KÜLTÜR SANAT
En acı yarışmada altın için mücadele ettiler 01 Mayıs 2026 Cuma - 22:43:03 Antalya’nın Kumluca ilçesinde düzenlenen acı biber yeme yarışmasında 3 dakika içerisinde erkeklerde 474 gram, kadınlarda ise 146 gram biber yiyen yarışmacılar yarım altın kazandı. Antalya’nın Kumluca ilçesinde düzenlenen Tarım ve Seracılık Festivali kapsamında Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen acı biber yarışmasına 3’ü kadın 36 yarışmacı katıldı. Yarışmacılar, etkinlik öncesi yarışmada yiyecekleri biberleri jüri üyeleri huzurunda tartarak teslim aldı. Jalapone çeşidi acı biberleri alıp yarışma standına geçen yarışmacılar en fazla biberi yiyerek altın ödülünü alabilmek için mücadele etti. Biberlerin açısına dayamayan yarışmacılar acıyı bastırmak için ayran içip domates yedi. 3 dakika boyunca domates ve ayran eşliğinde acı biber tüketen yarışmacıların çektikleri acı zaman zaman yüzlerine yansıdı. Yarışma sonucunda erkeklerde 474 gram acı biberi yiyen Celal Derin birinci olurken, 370 gram acı biber yiyen Yetkin Tuncer ikinci, 322 gram acı biber yiyen Mehmet Yılmaz üçüncü oldu. Yarışmaya katılan 3 kadın arasında 146 gram ile en çok acı biber yiyen Nazime Sartık ise kadınlar kategorisinde birincisi oldu. Nazime Sartık’a da yarım altın verildi. Yarışmanın birincisi Celal Derin’e yarım altın, yarışmanın ikincisi Yetkin Tuncer’e çeyrek altın, yarışmanın üçüncüsü Mehmet Yılmaz’a da gram altın hediye edildi ayrıca tüm yarışmacılara katılım madalyalarını ve hediyelerini protokol üyeleri verdi. Bazı yarışmacılar biberlerin çok acı olduğu gerekçesiyle yarışmaya bir daha katılmayacaklarını söyledi. Daha önceki yıllarda da birinci olduğunu belirten yarışmanın birincisi Celal Derin, "Geçen sene birinci olmuştum, gelecek sene yine katılacağım ve 3 kez üst üste birinci olduktan sonra bırakacağım" dedi. Etkinlikte baba-oğul rolüyle yarışmaya katılan Mehmet Karakaya ve Cahit Karataş’ın şovu ilgi çekti. Acı biberin açısına dayamayan Mehmet Karakaya alana gelen itfaiye eri tarafından köpük sıkılarak serinletildi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 22:20 Düzce turizmde küresel pazarı hedefliyor Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, şehirde başlattığı turizm yatırım atağını tanıtım çalışmaları ile sürdürüyor. Düzce için hazırlanan Turizm Master Planı çerçevesinde TÜRSAB yönetiminden acente sahibi ve aynı zamanda çalışma grubu üyeleri ile bir araya gelen Başkan Özlü, keşfedilmeyi bekleyen turistik mekanları konuklarına bizzat anlattı, Düzce’nin gezi güzergahlarına eklenmesi için çalışma yapıldığını belirtti, sektör temsilcileri ile otel yatırımcılarının önerilerini aldı. Başkan Faruk Özlü, çok yönlü turizm yatırımlarının koordinasyonunu üstlenmesinin yanı sıra sektör temsilcilerini Düzce’de ağırlayarak tanıtım faaliyetlerini çeşitlendirme çalışmalarına öncülük etmeye devam ediyor. Düzce’nin keşfedilmeyi bekleyen doğal ve tarihi zenginliklerini ulusal ve uluslar arası turların güzergahlarına dahil etmek amacıyla hazırlanan Düzce Turizm Master Planı çerçevesinde düzenlenen organizasyonda TÜRSAB üyesi çok sayıda acente sahibi, sektör temsilcisi ve akademisyen Başkan Özlü’nün himayesinde Düzce’yi deneyimledi. İki günlük program dolu dolu geçti Başkan Özlü, ulusal ve uluslararası turlar organize eden operatörlerin sahiplerini Düzce’de misafir etti. En büyük hedefinin Düzce’yi ulusal ve uluslar arası tur güzergahları arasına dahil etmek olduğunu her fırsatta dile getiren Özlü, turizm yatırımlarının hem Düzce Belediyesi kaynakları hem de özel girişimlerle eş zamanlı olarak yürütüldüğünü ifade etti. Heyet ilk gün Güzeldere Şelalesi, Efteni Gölü, Aydınpınar Şelalesi, Akçakoca Yukarı Mahalle, Ceneviz Kalesi, Saklıkoy Otel’i ziyaret etti. Organizasyonun ikinci gününde ise; Konuralp Antik Kenti, Konuralp Müzesi, Sarıkaya Mağarası, Korugöl Tabiat Parkı ziyaret edildi. Ardından Mutfak Sanatları Merkezi’nde düzenlenen değerlendirme toplantısında bir araya gelen heyet, ev sahibi ve misafir misyonları ile görüşlerini paylaştı. "Düzce turizmi için ortak bir yol haritası oluşturalım" Faruk Özlü, turizmde yol haritasını belirlemek amacıyla sektör temsilcileriyle bir araya geldiklerini belirterek, TÜRSAB ile ortak bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. Tur operatörleri ile otel yöneticilerini buluşturmayı amaçladıklarını dile getiren Özlü, toplantının ana hedefinin Düzce turizmi için ortak bir yol haritası oluşturmak olduğunu vurguladı. Özlü, Düzce’nin turizm açısından henüz yeterince değerlendirilmemiş bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, konaklama altyapısındaki eksiklerin giderilmesi için çalışmaların sürdüğünü aktardı. Bölgedeki turizm faaliyetlerini canlandırmak istediklerini kaydeden Başkan Özlü, bu süreçte sektör temsilcilerine her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi. Düzce Vali Yardımcısı Şevket Cinbir ise kentin turizm potansiyelinin herkes tarafından kabul edildiğini belirterek, önemli olanın bu potansiyelin doğru şekilde pazarlanması olduğunu ifade etti. Yerel yönetimlerin bu konudaki kararlı yaklaşımının sürece büyük katkı sağladığını dile getiren Cinbir, Düzce’de turizmi geliştirmeye yönelik güçlü bir irade ortaya konduğunu kaydetti. Düzce TSO Başkanı Erdoğan Bıyık da kentin tanıtımı için farklı platformlarda yoğun çaba harcadıklarını belirtti. Turizmde özellikle nitelikli konaklama tesislerinin önemli bir rol oynadığını vurgulayan Bıyık, toplantıda ortaya çıkan görüşler doğrultusunda yeni bir yol haritası belirleyeceklerini ifade etti.
01 Mayıs 2026 Cuma - 18:51 Mardin’de "Tespih Fuarı" açıldı Mardin’de bu yıl ikincisi düzenlenen "Tespih Fuarı" ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Mardin’de, Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Tespihçiler Esnaf ve Sanatkarlar Federasyonu ve Mardin Antika Tespih ve Gümüşçüler Derneği iş birliğinde Artuklu Fuar Alanı’nda düzenlenen etkinliğin açılışı gerçekleştirildi. Açılışa, Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Yaşar Dener, İl Emniyet Müdürü Recep Tecimer, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Tahsin Saruhan ile davetliler katıldı. Protokol üyeleri stantları gezerek sergilenen ürünleri inceledi. Vali Tuncay Akkoyun, Mardin’in barış, kardeşlik ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan bir şehir olduğunu belirterek, "Bu coğrafya sadece tarihi yapılarıyla değil, aynı zamanda önemli sanat ve zanaatlarıyla da dikkat çekiyor. Gümüş ve telkari işçiliğinin yanı sıra kehribar ve farklı materyallerden yapılan tespihler de bu mirasın önemli bir parçasıdır. Tespih, sabrın sanata dönüştüğü, geçmişin mirasını modern tasarımla buluşturan önemli bir değerdir" dedi. Fuarın hem ustaları hem de meraklıları bir araya getirdiğini ifade eden Akkoyun, 1-3 Mayıs tarihleri arasında açık olacak etkinliğe tüm vatandaşları davet ederek, bu tür organizasyonların desteklenmeye devam edeceğini kaydetti. Federasyon Başkanı Rezan Yılmaz da fuarın sektör temsilcilerini bir araya getirdiğini belirterek, "Mardin’e yakışır bir organizasyon oldu. Valimizin destekleriyle esnafımız burada buluştu. Tüm tespih severleri fuarımıza bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Mardin Antika Tespih ve Gümüş Derneği Başkanı Ümit Demir ise kehribarın Baltık Denizi’nden çıkarıldığını ve işlenerek Türkiye’ye ithal edildiğini belirterek, "Türkiye genelinde bayilerimize dağıtım yapıyoruz, aynı zamanda ihracat da gerçekleştiriyoruz. Bu fuar sektör açısından oldukça verimli geçiyor. Türkiye’nin dört bir yanından, hatta yurt dışından katılım var. Tespih sektörü, Mardin turizmine de önemli katkı sağlayacaktır" dedi. Satıcı Muhammed Akkurt ise fuarda ağırlıklı olarak antika ve özel koleksiyon ürünlerinin yer aldığını ifade ederek, "Osmanlı dönemine ait, 100 yılı aşkın geçmişe sahip tespihler sergileniyor. Mikro art sanatı tekniğiyle, aylar süren çalışmalar sonucu hazırlanan özel koleksiyonlar da bulunuyor. Fuarda ayrıca yaklaşık 50 bin dolar değerinde, Esmaül Hüsna motifli özel bir tespih de yer alıyor" diye konuştu. Tespih satıcısı Hakan Şidim ise 15 yıldır sektörde olduğunu ifade ederek, "Mardin esnafının büyük bölümü tespih ve antika ile ilgileniyor. Mardin denince akla ilk gelenlerden biri kehribar tespihlerdir. Fuardan memnun kaldık" dedi. Şidim, Osmanlı dönemine ait "alman sıkması" olarak bilinen tespihlerin antika kategorisinde yer aldığını belirterek, "Bu ürünler gramla satılıyor ve gram fiyatı 100 ile 150 dolar arasında değişiyor. En düşük fiyatlı tespihlerimiz 1000 liradan başlayıp 5 bin liraya kadar çıkıyor" diye konuştu.
Arnavutköy’de "Bingöl-Muş Memleket Günleri" renkli görüntülere sahne oldu
11 Ekim 2025 Cumartesi - 20:56 Arnavutköy’de "Bingöl-Muş Memleket Günleri" renkli görüntülere sahne oldu Arnavutköy’de düzenlenen "Bingöl-Muş Günleri", kültür, lezzet ve kardeşlik dolu bir buluşmaya sahne oldu. Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu’nun vatandaşlarla buluştuğu etkinlikte, ücretsiz köfte ekmek ikramı ve konserler ile vatandaşlar doyasıya eğlendi. Arnavutköy Belediyesi tarafından düzenlenen Bingöl-Muş Günleri, ilçenin kültürel zenginliğini ve kardeşlik iklimini yansıtan renkli görüntülere sahne oldu. Arnavutköy Şehir Parkı’nda gerçekleşen programa Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, AK Parti Arnavutköy İlçe Başkanı Salim Gökhan Gürek, MHP Arnavutköy İlçe Başkanı Temel Bedir, dernek başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Bingöl’ün yaylalarından esen rüzgarla, Muş’un bereketli topraklarının kokusunun buluştuğu etkinlikte vatandaşlar, memleketlerinin kültürünü, geleneklerini ve lezzetlerini doyasıya yaşadı. Yöresel ürün stantlarında Bingöl’e özgü keledoş, mastuva, sorine, tutmaç çorbası, Muş’un meşhur hekeheşke, domatesli pilav, Muş köftesi ve tandır ekmeği gibi lezzetler yoğun ilgi gördü. El sanatları, yöresel kıyafetler ve halk oyunları gösterileriyle renklenen programda, Başkan Candaroğlu tarafından katılımcılara ücretsiz köfte ekmek ikram edildi. Programa katılan vatandaşlar Başkan Candaroğlu’nu büyük bir sevgiyle karşılayarak samimi sohbetlerle ve fotoğraf talepleriyle adeta bağrına bastı. Başkan Candaroğlu tek tek vatandaşlarla selamlaşarak, onların memleket özlemini paylaştı. "Farklı memleketlerin hikayelerini birleştirip Arnavutköy’ün hikayesini yazıyoruz" Programda konuşan Başkan Candaroğlu, Arnavutköy’ün farklı kültürlerin kardeşçe yaşadığı bir şehir olduğuna dikkat çekti. Candaroğlu, "Bugün Arnavutköy’de, memleketin sesini, kokusunu ve yüreğini taşıyan çok özel bir buluşmadayız. Bingöl’ün mert insanı, Muş’un vefalı yüreğiyle aynı sofrayı paylaşıyoruz. Biz sadece iki şehri tanıtmıyoruz, farklı memleketlerin hikayelerini birleştirip Arnavutköy’ün hikayesini yazıyoruz" dedi. Başkan Candaroğlu konuşmasında ayrıca sivil toplum kuruluşlarına teşekkür edip, birlik ve dayanışmanın önemini vurgulayarak "Sizler bu şehrin gönül köprülerisiniz, birliğimizin, dayanışmamızın en güçlü teminatısınız. Arnavutköy sizlerin emeğiyle büyüyor, güzelleşiyor. Bu birlik ruhu, Türkiye Yüzyılı’nın yerelden yükselen en güçlü sesidir" ifadelerini kullandı. Kardeşlik sofrasında coşku dolu anlar yaşandı. Programda sahne alan yerel sanatçılar ve halk müziği sanatçıları, seslendirdikleri türkülerle vatandaşlara unutulmaz anlar yaşattı. Katılımcılar, konserler eşliğinde halaylar çekerek kültür dolu bir hafta sonunun keyfini çıkardı.
Cuma İş Çıkışı Konserleri’nde Ayna müzikseverlerle buluştu
11 Ekim 2025 Cumartesi - 17:36 Cuma İş Çıkışı Konserleri’nde Ayna müzikseverlerle buluştu İş Sanat’ın Cuma İş Çıkışı konserlerinde 10 Ekim akşamı rock altyapısını halk müziğiyle harmanladıkları eserlerle çok geniş bir kitleye hitap eden grup olan Ayna müzikseverlerle buluştu. İş Sanat’ın Cuma İş Çıkışı konserlerinde 10 Ekim akşamı en sevilen gruplardan Ayna müzikseverlerle buluştu. 1996’da kurulduğundan bu yana rock altyapısını halk müziğiyle harmanladıkları eserlerle çok geniş bir kitleye hitap eden grup, "Severek Ayrılanlar", "Yeniden de Sevebiliriz", "Gelincik", "Anlatmalıymış Meğer" ve "Sen Unutma Beni" gibi sevilen şarkılarını İş Sanat dinleyicileri için seslendirdi. Konser, İş Kuleleri Kibele Çeşmesi Heykeli önünde ücretsiz olarak düzenlenen, "Cuma İş Çıkışı" konserlerinin gelecek programlarına ise İş Sanat’ın sosyal medya hesaplarından ulaşılabiliyor. İş Kuleleri salonu 4 Kasım’da kapılarını açıyor İş Sanat, 4 Kasım Salı akşamı, müzik eleştirmenleri tarafından "yeni çello dehası" olarak nitelenen İspanyol yıldız Pablo Ferrández ile şef Aziz Shokhakimov yönetimindeki Tekfen Filarmoni Orkestrası’nın vereceği konserle yeni sezonun kapılarını dinleyicilerine açacak. Kasım ayının merakla beklenen bir diğer konserinde İş Kuleleri Salonu beş Grammy ödüllü bir yıldızı ağırlayacak: Caz dünyasının yaşayan efsanesi Stanley Clarke, 21 Kasım Cuma akşamı Cameron Graves ve Jeremiah Collier ile birlikte İş Sanat dinleyicileriyle buluşacak. 27 Kasım Perşembe düzenlenecek "Radyo Günleri" konserinde ise müzikseverler Türk Halk Müziği’nin güçlü seslerinden Canan Başkaya’nın solistliği ve tiyatro sanatçısı Çağıl Taşbaşı’nın anlatımıyla geçmişte keyifli bir yolculuğa çıkacak.
Samsun’da çocuk kitapları müzesi açıldı
11 Ekim 2025 Cumartesi - 16:57 Samsun’da çocuk kitapları müzesi açıldı Samsun’da, 20 yıldır biriktirilen eserlerden oluşan çocuk kitapları müzesi açıldı. Türkiye’de basımı olmayan, nadir çocuk kitaplarının yer aldığı Liberium Çocuk Kitapları Müzesi, Atakum ilçesinde hizmete girdi. Emekli sınıf öğretmeni Mehmet Çamlıbel’in uzun yıllardır biriktirdiği nadir çocuk kitaplarından oluşan müze, ilk günden ziyaretçi akınına uğradı. Müze hakkında bilgi veren Mehmet Çamlıbel, "Emekli sınıf öğretmeniyim. 2009’da Hafıza Olimpiyatları Türkiye Hızlı Okuma Şampiyonuyum. Şu anda da Liberium Arts Center’ın kurucusu olarak görevime devam ediyorum. Burası bir sanat merkezi ama müze konseptinde hizmet veriyor. Çocuk kitapları müzemiz bugün itibarıyla ziyarete açıldı. Müzede 600’e yakın eser var. Bu eserlerin özelliği birçok eserin basımının artık bulunmaması, nadir kitap olması ve çocuk edebiyat ürünleri olması. Osmanlıcadan tutun İngilizceye kadar çeşitli çocuk kitapları burada mevcut. Kitapların hepsi benim koleksiyonum. 20 yılı aşkın süredir yaptığım bir çalışmayla oluştu. Biriktirdiğim çocuk kitaplarını burada sergiliyorum. Müzeye öğrenci girişleri 75 lira, indirimsiz ücret ise 100 lira. Fiyatları, insanların ulaşabileceği seviyede tuttuk. Özellikle okul dışı eğitim ortamı olarak ailelerin çocuklarıyla 1 saate yakın vakit geçirebilecekleri, kitap kültürüyle içli dışı olabilecekleri bir ortam oluşturmaya çalıştık" dedi. Bugün açılan müzenin sadece pazar günleri kapalı olacağı, diğer günler ise saat 09.00 - 18.00 arasında açık olacağı belirtildi.
"At Nalından Umuda" Projesi Diyarbakır’da hayata geçti
11 Ekim 2025 Cumartesi - 16:33 "At Nalından Umuda" Projesi Diyarbakır’da hayata geçti Türkiye Jokey Kulübü ve Çınar Kaymakamlığı iş birliğiyle hayata geçirilen "At Nalından Umuda" projesinin sergi açılışı Diyarbakır’daki ‘Türkiye Kültür Yolu Festivali’nde gerçekleştirildi. Proje kapsamında 10 hipodromda kullanılmayan nallar, sıfır atık ilkeleri doğrultusunda değerlendirilerek Çınar Halk Eğitim Müdürlüğü’ndeki gönüllü kadınlar tarafından hediyelik eşyalara dönüştürüldü. Bu el emeği ürünlerin satışından elde edilecek gelir, kimsesiz çocuklara destek sağlamak amacıyla kullanılacak. Etkinlikte ayrıca, tamamen kullanılmış nallardan oluşturulan özel bir orkestra da sahne aldı. "Nal Senfonisi" adını taşıyan bu anlamlı dinleti, katılımcılardan büyük beğeni topladı. TJK Genel Sekreteri Gülnur Gülerce, Türkiye Jokey Kulübü ve Çınar Kaymakamlığı iş birliğiyle yürütülen "At Nalından Umuda" Projesinin sergi açılışını gerçekleştirdiklerini söyledi. Gülerce, "10 hipodromumuzda kullanılmayan nallar, sıfır atık projesine uygun şekilde hanımlarımız tarafından hediyelik eşyalara dönüştürüldü. Bu satışlardan elde edilecek gelir ise kimsesiz çocuklara destek olmak için kullanılacak. Projenin bir parçası olarak ayrıca tamamen kullanılmış nallardan oluşturulan bir orkestra da kuruldu. Bu özel orkestra bugün bizlere keyifli bir "Nal Senfonisi" dinletisi sundu. Diyarbakır’da böyle anlamlı ve güzel bir günü yaşamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyoruz" dedi. TJK Elazığ Hipodrom Müdürü Mehmet Demirçelik ise Türkiye Jokey Kulübü ve Çınar Kaymakamlığı olarak "At Nalından Umuda" isimli bir projeye imza attıklarını söyledi. Demirçelik, "Bu kapsamda, Çınar Halk Eğitim Müdürlüğü’ndeki gönüllü hanımefendiler tarafından el emeğiyle hazırlanan süs eşyaları, kimsesiz çocuklara destek olmak amacıyla satışa sunuldu. Proje içerisinde bir başka çalışma daha ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan hanımefendinin başlattığı Sıfır Atık Projesine destek amacıyla, "Nal Senfoni Etkinliği" düzenlendi. Dünyada bir ilk olma özelliği taşıyan bu etkinlikte, tamamı geri dönüşüm malzemelerinden yapılan müzik aletleri kullanıldı. Bu projeyle sanatseverleri ve çevrecileri bir araya getirdik. Bir yandan sanatın güzelliğini yansıtırken, diğer yandan çevre bilinci oluşturmayı hedefliyoruz. "Senfoni" ismini özellikle seçtik; çünkü senfoni birçok farklı nota ve müzik aletinin bir araya gelmesiyle oluşur. Biz de burada geri dönüşümü ve müziği birleştirerek anlamlı bir bütün ortaya çıkardık" ifadelerini kullandı. Nal’a Senfoni etkinliği ile tüm dünyaya geri dönüşüm konusunda örnek olmak istediklerini dile getiren Demirçelik, "Türkiye Jokey Kulübü olarak böyle bir projeye imza atmaktan gurur duyuyoruz ve umarız bu çalışma çevre bilincinin güçlenmesine katkı sağlar."
Diyarbakır’da ‘Türkiye Kültür Yolu Festivali’ başladı
11 Ekim 2025 Cumartesi - 14:21 Diyarbakır’da ‘Türkiye Kültür Yolu Festivali’ başladı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye’nin 7 bölgesinde, 20 şehirde gerçekleştirilen ‘Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin en etkileyici duraklarından biri olan Diyarbakır, 9 gün boyunca kültür, sanat ve tarih dolu etkinliklerle kültür ve sanatın merkezi olacak. Mezopotamya’nın kalbinde yer alan Diyarbakır, bu yıl 4’üncü kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yaparak köklü mirasını çağdaş sanatla buluşturuyor. Diyarbakır Kültür Yolu Festivali’nin açılışı, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı’nın katılımıyla Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleştirilen törenle başladı. Törene Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, Türkiye Kültür Yolu Festivali Direktörü Selim Terzi, Güzel Sanatlar Genel Müdürü Ömer Faruk Belviranlı, il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı törende yaptığı konuşmada, ’’Fırat ve Dicle’nin kadim kolları arasında yer alan Diyarbakır, binlerce yıllık tarihi, kültürel mirası, zengin mutfağı, misafirperver insanıyla Anadolu ve Mezopotamya’nın en seçkin ve eşsiz kültür merkezlerinden bir tanesi. Asurlardan Osmanlı’ya kadar 33 medeniyete ev sahipliği yapmış kadim bir ilimizdir. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde surlarıyla, evsel bahçeleriyle kültür ve sanatın yaşayan bir sembolü. Bugüne kadar Diyarbakır’da kültürel mirasın korunması ve yaşatılması amacıyla da birçok restorasyon, proje ve kütüphanelere bakanlık olarak imza attık. Kentin tarihsel zenginliğini gün yüzüne çıkarmak amacıyla Zerzavan Kalesi, İçkale, Artuklu Sarayı, Çayönü, Eğil Kalesi gibi birçok alanlarda çalışmalarımıza devam etmekteyiz. Birçok kütüphanemizi de hizmet Açmış olmanın da mutluluğunu da paylaşmak istiyorum sizinle. Bu kapsamlı çalışmalar Diyarbakır’ı kültür, sanat ve bilginin buluştuğu bir merkez haline getirmekte şehrin turizm potansiyelini güçlendirerek ekonomik ve kültürel kalkınmaya büyük katkı sağlamaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak başta gençlerimiz olmak üzere toplumun her kesiminin sanata erişimini desteklemek kültür sanat altyapısını güçlendirmek Mirasımızı gelecek kuşaklara aktarmak için büyük bir çaba sarf ediyoruz" ifadelerini kullandı. Yazgı, Türkiye Kültür Yolu Festivallerinin bugün kültür ve sanatı şehirle, insanla, geçmişle ve gelecekle buluşturan büyük bir kültür ve sanat hareketine dönüştüğünü söyleyerek şunları kaydetti: ’’5 yıl önce tek bir şehirde başlayan bu yolculuk bugün 7 bölgeye yayılan, 20 şehri kapsayan ve milyonlarca insanı bir araya getiren dünyanın en büyük kültür festivali haline gelmiştir. Bunun gururunu da hep birlikte yaşıyoruz. Diyarbakır’da 4. kez düzenlenen festival kapsamında 9 gün boyunca 51 noktada 344 etkinlik konserler, sergiler, tiyatrolar, gastronomi buluşmaları, film gösterileri, çocuk atölyeleri ile şehir adeta Kültür ve sanatın merkezi haline gelecek. Festival şehrin dört bir yanına yayılarak toplumsal birlik ve beraberliği güçlendirirken iç turizmi canlandırmakta tarihi ve kültürel değerleri ön plana çıkararak Diyarbakır’ın markalaşmasına katkı sağlamasını amaçlamaktayız. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da festival programında Filistin mücadelesine saygı duruşu niteliğinde etkinlikler yer aldı olacak." Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu ise kültürel ve sanatsal etkinliklerin iyileştirici, birleştirici ve umutları artıran özelliklerinden en çok bu şehrin çocuklarının ve gençlerinin yararlanacağına inandığını aktardı. Vali Zorluoğlu, "Trabzon’da da hep söylerdim, burada da söylemek istiyorum. Sıkıcı şehirler gelişemez. Özellikle turizm anlamında iddiası olan şehirlerin mutlaka daha cazip, daha çekici ve daha çok sanatsal, kültürel, sportif etkinliklerle buluşan şehirler olması gerekiyor. Bu manada Diyarbakır da gerçekten ciddi bir turizm potansiyeli taşıyan bir şehir. Uzun yıllar terörle ilgili sorunlar nedeniyle bu potansiyeli çok açığa çıkaramamış bir şehir. Ama bugün Çok şükür devletimizin, halkımızın da desteğiyle ortaya koyduğu büyük mücadele neticesinde artık Diyarbakır çok şükür olaylarla, sansasyonel hadiselerle anılmıyor. Yatırımlarla, kültür sanat etkinlikleriyle, spordaki başarılarıyla, sanattaki başarılarıyla anılan bir şehir haline gelmeye başladı. Bundan büyük bir mutluluk duyuyoruz. İşte Diyarbakır’ımız turizm anlamında da gerçekten önemli bir potansiyeli var ve yeni yeni bu potansiyel aşağı çıkıyor. Diyarbakır’ı daha cazip bir şehir haline getirmemiz gerekiyor. Diyarbakır’ın hem kendi sakinlerine hem de ziyaretçilerine çok daha keyifli vakit geçirebilecek imkanlara bir zemine kavuşturulması gerekiyor. İşte bu tür festivaller tam da buna hizmet ediyor ve bu festivaller boyunca sergiler, söyleşiler, tiyatro oyunları, yarışmalar, gösteriler, seyrettikleri konserler, çocuklara özel bir takım etkinlikler ve elbette ki Diyarbakır’ın o muhteşem gastronomisini çok daha görünür hale inşallah hep birlikte getirmiş olacağız" dedi. Vali Zorluoğlu, Diyarbakır’ın turizmde Türkiye’nin çok önemli destinasyonlarından biri halinde geleceğine de şahitlik edeceğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti: "Sorduk arkadaşlara geçen yıla göre bu yıl Diyarbakır’ın ziyaretçi sayısında, turist sayısında hatırı sayılır bir Artış var. İşte 1 milyon 200 binleri geçtik bugün itibarıyla. İnşallah bu önümüzdeki birkaç ay zaten Diyarbakır’ın turizmde pik sezonu 1 milyon 500 bin gibi turisti bir yıl boyunca Diyarbakır ağırlamış olacak. Önümüzdeki yıllar bu sayıların artacağını, katlanarak artacağını ben düşünüyorum. Ve bu manada tüm vatandaşlarımızı bu keyifli programı kültür yolu festivali Doyasıya yaşamak üzere etkinlik alanlarımıza ben buradan davet ediyorum. 9 gün boyunca Diyarbakır tam bir festival havasında eğlenceli, çok keyifli. Sadece konserlerden ibaret değil. Birçok sanatsal kültürel etkinliği barındıran gerçekten çok iyi dizayn edilmiş bir festivali hep beraber yaşayacağız." Açılış töreninin ardından Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, beraberindeki heyetle birlikte Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’ni ziyaret etti. Müze gezisi sırasında heyete kentin binlerce yıllık tarihini yansıtan eserler ve arkeolojik buluntular hakkında bilgi verildi.
Akdeniz’de Kültür Yolu Festivali yoğun ilgiyle başladı
11 Ekim 2025 Cumartesi - 14:01 Akdeniz’de Kültür Yolu Festivali yoğun ilgiyle başladı Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle, Akdeniz Kaymakamlığı ve Akdeniz Belediyesi iş birliğinde düzenlenen ’Kültür Yolu Festivali’ kapsamında Akdeniz ilçesinde gerçekleştirilen konser ve sinema etkinlikleri vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Festivalin ilk günlerinde düzenlenen konser ve ’Gezen Sinema’ etkinliğiyle ilçe sokakları müzik ve film gösterimleriyle renklendi. Her yaştan vatandaşın katıldığı etkinliklerde, Akdenizli sanatseverler kültür ve sanat dolu anlar yaşadı. Festivalin açılış gecesinde sahne alan müzik grubu, seslendirdiği eserlerle dinleyicilere keyifli anlar yaşattı. Ardından ’Gezen Sinema’ tırıyla gerçekleştirilen film gösterimi, vatandaşları açık havada beyaz perdeyle buluşturdu. Etkinlikler kapsamında her akşam saat 18.30’da konserlerin, ardından da sinema gösterimlerinin yapılacağı bildirildi. Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, festivale ilişkin yaptığı açıklamada, "Kültür Yolu Festivali, insanları bir araya getiren çok kıymetli bir etkinlik. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın destekleriyle vatandaşlarımızı bir araya getirmenin, kültürümüzü yaşatmanın heyecanını yaşıyoruz. Bu etkinlikler sayesinde çocuklarımız, gençlerimiz ve ailelerimiz sanatla iç içe dolu dolu vakit geçiriyor" dedi. Gezen Sinema Tırı, festival kapsamında ilk olarak Üçocak Mahallesi ve Yenimahalle’de vatandaşlarla buluştu. Etkinliğin sonraki duraklarının ise 11 Ekim’de Müfide İlhan Mahallesi Ahmet Şimşek İlkokulu, 12 Ekim’de Hal Mahallesi Hürriyet İlkokulu, 13 Ekim’de Adanalıoğlu Mahallesi Mehmet Canpolat İlkokulu ve 14 Ekim’de Siteler Mahallesi muhtarlık yanı olacağı belirtildi.
Uluslararası Adana Lezzet Festivali’ne yoğun ilgi
11 Ekim 2025 Cumartesi - 14:01 Uluslararası Adana Lezzet Festivali’ne yoğun ilgi Adana’da bu sene 9. kez düzenlenen Uluslararası Adana Lezzet Festivali, ikinci gününde yoğun ilgi gördü. Esnaf ve vatandaşlar festivalden mutlu olduklarını söyledi. Adana Valiliği’nin ev sahipliğinde bu yıl 9’uncusu ‘Kuşaktan Kuşağa’ temasıyla düzenlenen Uluslararası Adana Lezzet Festivali, ikinci gününde de yoğun ilgi gördü. Merkez Park’ta kurulan stantlarda kentin yöresel lezzetleri kebap, şalgam, şırdan ve tatlılar ziyaretçilerin ilgisine sunuldu. Dün, dev mangalın yakılmasıyla resmi açılışı yapılan festivalde, stantların önünde uzun kuyruklar oluştu. Festivalde stant açan esnaflardan Ömer Algan, festivalin güzel geçtiğini ve ilgiden memnun olduklarını belirterek, "Festivalde her şey var. Bütün lezzetleri insanlar burada bulabilir. Çok güzel bir festival geçiyor. İlgiden memnunuz, herkesi bekliyoruz" dedi. Esnaftan Kadir Topaloğlu ise festivalin esnafa can suyu olduğunu söyledi. "Bütün lezzetleri tadacağız" Festival için Karaman’dan gelen Muhammet Erkabaktepe, "Çok güzel bir festival. Potansiyeli çok güzel. Sadece festival için geldik. Adana Kebap yemeyi çok seviyoruz. Adana’nın bütün lezzetlerini tadacağız" diye konuştu. Konya’dan gelen Naciye Varışlı da, "Festival için Konya’dan geldim. İlk kez Adana’ya geliyorum. Evim burada olsa her gün gelirim, çok güzel bir festival olmuş" ifadelerini kullandı.
Gaziantep Büyükşehir, Avrupa Ödülü’nü Avrupa Parkıyla taçlandırdı
11 Ekim 2025 Cumartesi - 13:41 Gaziantep Büyükşehir, Avrupa Ödülü’nü Avrupa Parkıyla taçlandırdı Gaziantep Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Gazi şehre verilen Avrupa Ödülü kapsamında hazırlanan Avrupa Parkı, düzenlenen törenle açıldı. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin en prestijli ödüllerinden biri olan "Avrupa Ödülü 2025" bu yıl Gaziantep’e verilirken, ödül için oluşturulan Avrupa Parkı ziyaret edildi. Büyükşehir Belediyesi Ekolojik Bina’nın yanında düzenlenen park, tasarımıyıla dikkat çekiyor. Kelebek temalı heykelin yer aldığı parkın peyzajında az su isteyen bitkiler ile bölgeye ait çiçekler kullanıldı. Parkın ön kısmına ise Avrupa Ödülü yerleştirildi. Açılışında ayrıca Avrupa temalı Liselerarası Resim Yarışması’nda dereceye giren öğrencilerin çizimlerinin yer aldığı sergi ziyaret edildi. Törenin devamında parka yeni ağaçlar dikilirken yöresel baharatlar ve lezzetler tadıldı. "Kelebekler huzura, mutluluğa, kardeşliğe, sağlığa uçar diyoruz" Törende konuşma yapan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, parkın tasarım yüzyılına uygun olarak hazırlandığını belirterek, "Dün aldığımız büyük ödülümüz Euro Prize’ı bu parkın önüne de ilave ettik. Burada özellikle küresel ısınmaya karşı kullanılan peyzajlar ve bize ait peyzajlar var, çiçekler var. Tam bir Avrupa parkı oldu. İsmine yakıştı, ödülüne yakıştı, tasarımına yakıştı. Kelebeklerle birlikte inşallah hep birlikte güzel günleri, mutlu günleri, Asya-Avrupa birlikteliğini yakalamış oluruz. Kelebekler huzura, mutluluğa, kardeşliğe, sağlığa uçar diyoruz" ifadelerini kullandı.
Kaleiçi sokaklarında renkli kortej geçişi
11 Ekim 2025 Cumartesi - 12:37 Kaleiçi sokaklarında renkli kortej geçişi Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin bu yıl 10’uncusunu düzenlediği Kaleiçi Old Town Festivali’nin geleneksel korteji, yaşayan antik kent Kaleiçi’nin sokaklarında rengarenk görüntülere sahne oldu. Tahtabacaklar, ateş sihirbazları ve jonglörler rengarenk kostümleriyle bando eşliğinde kent sakinlerini karşılarken Kaleiçi sokaklarını adeta bir masal karnavalına dönüştürdü. Muratpaşa Belediyesi’nin bu yıl 21 ülkeden 26 şehri ağırladığı Kaleiçi Old Town Festivali’nin her yıl coşkuyla karşılanan kortej geçişi tamamlandı. Eski Büyükşehir Belediyesi önünden başlayan kortej, Kaleiçi’nin tarihi dar sokakları arasında geçişini sürdürürken kent sakinleri tarafından yoğun ilgi gördü. Kortej, Kaleiçi Old Town Festivali kapsamında Karaalioğlu Parkı Orta Mirador’da gerçekleşen Gripin konserine kadar devam etti. Konser alanı, gençlerin yoğun ilgisiyle saatler öncesinden doldu taştı. Gecede ilk olarak Arka Dörtlü müzik grubu sahne aldı. Ardından ise gençlerin heyecanla beklediği, besteleriyle hafızalarda yer tutan müzik grubu, Gripin dinleyicileriyle buluştu. Büyük kısmını gençlerin oluşturduğu dinleyiciler hep bir ağızdan Gripin’in parçalarına eşlik etti. ‘Aynı denizin suyu olmaya ihtiyacımız var’ Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, gecede yaptığı konuşmada Kaleiçi Old Town Festivali’nin 10’uncu yaşında kendilerini yalnız bırakmayan tüm katılımcılara teşekkür ederek başladı. Festivalin Kaleiçi’nde turizm başta olmak üzere kültürel ve yerel ticarete canlılık kazandırdığına vurgu yaparak, "Kaleiçi artık 12 ay açık, 12 ay 7 gün 24 sokaklarında dolaşılabilen bir yer" dedi. Festivalle birlikte geçmişten bugüne hem kültürel hem diplomatik olarak büyük ilerleme kaydettiklerini belirten Başkan Uysal, şunları söyledi: "Bu zamana kadar Kaleiçi Old Town Festivali aracılığıyla 200’e yakın kenti ağırladık. Bu yıl ise festivalimize 26 ortağımız geldi. Katılımcı kentlerimizle birbirimizi temsil ediyoruz. Türkiye’mizin ve bütün dünyanın aynı denizin suyu olmaya, deniz olmaya, birlik, beraberlik içinde ve barış içinde kardeşçe yaşamaya çok ihtiyacı var. Festivalimizin bu insanlık kültürüne katkı sağlamasını temenni ediyorum." Başkan Uysal’ın konuşmasının ardından, festivale katılan şehirler, geleneksel kostümleri, ellerinde kendi ülkelerinin bayrakları ve Türk bayraklarıyla sahnede Antalyalıları selamladı.
Şanlıurfa’nın kültürel mirası pamuk moda ile buluştu
11 Ekim 2025 Cumartesi - 12:17 Şanlıurfa’nın kültürel mirası pamuk moda ile buluştu Şanlıurfa’nın bereketli topraklarında yetişen ve "beyaz altın" olarak anılan pamuk, bu kez tasarımın, sanatın ve kadın emeğinin merkezinde "Moira by Urfa" koleksiyonu ile yeniden hayat buldu. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Turizm Daire Başkanlığı, kentin köklü kültürel mirasını günümüz modasıyla buluşturan özgün bir girişime imza attı. Şanlıurfa Müzesi’nde düzenlenen ve yoğun katılımla gerçekleşen tanıtım programında "Moira by Urfa" adlı özel moda koleksiyonu büyük ilgi gördü. Etkinliğe Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tahir Güllüoğlu, İl Kültür ve Turizm Müdürü Aydın Aslan, Kent Konseyi Başkanı Süleyman Hartavioğlu, ünlü koreograf ve modacı Uğurkan Erez, moda tasarımcısı Erol Albayrak ve çok sayıda vatandaş katıldı. Şanlıurfa’nın kadim dokumacılığına modern dokunuş Şanlıurfa’nın geleneksel dokuma mirasını güncel moda çizgileriyle harmanlayan "Moira by Urfa" koleksiyonu, çulha, ehram ve yöresel kumaş motiflerinden ilham alınarak hazırlandı. Geleneksel el tezgahlarında üretilen kumaşların doğal dokusu korunurken, bölgenin özgün desenleri modern bir yaklaşımla yeniden yorumlandı. Modacı Erol Albayrak’ın tasarladığı, 40 parçadan oluşan koleksiyon, estetik zarafetiyle olduğu kadar taşıdığı kültürel derinlikle de izleyicilere unutulmaz bir deneyim yaşattı. "Urfa’nın pamuğunu, yeniden tasarımın, modanın ve markalaşmanın hizmetine sunuyoruz" Yüzyıllardır bu topraklarda yetişen Şanlıurfa pamuğunun, sadece tarımsal ekonomi değil, aynı zamanda kadim dokuma kültürümüzün de temelini oluşturduğunu belirten Gülpınar, "Biz bugün, o beyaz altını; yani Urfa’nın pamuğunu, yeniden tasarımın, modanın ve markalaşmanın hizmetine sunuyoruz. Bu koleksiyonda kullanılan kumaşlar, Urfa’nın mümbit ovasında yetişen pamuk liflerinden, geleneksel yöntemlerle, yerel ustalarımızın emeğiyle üretildi. Çulha ve ehram dokumaları, geleneksel Urfa kıyafetlerindeki desenlerle harmanlanarak çağdaş bir moda diline dönüştürüldü. Bu, yalnızca bir estetik dönüşüm değil, yerel üretimin katma değere dönüştüğü güçlü bir ekonomik hikâyedir. ’Moira’ ismi, mitolojide yazgının dokuyucularını temsil eder. Biz de inanıyoruz ki Urfa, kendi üretimiyle, emekle, sanatla ve tasarımla dokuyan bir şehirdir. Aynı zamanda bu isim, şehrimizin tarihi hafızasında da özel bir yere sahiptir" dedi. "Urfa’nın pamuğu artık tasarımda da filizleniyor" Gülpınar, kadınların el emeği, tasarımcıların vizyonu ve bu şehrin kadim kültürüyle ortaya çıkan bu koleksiyonun, Urfa’nın sesini artık modanın diliyle de duyurduğuna dikkat çekerek, "Urfa’nın pamuğu artık sadece tarlada değil, tasarımda da filizleniyor. Urfa’nın kadınları artık sadece üretimde değil, markalaşmanın merkezinde yer alıyor. Ve Urfa’nın sanat ruhu artık sadece müzelerde değil, dünyanın moda sahnelerinde de yankılanıyor. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi olarak Biz de unutulmaya yüz tutmuş bu kadim emeği, çağdaş bir anlatımla yeniden yorumlayarak Urfa dokusunu dünyaya tanıtmak istedik. Bizim hedefimiz, sadece kültürel mirasımızı korumak değil; onu geleceğe taşıyacak köprüler kurmaktır. Biz, bu toprakların ilmek ilmek dokunan emeğini, bu şehrin zarafetini ve estetik mirasını geleceğe taşımaya kararlıyız. Bu vesileyle bu özel projenin ortaya çıkmasında emeği geçen tasarımcımıza, yöresel dokuma ustalarımıza, el emeğini ve yüreğini ortaya koyan kadınlarımıza, proje ekibimize ve tüm paydaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Şanlıurfa; her dokusunda tarih, her deseninde anlam taşıyan bir şehir. Biz bu zenginliği koruyacak, yaşatacak ve dünyaya anlatmaya devam edeceğiz. Bu kumaşları ekonomiye kazandırmamız gerekiyor ve bizim için en önemli husus da bu. Özellikle kadınlarımızın üretime ve istihdama katılımı açısından bu kumaşların büyük bir potansiyele sahip olduğunu düşünüyoruz. Asıl hedefimiz, bu yerel değerleri kadınlarımızın emeğiyle birleştirerek ekonomik faydaya dönüştürmek. Bu süreç, bizim için oldukça önemli ve bundan sonraki adımlar da bu doğrultuda şekillenecek" ifadelerini kullandı. Şanlıurfa’nın dokuma kültürü defileyle taçlandı Podyuma çıkan mankenler, "Moira by Urfa" koleksiyonunu sergiledi. Defilede Özge Ulusoy, Ece Yücetan ve Gözde Gürkan gibi tanınmış mankenlerin yanı sıra yabancı modeller de yer aldı. Podyuma çıkan modellerin giydikleri tasarımlar izleyicilerden büyük alkış aldı. Defile, sadece bir moda gösterisi değil aynı zamanda Şanlıurfa’nın binlerce yıllık el sanatları mirasını anlamlı bir etkinlik olarak öne çıktı. Tasarımcı Erol Albayrak, Şanlıurfa gibi tarihi bir yere ilk defa geldiğini belirterek, değerli bir koleksiyonu hazırlamanın kendisi için çok büyük bir onur olduğunu söyledi. Bu defilenin gerçekleşmesine sebep olan herkese teşekkür eden Albayrak, çulha, ehram ve yöresel kumaş motiflerine hayat vermenin büyük bir iyilik olduğunu belirtti. Gülpınar, Londra’da yaşayan tasarımcı Saadet Türkmen ve Tasarımcı Erol Albayrak’a teşekkür etti. Defile, günün anısına çekilen toplu hatıra fotoğrafı ile sona erdi.