Son Dakika
|
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
DÜNYA
Zuhal Böcek’in ifadeleri ortaya çıktı
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET’e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Başakşehir’de akaryakıt istasyonunda tekmeli yumruklu kavga
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez Ankara’dan ayrılıyor
İtalya’da şampiyon Inter
Uşak’ta 7 aracın karıştığı zincirleme kaza: 4 ölü, 34 yaralı
Gaziantep'te sağanak: Çatılar uçtu, ağaçlar devrildi, araçlar suya gömüldü
Diyarbakır’da şampiyonluk kutlamalarında 11 yaralı, 10 gözaltı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
Merz: "Tahran müzakere masasına dönmeli, bölgeyi ve dünyayı rehin almaktan vazgeçmeli"
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Vershinin’den Anıtkabir’e ziyaret
Gaziantep’te eğitime fırtına engeli
CENTCOM Komutanı Cooper’dan İran’a ABD ordusundan uzak durması uyarısı
İnegöl’de sular altında kalan araziler havadan görüntülendi
Ankara İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek düzenlenen törenle görevine başladı
KÜLTÜR SANAT
Sinop’ta liseli gençler destanları sahneye taşıdı
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:48:30
Sinop’ta gençlerin tarihi ve kültürel mirasla bağ kurmasını amaçlayan "Destanlarımızı Sahneliyoruz" projesinde ilk gösterim gerçekleştirildi. Projenin başlangıç oyunu olan "Leyla ile Mecnun", izleyicilerden tam not aldı. Sinop Valiliği himayesinde ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde hayata geçirilen projenin tanıtım toplantısı, Sinop Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saat 14.00’te başlayan programda, etkinlikte aktif rol alan 11 farklı liseden toplam 247 öğrenci sahne kostümleriyle izleyicilerin karşısına çıktı. Programda ayrıca projeye katkı sunan 64 öğretmen de tanıtıldı. Programda katılımcılara hitap eden Sinop Valisi Mustafa Özarslan, "Bu etkinlik ben inanıyorum ki Sinop’umuzda bir başlangıç, bir hikayenin ilkleri olacak. Biraz önce de evlatlarımız, öğrencilerimiz bahsettiler. Akademik başarıyı tabii ki önemsiyoruz ama Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde her zaman ifade ettiğimiz gibi bu akademik başarının yanı sıra çocuklarımızın bütüncül bir şekilde kültürel, sosyal, sportif yönden, manevi yönlerden, her yönden güçlü bir şekilde çocuklarımızı yetiştirmek istiyoruz. Destanlar da bizim derin mazimizden, geçmiş zenginliklerimizden, kültür ırmağından Türkistan’dan akıp gelip, Anadolu’dan geçip Rumeli’de yerleşen her üç coğrafyada, biraz önce bahsettiğim gibi her üç coğrafyada Türkistan’da, Anadolu’da, Rumeli’de geçen, vuku bulan destanlarımız var. Bu destanlar bizim birer bilgi hazinemiz, birer bilgi ansiklopedileri. Bunlar bizim sözlü tarihimiz, geçmiş tarihi zenginliğimiz ve geçmiş zengin mazimiz. Ama şimdiki çocuklarımız işte bu mazideki köklü zenginliği, kültürel zenginliği, bu tarihin derinlerinden gelen bilgi dağarcığını getirip sözlü kültürü burada sergileyecekler. Bu evlatlarımız, çocuklarımız, gençlerimiz bizim teminatımız. Bizler bu çocuklarımızı, evlatlarımızı bizden daha iyi yetiştirmek istiyoruz. Bizi nasıl bizden önceki nesiller imkanları ölçüsünde, bilgi ve becerileri ölçüsünde yetiştirmişlerse biz onların bir eseriyiz, ürünüyüz. Biz de istiyoruz ki biz de evlatlarımız, gençlerimiz, çocuklarımız bizden daha iyi yetişsinler. Çağ gereklerine uygun bir şekilde, güçlü, kuvvetli bir şekilde yetiştirelim ve böylece tarihsel yolculuğumuz devam etsin. Bütün arzumuz, bütün isteğimiz bu" dedi. Gençlerden muhteşem performans Konuşmaların ardından Atatürk Anadolu Lisesi öğrencilerinin sahnelediği "Leyla ile Mecnun" oyunu büyük beğeni topladı. Proje kapsamında Oğuz Kağan Destanı’ndan Köroğlu’na, Battal Gazi’den Aslı ile Kerem’e kadar medeniyetimizin yapı taşı olan birçok eser, farklı liselerin performansıyla 13 Mayıs Çarşamba gününe kadar Sinop Kültür Merkezi’nde sahnelenmeye devam edecek. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:47
Sinop’ta liseli gençlerden tiyatro resitali
Sinop’ta gençlerin tarihi ve kültürel mirasla bağ kurmasını amaçlayan "Destanlarımızı Sahneliyoruz" projesinin ilk gösterimi gerçekleştirildi. Projenin başlangıç oyunu olan "Leyla ile Mecnun", izleyicilerden tam not aldı. Sinop Valiliği himayesinde ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde hayata geçirilen projenin tanıtım toplantısı, Sinop Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saat 14.00’te başlayan lansman programında, etkinlikte aktif rol alan 11 farklı liseden toplam 247 öğrenci, sahne kostümleriyle izleyicilerin karşısına çıktı. Programda ayrıca projeye katkı sunan 64 öğretmen de tanıtılarak emekleri vurgulandı. Programda katılımcılara hitap eden Sinop Valisi Mustafa Özarslan, projenin önemini şu sözlerle anlattı:"Bu etkinlik ben inanıyorum ki Sinop’umuzda bir başlangıç, bir hikayenin ilkleri olacak. Biraz önce de evlatlarımız, öğrencilerimiz bahsettiler. Akademik başarıyı tabii ki önemsiyoruz ama Türkiye yüzyılı marif modelinde her zaman ifade ettiğimiz gibi bu akademik başarının yanı sıra çocuklarımızın bütüncül bir şekilde kültürel, sosyal, sportif yönden manevi yönlerden, her yönden güçlü bir şekilde çocuklarımızı yetiştirmek istiyoruz. Destanlar da bizim derin mazimizden, geçmiş zenginliklerimizden kültür ırmağından Türkistan’dan akıp gelip Anadolu’dan geçip Rumeli’de yerleşen her üç coğrafyada, biraz önce bahsettiğim gibi her üç coğrafyada Türkistan’da, Anadolu’da da, Rumeli’de geçen vuku bulan destanlarımız var. Bu destanlar bizim birer bilgi hazinemiz, birer bilgi ansiklopedileri. Bunlar bizim sözlü tarihimiz, geçmiş tarihi zenginliğimiz ve geçmiş zengin mazimiz. Ama şimdiki çocuklarımız işte bu mazideki köklü zenginliği, kültürel zenginliği bu tarihin derinlerinden gelen bilgi dağarcığını getirip sözlü kültürü burada sergileyecekler. Bu evlatlarımız, çocuklarımız, gençlerimiz bizim teminatımız. Bizler bu çocuklarımızı, evlatlarımızı bizden daha yetiştirmek istiyoruz. Bizi nasıl bizden önceki nesiller imkanları ölçüsünde, bilgi ve becerilerini ölçüsünde yetiştirmişlerse biz onların bir eseriyiz, ürünüyüz. Biz de istiyoruz ki biz de evlatlarımızı, gençlerimizi, çocuklarımızı bizden daha iyi yetişsinler. Çağ gereklerine uygun bir şekilde, güçlü, kuvvetli bir şekilde yetiştirelim ve böylece tarihsel yolculuğumuz devam etsin. Bütün arzumuz, bütün isteğimiz bu." Gençlerden muhteşem performans Konuşmaların ardından Atatürk Anadolu Lisesi öğrencilerinin sahnelediği "Leyla ile Mecnun" oyunu büyük beğeni topladı. Proje kapsamında; Oğuz Kağan Destanı’ndan Köroğlu’na, Battal Gazi’den Aslı ile Kerem’e kadar medeniyetimizin yapı taşı olan birçok eser, farklı liselerin performansıyla 13 Mayıs Çarşamba gününe kadar Sinop Kültür Merkezi’nde sahnelenmeye devam edecek. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:00
Denizli 2. Opera ve Bale Günleri başlıyor
Denizli Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen 2. Denizli Opera ve Bale Günleri, dünyaca ünlü eserlerle sanatseverlerin karşısına çıkıyor. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleşecek organizasyon, "Troya" operasıyla perde açacak. Denizli, kültür ve sanat alanında öne çıkan önemli bir organizasyona yeniden ev sahipliği yapıyor. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin, Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirdiği "Denizli Opera ve Bale Günleri"nin ikincisi başlıyor. Kenti sanatın ve estetiğin buluşma noktası haline getirme hedefiyle düzenlenen etkinlikler, bu yıl da geniş kapsamlı programıyla dikkat çekiyor. Organizasyon, 8-9 Mayıs 2026 tarihlerinde saat 20.00’de sahnelenecek "Troya" operasıyla açılış yapacak. Bestesi Bujor Hoinic’e ait eser, İzmir Devlet Opera ve Balesi tarafından Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi Özay Gönlüm Salonu’nda sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Tarihi sahnelerde unutulmaz performanslar Program, yıl boyunca farklı mekanlarda sahnelenecek seçkin eserlerle devam edecek. 5 Ağustos’ta Pyotr Ilyich Tchaikovsky’nin "Kuğu Gölü" ile 8 Ağustos’ta Mikis Theodorakis’in "Zorba" eseri Hierapolis Antik Tiyatrosu’nda izleyiciyle buluşacak. 4 Eylül’de Ludwig van Beethoven’ın 9. Senfonisi Laodikya Antik Tiyatrosu’nda seslendirilecek. Sezon, 20-21 Kasım tarihlerinde Georges Bizet’nin "Carmen" operasıyla Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde kapanacak. Tarihi mekanların büyüleyici atmosferinde gerçekleştirilecek etkinlikler, sanat ile kültürel mirası aynı sahnede buluşturacak. Tüm etkinlikler için biletler ücretsiz olarak https://ebilet.denizli.bel.tr/ adresi üzerinden temin edilebilecek. Başkan Çavuşoğlu’ndan davet Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ise etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Denizli’yi sadece sanayi ve turizm kenti değil, aynı zamanda güçlü bir kültür ve sanat şehri haline getirmek için çalışıyoruz. Opera ve bale gibi evrensel sanat dallarını hemşehrilerimizle buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Tüm halkımızı bu özel etkinliklere davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:53
Merkezefendi Belediyesi 2. Genç Heykel Çalıştayı başlıyor
Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen genç sanatçılar, 5-19 Mayıs tarihleri arasında Merkezefendi Kültür Merkezi’nde düzenlenecek 2. Genç Heykel Çalıştayı’nda eserlerini sanatseverlerle buluşturacak. Merkezefendi Belediyesi, genç sanatçıların üretimlerini desteklemek ve sanatı vatandaşlarla buluşturmak amacıyla önemli bir etkinliğe ikinci kez ev sahipliği yapıyor. Bu kapsamda düzenlenen 2. Genç Heykel Çalıştayı, 5-19 Mayıs tarihleri arasında Merkezefendi Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak. Her gün 11.00 ile 18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek çalıştayda, Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen genç yetenekler, eserlerini ziyaretçilerin gözü önünde şekillendirecek. Katılımcılar, heykel sanatının üretim sürecine yakından tanıklık etme fırsatı bulacak. Genç sanatçıların emeğini, hayallerini ve üretim gücünü desteklemeyi amaçlayan çalıştay, aynı zamanda sanat ile toplum arasında güçlü bir bağ kurulmasına katkı sağlayacak. Merkezefendi Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlik, sanatın erişilebilirliğini artırırken, kültürel etkileşimi de güçlendirecek.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 11:22
Tarihi yel değirmeni yeniden rüzgarla buluştu
2
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 19:35
İZKA destekli "Bergama Ziyaretçi Yönetim Planı" hazırlıkları başlıyor
3
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:48
Darende’de atıl malzemelerle yapılan minyatürler ilgi görüyor
4
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 12:51
Malatya’da Karayolu Trafik Haftası kutlandı
5
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 12:32
Balıkesir’de geleneksel çiftçi hayrı 2 bin kişiyi buluşturdu
30 Eylül 2025 Salı - 13:07
Avrupa Miras Günleri Beyoğlu’nun çok kültürlü yapısına ışık tuttu
Beyoğlu’nda devam eden Avrupa Miras Günleri kapsamında "Beyoğlu’nun Maneviyat Durakları Turu" düzenlendi. Tura katılan vatandaşlar, bölgenin hoşgörü ve kültürel çeşitlilik mirasını deneyimleme fırsatı buldu. Beyoğlu Belediyesi’nce bu yıl 2’incisi düzenlenen Avrupa Miras Günleri dolu dolu etkinliklerle devam ediyor. Avrupa Miras Günleri kent turu programları kapsamında düzenlenen "Beyoğlu’nun Maneviyat Durakları Turu", rehber Hayri Fehmi Yılmaz eşliğinde gerçekleştirildi. Katılımcılar, semtin farklı inanç yapılarını ziyaret ederek Beyoğlu’nun çok kültürlü geçmişini yakından tanıma fırsatı buldu. Katılımcılar bölgenin hoşgörü ve kültürel çeşitlilik mirasını deneyimledi Taksim-Galata güzergahında gerçekleştirilen turda Aya Triada Rum Ortodoks Kilisesi, Hüseyin Ağa Camii, Surp Asdvadzadzin Ermeni Katolik Kilisesi, Üç Horan Ermeni Kilisesi, Saint Antuan Kilisesi, Santa Maria Draperis Kilisesi, Neve Şalom Sinagogu, Kırım Anglikan Kilisesi ve Arap Camii ziyaret edildi. Katılımcılar, farklı dinlere ait ibadethanelerin bir arada var olduğu Beyoğlu’nun eşsiz dokusunu keşfederek, bölgenin hoşgörü ve kültürel çeşitlilik mirasını deneyimledi.
30 Eylül 2025 Salı - 12:33
Halk danslarının kalbi Konyaaltı’nda attı
Konyaaltı Belediyesi, Türkiye ile beraber farklı ülkelerin de yer aldığı ‘Halk Dansları Gösterileri’ etkinliği düzenledi. HayatPark’ta düzenlenen etkinlik, çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleşti. Konyaaltı Belediyesi, Başkan Cem Kotan’ın sanata verdiği önem doğrultusundaki etkinliklerini halkla buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda birçok etkinlik planlayan Konyaaltı Belediyesi son olarak HayatPark’ta ‘Halk Dansları Gösterileri’ etkinliği düzenledi. Etkinlikte, Konyaaltı Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu’nun yanı sıra Sakarya, Estonya, Romanya ve Makedonya’dan gelen dans grupları hünerlerini sergiledi. HayatPark’ta gerçekleşen gösterilerde vatandaşların keyifli anları ve beğenileri gözlerden kaçmadı. Öte yandan ‘Halk Dansları Gösterileri’ etkinliği için Türkiye’ye farklı ülkelerden gelen dans grupları temsilcileri, Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ı ziyaret etti. Ziyaretten dolayı duyduğu memnuniyeti aktaran Başkan Kotan, "Bizler, sanata ve sanatçıya olan saygımız ile çalışmalarımıza yön veriyoruz. Halkımızı sürekli olarak sanat etkinlikleriyle buluşturuyoruz. Sanatın toplumumuz için ne kadar değerli olduğunun farkındayız. Sanata olan katkılarınız için sizlere çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. Gerçekleştirilen etkinlik ve misafirperverliği için Başkan Kotan’a teşekkürlerini ileten temsilciler, Konyaaltı ilçesinin Antalya ve Türkiye için ayrı bir yere sahip olduğunu bildiklerini vurguladı.
30 Eylül 2025 Salı - 12:17
Kocaeli Kitap Fuarı’nda "ebeveynle kitap okuma" rekoru denenecek
Kocaeli’de 15’incisi 4-12 Ekim’de düzenlenecek Uluslararası Kitap Fuarı’nda, 4 bin 100 ebeveynin aynı anda çocuğuna kitap okumasıyla dünya rekoru kırılması hedefleniyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 15’incisi düzenlenecek Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı’nın tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hayri Baraçlı, Maide Kafe’de düzenlenen toplantıda, 4-12 Ekim’de Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek fuara ilişkin bilgi verdi. Fuarın teması "Anadolu mayası" Baraçlı, geçen yıl 1 milyon 23 bin 514 olan ziyaretçi sayısının bu yıl üzerine çıkacaklarını vurguladı. 28 bin metrekarelik alanda düzenlenecek fuara 515 yayınevi, sahaf ve sivil toplum kuruluşunun katılacağını ifade eden Hayri Baraçlı, fuarın temasının "Anadolu mayası" olduğunu ve Ahilik kültürüyle aile kavramını birleştirdiğini aktardı. Baraçlı, "Tabii ki Anadolu mayası bizler için çok önemli. Geçen hafta biliyorsunuz Ahilik Haftası başlamıştı. Ahilik kavramı anadan babadan başlar. Anne-baba, evlatlarına bilgi tecrübesi aktardığı zaman bir ailelik festivali ortaya çıkar. Bu Anadolu mayası kavramı içerisinde de bu anlayışı hep beraber ortaya çıkaracağız" dedi. Uluslararası fuara bu yıl 515 yayınevi, sivil toplum kuruluşu ve sahafların katılacağını bildiren Genel Sekreter Baraçlı, ayrıca bin 50 söyleşi-panel ve imza etkinliğinin de düzenleneceğini aktardı. Onur konuğu Prof. Dr. Kemal Sayar Fuarın bu yılki onur konuğunun Prof. Dr. Kemal Sayar olacağını kaydeden Baraçlı, "Kendisinin bir açılış konuşması olacak. Biz de onun bilgilerinden faydalanacağız ve hayatımızda da örnek alacağımız buluşmaları olacak. Özel oturumlarımız da olacak. Aynı zamanda kıymetli yazarlarımız ve düşünce insanlarımızın olduğu oturumlar gerçekleşecek" diye konuştu. Rekor denemesi yapılacak Baraçlı, fuar kapsamında 7 Ekim’de 4 bin 100 ebeveynin aynı anda çocuklarına kitap okuyacağı bir rekor denemesi yapılacağını açıkladı. Bu çalışmayla yeni bir dünya rekoruna Kocaeli’de imza atacaklarını belirten Baraçlı, şu bilgileri verdi: "Önümüzdeki süreç içerisinde bununla ilgili bilgileri sizlerle de paylaşacağız. Bu çalışmayla da yeni bir dünya rekorunu şehrimizde sağlamış olacağız. Bu noktada da sizlerin gayretleri ve destekleri bizler için çok önemli. Çünkü biliyorsunuz 2023 yılında Hindistan’da 3 bin 6 kişiyle böyle bir rekor kırılmıştır. Bizim hedefimiz 4 bin 100 anne baba ve çocuklarıyla beraber böyle bir rekor denemesidir. Amacımız farkındalık oluşturmak ve kitap sevgisinin evde en güzel yerde olmasını sağlayabilmektir."
30 Eylül 2025 Salı - 12:08
Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan: "Fatih, UNESCO mirasının kalbidir"
İstanbul’un UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kabulünün 40’ıncı yılı Fatih’te kutlandı. Fatih Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen programda konuşan Başkan Turan, "Ecdadımızın ihya edici misyonunu bugünün şartlarında sürdürmeyi iftihar vesilesi sayıyoruz" dedi. İstanbul’un tarihi alanlarının UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kabul edilişinin 40. yılı dolayısıyla Fatih Belediyesi’nin ev sahipliğinde program düzenlendi. Programa, UNESCO Dünya Miras Komitesi üye ülke temsilcilerinin yanı sıra Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, İstanbul Valisi Davut Gül, Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan, İstanbul Tarihi Alanlar Alan Başkanı M. Mustafa Tural, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin ve kamu kurum temsilcileri katıldı. "Ev sahipliği yapmaktan onur duyuyoruz" Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan, İstanbul’un UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan dört koruma alanının tamamının Fatih ilçesi sınırlarında bulunduğuna dikkat çekerek, "Kadim İstanbul’umuzun kalbi Fatih’te, UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kabul edilişimizin 40. yıl dönümü gibi özel ve anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Bu buluşmayı yalnızca bir yıldönümü kutlaması değil; tarihe karşı sorumluluğumuzun, geçmişin mirasına, ecdadın asil emanetine sahip çıkma isteğimizin yeniden ikrarı olarak kabul ediyor, etkinliğin hayırlara vesile olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "Her adımımızı tarihi sorumluluğun ciddiyetiyle atıyoruz" Başkan Turan konuşmasında, Fatih Sultan Mehmed’in fethin ardından Ayasofya’yı vakıflaştırarak koruma altına almasını hatırlatarak, "Ecdadımızın ihya edici misyonunu bugünün şartlarında sürdürmeyi iftihar vesilesi sayıyoruz. Her adımımızı tarihi sorumluluğun ciddiyetiyle atıyoruz" şeklinde konuştu. "Bin 100’ü geçen eser restorasyon, bakım ve onarım kapsamında ele alındı" Fatih Belediyesi’nin hayata geçirdiği projeler hakkında bilgi veren Turan, "Kara Surları Millet Bahçesi ile 200 yıllık bir kentsel sorunun çözülmesi, Yedikule Hisarı restorasyonu ile yapının uluslararası bir sanat ve turizm merkezi haline getirilmesi, Zeyrek ve Cibali’deki ahşap sivil mimari örneklerinin, tarihi çeşmelerin, hazirelerin, türbelerin ve eğitim yapılarının onarılması. Bugüne kadar 814 eserin, cephe yenileme çalışmalarıyla birlikte bin 100’ü geçen eser restorasyon, bakım ve onarım kapsamında ele alındı. Fatih’teki yaklaşık 11 bin tescilli kültür varlığının yüzde 10’unda belediye tarafından çalışma yürütüldü" diye konuştu. "İstanbul’un köklü tarihini ve derin hafızasını gelecek nesillere aktarmak için tüm gücümüzle gayret etmeye devam edeceğiz" Etkinliğe katılan tüm davetlilere teşekkür eden Başkan Turan, "Eşsiz hazinemiz kültür mirasımızın korunması, yaşatılması ve geleceğe taşınması yolundaki hedeflerimizi gerçekleştirirken tüm paydaşlarımızla iş birliği, güç birliği içinde olmaya, müşterek sorumluluk duygusuyla, hepimizin, üzerimize düşen görevleri en iyi şekilde yerine getireceğimizden asla kuşku duymuyoruz. Miras alanlarımızın şehrimize ve ülkemize sağladığı avantajları sürdürülebilir kılmak için de azim ve gayretle çalışmaya ve İstanbul’un köklü tarihini ve derin hafızasını gelecek nesillere aktarmak için tüm gücümüzle gayret etmeye devam edeceğiz" dedi.
30 Eylül 2025 Salı - 11:55
Cumhuriyetin ilk spor mirası: Erzurum Lisesi ve olimpiyat talebi
Cumhuriyetin ilk yıllarına ait önemli bir belge, Erzurum’da yapılan arşiv çalışmalarıyla gün yüzüne çıktı. Erzurum Lisesi Beden Eğitimi öğretmeni Hayri Raşid Bey’in 1928 yılında olimpiyatlara katılma talebine dair yazışmalar, dönemin spor tarihine ışık tuttu. Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Taner Özdemir’in titiz araştırmalarıyla ulaşılan belge, bir yandan Cumhuriyet’in idealizmini, diğer yandan ise imkânsızlıklarını ortaya koyuyor. Öğretmenin katılım talebi ve olimpiyat heyecanı 9 Nisan 1928 tarihinde yazdığı dilekçeyle Amsterdam’da düzenlenecek Olimpiyat Oyunları’na katılma isteğini ileten Hayri Raşid Bey, 25 Nisan 1928’de gelen yanıtla hayal kırıklığına uğradı. Resmi yazıda, "Bu sene ödenek yetersizliği sebebiyle olimpiyatlara iştirakiniz mümkün değildir. Çalışmalarınızdan memnunuz. İlk fırsat doğduğunda bu konudaki isteğinizin gerçekleşmesine yardımcı olunacaktır" ifadeleri yer aldı. Bu yanıt, genç Cumhuriyet’in spor alanında duyduğu büyük heyecanı, fakat aynı zamanda maddi imkânların kısıtlılığını net bir şekilde göstermesi açısından önemli bulunuyor. Hayri Raşid Bey’in katılmak istediği organizasyon, tarihe "IX. Olimpiyat Oyunları" olarak geçen 1928 Amsterdam Yaz Olimpiyatları idi. 28 Temmuz - 12 Ağustos 1928 tarihleri arasında düzenlenen bu oyunlar, olimpiyat tarihine birçok ilkle geçti. Kadın atletler ilk kez resmi olarak yarıştı, olimpiyat ateşi uygulaması başlatıldı ve modern olimpiyat anlayışı yeni bir boyut kazandı. Türkiye ise bu oyunlarda güreş branşında temsil edilmişti. Erzurum’dan bir öğretmenin katılma talebi, Anadolu’nun uzak bir köşesinden yükselen olimpiyat heyecanını yansıtan dikkat çekici bir ayrıntı olarak spor tarihimizde yerini almış oldu. Doğu’daki bir öğretmenin olimpiyat hayali Cumhuriyetin ilk yıllarında Erzurum Lisesi, yalnızca akademik eğitim veren bir kurum değil; aynı zamanda kültürel, sosyal ve sportif hayatın da merkeziydi. İdealist öğretmenler, öğrencileri spora yönlendiriyor, beden eğitiminin ülke çapında yaygınlaşması için büyük emek sarf ediyorlardı. Hayri Raşid Bey’in olimpiyat hayali, Erzurum Lisesi’nin bu vizyonunu en iyi şekilde ortaya koyuyor. Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Taner Özdemir, ortaya çıkarılan belgenin önemine değinerek şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu yazışma, bir öğretmenin olimpiyat idealini ve dönemin kısıtlı imkânlarını belgeliyor. Erzurum’dan yükselen bu olimpiyat heyecanı, aslında Cumhuriyetin genç kuşaklara bıraktığı spor mirasının da işaretidir. Bugün bizler, bu idealizmi geleceğe taşımakla mükellefiz." Erzurum Lisesi’nin spor tarihindeki rolü Aradan geçen yaklaşık bir asırda Türkiye, sporda büyük bir dönüşüm yaşadı. Cumhuriyetin ilk yıllarında ödenek yetersizliği sebebiyle gerçekleştirilemeyen uluslararası katılımlar, bugün devletin ve özel sektörün desteğiyle güçlü bir şekilde yürütülüyor. Modern tesisler Anadolu’nun dört bir yanında inşa edildi. Olimpiyat sporcuları artık sistematik bir altyapı ile yetiştiriliyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın projeleriyle amatör sporlara teşvik sağlanıyor. Türk sporcuları, olimpiyatlardan dünya şampiyonalarına kadar pek çok branşta tarihî başarılar elde ediyor. Bugün Türkiye, yalnızca futbol değil; güreşten boksa, halterden voleybola, atletizmden yüzmeye kadar pek çok branşta dünya sahnesinde adından söz ettiriyor. 1928’de Erzurum’dan yükselen olimpiyat talebi, bugün için bir ders niteliğinde. Bir öğretmenin idealizmi, dönemin imkânsızlıklarına rağmen resmi kayıtlara geçmiş ve bize bir miras bırakmıştır. Bu belge, Erzurum Lisesi’nin spor tarihindeki rolünü ve Cumhuriyetin ilk yıllarındaki azmi hatırlatırken; günümüzde spora verilen önemin değerini bir kez daha gözler önüne seriyor.
30 Eylül 2025 Salı - 11:31
Akdeniz Belediyesi Kültür Sanat Evleri kurs başvuruları başladı
Akdeniz Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, bünyesinde bulunan 10 kültür ve sanat evinde yeni dönem kurs kayıtlarının başladığını duyurdu. Bu yıl içerisinde toplam bin 54 kadın ve çocuğa kurs imkanı sağlayan kültür ve sanat evleri, mahallelerde yoğun ilgi görüyor. Kurslar sayesinde kadınlar meslek öğrenirken, kent merkezinde düzenlenen etkinliklerde açılan stantlarda ürettikleri el emeği ürünleri satışa sunarak aile bütçesine katkı sağlıyor. Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, kursların kadınların ve çocukların gelişimi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Kültür ve sanat evlerimiz, kadınların meslek edinmesi ve sosyal hayata katılması, çocukların ise yeteneklerini keşfedip geliştirmesi için çok önemli bir merkez haline geldi. Bizler, her yaştan vatandaşımızın hayatına dokunan hizmetler üretmeye devam edeceğiz. Kadınların el emeği ürünlerini sergileyip ekonomik kazanca dönüştürmesi, çocukların da sanat ve kültürle büyümesi bizim için büyük bir gurur kaynağıdır" dedi. Kültür ve sanat evleri; Huzurkent, Adanalıoğlu, Kazanlı, Karaduvar, Güneş, Bekirde, Yeşilçimen, Çilek, Çay ve Turgutreis mahallelerinde faaliyet gösteriyor. Kadınlara yönelik açılan kurslar; el sanatları, dikiş-nakış, kuaförlük, ahşap boyama, takı tasarımı, seramik, pilates ve kişisel gelişimden oluşurken, çocuklara yönelik kurslar ise resim, drama, İngilizce, müzik, zeka oyunları ve halk oyunları olarak belirlendi. Kurslara katılmak isteyen vatandaşların, mahallelerindeki kültür ve sanat evine şahsen başvuru yapabilecekleri ya da 0324 502 09 72 numaralı telefonu arayarak detaylı bilgi alabilecekleri bildirildi.
30 Eylül 2025 Salı - 10:55
Sanatın iyileştirici gücü Başkent Üniversitesi’nde konuşuldu
Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kışla Yerleşkesi, yeni sanat sezonunun açılışına ev sahipliği yaptı. Disiplinlerarası sanat üretimini öne çıkararak Adana’dan dünyaya evrensel mesaj iletme amacını taşıyan etkinliklerinde sergi, imza günü ve film gösterimi yapıldı. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kışla Yerleşkesi’nde düzenlenen etkinlik programı, küratörlüğünü Pelin Emrahoğlu’nun yaptığı "Benim Güzel Adanam" sergisiyle başladı. Altınoran üyelerinin fotoğraf, resim ve kolaj çalışmalarından oluşan sergi, sanatçıların kendi yorumlarıyla Adana’yı sanatseverlere sundu. Etkinlik kapsamında ayrıca "Dört Bin Yıllık Rüya: Seyhan" kitabının imza günü düzenlendi. "Kerr" filmi Altın Koza Film Festivali kapsamında gösterildi Açılış etkinlikleri, Altın Koza Film Festivali programı kapsamında yer alan Tayfun Pirselimoğlu’nun "Kerr" filmi ile devam etti. Film gösteriminin ardından yönetmen ve film ekibiyle izleyicilerin katıldığı bir söyleşi gerçekleştirildi. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kışla Yerleşkesi ev sahipliğinde Sinematek Adana çatısı altında yıllardır süren bu etkinlik, sadece film izleme deneyimi sunmakla kalmayıp, aynı zamanda sinema kültürünü zenginleştiren bir tartışma ortamı oluşturuyor. "Sanatın iyileştirici gücünü kullanmalıyız" Altınoran Düşünce ve Sanat Platformu Başkanı Yaşar Ateşoğlu, açılışta yaptığı konuşmada sanatın toplumsal önemini şu sözlerle vurguladı: "Bugün dünya kaotik bir ortamdan geçiyor. Böyle bir dönemde sanatın iyileştirici gücünü kullanmak, toplumumuzu daha ileriye, daha aydınlık yarınlara taşımak zorundayız. Biz, ürettiğimiz eserlerle Adana’dan dünyaya bir mesaj göndermek istiyoruz. Çünkü yerelden evrensele bir yaklaşımın doğru olduğuna inanıyoruz. Sanat disiplinleri arasında kurduğumuz bu birliktelik, birlikte üretip paylaşarak çoğalmayı sağlıyor." Ateşoğlu ayrıca Başkent Üniversitesi ile olan iş birliğine de değinerek, "Yıllardır süren bu ortaklık bizler için bir onur kaynağıdır. Üniversitenin ve hastanenin sunduğu destek, sanatın topluma hizmet etmesini sağlayan değerli bir katkıdır" dedi. Etkinlikte konuşan Prof. Dr. Murat Ali Hersekli, sanat etkinliklerinin Adana’nın kültürel hayatındaki önemine değinerek: ‘’Sinematek Adana, 13 yıldır şehrimizin sinema kültürünü geliştirmeye yönelik çok önemli katkılar sunuyor. Altınoran Düşünce ve Sanat Platformu’nun bu yılki açılış etkinlikleri de bu misyonun güçlü bir devamıdır. ‘Benim Güzel Adanam’ sergisi üyelerimizin kente dair ürettikleri fotoğraflardan oluşuyor ve sergiyle birlikte şehrin kültürel belleğine katkı sunuyoruz. ‘Kerr’ filminin ise izleyiciyi düşündüren, tartışmaya açan yönüyle sezonun anlamlı bir başlangıcı oldu."
30 Eylül 2025 Salı - 10:50
Beyağaç’ın güzellikleri Sandras Dağı Bisiklet, Kültür ve Doğa Şenliğiyle keşfedildi
Denzili’de üçüncüsü düzenlenen Beyağaç Sandras Bisiklet Kültür ve Doğa Şenliği’nde pedallar Beyağaç’ın güzelliklerini keşfetmek için döndü. Beyağaç Belediyesi’nce Beyağaç’ın kültürünü ve doğal güzelliklerini dünyaya duyurmak amacıyla düzenlenen Sandras Bisiklet, Kültür ve Doğa Şenliği renkli görüntülere sahne oldu. Festival kapsamında Topuklu Yaylası, Kartal Gölü, Anıt Orman, Sandras Dağı Zirvesi ve Kayaca Fosil Ormanı gibi doğal güzelliklere düzenlenen bisiklet turlarında katılımcılar keyifli anlar yaşandı. Pedalların her döndüğünde farklı bir güzellik ile karşılaşan katılımcılar Sandras dağının güzelliklerine hayran kaldı. Beyağaç’ın turizm alanı olması ve doğal güzelliklerinin tanıtılması için çalışmalarına aralıksız devam edeceklerini söyleyen Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün, "Bu yıl üçüncüsünü düzenlediğimiz Beyağaç Sandras Bisiklet, Kültür ve Doğa Şenliğimizin dağdaki etaplarını tamamladık. İkinci etabı olan Beyağaç’ın ve Tavas’ın mahallerine olan etabımızı da gerçekleştirdik. Doğayla iç içe, eşsiz güzelliklerimiz eşliğinde pedallar döndü, yüzler güldü. Topuklu Yaylası’ndan Kartal Gölü’ne, Sandras Zirvesi’nden Kayaca Fosil Ormanı’na kadar Beyağaç’ın doğal zenginliklerini hep birlikte keşfettik. Katılım sağlayan tüm bisiklet severlere, emeği geçen çalışma arkadaşlarımıza ve destek veren herkese gönülden teşekkür ediyoruz" dedi.
30 Eylül 2025 Salı - 10:46
Bakan Ersoy: "7 bin yıl öncesinden günümüze uzanan adımlar, Hatay’da keşfedildi"
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Hatay’ın Reyhanlı ilçesi Karahüyük Mahallesi’nde yer alan Tell Kurdu Höyük’te yürütülen kazılarda milattan önce 5200 yılına uzanan tabaklarda 5 insan ayak izinin gün yüzüne çıkarıldığını açıkladı. Bakan Ersoy sosyal medya paylaşımında, höyüğün Ubeyd dönemi ile ilişkili Erken Amik E dönemine (Orta Kalkolitik) tarihlendiğini belirterek, "Anadolu’da 7 bin yıl önce atılan adımlar yeniden gün yüzünde. Hatay, Reyhanlı Karahüyük’teki Tell Kurdu Höyük kazılarında çok ender rastlanan bir keşfe imza attık. MÖ 5200’e, Ubeyd dönemine tarihlenen tabakalarda 5 insan ayak izi tespit edildi. Yağmurla ıslanmış çamurun üzerinde yürüyen insanlara ait bu izler, binlerce yıl öncesinden bize ulaşan eşsiz bir tanıklık sunuyor. Geleceğe Miras Projemiz ile 60 yılda yapılanı 4 yılda başarma kararlılığıyla, geçmişin izlerini geleceğe taşımaya, Türkiye’nin tarihî mirasını korumaya, keşfetmeye ve dünyaya tanıtmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Nadir rastlanan buluntular arasında yer alıyor 21 Ağustos tarihinde 8564 açmasında yapılan çalışmalarda gün ışığına çıkarılan ayak izleri, yoğun yağmura veya suya maruz kalmş çamurlu dolgu tabakasında yürüyen bireylere ait olduğu belirlendi. Anadolu arkeolojisinde nadir rastlanan buluntular arasında kabul edilen bu keşif, dönemin sosyal ve kültürel hayatına dair önemli ipuçları sunuyor.
30 Eylül 2025 Salı - 10:43
Makineyle bir günde üretilirken, alıcılar el işçiliği kilimler için 1 yıl beklemeyi göze alıyor
Sivas’ta geleneksel el dokuma sanatının en güzel örneklerinden biri olan kilim dokumacılığı, Sivas Olgunlaşma Enstitüsü’nün dokuma atölyesinde yeniden hayat buluyor. Kadınların sabırla ve emekle hazırladığı el dokuması kilimler, kültürel mirasın yaşatılmasına katkı sağlıyor. Geleneksel el dokuma sanatının nadide örneklerinden biri olan Sivas kilimi, estetik görünümü ve işlevselliğiyle dikkat çekiyor. Yüzyıllardır kadınların ellerinde hayat bulan kilimler, günümüzde makinelerde kısa sürede üretilebilmesine rağmen el emeğinin değerini bilenler tarafından tercih ediliyor. Sivas Olgunlaşma Enstitüsü’nün dokuma atölyesinde yeniden hayat bulan kilimler, geçmişten günümüze kültürel mirasın aktarılmasını sağlıyor. Her bir motifin ayrı bir anlam taşıdığı ve renklerin ise kültürel zenginliği yansıttığı el dokuması kilimler, sadece bir eşya değil aynı zamanda bir hikâye barındırıyor. Makinelerde üretilen halılar günler içinde satışa sunulurken, el emeğiyle yapılan bir kilimin tamamlanması neredeyse bir yılı buluyor. Bu özel sanatın kıymetini bilenler ise sabırla bekleyerek el işçiliğiyle hazırlanan kilimlere sahip oluyor. "Atalarımızdan kalan eski gelenekleri yaşatıyoruz" Sivas Olgunlaşma Enstitüsü’nde usta öğretici olan Tülay Dönmez, Sivas kiliminin tamamen yün kullanılarak üretildiğini belirterek, "Sivas kilimi, yöresel desenlerden oluşan ve dedelerimizden, nenelerimizden bize kalan dokumalardır. Biz bu desenleri çoğu zaman bozmadan, replika dediğimiz şekilde ana renkleri, ana desenleri ve ebatları ile günümüze taşımayı amaçlıyoruz ve büyük oranda bunu yapıyoruz. Sipariş aldığımızda ise kilimi isteyen kişilerin renk, şekil, ebat ve tasarım gibi taleplerine göre üretim yapıyoruz. Ancak genel anlamda köylere ve ilçelere alan araştırmasına gidiyoruz. Orada yıllar öncesinden kalan dokumaları bulup, desenlerini yeniden çiziyor ve aynı şekilde bozmadan günümüze getiriyoruz. Sivas kilimimizin özelliği tamamen yün olmasıdır. Sivas halısından ayıran özelliklerinden bir tanesi de çözgüsünün yün olmasıdır. Sivas halısında çözgü pamuktur. Kilimde ise yündür. Kilimlerimizde de yine kök boya kullanıyoruz. Kilimler ise atkı yüzlü dokumalardır. Çözgülerin arasında renkli ipler geçirilerek yapılan dokumalardır. Halılara göre üretimi çok daha hızlıdır ve çok daha çabuk biter. Kilimlerimizde yöresel desenler çalışıyoruz, ancak isteğe bağlı olarak özel kilimler de üretiyoruz. Ebat büyüdükçe üretim süresi de değişiyor. Kilimin yapım aşaması da ebadına göre farklılık gösterir. En küçük, yani seccade ebadındaki dokumaların bitmesi bir ayı bulmaktadır. Sivas kilimlerinde kök boya kullanılmakta ve çözgüler tamamen yünden oluşmaktadır" dedi. "Tamamen el işçiliği" Dönmez, bu kilimin kıymetini bilenlerin bir yıl beklediğini söyleyerek" ,Kilimlerimiz tamamen el işçiliği ile üretilir ve yöresel ile tasarım ürünlerini harmanlıyoruz. Bu uygulamayı genellikle kendi üretimimiz olan kilimlerde kullanıyoruz. Sipariş edilen kilimlerde ise alıcının isteğine göre kilimler üretiyoruz. Çok çeşitli çalışıyoruz ve kilimlerde çalışma süremiz daha kısa olduğu için rahatlık sağlıyoruz. Siparişlerimiz hem halı hem de kilim olarak yoğun oluyor .Biz kilimi sadece yaygı amaçlı kullanmıyoruz. Kurumumuzda kilimi takılardan çantalara, yastıklara ve kıyafetlere kadar birçok alanda kullandık. Hayal gücüne kalmış; hayal edin, biz gerçekleştirelim. Kilimlerimiz ilmek ilmek işleniyor. Bu sanatlar unutulmaya başlandı. Normalde artık bunlar günümüzde makinelerde üretiliyor. Bunun kıymetini bilenler ise el işçiliğini bekleyerek, 1 sene boyunca bekleyerek kilimi alıyor. Atalarımızdan kalan eski gelenekleri yaşatıyor ve günümüze taşıyoruz" diye konuştu.
30 Eylül 2025 Salı - 10:31
Edebiyatın ışığı yeniden yanıyor
Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 8 yıl aradan sonra ‘Anlamak’ temasıyla düzenlenen ’17. Bursa Edebiyat Günleri’, 3-4-5 Ekim 2025 tarihlerinde Bursa’yı edebiyatın ışığında keşfetme imkanı sunacak. Bursa Büyükşehir Belediyesi, tarih ve kültürün harmanlandığı Bursa’da önemli bir etkinliğe daha imza atıyor. Büyükşehir Belediyesi’nin geleneksel hale getirdiği Bursa Edebiyat Günleri’nin 17’ncisi, tam 8 yıl aradan sonra ‘Anlamak’ temasıyla düzenleniyor. 3-4-5 Ekim 2025 tarihlerinde, Tayyare Kültür Merkezi’nde yapılacak Edebiyat Günleri, Bursa’nın kimliğini, geçmişini, bugününü ve geleceğini konuşma imkanı sunacak. Bursa Edebiyat Günleri, 3 Ekim Cuma Günü saat 19.15’te Hanlar Bölgesi Sağrıcı Sungur Mescidi önünde Büyükşehir Oda Orkestrası’nın vereceği açılış konseri ile başlayacak. Yazar Hakan Akdoğan ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in konuşacağı program, Kadire Bozkurt, Tanıl Bora, Mehmet Zaman Saçlıoğlu’nun konuşmacı olduğu ‘Eşikten İçeri Bursa: Sesin Gölgesi, Zamanın İzi’ adlı oturumla devam edecek. Tayyare Kültür Merkezi’nde devam edecek olan Edebiyat Günleri’nin ikinci gününde de birçok önemli yazarın ve fikir insanının katılımıyla, ‘Bellek, Akustik ve Kimlik: Şehrin İç Sesi’, ‘Bursa Metne Bakınca: İz, Katman, Anlatı’, ‘Adımda Zaman, Sokakta Mekan, Yüzde İnsan’, Sokağın Felsefesi: Bursa’da Biz Kime Benzeriz?’, ‘Akış ve Tını: Bursa’da Anlamın Kıyısı’ konulu oturumlar gerçekleştirilecek. Edebiyat Günleri’nin üçüncü gününde ise ’Taşlarda Bellek’, ’Metinler Bursa: Fısıldayan Kentin Haritası’, ’Bursa’da Eşikler: Hapiste Şair, Arafta Derviş, İçerde Yol’, ’Efsanenin Eğirdiği Kent: Bursa’, ’Metnin Cenneti: Arşiv, Hayal, Anlam’ konulu oturumlarda yazarlar fikirlerini Bursalılarla paylaşacak.
30 Eylül 2025 Salı - 10:30
Makineyle bir günde üretilirken, alıcılar el işçiliği kilimler için 1 yıl beklemeyi göze alıyor
Sivas’ta geleneksel el dokuma sanatının en güzel örneklerinden biri olan kilim dokumacılığı, Sivas Olgunlaşma Enstitüsü’nün dokuma atölyesinde yeniden hayat buluyor. Kadınların sabırla ve emekle hazırladığı el dokuması kilimler, kültürel mirasın yaşatılmasına katkı sağlıyor. Geleneksel el dokuma sanatının nadide örneklerinden biri olan Sivas kilimi, estetik görünümü ve işlevselliğiyle dikkat çekiyor. Yüzyıllardır kadınların ellerinde hayat bulan kilimler, günümüzde makinelerde kısa sürede üretilebilmesine rağmen el emeğinin değerini bilenler tarafından tercih ediliyor. Sivas Olgunlaşma Enstitüsü’nün dokuma atölyesinde yeniden hayat bulan kilimler, geçmişten günümüze kültürel mirasın aktarılmasını sağlıyor. Her bir motifin ayrı bir anlam taşıdığı ve renklerin ise kültürel zenginliği yansıttığı el dokuması kilimler, sadece bir eşya değil aynı zamanda bir hikâye barındırıyor. Makinelerde üretilen halılar günler içinde satışa sunulurken, el emeğiyle yapılan bir kilimin tamamlanması neredeyse bir yılı buluyor. Bu özel sanatın kıymetini bilenler ise sabırla bekleyerek el işçiliğiyle hazırlanan kilimlere sahip oluyor. "Atalarımızdan kalan eski gelenekleri yaşatıyoruz." Sivas Olgunlaşma Enstitüsü’nde usta öğretici olan Tülay Dönmez, Sivas kiliminin tamamen yün kullanılarak üretildiğini belirterek, "Sivas kilimi, yöresel desenlerden oluşan ve dedelerimizden, nenelerimizden bize kalan dokumalardır. Biz bu desenleri çoğu zaman bozmadan, replika dediğimiz şekilde ana renkleri, ana desenleri ve ebatları ile günümüze taşımayı amaçlıyoruz ve büyük oranda bunu yapıyoruz. Sipariş aldığımızda ise kilimi isteyen kişilerin renk, şekil, ebat ve tasarım gibi taleplerine göre üretim yapıyoruz. Ancak genel anlamda köylere ve ilçelere alan araştırmasına gidiyoruz. Orada yıllar öncesinden kalan dokumaları bulup, desenlerini yeniden çiziyor ve aynı şekilde bozmadan günümüze getiriyoruz. Sivas kilimimizin özelliği tamamen yün olmasıdır. Sivas halısından ayıran özelliklerinden bir tanesi de çözgüsünün yün olmasıdır. Sivas halısında çözgü pamuktur. Kilimde ise yündür. Kilimlerimizde de yine kök boya kullanıyoruz. Kilimler ise atkı yüzlü dokumalardır. Çözgülerin arasında renkli ipler geçirilerek yapılan dokumalardır. Halılara göre üretimi çok daha hızlıdır ve çok daha çabuk biter. Kilimlerimizde yöresel desenler çalışıyoruz, ancak isteğe bağlı olarak özel kilimler de üretiyoruz. Ebat büyüdükçe üretim süresi de değişiyor. Kilimin yapım aşaması da ebadına göre farklılık gösterir. En küçük, yani seccade ebadındaki dokumaların bitmesi bir ayı bulmaktadır. Sivas kilimlerinde kök boya kullanılmakta ve çözgüler tamamen yünden oluşmaktadır" dedi. "Tamamen el işçiliği " Dönmez, bu kilimin kıymetini bilenlerin bir yıl beklediğini söyleyerek" ,Kilimlerimiz tamamen el işçiliği ile üretilir ve yöresel ile tasarım ürünlerini harmanlıyoruz. Bu uygulamayı genellikle kendi üretimimiz olan kilimlerde kullanıyoruz. Sipariş edilen kilimlerde ise alıcının isteğine göre kilimler üretiyoruz. Çok çeşitli çalışıyoruz ve kilimlerde çalışma süremiz daha kısa olduğu için rahatlık sağlıyoruz. Siparişlerimiz hem halı hem de kilim olarak yoğun oluyor .Biz kilimi sadece yaygı amaçlı kullanmıyoruz. Kurumumuzda kilimi takılardan çantalara, yastıklara ve kıyafetlere kadar birçok alanda kullandık. Hayal gücüne kalmış; hayal edin, biz gerçekleştirelim. Kilimlerimiz ilmek ilmek işleniyor. Bu sanatlar unutulmaya başlandı. Normalde artık bunlar günümüzde makinelerde üretiliyor. Bunun kıymetini bilenler ise el işçiliğini bekleyerek, 1 sene boyunca bekleyerek kilimi alıyor. Atalarımızdan kalan eski gelenekleri yaşatıyor ve günümüze taşıyoruz" diye konuştu. (YÇ-GF-
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder