KÜLTÜR SANAT
Kemalpaşa’da 3. Boğa Güreşi Festivali heyecanı 24 Nisan 2026 Cuma - 11:18:06 Kemalpaşa Artvinliler Derneği tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Boğa Güreşi Festivali, 3 Mayıs Pazar günü Akalan Arena’da gerçekleştirilecek. Ege Bölgesi’nde ilk kez Artvin usulü farklı kilo kategorilerinde yapılacak olan ve girişlerin ücretsiz olduğu organizasyonda çok sayıda boğa arenaya çıkacak. Geleneksel coşkuyu ve rekabeti bir araya getiren festivalde, birbirinden iddialı boğalar kozlarını paylaşacak. Gücün ve doğallığın buluştuğu etkinlik alanı, gün boyu davul, zurna ve tulum sesleriyle şenlenecek. Güreşlerin yanı sıra yöresel ürünlerin satışı ve lezzetlerin tanıtımı gibi çeşitli etkinliklerin de yer alacağı organizasyon sabah saat 09.00’da başlayacak. Festivalin yapılacağı alanın fiziki şartları ve ulaşım imkanları da katılımcılar için hazır hale getirildi. Seyir zevkinin yüksek olduğu arenada, vatandaşların araç park sorunu yaşamaması için geniş alanlar ayrıldı. Ege Bölgesi’nde ilk defa Artvin usulü güreşlerin yapılacağını belirten Kemalpaşa Artvinliler Derneği Başkanı Ali Özgüç, "Festivalimizde yöresel ürünlerin satışı, yöresel lezzetlerin tanıtımı ve halk oyunu eğlenceleri ile buluşuyoruz. Farklı kilo kategorilerinde gerçekleşecek güreşlerle gün boyu sürecek heyecana herkesi bekliyoruz" dedi. Bölgenin en büyük arenasında gerçekleştirilecek etkinliğe tüm vatandaşları davet eden Akalan Mahallesi Muhtarı Mesut Çaktuğ da "Akalan’a ulaşım çok kolay. Sınırsız otopark imkanı ve boğa güreşi arenasının seyir keyfi oldukça güzel. Tüm halkımız davetlidir" ifadelerini kullandı.
24 Nisan 2026 Cuma - 11:15 Denizli Büyükşehirin uluslararası karikatür heyecanı başladı Denizli Büyükşehir Belediyesi bu yıl altıncısını düzenleyeceği Uluslararası Karikatür Yarışması için başvuruları almaya başladı. Her yıl geniş katılımla gerçekleştirilen yarışmanın 2026 teması "Futbol" olarak belirlendi. Denizli’nin sanat kenti kimliğini güçlendirmek ve uluslararası kültürel etkileşimi artırmak amacıyla düzenlenen yarışmada, katılımcılar eserleriyle hem sporun evrensel dili olan futbolu hem de karikatür sanatının ifade gücünü bir araya getirecek. Farklı ülkelerden sanatçıların buluşmasına imkan sağlayan organizasyonun, kentin kültürel tanıtımına da katkı sunması hedefleniyor. Yarışma takvimi ve ödüller açıklandı Yarışma takvimine göre başvurular 7 Haziran 2026 Pazar günü sona erecek. Eserler, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü toplanacak jüri tarafından değerlendirilecek ve sonuçlar 17 Haziran 2026 Çarşamba günü kamuoyuyla paylaşılacak. Yarışmada dereceye giren katılımcılar için toplamda yüksek tutarlı ödüller belirlenirken, birinciye 100 bin TL, ikinciye 70 bin TL, üçüncüye ise 50 bin TL ödül verilecek. Ayrıca üç mansiyon ödülü kapsamında kişi başı 20 bin TL, 10-18 yaş altı kategorisinde dereceye giren iki katılımcıya kişi başı 10 bin TL ve "Gürbüz Doğan Ekşioğlu Özel Ödülü" kapsamında ise 30 bin TL takdim edilecek. Seçici kurulda önemli isimler yer alıyor Seçici kurulda karikatür ve mizah dünyasının önemli isimleri yer alırken, yarışmanın koordinatörlüğünü Denizli Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanı ve karikatürist Mehmet Selçuk üstleniyor. Kurulda Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Ali Şur, Şevket Yalaz, Altan Özeskici, Savaş Ünlü, Aşkın Ayrancıoğlu ve Abdülkadir Uslu’nun yanı sıra Denizli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Başkurt ile Kültür ve Sanat Şube Müdürü Arif Duru da yer alıyor. Yarışmaya ilişkin detaylı bilgi ve başvuru süreci Denizli Büyükşehir Belediyesinin resmi internet adresi üzerinden erişime açıldı.
Deprem yaralarını oyunla saran çocukların hikayesi Altın Portakal’da
01 Kasım 2025 Cumartesi - 10:49 Deprem yaralarını oyunla saran çocukların hikayesi Altın Portakal’da Altın Portakal Galaları’nda "Gondola" ve Hatay depreminden sonra hayata oyunla tutunan çocukların renklendirdiği "Hayal Gücü Oyun Parkı"nın galası yapıldı. 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde çok özel iki filmin galası yapıldı. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu’nda beyazperdeye yansıyan; kurmaca film "Gondola" ve Hatay depreminden sonra hayata oyunla tutunan çocukların "Hayal Gücü Oyun Parkı" belgeseli seyirciyle buluştu. Filmlerin gösterimleri kadar söyleşileriyle de izleyicinin ilgisini çekti. Almanya- Gürcistan yapımı "Gondola" filminin gösteriminden sonra yönetmen Veit Helmer, seyircilerin sorularını cevapladı. Seyircilerin sorularını yanıtladı Gürcistan dağlarının masalsı atmosferinde iki genç kadının aralarında kurulan bağı, diyalogsuz olarak anlatan filmin yönetmeni Veit Helmer, bu fikri Alfred Hitchcock’tan aldığını söyleyerek "Hitchcock ile ilgili bir kitapta diyalogsuz filmin nasıl yapılacağına dair bir bölüm vardı; oradan etkilendim. Ayrıca sesi ve sesin doğru kullanımını çok seviyorum. Eğer bir filmde diyalog kullanırsanız sesin çok fazla önüne geçiyor. Diyalog olmayınca ses için geniş bir alan kalıyor" dedi. "7 kişi ile filmi çektik" Gürcistan’da ve gondola’da (teleferik) geçen bir film fikrinin, önceki filmde Azerbaycan’da yaşadıkları sorunlar sebebiyle Gürcistan’a geçtiklerinde belirdiğini dile getiren Helmer, "Gürcistan’da filmi tamamladığımızda ekip, ‘lütfen tekrar gelin ve bir daha film çekin’, dedi. Yapımcılardan biri de kendi köyünde çok gondolalar olduğunu söyleyip bunları filmde kullanmamı önerdi. Gondolalar ile çalışmaksa oldukça zor; çünkü sadece bir kabin var. Görüntü yönetmeni ile çekimden önce ‘iki gondolun gidip gelişini nasıl gösterebiliriz, diye düşündük. Ekibin bir kısmı ‘asla başaramazsınız’ bile dedi. Limitli bir bütçemiz olduğu için bir kısmını görsel efekt kullanarak yaptık. Aslına bakarsanız filmin senaristi, yönetmeni, yapımcısı, ses tasarımcısı ve ekip için kamyonu kullanan kişiydim! Toplam 7 kişi ile bu filmi çektik" ifadelerini kullandı. "Hep çocukları duymayı ve anlamayı denedik" 6 Şubat 2023’te yaşanan depremin ardından Nedim Buğral, bir grup gönüllüyle Hatay’ın farklı noktalarında oyun alanları kurdu. "Hayal Gücü Oyun Parkı (HOP)" adı verilen ve II. Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’da geliştirilen "esnek oyun alanı" yaklaşımından ilham alan proje, çocukların, çevrelerinde kolayca bulabilecekleri atık malzemeleri, oyuncaklara dönüştürmeleri fikrine dayanıyor. Depremden yalnızca iki hafta sonra çadır alanlarında başlayan bu kolektif iyileşme süreci, iki yılı aşkın bir süredir, konteyner kentlerde devam ediyor. Oyun aracılığıyla hayata tutunan çocukların dünyasını, dayanışmanın önemini ve hayal kurmanın dönüştürücü etkisini anlatan filmin yönetmeni Jale İncekol ve Nedim Buğral, gösterimden sonra soruları cevapladı. Depremden iki ay sonra Nedim Buğral’ın kurduğu derneğin gönüllüsü olarak Hatay’a gittiğinde şahit oldukları üzerine belgesele karar verdiğini dile getiren İncekol; Hatay’da gördüklerini şöyle anlattı: "O dönemde çadır kentlerde yaşıyordu insanlar. Nedim’in asistanı olarak çalışmaya başladım. Çocukları HOP’a girerken ve HOP’tan çıktıktan sonra gözlemlediğimde çok büyük farklılıklar gördüm. Beş dakika önce kayıplarından bahseden birinin, beş dakika sonra çocuğuna HOP’ta yardım ederken gülümseyebildiğine şahit oldum. Nedim’le bir sene iletişimde kaldık, ben daha sonra film için geri döndüm. Nedim hâlâ Hatay’da, sahada. İnsanlar hâlâ konteyner kentlerde yaşamaya devam ediyor. Filmi 2024’te çekmiştik; çocuklar hâlâ o 21 metrekarenin içinde, o beton zeminde yaşamaya, büyümeye devam ediyor" dedi. Çocuklarla, özellikle de büyük bir felaketin mağduru olmuş çocuklarla, çalışırken izledikleri yolun sorulması üzerine İncekol, "Hep çocukları duymayı ve anlamayı denedik" diyen Nedim Buğral ise sözlerini şöyle sürdürdü: "Filmde kurgu olarak konuştuğumuz her şeyi biz play-workerlarla / (oyun çalışmalarıyla) yaptık. Bir duygu check-list’i yaptık. Çok farklı disiplinlerden sanatçılar, gönüllüler vardı. Akşamları oturup çocukların oyununu anlama meselesi üzerine çalıştık. Bu süreçte hep çocukları duymayı ve anlamayı denedik" şeklinde konuştu.
Deprem yaralarını oyunla saran çocukların hikayesi Altın Portakal’da
01 Kasım 2025 Cumartesi - 10:41 Deprem yaralarını oyunla saran çocukların hikayesi Altın Portakal’da Altın Portakal Galaları’nda "Gondola" ve Hatay depreminden sonra hayata oyunla tutunan çocukların renklendirdiği "Hayal Gücü Oyun Parkı"nın galası yapıldı. 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde çok özel iki filmin galası yapıldı. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu’nda beyazperdeye yansıyan; kurmaca film "Gondola" ve Hatay depreminden sonra hayata oyunla tutunan çocukların "Hayal Gücü Oyun Parkı" belgeseli seyirciyle buluştu. Filmlerin gösterimleri kadar söyleşileriyle de izleyicinin ilgisini çekti. Almanya- Gürcistan yapımı "Gondola" filminin gösteriminden sonra yönetmen Veit Helmer, seyircilerin sorularını cevapladı. Seyircilerin sorularını yanıtladı Gürcistan dağlarının masalsı atmosferinde iki genç kadının aralarında kurulan bağı, diyalogsuz olarak anlatan filmin yönetmeni Veit Helmer, bu fikri Alfred Hitchcock’tan aldığını söyleyerek "Hitchcock ile ilgili bir kitapta diyalogsuz filmin nasıl yapılacağına dair bir bölüm vardı; oradan etkilendim. Ayrıca sesi ve sesin doğru kullanımını çok seviyorum. Eğer bir filmde diyalog kullanırsanız sesin çok fazla önüne geçiyor. Diyalog olmayınca ses için geniş bir alan kalıyor" dedi. "7 kişi ile filmi çektik" Gürcistan’da ve gondola’da (teleferik) geçen bir film fikrinin, önceki filmde Azerbaycan’da yaşadıkları sorunlar sebebiyle Gürcistan’a geçtiklerinde belirdiğini dile getiren Helmer,: "Gürcistan’da filmi tamamladığımızda ekip, ‘lütfen tekrar gelin ve bir daha film çekin’, dedi. Yapımcılardan biri de kendi köyünde çok gondolalar olduğunu söyleyip bunları filmde kullanmamı önerdi. Gondolalar ile çalışmaksa oldukça zor; çünkü sadece bir kabin var. Görüntü yönetmeni ile çekimden önce ‘iki gondolun gidip gelişini nasıl gösterebiliriz, diye düşündük. Ekibin bir kısmı ‘asla başaramazsınız’ bile dedi. Limitli bir bütçemiz olduğu için bir kısmını görsel efekt kullanarak yaptık. Aslına bakarsanız filmin senaristi, yönetmeni, yapımcısı, ses tasarımcısı ve ekip için kamyonu kullanan kişiydim! Toplam 7 kişi ile bu filmi çektik" ifadelerini kullandı. "Hep çocukları duymayı ve anlamayı denedik" 6 Şubat 2023’te yaşanan depremin ardından Nedim Buğral, bir grup gönüllüyle Hatay’ın farklı noktalarında oyun alanları kurdu. "Hayal Gücü Oyun Parkı (HOP)" adı verilen ve II. Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’da geliştirilen "esnek oyun alanı" yaklaşımından ilham alan proje, çocukların, çevrelerinde kolayca bulabilecekleri atık malzemeleri, oyuncaklara dönüştürmeleri fikrine dayanıyor. Depremden yalnızca iki hafta sonra çadır alanlarında başlayan bu kolektif iyileşme süreci, iki yılı aşkın bir süredir, konteyner kentlerde devam ediyor. Oyun aracılığıyla hayata tutunan çocukların dünyasını, dayanışmanın önemini ve hayal kurmanın dönüştürücü etkisini anlatan filmin yönetmeni Jale İncekol ve Nedim Buğral, gösterimden sonra soruları cevapladı. Depremden iki ay sonra Nedim Buğral’ın kurduğu derneğin gönüllüsü olarak Hatay’a gittiğinde şahit oldukları üzerine belgesele karar verdiğini dile getiren İncekol; Hatay’da gördüklerini şöyle anlattı: "O dönemde çadır kentlerde yaşıyordu insanlar. Nedim’in asistanı olarak çalışmaya başladım. Çocukları HOP’a girerken ve HOP’tan çıktıktan sonra gözlemlediğimde çok büyük farklılıklar gördüm. Beş dakika önce kayıplarından bahseden birinin, beş dakika sonra çocuğuna HOP’ta yardım ederken gülümseyebildiğine şahit oldum. Nedim’le bir sene iletişimde kaldık, ben daha sonra film için geri döndüm. Nedim hâlâ Hatay’da, sahada. İnsanlar hâlâ konteyner kentlerde yaşamaya devam ediyor. Filmi 2024’te çekmiştik; çocuklar hâlâ o 21 metrekarenin içinde, o beton zeminde yaşamaya, büyümeye devam ediyor" dedi. Çocuklarla, özellikle de büyük bir felaketin mağduru olmuş çocuklarla, çalışırken izledikleri yolun sorulması üzerine İncekol, "Hep çocukları duymayı ve anlamayı denedik" diyen Nedim Buğral ise sözlerini şöyle sürdürdü: "Filmde kurgu olarak konuştuğumuz her şeyi biz play-workerlarla / (oyun çalışmalarıyla) yaptık. Bir duygu check-list’i yaptık. Çok farklı disiplinlerden sanatçılar, gönüllüler vardı. Akşamları oturup çocukların oyununu anlama meselesi üzerine çalıştık. Bu süreçte hep çocukları duymayı ve anlamayı denedik" şeklinde konuştu.
İş Sanat’ın 26’ncı sezonunun Parlayan Yıldızları belirlendi
01 Kasım 2025 Cumartesi - 10:34 İş Sanat’ın 26’ncı sezonunun Parlayan Yıldızları belirlendi İş Sanat’ın 2002 yılından beri düzenlediği Parlayan Yıldızlar konserlerinde bu sezon yer alacak isimler belli oldu. İş Sanat’ın kariyerlerinin başındaki müzisyenlere sahne deneyimi sunarak destek olmak amacıyla 2002 yılından beri düzenlediği Parlayan Yıldızlar konserlerinde bu sezon yer alacak isimler belli oldu. Sezonun ilk konseri 24 Kasım’da İş Kuleleri Salonu’nda. Ekim ayında yapılan seçmelerin sonucundaBerat Aktaş (tar), Mustafa Anıl Aşan (piyano), Tolga Bilget (piyano), Ozan Ali Bilgili (klarnet),Bared Çağlıçubukçu (piyano), Derin Zehra Erdem (piyano), Ege Gündüz (trombon), Cahide Gür (fagot), Berin Gökçe İlhan (çello), Doğa Karahan (viyolonsel),Dilara Kaya (piyano), Öykü Kebir(fagot), Mert Köse (fagot), Evrim Aleyna Kuzucuk (keman), Eylül Ravza Madenbaş (kemençe), Defne Mecidiye (klarnet), Batu Özcan (vurmalı çalgılar), Mert Hakan Şeker (piyano), Maya Devrim Tanyılmaz (flüt), Barış Tümkaya (piyano) ve Arya Şirin Utandı (keman), Parlayan Yıldızlar konserlerinde sahneye çıkmaya hak kazandı. Genç müzisyenlerin sezon boyunca vereceği konserler İş Kuleleri Salonu’nda ücretsiz olarak takip edilebilecek. Sezonun24 Kasım Pazartesi 20.30’daki ilk konserinde Bared Çağlıçubukçu (piyano) ve Berin Gökçe İlhan (çello) yer alacak. Ücretsiz düzenlenen Parlayan Yıldızlar konserleri için Biletix’ten rezervasyon yaptırılıyor.Geçtiğimiz sezonun Parlayan Yıldızlar konserlerinde sahne alan genç müzisyenlerin performanslarından kısa videoları, İş Sanat’ın YouTube kanalında yer alıyor.
Başkan Özmeriç; "Ahilik kültürünü en iyi şekilde sürdürmeye gayret ediyoruz"
01 Kasım 2025 Cumartesi - 10:33 Başkan Özmeriç; "Ahilik kültürünü en iyi şekilde sürdürmeye gayret ediyoruz" Aydın Şoförler Odası ve Aydın Şoför Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Semih Özmeriç, esnaf ve sanatkarın sorunlarının çözümü için ahilik kültürünün en iyi şekilde sürdürülmesi gerektiğini belirtti. Bugün gerek esnaf ve sanatkarlar için gerekse toplumda yaşanan pek çok sıkıntının çözümünün ahilik kültürünü yaşatmaktan geçtiğini kaydeden Başkan Özmeriç, "Şoförler Odası ve Şoför Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifi imkanları ile tüm esnaf ve sanatkarımızın hizmetindeyiz" dedi. Aydın Şoförler Odası’nda 16 yıldır Aydın Şoför Esnaf Kredi Kefalet Kooperitifi’nde ise çeyrek asırdan bu yana başkanlık görevini sürdüren Semih Özmeriç, ahilik kültürünü en iyi şekilde sürdürmeye gayret ettiklerini belirtti. Odanın bünyesinde hizmet veren çekici, düğün salonu ve kooperatife ait Kızılcaköy yakınlarında bulunan kır bahçesi ile tüm esnaf ve sanatkarın hizmetinde olduklarını belirten Başkan Özmeriç, esnaf ve sanatkarın yaşadığı sorunların çözümünün birlik ve beraberlikten geçtiğini söyledi. "Bizden başkan Dünyada böylesine köklü kurum yok" Temelleri 12. Yüzyılda Anadolu’nun merkezi Kırşehir’de Ahi Evran tarafından atılıp tüm Türkiye’ye yayılan Ahilik Kültürü’ne her geçen gün daha çok ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Başkan Özmeriç, "Bugün yıllardır geleneksel olarak Eylül Ayı’nın son hatasında kutladığımız ‘ahilik haftası’ aslında bir kültür haline gelmelidir. Aynı zamanda bir esnaf dayanışması teşkilatı olan bu kültürü öncelikle tüm meslek kuruluşları sürdürmelidir. Çalışma hayatını iyi insan meziyetlerini esas alarak düzenleyen bu teşkilatın vazifesini bugün esnaf odaları sürdürmektedir. İyi ve güzel ahlakın, doğruluğun, kardeşliğin, yardımseverliğin kısacası bütün güzel meziyetlerin birleştiği bir sosyo-ekonomik düzenin adı olan ahilik kültürünü topluca yaşatırsak bir çok sorunun kendiliğinden çözüleceğine inanıyoruz" dedi. Aydın Şoförler Odası olarak bu kapsamda hizmetlerini sürdürdüklerini kaydeden Başkan Özmeriç, gerek odanın gerekse koopertifin tüm imkanlarının Aydın halkına ve Aydın’ın ensaf ve sanatkarına açık olduğunu kaydetti.
Zeytini, tasarımlarıyla mücevhere dönüştürdü
01 Kasım 2025 Cumartesi - 10:11 Zeytini, tasarımlarıyla mücevhere dönüştürdü FestOlive Edremit etkinlikleri dahilinde Edremit’te düzenlenen "Ölmez Ağacın Peşinde: Miras" mücevher sergisi, zeytinin binlerce yıllık kültürel ve sembolik yolculuğunu sanatın diliyle anlatıyor. Sanatçı Funda Erdem tarafından tasarlanan takılardan oluşan sergi, zeytinin tarih boyunca taşıdığı anlamı mücevher sanatına dönüştürerek ziyaretçilerin beğenisine sunuyor. Sanatçı Funda Erdem sergiyle ilgili yaptığı açıklamada, "Bu kez Kaz Dağları’nı mücevherle anlatmak istedik. Anadolu bizim vatanımız, çok özel bir coğrafya ve Kaz Dağları bu toprakların kalbi. Kaz Dağları’nın süsü ise binlerce yıldır ayakta duran zeytin. Zeytin, barışın, umudun ve üretkenliğin sembolüdür. Bu nedenle mücevherlerimde onun yeşilini, siyahını, dalını, yaprağını kullanarak anlatmak istedim" dedi. Erdem, "Ben mücevheri bir iletişim aracı olarak görüyorum. 20 yıllık Femseveni markam, kültürel mirası mücevherle nasıl tanıtabiliriz sorusu üzerine kuruldu. Gümüş, altın ve doğal taşlarla Anadolu’nun 12 bin yıllık serüvenini; Hitit’ten Göbeklitepe’ye, Troya’dan Bektaşi ve Mevlevi kültürüne kadar birçok unsuru yansıtan koleksiyonlarla anlatmaya çalışıyorum" diye konuştu. Sergi, ziyaretçilerine "ölmez ağaç" olarak bilinen zeytinin kültürel miras değerini takılabilir sanat eserleri aracılığıyla deneyimleme fırsatı sunuyor. Serginin açılışı, Edremit Kaymakamı Ahmet Odabaş, Havran Kaymakamı Muhammed Evlice, Havran Belediye Başkanı Emin Ersoy, Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, Edremit Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Abdullah Soykan ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi.
Teymur Ağalıoğlu’nun "Tabiatın Yorulmaz Öğrencisi" Sergisi Kazlıçeşme Sanat’ta yapıldı
01 Kasım 2025 Cumartesi - 09:48 Teymur Ağalıoğlu’nun "Tabiatın Yorulmaz Öğrencisi" Sergisi Kazlıçeşme Sanat’ta yapıldı Zeytinburnu Belediyesi, Teymur Ağalıoğlu’nun "Tabiatın Yorulmaz Öğrencisi" Sergisi’nin açılışını yaptı. 15 Ocak 2026 tarihine kadar ziyarete açık sergide konuşan Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, "İstanbulluları ve Zeytinburnulu hemşerilerimizi bu güzel sergiyi görmeye davet ediyoruz. Burada Teymur Ağalıoğlu’nun ışıkla, renkle, tabiatla yaptığı eserleri görmek mümkün olacak" dedi. Zeytinburnu Belediyesi tarafından, Teymur Ağalıoğlu’nun "Tabiatın Yorulmaz Öğrencisi" Sergisi’nin açılışı, Kazlıçeşme Sanat’ta yapıldı. Açılışa Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy’un yanı sıra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, İstanbul Vali Yardımcısı Mehmet Sülün, AK Parti İstanbul Milletvekili Büşra Paker, Zeytinburnu Kaymakamı Adem Uslu ile çok sayıda sanatsever katıldı. Protokol ile beraber sergiye gelen Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy eserleri tek tek inceledi, bilgi aldı. Ardından ise protokol konuşmaları sonrasında ressam ile yaptığı eserler üzerine sohbet gerçekleştirdi. Arısoy konularında ise İstanbulluları ve Zeytinburnulu hemşerilerini sergiyi görmeye davet etti. Sergide Teymur Ağalıoğlu’nun 50 yıllık sanat birikimden oluşan 165 eser yer aldı. 15 Ocak 2026’ya kadar ziyarete açık olan serginin küratörlüğünü ise Ömer Faruk Şerifoğlu yaptı. ‘İstanbul’un son izlenimci ressamı’ tanımlamasıyla ünlenen ressam Ağaoğlu’nun doğadan ilham alarak ortaya koyduğu eserler ziyaretçiler tarafından büyük ilgi gördü. Açık havada resim yapma (izlenimcilik) ekolünün en son temsilcilerinden olan Teymur Ağalıoğlu, 1992 yılında Türkiye’ye yerleşti. 30 yılı aşkın süredir kendi atölyesinde dersler veren Ağalıoğlu; İstanbul, Antalya, Giresun, Ankara gibi birçok şehirde öğrencileri ve arkadaşlarından oluşan "Tabiart" grubuyla resim çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye dışında, Hollanda ve Amerika’da da sergiler açan ve ödüller kazanan sanatçının yurt içinde ve yurt dışında çeşitli kurum ve özel koleksiyonlarda eserleri bulunuyor. "İstanbulluları ve Zeytinburnulu hemşerilerimizi bu güzel sergiyi görmeye davet ediyoruz" Sergide konuşan Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy "Bugün Kazlıçeşme Sanat’ta Teymur Ağalıoğlu’nun bir retrospektif sergisini açtık. Teymur Ağalıoğlu 72 yıllık hayatının son 30 yılını İstanbul’da, Antalya’da, Giresun’da ve Ankara’da tabiatı gözlemleyerek, tabiatın renklerini tualine yansıtarak yaşamış bir ressam. Onun 50 yıllık sanat birikiminin yer aldığı koleksiyonun bir kısmının sergilendiği sergi. 15 Ocak’a kadar Zeytinburnu Kazlıçeşme Sanat’ta sanatseverlerin ziyaretine açık. İstanbulluları ve Zeytinburnulu hemşerilerimizi bu güzel sergiyi görmeye davet ediyoruz. Burada Teymur Ağalıoğlu’nun ışıkla, renkle, tabiatla yaptığı eserleri görmek mümkün olacak. Başta sanatçımız olmak üzere herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu. "Bu resimleri zorlu şartlarda severek yaptım" İşini severek yaptığını belirten Ressam Teymur Ağalıoğlu "1991’de sınırlar açıldığında Türkiye’ye geldim. Bir kaç yıl gelip gittikten sonra yerleşmeye karar verdim. Türkiye’nin değişik bölgelerinde yaşadım. Daha sonra İstanbul’da bir sergiye katıldıktan sonra burada kalmaya karar verdim. İstanbul dahil Türkiye’nin değişik yerlerinde resimler yapıyorum. Türkiye bir cennettir. İstanbul’un ayrı bir enerjisi var. Buradaki resimlerin arkasında büyük bir emek var. Bu resimleri zorlu şartlarda severek yaptım. Şuan burada 165 eser var. İlk kez bu kadar büyük bir sergiye katıldım. Ben burada ışığı yakalamaya çalışıyorum. Manzara benim için bahanedir. Severek yapıyorsan mutlaka oraya yansır" şeklinde konuştu.
Küçük yeteneklerin, büyük eserleri sergilendi
01 Kasım 2025 Cumartesi - 09:48 Küçük yeteneklerin, büyük eserleri sergilendi Adana’nın Kozan ilçesinde küçük ve genç yeteneklerin ortaya çıkardığı eserlerin yanı sıra ünlü ressamların çalışmalarının da yeniden yorumlanmasıyla hazırlanan resimlerle açılan sergi ziyaretçilerin beğenisini kazandı. Kozan ilçesinde Ressam Kübra Bulduklu ve öğrencilerinin eserlerinden oluşan resim sergisi, Milli Mücadele Kahramanı Sehlikzade Hasan Efendi Müzesi’nde sanatseverlerle buluştu. 5 ile 35 yaş arasındaki ressamların 75 eseri, ziyaretçilerin büyük beğenisini topladı. Sergide, ünlü ressam Gustav Klimt’in "Öpücük" tablosunu yeniden yorumlayan 15 yaşındaki Deniz Özmen’in çalışması dikkat çekti. Minik sanatçıların Ayasofya Camii ve doğa temalı tabloları da büyük ilgi gördü. Sergilenen 75 eserin marker, kuru boya, karakalem, soft pastel, yağlı boya, yağlı pastel ve akrilik gibi farklı tekniklerle yapıldığı belirtildi. 5 yaşındaki Elif Tauna akrilik boya ile yaptığı manzara resmiyle, Almina Taş ise marker tekniğiyle oluşturduğu portre çalışmasıyla izleyicilerden tam not aldı. 5-6 yaşlarında çok iyi resim yapan çocukların olduğuna değinen Ressam Kübra Bulduklu, "Bunlar binde bir görülse de doğru teknik, doğru malzeme ve aile ilgisiyle her çocuk büyük işler başarabiliyor. Biz bunu ilçemizde başardık. Gençlerimizin kendine güvenini ve sanat sevgisini görmek gurur verici" dedi. Sergiyi ziyaret eden Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı ise, ilçede gençlerin sanat, bilim ve sporla geleceğe emin adımlarla ilerlediğini belirtti. Başkan Atlı,"Bu topraklar sadece bereketli ürünleriyle değil, sanat ve sporla da güçlü bir nesil yetiştiriyor. Şehre iyilik ve güzellik yayacak, sanata değer katan bu sergilerin artmasını diliyoruz. Olumsuzlukları sanatla ve sporla aşacağız" diye konuştu. 5 yaşındaki Almina Taş ise marker boya tekniğiyle yaptığı portreyi çok severek çizdiğini söyledi. Anne Gökse Nil Taş ise kızının resim tutkusunu fark ederek kursa yönlendirdiğini anlattı. 8 yaşındaki Erva Ateşoğlu ise yeteneğini okulda keşfettiğini ve ailesinin desteğiyle başladığı resim yolculuğunda Ayasofya Camii’ni tuvale aktardığını anlattı.
Küçük yeteneklerin, büyük eserleri sergilendi
01 Kasım 2025 Cumartesi - 09:47 Küçük yeteneklerin, büyük eserleri sergilendi Adana’nın Kozan ilçesinde küçük ve genç yeteneklerin ortaya çıkardığı eserlerin yanı sıra ünlü ressamların çalışmalarının da yeniden yorumlanmasıyla hazırlanan resimlerle açılan sergi ziyaretçilerin beğenisini kazandı. Kozan ilçesinde Ressam Kübra Bulduklu ve öğrencilerinin eserlerinden oluşan resim sergisi, Milli Mücadele Kahramanı Sehlikzade Hasan Efendi Müzesi’nde sanatseverlerle buluştu. 5 ile 35 yaş arasındaki ressamların 75 eseri, ziyaretçilerin büyük beğenisini topladı. Sergide, ünlü ressam Gustav Klimt’in "Öpücük" tablosunu yeniden yorumlayan 15 yaşındaki Deniz Özmen’in çalışması dikkat çekti. Minik sanatçıların Ayasofya Camii ve doğa temalı tabloları da büyük ilgi gördü. Sergilenen 75 eserin marker, kuru boya, karakalem, soft pastel, yağlı boya, yağlı pastel ve akrilik gibi farklı tekniklerle yapıldığı belirtildi. 5 yaşındaki Elif Tauna akrilik boya ile yaptığı manzara resmiyle, Almina Taş ise marker tekniğiyle oluşturduğu portre çalışmasıyla izleyicilerden tam not aldı. 5-6 yaşlarında çok iyi resim yapan çocukların olduğuna değinen Ressam Kübra Bulduklu,"Bunlar binde bir görülse de doğru teknik, doğru malzeme ve aile ilgisiyle her çocuk büyük işler başarabiliyor. Biz bunu ilçemizde başardık. Gençlerimizin kendine güvenini ve sanat sevgisini görmek gurur verici" dedi. Sergiyi ziyaret eden Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı ise, ilçede gençlerin sanat, bilim ve sporla geleceğe emin adımlarla ilerlediğini belirtti. Başkan Atlı,"Bu topraklar sadece bereketli ürünleriyle değil, sanat ve sporla da güçlü bir nesil yetiştiriyor. Şehre iyilik ve güzellik yayacak, sanata değer katan bu sergilerin artmasını diliyoruz. Olumsuzlukları sanatla ve sporla aşacağız" diye konuştu. 5 yaşındaki Almina Taş ise marker boya tekniğiyle yaptığı portreyi çok severek çizdiğini söyledi. Anne Gökse Nil Taş ise kızının resim tutkusunu fark ederek kursa yönlendirdiğini anlattı. 8 yaşındaki Erva Ateşoğlu ise yeteneğini okulda keşfettiğini ve ailesinin desteğiyle başladığı resim yolculuğunda Ayasofya Camii’ni tuvale aktardığını anlattı.
Yıldırım Sanat ve Zanaat Merkezi’ni Bakan Göktaş açtı
31 Ekim 2025 Cuma - 19:35 Yıldırım Sanat ve Zanaat Merkezi’ni Bakan Göktaş açtı Yıldırım Belediyesi’nin, ilçeye kazandırdığı Yıldırım Hacıseyfettin Sanat ve Zanaat Merkezi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katıldığı törenle açıldı. Yıldırım Belediyesi’nin, ilçeye kazandırdığı Yıldırım Hacıseyfettin Sanat ve Zanaat Merkezi düzenlenen törenle hizmete açıldı. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın ev sahipliğinde düzenlenen törene; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, AK Parti Bursa milletvekilleri Emine Yavuz Gözgeç, Refik Özen ve Ayhan Salman, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, muhtarlar, kursiyerler ve çok sayıda davetli katıldı. Yaklaşık 250 metrekare kapalı alana sahip merkez; atölyeleri, eğitim sınıfları, muhtarlık alanı, sosyal mekanları ve bahçesiyle bölgenin cazibe merkez olacak. Yıldırım Belediyesi Meslek Edindirme Kursları’na (YILMEK) tahsis edilen merkezde; Geleneksel Türk Sanatları’nın yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla Hüsn-i Hat, Çini, Minyatür, Tezhip ve Naht gibi alanlarda eğitimler verilecek. Öte yandan merkezde üretilen eserler, Yıldırım Belediyesi tarafından kurulan satış mağazalarında ve e-ticaret platformlarında satılarak, kursiyerlerin ekonomik açıdan desteklenmeleri sağlanacak. Bursa’nın kadim bir şehir olduğunu hatırlatan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz "Bugün; kökleri asırlara uzanan geleneksel sanatlarımızı yaşatacak kıymetli bir merkezin açılışını gerçekleştiriyoruz. Yalnızca bir eğitim mekânını değil, kültürümüzün istikbalini inşa eden; geçmişin hafızası ile geleceğin hayallerini aynı çatı altında buluşturan Hacıseyfettin Sanat ve Zanaat Merkezi’ni hizmetinize sunuyoruz. Burası; bir okul, bir atölye, bir üretim ve düşünce merkezi" dedi. 9 bin kişiye eğitim Hayat boyu öğrenmeyi desteklemek amacıyla YILMEK çatısı altında önemli işlere imza attıklarını belirten Başkan Oktay Yılmaz, "Bugüne kadar 29 merkezde, 7 alanda verdiğimiz eğitimlerle 9 bin 257 hemşehrimize mesleki beceri kazandırdık. Çünkü biz biliyoruz ki; şehir ancak insanıyla büyür, hemşehrisiyle güçlenir. İnovasyon ve girişimcilik merkezimizde teknik eğitimlerle 3 bin 822 gencimizi geleceğin meslekleriyle buluşturduk. Bilgi, emek ve üretim bir araya geldiğinde bereket ortaya çıkar. Bugün açılışını yaptığımız bu merkez; sanatla, estetikle, gelenekle yoğrulmuş bu vizyonun yeni halkasıdır. Burada hüsn-i hat, çini, minyatür, tezhip ve naht gibi kadim sanatlarımız; sadece korunmayacak, gençlerimizin ellerinde yeniden hayat bulacak ve geleceğe miras olacaktır" diye konuştu. Yıldırım Belediyesi örnek oluyor Kadın’ın hayatın her alanında güçlenmesi gerektiğine vurgu yapan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Biz biliyoruz ki kadının emeği güçtür. Kadının emeğinde alın teri var. Kadının elinde bereket var, azim var, çalışkanlık var, üretkenlik var. Bir kadın ürettiği anda hem kendini mutlu eder hem ailesini mutlu eder hem toplumu eder. Hem bir mahalleyi hem de ülkesini dönüştürür. İşte bu duygu ve düşüncelerle kadın ve aileye yönelik öncü hizmetler gerçekleştiren projeler geliştiren Yıldırım Belediye Başkanımızı ve ekibini kutluyorum" diye konuştu. Yıldırım Belediyesi’nin toplumun her kesimine dokunan hizmetler ürettiğini kaydeden AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, "AK Belediyeciliğin en güzel örneklerine imza atan, Yıldırım ve Yıldırımlılar için adeta gecesini gündüzüne katan Oktay Başkanımıza Bursalılar adına teşekkür ediyorum" dedi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız da böyle bir merkezin Bursa’ya kazandırılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Protokol konuşmalarının ardından merkez kurdele kesilerek hizmete açıldı.
"Malatya Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı" 11’inci kez kapılarını açtı
31 Ekim 2025 Cuma - 17:59 "Malatya Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı" 11’inci kez kapılarını açtı Malatya Valiliği ile Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin en büyük kitap fuarları arasında yer alan "Malatya Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı", 11’inci kez kitapseverlerin ziyaretine açıldı. Bu yıl "Bir Kitap, Bir Umut" temasıyla düzenlenen fuarın açılışına; Malatya Valisi Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Yeşilyurt Belediye Başkanı İlhan Geçit, üniversite rektörleri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Açılış töreni müzik ve şiirle başladı. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, konuşmasında Malatya’nın 6 Şubat depremleri sonrası yaşadığı zorlu sürece ve şehrin yeniden inşa sürecine değindi. Er, "Malatya’mızı adım adım yeniden ayağa kaldırıyoruz. Depremde canlarımızı, evlerimizi ve iş yerlerimizi yitirdik ama umutlarımızı hiçbir zaman kaybetmedik. Şehrin her tarafı bir şantiye; 1200 lokasyonda inşaat çalışmaları devam ediyor. Altyapıdan yollara, kanalizasyondan içme suyuna kadar neredeyse tüm sistemi yeniliyoruz. Ama biz biliyoruz ki şehir yalnızca binalarla değil, insanıyla, fikriyle, kültürüyle yeniden kurulur. Bu nedenle kültürel kalkınmayı da önemsiyoruz" dedi. Fuarın bu yıl 320 yayınevi, 340 yazar, 75 söyleşi ve 120 okur buluşmasına ev sahipliği yapacağını belirten Er, "Fuarımızda bu yılki temamız ‘Bir Kitap, Bir Umut.’ Umut kelimelerle büyür, cümlelerle güçlenir. Bugün Malatya hem fiziken hem ruhen yeniden doğuyor. Bu fuar, o dirilişin en anlamlı sembollerinden biridir" diye konuştu. Er, ayrıca Malatya’nın "kütüphaneler ve spor şehri" olma vizyonunu da anlatarak, bölgenin en büyük kütüphanesinin inşasının sürdüğünü ve Gençlik ve Spor Bakanlığı katkılarıyla şehre 2,5 milyar TL’lik spor yatırımı yapıldığını kaydetti. Fuarın onur konuğunun Prof. Dr. Kemal Sayar olduğunu ifade eden Başkan Er, "Kendisi insanın iç dünyasını anlatmaya, kalple akıl arasında köprü kurmaya çalışan bir ilim insanıdır. Fuar girişinde oluşturulan özel sergi alanında sergilenen antika ve sanat eserleri Gazze yararına satışa sunulacaktır. Gazze yardım kampanyamızı da bu etkinlikle birlikte yeniden canlandırıyoruz" dedi. Malatya Valisi Seddar Yavuz ise konuşmasında, büyük deprem sonrası şehrin yeniden diriliş sürecine dikkat çekerek, "Bu yılki temamız olan ‘Bir Kitap, Bir Umut’, Malatya’nın yeniden ayağa kalkışını en iyi şekilde anlatıyor. Çünkü büyük felaketlerden sonra ayağa kalkmak ancak büyük milletlerin işidir" ifadelerini kullandı. Yavuz, "Bugün dünden daha iyiyiz, yarın ise çok daha iyi olacağız. Kitap fuarları bizim için sadece ticari bir etkinlik değil, medeniyetimizi yaşatmanın bir parçasıdır" diye konuştu. Malatya Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı, 10 gün boyunca yazar buluşmaları, söyleşiler ve imza günleriyle kitapseverleri ağırlayacak.
Yeni nesil sanatın sesi: "Geleceğin Yıldızlarıyız" konser serisi başlıyor
31 Ekim 2025 Cuma - 17:10 Yeni nesil sanatın sesi: "Geleceğin Yıldızlarıyız" konser serisi başlıyor Yaşları 12 ile 22 arasında değişen yetenekli genç sanatçıları uluslararası ödüllü sanatçılarla aynı sahnede buluşturan "Geleceğin Yıldızlarıyız" adlı sosyal sorumluluk projesi başlıyor. Yıldız Yayıncılık CEO’su Murat Bayer’in organizatörlüğünü üstlendiği proje, Avusturya Kültür Ataşeliği’nin desteği ve Biletinial iş birliğiyle hayata geçirildi. Proje kapsamında, 6 Kasım 2025 - 24 Nisan 2026 tarihleri arasında Avusturya Konsolosluğu (Avusturya Kültür Ofisi) ev sahipliğinde bir dizi konser düzenlenecek. Dünyaca ünlü arpist Merve Kocabeyler’in onur sanatçısı olduğu projede, 11 genç yetenek sahne alacak. Konser serisinde performans sergileyecek isimler arasında Ada Yalın Yücel, Almila Şerbetçi, Derin Çopur, Duru Bulam, Elif Naz Ertuğrul, Elifsu Yalın, Lal Karaalioğlu, Lidya İpek Keskin, Perla Alara Kurşun, Raperin Doğa Yılmaz ve Zeynep Duru Güleç bulunuyor. La Scala Operası’na kabul edilen ilk Türk arpist olan ve Grammy Ödülleri’ni organize eden Recording Academy’nin New York ekibine seçilen Merve Kocabeyler de proje kapsamında 23 Ocak 2026’da sahne alacak. Avusturya Kültür Ofisi’nde gerçekleştirilecek performansların biletleri Biletinial üzerinden satışa sunuldu. Konser serisinin takvimi ise şöyle: 6 Kasım 2025 - Zeynep Duru Güleç 17 Kasım 2025- Lal Karaalioğlu 21 Kasım 2025 - Duru Bulam 16 Ocak 2026 - Almila Şerbetçi 20 Ocak 2026 - Lidya İpek Keskin 23 Ocak 2026 - Merve Kocabeyler 6 Şubat 2026 - Elifsu Yalın 13 Şubat 2026 - Elif Naz Ertuğrul 16 Şubat 2026 - Derin Çopur 18 Şubat 2026 - Raperin Doğa Yılmaz 13 Nisan 2026 - Ada Yalın Yücel 24 Nisan 2026 - Perla Alara Kurşun