emekli oldum, hala devam ediyorum. Lületaşı sadece kafa yorgunluğu yapar, başka bir şey yapmaz" şeklinde konuştu. "Bu bir tutku fakat kimsenin mesleğe sahip çıktığı yok" Emekliliğini, bir türlü bırakamadığı lületaşı ile oyalanarak geçirdiğini belirten Ayverdi, "Gençlerden hiç çırak yetişmiyor. Mesela şu anda ben burada yapıyorum, gelip hiç kimse ilgilenmiyor. Gelse öğretiriz, yaparken gösterir öğretiriz, o da bir meslek sahibi olur. Mesela bunu yapacaksın, dışarıya ihraç edeceksin, çok güzel parası var. Yapanlar var, internetten gönderiyorlar. Bu işle ilgilensinler, yüceltsinler. Hemen bir adım Kütahya’da çiniden ne güzel para kazanıyorlar. Bizde para kazanma yok. Lületaşı sadece Eskişehir’de var, başka yerde yok ki" ifadelerini kullandı. Hediyelik bir lületaşı çalışmasının aşamalarını da anlatan Ayverdi, sözlerine şöyle devam etti: "Yaklaşık 2 saat civarında yaş işini bitiririm. Ondan sonra delerim, kurur, ucunu takarım. Sonra zımparaya veririm. Zımparacı zımparasını yapar, ben de bunu balmumuyla cila yaparım."
29 Mart 2026 Pazar - 10:11 Bayburt’ta 62. Kütüphane Haftası çeşitli etkinliklerle kutlanacak Bayburt’ta 62. Kütüphane Haftası kapsamında il merkezi ile ilçelerde çeşitli etkinlikler düzenlenecek. ’İyileştiren Kütüphane’ temasıyla gerçekleştirilecek programda ödül töreni, sergi, eğitim, atölye ve gezici kütüphane etkinlikleri yer alacak. Kutlama programı Bayburt İl Halk Kütüphanesi’nde 31 Mart Salı günü saat 10.00’da başlayacak. Programda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yapılacak, en çok kitap okuyan üyelere hediyeleri verilecek. Nobel ödüllü yazarların kitaplarından oluşan sergi de kitapseverlerin beğenisine sunulacak. Bayburt İl Halk Kütüphanesi’nde 1 Nisan Çarşamba günü saat 11.00’de kütüphane oryantasyon eğitimi, saat 14.00’te ise çocuklarla origami etkinliği gerçekleştirilecek. 2 Nisan Perşembe günü 14.00-16.00 saatleri arasında ’Akıllı Kitap Platformu: Yazarları Tanıyalım’ programı düzenlenecek. Haftanın il merkezindeki son etkinliği ise 3 Nisan Cuma günü aynı saatlerde yapılacak kütüphanede zeka oyunları etkinliği olacak. Aydıntepe İlçe Halk Kütüphanesi’nde de 1 Nisan Çarşamba günü saat 13.30’da Kütüphane Haftası kutlama programı düzenlenecek. İlçede 3 Nisan Cuma günü 11.00-16.00 saatleri arasında gezici kütüphane aracıyla kitap okuma etkinliği ve kütüphane tanıtımı yapılacak. Demirözü İlçe Halk Kütüphanesi’nde ise 2 Nisan Perşembe günü saat 10.00’da çok okuyan okuyuculara belge verilecek. Aynı gün 11.00-16.00 saatleri arasında ilçe merkezinde gezici kütüphane aracıyla kitap okuma etkinliği ve kütüphane tanıtımı gerçekleştirilecek.
29 Mart 2026 Pazar - 10:01 Kars’ta son Osmanlı Konağı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya Kars’ta Osmanlı döneminden günümüze ulaşan nadir yapılardan biri olan Ahmet Tevfik Paşa Konağı, yıllardır süren ihmal nedeniyle yıkılma noktasına geldi. Tarihi miras niteliği taşıyan konağın maketinin müzede sergilenmesine rağmen, asıl yapının sahipsiz bırakılması tepki çekiyor. "Tarihi miras sessizce yok oluyor" Kars’ın geçmişine ışık tutan önemli yapılardan biri olan Ahmet Tevfik Paşa Konağı, zamana ve bakımsızlığa yenik düşüyor. Duvarlarında çatlaklar oluşan, çökmeye başlayan ve büyük ölçüde harabeye dönen yapı, her geçen gün biraz daha yok oluyor. "Maketi var, kendisi yok oluyor" İronik bir şekilde Ahmet Tevfik Paşa Konağın maketi, Kars Peynir Müzesi içerisinde sergilenirken, orijinal yapının kendi haline bırakılması dikkat çekiyor. Vatandaşlar, "Maketini sergilemek yerine aslına sahip çıkılmalı" diyerek duruma tepki gösteriyor. "Sahibi kim? Sır perdesi aralanmadı" Terk edilen ve ayakta kalması için tek çivi çakılmayan Ahmet Tevfik Paşa Konağı’nın kime ait olduğu merak ediliyor. Dönemin Belediye Başkanlarından Naif Alibeyoğlu, Paşa konağının belediye tarafından istimlak edildiğini söyledi. Naif Alibeyoğlu, "Biz Ahmet Tevfik Paşa Konağı kendi dönemimizde istimlak etmiştik. Hatta projesini dahi hazırlamıştık. Paşa konağının yanında bulunan Osmanlı evleri de projemize dahildi. Benim dönemimde koruma altına aldık. Güçlendirme çalışmaları yaptık. Seçimi kaybedince konakta o şekilde kaldı. Bizden sonra da kimse bir şey yapmadı. Paşa Konağı’nın yanında küçük bir yer vardı. Sadece orayı istimlak etmemiştik. Ahmet Tevfik Paşa Konağı belediye aittir" dedi. Hiç kimsenin Osmanlı konağını kurtarmak için adım atmaması tepkileri çekerken, bu durum konağı belirsizliğe sürüklüyor. "Vatandaşlardan yetkililere çağrı" Karslı vatandaşlar, yetkililere çağrıda bulunarak konağın bir an önce koruma altına alınmasını istiyor. Özellikle kültürel mirasın korunması adına ilgili kurumların devreye girmesi gerektiği vurgulanıyor. Vatandaşlar, konağın turizme kazandırılmasının hem tarih hem de şehir ekonomisi açısından önemli katkılar sağlayacağını ifade ediyor. "Restorasyon bu şekilde zor yeniden yapılması gerekiyor" Tarihi Ahmet Tevfik Paşa Konağı’nın restorasyonun çok zor olduğunu ifade eden vatandaşlar, konağın kontrollü bir şekilde yıkılarak Gazi Ahmet Muhtar Paşa Konağı gibi yeniden yapılması gerektiğini kaydettiler. "Kars’ın tarihine sahip çıkma zamanı" Tarihi dokusuyla öne çıkan Kars’ta, geçmişin izlerini taşıyan yapıların korunması büyük önem taşıyor. Ahmet Tevfik Paşa Konağı ise bu anlamda bir sınav niteliği taşıyor. Yetkililerin atacağı adımlar, sadece bir konağı değil, aynı zamanda kentin tarihine sahip çıkma iradesini de ortaya koyacak. Aksi halde Kars, Osmanlı dönemine ait önemli bir mimari eserini daha kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacak.
El-Aziz-Der’de Elazığ ve Malatyalı milli sporculara moral gecesi
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:48 El-Aziz-Der’de Elazığ ve Malatyalı milli sporculara moral gecesi El-Aziz-Der, Malatya ve Elazığ’dan katılan milli sporcuların da yer aldığı moral programına ev sahipliği yaptı. Kocaeli Darıca da düzenlenecek olan Büyük Bayanlar Türkiye Şampiyonası öncesi düzenlenen kürsübaşı gecesinde hem kültürel etkinlikler gerçekleştirildi hem de sporculara motivasyon sağlandı. El-Aziz Kültür Eğitim ve Yardımlaşma Derneği, Elazığ ve Malatya’dan milli sporcularının da katılacağı Kocaeli Darıca da düzenlenecek olan Büyük Bayanlar Türkiye Şampiyonası öncesi moral amaçlı kürsübaşı programı düzenledi. Dernek binasında düzenlenen etkinlikte Dernek Başkanı Onur Şahin ile boks milli takım antrenörü Cemil Döndü, hem kültürel faaliyetlerin önemini vurguladı hem de olimpiyat aday sporculara başarı dileklerinde bulundu. Programda konuşan El-Aziz-Der Başkanı Onur Şahin, " Elazığ’ımızın ve Malatya’mızın, ülkemizi en iyi şekilde temsil eden güzide sporcuları derneğimize hoş gelmişleri, şeref vermişler. Derneğimiz 4. yılında. Kültür, eğitim ve yardımlaşma anlamında programlar düzenleyen bir derneğiz. Buradaki hocalarımız ve arkadaşlarımız konservatuvar bölümü bitirmiş veya bu bölümde okuyanlardır. Bugün hem Malatya’dan gelen misafirlerimize hem de Elazığ’daki değerli hocalarımıza ve misafirlerimize gideceğiniz şampiyona öncesinde moral motivasyon anlamında kürsübaşı programı düzenliyoruz" dedi. Boks milli takım antrenörü Cemil Döndü ise sporcuların olimpiyat yolunda hazırlandığını belirterek, "Malatya’dan gelen misafirlerimiz ve Elazığ’dan benim sporcularım ile buraya geldik. Burada üç tane olimpik sporcumuz ve adayları var. Nasip olursa 2028 Los Angeles Olimpiyatlarına aday sporcularımız da buradalar. Onur Şahin değerli bir arkadaşımızdır, Elazığ’daki güzel çalışmalarını da izliyoruz. El-Aziz-Der’de hem yardımlaşma konusunda hem de Elazığ’ın kültürünü yaşatma konusunda çok başarılıdır" ifadelerini kullandı. (RY-YRT
Akçakale su kuyusu ve kuş bakışı manzarasıyla turist çekiyor
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:36 Akçakale su kuyusu ve kuş bakışı manzarasıyla turist çekiyor Yozgat’ın Kadışehri ilçesi Akçakale Mahallesi, bölgeye hakim noktadan kuşbakışı manzara sunuyor. Yaklaşık bin 500 rakımda bulunan Akçakale’deki kalede su kuyusu ve tarihte iz bıraktığı rivayet olunan bir kişinin mezarı bulunuyor. Tepeye yakın noktaya kadar araçla, kalan yolu ise yürüyerek çıkmanın mümkün olduğu kale turistlerin de uğrak noktası. Eskiden bir dağ hayvanının girdiği deliğe taş atan biri tarafından keşfedildiği rivayet edilen su kuyusu köylülerin de su ihtiyacını karşılamış. Akçakale’de aynı zamanda Şemün El-Gazi’ye ait olduğuna inanılan bir de kabir bulunuyor. Köy halkından Seyfet Dursun, köylerinin geçiminin tarım ve hayvancılıkla olduğunu belirtti. Dursun, "Dağ hayvanının biri kaçmış. Delikten geçince arkasından bakan kişi taş atmış. Taş suya düşünce ses gelmiş. Ses gelince köy halkına su bulduğunu söylemiş. Aşağıdaki pelitlikte geyik boynuzuyla harp ederken bu mübarek orada şehit olmuş. Pelitlikte bir damla kanı düşmüş. Sonra gelip buraya yatmış. Burayı ziyaret eden çok olur. Özellikle yazın çok gelirler. Gelen ziyaretçilerimiz bazen mağdur oluyor. Köyün içinden yukarı çıkamıyor. Köyümüz Tokat, Sivas, Kırıkkale, Erciyes Dağı il sınırının ortasında. Burada turistlerin oturacağı eğleneceği yer olsa daha güzel olur. Su veya oturacak yer bulamıyorlar. Bunlar olsa çok güzel olur" dedi.
Akçakale su kuyusu ve kuş bakışı manzarasıyla turist çekiyor
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:35 Akçakale su kuyusu ve kuş bakışı manzarasıyla turist çekiyor Yozgat’ın Kadışehri ilçesinde bulunan Akçakale, köye hakim noktadan kuşbakışı manzara sunuyor. Akçakale yaklaşık bin 500 metre rakımlı yükseklikte bulunuyor. Tepeye yakın noktaya kadar araçla, kalan yolu ise yürüyerek çıkmanın mümkün olduğu kalede su kuyusu ve tarihte iz bıraktığı rivayet olunan bir kişinin mezarı bulunuyor. Eskiden bir dağ hayvanının girdiği deliğe taş atan biri tarafından keşfettiği söylenen su kuyusu, köylülerin su temin etmek istediği zamanlarda su ihtiyacını karşılıyor. Akçakale’de aynı zamanda Şemün El-Gazi’ye ait olduğuna inanılan birde kabir bulunuyor. Köy halkından Seyfet Dursun, köylerinin geçiminin tarım ve hayvancılıkla olduğunu belirtti. Dursun, "Dağ hayvanının biri kaçmış. Delikten geçince arkasından bakan kişi taş atmış. Taş suya düşünce ses gelmiş. Ses gelince köy halkına su bulduğunu söylemiş. Aşağıdaki pelitlikte geyik boynuzuyla harp ederken bu mübarek orada şehit olmuş. Pelitlikte bir damla kanı düşmüş. Sonra gelip buraya yatmış. Burayı ziyaret eden çok olur. Özellikle yazın çok gelirler. Gelen ziyaretçilerimiz bazen mağdur oluyor. Köyün içinden yukarı çıkamıyor. Köyümüz Tokat, Sivas, Kırıkkale, Erciyes Dağı il sınırının ortasında. Burada turistlerin oturacağı eğleneceği yer olsa daha güzel olur. Su veya oturacak yer bulamıyorlar. Bunlar olsa çok güzel olur" dedi.
Mersin’de kadın radyocuların hikayesine ışık tutan belgesel gösterimi
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:23 Mersin’de kadın radyocuların hikayesine ışık tutan belgesel gösterimi Mersin Sinema Ofisinin düzenlediği gösterimde, kadın radyocuların mücadelesini anlatan ‘Biz Radyoyu Çok Sevdik’ belgeseli Mersinlilerle buluştu. Gösterimin ardından yönetmenlerin katıldığı söyleşi yoğun ilgi görürken, izleyiciler belgeselin zamansal yolculuğunda duygusal anlar yaşadı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Mersin Sinema Ofisi tarafından düzenlenen ‘Biz Radyoyu Çok Sevdik’ isimli belgeselin gösterimi, Mersinlilerin yoğun katılımına sahne oldu. Kadın radyocuların mücadelesine ışık tutan belgeselin gösteriminin ardından yönetmenler Prof. Dr. Nazan Haydari, Prof. Dr. Özden Cankaya ve Öğretim Üyesi Dr. Cem Hakverdi ile yapılan söyleşide ise kadın radyocuların mücadelesi, Türkiye’de radyoculuğun yeri ve belgeselcilik üzerine merak edilen sorular yanıtlandı. Mersinliler, kadın radyocuların öyküsü ile zamansal yolculuğa çıktı Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayında gerçekleştirilen gösterimde salonu dolduran Mersinliler, 1970’lerin öyküsünü bugüne taşıyan belgesele tam not verdi. Radyoda görev almak için sınava girerek, 70’li yıllarda çalışan kadınların döneme tanıklığı da gözler önüne seriliyor. Dönemin radyoculuğuna, politik olaylarına, kadınların radyoculuk mesleğinde yaşadıklarına belgesel aracılığıyla tanıklık eden izleyiciler, zamansal yolculuğa çıkarak duygusal anlar yaşadı. İzleyicide derin izler bırakan belgesel ayakta alkışlandı. Gösterime katılan yönetmenler Prof. Dr. Nazan Haydari, Prof. Dr. Özden Cankaya ve Öğretim Üyesi Dr. Cem Hakverdi, gösterimin ardından yapılan söyleşide soruları yanıtladı. Moderatörlüğünü Prof. Senem Duruel Erkılıç’ın yaptığı söyleşiye, TRT Radyoda aynı yıllarda görev yapan Nursel Duruel de katılarak yorumlarını aktardı. Sözlü tarih çalışması olarak başlayan ve belgesel ile beyazperdeye aktarılan kadın radyocuların hikayesini anlatan yönetmenler, Mersinli izleyenlerin yoğun katılımından duydukları memnuniyeti dile getirerek teşekkürlerini sundu. "Kentte böylesi kıymetli çalışmaların olması çok önemli" Yakın tarihe ışık tutan böyle bir belgeselin gösterimini gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını ifade eden Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Koordinatörü, Opera Sanatçısı Bengi İspir Özdülger, belgeseli izlerken duygulandığını belirtti. Belgeseli izlemekten büyük keyif aldığını sözlerine ekleyen Özdülger, "O dönemi tekrar hatırlamak, yaşanılan güzellikleriyle beraber zorluklarına da şahit olmak gerçekten çok anlamlıydı ve beni çok etkiledi. O dönemin çok kıymetli prodüktörleriyle ve belgeselin yapımcılarıyla beraber olmanın, onları dinlemiş olmanın mutluluğunu yaşıyorum" dedi. Kentte böylesi kıymetli çalışmaların olmasının önemine de değinen Özdülger, "Mersin Sinema Ofisi olarak bu çalışmalara devam edeceğiz. Şehrimizin genelinde kültür ve sanat anlamında yapılan tüm çalışmaların Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak destekçisiyiz ve bunun için büyük gurur duyduğumuzu da ifade etmek istiyorum. Bu çalışmaya destek ve emek veren herkese çok teşekkür ediyorum" sözlerini kaydetti. "Mersinlilere, kadın radyocuların mücadelelerini anlatmak istedik" Belgeselin yönetmen ve yapımcılarından Prof. Dr. Özden Cankaya, belgeselin yolculuğunun sözlü tarih çalışması olarak başladığını belirterek, "Bunu bir toplumsal hafıza çalışması olarak kabul ettiğimiz için Türkiye’nin yakın geçmişindeki radyo tarihine bir katkıda bulunmak amacıyla çok çeşitli festivallere katılıyoruz. Mersin Büyükşehir Belediyesinin bizi davet etmesinden dolayı çok mutlu olduk. Mersin’de yaşayanlara da yakın tarihimizde kadın radyocuların mücadelelerini anlatmak için geldik ve gördüğümüz ilgiden çok mutlu olduk" diye konuştu.
Vali Murat Zorluoğlu: "Diyarbakır, bu yıl çok iyi turizm sezonu geçirdi"
04 Aralık 2025 Perşembe - 09:13 Vali Murat Zorluoğlu: "Diyarbakır, bu yıl çok iyi turizm sezonu geçirdi" Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, "Diyarbakır, bu yıl çok iyi turizm sezonu geçirdi. 2025 yılının ilk 10 ayında 541 bin konaklama oldu. Bunun 510 bini yerli, 31 bini de yabancı misafirlerden oluşuyor. Yine bu süre zarfında toplam turist sayısı yaklaşık 1 milyon 300 bin civarında oldu. Bunlar 2024’e göre önemli artışları ifade ediyor. Bu durum Diyarbakır’ın artık yavaş yavaş turizm anlamında da önemli destinasyon haline gelmeye başladığını gösteriyor" dedi. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanlığınca Mehmet Şirin Açar Kongre Salonu’nda "Sanayici ile İstişare Toplantısı" düzenlendi. Toplantıda konuşan Vali Zorluoğlu, yaklaşık 1,5 yıldır kentte görev yaptığını, bu sürede en büyük başarının kurumlar arası iş birliğinin arzu edilen noktaya taşınması olduğunu ifade etti. Bu işbirliği zemininin Diyarbakır için çok kıymetli olduğunu, bunun üzerine çok büyük üretimin ve başarıların inşa edilebileceğini belirten Zorluoğlu, bunun yavaş yavaş etkisini göstermeye başladığını kaydetti. Kentin geleceğini şekillendireceğine inandıkları üç ana sektörün kültür ve turizm, tarım ve sanayi ile ticaret olduğunu, Valilik olarak bütün kurumlarıyla bu alanlara özellikle yoğunlaşmaya gayret ettiklerini aktaran Zorluoğlu, "Diyarbakır, bu yıl çok iyi turizm sezonu geçirdi. 2025 yılının ilk 10 ayında 541 bin konaklama oldu. Bunun 510 bini yerli, 31 bini de yabancı misafirlerden oluşuyor. Yine bu süre zarfında toplam turist sayısı yaklaşık 1 milyon 300 bin civarında oldu. Bunlar 2024’e göre önemli artışları ifade ediyor. Bu durum Diyarbakır’ın artık yavaş yavaş turizm anlamında da önemli destinasyon haline gelmeye başladığını gösteriyor" dedi. "Arkeoloji müzemiz 171 bin misafirini ağırladı" Zerzevan Kalesi’ni 300 bin kişinin ziyaret ettiğini belirten Zorluoğlu, "2026 yılında UNESCO süreci inşallah haziran ayında tamamlanacak. Diyarbakır’ın Surlar ve Hevsel Bahçeleri’nden sonra UNESCO’nun Kalıcı Miras Listesi’ne giren yeni destinasyonu Zerzevan Kalesi’nin içerisindeki kutsal Mithras Tapınağı olacak. Diyarbakır’da arkeoloji müzemiz 171 bin misafirini ağırladı. Cahit Sıtkı Tarancı Evi ve Etnografya Müzemizi 75 binin üzerinde kişi ziyaret etti. Bunlar bizim umudumuzu geleceğe dair artıran çok önemli rakamlar" diye konuştu. Zorluoğlu, 2023 rakamlarına göre Diyarbakır’ın tarımsal üretim anlamında Türkiye’nin 10’uncu büyük kenti olduğunu, şu anda 4 milyon 500 bin dönümlük tarım alanının sadece 1 milyon 500 bin dönümünün sulanabildiğini, geri kalan 3 milyon dönümünün henüz suyla buluşmamasına rağmen tarımsal üretimde bu sırada yer aldığını aktardı. Silvan Barajı Projesi’nin tamamlanmasıyla 2 milyon 300 bin dönüm arazinin daha suyla buluşacağını bildiren Zorluoğlu, bu sayede kentin tarımsal üretimde Türkiye’de ilk 3’e veya 5’e girebileceğini söyledi. Zorluoğlu, Diyarbakır’ın bu yıla ait Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması’ndaki verilerini de paylaştı. "Terörsüz Türkiye" sürecine de değinen Zorluoğlu, şöyle devam etti: "Diyarbakır, sanayide, tarımda, turizmde yakaladığı noktayı son 50 yıllık güvenlik ve terör problemlerinin yaşandığı ortamlardan çıkarak başardı. İnşallah önümüzdeki yıllarda artık bu sorun tamamıyla ortadan kalkmış olacak ve Diyarbakır o zaman küllerinden yeniden doğacak. Sizlerin bütün zorluklara rağmen ortaya koyduğunuz başarılı sonuçlara güveniyoruz. İnşallah el birliğiyle bütün kurumlarımızla Diyarbakır’ımızın çok daha müreffeh ve kalkınmış bir şehir haline gelmesini sağlayacağız." Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya ise geçmişte kente yatırım yapmaya gelenlerin yatırım için "Yer var mı?" sorusuna cevap veremediklerini fakat bugün gelinen noktada hangi sektör gelirse gelsin "Yerimiz var" cevabını verebildiklerini dile getirdi. Dünyada şu anda yatırımın durduğuna, Avrupa’nın sanayide hızla çöküş noktasına doğru gittiğine dikkati çeken Kaya, "Bizde halen sanayicimiz canlı, halen sanayi ihracat rakamlarımız her gün artarak devam ediyor" ifadesini kullandı. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Mustafa Fidan ise, "Yönetime 2022’den geldiğimiz günden beri maşallah başımıza gelmeyen olay kalmadı. Göreve geldiğimizde birkaç ayımız iyi geçti. Sonrasında maalesef bir deprem yaşadık. Allah tekrar yaşatmasın. Ne olduğunu anlayamadık. Onunla beraber arkasında ekonomik kriz geldi. Hepinizin sıkıntısını sizden iyi biliyorum ve her platformda da dile getiriyorum. Sanayici zor durumda. Ben bunu söylerken, Allah razı olsun devletimiz gerekli desteği zaman zaman yapıyor ama bazı yerlerde, özür dileyerek Sayın Valim lütfen yanlış anlamayın destekler eksik kalıyor" dedi. OSB’lerin önemine değinen Başkan Fidan, finansal erişimde sorunlar yaşadıklarını dile getirerek, "Geçen gün Ticaret Bakanını dinliyorum müjde müjde diye bağırıyordu. Sonunda diyor ki "Esnafın faizinin yüzde 50’sini sübvanse ettik" versin. Analarının ak sütü gibi helaldir. Tarım Bakanımız çıkıp diyor ki, "Müjde çiftçilerimizin kullandığı faizi yüzde 50 sübvanse ettik, gözünüz aydın" Sayın Valim, eskiden üreticinin bir değeri vardı ama şu an bakıyorum üretici sanki ikinci plana atılmış. Tarımsal üretimin birçoğu bugün hepimiz biliyoruz organize sanayi bölgesinde üretiyor. Organize sanayi bölgesinde çarkların durduğu an, Türkiye’nin durduğu andır. Her zaman enflasyondan söz ederiz. Faizler 60’lara çıktı. Ben bunu birçok platformda dile getirdim, yüzde 60 faizle kimsenin para kazandığı yok. Ben bunun adına itibar kredisi verdim. Şu an finansal erişim konusunda sıkıntılar var. Bu salona baktığımızda henüz ikinci kuşak sanayicimiz yok. Yarım ikinci kuşak var. Biz buralara kolay kolay gelmedik. Bizim tek derdimiz üretmek, ülkemize fayda sağlamak, ihracat yapmak, istihdam etmek. Biz bunları yapmazsak enflasyon da, faizler de düşmez. Ama biz bunu yapıyoruz ama derdimize koşan yok. Bunu pandemi gördük" ifadelerini kullandı.
Maneviyat merkeziydi, otluk alana döndü: Mezarlıktan geriye çürümüş ağaç kaldı
03 Aralık 2025 Çarşamba - 17:09 Maneviyat merkeziydi, otluk alana döndü: Mezarlıktan geriye çürümüş ağaç kaldı Sakarya’nın Kocaali ilçesinde yaklaşık 400 yıllık tarihe sahip olduğu öne sürülen eski mezarlık alanı, define arayıcılarının yıllar süren tahribatı sebebiyle tamamen kimliğini yitirdi. Mezarlıktan geriye yalnızca çürümeye yüz tutmuş bir ağaç kalırken, mahalleli alanın yeniden ihya edilerek tarihe kazandırılmasını istiyor. Kocaali ilçesine bağlı Bezirgan Mahallesi’nde bulunan alan, yıllar süren kaçak kazılarla tanınmaz hale geldi. Tahribattan geriye otluk alana dönüşen mezarlıktan geriye ise çürümeye yüz tutmuş bir ağaç kaldı. Mahallenin adını bir dönem burada görev yapan Bezirganbaşından aldığı ve bölgenin geçmişte konaklama yeri olarak kullanıldığı ifade eden Mahalle Muhtarı Murat Ali Duman, eski zamanlarda evliyalar ve ilmi yüksek kişilerin burada bulunduğuna dair rivayetlerin anlatıldığını belirtti. "Gayemiz, maneviyatımızın kaybolmaması" Bezirgan Mahalle Muhtarı Murat Ali Duman, "Büyüklerimizin dediğine göre, bu alanın yaklaşık 400 yıllık bir tarihi var. Bezirgan Mahallesi de adını Bezirganbaşı’ndan alıyor ve konaklama yeriymiş. Büyüklerimiz eski zamanlarda evliyalar ve ilmi yüksek insanların burada bulunduğunu söylüyorlardı. Özellikle de belirtmek isterim ki, yaklaşık 50 sene önce yağmur duaları burada yapılırdı ve yağmur duası yapılırken yağmur yağdığına da şahidim. Bu bölgede mezar taşları vardı ve define arayanlar hepsini çaldı, geriye bir ağaç kaldı. Bu ağacı da kesmiyoruz bir tarihi olduğunu düşündüğümüz için. Bu mezarlığın büyüklerimizden ihya edilmesini rica ediyorum. Buraya bir türbe, bir abdesthane yapılabilir. Gayemiz maneviyatımızın kaybolmaması" dedi. Alanın atıl vaziyette bulunduğunu hatırlatan Duman, "Nesillerimize burada yağmur dualarının yapıldığını ve kabul olduğunu, bir maneviyatı barındırdığını anlatabilirsek güzel olur. Burası ermiş insanların olduğu bir yer. Bu atıl durumda kalan alanda eskiden sarıklı mezar taşları vardı ve ben buna şahidim. Ancak define arayanlar gece geç saatlerde buraya gelip taşları buradan zamanla çaldılar. Burada bir mezar taşı olmadığı içinde net bir şekilde bazı durumları açıklayamıyoruz" diye konuştu.
Kocaeli, uluslararası turizmde rotasını genişletiyor
03 Aralık 2025 Çarşamba - 17:07 Kocaeli, uluslararası turizmde rotasını genişletiyor Bosna Hersek’ten Kocaeli’ye gelen turizm acenteleri, şehrin tarihi ve doğal güzelliklerini yakından inceleme fırsatı buldu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliğiyle sürdürülen tanıtım gezileri kapsamında, Bosna Hersek’ten gelen turizm acenteleri Kocaeli’de ağırlandı. Kocaeli İl Tanıtım Kurulu çalışmaları çerçevesinde düzenlenen birliktelikte kentin tarihi doğal ve kültürel zenginliklerini yakından gören ziyaretçiler, Kocaeli’ye hayran kaldı. Bosna Hersek’ten gelen konuklar, rehberler eşliğinde hem Kocaeli’yi gezdi hem de kentin tarihi hakkında bilgi edindi. Bu kapsamda ziyaretçiler, Kasr-ı Hümayun (Saray Müze), Kocaeli Arkeoloji Müzesi ve Seka Kâğıt Müzesi ile başlayan kültür yolculuklarında kentin zengin tarihi hakkında bilgi sahibi oldu. Doğanın içinde benzersiz deneyim sunan Ormanya Doğal Yaşam Parkı’nı da ziyaret eden heyet, burada keyifli ve unutulmaz bir gün geçirdi. Turizm sektörü ile iş birliği toplantısı Kocaeli Vali Yardımcısı Mustafa Özkaynak, İl Kültür ve Turizm Müdürü Fatih Taşdelen, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Murat Yavuz, TÜRSAB Doğu Marmara Bölge temsilcileri, kentte faaliyet gösteren turizm firmaları ve otel yöneticileri, turizm acenteleriyle bir araya geldi. Program kapsamında Kocaeli’nin doğal, kültürel ve tarihi mirasının uluslararası alanda daha görünür hale getirilmesi ve karşılıklı iş birliklerinin geliştirilmesi amacıyla görüşmeler gerçekleştirildi.