KÜLTÜR SANAT
Başkan Çerçioğlu’ndan çocuklara 23 Nisan hediyesi 23 Nisan 2026 Perşembe - 20:28:58 Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından Tekstil Park Fuar Aydın’da düzenlenen 23 Nisan etkinliklerinde çocuklar, eğitici ve eğlenceli aktivitelerle bayram sevincini doyasıya yaşadı. Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından Aydın Tekstil Park Fuar Aydın’da gerçekleştirilen etkinliklerde çocuklar, hem öğrenmelerine katkı sağlayan hem de sosyal becerilerini geliştiren aktivitelerle buluşuyor. 23 Nisan’da da çocukları unutmayana Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, miniklere bayram hediyesi verdi. Aileleriyle birlikte etkinlik alanına gelen çocuklar, gün boyunca eğitici ve geliştirici etkinlikler ile bayram sevincini yaşadı. Fuar Aydın alanında kurulan etkinlik alanlarında çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimine katkı sunan oyunlar ve atölyeler yer alırken, şenlik kapsamında çocuklar, interaktif spor etkinlikleri, beceri geliştiren oyun alanları, atölye çalışmaları ve sahne performansları ile buluştu. Etkinliklerde yer alan gösteriler ve aktiviteler, çocukların eğlenirken öğrenmelerine katkı sağlarken, etkinlik alanında çocuklara pamuk şeker ve patlamış mısır ikramları yapıldı. Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri, 24 ve 25 Nisan tarihlerinde de 12.00 ile 20.00 saatleri arasında çocuklarla buluşacak. Etkinliklerden memnuniyet duyduklarını ifade eden aileler ve çocuklar, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti.
23 Nisan 2026 Perşembe - 20:16 Kars’ta 73 yaşındaki usta, kaybolan "tar" geleneği için çırak arıyor Kars’ta köklü bir geçmişe sahip "tar" enstrümanı, son ustalarının omuzlarında ayakta kalmaya çalışıyor. 73 yaşındaki usta sanatçı Salih Şahin, babası Şahin Kara Şahin’den öğrendiği tar ve aşık sazı yapımını yıllardır sürdürmesine rağmen, bu sanatı gelecek nesillere aktaracak çırak bulamıyor. Küçük yaşlardan itibaren babasının yanında yetişerek zanaatı öğrenen Salih Şahin, yaklaşık yarım asrı aşkın süredir enstrüman yapımı ve icrasıyla ilgileniyor. Kendi atölyesinde tar başta olmak üzere saz ve farklı telli çalgıların üretim ve onarımını yapan Şahin, bölgedeki sayılı ustalardan biri olarak biliniyor. Azerbaycan başta olmak üzere Kafkasya ve Orta Doğu kültürlerine ait, uzun saplı ve telli bir müzik aleti olan Tarın Kars’ta önemli bir yere sahip olduğunu belirten Şahin, bu enstrümanın sadece bir müzik aleti olmadığını, aynı zamanda kültürel bir miras olduğunu ifade etti. Şahin, "Baba mesleği olarak müzik aletleri yapımı ve icarasıyla uğraşıyorum. Tar’ı Türkiye’de yapan, çalan söyleyen ender kişi olduğum söyleniyor. Tar’ı kendi atölyemde yapıyorum. Tar’ın yanı sıra Sazuta diye tar ile sazın arası bir enstrüman, oda sadece bana ait buda tar sesine benzer, saz sesine bezer bir enstrümandır. Bunları yaparken, bir taraftan derleme ve beste çalışmalarım var. 141 eserim kayıtlı, ilk kez bu yörede Kars, Ardahan ve Iğdır türkülerini albüm haline getirine tek kişiyim" dedi. Ayrıca yılların birikimiyle sadece geleneksel enstrümanları yapmakla kalmayan Şahin, aynı zamanda yenilikçi bir çalışmaya da imza attı. Saz ile tar arasında bir ses karakterine sahip yeni bir müzik aleti geliştiren usta, bu enstrümana "Sazuta" adını verdi. "Kendi bestelerini seslendiriyor" Atölyede çalışmadığı zamanlarda müzikle iç içe yaşamaya devam eden Şahin, tar ve Sazuta çalarak kendi bestelerini seslendiriyor. Hem yapımcı hem icracı hem de söz yazarı olan Şahin’in 141 eseri bulunuyor. Bu yönüyle bölgede nadir bulunan sanatçılar arasında yer alıyor. "Gençlerin meslek öğrenmek gibi bir derdi yok" Gençlerin geleneksel mesleklere ilgi göstermediğini belirten 73 yaşındaki Salih Şahin, "Tar için, Sazuta için yine üretecek, bana gelecek çıraklık edecek, bu işi öğrenecek kişileri de bulamıyorum. Benim isteğim benden sonra da bu işi alsın götürsün yaygınlaştırsın" diye konuştu. "Tar ve Sazuta çaldı, türkü söyledi" Kendisine ait 141 eseri bulunan Salih Şahin, tar ve Sazuta çaldı, kendi bestelerinden mini bir konser verdi. Şahin, kültürel mirasın korunması ve bu tür sanatlara sahip çıkılması gerektiğini sözlerine ekledi.
23 Nisan 2026 Perşembe - 18:57 Ereğli’de 23 Nisan iki ayrı törenle kutlandı Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, düzenlenen iki ayrı programla kutlandı. Kutlamalar, sabah saat 10.30’da Atatürk Anıtı’nda gerçekleştirilen çelenk sunma töreni ile başladı. İlçe Milli Eğitim Müdürü Harun Akgül tarafından anıta çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Tören, yapılan protokol düzeninin ardından sona erdi. Programın ikinci bölümü ise saat 11.00’de Hüseyin Tatoğlu Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. İlkokulu tarafından hazırlanan program, Ereğli İmam Hatip Lisesi öğrencisi Beytullah Özkan’ın Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Ardından saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı okundu. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı yapan İlkokul Müdürü İlker Kıbrıs, 23 Nisan’ın milli iradenin simgesi olduğunu belirterek, "Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun tüm dünyaya ilan edildiği bu anlamlı günün 106’ncı yıl dönümünü kutluyoruz" dedi. Konuşmasında son dönemde yaşanan üzücü olaylara da değinen Kıbrıs, çocukların güvenliğinin her şeyin üzerinde olduğunu vurgulayarak, "Ülkemizin farklı bölgelerinde yaşanan ve hepimizi derinden etkileyen hadiseler, çocuklarımızın huzur ve güvenliğinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz" ifadelerini kullandı. 23 Nisan’ın yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda özgürlük ve milli iradenin simgesi olduğunu ifade eden Kıbrıs, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesinin büyük bir anlam taşıdığını söyledi. Program, öğrenciler tarafından şiirlerin okunması ve çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödüllerin verilmesiyle sona erdi. Törenlere, ilçe protokolü, eğitim camiası, öğrenciler ve veliler katıldı.
23 Nisan 2026 Perşembe - 18:47 SOLOTÜRK Antalya’da nefes kesti: 23 Nisan kutlamalarında gökyüzü bayraklarla buluştu Türk Hava Kuvvetlerinin akrobasi ekibi SOLOTÜRK, Antalya’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında gerçekleştirdiği gösteriyle binlerce kişiye unutulmaz anlar yaşattı. Konyaaltı Sahili ve Olbia Kent Meydanı’ndan izlenen gösteride vatandaşlar, Türk bayrakları ve marşlar eşliğinde gökyüzündeki heyecana ortak oldu. Türk Hava Kuvvetlerinin akrobasi ekibi SOLOTÜRK, Antalya’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında gerçekleştirdiği gösteriyle binlerce vatandaşı bir araya getirdi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106’ncı yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında, Türk Hava Kuvvetleri F-16 Akrobasi Timi SOLOTÜRK Antalya semalarında uçuş gerçekleştirdi. Konyaaltı Sahili ile Olbia Kent Meydanı’ndan izlenen gösteri, alanı dolduran vatandaşlara heyecan dolu anlar yaşattı. Gösteriyi izlemek için saatler öncesinden sahile gelen vatandaşlar, kamp sandalyeleri ve Türk bayraklarıyla yerlerini aldı. Binlerce kişi, SOLOTÜRK’ün gerçekleştirdiği manevraları büyük ilgiyle takip ederken, o anları cep telefonlarıyla kayda aldı. Çocuklardan SOLOTÜRK’e yoğun ilgi Prova uçuşunu izleyen çocuklar, gösterinin kendilerinde büyük heyecan uyandırdığını söyleyerek, şöyle konuştu: "Seneye bir tane daha istiyorum. 23 Nisan bizim için çok değerli bir bayram, arkadaşlarımla SOLOTÜRK’ü izlemeye geldim. İnanılmazdı, üzerimden geçerken titredim. Hayatımda bu kadar iyi bir şey görmedim." "Pilotlarımızdan, yetiştiren anne babasından Allah razı olsun" Gösteri sırasında çalan marşlara ellerindeki Türk bayraklarıyla eşlik eden vatandaşlardan Döne Karatuğ ise yaşadığı heyecanı, "Kulaklarım uğuldadı, pilotlarımızdan, yetiştiren anne babasından Allah razı olsun. Çok heyecanlandım, bayrak salladım. Her sene gelip izleriz" sözleriyle anlattı. Engelli oğluyla birlikte her yıl gösteriyi izlemeye geldiğini belirten Seher Leylek de, "Korkuteli’nden hususi geldik, uçak gösterisini engelli oğlumla her sene izlemeye geliriz. 54 yaşındayım ama bugün çok heyecanlandım, memnun oldum" diye konuştu.
Başkan Kocagöz: "Antalya’nın geçmişine sahip çıkan ve geleceğini düşünen bir vizyonun buluşmasına hep beraber tanıklık ediyoruz"   - IABA 2025, Kepez’de kapılarını açtı
04 Kasım 2025 Salı - 11:52 Başkan Kocagöz: "Antalya’nın geçmişine sahip çıkan ve geleceğini düşünen bir vizyonun buluşmasına hep beraber tanıklık ediyoruz" - IABA 2025, Kepez’de kapılarını açtı Uluslararası Antalya Mimarlık Bienali, mimarlık dünyasını Kepez’de buluşturdu. Açılışta konuşan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, bienalin Antalya’nın dünyaya açılan yüzü olduğunu belirterek, etkinliğin bu yıl, Türkiye’nin endüstriyel kültür miraslarından biri olan eski Pil Fabrikası’nda düzenlenmesinin ayrı bir anlam taşıdığını söyledi. Başkan Kocagöz, "Bugün burada, Antalya’nın geçmişine sahip çıkan ve geleceğini düşünen bir vizyonun buluşmasına hep beraber tanıklık ediyoruz" dedi. Mimarlar Odası Antalya Şubesi tarafından iki yılda bir düzenlenen Uluslararası Antalya Mimarlık Bienali (IABA), sekiz yıl aradan sonra "ARADA/ ın Between" temasıyla mimarlık dünyasını yeniden bir araya getirdi. Kepez Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen IABA 2025-4,5 Uluslararası Mimarlık Bienali, Prof. Dr. C. Abdi Güzer başkanlığında, Prof. Dr. Lale Özgenel ve Hazal Türkyılmaz küratörlüğünde Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı. Mimar Sinan Kongre Merkezi ve Pil Fabrikası Yerleşkesinde eşzamanlı olarak düzenlenen bienalin açılışına katılan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, etkinliğin Antalya’nın geçmişine sahip çıkarken geleceğe uzanan bir vizyon sunduğunu vurguladı. Türkiye’nin ilk ve tek uluslararası Mimarlık Bienali’nin Kepez’de gerçekleştiriliyor olmasının mutluluğunu yaşadıklarını dile getiren Başkan Kocagöz, "Değişen dünyada şehirlerin, toplumların ve yaşam biçimlerinin dönüşümüne yeniden bakmak için bir fırsat bulacağımız ve geçmişle gelecek, yerelle evrensel, doğa ile insan eliyle yapılmış olanlar arasında bir denge kurmak, bir yol bulma şansına sahip olmak bu bienal de mümkün olacağını düşünüyoruz. Çünkü bir kentin gücü, sadece binalarında değil, insanında, kültüründe, üretiminde ve dayanışmasında gizlidir. Biz Kepez Belediyesi olarak, bu gücü koruyan geliştiren ve geleceğe taşıyan bir anlayışla çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz" dedi. "Geçmişine sahip çıkan, geleceğini düşünen vizyon" "Bienal’in en anlamlı yanlarından birinin, ülkemizin endüstriyel kültür miraslarından biri olan pil fabrikasında gerçekleşiyor olmasıdır" diyerek sözlerine devam eden Başkan Kocagöz, "Bugün burada Antalya’nın geçmişine sahip çıkan, geleceğini düşünen bir vizyonun buluşmasına tanıklık ediyoruz. Uluslararası Antalya Mimarlık Bienali, Antalya’nın dünyaya açılan yüzüdür. Bu organizasyon kültür sanat bilim ve kent vizyonun buluştuğu ortak bir platformdur. Kepez Belediyesi olarak, böyle bir organizasyonun paydaşı olmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu süreçte emeği geçen başta Antalya Mimarlar Odası Başkanımız Hasan Çerçiler, Bienal Başkanı Prof. Dr. Celal Abdi Güzer, küratörlerimize katkı sunan tüm kurumlara ve özveriyle çalışan ekip arkadaşlarımıza ve özellikle genç mimarlara teşekkür ediyorum" diye konuştu. Güzer: "Kaybettiğimiz değeri yeniden yaşatıyoruz" Bienal Başkanı Prof. Dr. Celal Abdi Güzer de, "Bu Bienal de heyecanlıyız. Birden fazla nedenle heyecanlıyız. Birincisi; Bir ara vererek kaybettiğimizi düşündüğümüz bir değeri yeniden yaşatıyor olmak ve sürdürülebilir kılmak. 4 tane bienal yaptıktan sonra pandemiyle beraber bir duraksama dönemi olmuştu. O nedenle birazda kinayeli olarak 4,5 adını verdik. Bu bizim aslında beşinci bienalimiz. Çok zengin bir katılım var, ulusal ve uluslararası düzeyde. Bu işlerin her biri bizi çok heyecanlandırıyor. Çok özel bir mekanda yer alıyor olması da bizi heyecanlandıran üçüncü neden… Bu şehir için önemli bir işaret ve kimlik değeri olan Antalya Pil Fabrikası, umarız bienal bu binanın, bu kampüsün çok boyutlu bir kültür merkezine dönüşmesi için itici bir güç oluşturur. Bunu bekliyoruz bu anlamda Antalyalılarında sahip çıkmasını ümit ediyoruz" dedi. Etkinlik, yalnızca mimarların değil; mimarlıkla yakın ilişki içinde bulunan sanatçıların, akademisyenlerin, öğrencilerin ve dolaylı olarak birçok farklı disiplinden kişinin emeğini ve düşüncesini temsil eden bir buluşma alanı olduğunu da sözlerine ekleyerek emeği geçen herkese teşekkür etti. Çerçiler: "Geleceğe atılan imza" Antalya Mimarlar Odası Başkanı Hasan Çerçiler, "Mimarlık bienalinin mimarlık mesleğinin geleceğe atılmış tarihi bir imzasıydı. 5. Mimarlık Bienali hayalimizi Antalya’da biz hedeflerimize dönüştürdük. Bugün burada o hedefin gerçekleştiğini hep beraber görmekteyiz. Bu süreçte bizden desteklerini esirgemeyen Kepez Belediye başkanımıza, genç mimarlarımıza ve emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum. Bu başarı hepimizin. Hayallerimizi hedefe dönüştürdük, hedefimizi de Antalya’nın Mimarlık tarihine kazımaya geldik" diye konuştu. Özkan: "Mimarlık değerleri" Açılış konuşmalarının ardından dünya mimarlık ortamına önemli katkılar sunmuş, Dr. Suha Özkan, "Mimarlık Ödüllerine Bakış"ı anlattı. Özkan, mimarların vicdanlı insanlar olduğunu bu vicdanlılığın arkasında göz ardı edilen bir takım gerçeklere dikkat çekerek, enerji ve kaynak açısından mimarlığın, yapı endüstrisinin ne kadar önemli olduğunu hatırlattı. Mimarlık değerlerini katılım, çoğulculuk, özgürlük, ayrımcı olmamak, eşitlik, barış, paylaşım, ortaklık ve sorumluluk duygusu olarak sıraladı. 21. yüzyılda bu değerlere yeşil ekoloji, koruma, sürdürebilirlik, ortaklık ve dönüşüm kavramlarıyla tasarım değerlerinin eklendiğini bildirdi.
İdil’de iki köy arkeolojik sit alanı ilan edildi
04 Kasım 2025 Salı - 11:44 İdil’de iki köy arkeolojik sit alanı ilan edildi Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Çığır köyü sınırlarında yer alan Gültepe höyüğünü 1’inci derece arkeolojik sit alanı olarak tescil etti. Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Çığır köyü için Mardin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün 30 Haziran 2025 tarihli yazısı ile başlayan süreç kapsamında İller Bankası, Karayolları, DSİ, Şırnak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü, İdil Belediyesi, Tarım ve Orman Müdürlüğü, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü ile Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü gibi çok sayıda kurumun görüşü alındı. Kurul uzmanlarının hazırladığı raporun değerlendirilmesiyle, Gültepe höyüğünün 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı" niteliklerini taşıdığı belirlendi. İdil ilçesine bağlı Çığır köyündeki tapulama harici alanlar ve özel mülkiyete ait 556 parsel ile Özbek köyündeki 61 parsel, 1’inci derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildi. Söz konusu parsellerin tapu kayıtlarına "Bir kısmı I. Derece Arkeolojik Sit Alanıdır" şerhi işlenecek. Kurul tarafından alınan karara göre, Gültepe höyüğünde yapılacak her türlü faaliyet sıkı koruma şartlarına tabi olacak. Bölgede hiçbir yapılaşmaya izin verilmeyecek, yalnızca bilimsel kazılar yapılabilecek. Yeni tarımsal alan açılması yasaklanırken, yalnızca sınırlı mevsimlik faaliyetlere izin verilecek. Toprak, taş veya maden alımı ile ağaçlandırma çalışmaları da kesin olarak yasaklandı. Kurul ayrıca, höyükte daha önce yapılan izinsiz kazılarla ilgili olarak Müze Müdürlüğü tarafından başlatılan yasal soruşturmanın sürdüğünü belirterek, ikinci bir soruşturmaya gerek olmadığına hükmetti. Soruşturma tamamlandıktan sonra, kaçak kazı yapılan alanların ilgili belediye tarafından güvenlik önlemleri alınarak kendi toprağıyla kapatılması kararlaştırıldı. Kararda, alanın kültürel miras niteliğinin korunması amacıyla gezi yolu, bilet gişesi veya bekçi kulübesi gibi düzenlemelerin yalnızca Koruma Kurulu izniyle yapılabileceği ifade edildi. Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, alınan bu kararla Gültepe höyüğünün bölgenin tarihi ve arkeolojik değerlerini koruma altına alıyor.
Niğde’nin doğal lezzeti keçi sütü
04 Kasım 2025 Salı - 11:28 Niğde’nin doğal lezzeti keçi sütü Niğde’nin Ulukışla ilçesine bağlı Horoz köyünde, köy halkı tarafından geleneksel yöntemlerle hazırlanan keçi sütü yoğurdu, sofraların en çok tercih edilen doğal ürünleri arasında yer alıyor. Köyde yaşayan vatandaşlar; özenle besledikleri keçilerden elde ettikleri sütleri peynir, tereyağı ve yoğurt yapımında değerlendiriyor. İnek sütünden yapılan yoğurda göre daha lezzetli, koyun sütünden yapılan yoğurda göre ise hafif olan keçi sütlü yoğurt, aylarca muhafaza edilmesi ile de köy halkı tarafından daha çok tercih ediliyor. Doğal ortamda beslenen keçilerden sağılan süt; odun ateşinde kaynatıldıktan sonra mayalanarak yoğurda dönüştürülüyor. Köy sakinlerinden Rukiye Yavuz; keçi sütünden yapılan yoğurdun, inek sütü yoğurduna göre daha lezzetli, koyun sütü yoğurduna göre ise daha hafif olduğunu söyledi. Yavuz, "Keçi sütü yoğurdu, inek sütü yoğurduna göre daha lezzetli, koyun sütü yoğurduna göre ise daha hafif oluyor. Kış için hazırladığımız yoğurdun üzerine iç yağdan hazırladığımız yağ tabakası ekliyoruz. Böylece yoğurt hem bozulmuyor hem de aylarca dayanıyor" dedi. Yoğurdun hazırlanış sürecini de anlatan Yavuz şunları söyledi; "Önce keçilerimizi sağıyoruz, ardından sütü yaktığımız ateşte karıştırarak kaynatıyoruz. Biraz soğuduktan sonra ise maya ekliyoruz, 3 saat bekliyoruz. Hemen tüketmeyeceksek üzerine yağ ekleyip aylarca bozulmadan muhafaza ediyoruz." Horoz köyünde nesilden nesile aktarılan bu yöntemle üretilen keçi sütü yoğurdu; hem besleyici değeri hem de doğal lezzetiyle yöre halkının sofralarının vazgeçilmez bir parçası olmaya devam ediyor.
Niğde’nin doğal lezzeti keçi sütü
04 Kasım 2025 Salı - 11:26 Niğde’nin doğal lezzeti keçi sütü Niğde’nin Ulukışla ilçesine bağlı Horoz köyünde, köy halkı tarafından geleneksel yöntemlerle hazırlanan keçi sütü yoğurdu, sofraların en çok tercih edilen doğal ürünleri arasında yer alıyor. Köyde yaşayan vatandaşlar; özenle besledikleri keçilerden elde ettikleri sütleri peynir, tereyağı ve yoğurt yapımında değerlendiriyor. İnek sütünden yapılan yoğurda göre daha lezzetli, koyun sütünden yapılan yoğurda göre ise hafif olan keçi sütlü yoğurt, aylarca muhafaza edilmesi ile de köy halkı tarafından daha çok tercih ediliyor. Doğal ortamda beslenen keçilerden sağılan süt; odun ateşinde kaynatıldıktan sonra mayalanarak yoğurda dönüştürülüyor. Köy sakinlerinden Rukiye Yavuz; keçi sütünden yapılan yoğurdun, inek sütü yoğurduna göre daha lezzetli, koyun sütü yoğurduna göre ise daha hafif olduğunu söyledi. Yavuz, "Keçi sütü yoğurdu, inek sütü yoğurduna göre daha lezzetli, koyun sütü yoğurduna göre ise daha hafif oluyor. Kış için hazırladığımız yoğurdun üzerine iç yağdan hazırladığımız yağ tabakası ekliyoruz. Böylece yoğurt hem bozulmuyor hem de aylarca dayanıyor" dedi. Yoğurdun hazırlanış sürecini de anlatan Yavuz şunları söyledi; "Önce keçilerimizi sağıyoruz, ardından sütü yaktığımız ateşte karıştırarak kaynatıyoruz. Biraz soğuduktan sonra ise maya ekliyoruz, 3 saat bekliyoruz. Hemen tüketmeyeceksek üzerine yağ ekleyip aylarca bozulmadan muhafaza ediyoruz." Horoz köyünde nesilden nesile aktarılan bu yöntemle üretilen keçi sütü yoğurdu; hem besleyici değeri hem de doğal lezzetiyle yöre halkının sofralarının vazgeçilmez bir parçası olmaya devam ediyor. (ST-TB-
Dualarla korunan bir emanet: Osmanlı tarağı dikkat çekiyor
04 Kasım 2025 Salı - 10:51 Dualarla korunan bir emanet: Osmanlı tarağı dikkat çekiyor Munzur Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlyas Kayaokay, bir müzayededen son Osmanlı dönemine ait kemikten yapılmış ve üzerinde koruyucu dua yer alan tılsımlı bir tarak satın aldı. El yazmalarıyla tanınan Kayaokay, bu nadide eserin dönemin inanç dünyasına ve sanat anlayışına ışık tuttuğunu belirtti. Munzur Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. İlyas Kayaokay, akademik çalışmalarıyla olduğu kadar kültürel mirasa olan ilgisiyle de tanınıyor. Henüz 31 yaşında doçent unvanı alan Kayaokay, bugüne kadar 15 kitap ve 140’tan fazla akademik makale yayımladı. Aynı zamanda Osmanlı dönemine ait el yazmaları ve tarihi objelerin koleksiyonunu yapan Kayaokay’ın arşivinde, 200 yıllık altın varaklı tezhipli Kur’an nüshası, şair divanları, cönkler, mecmualar ve risaleler gibi yüzlerce nadide eser bulunuyor. Doç. Dr. Kayaokay, topladığı eserleri akademik yayınlarla literatüre kazandırmayı sürdürüyor. Son olarak Osmanlı dönemine ait tılsımlı bir tarak satın alan Kayaokay, bu eserin diğerlerinden farklı bir özelliğe sahip olduğunu belirtti. Doç. Dr. Kayaokay, "Yıllardır müzayedelerden, sahaflardan bazen de köylerden çeşitli eserler toplamaktayım. Bunlar genellikle yazma eserlerden oluşuyor. Ancak bir de ilginç bulduğum Osmanlı dönemine ait eserleri topluyorum, denk gelirsem alıyorum. Geçtiğimiz senelerde böyle ilginç birkaç objeye rastladım. Bunlardan biri kemikten yapılmış bir Osmanlı tarağı. Bunu diğer taraklardan ayıran farklı bir özelliği var. Üzerinde bir hadiste geçen duanın yazılı olduğu koruma amaçlı yapılmış bir Osmanlı tarağı. Üzerinde Buhari’de de geçen Hazret-i İbn Abbâs’tan rivayet edilen sahih bir hadiste, Peygamber Efendimiz’in Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin’e ettiği ‘Allah’ın tam ve eksiksiz, kemale ermiş koruyucu kelimelerine sığınırım. Her şeytandan, zehirli veya zarar verici her hayvandan, her kem göz isabetinden’ duası yer alıyor" dedi.
’Kim Var’ sanat etkinliği Manisalılarla buluştu
04 Kasım 2025 Salı - 10:41 ’Kim Var’ sanat etkinliği Manisalılarla buluştu Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü koordinesinde yürütülen "Kim Var?" sanat etkinliği Manisa’da büyük ilgi gördü. Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü himayesinde ve Manisa Güzel Sanatlar Lisesi ev sahipliğinde düzenlenen "Kim Var?" sanat etkinliği, yediden yetmişe sanatseverleri bir araya getirdi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonu doğrultusunda öğrencilerin sanatsal becerilerini desteklemek, kültürel birikimlerini sahneyle buluşturmak ve estetik duyarlılıklarını güçlendirmek amacıyla Manisa İl Halk Kütüphanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen programa, Manisa Vali Yardımcısı Erhan Günay, Manisa İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli, protokol üyeleri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda sanatsever katıldı. Manisa Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin sahne performanslarının damgasını vurduğu etkinlikte bestekar, şair ve sanatçı Yücel Arzen Hacıoğulları öğrencilerle birlikte sanatseverlere unutulmaz bir müzik ziyafeti sundu. Müzik, tiyatro ve sahne sanatlarının bir arada icra edildiği program, izleyicilerin beğenisini topladı. Etkinlik sonunda İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli, katkılarından dolayı Yücel Arzen Hacıoğulları’na, emeği geçen öğretmen ve öğrencilere teşekkür etti. Birden fazla sanat alanının bir araya geldiği etkinliğin Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin estetik duyarlılık, kültürel birikim ve değer temelli eğitim anlayışını desteklediğini belirten Müdür Uğurelli, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle öğrencilerimizin becerilerini daha kolay keşfedebiliyoruz. Sanatla eğitim harmonisinin en güzel örneklerinden birisine daha bu programla şahit olduk. Bu tür etkinlikler, gençlerimizin çok yönlü gelişimine katkı sağlamakta ve onların üretken, estetik bakış açısına sahip bireyler olarak yetişmelerine öncülük etmektedir. Bu da Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin esas gayelerinden olan aklıselim, kalbiselim ve zevkiselim nesiller yetiştirme gayretimizi destekliyor. Zira bu kavramlarla mücehhez bir neslin madde-mana, akıl-duygu, nefis-vicdan, insan-toplum ve zaman-mekân dengesini gözeteceğine inanıyoruz." ifadelerini kullandı.
Keçiören’de yöresel yemek yarışması heyecanı başladı
04 Kasım 2025 Salı - 10:35 Keçiören’de yöresel yemek yarışması heyecanı başladı Keçiören Belediyesi tarafından Türkiye Aşçılar Federasyonu iş birliğiyle düzenlenen 2. Geleneksel Serhat İlleri Yöresel Yemek Yarışması, Fatih Stadı’nda gerçekleştirilen açılış töreniyle başladı. 562 yarışmacının yer aldığı etkinlikte, kete kategorisinde yarışanlar 500 bin TL, hıngel kategorisinde yarışanlar 300 bin TL ve kavut kategorisinde yarışanlar 100 bin TL’lik büyük ödül için ter döküyor. Noter huzurunda düzenlenen yarışmada kazanılan ödüller Serhat İlleri Federasyonu, bölgede faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ve iş adamları sponsorluğunda karşılanacak. Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan ve eşi Filiz Özarslan’ın ev sahipliğinde düzenlenen yarışmanın açılış programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Etkinliğe; 23. Dönem Ardahan Milletvekili Saffet Kaya, CHP Keçiören İlçe Başkanı Görkem Cevahir Yıldırım, İYİ Parti Keçiören İlçe Başkanı Haluk Baran, Kars Ardahan Iğdır Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Erdoğan Yıldırım, Ankara Ordu Dernekler Federasyonu Başkanı Mehmet Duman, Çankırı Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Adem Can, Kars Dernekler Federasyonu Başkanı Nuri Deniz, Atatürkçü Düşünce Derneği Keçiören Şube Başkanı Halime Şentürk, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, yarışmacıların aileleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Serhat illerinin kültür kodlarıyla yoğrulduk" Törende katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada, Türk kültür kodlarını geleceğe aktarmaya devam edeceklerinin altını çizen Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan şunları söyledi: "Bizler, Serhat illerinin kültür kodlarıyla yoğrulmuş, bu vatanın ve milletin aşığı evlatlarıyız. Ne kadar Sivas’ta doğup büyümüş olsak da gönlümüz Kars’ın, Ardahan’ın, Iğdır’ın insanlarıyla birdir. Köylerimize geldiğinizde bu benzerliği hemen hissedersiniz; çünkü kültürümüz, dilimiz, sofra geleneklerimiz aynıdır. Hıngelinden ketesine, kavutundan haşılına kadar aynı lezzetleri paylaşırız. Bu benzerlik, atalarımızdan gelen o derin özlemin bir yansımasıdır. Biz bugün Ankara’da yaşıyoruz, Ankara’nın ekmeğini yiyoruz ve bu Başkent’e, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sadakatle bağlıyız. Başkentimizde Serhat illerinin, Sivas’ın, Yozgat’ın, Çankırı’nın, Çorum’un yiğit insanlarını görmek mümkündür. Çünkü Keçiören, bu büyük vatan mozaiğinin kalbidir. Biz, Keçiören’i kendi yapısına, dokusuna ve inanç değerlerine uygun şekilde yönetmeye devam edeceğiz. Önemli olan, halkımızın ne düşündüğünü, ne hissettiğini iyi bilmektir. Bu yüzden hiçbir siyasi ayrım gözetmeden, halkçı ve sosyal belediyecilik anlayışıyla çalışıyoruz. Tek hassasiyetimiz; bu vatanın birliğine, şanlı bayrağımıza ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüze zarar gelmemesidir. Burada yaşayan her hemşehrimiz bizim başımızın tacıdır. Dört gün boyunca Keçiören’e renk katacak bu güzel etkinlikte emeği geçen tüm federasyon başkanlarımıza ve yöneticilerimize teşekkür ediyorum." Övgü dolu sözlerle teşekkür etti 23. Dönem Ardahan Milletvekili Saffet Kaya, Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’a övgü dolu sözlerle teşekkür ederek, "Keçiören’in medarı iftiharı Sayın Başkanımızı yürekten tebrik ediyorum. Halkla iç içe, gönlü vatan sevgisiyle dolu bir yöneticimiz var. Bu tür organizasyonlar, kardeşliğin ve dayanışmanın en güzel örneğidir. Kars’ımız, Çankırı’mız, Ardahan’ımız; 81 ilimiz bir bütündür. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti, yaşasın kardeşliğimiz." dedi. "Serhat demek; dayanışma, paylaşma ve üretmek demektir" CHP Keçiören İlçe Başkanı Görkem Cevahir Yıldırım ise yaptığı konuşmada Serhat illerinin kültürel zenginliğine dikkat çekerek, "Serhat demek; dayanışma, paylaşma ve üretmek demektir. Bugün burada bir araya gelmemizin en değerli tarafı soframızı ve gönlümüzü birbirimize açmamızdır. Bu organizasyon sadece bir yemek yarışması değil, toplumsal birlikteliğimizi güçlendiren bir adımdır. Başta Belediye Başkanımız Dr. Mesut Özarslan olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. "Doğduğumuz yerlere bağlıyız" Çankırı Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Adem Can da konuşmasında birlik vurgusu yaparak, "Biz doğduğumuz yerlere bağlı, yaşadığımız şehre hizmet etmeye gönül vermiş insanlarız. Belediye Başkanımızın desteğiyle Keçiören’imizi ve Ankara’mızı daha yaşanabilir hale getirmek için çalışıyoruz. Bu tür etkinlikler insanların kaynaşmasına vesile oluyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." diye konuştu. "Geleneklerimizi yaşatma fırsatı buluyoruz" Kars Ardahan Iğdır Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Dr. Erdoğan Yıldırım, organizasyonun birliğe ve dayanışmaya katkı sunduğunu belirterek, "Doğduğu yeri unutmayan, bulunduğu şehirde de kültürünü yaşatan Belediye Başkanımız Dr. Mesut Özarslan’a teşekkür ediyorum. Bu etkinliklerle kültürlerimizi, geleneklerimizi yaşatma fırsatı buluyoruz. Katılan tüm hemşehrilerimizin emeklerine sağlık. Bu yarışma sadece lezzet değil, birliktelik yarışmasıdır" dedi. "Kültürlerimizi ayrım yapmadan tanıtan Başkanımıza şükranlarımı sunuyorum" Kars Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Nuri Deniz, Keçiören’de gerçekleştirilen yarışmanın kendileri için çok anlamlı olduğunu dile getirerek şunları söyledi: "Keçiören Belediye Başkanımız Sayın Dr. Mesut Özarslan’a, Serhat illerimizin yöresel lezzetlerini Ankara’da, Keçiören’de bizlerle buluşturduğu için teşekkür ediyorum. Kars’ımızı, Ardahan’ımızı ve yöre kültürlerimizi ayrım yapmadan tanıtan Başkanımıza ve ekibine şükranlarımı sunuyorum." Açılışa özel konser Açılış programında Türk Halk Müziği Sanatçıları Erdal Beyazgül, Ersin Perçin, Ezgi Saykan, Soner Ergül ve Barış Çetin’in yanı sıra Aşıklar Beyzade Aslan, Kamber Nar, Mecnun Sayılır, Behram Aktemur, Zafer Karabay sahne aldı. Lezzet yarışmasının ilk gününde vatandaşlar müzikle ve eğlenceyle dolu bir gün geçirdi. Yarışma, noter huzurunda ve jüri değerlendirmesi ile yapılıyor Fatih Stadı’na kurulan çadırlarda gerçekleşen heyecan dolu yarışma, şartnamede yer alan kuralların, puanlama sisteminin ve ödüllerin duyurulmasının ardından jüri üyelerinin tanıtılmasıyla başladı. Yarışmada, Türkiye Aşçılar Federasyonu tarafından görevlendirilen alanında uzman jüri üyeleri noter huzurunda değerlendirmelerini yapıyor. Her çadırda yarışmacılar için gerekli malzemeler hazır olarak bulunuyor, verilen sürenin sonunda hazırlanan yemekler görevlilerce jüriye sunuluyor. Böylece yarışmacı ile jüri karşı karşıya gelmeden adaletli bir şekilde puanlama yapılıyor. 562 yarışmacı mücadele ediyor Yarışmada, yöresel lezzet ustaları üç farklı kategoride hünerlerini sergiliyor. Kete kategorisinde 327, hıngel kategorisinde 183 ve kavut kategorisinde 52 yarışmacı olmak üzere toplam 562 yarışmacı en lezzetli yemeği yapmak için kıyasıya mücadele ediyor. Büyük ödüle uzanmak isteyen yarışmacıların performanslarını vatandaşlar da büyük bir ilgiyle takip ediyor. Ödüller sponsorlarca karşılanıyor Finalde yarışmacılara takdim edilecek para ödülleri ise Serhat İlleri Federasyonu, bölgede faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ve iş insanları sponsorluğunda karşılanacak. Her bir kategoride dereceye girecek olan 10 yarışmacı çeşitli miktarda para ödülünü almaya hak kazanacak. Kete kategorisinde birinciye 500 bin TL, ikinciye 250 bin TL, üçüncüye 125 bin TL ödül verilecek. Hıngel kategorisinde birinci 300 bin TL, ikinci 150 bin TL, üçüncü 75 bin TL ödülün sahibi olacak. Kavut kategorisinde ise birinciye 100 bin TL, ikinciye 50 bin TL, üçüncüye 25 bin TL ödül takdim edilecek. Yarışmada ödüller düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak.
İki teker üzerinde yolculuk yapan motosiklet tutkunları, kentin farklı noktalarını tanıtıyor
04 Kasım 2025 Salı - 10:27 İki teker üzerinde yolculuk yapan motosiklet tutkunları, kentin farklı noktalarını tanıtıyor Yozgat’ta motosiklet tutkunları, her hafta bir araya gelerek hem şehir içi hem de şehir dışı geziler düzenliyor. Yozgat’ta farklı yaş gruplarından oluşan motosiklet sevdalıları, her hafta düzenli olarak toplu sürüş etkinlikleri gerçekleştiriyor. Kentin tarihi ve turistik yerlerini gezen ekip üyeleri, hem motosiklet kültürünü yaygınlaştırmayı hem de dostluk ve kardeşlik bağlarını güçlendirmeyi hedefliyor. Kentin tanıtımına da katkı sunmak isteyen ekip üyeleri, Saraykent ilçesi Millet Bahçesi’nde toplandı. İlçede tur atan motosiklet tutkunları, ilçe sakinlerinin takdirini topladı. Motosiklet tutkusunu ailesinden aldığını belirten Esra Alan, "Küçüklükten beri kullanıyorum ama son dört yıldır aktif olarak kullanıyorum. Her hafta bir etkinliğimiz var, toplu sürüşlerimiz var. Haftalık düzenli olarak toplantılarımızı gerçekleştiriyoruz. Şehirlerarası sürüşler yapıyoruz hep birlikte. Yozgat’ta özellikle Sorgun’da kadın motorcuları halkımız pek benimsemiyordu işini açıkçası. Bunu kırdığımı düşünüyorum. Ben aktif olarak kullanmaya başladıktan sonra birçok genç kızımızın daha sonrasında motorlarla sürüşe çıktığını gördüm. Bunun için de çok mutluyum. Yollarını ve önlerini açmışız" dedi. Motosikletin doğru kullanıldığında güvenli bir araç olduğunu belirten Mehmet Kültüroğlu ise, "Motosikleti güvenli sürmemiz lazım. Normal şartlarda motosikletin herhangi bir zararı yok. Motosikletin üzerine biniciler tehlikeli. Motosikleti güvenli şekilde sürüp ekipmanlara dikkat ederek kullanır trafikte saygılı olursak kaza da olmaz ve keyifli sürüşler, uzun yıllar birlikte sürme fırsatımız olur. Bizim işaretimiz sevgi, saygı, sadakat" diye konuştu. Her hafta farklı bir rota çizen motosiklet tutkunları, kentin doğal ve tarihi güzelliklerini de ön plana çıkarmak istiyor.