KÜLTÜR SANAT
Sultanahmet’teki tarihi Arasta Hamamı restore edilecek, kadınların el emekleri sergilenecek 04 Şubat 2026 Çarşamba - 17:22:39 İstanbul Sultanahmet’te 1609 yılında inşa edilen Arasta Hamamı, Fatih Belediyesi’nce restore edilerek kültürel hayata kazandırılacak. Yıllar boyunca harabe halde kalan tarihi eser hakkında bilgi veren Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, "Bir yıl içerisinde, yani önümüzdeki sene bu zamanlarda çok güzel bir mekan olarak burayı açmış olacağız. Burası hem bir sergi alanı hem de kadınların el ürünlerini sattığı yer haline gelecek" dedi. Mimar Sedefkar Mehmet Ağa’nın öncülüğünde Sultanahmet Külliyesi bünyesinde yaptırılan Arasta Hamamı’nın yıllar boyunca atıl ve kullanılamaz halde olması Fatih Belediyesi’ni harekete geçirdi. Klasik Osmanlı mimarisi üslubunda inşa edilen hamamın geçirdiği yangınlar ve 1894 depremi sonrası soyunmalık bölümünün tamamen yok olması, yeni yapılan binalar arasında moloz yığını olarak kalması dikkatleri üzerine çekti. Fatih Belediyesi hamamı restore edecek Fatih Belediyesi tarafından tarihi dokusunun korunarak yaşatılması ve yenilenerek hayata kazandırılması amacıyla hazırlanan Arasta Hamamı’nın rölöve restitüsyon ve restorasyon projesi koruma kurulu tarafından onaylandı. Tarihi hamamın restorasyon sonrası ağır teknik donanımlara ihtiyaç duymayacak şekilde "sergi mekanı-müze" olarak kullanılmasına karar verildi. Müze, "Türk hamam kültürü"nü anlatacak biçimde kurgulanacak. "Arasta Pazarı’nın yanında çok uzun yıllardır metruk halde duran hamamın bir parçasıydı" Tarihi Arasta Pazarı hakkında bilgi veren Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, "Bulunduğumuz yer hemen Sultanahmet Camii’nin mütemmim cüzü olan, yani onu tamamlayan, bu külliyenin bir parçası olan Arasta Pazarı’nın hemen dibinde; yine bu külliyenin bir parçası olan hamamın çok uzun yıllardır metruk halde kalan bu bölümü. Hemen giriş yolunun üstünde, Arasta Pazarı’nın yanında çok uzun yıllardır metruk halde duran hamamın bir parçasıydı. Projelerini yaptık. Bu tescilli eserlerin projelerini oluşturmak çok uzun zaman alıyor. Dediğiniz gibi 16. yüzyıldan kalma bir eser. Dolayısıyla bunların bütün projeleri tamamlandı" dedi. "Hamam olarak ihya edilmeyecek, çünkü hamamın birçok parçası şu anda burada yok olmuş vaziyette" Tarihi yapının müze olarak hizmet vereceğini söyleyen Turan, "Hamam olarak ihya edilmeyecek, çünkü hamamın birçok parçası şu anda burada yok olmuş vaziyette. Fakat çağdaş bir normla beraber bir müze alanı, sergi alanı. Çünkü burası turizmin tam merkezi bir alanı. Arasta Pazarı’nın girişinde bir sergi ve müze alanı olarak burasını çok kısa zamanda yapıp, hem İstanbulluların hem de burayı gezmeye gelen bütün turistlerin hizmetine sunmuş olacağız" şeklinde konuştu. "Bir yıl içerisinde, yani önümüzdeki sene bu zamanlarda çok güzel bir mekan olarak burayı açmış olacağız" Yapının restorasyonunun 1 yıl içinde tamamlanacağını söyleyen Turan, "Tarihi yapı, Sultanahmet’in mimarı Mimar Sedefkar Mehmet Ağa tarafından yapılmış bir yapı. Bu açıdan da önemli bir yapı. Çok uzun zamandır projesinin koruma kurullarından geçmesini bekliyorduk; geçti, ihalemizi yaptık. Şu anda başlıyoruz. Tahmin ediyorum bir yıl içerisinde, yani önümüzdeki sene bu zamanlarda çok güzel bir mekan olarak burayı açmış olacağız" ifadelerini kullandı. "Tamamen el ürünü olan ürünlerin satıldığı yer olacak" Müze olarak hayata geçmesi planlanan yapıtta kadınların el emeği ürünlerinin satılacağını söyleyen Başkan Turan, "Niyetimiz şu; dediğim gibi bir müze ve sergi alanı olarak planlıyoruz. Ne demek bu? Burada Fatih’te çok çalışan karıncalardan ilham alarak Karınca diye bir projemiz var ve burada hanımefendilerin ürettiği ürünler var; çok nitelikli ürünler. Yani bizim tekamül sınıflarımız var, çok nitelikli ürünler üretiliyor. Bu ürünlerin sattığımız mağazalarımız var. Aynı zamanda burası; porselen, deri, kumaş, birçok ürünün satıldığı, tamamen el ürünü olan ürünlerin satıldığı ve satılan ürünlerin yüzde 100 paralarının yapanlara iade edildiği bir sistemimiz var. Burası onların da sergilendiği ve satıldığı bir yer olacak" diye konuştu. "Fatih’te 140’a yakın çeşmeyi ihya ettik" Fatih’te tarihi eserlerin ihya edildiğini söyleyen Turan, "Bittiğinde, uzun yıllardır Fatih’te metruk olarak kalan, belki yüzyıllar boyu metruk olarak kalan bu yapıyı da diğer eserlerimiz gibi İstanbul’a ve tarihe kazandırmış oluruz. Biz bunlara ’miras’ diyoruz; aslında hem miras hem de emanet bu eserler. Ecdadımızdan miras olarak aldık ama bunları aynı zamanda bir emanet olarak gelecek nesillere taşıyoruz. Şunu söyleyebilirim bir teknik adam olarak da; uzun yıllar bu işlerin içinde olmuş, yaklaşık 27 yıl belediyecilik benim kendi serüvenim var. Son 25 yıldır Türkiye’de kültürel miras eserlerimiz, her boyuttaki kültürel miras eserimiz hemen hemen ihya ediliyor. Şu anda Fatih’te 140’a yakın çeşmeyi ihya ettik. Yani tekrar ayağa kaldırdık ve su akıttık. Birçok sıbyan mektebi ayağa kalktı, medreseler ayağa kalktı. Yok olmuş camilerimiz var. Bunları tekrar restore ediyoruz, rekonstrüksiyon yapıyoruz. Dolayısıyla büyük bir ihya çalışması var. Bütün kurumlar ayakta; hem Valiliğimiz, hem Vakıflarımız, hem Kültür Bakanlığımız, hem biz burada büyük çalışmalar yapıyoruz. Bu da onlardan bir tanesi. Ama dediğim gibi önemli bir eser, çok uzun zamandır burada bir eser olarak mahzun bekliyordu, burayı da ayağa kaldırmış olacağız" ifadelerini kullandı. "Türkiye’deki kültürel miras açısından da bakıldığında medeniyetimizin en büyük şaheserleri şu anda Fatih sınırları içerisinde" Fatih’te çok sayıda tarihi eserin olduğunu söyleyen Başkan Turan, "Bakın Türkiye’deki, İstanbul’daki kültürel mirasın yüzde 40’ı şu anda sadece Fatih’in sınırlarında. Halbuki haritaya baktığınızda Fatih çok ufak bir yerdir. Dolayısıyla bu açıdan bakıldığında Türkiye’deki kültürel miras açısından da bakıldığında medeniyetimizin en büyük şaheserleri şu anda Fatih sınırları içerisinde. Biz de ufak büyük demeden çeşme, sıbyan mektebi, hamam, kalıntı, hiçbirisini demeden hem de dönem gözetmeden ayağa kaldırabileceklerimizi dönemine göre kaldırmaya çalışıyoruz. Buna da sahip çıkıyoruz. Şunu da rahatlıkla söyleyebiliriz, arkadaşlarımız en son Moskova’daydılar, Moskova’da kültürel mirasla ilgili bir sunumdaydılar. Yaptığımız işler dünyada çok ilgi çekiyor" dedi. "Türkiye kültürel mirasın ihyası, restorasyonu konusunda dünyada en ileri gelen maksimum iki ya da üç ülkeden bir tanesidir" Türkiye’nin kültürel mirasın ihyası konusunda dünyanın önde gelen ülkeleri arasında olduğunu söyleyen Başkan Turan, "Türkiye’de maalesef bir hastalık var; yani bunu iddialı söyleyebilirim. Türkiye kültürel mirasın ihyası konusunda, restorasyonu konusunda dünyada en ileri gelen maksimum iki ya da üç ülkeden bir tanesidir. Ve dünya da bunu ilgiyle izliyor. Şu anda yaptığımız işler, bu kadar eserin ihya edilmesi ilgiyle izleniyor. Bunu da belirtmek isterim. Dolayısıyla bu heyecan verici bir iş. Ben şunu da biliyorum, kültürel miras eserleri herkesi heyecanlandıran işler. Kültürel mirasın ihyası konusu. İnsanların iyi şeyler duymaya da ihtiyacı var. Türkiye’de maalesef son dönemde bir hastalık var; her şeyi olumsuzdan okuma hastalığı. Halbuki Türkiye’de şu anda onlarca, sadece Fatih’te bile onlarca, yüzlerce güzel bu tür hikaye var. İşte bu da onlardan bir tanesi. Bu işi seven, ilgi duyan bütün hemşehrilerimize, İstanbul severlere bu eserin yanından da bunu duyurmak istedik. Burada hiçbir ücret falan olmayacak. Çünkü burası dediğim gibi hem bir sergi alanı hem de kadınların, el ürünü satan hanımefendilerin ürünlerini sattığı çok nitelikli bir ürün satılan yer haline gelecek" diye konuştu.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 16:58 Limak Filarmoni Orkestrası konser maratonuna Ankara’dan start verdi Limak Filarmoni Orkestrası, Limak Holding’in 50. kuruluş yılına özel konserlerine Ankara’dan start verdi. Limak Vakfı tarafından çok sesli müziği geniş kitlelere yaymak amacıyla kurulan ve dokuzuncu yaşını kutlayan Limak Filarmoni Orkestrası, operanın dünyaca ünlü isimlerini Türkiye’deki sanatseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Orkestra, ‘Yeni Yıl Buluşması’ konser serisinin ilkini Congresium Ankara’da gerçekleştirdi. Uluslararası üne sahip şef Mikhail Agrest yönetiminde sahne alan orkestra, dünyaca ünlü tenor Murat Karahan ve tüm zamanların en büyük sopranolarından biri olarak kabul edilen Rumen soprano Angela Gheorghiu ile başkentli sanatseverlere unutulmaz bir gece yaşattı. Klasik opera eserlerinden geniş bir repertuvarı sahneye taşıyan orkestra, performansıyla izleyiciden büyük alkış aldı. Başkent izleyicisinin yoğun ilgi gösterdiği konseri 3 binden fazla sanatseverin yanı sıra iş, bürokrasi, sanat ve medya dünyasından pek çok davetli izledi. Dünya çapında birçok büyük operada başroller seslendiren ünlü tenor Murat Karahan ve sahne karizması ile vokal derinliğiyle tüm zamanların en önemli sopranoları arasında yer alan Angela Gheorghiu, muhteşem performanslarıyla unutulmaz bir geceye imza attı. Depremin izlerini dayanışmayla sildi Limak’ın 50. yılı dolayısıyla düzenlenen konserde, Limak Vakfı’nın 10 yılı aşkın süredir devam eden Türkiye’nin Mühendis Kızları (TMK) programında bursiyer olan İrem Menken açılış konuşmasını yaptı. İskenderun Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi olan Menken, memleketi Hatay’da yaşadığı 6 Şubat depremi sonrası kaybettiği umudu Türkiye’nin Mühendis Kızları ile yeniden kazandığını belirterek, "Bu program bana sadece eğitim değil, en zor zamanımda yeniden ayağa kalkma gücü ve yalnız olmadığımı hatırlatan dev bir aile sundu. Bugün burada geleceğe güvenle bakan bir mühendis adayı olarak durabiliyorsam, bu dayanışmanın sayesindedir" ifadelerini kullandı. Operadan çağdaş eserlere senfonik buluşma Yaklaşık iki saat süren ve renkli görüntülere sahne olan konserin ilk bölümünde Handel’in Rinaldo operasından aryalar, Verdi’nin Macbeth eserinden seçkiler, Bizet’nin Carmen’i ile Puccini’nin Turandot operasından bölümler gibi opera repertuvarının seçkin örnekleri yer aldı. Konserin devamında Somewhere Over the Rainbow, Parla Pi Piano, Non ti scordar di me ve Rodrigo’nun Concierto de Aranjuez’i gibi çağdaş ve popüler repertuvardan eserler, orkestranın yorumu ve solistlerin sahne performanslarıyla izleyicilerden büyük beğeni topladı. Salonu dolduran izleyicilerin tempo tutarak eşlik ettiği performanslar, uzun süre ayakta alkışlandı. Operanın yıldızları İstanbul’da buluşacak Limak Filarmoni Orkestrası, yeni yıl konserlerinin ikincisinde 5 Şubat’ta İstanbul Zorlu PSM’de sanatseverlerle buluşacak. Biletleri günler öncesinde tükenen konserlerin tüm geliri, Limak Vakfı tarafından 11 yıldır başarıyla sürdürülen ve Türkiye’deki en güçlü eğitime destek programlarından biri olan Türkiye’nin Mühendis Kızları programından faydalanan kadın mühendislik öğrencilerinin eğitiminde kullanılacak.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 15:11 Aşık Mahzuni türkülerle anıldı Samsun’un Atakum Belediyesinin Türk halk müziğinin önemli ismi Aşık Mahzuni anısına düzenlediği program, Ata Sahne’de unutulmaz anlar yaşattı. Yüzlerce sanatseveri buluşturan konserde, usta sanatçı birbirinden özel türkülerle yad edildi. Atakum Belediyesi, Halk Ozanı Aşık Mahzuni Şerif anısına Ata Sahne Sanat Merkezinde özel program gerçekleştirdi. Programda Şef Hızır Aydın yönetiminde sahne alan Atakum Belediyesi Türk Halk Müziği Korosu, sanatçının ölümsüz eserlerini seslendirdi. Solo ve koro performansların yer aldığı yer aldığı programda sanatçılar güçlü yorumlarıyla büyük beğeni topladı. Duygu dolu anların yaşandığı konser, seyirciler tarafından uzun süre alkışlandı. Programa gösterilen ilgiden dolayı teşekkür eden Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, sanat dolu günlerin yeni projelerle devam edeceğini söyledi. Başkan Türkel konuşmasında Atakum Belediyesinin eski başkanlarından Metin Burma döneminde kültür merkezi olarak inşa edilen ve sonraki yönetim tarafından hastaneye çevrilen Ata Sahne Sanat Merkezinin isminin "Metin Burma Sanat Merkezi" olarak değiştirilmesini istediği de belirterek şöyle konuştu: "Bu binamızı herkes biliyor. 2014 yılında Metin Başkanımız tarafından Atakum Kültür Merkezi olarak inşa edilmişti. Sonraki yönetim döneminde bu bina, hastaneye dönüştürülmüştü. Atakum’da kültür binası eksikliğini çok net şekilde hissediyorum. Başkanım emeğinize, o günkü düşüncenize sağlık. Atakum’un devlet hastanesine ihtiyaç vardı ama o heyecanla yapmış olduğunuz bu eser, yine kültür merkezi olarak kullanılmalıydı. O gün ‘Hastane ihtiyacımız vardı, deseler siz yine yapardınız. Ata Sahne ismi çok güzel ve herkesin kulağında ama bu esere sahip çıkmamız gerekir, diye düşünüyorum. Başkanım da onay verirse merkezin isminin Metin Burma Sanat Merkezi olmasını Ata Sahne isminin de merkezin salonuna verilmesini istiyoruz" dedi. Başkan Türkel’in konuşması nedeniyle duygusal anlar yaşayan Metin Burma, "İnsan bazen çok duygulanır ve o nedenle ne diyeceğini bilemez. İyi ki bu akşam aranızdayım, iyi ki geldim Çok beğendim çok hoşuma gitti. Bize çok güzel bir gece yaşattınız" diyerek Başkan Türkel’e teşekkür etti.
Sarıgöl’de Ahilik Haftası coşkuyla kutlandı
23 Eylül 2025 Salı - 21:02 Sarıgöl’de Ahilik Haftası coşkuyla kutlandı Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde Ahilik Haftası dolayısıyla düzenlenen etkinlikler büyük coşkuyla kutlandı. Program kapsamında "Yılın Ahisi", "Yılın Kalfası" ve "Yılın Çırağı" seçilerek ödülleri verildi. Sarıgöl Kaymakamlığı, Sarıgöl İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Sarıgöl Esnaf ve Sanatkârlar Odası iş birliğiyle organize edilen etkinlikler, esnaf yürüyüşüyle başlayıp Şehit Ali Suyabatmaz Mesleki Eğitim Merkezi’nde devam etti. Burada yapılan protokol konuşmalarında ahilik kültürünün önemi vurgulandı. Programda ahiliğin simgelediği mesleki ahlak, dayanışma ve ustalık değerlerini temsil eden isimler ödüllerini aldı. Sarıgöl’de yılın ahisi Mehmet Uzan olurken, yılın kalfası Ahmet Mert Yıldırım, yılın çırağı ise Muhammet Mustafa Kahraman seçildi. Etkinlik sonunda katılımcılara pide ikram edilirken, esnaflar arasında sohbetler yapıldı. Şehit Ali Suyabatmaz Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü Ayten Beycan, "Bu tür etkinlikler, geleneksel değerlerin yaşatılması açısından önem taşıyor. Katılımlarından dolayı Sarıgöl İlçe Milli Eğitim Müdürü Cezmi Yıldırak’a ve organizasyonda emeği geçen Sarıgöl Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Emrah Eroğlu’na teşekkür ederim." dedi. Ahilik Haftası kutlamaları, esnaf arasında birlik ve beraberliği pekiştirirken, genç nesillere de ahilik kültürünün aktarılmasına katkı sağladı.
Çorum’da ışığın binlerce yıllık tarihine yolculuk ettiren sergi
23 Eylül 2025 Salı - 18:59 Çorum’da ışığın binlerce yıllık tarihine yolculuk ettiren sergi Çorum’da, ışığın ve aydınlatma sanatının Antik Çağ’dan itibaren geçirdiği değişim açılan sergiyle anlatıldı. Çorum Müzesi’nde Turizm Bakanlığı’nın "Cumhuriyetimizin 102. Yılında 102 Süreli Sergi Projesi" kapsamında açılan "Işığın Hikayesi: Antik Çağ’dan Günümüze Aydınlatma Sanatı" sergisi vatandaşların beğenisine sunuldu. Açılan sergide, Ateşten kandile, şamdanlardan gaz lambasına ve ampule uzanan aydınlatma tarihinin binlerce yıllık yolculuğunu anlatıldı. Sergide Çorum Müzesi koleksiyonundan seçilen 40 nadir eser, ilk kez gün yüzüne çıkarak ziyaretçilerle buluştu. "Ateşin keşfi, insanoğlunun yaşantısında çok ciddi büyük bir dönüm noktalarından birincisi oldu" Sergi açılışında konuşan Çorum Müzesi Müdürü Metin Çakar, "Bizim bugünkü sergimizin konusu olan aydınlatma araçları ve bunun temeli olan ateşle ilgili düşünecek olursak, günün birinde ateşin keşfi, insanoğlunun yaşantısında çok ciddi büyük bir dönüm noktalarından birincisi oldu. Çünkü ateşi bulmakla birlikte insanoğlu artık yemeğini pişirmeye, daha sağlıklı beslenmeye, aynı zamanda mağaralardaki o soğuk ortamlarda yaşam mücadelesinde ısınmaya ve gece zifiri karanlıklarda aydınlanmaya başladı" dedi. "İnsanoğlunun istediği her noktaya taşınmasına neden oldu" Daha sonra konuşan İl Kültür ve Turizm Müdürü Sümeyra Bektaş da, "Sergimiz aslında ateş ve ışığın hikayesi. İnsanoğlunun kendi ışığını üretmesi, binlerce yıl süren teknolojik bir dönüşümü de beraberinde getirdi. Ay ve güneş ışığı ekseninde başlayan medeniyet gelişimi, eşsiz mimari eserlerin oluşmasına, kontrollü ateş ise bu mekanların, insanoğlunun istediği her noktaya taşınmasına neden oldu" diye konuştu. "Bu toprakları bizim gün yüzüne çıkartmamız ve insanlara anlatmamız lazım" Çorum’un kültürel anlamda tanıtılmasının önemine dikkat çeken Milletvekili Mehmet Tahtasız ise, "Bizim bir an önce bu tarihimizin kıymetine varmamız gerekiyor ve Hititlerin ilk Barış Kadeş Anlaşmasının imzalandığı bu toprakları bizim gün yüzüne çıkartmamız ve insanlara anlatmamız lazım" ifadesini kullandı. Müzelerin toplumlardaki önemine değinen Çorum Valisi Ali Çalgan da, "Geçmişle ilgili, bizden önce yaşayan insanların, medeniyetlerin bugüne taşıdığı, üstüne koya koya bugüne getirdiği deneyimleri ve gelişmeleri okuyarak müzeleri gezerek edinebiliriz. Onun için kütüphaneler ve müzeler medeni toplumun, medeni insanların vazgeçilmez beslenme, ilham kaynakları olmak durumunda" ifadelerine yer verdi. Konuşmaların ardından kurdele kesilerek sergi ziyarete açıldı. Açılışın ardından protokol üyeleri sergiyi gezerek eserleri inceledi.
Karaman’da "38. Ahilik Haftası" kutlandı
23 Eylül 2025 Salı - 18:25 Karaman’da "38. Ahilik Haftası" kutlandı Karaman’da 38. Ahilik Haftası düzenlenen törenle kutlandı. Cumhuriyet Parkı’nda düzenlenen törende, Karaman Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Selahattin Pekoğlu ve Ticaret İl Müdürü Adem Özcan birlikte Atatürk Anıtı’na çelenk koydu. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından ilin ahisi seçilen Mevlüt Şeker’e Vali Mehmet Fatih Çiçekli tarafından ahilik kaftanı giydirildi. Bando eşliğinde düzenlenen kortej yürüyüşü sonrası Türk Dili Parkı’nda vatandaşlara ahilik pilavı ikram edildi. Karaman Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nde yapılan protokol konuşmalarında ahiliğin birlik, dayanışma ve kardeşlik anlayışına vurgu yapıldı. "Tüm esnaf ve sanatkar kardeşlerime bereketli kazançlar diliyorum" Karaman Valisi Mehmet Fatih Çiçekli, 38. Ahilik Haftası vesilesiyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek, "Ecdadımız yalnızca fetih kabiliyetiyle değil, devlet kurma maharetiyle de dünyada maruftur. Ancak bu devletler sadece kılıçla kurulmamış, asıl büyük ve kalıcı fetih gönüllerde gerçekleşmiştir. Er meydanlarında şehit ve gazilerimizin fedakarlıklarıyla kazanılan zaferler, Yunus Emre’nin hikmetli sözleriyle, Ahi Evran’ın teşkilatıyla, Hacı Bektaş Veli’nin irfanıyla ve nice evliyanın ameliyle tahkim edilmiş, kalıcı hale gelmiştir. Asırlar boyunca üretimin, ticaretin ve dayanışmanın bel kemiği olan Ahilik Teşkilatı, insanı merkeze alan anlayışıyla Anadolu’yu sadece ekonomik açıdan değil, sosyal bakımdan da düzenli ve mamur bir hale getirmiştir. Bu kutlu mirası günümüzde yaşatan tüm esnaf ve sanatkar kardeşlerime bereketli kazançlar diliyorum. 38. Ahilik Haftası’nın ülkemize, milletimize ve bütün insanlığa hayırlar getirmesini temenni ediyorum" dedi. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile devam eden programda ilin ahisine Şed kuşatması yapıldı daha sonra plaket takdim edildi. Programa, Karaman Valisi Mehmet Fatih Çiçekli ve il protokolü katıldı.
Dünyaca ünlü İspanyol mimarlar Şanlıurfa’da buluştu
23 Eylül 2025 Salı - 16:51 Dünyaca ünlü İspanyol mimarlar Şanlıurfa’da buluştu Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin koordinasyonunda kentte düzenlenen Mimarlık ve Müzecilik Semineri dünyaca tanınan İspanyol mimarları ağırladı. Tarihi ve özgün taş mimarisiyle dünya kültür mirasının en önemli merkezlerinden biri olan Şanlıurfa, uluslararası iş birliklerine verdiği önemle kültür, sanat ve mimarlık alanında köprüler kurmaya devam ediyor. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin koordinasyonunda İspanya Büyükelçiliği, Harran Üniversitesi, Harran Kaymakamlığı ve Mimarlar Odası’nın katkılarıyla, İspanyol ve Türk mimarların katılımıyla ‘Mimarlık ve Müzecilik’ Semineri düzenlendi. Harran Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Amfi Salonu’nda düzenlenen programa; Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, İspanya Büyükelçisi Cristina La Torre Sancho, Harran Kaymakamı Harun Reşit Han, Harran Üniversitesi Rektörü Mehmet Tahir Güllüoğlu, Şanlıurfa Mimarlar Odası Başkanı Pirkan Kılıç, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, programda yaptığı konuşmasında Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekerek, İspanya’nın insani değerler ve uluslararası hukuk çerçevesinde sergilediği tutumu takdirle andı ve İspanyol halkına teşekkür etti. Şanlıurfa’nın tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını, "Açık Hava Müzesi" olarak anılan eşsiz bir şehir olduğunu vurgulayan Gülpınar, Halil-ür Rahman Gölü, Hz. İbrahim’in Makamı, Göbeklitepe, Harran Harabeleri, Kızılkoyun Mağaraları gibi dünya çapında önemli kültürel ve tarihi değerlerin Şanlıurfa’da yer aldığına dikkat çekti. "Urfa mimarlığı binlerce yıllık canlı bir tarih kitabıdır" Gülpınar, Şanlıurfa mimarisinin binlerce yıllık birikimin canlı bir tarih kitabı olduğunu belirterek, geleneksel Urfa evleri, tarihi kapalı çarşılar ve taş işçiliğinin önemine değindi. Müzecilik konusundaki değerlendirmesinde ise Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nin Türkiye’nin en büyük müzesi olduğunu, Göbeklitepe ve Karahantepe gibi dünya mirası eserlerine ev sahipliği yapmasının müzeyi eşsiz kıldığını dile getirdi. Etkinlikte konuşmacı olarak yer alan İspanyol Mimarlar Juan Pablo Rodrguez Frade, Fuensanta Nieto, Luis Fernndez-Galiano ve Antonio Cruz Villaln, mimarlık ve müze projeleri üzerinden çağdaş müzecilikteki yenilikçi yaklaşımları ele aldı. Katılımcılar, farklı müze tasarımları ve uygulamaları hakkında uzmanlardan doğrudan bilgi alma imkânı buldu.