Son Dakika
|
Gülistan Doku ve Mekiye Akyel’in ailesi Diyarbakır'da bir araya geldi
Pitbull saldırısına uğrayan Onur Akay o anları anlattı: "Ölümden döndüm"
Galatasaray ile Fenerbahçe 406. randevuda
Bakanlık harekete geçti! 638 faili meçhul dosya yeniden incelemede
AVM’de dehşet: 3 yaşındaki çocuk parmağını kaybetti
Beyaz Saray, ABD'li heyetin yarın Pakistan'da İran tarafıyla görüşeceğini teyit etti
Erdoğan: "İmalatçı ihracatçılarımızda vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz"
26 yıl hapis cezası bulunan kadın, gizli bölmede yakalandı
Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ‘ev hapsi’ şartıyla tahliye edildi
Netanyahu, prostat kanseri tedavisi gördüğünü açıkladı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Bursa’da tarihi akşam, timsah geri döndü
İran Dışişleri Bakanı Arakçi yeniden İslamabad’da
Galatasaray taraftarı, Taksim’de derbiyi bekliyor
Şanlıurfa'da kahreden olay! Kayıp çocuk ölü bulundu
İsrail Lübnan'da ateşkesi ihlal etti: 7 ölü
Nehre düşen çocuk için arama çalışmaları 6 gündür sürüyor
Zelenskiy: "Kırk yıl önce dünya, en büyük nükleer felaketlerden biriyle karşı karşıya kaldı"
KÜLTÜR SANAT
Ses yarışmasının kazananları belli oldu
26 Nisan 2026 Pazar - 18:40:28
Afyonkarahisar Gençlik Merkezinde düzenlenen 11. Gençler Arası Kültür ve Sanat Yarışmaları çerçevesinde gerçekleştirilen ses yarışması il finalleri tamamlandı. Toplam 59 gencin katıldığı yarışmada, yapılan ön elemenin ardından il finali gerçekleştirildi. Finalde Solo Popüler Müzik kategorisinde Buse Bülbül birinci olurken, Solo Türk Müziği kategorisinde ise Berfin Demir birinciliği elde etti. Kategorilerinde birinci olan yarışmacılar, 12 Mayıs’ta Muğla’da düzenlenecek bölge finallerinde Afyonkarahisar’ı temsil edecek. Program sonunda dereceye giren yarışmacılara başarı belgeleri ve hediye çekleri takdim edildi. Yarışmanın jüri üyelerine teşekkür belgeleri ve plaket verilirken, sahne alan saz ekibine de teşekkür belgeleri sunuldu.
26 Nisan 2026 Pazar - 15:51
17’nci Yörük-Türkmen toyu için hazırlıklar sürüyor
Muğla Büyükşehir Belediyesi, bu yıl 17’ncisi düzenlenecek Uluslararası Yörük-Türkmen Toyu için hazırlıklarını sürdürüyor. Bu yıl Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın ev sahipliğinde yapılacak olan Yörük-Türkmen Toyu, 6-7 Haziran’da Menteşe ilçesindeki Yılanlı Yörük Ormanı’nda gerçekleştirilecek. 17’nci Uluslararası Yörük-Türkmen Toyu, 16 derneğin katılımıyla düzenlenecek. Derneklerin oy birliğiyle oluşturduğu tertip komisyonunda; Yörük-Türkmen kültürünün yaşatılması ve tanıtılması adına ulusal ve uluslararası çalışmalara öncülük eden İsmail Uzunoğlu, Orhan Akcan, Ramazan Kıvrak ve Mevlüt Kiriş yer alıyor. Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen toyun bu yılki ana teması, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Yörük Türkmen Tarihi ve Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğiyle ‘Ocaktan Saca, Sütten Aşa: Göçer Kültürde Yeme İçme Geleneği’ olarak belirlendi. İki gün sürecek etkinlik boyunca kültürel gösteriler, yerel lezzetler ve geleneksel yaşam pratikleriyle Yörük-Türkmen mirası bir kez daha geniş kitlelerle buluşturulacak. Başkan Aras: "Yörük-Türkmen kültürü bizim kökümüz, hafızamızdır" Yörük-Türkmen kültürünün yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çeken Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Yörük-Türkmen kültürü bizim kökümüz, hafızamızdır. Bu kadim geleneği yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Uluslararası Yörük-Türkmen Toyu da bu kültürü yaşatan, birlik ve dayanışmamızı güçlendiren en anlamlı buluşmalardan biri. Tüm hemşehrilerimizi ve misafirlerimizi 6-7 Haziran’da Yılanlı Yörük Ormanı’nda düzenleyeceğimiz 17’nci Uluslararası Yörük-Türkmen Toyu’na bekliyoruz" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 15:08
Manisa’da mesir coşkusu
Manisa’da asırlardır süren mesir geleneği bu yıl da büyük coşkuya sahne oldu. Tarihi Sultan Camii’nin kubbe ve minarelerden saçılan 10 ton mesir macunu için on binlerce kişi aynı anda harekete geçince meydanda izdiham yaşandı, ortaya çarpıcı görüntüler çıktı. Kortej yürüyüşü ise tam bir karnaval havasında yaşandı. UNESCO’nun Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali tarihi Sultan Camii kubbe, şerefeleri ve çevre binaların balkonlarından 10 ton mesir macununun saçılmasıyla sona erdi. Osmanlı tarihinde, Merkez Efendi tarafından 41 çeşit baharatın karışımıyla yapılan, Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi, Yavuz Sultan Selim’in eşi Ayşe Hafsa Sultan’a şifa olan mesir macunu, Ayşe Hafsa Sultan’ın fermanıyla 486 yıldır vatandaşlara da şifa olması nedeniyle tarihi Sultan Camii kubbeleri, şerefeleri ve çevre binaların balkanlarından saçılmaya devam ediyor. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın da en eski geleneklerinden biri olan Manisa Mesir Macunu Festivali karnaval havasında gerçekleştirilen kortej yürüyüşünün ardından Sultan Camii’nin kubbe, minare ve çevredeki binalardan saçılan mesir macunlarından kapabilmek için on binlerce insan izdihama neden oldu. 44 farklı noktadan 10 ton mesir macununu kapabilmek için vatandaşlar adeta birbirinin üzerine çıktı. Karnaval havasında kortej yürüyüşü Manisa Hükümet Konağı önünde kortej yürüyüşü ile başlayan festivale, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve eşi Didem Özel, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, TBMM eski başkanlarından Bülent Arınç, AK Parti Manisa Milletvekili Mücahit Arınç, MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Şenol Sunat, TBMM Yeni Yol Grup Başkanvekili, Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, CHP Manisa milletvekilleri Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Bekir Başevirgen, elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek, çevre illerin milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, daire müdürleri, siyasi parti temsilcileri, Azerbaycan, Kuzey Makedonya, Ukrayna, Sırbistan, Endonezya, Litvanya, Slovakya, Polonya, Kazakistan, Yunanistan, KKTC ve İtalya’nın delegasyonları, halk oyunları ekipleri ve on binlerce vatandaş katıldı. Kortejde temsili Merkez Efendi’yi geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da ünlü oyuncu Kubilay Pembeklioğlu canlandırırken, Hafsa Sultan ve nedimeleri ile Manisa’da yetişip tahta çıkan temsili Osmanlı padişahları, şehzadeleri, yabancı ülkelerden gelen ekipler bulundu. Geniş güvenlik önleminin alındığı festivalde, mehter takımının marşları ile Mustafa Kemal Paşa Caddesi’nde ilerleyen kortej, Cumhuriyet Bulvarı güzergahında devam edip Sultan Camii’ne ulaştı. Yabancı ülkelerden ve Türkiye’den katılan dans toplulukları kortej boyunca gösterileriyle festivale karnaval havası kattı. Protokol üyeleri, evlerinin balkonları ve yol kenarlarında toplanarak korteje eşlik eden halkı selamlarken, kortej sonunda Sultan Camii önünde toplanan on binlerce kişi heyecanla mesir macunu saçımını bekledi. İlk mesir saçıldı insan seli hareketlendi Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu oyuncularından seçilen temsili Hafsa Sultan ve nedimeleri ile temsili Merkez Efendi’nin mesir macunu saçılması için berat vermesinin ardından protokol üyeleri temsili Hafsa Sultan ile birlikte ilk mesir macunlarını halka saçmaya başladı. Sultan Camii’nin minare, kubbeleri ve çevredeki binaların balkonlarından 44 farklı noktadan 10 ton mesir macunu halka saçıldı. Her sene olduğu gibi bu yıl da macunlardan kapmaya çalışan yüzlerce kişi ezilme tehlikesi geçirdi, izdiham yaşandı. Her festivalde olduğu gibi şemsiyelerini ve ceketlerini ters açarak mesir macunlarını ağaç veya elektrik direklerinin tepelerinde kapmaya çalışanlar da renkli görüntüler oluşturdu. Mesir macununun tarihi Türkiye’de Kırkpınar yağlı güreşlerinden sonra en eski gelenek olan Mesir Festivali, 485 yıl önce ortaya çıktı. Amansız bir hastalığa yakalanan Yavuz Sultan Selim’in eşi, Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Hafsa Sultan, Sultan Camii Külliyesi’nde idareci olarak görev yapan devrin ünlü hekimi Merkez Efendi’nin 41 çeşit baharatın karışımıyla hazırladığı mesir macunuyla şifa buldu. Hafsa Sultan, hastalığa şifa olan macunun her nevruz günü halka saçılmasını istedi. O günden sonra her yıl mesir macunu saçılarak bugün 484 yılı bulan bir gelenek haline geldi. Mesir macununun hazmı kolaylaştırıcı, kuvvet verici, cinsel uyarıcı, iştah açıcı, yorgunluk giderici, zehirli hayvanların zehirlerine karşı bağışıklık kazandırıcı özelliği yanı sıra birçok derde şifa olduğuna inanılıyor. Macunun sırrı 41 çeşit baharat Şifalı mesir macunu içinde yer alan 41 çeşit baharat ise şöyle: "Tarçın, karabiber, yenibahar, karanfil, çörek otu, hardal tohumu, anason, kişniş, zencefil, hibiskus, zerdeçal, Hindistan cevizi, rezene, kebabiye, sinameki, sarıhalile, vanilya, darı fülfül, kakule, havlıcan, hıyarşembe, safran, kimyon, çam sakızı, mürsafi, meyan balı, zulumba, limon kabuğu, portakal kabuğu, deve dikeni tohumu, keten tohumu, keçiboynuzu, udi hindi, ısırgan tohumu, akbiber, üzüm çekirdeği, hayıt tohumu, biberiye, funda yaprağı, melisa otu, karahalile."
26 Nisan 2026 Pazar - 14:41
BEUN’dan Teoman Duralı’ya Vefa: Çocukluk Evi Müze Oluyor
Türk düşünce dünyasının öncü isimlerinden, felsefenin yerli ve millî sesi, mütefekkir Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı’nın hatırası, doğup büyüdüğü topraklarda yeniden hayat buluyor. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin (BEUN) girişimleriyle hazırlanan "Teoman Duralı Felsefe-Bilim Evi ve Müze Projesi", Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle kabul edilerek resmiyet kazandı. 24 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11201 sayılı kararnameyle; Zonguldak’ın Kilimli ilçesi KuzyakaMahallesi’nde bulunan ve Prof. Dr. Teoman Duralı’nın çocukluk yıllarını geçirdiği ev; eğitim, kültür ve müze faaliyetlerinde kullanılmak üzere Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesine tahsis edildi. Böylece Türkiye’de bir filozofun çocukluğunu geçirdiği evin bilimsel ve entelektüel bir merkeze dönüştürülmesi yönünde önemli bir adım atılmış oldu. Projenin temel amacı; Ş. Teoman Duralı’nın düşünce dünyasını, onun yetiştiği mekânda yaşatarak gelecek nesillere aktarmak. Bu yönüyle proje yalnızca bir müze değil, aynı zamanda yaşayan bir düşünce merkezi olma özelliği taşıyor. Kuzyaka’daki bu yapı, yılın 365 günü aktif olacak şekilde; akademi ile halkı buluşturan, Zonguldak’ı felsefe ve bilim alanında temsil edecek dinamik bir mekân olarak tasarlandı. Müze bünyesinde oluşturulacak hafıza mekânında, Prof. Dr. Teoman Duralı’nın şahsi eşyaları, el yazması notları ve zengin kütüphanesi titizlikle korunarak sergilenecek; böylece ziyaretçilere yalnızca bir yaşam öyküsü değil, bir düşünce evreni deneyimleme imkânı sunulacak. Bu anlamlı dönüşüm, aynı zamanda Prof. Dr. Duralı’nın doğup büyüdüğü topraklara duyduğu derin bağlılığın da somut bir yansıması niteliği taşıyor. Nitekim Duralı, Zonguldak’a olan aidiyetini şu sözlerle dile getirir: "Ben doğma büyüme Zonguldaklı olduğumdan ötürü buraya duygularla bağlı bir kişiyim. Yeşilin maviyle karıştığı dünya güzeli bir yöreden çıktım ve bununla ömür boyu gurur duydum. Hayatımda hiçbir yer bana Zonguldak’tan daha güzel görünmedi." Projenin Kalbi: Hafıza Mekânı, Dijital Arşiv ve Açık Bilim Projede öne çıkan başlıklar, Türkiye’de örneğine az rastlanır bir vizyon ortaya koyuyor: Hafıza Mekânı: Duralı’nın kişisel eşyaları, el yazmaları ve kütüphanesi sergilenerek genç kuşaklara ilham veren bir atmosfer oluşturulacak. Dijital Arşiv: "Bir Filozofun Anatomisi" projesiyle tüm eserler dijital ortama aktarılacak, kavramsal bir veri tabanı kurulacak. Halka Açık Bilim: Seminerler, paneller ve "Düşünce Atölyeleri" ile akademik bilgi toplumla buluşturulacak. Düşünce Merkezi: Yerel kültür ile bilimsel düşünceyi harmanlayan, eleştirel düşünmeyi teşvik eden bir platform oluşturulacak. Sürekli Dinamik Yapı: Sergiler, okuma grupları ve etkinliklerle yaşayan bir enstitü modeli hayata geçirilecek. BEUN’dan Duralı’ya Fahri Doktora ile Aziz Hatırasına Değer Bilimsel Etkinlikler ve Faaliyete Geçen Çalışmalar Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi de Duralı’nın mirasını yaşatmak adına önemli adımlar attı. 28 Nisan 2016 tarihinde 66. Hükûmet Millî Eğitim Bakanı, 28. Dönem AK Parti Ordu Milletvekili ve dönemin Üniversite Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer başkanlığında toplanan senato kararıyla Türkiye’de ilk kez biyoloji felsefesi çalışmalarını başlatan ve Türk düşünce hayatına yön veren katkıları dolayısıyla Duralı’ya, fahri doktora payesi verilmesi kararlaştırıldı. Bu anlamlı paye, 6 Nisan 2017 tarihinde düzenlenen törenle kendisine takdim edildi. Yine aynı gün üniversite bünyesinde açılan Teoman Duralı Çalışma Salonu, onun akademik mirasının kurumsal düzeyde yaşatılmasının ilk somut adımlarından biri oldu. 2022-2025 yılları arasında ise BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in öncülüğünde Duralı’nın düşünce dünyasını daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla kapsamlı etkinlikler düzenlendi. "Tanıklarla Teoman Duralı’nın Düşünce Dünyası" paneli, "Görgü ve Bilgi Arasında: Teoman Duralı’yıAnlamak" başlıklı program, "Metafizik Sonrası Metafizik Tartışmaları - Yeni Ontolojilere Doğru" etkinliği ve 77’nci doğum yılı dolayısıyla gerçekleştirilen "Bir Şair, Bir Seyyah, Bir Kaşif, Bir Filozof Teoman Duralı" paneli ile "Bir Filozofun Dünya Nöbeti: Teoman Duralı" sergisi; onun fikir mirasını çok boyutlu bir perspektifle ele aldı. Prof. Dr. Duralı’nın Adı ve Mirası Yaşatılıyor Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer döneminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle 16 Nisan 2025 tarihli ve 9724 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında, üniversitenin İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesine Teoman Duralının adı verildi ve bu karar 17 Nisan 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bunun yanı sıra Haziran 2025’te Duralı’nın vasiyeti doğrultusunda üniversite bünyesinde Felsefe Bölümü açıldı ve 2025-2026 akademik yılı itibarıyla ilk öğrencilerini bünyesine kattı. Bugün hayata geçirilen Teoman Duralı Felsefe-Bilim Evi ve Müze Projesi ise tüm bu çalışmaların zirve noktası olarak; Duralı’nın yalnızca hatırasını değil, düşünce dünyasını da yaşayan bir mirasa dönüştürmeyi hedefliyor. Rektör Özölçer: "Bu eser; ilme vefa, geleceğe yapılan güçlü bir yatırımdır" Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü İsmail Hakkı Özölçer, projenin kabulüne ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri dile getirdi: "Enerjinin ve sanayinin başkenti Zonguldak’ımızın yetiştirdiği mümtaz bir ilim ve fikir insanı olan merhum Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı hocamızın aziz hatırasını, bizzat çocukluğunu geçirdiği mekânda yaşatacak bu kıymetli projenin hayata geçmesi bizler için tarifsiz bir gurur ve derin bir vefa vesilesidir. Bu çalışma yalnızca bir yapının tahsisi değil; aynı zamanda ilme, irfana, düşünceye ve köklü medeniyet birikimimize sahip çıkmanın güçlü bir nişanesidir. Hocamız; derin felsefi birikimi, disiplinlerarası yaklaşımı ve yetiştirdiği kıymetli öğrencileriyle sadece ülkemizin değil, insanlık düşünce tarihinin de müstesna şahsiyetlerinden biri olmuştur. Onun fikir dünyasını çocukluğunu geçirdiği evde yaşatmak; geçmiş ile gelecek arasında sahih, güçlü ve kalıcı bir köprü kurmak anlamına gelmektedir. Bu yönüyle Teoman Duralı Felsefe-Bilim Evi ve Müze Projesi, üniversitemizin ilmi vizyonunu toplumla buluşturan, yaşayan ve üreten bir düşünce merkezi olacaktır. Bu anlamlı projenin hayata geçirilmesinde yüksek tensipleriyle bizleri onurlandıran Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şahsım, üniversitemiz ve Zonguldaklı hemşehrilerimiz adına sonsuz şükranlarımı arz ediyorum.Süreç boyunca anlamlı gayretleri ve destekleri ile bizleri onurlandıran 29. TBMM Başkanımız Sayın Mustafa Şentop’a içtenlikle teşekkür ediyorum. Süreç boyunca desteklerini esirgemeyen Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve Yükseköğretim Kurulu ailesine en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca bu kıymetli projenin fikirden uygulamaya uzanan her aşamasında büyük bir özveriyle çalışan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ailemize gönülden teşekkür ediyorum. Hocamızın kıymetli emaneti olan değerli evladı, Medipol Üniversitesi akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Deniz Duralıile hocamızın muhterem ailesine destekleri ve katkıları dolayısıyla şükranlarımı sunuyorum. Yine hocamızın seçkin talebelerinden, ülkemizin yetiştirdiği müstesna ilim insanlarından İstanbul Medeniyet Üniversitesi Bilim Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu’na ve şehrimizin değerli iş insanlarından, merhum hocamızın kıymetli öğrencilerinden Veysel Bircan’a da bu süreçte verdikleri katkılar için en kalbî duygularımla teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki bu müstesna eser; yalnızca Üniversitemizin ve Zonguldak’ımızın değil, ülkemizin düşünce hayatına yön veren, gençlerimize ilham olan, ilmi üretimi teşvik eden bir merkez hâline gelecek; hocamızın mirası, burada yetişecek nesillerle yaşamaya devam edecektir. Bu çok kıymetli eserin başta Üniversitemiz olmak üzere Zonguldak’ımıza, yükseköğrenim camiamıza ve ülkemize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum." Zonguldak, Felsefenin Yeni Adresi Olmaya Hazırlanıyor Teoman Duralı Felsefe-Bilim Evi ve Müze Projesi, sadece bir anma değil; geleceğe kurulan güçlü bir köprü. Bu adım, Zonguldak’ı sanayi ve ekonominin dışında bir "ilim ve kültürşehri" kimliğiyle öne çıkaracak olup, Türkiye’de bilim ve felsefe kültürünün güçlenmesine de önemli katkı sağlayacağı öngörülüyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
23 Nisan 2026 Perşembe- 10:15
Sanayinin başkenti Gebze’de bu kez sanayi değil tarih konuşuldu
2
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:21
"Re-New Nature Kütahya" sergisi kapılarını açtı
3
25 Nisan 2026 Cumartesi- 14:33
Kırşehir’de Sakura Festivali ve Plastik Sanatlar Sergisi Açıldı
4
25 Nisan 2026 Cumartesi- 11:59
Eskişehir’de kadın zeybeklerin ’Meşk Gecesi’ güzel geçti
5
26 Nisan 2026 Pazar- 12:38
Atıl bina kadınlar için sanat merkezine dönüştü
24 Ekim 2025 Cuma - 18:09
Ordu’da Turizm Çalıştayı’nın galası yapıldı
Ordu’nun turizm potansiyelini en üst seviyeye taşımak, sürdürülebilir turizm vizyonu oluşturmak ve kenti ulusal ile uluslararası arenada güçlü bir destinasyon markası haline getirmek amacıyla düzenlenen Ordu Turizm Çalıştayı’nın galası gerçekleştirildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ordu Valiliği, Ordu Büyükşehir Belediyesi, Ordu Üniversitesi ve paydaşların iş birliğinde, Ordu Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen gala, Ordu Turizm Çalıştayı Tanıtım Filminin gösterimiyle başladı. Programda konuşan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, yerli ve yabancı turistin Ordu’ya gelmesi için doğal güzelliklerin, gastronominin ve tarihi zenginliklerinin ortaya koyulması gerektiğinin altını çizdi. "Bu işler ikna ile olmaz, ispatla olur" diyen Güler, turizme yönelik çalışmaların bundan sonra daha planlı ve organize bir şekilde yürütüleceğine inandığını söyledi. Güler, "Çok güzel çalışmalar yapıldığını görüyoruz. Bundan sonra daha planlı, daha organize ve daha güzel yürütüleceğini düşünüyorum. Bunun için temel noktalardan birisi zaman, biz ‘3 ay değil 4 mevsim Ordu’ sloganını oluşturduk ve bunun altını doldurmaya çalışıyoruz. Sayın valimizin riyasetinde burada tam bir birlikte bu çalışmaları yapıyoruz. Teknik derseniz var, güzellik derseniz var, manzara derseniz var, coğrafya derseniz hepsi var. Halkımızın kültüre ve sanata düşkünlüğü var. Bununla birlikte bu çalışmaları bir bütün içinde ele aldığımız takdirde turizm noktasında çok önemli destinasyonların hazırlıklarını yaptık. Her geçen gün ilgi de çekiyor" dedi. İl Kültür ve Turizm Müdürü Uğur Toparlak ise çalıştayın sadece bir etkinlik değil, ortak aklın ürünü olan bir vizyon çalışması olduğunu ifade etti. Toparlak, "Çalıştay boyunca denizden yaylaya, gastronomiden kültürel mirasa kadar her alan tartışıldı. Ortaya çıkan sonuçlar, Ordu’nun köklü kültürüyle bir marka değeri olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini gösteriyor" diye konuştu. Program, çalıştaya katkıda bulunan kişi ve kurumlara Vali Muammer Erol, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler ile protokol üyeleri tarafından plaket be hediye takdim edilmesiyle sona erdi. Galaya AK Parti Ordu Milletvekilleri İbrahim Ufuk Kaynak ve Mustafa Hamarat, Kültür ve Turizm Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan İleri, Altınordu Kaymakamı İsmail Hakkı Ertaş, ilçe kaymakamları ve belediye başkanları ile ilgililer katıldı.
24 Ekim 2025 Cuma - 17:43
Başkan Aydın’dan Maksem Mahallesini mutlu eden ziyaret
Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın bu haftaki durağı Maksem Mahallesi oldu. Osmangazi’de yaşayan vatandaşların istek ve taleplerini dinleyerek çözüm önerileri sunmak için her Cuma günü bir mahalle ziyareti gerçekleştiren Başkan Aydın, bu hafta Maksem Mahallesini ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. Cuma namazını Maksem Düstürhan Camiinde kılan Aydın, namazın ardından vatandaşlara ikramlarda bulundu. Burada vatandaşların istek ve taleplerini tek tek dinleyen Başkan Aydın, hizmet yapılması istenen alanları ziyaret ederek çalışmaların biran önce başlayacağının sözünü verdi. Maksem Mahallesindeki esnafları da ziyaret ederek hayırlı işler dileklerinde bulunan Başkan Aydın, Maksem Mahalle Muhtarı Tuncay Erken’i makamında ziyaret ederek, mahalleye yapılması planlanan yatırımlarla alakalı fikir alışverişinde bulundu. Maksem Mahallesi sakinleri ise Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a mahallelerini ziyaret ederek istek ve taleplerini dinlediği için teşekkür etti.
24 Ekim 2025 Cuma - 17:36
Uluslararası 3. Digital Film Festival İstanbul Ödülleri sahiplerini buldu
Uluslararası 3. Digital Film Festival İstanbul Ödülleri, 21 Ekim’de Atatürk Kültür Merkezi Yeşilçam Sineması’nda düzenlenen görkemli kapanış ve ödül töreni ile sahiplerini buldu. Bu yıl 14 ülkeden 30 filmin resmi seçkide yer aldığı festival, üretken yapay zekânın dönüştürdüğü yeni anlatılarla bağımsız kısa filmlerin yenilikçiliğini buluşturarak, İstanbul’un kültürel hafızasında kalıcı bir iz bıraktı. 18-21 Ekim tarihleri arasında Uluslararası 3. Digital Film Festival İstanbul’da düzenlenen ücretsiz film gösterimleri, söyleşiler, paneller ve atölyelerle İstanbul, dört gün boyunca dijital sinemanın kalbi oldu. Digital Film Academy yürütücülüğünde gerçekleştirilen festivalin ana partneri Doğuş Üniversitesi, kazanan yönetmenlere sunduğu yüksek lisans burslarıyla bu yıl da genç sinemacıların akademik gelişimine katkı sağladı. 2025 DFFI’nin jüri heyeti yönetmen Özcan Alper başkanlığında oyuncu Bennu Yıldırımlar, sanat yönetmeni Natali Yeres, akademisyenler Prof. Dr. Hülya Önal, Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Bülbül, sinema yazarı Sadi Çilingir ve dijital sanatçı Ecem Dilan Köse’den oluştu. Jüri, Kurmaca, Animasyon, Belgesel, Yapay Zeka Destekli, Deneysel, Moda ve Video Art ana kategorilerinde yer alan 21 finalist film arasından ödülleri belirledi. Yeni bir dönem, yeni bir anlatı: Sinemada üretken yapay zeka 2025 DFFI’nin ana teması, sinemanın geleceğine yön veren "Yeni Bir Dönem, Yeni Bir Anlatı: Sinemada Üretken Yapay Zeka" üzerine inşa edildi. Festival süresince düzenlenen ücretsiz paneller, söyleşiler ve atölyeler, katılımcılara sektörün öncü isimleriyle bir araya gelme ve üretken yapay zekânın sinemada açtığı yeni anlatı imkanlarını keşfetme fırsatı sundu. Festival Başkanı İlknur Doruker, "Geçtiğimiz yıl Türkiye’de ilk kez ayrı bir kategori olarak yer verilen Yapay Zeka Destekli Filmler bu yıl daha da ileri taşındı. Festival, bu kez izleyicilere AI sunucu eşliğinde hibrit bir izleme deneyimi sunarak dijital sinemanın geleceğine sahne oldu" dedi. Uluslararası 3. Digital Film Festival İstanbul’da ödül alan isimler ise şöyle: En İyi Uluslararası Film: Claimant (Yön. Nadereh Sadat Serki) İran En İyi Ulusal Film: Garan (Yön. Mahsum Taşkın) Türkiye En İyi Kurmaca: Claimant (Yön. Nadereh Sadat Serki) İran En İyi Animasyon: Volcelest (Yön. Eric Briche) Fransa En İyi Belgesel: Sezenler Olsun (Yön. Adem Giliz) Türkiye En İyi Yapay Zeka Destekli: Memory Maker (Yön. Nik Kleverov) ABD En İyi Deneysel: I You He / She We You They (Yön. Sevin Yaman) Türkiye En İyi Moda: Echo Bloom (Yön.Kasumi Hiraoka) Japonya En İyi Video Art: You Will Always Be Welcome Here (Yön.Samuele Portera) İtalya En İyi Yönetmen: Eric Briche (Volcelest) Fransa En İyi Senaryo: Blue Dove and The Pomegranate Tree (Xun Hu) ABD En İyi Kurgu: Claimant (Yön. Nadereh Sadat Serki) İran En İyi Sinematografi: Across the Waters (Viv Li) En İyi Sanat Yönetimi: Mx. (Wwenen Lusa) En İyi Ses/Müzik: Volcelest (Eric Briche) En İyi Kadın Oyuncu: Qinglian Zhao (Across the Waters) Fransa En İyi Erkek Oyuncu: Yavuz Akkuzu (Garan) Türkiye DFA Özel Ödülü: Blue Dove and The Pomegranate Tree (Xun Hu) ABD UN Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Teması Özel Ödülü: Sezenler Olsun (Yön. Adem Giliz) Türkiye.
24 Ekim 2025 Cuma - 16:42
Mysia Yolları’nda sonbahar yürüyüşü
Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Mysia Yolları etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen hafta içi yürüyüşünde doğaseverler, 11 kilometrelik parkurda sonbaharın renklerine tanıklık etti. Nilüfer Belediyesi’nin doğa ve kültür tutkunlarını bir araya getirdiği Mysia Yolları etkinlikleri, hafta içi yürüyüşü ile devam etti. Mysia Yolları’nın P16 - P17 Korubaşı - Maksempınar - Hasanağa parkurunda düzenlenen yürüyüşte doğa tutkunları, 11 kilometrelik güzergahta hem keyifli vakit geçirdi hem de bölgenin doğal ve kültürel zenginliklerini keşfetti. Yürüyüş boyunca katılımcılar, bölgenin tarihçesi hakkında bilgi alırken, meşe ve çam ormanlarının arasından geçen rotada sonbaharın tüm güzelliklerini yaşadı. Yoğunlukla meşe ve çam ormanları ile dağ çileklerinin sonbahar renkleriyle bütünleştiği güzergah, yürüyüşçülere adeta görsel bir şölen sundu. Zaman zaman çiseleyen yağmurun eşlik ettiği yürüyüşte doğaseverler, hem doğayla baş başa keyifli vakit geçirdi hem de Mysia Yolları’nda unutulmaz bir deneyim yaşadı. Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Mysia Yolları etkinlikleri, doğa ve kültür tutkunlarını farklı parkurlarda bir araya getirmeye devam edecek.
24 Ekim 2025 Cuma - 16:38
Avrupa’da Göbeklitepe konulu uluslararası konferans
Viyana’da Şanlıurfa’nın fotoğraflarının sergilenmesinin ardından, bu kez 12 bin yıllık geçmişiyle insanlık tarihinin en eski yerleşimlerinden biri olan Göbeklitepe’nin ele alındığı uluslararası bir konferans düzenlendi. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO) Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Göbeklitepe’nin kazı çalışmaları, arkeolojik önemi ve kültürel miras değerinin münazara edildiği konferans, Viyana Diplomasi Akademisinde düzenlendi. "Köklü Mirasın İzinde" başlıklı konferansa; Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Türkiye’nin Viyana Büyükelçisi Gürsel Dönmez, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Zeynep Kızıltan, Avusturya’nın eski Ankara Büyükelçisi Klaus Wölfer, Göbeklitepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul, Avusturya Arkeoloji Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Barbara Horejs ve Anatolity Vakfı Kurucusu Dr. Cem Kınay, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Meclis Üyeleri Ali Samar, Şerif Bozkurt, Salih Gündoğdu, Fatma Yaşar Kaplat ve Halit Yaşar Keleşabdioğlu katıldı. Bilim, kültür ve diplomasi dünyasından çok sayıda davetlinin yer aldığı program, Göbeklitepe’nin evrensel önemi ve insanlık tarihine yaptığı katkıları yeniden gündeme taşıdı. "Göbeklitepe, insanlığın ortak hafızasıdır" Konferansın açılış konuşmasını yapan Gülpınar, Göbeklitepe’nin yalnızca Türkiye için değil, tüm insanlık için bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Gülpınar, konuşmasında, "Şanlıurfa sadece bir şehir değil; medeniyetin beşiği, insanlığın ortak mirasının yaşatıldığı yaşayan bir hafızadır. Sahip olduğu tarihi, kültürel ve arkeolojik zenginlikleriyle adeta bir açık hava müzesi görünümündedir. Urfa öyle bir şehirdir ki; neresine dokunsanız tarihe açılan bir kapı bulursunuz. Göbeklitepe, insanlık tarihine dair bildiklerimizi kökten değiştiren bir mirastır. 12 bin yıl önce taşları yontan eller, henüz yazıyı bilmeyen ama anlamı arayan insanlığın ilk izlerini bıraktılar. Burada sadece taşlar değil, insanlığın ilk ortak inancı, ilk birlikte üretme arzusu şekillendi" dedi. "Geçmişi korumak, geleceğe ilham vermektir" Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin, Göbeklitepe’nin uluslararası düzeyde tanıtımı ve korunması için yürüttüğü çalışmalara değinen Gülpınar, "Amacımız sadece geçmişi korumak değil; Göbeklitepe’nin felsefesini, yani insanın bir araya gelme, inşa etme ve anlam arama gücünü bugünün dünyasına taşımaktır" ifadelerini kulandı. Konuşmaların ardından, Şanlıurfa’nın tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerini tanıtan bir kısa film gösterildi. Göbeklitepe başta olmak üzere, Karahantepe, Sayburç, Sefertepe ve Ayantepe gibi diğer Taş Tepeler kazı alanlarından görüntüler içeren film, katılımcıların büyük beğenisini topladı. Filmde, Şanlıurfa’nın binlerce yıllık tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, kültürlerin buluştuğu bir coğrafya olduğu vurgulandı. Konferansta Göbeklitepe kazılarına ilişkin bilimsel sunumlar da yapıldı. Göbeklitepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul, bölgedeki kazı çalışmalarında elde edilen keşiflerin, yerleşik hayatın başlangıcına ışık tuttuğunu belirterek, insanlığın avcı-toplayıcılıktan yerleşik düzene geçiş sürecine dair yeni veriler paylaştı. Avusturya Arkeoloji Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Barbara Horejs, "Göbeklitepe: Yüzeyin altına bir bakış", Anatolity Vakfı Kurucusu Dr. Cem Kınay ise "Medeniyetten Kültürel Deneyime Küresel Bir Yolculuk" başlıklı sunum gerçekleştirdi. Viyana Diplomasi Akademisi’nde düzenlenen bu konferans, Türkiye’nin kültürel mirasının Avrupa’daki tanıtımına katkı sağlarken, insanlığın ortak geçmişine dair farkındalığı güçlendirdi. Bu arada Viyana’da dün de "Köklü Mirasın İzinde" adlı sergiyle Göbeklitepe’den Harran’a, Balıklıgöl’den Urfa mutfağına kadar uzanan kadim miras, Avusturyalı fotoğraf sanatçısı Josef Polleross’un objektifinden Avrupa’ya taşınmıştı.
24 Ekim 2025 Cuma - 16:14
Aksa Elektrik tiyatro ile çocuklara farkındalık kazandırıyor
Türkiye’nin enerji sektöründeki güçlü oyuncularından Aksa Elektrik, "Gücümüz Yarınlarımız" adlı sosyal sorumluluk platformu çerçevesinde 3 binden fazla çocuğu tiyatronun renkli dünyasıyla buluşturdu. Etkinlikler Trabzon’da gerçekleştirilen programla sona erdi.
24 Ekim 2025 Cuma - 16:00
Öğrencilerden Kitap fuarına tam not
Balıkesir’de bu yıl ilk kez düzenlenen 1. Balıkesir Kitap Fuarı, öğrencilerden büyük ilgi görerek takdir topladı. Fuarın içeriğinin çok zengin olduğunu belirten gençler, aradıkları kitapları bulabilmenin mutluluğunu yaşarken fuarın düzenlemesinden büyük memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Balıkesir’de bu yıl ilk kez düzenlenen 1. Balıkesir Kitap Fuarı, yedinci gününde de kitapseverleri ağırlamaya devam etti. Kültür ve sanat buluşmalarının bir arada yaşandığı fuarın yedinci gününde alanında uzman isimler hem söyleşilerle hem de imza günleriyle sevenleriyle bir araya geldi. Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden, Prof. Dr. Tamer Bolat, Miyase İlknur ve Yavuz Oğhan söyleşi gerçekleştirdi. Gün sonu Ayşegül Koca Klasik Gitar Resitaliyle müzikseverlere unutulmaz anlar yaşattı. Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği kitap fuarının keyfini en çok öğrenciler çıkarıyor. Merkezden ve ilçelerdeki okullardan düzenlenen geziler ile fuara katılan öğrenciler, hem kitap sayısı bakımından hem tür bakımından fuarın kapsamının çok geniş olduğunu belirtti. Öğrenciler için kitap fuarının düzenlenmesinin çok yararlı olduğunu dile getiren gençler, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’a teşekkür etti. Fuarı yedinci günde 100 bine yakın kişi ziyaret etti. Kitap fuarını ziyaret eden lise öğrencisi Duru Taş, "Kitap fuarını çok beğendim. Okumak isteyip de bulamadığım birçok kitabı fuarda bulup satın aldım. Arayıp bulamadığım kitapları burada görmek çok güzel. Kitap satın aldım ve kahvemi de ücretsiz olarak alabiliyorum. Balıkesir’de böyle etkinlikler görmek çok güzel. Özellikle biz öğrenciler için çok güzel. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Akın’a teşekkür ederim."diye konuştu. Fuarı gezen öğrencilerden Yasin Akbaş, "Kitap fuarını çok beğendim. Çok fazla çeşit var. Fantastik kitaplar sevdiğim için bu anlamda sayısız kitap var. Seçeneklerin fazla olması beni çok mutlu etti. Aradığım kitapları çok rahat buldum. Başkanımız Ahmet Akın’a çok teşekkür ediyorum. Öğrenciler için çok güzel oldu."dedi. Okulunun düzenlediği gezi ile fuara geldiğini belirten Recep Tetik, "Fuara geldiğim için çok mutluyum. Çok güzel kitaplar var. Sevdiğim kitapları çok uygun fiyatlara aldım. İnternette bile bulamadığım kitapları buldum. Ahmet Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Çok muhteşem bir fuar oldu." diyerek fuara olan memnuniyetini dile getirdi. Bir diğer öğrenci Yiğit Gözaslan ise "Her türden kitap var. 7. sınıf öğrencisiyim. Balıkesir’de kitap fuarının olması çok güzel oldu." dedi. Öğrencilerden Ali Mete, "Fuar çok güzel. Aldığım kitabımı da yazara imzalattım. Fişimi de aldım. Onunla da On On’dan kahvemi aldım. Kahve kitap uyumu çok güzel olmuş." diyerek kahve ikramından memnun kaldığını söyledi. Kitapsever Yağmur Ekinci ise, "Öğrenciyim. Çok beğendim. Büyük bir alanda olması da çok güzel. Kahve içelim diye düşünürken kitap alanların On On’dan ücretsiz kahve içebileceğini öğrendim. Çok güzel oldu."diye konuştu. Fuarı gezen bir diğer vatandaşımız Ümit Çelebi, "Balıkesir’de kitap fuarının olmasına çok sevindik. Çünkü başka şehirlere gidiyorduk. Şehrin kitapla buluşması çok kıymetli. Genel itibariyle katılımcı yayınevi sayısı da güzel. 55 yaşında emekliyim. Ben 25 yaşında okuma alışkanlığı kazandım ama benim çocuklarım çok erken yaşta bunu kazandı. Çocuklarımıza çok küçük yaşlarda okuma alışkanlığını kazandırmalıyız" şeklinde konuştu.
24 Ekim 2025 Cuma - 15:59
Nilüfer’de ‘Arkeoloji Gündemi’ başladı
Nilüfer Belediyesi, tarih ve arkeoloji meraklılarını bir araya getirdiği "Arkeoloji Gündemi"nde Prof. Dr. Murat Türkteki’yi ağırladı. Erken Tunç Çağı ile ilgili bilgi veren Türkteki, Küllüoba Höyüğü’nde yaptıkları kazı çalışmalarından bahsetti. Nilüfer Belediyesi, Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü ve Arkeologlar Derneği Bursa Şubesi iş birliğiyle düzenlenen "Arkeoloji Gündemi" söyleşi serisi Pancar Deposu’nda başladı. Programın ilk konuğu Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Türkteki, "Mayalanan Hayat, Mayalanan Toplum: Küllüoba Verileri Üzerinden Batı Anadolu Erken Tunç Çağı’na Bakış" başlıklı sunum gerçekleştirdi. Bu tür etkinliklerin arkeologlar için çok önemli ve anlamlı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Türkteki, bu sayede hem kendi çalışmalarının bir sonucunun alındığını, hem de eğitici bir programın gerçekleştirildiğini söyledi. Etkinlikle toplumla bağ kurulabildiğine de dikkat çeken Türkteki, emeği geçenlere teşekkür etti. Küllüoba kazı çalışmalarının 1996 yılında Prof. Dr. Turan Efe tarafından başlatıldığını hatırlatan Türkteki, kendisinin 2001 yılından itibaren kazılarda yer aldığını ve 2019’dan itibaren de kazı başkanı olarak görevi devraldığını söyledi. Küllüoba Höyük’ün, Erken Tunç Çağı’nın tamamını temsil ettiğini söyleyen Türkteki, Höyük’ün, yaklaşık 7-8 hektarlık alana yayılmış olduğunu, ova seviyesinden yüksekliğinin de 10 metreyi bulan yayvan, orta büyüklükte bir yer olarak tanımladı. Erken Tunç Çağı’nın temel özelliklerine de değinen Prof. Dr. Türkteki, bu dönemin en belirleyici unsurunun tarımsal bir yaşam tarzı ve kırsal üretim olduğunu söyledi. Tarımsal üretimi hızlandıran önemli bir keşfin sabanın kullanılması olduğunu aktaran Türkteki, bu dönemde dokumacılık ve metalurjinin öne çıktığını kaydetti. Mimarisi ve gömme pratiği Küllüoba’daki yapılardan da bahseden Türkteki, duvarları 3 metre yüksekliğe kadar korunmuş evler tespit edildiğini kaydetti. Türkteki, "Bu yapılar, birbirine bitişik, ortak duvarlı ve dikdörtgen planlı inşa edilmişti. En dikkat çekici durum ise bu yapıların yıkılmayıp, içlerine kırmızı toprak yığılarak tamamen gömülmüş olmasıydı. Gömme işlemi sırasında evin kapısı taşlarla örülmüş ve kapının boşluğunda oğlak kemikleri tespit edilmiştir. Bu parçalar, kurban eyleminin burada gerçekleştiğini göstermektedir" diye konuştu. 2024 Yılı keşfi küllüoba ekmeği En çarpıcı keşiflerinden birisinin geçtiğimiz sene ortaya çıkarılan Küllüoba ekmeği olduğunu söyleyen Türkteki, "Bir evin arka odasında, eşiğin hemen yanında, yakılmış bir halde bulunan ekmek, bütün halde karbonlaşmış olarak ele geçti ve nadir bir bulgu niteliği taşıyor. Yapılan analizler, ekmeğin yakılmadan önce gerçekten pişirildiğini gösterdi. Kesitine bakıldığında, ekmeğin ana bileşeninin gergin buğday olduğu ve az miktarda da olsa mercimek içerdiği anlaşıldı. Ekmeğin pişirildikten sonra koparıldığı, yakıldığı ve sonrasında kırmızı toprakla eşiğe gömüldüğü tespit edildi" dedi.
24 Ekim 2025 Cuma - 14:52
Nurettin Topçu vefatının 50. yılında Atatürk Üniversitesinde anılıyor
Atatürk Üniversitesi, çağdaş Türk düşünce hayatının öncü isimlerinden Nurettin Topçu’nun vefatının 50. yılı dolayısıyla kapsamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. "Vefatının 50. Yılında Nurettin Topçu Uluslararası Bilgi Şöleni" başlıklı program, Topçu’nun fikir dünyasını çok boyutlu biçimde ele alarak, onun ahlak ve maarif merkezli düşünce sistemini yeniden değerlendirme amacı taşıyor. Atatürk Üniversitesi Kültür Merkezi 15 Temmuz Milli İrade Salonunda düzenlenen ve 3 gün boyunca sürecek sempozyumun açılış törenine; Erzurum Vali Yardımcısı Ahmet Özdemir, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü ve Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Musa Kâzım Arıcan, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Karaman, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar ile Ak Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer ile çok sayıda akademisyen, yazar, öğrenci ve davetli katıldı. Ahlâk, İrade ve Maarif Ekseniyle Bir Düşünce Yolculuğu Program, saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın ardından açılış konuşmalarıyla başladı. İlk olarak kürsüye gelen Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Nurettin Topçu’nun düşüncelerinin bugünün insanına rehberlik edecek nitelikte olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Topçu, fikirde isyanı ahlakla yoğurmuş; insanı irade, vicdan ve sorumluluk bilinciyle tanımlamıştır. Onun eserleri, Türk düşüncesinin en sahici damarlarından biridir. Erzurum’da başlayıp Erzincan’ın Eğin ilçesinde tamamlanacak olan bu bilgi şöleni, onun aziz hatırası önünde bir vefa duruşudur." Prof. Dr. Hacımüftüoğlu, Nurettin Topçu’nun bir felsefe öğretmeni olmanın ötesinde, Türk maarifini bir "dava" olarak gören bir fikir adamı olduğunu vurgulayarak, "Bizlere düşen, onun ahlak nizamı anlayışını yaşatmak, bu toprakların irfanını çağımıza taşımaktır." dedi. Ardından kürsüye gelen Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü ve Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Musa Kâzım Arıcan, Nurettin Topçu’nun "Hareket" dergisiyle Türk düşünce dünyasında yeni bir dinamizm oluşturduğunu, bu mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasının akademik bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Nurettin Topçu’nun ahlak, insan ve toplum anlayışının bugünün dünyasında yeniden anlamlandırılması gerektiğini belirterek, düzenlenen bilgi şöleninin bu açıdan büyük bir anlam taşıdığını ifade eden Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ise Erzurum’un tarih boyunca düşünce, ilim ve irfanın merkezi olduğunu belirterek, bu tür bilimsel toplantıların şehrin kültürel kimliğini daha da güçlendirdiğini söyledi. "Fikirde İsyan, Hayatta Ahlâk: Nurettin Topçu’nun İzinde" Belgeseliyle Duygusal Anlar Yaşandı Açılış töreninde, Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi ve Türkiye Yazarlar Birliği iş birliğiyle hazırlanan, yönetmenliğini Prof. Dr. Yusuf Yurdigül’ün yaptığı "Fikirde İsyan, Hayatta Ahlâk: Nurettin Topçu’nun İzinde" adlı belgesel ilk kez gösterildi. Belgeselde, Nurettin Topçu’nun fikir dünyasından kesitler, hayatına dair belgeler ve eserlerinden alıntılar yer alırken, yapay zekâ teknolojisiyle oluşturulan görsellerle çağdaş bir anlatım dili kullanıldı. Katılımcılar, belgeselin sonunda uzun süre alkışlayarak emeği geçenlere teşekkür etti. Belgesel gösteriminin ardından Prof. Dr. Yusuf Yurdigül’e ve yapım ekibine teşekkür belgeleri takdim edildi. Üç Günlük Programda Onlarca Akademisyen Topçu’yu Farklı Yönleriyle Ele Alacak Bilgi şöleni, Türkiye’nin yanı sıra Kosova, Özbekistan, Kazakistan, Bosna Hersek ve Kırgızistan gibi ülkelerden gelen akademisyenlerin katılımıyla üç gün boyunca devam edecek. Programın ilk gününde "Hatıralar", "Nurettin Topçu’nun Türk Dünyası ve Balkan Coğrafyasındaki İzleri", "Ahlâk ve İsyan" ile "Yarınki Türkiye" temalı oturumlar düzenlenirken, ikinci gün "Maarif Meselesi", "Anadoluculuk Fikri", "Varoluşçuluk" ve "Edebiyat" ekseninde bildiriler sunulacak. Üçüncü gün ise katılımcılar, Nurettin Topçu’nun ailesinin memleketi olan Erzincan’ın Kemaliye (Eğin) ilçesine geçerek, "Nurettin Topçu, Felsefe Okulu ve Eğitim" başlıklı yuvarlak masa oturumuyla programı tamamlayacaklar. Erzurum’dan Eğin’e Uzanan Bir Vefa Zinciri Programın tematik çerçevesinde, Nurettin Topçu’nun şahsiyetinde vücut bulan "Erzurumlu duruş" ile "Eğinli mahviyetkârlık" arasındaki dengeye dikkat çekildi. Prof. Dr. İsmail Kara’nın, "Onurlu, tavizsiz, yılmaz kişiliği Erzurumlu yanından; mahviyetkârlığı, sadeliği ve sessizliği ise Eğinli tarafındandır." sözleri, bu anlamlı etkinliğin ruhuna yön veren ifadelerden biri olarak öne çıktı.
24 Ekim 2025 Cuma - 14:50
62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali başlıyor
Ankara’da bu yıl 62’incisi düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, yarın geleneksel kortej geçişi ve Cam Piramit’te gerçekleşecek açılış töreni ile başlıyor. Türkiye’nin en uzun soluklu film festivali olan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yıl 62’nci kez izleyicisiyle buluşuyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde 24 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali ‘Kalpten’ temasıyla perdelerini açıyor. Festival, yarın sanatçı ve oyuncuların halkla buluştuğu geleneksel kortej geçişi ile başlayacak. Sinema dünyasının tanınmış ve usta sanatçıları, 25 Ekim Cumartesi günü saat 15.30’da kortej geçişi ile bir kez daha Antalyalılarla bir araya gelecek. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önünden başlayacak kortej geçişi, sırasıyla Yüzüncü Yıl, Güllük, Selekler, Cumhuriyet Meydanı, Valilik önü ve Işıklar Caddesi’ne uğradıktan sonra Karaalioğlu Parkı’nda sona erecek. Kırmızı halı ve onur ödülleri Kortejin ardından Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi’nde açılış töreni gerçekleşecek. Kırmızı halı geçişinin de yapılacağı açılış töreni saat 19.00’da başlayacak. Gecede usta oyuncular Serap Aksoy ve Settar Tanrıöğen’e Onur Ödülü, senarist-yazar Feride Çiçekoğlu’na ise Emek Ödülü sunulacak. Oyuncular Merve Dizdar ve Selahattin Paşalı Başarı Ödülleri’nin sahibi olurken, senarist-yönetmen Cansu Baydar da Genç Sinemacı Başarı Ödülü’nü alacak. 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, sunucular Cansu Canan Özgen ve Alpdoğan Esenoğlu’nun sunacağı açılış töreniyle sinemaseverleri karşılayacak.
24 Ekim 2025 Cuma - 14:47
OMÜ’de "Dede Korkut Mirası ve Türk Kültür Kodları" etkinliği
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Samsun Meslek Yüksekokulu (MYO) tarafından, Türk kültürünün temel taşlarından biri olan Dede Korkut’un mirasını ve Türk kültür kodlarını konu alan "Dede Korkut Mirası ve Türk Kültür Kodları" adlı etkinlik düzenlendi. OMÜ Sahnesi’nde gerçekleştirilen programa akademisyenler, idari personel, öğrenciler ve davetliler yoğun ilgi gösterdi. Etkinliğin açış konuşmasını MYO Müdürü Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan yaptı. "Türk milleti kök değerlerini sözlü kültürle bugüne taşımıştır" Prof. Dr. Çağlayan konuşmasında, "Atatürk’ün Onuncu Yıl Nutku’nda ifade ettiği ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürüdür’ düşüncesini bugün hem teorik hem de yaşayarak öğreneceğiz. Türk milleti kök değerlerini ecdadından sözlü kültürle dünden bugüne taşımıştır. Bu etkinlikte Prof. Dr. Bekir Şişman hocamız, Dede Korkut hikâyelerini analiz edecek, Âşık Yavuz ise deyişleriyle Dede Korkut’u bize yaşatacak" dedi. "Dedem Korkut Kitabı, bu milletin ortak belleği ve kültürüdür" Etkinliğin konuşmacısı Prof. Dr. Bekir Şişman, Dede Korkut’un Türk kültüründeki yerini vurgulayarak, "Dedem Korkut Kitabı bize Oğuzların bin yıl önceki sosyal hayatlarını, kahramanlıklarını, dini ve ahlaki değerlerini gösterir. Bu eser milletimizin ortak belleği, mirası, irfanı ve kültürüdür. Dedem Korkut’u okuyan bölücü ve yıkıcı olamaz, dine ve devlete düşmanlık yapamaz, milletinin değerlerine sırt çeviremez" ifadelerini kullandı. Şişman, Dede Korkut hikâyelerinin yalnızca edebî değil, aynı zamanda ahlaki ve kültürel öğretiler barındırdığını belirterek, "Bu hikâyelerde kahramanlık, doğruluk, fedakârlık ve ahlaklı olma erdemleri öne çıkar. Özellikle giriş bölümlerinde yer alan vecizeler, milletimizin hikmetli söz geleneğini yansıtır" diye konuştu. Âşık Yavuz’dan Dede Korkut deyişleri Programın ikinci bölümünde, Dede Korkut mirasının günümüzdeki temsilcilerinden Âşık Yavuz (Ramazan Yavuzarslan) sahne alarak geleneğe ait üç deyiş seslendirdi. Duygusal anların yaşandığı performans, katılımcılardan büyük alkış aldı. Yoğun ilgiyle takip edilen etkinlik, konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdimiyle sona erdi.
24 Ekim 2025 Cuma - 14:41
Karabük Belediyesi ünlü oyuncuları tiyatroseverlerle buluşturacak
Karabük Belediyesi, kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında ünlü oyuncuların sahne alacağı komedi oyununu tiyatroseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor. Ünlü oyuncular Çetin Altay ve Özlem Karaaytu’nun rol aldığı tek perdelik komedi oyunu "Parça Tesirli Pazarlar", 1 Kasım Cumartesi günü 100. Yıl Kültür Merkezi’nde sahnelenecek. Esprili sahneleriyle dikkat çeken oyun, Türkiye’nin farklı şehirlerinde büyük ilgi görürken, Karabüklü sanatseverler de gösterimi ücretsiz olarak izleme imkânı bulacak. Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, vatandaşların kültürel ve sanatsal etkinliklere gösterdiği ilgiden memnuniyet duyduğunu belirterek tüm hemşehrilerini oyuna davet etti. Çetinkaya, "Karabük’te sosyal ve kültürel hayatı zenginleştirmek, hemşehrilerimizin keyifli vakit geçireceği etkinlikleri artırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. ‘Parça Tesirli Pazarlar’ adlı tiyatro oyunu ile hem sanat dolu hem de eğlenceli bir akşam yaşayacağız." dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder