KÜLTÜR SANAT
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:49 8. Kayseri Kitap Fuarı’na son iki günde yoğun ilgi Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği 8. Kayseri Kitap Fuarı, kapanışa yaklaşırken son iki gününde kitapseverlerin akınına uğruyor. Yüzlerce yayınevi ve yazarın yer aldığı fuar, dolup taşan atmosferiyle dikkat çekiyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Okuyan ve Okutan Şehir’ vizyonuyla hayata geçirdiği 8. Kayseri Kitap Fuarı, kapılarını açtığı ilk günden itibaren yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Dünya Ticaret Merkezi’nde düzenlenen organizasyon, özellikle son iki gününde kitapseverlerin akınına uğrayarak büyük bir coşkuya sahne oluyor. Toplam 518 yayınevi, yaklaşık 500 yazar ve 3 milyonu aşkın kitabın yer aldığı fuar, ziyaretçilere kapsamlı bir kültür deneyimi sunuyor. Söyleşiler, imza günleri ve konferanslarla zenginleşen etkinlik programı, her yaştan katılımcıya hitap ediyor. Sevdikleri yazarlarla bir araya gelme fırsatı bulan kitapseverler, fuarın atmosferinden duydukları memnuniyeti dile getiriyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın öncülüğünde sürdürülen fuar, kentin kültürel hayatına önemli katkılar sunarken, geniş katılımıyla dikkat çekiyor. Kayseri Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Erciyes Üniversitesi, Kayseri Üniversitesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen fuar, kentin kültürel hayatına önemli katkı sunuyor. Her yıl artan katılım oranlarıyla dikkat çeken organizasyon, Türkiye’de örnek gösterilen kitap fuarları arasında yer alıyor. Büyükşehir Belediyesi, fuara ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla da önemli bir hizmet sunuyor. Ulaşım A.Ş.’nin 691 numaralı otobüs hattı, fuar süresince Cumhuriyet Meydanı’ndan yarım saat aralıklarla ücretsiz seferler düzenleyerek vatandaşlara konforlu ulaşım imkânı sağlıyor. 26 Nisan Pazar akşamına kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek olan 8. Kayseri Kitap Fuarı, son günlerinde de yoğun katılımla dikkat çekiyor. Kitapseverler, böylesi kapsamlı bir organizasyonun Kayseri’de düzenlenmesinden duydukları memnuniyeti dile getiriyor.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:44 Manisa’da 2 ton bahar pilavı dağıtıldı Manisa 486. Uluslararası Mesir Macunu Festivali çerçevesinde düzenlenen Gastronomi Panayırı’nda, dev tencerede hazırlanan 2 tonluk bahar pilavı vatandaşlara ikram edildi. Manisa’nın en önemli buluşma noktalarından biri olan Ulupark’ta devam eden Gastronomi Panayırı’nda, 5 bin kişilik tarhana çorbasının ardından bu kez dev kazanlar bahar pilavı için kaynadı. Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak’ın özel reçetesiyle hazırlanan dev organizasyonda, yaklaşık 100 şef görev aldı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği dağıtımda, 2 tonluk pilav kısa sürede tüketildi. Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Ana Bilim Dalı Başkanı ve İzmir Aşçılar Derneği Onursal Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak, etkinliğin merhum Ferdi Zeyrek’in anısına gerçekleştirildiğini belirterek şöyle konuştu: "Geçen seneki festivalde rahmetli Ferdi Zeyrek başkanla yapmış olduğumuz ve reçetesi şahsıma ait olan, lezzetli baharatlı bahar pilavını bugün de Besim Dutlulu Başkanla birlikte Ferdi Zeyrek anısına gerçekleştirdik. Yaptığımız pilavı tüm katılımcı ve misafirlerimize ikram ettik. Yaklaşık yarım tonluk bir pilavın yapımı ve ikramı yapıldı. Yapımını Manisa’daki aşçılar, Manisa Aşçılar Derneği ve STK’lardaki aşçılarımız üstlendi. Yaklaşık yüze yakın şefimiz bu pilavın yapımında görev aldılar. Aynı zamanda yine gönüllü olarak bizler ve öğrenci arkadaşlarımız bu pilavın yapımında görev alan diğer uygulayıcılarımız oldu"
İznik Göl Bazilikası Ören Yeri Karşılama Merkezi hizmete girdi
28 Ekim 2025 Salı - 14:22 İznik Göl Bazilikası Ören Yeri Karşılama Merkezi hizmete girdi Dünyanın en önemli 10 keşfi arasında gösterilen İznik Gölü Bazilikası, ilçenin kültürel mirasına ve turizm potansiyeline yeni bir değer kazandıracak önemli bir yatırımla taçlandı. Toplam 150 milyon lira proje maliyetiyle hayata geçirilen İznik Göl Bazilikası Ören Yeri Karşılama Merkezi, modern mimarisi, ziyaretçi alanları, tanıtım bölümleri ve bilgilendirme sistemleriyle İznik’in zengin tarihi dokusunu yerli ve yabancı ziyaretçilere daha kapsamlı bir şekilde tanıtmayı hedefliyor. Kültür ve turizm alanında bölgesel bir çekim merkezi olma yolunda ilerleyen İznik, bu yatırımla birlikte tarih turizmi açısından yeni bir döneme adım atıyor. Açılışta konuşan İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta, merkezin ilçeye önemli katkılar sunacağını belirterek şu ifadeleri kullandı; "İlçemizin tanıtımına ve turizmine önemli katkılar sağlayacak bu değerli projeyi hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bu merkez, hem tarihimizin korunmasına hem de İznik’in dünya çapında daha güçlü tanıtılmasına hizmet edecek. İznik’imize, Bursa’mıza ve ülkemize hayırlı olsun." Açılış töreninin ardından protokol üyeleri ve katılımcılar, yeni hizmete giren karşılama merkezini gezerek yetkililerden bilgi aldı. Açılış törenine Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, Bursa Vali Vekili Hulusi Doğan, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, İznik Kaymakamı Arif Karaman, AK Parti İznik İlçe Başkanı İnanç Şahin, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz, ilgili daire amirleri ve çok sayıda davetli katıldı. Alan, ayrıca 28 Kasım 2025 tarihinde Papa 14. Leo tarafından da ziyaret edilecek.
Dünyanın ilk yapay zeka belgeseli "post truth" Altın Portakal’da seyirciyle buluştu
28 Ekim 2025 Salı - 14:06 Dünyanın ilk yapay zeka belgeseli "post truth" Altın Portakal’da seyirciyle buluştu Alkan Avcıoğlu’nun, tümüyle yapay zekâ araçlarıyla yaptığı ve dünyada türünün ilk örneği olan belgesel çalışması "Post Truth", Altın Portakal’da seyirciyle buluştu. 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 27 Ekim Pazartesi günü, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu’nda iki belgesele ev sahipliği yaptı. Bunlardan biri; dünyada ilk kez tümüyle yapay zekâyla hazırlanan, Alkan Avcıoğlu imzalı "Post Truth"tu. Gittikçe daha kaotik bir hal alan teknoloji ve insan ilişkisini ve önü alınamaz şekilde artan enformasyon bombardımanını ele alan çalışma, dünya galasını Varşova Film Festivali’nde yapmıştı. Gösterimden sonra seyircilerin sorularını cevaplayan Avcıoğlu, uzun zamandır yapay zekâ ile ilgilendiğini ve yapay zekâyla sanat çalışmaları yaptığını söylerken yapay zekâyla bir belgesel yapma fikrinin nasıl oluştuğunu ise şöyle açıkladı: "Ben bu araçlarla yıllardır çalışırken şunu düşündüm: Yapay zekâ ruhsuz görüntüler üretiyor, deniyor. Çağımız da epey ruhsuzlaşıyor; o zaman belgesel için çok iyi. Ya da ‘çağımız yapaylaşıyor’. O zaman belgesel için gene çok iyi. Belgeselin sınırlarını esnetmek için belki de güzel olur, diyen bir köyün delisi ben çıktım. Henüz hâlâ bir belgesel projesi de duymadım yapay zekâyla; yapılanlar hep kurmaca. Yapay zekâ konusunda ben de dünya gibi sağa sola savruldum diyebilirim. Hem sosyal medya hem o teknoloji ilerledikçe hepimizin, sübjektif ve sadece kendi eko çemberimizde gerçek bulduğu paradigmanın içinde boğuldum diyebilirim. Enformasyon bombardımanı altında yaşıyoruz. Filmin kendisi de zaten bu noktada bir ayna; yani hem sahte ve gerçekliğin arasındaki sınırı zorluyor hem de kendisi de bir enformasyon bombardımanı. Düşünmeye fırsat bırakmamaya çalışıyor" Film için pek çok farklı yapay zekâ aracını kullandığını belirten Avcıoğlu, bunların isimlerini ise özellikle vermek istemediğini belirtti: "O şirketlerden beni arayıp ‘röportajlarda bizim ismimizi söyle’, diye para teklif eden bile oldu. Sadece şunu söyleyebilirim; yapay zekâyla çalışan çoğu sanatçıya göre aşırı araç kullanıyorum. Benimki eklektik bir yaklaşım diyebilirim. Hem tek bir araca indirgensin istemiyorum hem de o aracın esiri olmak istemiyorum. Şöyle bir şansım var; hemen hemen hepsini başından beri kullanıyorum. Hemen her birinin türünü bildiğim için kimisi yakın çekim yüz planı için iyi, kimisi hareketli kamera için iyi, kimisi bozuk insan formu yapmak için daha iyi; her birinin kendine özgü avantajını kullanmaya çalıştım. Zaten filmde de gördüğünüz gibi kusursuz bir görüntü oluşturmaktan ziyade bu ham bozukluğunu çok seviyorum yapay zekânın. Çünkü bu abartılı çağı çok iyi yansıttığını düşünüyorum" Sanatçı bu noktada yapay zekâdaki gelişimlere ters bir mantıkla yaklaştığını ifade etti: "Kuşkusuz bu teknoloji çok daha gerçekçi görüntüler üretmeye gidecek ve muhtemelen benim bile ayırt edemeyeceğim bir hale gelecek. Fakat sanırım bence o biraz daha ticarâ sinema ya da reklam üretimi gibi işlerin işine yarayacak. Bense sanatsal dilin bu bozuk formdan çok iyi besleneceğini düşünüyorum. Brian Eno’nun bir sözü var: Bir teknoloji kusursuzlaştıktan sonra geriye dönüp o bozuk dönemlerini imza haline getiririz. Mesela ilk bilgisayar oyunlarının o 8 bit ilkel sesleri bugün elektronik müzikte çok kullanılır. Analog filmin karlı bir görüntüsü vardı, grenli; post prodüksiyonda efekt olarak onu koymaya, ona ulaşmaya çalışıyoruz. Bana göre yapay zekâ 10 yıl sonra kusursuz bile olsa belki de sanatsal anlatım, bu bozuk formda yatıyor" Seyircilerden gelen bir soru, belgeselin bakış açısına dairdi: "Kısır döngüden bahsetmişsiniz ama bunun için bir şey yapılamayacağından söz ediliyor aslında belgeselde. Sadece bu kısır döngüyü anlatmak için mi yaptınız?" şeklindeki soruyu Avcıoğlu, şöyle cevapladı: "İyi bir soru. Teknolojiye bağımlılığımız var ama, belgeselin de ifade ettiği gibi, sorun aslında teknolojide ya da teknoloji şirketlerini yöneten kötü adamlarda değil. Bir noktada zihinlerimizde makineleşiyoruz. Eğer zihnimizdeki makineleşmeyi durdurursak kısır döngünün çözümü var. Çok bariz bir çözüm gibi sunmuyor bunu belgesel, çünkü çok kısa vadede uygulanabilir şeyler değil. Döngünün tamamen dışına çıkmak çok efor gerektiriyor. Uzun vadede insanlık belki oraya gidecek ama kısa vadede biraz böyle çalkalanacağız, kısır döngünün içinde gideceğiz gibi görünüyor. Ama bana göre çıkış kendi zihinlerimizi ve mental modlarımızı makineleşmekten uzaklaştırmakta yatıyor" "Attila İlhan belgeseli yapmak istiyorum ama duygusal olarak zor" Yönetmen Biket İlhan’ın, sinemaya girişinden bugüne uzanan kariyerini konu alan "Sisler Bulvarı’ndan Geçtim: Biket İlhan" belgesel de AKM Perge Salonu’nda seyircin yoğun ilgisiyle karşılandı. Yönetmen ve müzisyen Mehmet Güreli’nin imzasını taşıyan belgeselin ardından Yönetmen Biket İlhan ve kızı, müzisyen- yönetmen Nihan Belgin, seyircilerin sorularını cevapladı. Sinemaya, büyük şair ve yazar Attila İlhan’ın eserlerinin uyarlamasıyla başlayan ve bir dönem kendisiyle evli de olan İlhan’a, ilk soru; Attila İlhan’ın kendisine desteğiyle ilgiliydi. İlhan bu soruyu şöyle cevapladı: "Bir kere bana çok inanır, çok güvenirdi. Bu, benim için çok önemli. Sizler için de çok önemli ama o, benim hayatımda farklı bir yerde duruyor. Biz bir hayatı paylaştık ve o hayatın içinde bana güvenen biri vardı yanımda. Bu bile yetti bana, diyebilirim" İlhan’ın; bir Attila İlhan belgeseli yapmayı düşünüp düşünmediği sorusuna cevabı da söylediklerinin devamı niteliğindeydi. İlhan, "Bu hep soruluyor; inşallah yapmaya çalışacağım. İstiyorum da ama hayatımdaki yeri, bana ifade ettikleri dolayısıyla duygusal olarak biraz zorlanıyorum" diye konuştu. Nihan Belgin’e yöneltilen bir soru ve cevabı da yine duygusaldı. "Annenizin hayatının anlatıldığı bir işte sesinizle var olmak nasıl bir his?" diye sorulan Belgin, şu cevabı verdi: "Ses kaydını yaparken çok da duygusuna varamamıştım ama şu an perdede kendi hayatımın da büyük bir bölümünü izledim. Çünkü ben de vardım o projelerde. Gurur duydum, hiç görmediğim fotoğraflarımı gördüm. Aynı yoldan yürüyor olmak da benim için çok gurur verici" Biket İlhan, sinemayla ilgilenmek isteyen gençlere ise şu tavsiyelerde bulundu: "Okumanızı öneririm. Sanatçı olmayabilirsiniz ama sanata merakınız olabilir; bunu için de okumalısınız. Öncelikle klasikleri. Ben bir yandan oyunculuk hocalığı da yapıyorum ve öğrencilerime söylediğim şeyi size de söylemek isterim. Bizim işimizde süreklilik yok; oyunculuk için özellikle, proje gelebilir, gelmeyebilir. O yüzden oyunculuğu bırakma ama mesela kendi projelerini de üret"
Şahin: "Cumhuriyet, birliğimizin ve kararlılığımızın ebedi simgesidir"
28 Ekim 2025 Salı - 13:57 Şahin: "Cumhuriyet, birliğimizin ve kararlılığımızın ebedi simgesidir" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, Cumhuriyet’in bir milletin yeniden doğuşunun, hürriyetine ve onuruna sahip çıkışının en güçlü ifadesi olduğunu belirtti. Başkan Şahin mesajında, "Cumhuriyet; yokluklar içinde var olmayı başaran, tüm imkansızlıklara rağmen onurundan ve inancından vazgeçmeyen büyük Türk milletinin eseridir. 29 Ekim 1923’te Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde ilan edilen Cumhuriyetimiz, milletimizin iradesini devletin temeline yerleştiren en büyük kazanımdır. Bugün, 102 yıl önceki o kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Cumhuriyetimizin temelinde, bağımsızlık aşkı, adalet anlayışı ve vatan sevgisi vardır. Bizler, ecdadın emanet ettiği bu değerlere sahip çıkıyor; her alanda güçlü, üretken, adil ve çağın gerekliliklerine ayak uyduran bir Türkiye için çalışıyoruz. Gaziantep olarak bu mücadelenin en ön safındayız. Milli mücadelenin onurlu şehri olarak, geçmişte gösterdiğimiz direniş ruhunu bugün kalkınma, üretim, bilim, kültür ve teknoloji alanlarında sürdürüyoruz. Hep birlikte Cumhuriyetimizi geleceğe taşıyoruz. Bugün savunma sanayimizde, bilimde, sanatta ve eğitimde elde ettiğimiz başarılar, Cumhuriyetimizin bize kazandırdığı özgüvenin eseridir. Her zorluk karşısında tek yürek olduk, tek millet olduk. Dünyada yaşanan adaletsizlikler, savaşlar ve acılar karşısında ise biz, merhametin ve vicdanın sesi olmaya devam ediyoruz. Cumhuriyetimizin 102’nci yılında, bu emaneti bizlere bırakırken ‘en büyük eserim’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Bizler, onların izinde; birlik, kardeşlik ve dayanışma içinde daha güçlü yarınlar için çalışmayı sürdüreceğiz. Cumhuriyet, sadece bir yönetim biçimi değil, bir yaşam biçimidir. Kadim tarihinin yön gösterdiği, parlak geleceğinin ışık tuttuğu Türkiye için mücadelemiz hiç durmayacaktır. Bu inançla, Cumhuriyetimizin 102’nci yılını büyük bir gururla kutluyor; aziz milletimizin birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının ilelebet sürmesini diliyorum. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun" ifadelerine yer verdi.
MÜSİAD Gaziantep Şube Başkanı Özdurdu’dan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajı
28 Ekim 2025 Salı - 13:55 MÜSİAD Gaziantep Şube Başkanı Özdurdu’dan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajı Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Gaziantep Şube Başkanı Furkan Özdurdu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı kutlama mesajında, Cumhuriyetin 102. yıl dönümünü büyük bir gurur ve coşkuyla karşıladıklarını ifade etti. Özdurdu mesajında, "Cumhuriyet, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde milletimizin azim, kararlılık ve büyük fedakârlıklarıyla kurulmuş, bağımsızlığımızın ve milli irademizin en büyük nişanesidir. Aziz milletimiz, Kurtuluş Mücadelesini üstün bir inançla yürütmüş; tüm dünyaya esaret altına alınamayacağını bir kez daha göstermiştir. Bizler, ecdadımızın canlarıyla ve emekleriyle bizlere emanet ettiği bu değerli mirası korumak, geliştirmek ve gelecek nesillere daha güçlü bir şekilde aktarmak için gayret gösteriyoruz. Cumhuriyetimizin bize yüklediği sorumluluk bilinciyle; üretimi, istihdamı, ihracatı ve bölgesel kalkınmayı destekleyecek her adımı atmaya devam ediyoruz. Bölgemizde yaşanan gelişmeler göstermektedir ki ülkemiz; demokrasisi, güçlü ekonomisi ve Cumhuriyet değerleriyle yalnızca kendi vatandaşları için değil, çevre ülkeler için de istikrarın, güvenin ve umudun teminatıdır. Şehrimizin kalkınması, istihdamın artması ve ülkemizin daha da güçlenmesi için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Bu vesileyle, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, tüm silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Yüce Allah, bu mukaddes vatanda birlik, beraberlik ve kardeşliğimizi daim eylesin. Cumhuriyetimizin 102. yılı ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun" ifadelerine yer verdi.
Denizli’de Cumhuriyetin 102. yıldönümü kutlamaları çelenk sunumuyla başladı
28 Ekim 2025 Salı - 13:43 Denizli’de Cumhuriyetin 102. yıldönümü kutlamaları çelenk sunumuyla başladı Denizli’de Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun 102. yılı ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları, protokol üyelerinin Atatürk abidesine çelenkleri sunmasıyla başladı. Denizli’de Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun 102. yılı ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında çelenk sunma töreni düzenlendi. Pamukkale Kaymakamlığının önündeki Atatürk Anıtında düzenlenen törene Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, 11. Komando Tugay ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Turgut Muhammet Çalışkanlar, Pamukkale Kaymakamı Uğur Bulut, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir, Denizli Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Denizli milletvekilleri, siyasi parti, kamu kurum ve kuruluşlarıyla meslek örgütleri temsilcileri ve vatandaşlar katılım sağladı. Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun ve Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ile 11. Komando Tugay ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Turgut Muhammet Çalışkanlar’ın Atatürk anıtına çelenkleri sunmasıyla başlayan tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla sona erdi. Denizli’deki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları yarın Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun’un makamında tebrikatları kabul etmesi ve saat 10.15’de başlayacak olan resmi geçit töreniyle devam edecek.