Son Dakika
|
Almanya'da "muharebeye hazır asker sayısını 460 bine çıkarma" hedefi
Merkez Bankası faizi değiştirmedi, yüzde 37’de sabit bıraktı
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
Kan donduran torun dehşetine rekor ceza
İzmir’de taksi şoförü cinayetinin iddianamesi kabul edildi
Avcılar kıyılarında tedirgin eden görüntü
Diyarbakır’da yolcu otobüsü devrildi: 1 ölü, 13 yaralı
Adalet Bakanı Gürlek: "Takipsizlik verilen tüm dosyalar incelenecek"
Bahçeli: "Okullarımızdaki saldırılar çok yönlü ele alınmalıdır''
Romanya'da enerji santralinde patlama
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Aziz Yıldırım: "Fenerbahçe Başkanı’nı belirlemek gibi bir isteğim ya da misyonum olamaz"
Bakan Kurum, Almanya Başbakanı Merz ile bir araya geldi
Trump: "İran'da idam edilmesi beklenen 8 kadının cezaları geri çekildi"
İran’dan "bölünme" iddialarına yalanlama: "Düşmanların propaganda oyunu"
Lübnan’daki BM barış gücüne yönelik saldırıda can kaybı 2’ye yükseldi
Ticaret Bakanı Bolat, Kosova Başbakanı Kurti ile bir araya geldi
İbrahim Tatlıses: "Çocuklarıma kuruş yok, mirasımın hepsini devlete bırakacağım"
KÜLTÜR SANAT
Alaçatı’da Gastronomi Şöleni: En güzel ot yemeği belli oldu
22 Nisan 2026 Çarşamba - 20:51:51
Bu yıl 15’incisi düzenlenen ve ilk kez uluslararası boyuta taşınan Alaçatı Ot Festivali, üçüncü gününde gastronomi tutkunlarını bir araya getiren geleneksel "En Güzel Ot Yemeği" yarışmasına sahne oldu. Yerel otların modern dokunuşlarla buluştuğu yarışmada, katılımcılar jüri karşısına Alaçatı’nın otları ile hazırladıkları özel tariflerle çıktı. Yarışmanın jüri başkanlığını; müzisyen, gezgin, radyocu ve televizyon programcısı kimliğiyle tanınan Ayhan Sicimoğlu üstlendi. Alanında deneyimli jüri üyeleri, yemekleri lezzet, sunum, özgünlük ve tema uyumu gibi kriterler doğrultusunda değerlendirdi. Kıyasıya rekabete sahne olan yarışmada birincilik ödülünün sahibi, 793 puanla İncifer Tören oldu. Tören, festivalin teması olan körmen otunu somonla buluşturduğu özgün yemeğiyle jüri üyelerinden yüksek not aldı. Dikkat çeken sunumuyla da öne çıkan tabak, izleyicilerden de büyük beğeni topladı. Yarışmada ikinciliği ise 731 puanla Tuba Bayoğlu kazandı. Bayoğlu’nun enginar cipsi ve damla sakızlı yoğurt eşliğinde sunduğu şevketibostan yemeği, geleneksel tatları modern dokunuşlarla harmanlamasıyla dikkat çekti. Üçüncülük ödülü ise 722 puanla Germiyan’ın yöresel lezzetlerinden "Çalkama" yemeğini hazırlayan Arif Er’e verildi. Yerel mutfak kültürünü başarıyla yansıtan bu tabak, jüri tarafından özgünlüğüyle öne çıkarıldı. Festival coşkusunun yoğun şekilde hissedildiği yarışmanın sonunda dereceye giren katılımcılara ödülleri, Çeşme Belediyesi Meclis Üyeleri Arif Çilek, Mehmet Bilgiç ve Salih Kaya tarafından takdim edildi. Renkli görüntülere sahne olan ödül töreni, katılımcıların ve izleyicilerin alkışları eşliğinde gerçekleşti. Alaçatı Ot Festivali, gastronomi mirasını yaşatmayı ve yerel otların mutfaklardaki yerini güçlendirmeyi amaçlayan etkinlikleriyle önümüzdeki günlerde de ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 20:20
Sanatla üretip çocuklar için bağışlıyorlar: 84 yaşında örnek dayanışma
İzmir’de yaşayan 84 yaşındaki banka müdürlüğünden emekli Etem Özver ile öğretmen emeklisi eşi Şerif Özver, sanatı sosyal yardımla buluşturarak anlamlı bir projeye imza attı. Çift, Çeşme’de açtıkları "Doğadan Sanata" adlı sergide hem üretimlerini sanatseverlerle buluşturdu hem de elde edilen tüm geliri çocukların eğitim ve sağlığı için çalışan kuruluşlara bağışladı. Kağıt rölyef ve doğadan toplanan atık malzemelerle hazırlanan üç boyutlu eserlerin yer aldığı sergi, özellikle sosyal sorumluluk yönüyle dikkat çekti. Özver çifti, sergide satılan eserlerden elde edilen gelire hiç dokunmadıklarını, bağışların doğrudan ilgili sosyal yardım kuruluşlarına aktarıldığını ve makbuzlarla süreci takip ettiklerini belirtti. "Paraya hiç elimiz değmeden bağışlıyoruz" Etem Özver, sanata başlama hikayelerinin İzmir’e taşındıktan sonra şekillendiğini anlatarak, Mavişehir’deki Bilge Çınarlar Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde aldıkları eğitimle bu sürecin geliştiğini ifade etti. İki yıl boyunca rölyef ve el becerileri üzerine eğitim aldığını söyleyen Özver, eserlerinin beğenilmesiyle sergi açmaya teşvik edildiğini dile getirdi. Daha önce Suat Taşer Sanat Merkezi’nde açtığı sergiden elde ettiği geliri de bağışladığını belirten Özver, "Satılan eserlerin ücretleri doğrudan çocukların eğitim ve sağlığı için çalışan kuruluşlara gönderiliyor. Paraya hiç elimiz değmiyor, sadece makbuzlardan takip ediyoruz" dedi. Doğadan toplanan atıklar sanata dönüşüyor Sergide yer alan eserlerin önemli bir bölümü doğadan toplanan malzemelerden oluşuyor. Ağaç kabukları, kozalaklar, tohumlar ve bitki atıkları boyanarak sanatsal kompozisyonlara dönüştürülüyor. Çiftin günlük yürüyüşleri bile üretimin bir parçası haline gelmiş durumda. "Sabah yürüyüşe boş çıkıyoruz, dönüşte elimiz dolu oluyor" sözleriyle süreci anlatan Özver, doğayı koruyarak üretmenin de kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını vurguladı. "Sanat, yaş almış bireyler için hayatla bağ kurmanın yolu" Etem Özver, özellikle ileri yaştaki bireylere sanatla uğraşmaları çağrısında bulunarak, "Herkesin içinde mutlaka bir sanatsal cevher vardır. Çalıştıkça zihin de beden de aktif kalıyor. İnsan kendini daha mutlu ve huzurlu hissediyor" diye konuştu. Özver çiftinin sergisi, yalnızca sanatsal üretimi değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı da ön plana çıkararak ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Özellikle elde edilen gelirin çocukların eğitim ve sağlık ihtiyaçlarına aktarılması, sergiyi sosyal yardım açısından örnek bir projeye dönüştürdü.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 18:42
Minik Ela Naz, valilik koltuğuna oturdu
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, makamını temsili olarak ilkokul öğrencisi Ela Naz Bodur’a devretti. Mardin’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106’ncı yıl dönümü kapsamında makamını temsili olarak Şehit İlhan Varank İlkokulu öğrencisi Ela Naz Bodur’a devretti. Valilik makamına oturan minik Ela Naz Bodur, kamu kurum ve kuruluşlarının amirlerine il ile ilgili çeşitli talimatlar verdi. Renkli görüntülere sahne olan ziyarette, çocukların özgüveni ve yönetime katılım bilinci ön plana çıktı. Ziyarete Vali Yardımcısı Büşra Uçar Koyun, İl Milli Eğitim Müdürü Ali Eyyüpkoca, Okul Müdürü Mahbiye Karasu ile öğretmen Helen Roza Aba da katıldı. 23 Nisan etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen bu anlamlı devir teslim, hem çocuklar hem de protokol üyeleri için unutulmaz anlara sahne oldu.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 18:22
GAGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kara’dan 23 Nisan mesajı
Gaziantep Genç İş İnsanları Derneği (GAGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Kara, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Kara, "Bugün, Mustafa Kemal Atatürk’ün milletimize armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir coşku ve gururla kutluyoruz. Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara bayram olarak hediye etmesi, geleceğimize duyduğu güvenin en güçlü göstergelerinden biridir. 23 Nisan, yalnızca çocuklarımızın bayramı değil; aynı zamanda millet iradesinin, bağımsızlığımızın ve demokrasimizin simgesidir. GAGİAD olarak bizler; gençlerimizin enerjisine, üretkenliğine ve yarının liderleri olma yolundaki azmine yürekten inanıyoruz. Cumhuriyetimizin temel değerlerine sahip çıkarak, ülkemizin kalkınmasına katkı sunmayı kararlılıkla sürdürüyoruz. Gençlerimize girişimcilik ruhu kazandırmak, onları ekonomik ve sosyal hayatta daha güçlü bireyler olarak geleceğe hazırlamak en önemli hedeflerimiz arasında yer almaktadır. Çünkü biliyoruz ki güçlü yarınlar, bugünün bilinçli, donanımlı ve vizyon sahibi gençleriyle inşa edilecektir. Bu vesileyle, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı, rahmet ve minnetle anıyor; vatan uğruna can veren tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Yakın zamanda Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerimizde yaşanan üzücü olayların bir daha tekrar etmemesini temenni ediyor; bu anlamlı günün tüm dünya çocuklarına barış, mutluluk ve umut getirmesini diliyorum" ifadelerine yer verdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
21 Nisan 2026 Salı- 10:18
Diyarbakır’da 71 yıllık binanın müze olması için kampanya talebi
2
21 Nisan 2026 Salı- 10:47
23 Nisan coşkusu Gölbaşı’nda yaşanacak
3
21 Nisan 2026 Salı- 17:27
Tekirdağ’da 32 çeşit yöresel tatlı yarıştı: Tekirdağ’ın coğrafi işaretli Hayrabolu tatlısı 1. oldu
4
20 Nisan 2026 Pazartesi- 11:16
Kütahya’da yöresel ürünler ve el sanatları tanıtıldı
5
21 Nisan 2026 Salı- 13:46
Düzce Standı Bu yıl da ilgi odağı olacak
04 Kasım 2025 Salı - 11:26
Niğde’nin doğal lezzeti keçi sütü
Niğde’nin Ulukışla ilçesine bağlı Horoz köyünde, köy halkı tarafından geleneksel yöntemlerle hazırlanan keçi sütü yoğurdu, sofraların en çok tercih edilen doğal ürünleri arasında yer alıyor. Köyde yaşayan vatandaşlar; özenle besledikleri keçilerden elde ettikleri sütleri peynir, tereyağı ve yoğurt yapımında değerlendiriyor. İnek sütünden yapılan yoğurda göre daha lezzetli, koyun sütünden yapılan yoğurda göre ise hafif olan keçi sütlü yoğurt, aylarca muhafaza edilmesi ile de köy halkı tarafından daha çok tercih ediliyor. Doğal ortamda beslenen keçilerden sağılan süt; odun ateşinde kaynatıldıktan sonra mayalanarak yoğurda dönüştürülüyor. Köy sakinlerinden Rukiye Yavuz; keçi sütünden yapılan yoğurdun, inek sütü yoğurduna göre daha lezzetli, koyun sütü yoğurduna göre ise daha hafif olduğunu söyledi. Yavuz, "Keçi sütü yoğurdu, inek sütü yoğurduna göre daha lezzetli, koyun sütü yoğurduna göre ise daha hafif oluyor. Kış için hazırladığımız yoğurdun üzerine iç yağdan hazırladığımız yağ tabakası ekliyoruz. Böylece yoğurt hem bozulmuyor hem de aylarca dayanıyor" dedi. Yoğurdun hazırlanış sürecini de anlatan Yavuz şunları söyledi; "Önce keçilerimizi sağıyoruz, ardından sütü yaktığımız ateşte karıştırarak kaynatıyoruz. Biraz soğuduktan sonra ise maya ekliyoruz, 3 saat bekliyoruz. Hemen tüketmeyeceksek üzerine yağ ekleyip aylarca bozulmadan muhafaza ediyoruz." Horoz köyünde nesilden nesile aktarılan bu yöntemle üretilen keçi sütü yoğurdu; hem besleyici değeri hem de doğal lezzetiyle yöre halkının sofralarının vazgeçilmez bir parçası olmaya devam ediyor. (ST-TB-
04 Kasım 2025 Salı - 11:04
Hatırası var dediler, baba evini yıkmadan ekleme yaptılar
Rize’de ahşap baba evine kıyamayan kardeşler, yapıya zarar vermeden yenisini hemen arkasında inşa ederek birbirine ekledi. Rize’nin Çayeli ilçesi Karaağaç köyünde yaşayan Şimşek ailesinin babadan kalma ahşap evleri hem deforme oldu hem de kendilerine yetmez hale geldi. Yenisini yapmak isteyen aile ahşap eve baktıklarında hatıraları aklına gelince yıkma işlemini akıllarından bile geçirmeyerek farklı bir metoda başvurdu. Ahşap yapının arka kısmına yeni bir bina inşa ettiren aile iki eseri birbirine bağladı. Önü ahşap arkası beton bina görenleri şaşırtırken aileye hatıralarına sahip çıkmanın mutluluğunu yaşadı. Babalarından kalan yapıya kardeşlerinin kıyamadığını o yüzden böyle bir yönteme başvurduklarını ifade eden 74 yaşındaki Hasibe Şimşek "Evin üst kısmı bozuktu. Kardeşlerim orayı yaptırdı. Alt kısım baba hatırasıydı o nedenle hiç bozmadık. Sadece yenileme işlemi yaptık, tahtalarına bakım yaptık, vernik sürdük, içini lambri yaptık. Öyle duruyor. Bu evde çok hatıralarımız var, çok şeyler yaşadık" şeklinde konuştu.
04 Kasım 2025 Salı - 10:51
Dualarla korunan bir emanet: Osmanlı tarağı dikkat çekiyor
Munzur Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlyas Kayaokay, bir müzayededen son Osmanlı dönemine ait kemikten yapılmış ve üzerinde koruyucu dua yer alan tılsımlı bir tarak satın aldı. El yazmalarıyla tanınan Kayaokay, bu nadide eserin dönemin inanç dünyasına ve sanat anlayışına ışık tuttuğunu belirtti. Munzur Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. İlyas Kayaokay, akademik çalışmalarıyla olduğu kadar kültürel mirasa olan ilgisiyle de tanınıyor. Henüz 31 yaşında doçent unvanı alan Kayaokay, bugüne kadar 15 kitap ve 140’tan fazla akademik makale yayımladı. Aynı zamanda Osmanlı dönemine ait el yazmaları ve tarihi objelerin koleksiyonunu yapan Kayaokay’ın arşivinde, 200 yıllık altın varaklı tezhipli Kur’an nüshası, şair divanları, cönkler, mecmualar ve risaleler gibi yüzlerce nadide eser bulunuyor. Doç. Dr. Kayaokay, topladığı eserleri akademik yayınlarla literatüre kazandırmayı sürdürüyor. Son olarak Osmanlı dönemine ait tılsımlı bir tarak satın alan Kayaokay, bu eserin diğerlerinden farklı bir özelliğe sahip olduğunu belirtti. Doç. Dr. Kayaokay, "Yıllardır müzayedelerden, sahaflardan bazen de köylerden çeşitli eserler toplamaktayım. Bunlar genellikle yazma eserlerden oluşuyor. Ancak bir de ilginç bulduğum Osmanlı dönemine ait eserleri topluyorum, denk gelirsem alıyorum. Geçtiğimiz senelerde böyle ilginç birkaç objeye rastladım. Bunlardan biri kemikten yapılmış bir Osmanlı tarağı. Bunu diğer taraklardan ayıran farklı bir özelliği var. Üzerinde bir hadiste geçen duanın yazılı olduğu koruma amaçlı yapılmış bir Osmanlı tarağı. Üzerinde Buhari’de de geçen Hazret-i İbn Abbâs’tan rivayet edilen sahih bir hadiste, Peygamber Efendimiz’in Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin’e ettiği ‘Allah’ın tam ve eksiksiz, kemale ermiş koruyucu kelimelerine sığınırım. Her şeytandan, zehirli veya zarar verici her hayvandan, her kem göz isabetinden’ duası yer alıyor" dedi.
04 Kasım 2025 Salı - 10:41
’Kim Var’ sanat etkinliği Manisalılarla buluştu
Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü koordinesinde yürütülen "Kim Var?" sanat etkinliği Manisa’da büyük ilgi gördü. Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü himayesinde ve Manisa Güzel Sanatlar Lisesi ev sahipliğinde düzenlenen "Kim Var?" sanat etkinliği, yediden yetmişe sanatseverleri bir araya getirdi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonu doğrultusunda öğrencilerin sanatsal becerilerini desteklemek, kültürel birikimlerini sahneyle buluşturmak ve estetik duyarlılıklarını güçlendirmek amacıyla Manisa İl Halk Kütüphanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen programa, Manisa Vali Yardımcısı Erhan Günay, Manisa İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli, protokol üyeleri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda sanatsever katıldı. Manisa Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin sahne performanslarının damgasını vurduğu etkinlikte bestekar, şair ve sanatçı Yücel Arzen Hacıoğulları öğrencilerle birlikte sanatseverlere unutulmaz bir müzik ziyafeti sundu. Müzik, tiyatro ve sahne sanatlarının bir arada icra edildiği program, izleyicilerin beğenisini topladı. Etkinlik sonunda İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli, katkılarından dolayı Yücel Arzen Hacıoğulları’na, emeği geçen öğretmen ve öğrencilere teşekkür etti. Birden fazla sanat alanının bir araya geldiği etkinliğin Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin estetik duyarlılık, kültürel birikim ve değer temelli eğitim anlayışını desteklediğini belirten Müdür Uğurelli, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle öğrencilerimizin becerilerini daha kolay keşfedebiliyoruz. Sanatla eğitim harmonisinin en güzel örneklerinden birisine daha bu programla şahit olduk. Bu tür etkinlikler, gençlerimizin çok yönlü gelişimine katkı sağlamakta ve onların üretken, estetik bakış açısına sahip bireyler olarak yetişmelerine öncülük etmektedir. Bu da Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin esas gayelerinden olan aklıselim, kalbiselim ve zevkiselim nesiller yetiştirme gayretimizi destekliyor. Zira bu kavramlarla mücehhez bir neslin madde-mana, akıl-duygu, nefis-vicdan, insan-toplum ve zaman-mekân dengesini gözeteceğine inanıyoruz." ifadelerini kullandı.
04 Kasım 2025 Salı - 10:35
Keçiören’de yöresel yemek yarışması heyecanı başladı
Keçiören Belediyesi tarafından Türkiye Aşçılar Federasyonu iş birliğiyle düzenlenen 2. Geleneksel Serhat İlleri Yöresel Yemek Yarışması, Fatih Stadı’nda gerçekleştirilen açılış töreniyle başladı. 562 yarışmacının yer aldığı etkinlikte, kete kategorisinde yarışanlar 500 bin TL, hıngel kategorisinde yarışanlar 300 bin TL ve kavut kategorisinde yarışanlar 100 bin TL’lik büyük ödül için ter döküyor. Noter huzurunda düzenlenen yarışmada kazanılan ödüller Serhat İlleri Federasyonu, bölgede faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ve iş adamları sponsorluğunda karşılanacak. Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan ve eşi Filiz Özarslan’ın ev sahipliğinde düzenlenen yarışmanın açılış programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Etkinliğe; 23. Dönem Ardahan Milletvekili Saffet Kaya, CHP Keçiören İlçe Başkanı Görkem Cevahir Yıldırım, İYİ Parti Keçiören İlçe Başkanı Haluk Baran, Kars Ardahan Iğdır Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Erdoğan Yıldırım, Ankara Ordu Dernekler Federasyonu Başkanı Mehmet Duman, Çankırı Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Adem Can, Kars Dernekler Federasyonu Başkanı Nuri Deniz, Atatürkçü Düşünce Derneği Keçiören Şube Başkanı Halime Şentürk, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, yarışmacıların aileleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Serhat illerinin kültür kodlarıyla yoğrulduk" Törende katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada, Türk kültür kodlarını geleceğe aktarmaya devam edeceklerinin altını çizen Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan şunları söyledi: "Bizler, Serhat illerinin kültür kodlarıyla yoğrulmuş, bu vatanın ve milletin aşığı evlatlarıyız. Ne kadar Sivas’ta doğup büyümüş olsak da gönlümüz Kars’ın, Ardahan’ın, Iğdır’ın insanlarıyla birdir. Köylerimize geldiğinizde bu benzerliği hemen hissedersiniz; çünkü kültürümüz, dilimiz, sofra geleneklerimiz aynıdır. Hıngelinden ketesine, kavutundan haşılına kadar aynı lezzetleri paylaşırız. Bu benzerlik, atalarımızdan gelen o derin özlemin bir yansımasıdır. Biz bugün Ankara’da yaşıyoruz, Ankara’nın ekmeğini yiyoruz ve bu Başkent’e, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sadakatle bağlıyız. Başkentimizde Serhat illerinin, Sivas’ın, Yozgat’ın, Çankırı’nın, Çorum’un yiğit insanlarını görmek mümkündür. Çünkü Keçiören, bu büyük vatan mozaiğinin kalbidir. Biz, Keçiören’i kendi yapısına, dokusuna ve inanç değerlerine uygun şekilde yönetmeye devam edeceğiz. Önemli olan, halkımızın ne düşündüğünü, ne hissettiğini iyi bilmektir. Bu yüzden hiçbir siyasi ayrım gözetmeden, halkçı ve sosyal belediyecilik anlayışıyla çalışıyoruz. Tek hassasiyetimiz; bu vatanın birliğine, şanlı bayrağımıza ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüze zarar gelmemesidir. Burada yaşayan her hemşehrimiz bizim başımızın tacıdır. Dört gün boyunca Keçiören’e renk katacak bu güzel etkinlikte emeği geçen tüm federasyon başkanlarımıza ve yöneticilerimize teşekkür ediyorum." Övgü dolu sözlerle teşekkür etti 23. Dönem Ardahan Milletvekili Saffet Kaya, Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’a övgü dolu sözlerle teşekkür ederek, "Keçiören’in medarı iftiharı Sayın Başkanımızı yürekten tebrik ediyorum. Halkla iç içe, gönlü vatan sevgisiyle dolu bir yöneticimiz var. Bu tür organizasyonlar, kardeşliğin ve dayanışmanın en güzel örneğidir. Kars’ımız, Çankırı’mız, Ardahan’ımız; 81 ilimiz bir bütündür. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti, yaşasın kardeşliğimiz." dedi. "Serhat demek; dayanışma, paylaşma ve üretmek demektir" CHP Keçiören İlçe Başkanı Görkem Cevahir Yıldırım ise yaptığı konuşmada Serhat illerinin kültürel zenginliğine dikkat çekerek, "Serhat demek; dayanışma, paylaşma ve üretmek demektir. Bugün burada bir araya gelmemizin en değerli tarafı soframızı ve gönlümüzü birbirimize açmamızdır. Bu organizasyon sadece bir yemek yarışması değil, toplumsal birlikteliğimizi güçlendiren bir adımdır. Başta Belediye Başkanımız Dr. Mesut Özarslan olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. "Doğduğumuz yerlere bağlıyız" Çankırı Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Adem Can da konuşmasında birlik vurgusu yaparak, "Biz doğduğumuz yerlere bağlı, yaşadığımız şehre hizmet etmeye gönül vermiş insanlarız. Belediye Başkanımızın desteğiyle Keçiören’imizi ve Ankara’mızı daha yaşanabilir hale getirmek için çalışıyoruz. Bu tür etkinlikler insanların kaynaşmasına vesile oluyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." diye konuştu. "Geleneklerimizi yaşatma fırsatı buluyoruz" Kars Ardahan Iğdır Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Dr. Erdoğan Yıldırım, organizasyonun birliğe ve dayanışmaya katkı sunduğunu belirterek, "Doğduğu yeri unutmayan, bulunduğu şehirde de kültürünü yaşatan Belediye Başkanımız Dr. Mesut Özarslan’a teşekkür ediyorum. Bu etkinliklerle kültürlerimizi, geleneklerimizi yaşatma fırsatı buluyoruz. Katılan tüm hemşehrilerimizin emeklerine sağlık. Bu yarışma sadece lezzet değil, birliktelik yarışmasıdır" dedi. "Kültürlerimizi ayrım yapmadan tanıtan Başkanımıza şükranlarımı sunuyorum" Kars Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Nuri Deniz, Keçiören’de gerçekleştirilen yarışmanın kendileri için çok anlamlı olduğunu dile getirerek şunları söyledi: "Keçiören Belediye Başkanımız Sayın Dr. Mesut Özarslan’a, Serhat illerimizin yöresel lezzetlerini Ankara’da, Keçiören’de bizlerle buluşturduğu için teşekkür ediyorum. Kars’ımızı, Ardahan’ımızı ve yöre kültürlerimizi ayrım yapmadan tanıtan Başkanımıza ve ekibine şükranlarımı sunuyorum." Açılışa özel konser Açılış programında Türk Halk Müziği Sanatçıları Erdal Beyazgül, Ersin Perçin, Ezgi Saykan, Soner Ergül ve Barış Çetin’in yanı sıra Aşıklar Beyzade Aslan, Kamber Nar, Mecnun Sayılır, Behram Aktemur, Zafer Karabay sahne aldı. Lezzet yarışmasının ilk gününde vatandaşlar müzikle ve eğlenceyle dolu bir gün geçirdi. Yarışma, noter huzurunda ve jüri değerlendirmesi ile yapılıyor Fatih Stadı’na kurulan çadırlarda gerçekleşen heyecan dolu yarışma, şartnamede yer alan kuralların, puanlama sisteminin ve ödüllerin duyurulmasının ardından jüri üyelerinin tanıtılmasıyla başladı. Yarışmada, Türkiye Aşçılar Federasyonu tarafından görevlendirilen alanında uzman jüri üyeleri noter huzurunda değerlendirmelerini yapıyor. Her çadırda yarışmacılar için gerekli malzemeler hazır olarak bulunuyor, verilen sürenin sonunda hazırlanan yemekler görevlilerce jüriye sunuluyor. Böylece yarışmacı ile jüri karşı karşıya gelmeden adaletli bir şekilde puanlama yapılıyor. 562 yarışmacı mücadele ediyor Yarışmada, yöresel lezzet ustaları üç farklı kategoride hünerlerini sergiliyor. Kete kategorisinde 327, hıngel kategorisinde 183 ve kavut kategorisinde 52 yarışmacı olmak üzere toplam 562 yarışmacı en lezzetli yemeği yapmak için kıyasıya mücadele ediyor. Büyük ödüle uzanmak isteyen yarışmacıların performanslarını vatandaşlar da büyük bir ilgiyle takip ediyor. Ödüller sponsorlarca karşılanıyor Finalde yarışmacılara takdim edilecek para ödülleri ise Serhat İlleri Federasyonu, bölgede faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ve iş insanları sponsorluğunda karşılanacak. Her bir kategoride dereceye girecek olan 10 yarışmacı çeşitli miktarda para ödülünü almaya hak kazanacak. Kete kategorisinde birinciye 500 bin TL, ikinciye 250 bin TL, üçüncüye 125 bin TL ödül verilecek. Hıngel kategorisinde birinci 300 bin TL, ikinci 150 bin TL, üçüncü 75 bin TL ödülün sahibi olacak. Kavut kategorisinde ise birinciye 100 bin TL, ikinciye 50 bin TL, üçüncüye 25 bin TL ödül takdim edilecek. Yarışmada ödüller düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak.
04 Kasım 2025 Salı - 10:30
Dualarla korunan bir emanet: Osmanlı tarağı dikkat çekiyor
Munzur Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlyas Kayaokay, bir müzayededen son Osmanlı dönemine ait kemikten yapılmış ve üzerinde koruyucu dua yer alan tılsımlı bir tarak satın aldı. El yazmalarıyla tanınan Kayaokay, bu nadide eserin dönemin inanç dünyasına ve sanat anlayışına ışık tuttuğunu belirtti.
04 Kasım 2025 Salı - 10:27
İki teker üzerinde yolculuk yapan motosiklet tutkunları, kentin farklı noktalarını tanıtıyor
Yozgat’ta motosiklet tutkunları, her hafta bir araya gelerek hem şehir içi hem de şehir dışı geziler düzenliyor. Yozgat’ta farklı yaş gruplarından oluşan motosiklet sevdalıları, her hafta düzenli olarak toplu sürüş etkinlikleri gerçekleştiriyor. Kentin tarihi ve turistik yerlerini gezen ekip üyeleri, hem motosiklet kültürünü yaygınlaştırmayı hem de dostluk ve kardeşlik bağlarını güçlendirmeyi hedefliyor. Kentin tanıtımına da katkı sunmak isteyen ekip üyeleri, Saraykent ilçesi Millet Bahçesi’nde toplandı. İlçede tur atan motosiklet tutkunları, ilçe sakinlerinin takdirini topladı. Motosiklet tutkusunu ailesinden aldığını belirten Esra Alan, "Küçüklükten beri kullanıyorum ama son dört yıldır aktif olarak kullanıyorum. Her hafta bir etkinliğimiz var, toplu sürüşlerimiz var. Haftalık düzenli olarak toplantılarımızı gerçekleştiriyoruz. Şehirlerarası sürüşler yapıyoruz hep birlikte. Yozgat’ta özellikle Sorgun’da kadın motorcuları halkımız pek benimsemiyordu işini açıkçası. Bunu kırdığımı düşünüyorum. Ben aktif olarak kullanmaya başladıktan sonra birçok genç kızımızın daha sonrasında motorlarla sürüşe çıktığını gördüm. Bunun için de çok mutluyum. Yollarını ve önlerini açmışız" dedi. Motosikletin doğru kullanıldığında güvenli bir araç olduğunu belirten Mehmet Kültüroğlu ise, "Motosikleti güvenli sürmemiz lazım. Normal şartlarda motosikletin herhangi bir zararı yok. Motosikletin üzerine biniciler tehlikeli. Motosikleti güvenli şekilde sürüp ekipmanlara dikkat ederek kullanır trafikte saygılı olursak kaza da olmaz ve keyifli sürüşler, uzun yıllar birlikte sürme fırsatımız olur. Bizim işaretimiz sevgi, saygı, sadakat" diye konuştu. Her hafta farklı bir rota çizen motosiklet tutkunları, kentin doğal ve tarihi güzelliklerini de ön plana çıkarmak istiyor.
04 Kasım 2025 Salı - 09:19
Kemaliye’de Eğin kültürü sahneye taşındı
Kemaliye’de "Kemaliye Günleri" etkinlikleri kapsamında, öğrenciler Eğin kültürünü yansıtan manili tiyatro ve müzik gösterisiyle izleyicilerden beğeni topladı. "Okullarda Kemaliye Kültürünün Yaşatılması" projesi çerçevesinde, Hacı Ali Akın Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından ilçede ilk kez Eğin kültürünü konu alan manili tiyatro gösterisi sahnelendi. Öğretmen ve öğrencilerin ortak çalışmasıyla hazırlanan gösteride, Eğin yöresine özgü gelenekler, kültürel değerler ve mizah anlayışı başarıyla yansıtıldı. Etkinlik, vatandaşlar tarafından büyük ilgiyle izlendi ve beğeni kazandı. Kemaliye Kaymakamlığı himayelerinde, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde yürütülen proje kapsamında gerçekleştirilen bu tür etkinliklerle, ilçenin köklü kültürel mirasının genç nesillere aktarılması ve kültürel sürekliliğin sağlanması hedefleniyor.
04 Kasım 2025 Salı - 09:14
Eğin Halk Oyunları, gençlerle yeniden hayat buluyor
Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde başlatılan "Okullarda Kemaliye Kültürü Yaşatılması" projesi kapsamında öğrenciler, Eğin yöresine özgü halk oyunları ve folklor öğelerini öğreniyor. Kemaliye Kaymakamlığı himayelerinde, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde yürütülen "Okullarda Kemaliye Kültürü Yaşatılması" projesiyle, Eğin kültürünün önemli bir unsuru olan halk oyunları Hacı Ali Akın Anadolu Lisesi’nde yeniden hayat buluyor. Proje kapsamında öğrencilere, ilçenin köklü tarihinden beslenen Eğin yöresi halk oyunları, geleneksel müzikleri, giyim-kuşam özellikleri ve kültürel değerleri öğretiliyor. Bu çalışmalar, öğrencilerin yerel kimlik bilincini güçlendirirken Kemaliye’nin zengin kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılmasına da katkı sağlıyor. Kültürel sürekliliğin sağlanması ve gençlerin kendi değerlerine sahip çıkan bireyler olarak yetişmesi hedeflenen projede, öğrenciler ilk gösterilerini Cumhuriyetin 102. yılı kutlamalarında sergiledi. Eğin Halk Oyunları ekibi, 14 Şubat 2025 tarihinde Erzincan’da gerçekleştirilecek olan "Halk Oyunları Yarışması"nda ilçeyi temsil edecek.
04 Kasım 2025 Salı - 09:13
Satala Antik Kenti’nde 150 yıl sonra ikinci büst bulundu
GÜMÜŞHANE (İHA) – Gümüşhane’nin Kelkit ilçesindeki Satala Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında, Mısır Tanrıçası İsis’e ait olduğu belirlenen büst ortaya çıkarıldı. İsis büstü 1872’de British Museum’a kaçırılan Afrodit büstünün ardından Satala’da gün yüzüne çıkarılan ilk yasal büst olma özelliğini taşıyor. İlçeye bağlı Sadak Köyü sınırlarında yer alan ve Anadolu’da kazı çalışması yapılabilen tek leyjon kenti olan Satala Antik Kentinde kazı çalışmaları devam ediyor. Hem kastrum hem de nekropol alanında çalışmalarını sürdüren kazı ekibi bu yıl mezarlık alanında bilimsel açıdan büyük önem taşıyan bir buluntuya ulaştı. Yaklaşık 20 santimetre boyundaki İsis büstü, bir lejyon mezarlığında açığa çıkarıldı. İsis büstünün restorasyonun tamamlanmasının ardından Gümüşhane Müzesi’nde sergileneceği öğrenildi. Normalde Yunan-Roma tanrılarına tapındıkları bilinen lejyon askerlerinin doğulu bir tanrıçaya tapınmalarına dair somut kanıtlardan birisi olması nedeniyle buluntu, arkeoloji dünyasında da ses getirdi. Satala Antik Kenti, 1872’de kaçak kazılarla çıkarılıp İngiltere’ye götürülen Afrodit büstüyle tanınıyordu. 2025 yılında ortaya çıkarılan İsis büstü ise 150 yıl sonra Satala’da yasal yollarla bulunan ilk büst oldu. Kazı başkanı Karadeniz Teknik Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur bu buluntunun hem lejyonerlerin inanç sisteminin çeşitliliğini göstermesi hem de Satala kazılarının gelecek yıllarda yeni keşiflere kapı aralayacağını göstermesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. "Bu keşif uluslararası arkeoloji çevrelerinde ses getirdi" Bölgeden çıkarılan İsis büstünün hem bilimsel hem de kamuoyu tarafından oldukça dikkat çekici olduğunu belirten kazı başkanı Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur, "Satala Antik Kenti’nde 2025 yılında hem kastrum alanında hem de nekropol alanında kazı çalışmaları yürütülüyor. Bu yılki nekropol, yani mezarlık alanındaki kazı çalışmalarında ekibi sürpriz bir buluntu karşıladı. Hem bilimsel hem de kamuoyu açısından oldukça dikkat çekici olan bu buluntu, Mısır Tanrıçası İsis’e ait bir büst oldu. Mısır panteonunun ana tanrıçalarından biri olan İsis’in büstü, bir lejyon mezarlığında açığa çıkarıldı. Normal şartlarda lejyon askerlerinin Yunan-Roma tanrılarına tapındıkları biliniyor ancak doğulu bir tanrıya tapınmaları Satala’da ilk kez gözlemlendi. Bu durum, Roma İmparatorluğu’nun genişleme döneminde lejyon askerlerinin artık sadece Romalı kökenlilerden değil, farklı bölgelerden paralı askerlerden de oluşmasıyla ilişkilendiriliyor. Kazı ekibi, 2025 yılı Ağustos ayında buluntuyu ortaya çıkardığında ilk olarak hangi tanrıya ait olabileceğini araştırdı. Bölgede Mitra tapınımına dair objeler bulunduğu için ilk olarak Mitra ihtimali üzerinde duruldu. Ancak ikonografik incelemeler sonucunda eserin Mısır tanrıçası İsis’e ait olduğu belirlendi. Bu keşif, yalnızca yerel düzeyde değil, uluslararası arkeoloji çevrelerinde de ses getirdi" dedi. "150 yıl sonra yasal kazıyla çıkarılan ilk büst" Mısır Tanrıçası İsis’in büstünün 150 yıl aradan sonra bölgede yasal kazıyla çıkarılan ilk büst olma özelliği taşıdığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur, "Antik kaynaklarda lejyonerlerin doğulu tanrılara da tapındıklarına dair bilgiler bulunmakla birlikte, Satala’da bunun elle tutulur ilk kanıtı elde edilmiş oldu. İsis büstü, bu yönüyle bilimsel açıdan büyük önem taşıyor. Ayrıca tarihî olarak da ayrı bir anlam barındırıyor zira Satala, 1870’li yıllarda kaçak kazılarla çıkarılan ve bugün British Museum’da sergilenen Afrodit büstüyle tanınıyor. Bu yeni buluntu, 1872’den sonra yasal yollarla gün yüzüne çıkarılan ilk büst olma özelliğini taşıyor. Yüzyıllar sonra yeniden yasal kazılarla bir büstün bulunması, Satala’nın önemini bir kez daha ortaya koydu. Artık Satala’dan çıkan eserler Gümüşhane Kent Müzesi’nde sergileniyor. Restorasyon süreci devam eden İsis büstü de tamamlandığında aynı müzede sergilenmeye hazır hale gelecek. Ayrıca kazı ekibi, bu buluntuya ilişkin bilimsel yayın hazırlıklarıyla eseri dünya çapında duyurmayı hedefliyor" diye konuştu. "İsis büstü Satala’nın binlerce yıllık tarihine ışık tutuyor" Restorasyon çalışmalarının sürdüğünü de ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Çakmur, "Yaklaşık 20 santimetre yüksekliğinde olan büst, kaidesiyle birlikte çiçek kaliksinden yukarıya doğru yükselen bir forma sahip. İsis’in simgesi olan taht biçimli tacın bir kısmı kayıp olsa da restorasyon sürecinde tamamlanacak. Ayrıca İsis’in simgesi sayılan ‘İsis düğümü’ detayı da büst üzerinde açıkça görülebiliyor. Restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından tüm ayrıntılar bilimsel olarak değerlendirilecek. İsis büstü, Satala’nın binlerce yıllık tarihine ışık tutarken, lejyonerlerin inanç sistemlerindeki çeşitliliği ve doğulu tanrılara olan ilgilerini göstermesi açısından da son derece önemli bir buluntu olarak değerlendiriliyor. 1872’deki Afrodit büstünden yaklaşık 150 yıl sonra Satala’da yasal yollarla çıkarılan ikinci büst olması, kazıların gelecekte de yeni keşiflere kapı aralayacağının bir göstergesi olarak görülüyor" ifadelerini kullandı.
04 Kasım 2025 Salı - 08:23
Sinop’ta fethin 811. yılı coşkuyla kutlandı
Sinop’un fethinin 811. yıl dönümü, düzenlenen etkinliklerle büyük bir coşkuyla kutlandı. Sinop’un 3 Kasım 1214 tarihinde Selçuklu Sultanı I. İzzeddin Keykavus tarafından fethedilişinin 811. yıl dönümü, Sinop Valiliği himayesinde düzenlenen coşkulu bir programla kutlandı. Sinop halkı, törenlere yoğun ilgi gösterdi. Kutlama programı, tarihi Lonca Kapısı önünde okunan Fetih Salası ile başladı. Programın önemli anlarından biri olan Fetih Yürüyüşü, Jandarma Mehteran Birliği eşliğinde Sakarya Caddesi’nden başladı. Sinop halkının ellerinde bayraklarla katıldığı coşkulu yürüyüş, Uğur Mumcu Meydanı’nda sona erdi. Mehter marşları eşliğinde yürüyen vatandaşlar, 811 yıl önceki fetih heyecanını yeniden yaşama fırsatı buldu. Yürüyüşün ardından Uğur Mumcu Meydanı’nda düzenlenen kutlama programında, Jandarma Mehteran Birliği unutulmaz bir gösteri sundu. Mehteran Birliği’nin performansı, alanda bulunanlar tarafından ayakta alkışlandı. Kutlama programında ayrıca, fethin yıl dönümü dolayısıyla Sinop’ta düzenlenen spor müsabakalarında dereceye giren başarılı sporculara protokol üyeleri tarafından ödülleri takdim edildi. Programda konuşan Vali Mustafa Özarslan, "Karadeniz’in bağrında inci gibi duran Sinop 811. yıl önce Kızılelma idealiyle Sultan I. İzzeddin Keykavus’un rüyasını süsledi. Üstün askeri dehası ve kahraman ordusuyla birlikte Sinop’un fethini gerçekleştirdi. İşte Sinop’un fethi, biz Türklerin Karadeniz’e açılan kapısını aralayan tarihi bir dönüm noktasıdır. Bu Fetih, Anadolu’nun kuzeyinde Türk hâkimiyetinin pekişmesi açısından büyük bir başarıdır. Sinop fatihi İzzettin Keykavus Türkiye Selçuklu devletimizi bir kara devleti olmaktan kurtarmış kuzeyimizdeki mavi vatanımızın sınırlarına kavuşturmuştur. O günden bu güne Sinop Türk yurdudur. Allah’ın izniyle ilelebet Türk yurdu kalacaktır. Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Sinop Kalesi’nin burçlarında dalgalanan bayrak, 811 yıldır bu topraklarda ezanın, imanın, özgürlüğün sembolüdür! Sinop’un fethini gerçekleştiren Sultan I. İzzeddin Keykâvus’u ve bu uğurda mücadele eden tüm kahramanlarımızı, bu toprakları vatan yapan tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle yâd ediyorum. Ruhları şad, makamları âli olsun. Sinop’un Fethi’nin 811. yılı kutlu olsun" dedi. Günün finalinde ise sahneye Jandarma Bando Komutanlığı çıktı. Komutanlık tarafından verilen konser, Uğur Mumcu Meydanı’nı hıncahınç dolduran Sinoplular ve protokol üyelerinden tam not aldı. Bandonun sahne performansı da tıpkı Mehteran Birliği gibi ayakta alkışlarla karşılandı.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 23:18
5. Tomris Uyar Öykü Günleri edebiyatseverlerle buluştu
Türk edebiyatının usta kalemlerinden Tomris Uyar’ın anısına bu yıl 5’incisi düzenlenen "Tomris Uyar Öykü Günleri", Beyoğlu Belediyesi ev sahipliğinde edebiyatseverlerle buluştu. Türk edebiyatının usta kalemlerinden öykü yazarı Tomris Uyar’ın anısına düzenlenen "Tomris Uyar Öykü Günleri"nin beşincisi Bilim Beyoğlu’nda düzenlendi. Beyoğlu Belediyesi’nin destekleriyle 1-3 Kasım tarihleri arasında düzenlenen öykü günleri, söyleşiler, yazar-okur buluşmaları, atölyeler ve müzik dinletilerine ev sahipliği yaptı. Tomris Uyar Öykü Günleri’nin ilk gününde düzenlenen ilk panelin ardından Müge İplikçi "Edebiyatta Kadın" söyleşisinde okurla buluştu. Uğraş Abanoz, Öniz Ercan, Gözen Esmer, Murat Özsan ve Aslıhan Duman ise "Öykücüler Tartışıyor" paneline konuk oldu. Etkinlikte konuşan Beyoğlu Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Yasir Ahıskalı, "Edebiyatımızın en kıymetli isimlerinden biri için sizlerle bir aradayız. Öykücülüğümüzün en güçlü kalemlerinden biri olan, en özel seslerinden biri olan Tomris Uyar’ı anıyoruz. Kalemine dökülenler, yalınlığın, samimiyetin ve içtenliğin en güzel örneklerinden biri olan Tomris Uyar, onu her okuyanın kalbine kendi hikayesini hatırlatıyor. Yalınlık, samimiyet, içtenlik. Biz Beyoğlu Belediyesi olarak sanatı halkın gündelik hayatına dahil eden genç sanatçılara, kadın sanatçılarımıza alan açan Beyoğlu’nun her sokağında sanatın izini silmeye değil, onu yaşatmaya ve büyütmeye çalışan bir anlayışla çalışıyoruz. Bugün edebiyatımız için böylesine kıymetli bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor olmak bu çabamızın kıymetini bir kez daha bize hatırlatıyor. Tomris Uyar Öykü Günleri’ni kelimeler aracılığıyla insan olmanın, birbirimizi anlamanın bir yolu olarak görüyoruz. İçinde cevherler barındıran, yalnızca biraz cesarete ihtiyacı olan gencecik sanatçılarımıza ilham olmanın bir yolu olarak görüyoruz. Bu nedenle burada olduğunuz için emeğiniz, üretiminiz için her birinize içtenlikle teşekkür ediyoruz" dedi. Tomris Uyar’ın oğlu Hayri Turgut Uyar ise, "Bu öykü günleri çok güzel. Bu tip etkinlikler çok hoşuma gidiyor. Çok mutlu oluyorum. Öykü günleri özellikle annemin çok önem verdiği bir şey olduğu, öykü tüm hayatı olduğu için bu odaklı bir etkinlik olması çok hoşuma gidiyor. Tomris Uyar’ın öyküyü ne kadar ciddiye aldığını, nasıl profesyonel yaklaştığını söylemek gerekiyor. Sadece öykü yazmış değil. Öykü üzerine düşünmüş, denemeler yazmış, Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrencilere dersler vermiş. Bu konunun teorisi üzerine düşünmüş, kafa yormuş, yazmış ve aktarmak için çalışmış. Hayatında çok önemli bir yer kapladığı belli. Bu ödül törenini düzenleyenlerin, katılanların günü. Herkese çok teşekkür etmek istiyorum. Seçici kurula teşekkür ediyorum. Beyoğlu Belediyesi’ne de ev sahipliği yaptığı için teşekkür ediyorum" diye konuştu. Zeynep Eşin’in yürütücülüğünde "Öykü Atölyesi" düzenlenirken, Ömer Göyce müzik dinletisi gerçekleştirdi. Tomris Uyar Öykü Günleri’nda yazar İnci Aral’a Onur Ödülü verildi. "Tomris Uyar Öykü Armağanı Ödülü" için de bu yıl 400 kişi arasından 10 finalist belirlendi. Bu finalistler Erdem Tezbaşaran, Ergün Doğan, Duygu Aydoğdu, Necati Albayrak, Pelin Ergül, Esra Yüksel, Alihan Demir, Murat Sipahioğlu, Duygu Özsüphandağ ve Yasman Sevda Eren oldu. Finalistlerden Necati Albayrak, ödülün bu yılki sahibi oldu. Necati Albayrak’ın konuşması sonrası program sona erdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder