KÜLTÜR SANAT
Osmangazi’de Fetih coşkusu 700. yılda zirveye ulaştı 06 Nisan 2026 Pazartesi - 00:29:00 Osmangazi Belediyesi tarafından bu yıl 21’incisi düzenlenen Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fetih Günü Etkinlikleri, fethin 700. yılına yakışır bir coşku ve katılımla gerçekleştirildi. Gün boyu süren programlar, hem tarihi mirasa duyulan saygıyı hem de ortak hafızayı diri tutma kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi. Osmangazi Belediyesi, Bursa’nın köklü geçmişine duyduğu vefayı bu yıl da güçlü bir organizasyonla ortaya koydu. Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fetih Günü Etkinlikleri kapsamında Tophane Meydanı’nda gerçekleştirilen açılış töreni mehteran ve kılıç kalkan gösterileriyle renkli görüntülere sahne olurken, programa katılan vatandaşlar tarihi atmosferi yoğun bir şekilde hissetti. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın ev sahipliğinde düzenlenen programa CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’ın yanı sıra CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Stari Grad Belediye Başkanı Irfan engi, Kosova Mamuşa Belediye Başkanı Abdülhadi Krasnic, Mehmetçik Belediye Başkanı Fatma Çimen Tuğlu, Moğolistan Arkhangai İli Vatandaş Temsilcileri Meclisi Üyesi, Tsetserleg Belediye Başkanı ve Erdenebulgan İlçe Valisi Tumurbaatar Ganzorig, Osmangazi Belediyesi başkan yardımcıları, meclis üyeleri ile muhtarlar katılım gösterdi. "Ecdatlarımız ve atalarımız bize bu şanlı mirası bıraktılar" Açılış töreni öncesinde protokol üyeleriyle birlikte Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerini ziyaret ederek dua eden Başkan Erkan Aydın, ardından tören alanına geçerek Osmangazili vatandaşlarla bir araya geldi. Programın açılış konuşmasını yapan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Bursa’nın fethinin taşıdığı tarihi anlam ve medeniyet mirasına dikkat çekerek, bu büyük değerin gelecek nesillere aktarılmasının önemine değindi. Başkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Aralık ayında 700. yılımızı anmak için bütün bir yıl boyunca sürecek olan etkinliklerimizin lansmanını yaptık. Bugüne kadar çeşitli etkinlikler gerçekleştirdik. Bugün de hem buradaki açılışımızla hem de yürüyüşümüzle programımıza devam edeceğiz. 700 yıl önce Osman Gazi, uzun bir kuşatmadan sonra kendisi göremese de oğlu Orhan Gazi bu toprakları fethediyor. Bursa Kalesi fethedildikten sonra hiçbir kan akıtmadan; adaletle, barışla, isteyenin burada yaşamaya devam edebileceği, istemeyenin göç edebileceği imkanlar sunularak Osmanlı Cihan Devleti’nin temeli burada atılıyor. Bu temel; adaletin, barışın, hoşgörünün, fethedilen topraklardaki insanların kültürünü, dilini ve dinini yaşayabildiği bir anlayış üzerine kuruluyor ve yedi cihana hükmeden bir imparatorluk doğuyor. 700 yıl önce burada bu temeller atılırken belki onlar da bu kadar büyük bir imparatorluk oluşacağını düşünmemişlerdi. Ama ecdatlarımız, atalarımız bize bu şanlı mirası bıraktılar. Bir kez daha mekanları cennet, ruhları şad olsun; kendilerini saygı ve minnetle anıyoruz." "Bursa medeniyetler açısından kadim bir kenttir" 700. yıl etkinlikleri ile bu topraklarda aslında binlerce yıldır var olduklarını bir kez daha vurguladıklarını söyleyen Başkan Erkan Aydın, "Bugün ecdadın mirasına dayanarak barışın, birlik ve beraberliğin, huzurun öneminin altını özellikle çizmek istiyoruz. Osmanlı da bu değerlerle büyüdü, genişledi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de yine aynı şekilde bu ruhla yoluna devam etti. Bundan 100 yıl önce Bursa işgal altına girdiğinde, Yunan komutanın gelip Osman Gazi’nin türbesini tekmeleyerek ‘Kalk Osman, kalk da imparatorluğunu kurtar’ dediğinde, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk o gün Meclis kürsüsüne siyah örtü örttürmüş ve bu siyah örtü iki yıl, iki ay, iki gün boyunca kürsüden kaldırılmamıştır. Ta ki 11 Eylül 1922’de Bursa kurtulduğunda o siyah örtü kaldırılmıştır. Yani hem Osmanlı, hem Cumhuriyet, hem de daha önceki dönemler itibarıyla Bursa; medeniyetler açısından ve tabii ki Türkler açısından son derece önemli, kadim bir kenttir. Biz de Bursa’nın bu kadimliğine yakışır bir şekilde hem 700. yılı kutlamak hem de ecdadı saygıyla anmak için bu törenleri gerçekleştiriyoruz. Bu yıl 21’incisi düzenlenen ve artık gelenek haline gelen bu programın, umarım daha nice 21 yıllar, daha nice 700 yıllar sürmesini diliyorum. Buraları yurt edindik, bir yere de gitmeye niyetimiz yok. Bursa’nın fethinin 700. yılı hayırlı, uğurlu olsun" açıklamalarında bulundu. Tophane Meydanı’ndaki açılış programının ardından, Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fetih Günü Etkinlikleri’nin en anlamlı bölümlerinden biri olan Fetih Yürüyüşü, binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Mehter takımı ve kılıç kalkan ekiplerinin öncülük ettiği korteje; yöresel derneklerin halk oyunları ekipleri, amatör spor kulüplerinin sporcuları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş da eşlik etti. Saltanat Kapı’dan başlayan yürüyüş, kentin ana arterleri boyunca büyük bir coşku eşliğinde ilerleyerek Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi önünde sona erdi. Program, halk oyunları ekiplerinin sergilediği gösterilerle tamamlanırken, ortaya çıkan tablo birlik, beraberlik ve tarih bilincinin en güçlü yansımalarından biri olarak hafızalara kazındı.
05 Nisan 2026 Pazar - 20:45 Gördes’te asırlık gelenek yaşatılıyor Manisa’nın Gördes ilçesine bağlı Çiğiller Mahallesi’nde düzenlenen geleneksel köy hayrı, binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti. Asırlardır sürdürülen etkinlikte birlik, beraberlik ve paylaşma kültürü bir kez daha ön plana çıktı. Manisa’nın Gördes ilçesine bağlı Çiğiller Mahallesi’nde düzenlenen Geleneksel Köy Hayrı, yoğun katılımla gerçekleştirildi. ‘Domates ve Salatalık Diyarı’ olarak bilinen mahallede organize edilen etkinlikte, aşçı Bilal Tarhan tarafından dev kazanlarda hazırlanan çorba, mantı, tas kebabı, keşkek, kadayıf tatlısı ve salata vatandaşlara ikram edildi. Köy hayrı programı, bölgede bulunan hafız ve mevlithanların okuduğu ilahi ve Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Yüzyılı aşkın süredir devam eden geleneğin önemine vurgu yapan Çiğiller Mahallesi Muhtarı Mehmet Gönültaş, etkinliğin hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür etti. Muhtar Gönültaş yaptığı açıklamada, "Gelenek ve göreneklerin yaşatıldığı köy hayrımızda bizleri yalnız bırakmayan tüm misafirlerimize şükranlarımı sunuyorum. Bu kültürü gelecek kuşaklara aktarmak en büyük hedefimiz. Köy hayrımız, paylaşma ve dayanışma duygularını güçlendiren önemli bir kültürel mirastır" dedi. Etkinliğe Gördes İlçe Jandarma Komutanı Ramazan Çetin, Gördes eski Belediye Başkanı İbrahim Emre, AK Parti İlçe Başkanı Veli Dündar, İlçe Milli Eğitim Müdürü İbrahim Coşkun Çelik, Gördes Muhtarlar Derneği Başkanı Ali Çiftçi, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Bilgen, Esnaf Kefalet Kooperatifi Başkanı Nail Aydeniz, belediye başkan yardımcıları, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar ve çevre mahallelerden çok sayıda vatandaş katıldı. Geleneksel köy hayrı, yapılan duaların ardından gün boyu süren ikramlarla devam etti.
05 Nisan 2026 Pazar - 17:49 Şahinbey’de mukaddes emanetler sergisi kapılarını açıyor Şahinbey Belediyesi tarafından organize edilen "Mukaddes Emanetler Sergisi", 6 Nisan Pazartesi günü Şahinbey Millet Cami ve Külliyesi’nde kapılarını açıyor. 6-19 Nisan tarihleri arasında ziyaret edilebilecek olan serginin açılışı, Pazartesi günü saat 12.30’da gerçekleştirilecek. Şahinbey Millet Cami ve Külliyesi’nde düzenlenecek sergide, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (S.A.V) ait hatıraları yaşatan ve İslam dünyası için büyük önem taşıyan yaklaşık 100’e yakın mukaddes emanet vatandaşların ziyaretine sunulacak. "Çok özel ve kıymetli bir ana şahitlik ediyoruz" Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Gazi şehir Gaziantep’te çok anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptıklarını belirterek, "Gazi şehrimizde çok özel, çok kıymetli bir ana hep birlikte şahitlik edeceğiz. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) hatırasını taşıyan 100’e yakın mukaddes emaneti büyük bir hürmet ve muhabbetle karşıladık. Bu emanetler Kâbe-i Muazzama’nın izzetini, Ravza-i Mutahhara’nın huzurunu, Efendimiz’in mübarek izlerini gönüllerimize taşıyan, asırlardır ümmetin kalbinde muhafaza edilen en kıymetli değerlerdir" dedi. 15 gün boyunca ziyarete açık olacak Serginin hazırlıklarının tamamlandığını belirten Başkan Mehmet Tahmazoğlu, açılış programına tüm vatandaşları davet ederek şunları söyledi: "6 Nisan Pazartesi günü öğle namazını camimizde hep birlikte eda ettikten sonra mukaddes emanetler sergimizin açılışını gerçekleştireceğiz. Sergimizi ziyaret etmek isteyen vatandaşlarımız, 15 gün boyunca sabah 10.00 ile akşam 22.00 saatleri arasında külliye bölümünde sergimizi ziyaret edebilirler. Sergimiz, bu alanda en kapsamlı sergilerden biri olacak." "Bu sadece bir sergi değil, manevi bir buluşma" Serginin yalnızca bir etkinlik olmanın ötesinde anlam taşıdığını vurgulayan Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, "Bu buluşma bir sergi olmanın çok ötesinde. Çocuklarınız ve sevdiklerinizle birlikte gelerek bu manevi iklimi hep birlikte yaşayalım. Çocuklarımızın hafızasında bu kıymetli anları birlikte nakşedelim. Tüm vatandaşlarımızı mukaddes emanetler sergimize bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
05 Nisan 2026 Pazar - 15:30 "3D Anadolu Sanat Müzesi" Gaziantep’te açıldı Gaziantep’te Aysel İbrahim Akınal Görsel Sanatlar Lisesi ev sahipliğinde hazırlanan "3D Anadolu Sanat Müzesi", bir yıllık emeğin ardından kapılarını açtı.       Gaziantep’te Aysel İbrahim Akınal Görsel Sanatlar Lisesi öğrencileri ve öğretmenleri tarafından ortak çalışma ile 3D yazıcılar kullanarak ortaya koyduğu ve dünyada bir ilk olma özelliği taşıyan "3D Anadolu Sanat Müzesi" 1 yıl süren emeğin ardından Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Önder Arpacı, öğretmen ve öğrencilerin katılımıyla açıldı. Hayata geçirilen müze, özellikle klasik eğitim yöntemlerinin dışında, "yaparak, yaşayarak öğrenme" modeli temel alınarak hazırlanırken sadece bir sergi alanı olmanın ötesinde, eğitimde yeni bir model olma iddiası taşıyor.   "Müzemiz Gaziantep dışında dünyada da ilk olabilir"   Açılış gerçekleştirilen müze ile ilgili bilgiler veren Özden Yıldız, müzenin dünyada bir ilk olabileceğini söyleyerek, "Bir yıllık bir emeğin ardından öğrenci ve öğretmen arkadaşlarımızla birlikte çalıştığımız bir sürecin sonunda müzemizi açtık. Müzemiz bir eğitim modeli iddiası taşıyor. Pedagojik açıdan örnek olacağına inandığımız bir model ortaya koymaya çalıştık. Ürünümüz de ‘3D Anadolu Sanat Müzesi’ adı altında artık öğrencilere ilham olmaya devam ediyor. Projemiz, öğrencilerimizin akademik anlamda daha da nasıl güçlendirebiliriz sorusuyla ortaya çıktı. Akademik yeterliliklerdeki eksiklikler ve disiplinler arası beceri temelli konularda yaparak yaşayarak öğrenme modellerini bir araya alarak yaptığımız bir çalışma. Aslında bu proje ihtiyaçtan doğdu. Sadece Gaziantep’te değil dünyada bir ilk olabilir. Ben çok araştırdım ama bir örneğini göremedim. Okul içerisinde müzeler var fakat öğrencilerin tarihi amaçla ortaya koyduğu, kendilerinin birebir üreterek yaptığı böyle bir örnek rastlamadım" dedi.   "Emeği geçen öğrencilerimizi tebrik ediyorum"   Kültür ve sanatın önemine değinen Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Önder Arpacı, "Günümüzde sanat ve estetik en önemli konulardan biri olarak önümüze çıkıyor. Dolayısıyla sanattan, estetikten, musikiden, resimden, müzeden anlayan güzel gençlerin olması onların ince duygulu ve zarif olmalarını sağlayacaktır. Sizlerde biliyorsunuz ki insanı iyileştiren yönlerden biri sanat, spordur ve musikidir. Dolayısıyla açılışını gerçekleştirdikten sonra gezeceğimiz resim sergisi ve 3D Anadolu Müzesinde emeği geçen bütün öğretmenlerimizi ve öğrencilerimizi tebrik ediyorum" diye konuştu.  
Mersin Sinema Ofisi, Avrupa film ağında yerini aldı
22 Kasım 2025 Cumartesi - 10:00 Mersin Sinema Ofisi, Avrupa film ağında yerini aldı Mersin Sinema Ofisi’nin Avrupa Film Komisyonları Ağı’na (EUFCN) resmi üyeliğiyle Mersin’in, uluslararası yapımcıların radarına girerek dünya sinema sektöründe daha görünür bir çekim merkezi haline geleceği ifade edildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Mersin Sinema Ofisi (MSO), Avrupa’nın en kapsamlı film komisyonları birliklerinden biri olan Avrupa Film Komisyonları Ağı’na (EUFCN) resmi olarak üye oldu. Böylece Mersin, aralarında 33 ülkeden 101 film komisyonunun bulunduğu bu önemli endüstriyel iş birliği ağında Türkiye’yi temsil eden aktörlerden biri haline geleceği aktarıldı. EUFCN üyeliğiyle birlikte Mersin, doğal güzellikleri, kültürel mirası, zengin tarihi dokusu ve çok kültürlü yapısıyla uluslararası yapımlar için daha görünür bir çekim destinasyonu haline gelecek. Özellikle Avrupa’daki yapımcıların kente erişimi kolaylaşırken, film, dizi ve belgesel projeleri için Mersin artık alternatif değil, doğrudan tercih edilen bir lokasyon olma yolunda ilerliyor. Bu gelişmenin film turizmine önemli bir ivme kazandırması ve yerel ekonomiye yeni fırsat alanları oluşturması bekleniyor. Mersin, Avrupa ile Türkiye arasında köprü işlevi görecek Kurumdan yapılan açıklamada:" Mersin Sinema Ofisi’nin EUFCN’e katılımı, yalnızca film çekimlerini desteklemekle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda Avrupa ile Türkiye arasında kültürel etkileşimi güçlendiren bir köprü işlevi görecek. Kent, üretimin desteklendiği uluslararası bir ortaklık ağında yer alarak bölgesel sinema sektörünün gelişimine de katkı sunacak. Mersin Sinema Ofisi’nin bu yapıya dahil olması, Türkiye’deki bölgesel film ofislerinin uluslararası platformlarda daha görünür hale gelmesine de önemli bir katkı sağlayacak. Mersin, bu stratejik üyelikle birlikte yerelden evrensele uzanan bir vizyonla sinema endüstrisindeki konumunu güçlendirmeye hazırlanıyor"denildi. Mersin, doğal bir film platosu Son dönemde yerli ve yabancı yapımcıların dikkatini çekmeye başlayan Mersin’in, aynı gün içinde deniz, dağ ve tarihi mekanlara ulaşılabilen zengin coğrafyasıyla ‘doğal bir film platosu’ niteliği taşıdığına da dikkat çekildi. EUFCN üyeliğinin, bu potansiyelin daha geniş kitlelere duyurulmasını sağlayarak kentin marka değerini yükseltecek önemli bir adım olacağı davurgulandı. EUFCN nedir? 2007 yılında Brüksel merkezli olarak kurulan EUFCN, Avrupa sinema endüstrisinin gelişimini desteklemek ve şehirlerin film üretimindeki rolünü artırmak amacıyla faaliyet gösteriyor. Hollanda Limburg Film Ofisi’nden İspanya’nın Valensiya ve Barcelona komisyonlarına, Almanya Bayern Film Komisyonu’ndan Litvanya Kaunas Film Ofisi’ne kadar pek çok önemli kuruluşun yer aldığı bu ağ, dünya çapında yeni iş birliklerinin kapılarını açıyor.
Binalardan duvarlara renk cümbüşü: ‘Renkli Köy’
22 Kasım 2025 Cumartesi - 09:45 Binalardan duvarlara renk cümbüşü: ‘Renkli Köy’ Başkentte son yıllarda ilgi odağı haline gelen ‘Renkli Köy’, farklı renklere boyanmış evleri, sokak düzenlemeleri ve açık alan etkinlikleriyle hem yerli hem de yabancı ziyaretçilere ev sahipliği yapıyor. Ankara’nın Elmadağ ilçesinde yer alan Renkli Köy, hem yerli hem de yabancı turistlerin ziyaretine ev sahipliği yapıyor. Sokaklarında yapılan renk çalışmalarıyla birlikte duvar resimleri, sanat atölyeleri ve yöresel ürün stantları bölgede turizm hareketliliğini artırıyor. Renkli Köy’e gelen ziyaretçiler, fotoğraf çekim alanları, düzenlenen el sanatları atölyeleri ve sokak performansları sayesinde gün boyu vakit geçirebiliyor. Yerel halk, Renkli Köy’ün hem sosyal yaşamı canlandırdığını hem de bölge esnafına ekonomik katkı sağladığını belirtiyor. Renkli Köy’ün, Ankara’nın kültürel çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlandığı ifade edilirken, bölgenin düzenli olarak bakım ve yenileme çalışmalarından geçirildiği aktarıldı. Ziyaretçiler, köyün özellikle çocuklu aileler için güvenli ve eğlenceli bir ortam sunduğunu dile getiriyor. Hafta içi daha sakin olan bölgede, hafta sonları yoğunluk nedeniyle zaman zaman insan kalabalığı da gözlemlendi. Yerel halk, ilerleyen dönemde Renkli Köy’de açık hava sergileri, geleneksel festival günleri ve farklı konsept etkinliklerinin planlandığını açıkladı. Projenin, Ankara’nın kültür turizmine uzun vadeli katkılar sağlaması hedefleniyor. "Canınız sıkıldığında Renkli Köy’e bekliyoruz" Renkli Köy’ün yerlisi Özgür Öztürk, Renkli Köy’ün huzurlu ve sakin bir yer olduğunu, herkesin gelip görmesi gerektiğini belirterek, "Renkli köy huzurlu, sessiz ve sakin bir ortam. Ankara ve çevre illerden insanlar geliyor. Şehirde sıkıntı yaşayan, problem yaşayan, şehrin sıkıntılarından uzaklaşmak isteyen insanlar buraya geliyorlar. Her şeyden önce burası bizim yurdumuz. Herkes birbirini tanır burada. Doğma büyüme buralıyım. İlçemizde suç oranı düşük. Canınız sıkıldığında Renkli Köy’e bekliyoruz" diye konuştu. "Çocukluğuma döndüğümü hissetim" Kahramanmaraş’tan Renkli Köy’ü ziyarete gelen Şevval Özden ise, Renkli Köy’ü gezerken nostaljik anlar yaşadığını vurgulayarak, "Burayı gerçekten çok beğendik, nostaljik bir havası var, kahvaltısını çok beğendik. Burayı arkadaşlarımızdan duyduk, bugün de gelip görmek istedik. Burada ata binmeyi düşünüyoruz. Geziyoruz ve keşfediyoruz. Kesinlikle gelip görsünler. Özellikle eski zamanlardan hoşlanıyorlarsa, kesinlikle gelip görmeleri gereken bir yer. Çocukluğuma döndüğümü hissetim" şeklinde konuştu.
Bizans döneminden günümüze uzanan Şeytan Köprüsü
22 Kasım 2025 Cumartesi - 09:17 Bizans döneminden günümüze uzanan Şeytan Köprüsü Konya’da, çok sayıda medeniyetin izlerini taşıyan Sille Mahallesinde su kemeri olarak yapıldıktan sonra iki yamacı birbirine bağlayan tehlikeli bir geçit haline gelen Şeytan Köprüsü, günümüzde de ürkütücü görüntüsüyle ilgi görüyor. Konya’nın Selçuklu ilçesine bağlı tarihi yerleşim yeri Sille Mahallesi, Roma, Bizans, Anadolu Selçuklu, Karamanoğlu Beyliği ve Osmanlı Devleti’nin izlerini taşırken, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı biliniyor. Mahallede su kemeri olarak yapıldıktan sonra iki yamacı birbirine bağlayarak dar ve tehlikeli bir geçit halini alan Bizans dönemi izlerini taşıyan Şeytan Köprüsü dikkat çekiyor. Dar bir vadide bulunması, dar ve yüksek oluşu nedeniyle günümüzde kullanılmayan köprünün, ürkütücü yapısı dikkat çekiyor. "Bir köprü görünümünde olduğundan dolayı da ‘Şeytan Köprüsü’ ismini vermişler" Köprünün tarihi hakkında bilgi veren Selçuklu Belediyesi Sille Müze Sorumlusu Uzman Arkeolog Sercan Yayla, "Sille volkanik bir arazi üzerinde yer alıyor. Bu volkanik arazinin içerisinde, kayaçlarının içinde tuz minerali çok fazla. Bundan dolayı kullanılabilir su kaynakları çok kıt olduğu için Tatköy’de buldukları suları künklerle Sille’ye getirmek istiyorlar tabii ama Sille’ye gelirken bir dere var, bu dereyi aşmaları gerekiyor. Bundan dolayı bu su kemerini yapıyorlar ve üzerinden künkleri geçirip Sille’deki tatlı su çeşmelerinden temiz su ihtiyacını karşılıyorlar. Yıllar geçtikçe de tabii künkler kırılıyor. Bu gördüğünüz su kemerinin üzerinden insanlar karşıdan karşıya geçmeye başlıyor ve su kemeri, bir köprü görünümünde olduğundan dolayı da ‘Şeytan Köprüsü’ ismini vermişler" dedi. "Bir tanesi Van’da, bir tanesi burada Sille’de" Uzman Arkeolog Sercan Yayla, "Şu anda Türkiye’de 2 tane şeytan köprüsü var. Biri Van’da, biri burada Sille’de. Sille Müzemizde de maketi var. İnsanlar görmek, hikayesini duymak istiyor. Biz ziyaretçilerimizi Zaman Müzemize yönlendiriyoruz. Zaman Müzemizin terasından Şeytan Köprüsü çok net bir şekilde görülmekte ve Zaman Müzesi’nde bulunan rehber arkadaşlarımızdan dilerlerse bunun hikayesini de dinleyebiliyorlar" şeklinde konuştu. Köprünün rivayeti: Mimarın anlaşması Köprü hakkındaki rivayeti de anlatan Uzman Arkeolog Yayla, "Efsaneye göre yıllar öncesinde, bu bölgenin sultanı bir mimara buraya bir köprü yapmasını daha doğrusu bir su kemeri yapmasını emrediyor. Göreve başlıyor, belli bir gün tayin ediyor, ‘bu gün içerisinde bitireceksin’ diyor sultan. Mimar, başlıyor yapmaya ve günler geçiyor artık mimar bitiremeyeceğini anlayınca kendi kendine, ‘bu köprüyü bir şeytan bile yapamaz’ diyor. Daha sonrasında kendisine bir şeytan görünüyor. Diyor ki ‘ben sana bunun yapımında yardım ederim ama benim söylediklerimi bundan sonrasında yapacaksın’ diyor. Mimar ölümden korktuğu için şeytanın söylediklerine kulak veriyor ve birlikte bu köprünün yapımında çalışıyorlar. Daha sonrasında köprü bitiyor. Sultana teslim ediyorlar ama mimar dönüp bakıyor diyor ‘keşke şeytana uymasaydım da kelleden olsaydık.’ Şeytanla birlikte yapıldığından dolayı Şeytan Köprüsü isminin verildiği rivayet ediliyor. Tabii bunların hepsi bir rivayet. Bu bir köprü değil, bir su kemeri. Ne zaman yapıldığına dair elimizde bir veri yok ama su kemerinin altında bulunan taşlardaki izlerden yola çıkarak izlerinden biz bu su kemerinin Bizans döneminden günümüze kaldığını düşünmekteyiz" diye konuştu.
BabaFest 2025’e damga vuran DOSTEK öğrencilerine sertifikaları takdim edildi
22 Kasım 2025 Cumartesi - 08:32 BabaFest 2025’e damga vuran DOSTEK öğrencilerine sertifikaları takdim edildi Babadağ Belediyesi, Babadağlı Sanayici ve İş İnsanları Derneği ile Denizli Organize Sanayi Bölgesi Sanayicileri Vakfına (DOSAV) bağlı DOSTEK Koleji iş birliğiyle 17–19 Ekim 2025 tarihleri arasında bu yıl 7’ncisi düzenlenen BabaFest’te "Tarihin Kumaşa Dokunuşu" defilesiyle büyük beğeni toplayan DOSTEK Koleji öğrencilerine sertifikaları düzenlenen törenle verildi. DOSTEK Koleji Moda Tasarım Bölümü öğretmenlerinin rehberliğinde hazırlanan ve öğrenciler tarafından tasarlanıp üretilen 65 özgün kıyafet, 18 Ekim 2025 tarihinde BABAFEST 2025’te öğrencilerin sunumuyla sahneye taşınmış, izleyicilerden tam not almıştı. Festival sonrasında DOSTEK Koleji Konferans Salonu’nda, sertifika töreni düzenlendi. Törene; Babadağ Belediye Başkanı Murat Kumral, Denizli OSB Bölge Müdürü Ahmet Taş, BASİAD Yönetim kurulu Başkanı Doğan Değirmenci, BASİAD Yönetim Kurulu Üyesi Sibel Tahtalı, Babadağ Belediyesi Kültür Müdürü Betül Gezgin, DOSTEK Koleji Müdürü Saadettin Dumlu, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Törende konuşan Babadağ Belediye Başkanı Murat Kumral; "Babadağ’ın köklü kültürüne ve Babadağ’da emekle dokunan kumaşlara yeniden hayat vermeniz bizim için tarif edilemez bir mutluluk kaynağıdır. Babadağ’da düzenlediğimiz festivalimize değerli katkılarından dolayı Denizli OSB Yönetimimize ve muhteşem defile için DOSTEK Kolejimize, öğretmen ve öğrencilerimize teşekkür ederiz" dedi. BASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Doğan Değirmenci ise gençlerin üretime ve tasarıma yönelmesinin önemine dikkat çekerek, "Sanayi ile eğitimi buluşturan her adım, geleceğimize yapılan yatırımdır. Öğrencilerimizin tasarımlarındaki özgünlük ve emek bizleri çok etkiledi" ifadelerini kullandı. Denizli OSB Bölge Müdürü Ahmet Taş da tekstil sektörünün geleceğinde gençlerin güçlü bir rol üstleneceğini belirterek, "Bugün burada gördüğümüz yaratıcılık, sektörümüzün geleceğine duyduğumuz güveni artırıyor. Emeği geçen herkesi kutluyorum" dedi. DOSTEK Koleji Müdürü Saadettin Dumlu ise öğrenci başarısının okulun eğitim kalitesinin bir yansıması olduğunu dile getirerek, "Öğrencilerimiz yalnızca öğrenmekle kalmıyor, üretiyor ve sahnede kendi emeklerinin karşılığını alıyor. Onlarla gurur duyuyoruz" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından defilede emeği geçen öğretmen ve öğrencilere teşekkür sertifikaları ile BASİAD tarafından BASİAD Hatıra Ormanında öğrenciler adına dikilen fidanların sertifikaları protokol üyeleri tarafından takdim edildi.
Cizre Kitap Fuarı, "Cezeri’nin İzinde, Kardeşlik Ruhuyla Türkiye Yüzyılı" temasıyla kitapseverleri ağırlayacak
21 Kasım 2025 Cuma - 21:41 Cizre Kitap Fuarı, "Cezeri’nin İzinde, Kardeşlik Ruhuyla Türkiye Yüzyılı" temasıyla kitapseverleri ağırlayacak Şırnak’ın Cizre ilçesinde "Cezeri’nin İzinde, Kardeşlik Ruhuyla Türkiye Yüzyılı" teması ile düzenlenen kitap fuarının açılışı yapıldı. Şırnak Valiliği ve Cizre Kaymakamlığı destekleri ile Cizre Sevgi Sokağı’nda düzenlenecek olan Cizre Kitap Fuarı, "Cezeri’nin İzinde, Kardeşlik Ruhuyla Türkiye Yüzyılı" temasıyla kitapseverleri ağırlayacak. 21-30 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan fuarın açılışı yoğun bir katılımla gerçekleşti. Açılışa katılan Şırnak Valisi Birol Ekici, "Artık bereketli hilalin parlayan yıldızıyız. Bugün Türkiye’nin petrol şehriyiz. 81 bin varil günlük petrol üretiyoruz. Türkiye’nin ekonomisine yılda 2 milyar dolar katkıda bulunuyoruz ve bu çalışmamız, başarımız artarak devam ediyor. Biz Melaye Cezerilerin, El Cezeri’nin torunlarıyız. Karanlık dönemde birbirimizle uğraşmaktan vazgeçip birlik beraberlik ve kardeşliğimizle geliştirerek ileriye doğru baktığımız zaman başaramayacağımız hiçbir şey yok. Bugün robotik kodlamanın robotun atası olan El Cezeri’nin torunları geleceğe daha umutla bakıyor. Daha çok mühendis, mimar ve doktor yetiştirmeye hep birlikte Cizre ve Şırnak olarak hazırız. Fuarın şehrimize, milletimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum" şeklinde konuştu. Cizre Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar ise, tarih boyunca sayısız alim, bilgin, filozof yetiştiren kentte açılışı yapılan fuarın sadece bir etkinlik değil, gençlerin ufkunu genişleten ilçeyi kültürle buluşturan bir irfan şöleni olduğunu söyleyerek, "Kitaplar, karanlığa ışık, susuzluğa su, hakikate kapı açan en sade ama en güçlü yol arkadaşlarımızdır" ifadelerini kullandı. Onlarca stantta 120 yayınevi ve 120 yazarın kitaplarının sergileneceğini belirten Baycar, "Tüm bunlara ilave olarak 10 gün boyunca ilçemiz ve misafirlerimiz için anlamlı konserler, şiir dinletileri, açık hava sineması gibi etkinlikler olacak. Geçireceğimiz huzurlu ve güzel anların ilelebet devam edeceğine yürekten inanıyorum. Dijitalleşen dünyanın sınamalarına karşı gençlerimizin kitabı dost edinerek başarıya ulaşmalarını hedefliyoruz" diye konuştu. Kitap fuarına katılan Hakan Uysal adlı vatandaş ise, "Bize bu huzurlu atmosferi sunan devlet yetkililerinize teşekkürlerimi iletiyorum. Mevcut tesis edilmiş olan bu huzurlu ortam birlik beraberlik kardeşlik içerisinde bugünkü fuara da yansıdığı üzere insanlar farklı renklerden ve farklı kurumlardan olmak itibarıyla farklı kitap evlerinin de burada stand açtığını görüyoruz. İnsanlar huzurlu mutlu ve birlik beraberlik içerisinde bugünü değerlendirmeye çalışıyorlar" dedi. Konuşmaların ardından program yazar Nurullah Genç’in söyleşisi ile devam etti. Açılışa, Şırnak Valisi Birol Ekici, Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahim Alkış, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Zafer Tombul, İl Emniyet Müdürü Volkan Sazak, Cizre Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar, İlçe Milli Eğitim Müdürü Şahan İke, kurum temsilcileri, akademisyenler, yazarlar, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.