KÜLTÜR SANAT
Başkan Sandıkçı: "Ramazan’da gönül bağımızı güçlendirmeye devam ediyoruz" 04 Mart 2026 Çarşamba - 15:51:43 SAMSUN (İHA) – Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Ramazan ayının manevi ikliminde 7’den 70’e tüm vatandaşlarla bir araya gelip, gönül bağını güçlendirdiklerini söyledi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Ramazan ayı boyunca ilçede gerçekleştirdikleri birçok etkinlik ve programla Ramazan’ın bereketini paylaşmaya devam ettiklerini, çocuklarla, gençlerle ve ailelerle buluşmayı sürdürdüklerini söyledi. Çat kapı iftar programıyla vatandaşları evlerinde ziyaret ederek iftar sofralarında buluşmayı sürdürdüklerini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, her akşam farklı bir mahallede teravih namazı sonrası mahalle buluşmalarıyla vatandaşlarla bir araya geldiklerini dile getirdi. Canik Şehr-i Ramazan Serüveni etkinliklerinde de ailelerle bir araya geldiklerini, çocukları ve gençleri hediyelerle buluşturduklarını belirten Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde hemşehrilerimizle ve gençlerimizle buluşmayı, Ramazan’ın sevincini paylaşmayı sürdürüyoruz" dedi. Teravih namazı sonrası gerçekleştirdikleri mahalle buluşmalarıyla ilçe sakinlerinin taleplerini ve önerilerini dinlediklerini, ayrıca yürütülen çalışmalar ile ilgili istişarelerde bulunduklarını aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizin dört bir köşesinde hemşehrilerimizle ve gençlerimizle buluşuyor, mübarek Ramazan ayının bereketine ortak olmaya devam ediyoruz. Çat kapı iftar programımız ve teravih namazı sonrası mahalle buluşmalarımızla hemşehrilerimizle bir araya geliyor, Canik Şehr-i Ramazan Serüveni etkinliklerimizle çocuklarımızın ve gençlerimizin neşesine ortak oluyoruz. Mahalle buluşmalarımızda hemşehrilerimizin taleplerini ve önerilerini dinliyoruz. Ortak akıl anlayışıyla çalışmalarımıza yönelik istişarelerde bulunuyoruz. Ramazan ayının manevi ikliminde 7’den 70’e tüm gençlerimizle ve hemşehrilerimizle bir araya gelmeyi sürdürüyor, gönül bağımızı güçlendirmeye devam ediyoruz" diye konuştu.
04 Mart 2026 Çarşamba - 15:32 Üniversiteli öğrenciler geleneksel dokumayı yerinde öğrendi Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) Sakarya Meslek Yüksekokulu’nda, geleneksel dokuma tekniklerinin uygulamalı olarak aktarıldığı atölye programı gerçekleştirildi. Dr. Öğretim Üyesi Berrin Sarıtunç tarafından düzenlenen programa, Kültür ve Turizm Bakanlığı Somut Olmayan Kültür Miras Taşıyıcısı Safiye Güzel konuk olarak katıldı. Atölye çalışmasında öğrencilere dokuma sanatının kültürel mirastaki yeri ve günümüz tasarım alanındaki karşılığı hakkında bilgiler verildi. Geleneksel dokuma teknikleri ve motiflerin taşıdığı anlamlar üzerine yapılan değerlendirmelerde; pıtrak motifinin bereketi, eli belinde ve koç başı motiflerinin güç ve analık temalarını, göz ve su yolu motiflerinin ise korunma ve sürekliliği temsil ettiği ifade edildi. Program kapsamında çarpana dokuma tekniği uygulamalı olarak gösterildi. Öğrenciler; mekik, kirkit, çözgü ve atkı gibi temel kavramları yerinde gözlemleyerek üretim sürecine dahil oldu. Geleneksel motiflerin estetik unsurların ötesinde kültürel bir anlatım dili oluşturduğu vurgulandı. "Girişimcilik alanında değerlendirilebilir" Atölye programını değerlendiren Dr. Öğretim Üyesi Berrin Sarıtunç, "Amacımız öğrencilerimizin geleneksel dokuma sanatını uygulamalı olarak da deneyimlemelerini sağlamak. Kültürel mirasımızı korurken bu birikimin tasarım ve girişimcilik alanlarında değerlendirilebileceğini göstermek istiyoruz" dedi.
Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi Çocuk Tiyatro Topluluğundan eğlence dolu tiyatro gösterisi
08 Şubat 2026 Pazar - 10:47 Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi Çocuk Tiyatro Topluluğundan eğlence dolu tiyatro gösterisi Konya’nın merkez Selçuklu ilçe Belediyesi Sanat Akademisi Çocuk Tiyatro Topluluğu tarafından hazırlanan "Paldır Güldür Şov 8" tiyatro oyunu seyirci ile buluştu. Minik oyuncuların sahne performanslarıyla büyük beğeni toplayan oyun, izleyenlere kahkaha dolu anlar yaşattı. Selçuklu Belediyesi’nin, şehrin kültür ve sanat hayatına katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi, verdiği eğitimlerle pek çok yeteneğin keşfedilmesine imkan sağlıyor. Akademi bünyesinde eğitim alan Çocuk Tiyatro Topluluğu da sahneledikleri oyunlarla hem eğlendiriyor hem de yeteneklerini sergiliyor. Bu kapsamda "Paldır Güldür Şov" isimli tiyatro oyunu, Selçuklu Kongre Merkezi’nde 8. kez seyirciyle buluşarak izleyenlere keyifli anlar yaşattı. İzleyicilerden büyük beğeni toplayan gösteri, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Sanat Akademisi’nde eğitim alan çocukların uzun soluklu çalışmalarının ürünü olan oyun; eğlenceli skeçleri ve verdiği anlamlı mesajlarla dikkat çekti. Ailelerin yoğun ilgi gösterdiği programda, çocukların sergilediği özgüven ve sahne performansı izleyicilerden tam not aldı. "Sanatla büyüyen çocuklarımızın başarısı hepimiz için büyük bir gurur" Selçuklu Belediyesi olarak çocukların kültür ve sanatla iç içe büyümesine büyük önem verdiklerini ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, "Çocuklarımızın sahnedeki özgüvenli duruşu ve sergiledikleri performans gerçekten gurur verici. Geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızın sanata ilgi duyması, böyle güzel çalışmaları büyük bir özveri ve tutkuyla ortaya koymaları bizleri son derece mutlu ediyor. Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi çatısı altında, çocuklarımız ve gençlerimiz için birçok farklı alanda eğitimler ve etkinlikler düzenliyoruz. Onların sosyal, kültürel ve sanatsal yönden kendilerini geliştirebilmeleri adına pek çok projeyi hayata geçiriyoruz. ‘Paldır Güldür Şov’ da bu çalışmalarımızın güzel örneklerinden biri. Bu vesileyle, sahneledikleri keyifli ve başarılı performans dolayısıyla tüm çocuklarımızı ve onları büyük bir özveriyle yetiştiren alanında uzman eğitmenlerimizi tebrik ediyorum" dedi.
Kütahya’da "Şalvarını Al Gel" etkinliğiyle geleneksel giyim kültürü yeniden canlandı
08 Şubat 2026 Pazar - 10:24 Kütahya’da "Şalvarını Al Gel" etkinliğiyle geleneksel giyim kültürü yeniden canlandı Kütahya’da düzenlenen "Şalvarını Al Gel" etkinliği, kentin gündelik yaşamdan düğünlere uzanan geleneksel giyim kültürünü yeniden hatırlattı. Kadınların yoğun katılım gösterdiği programda, şalvar yalnızca bir kıyafet olarak değil, bir yaşam biçimi olarak ele alındı. Etkinlik boyunca Kütahya’ya özgü şalvarlar farklı model ve kesimleriyle sergilendi. Geçmişte tarlada, sokakta ve düğünlerde kullanılan şalvarların kesim özellikleri, kumaş yapıları ve kullanım amaçları katılımcılarla paylaşıldı. Defilede yer alan şalvarların, Kütahya’da kuşaktan kuşağa aktarılan el işi kültürünün izlerini taşıdığı vurgulandı. Programda ayrıca kentin düğün geleneğinde önemli yer tutan Tefebaşı, Pullu, Dizibağlı, Çatkılı, Eğrimli ve Dallı kıyafetler tanıtıldı. Bu kıyafetlerde kullanılan sırma işlemeler, renk tercihleri ve süsleme detayları, geçmişte düğünlerin sosyal statü ve aile yapısını nasıl yansıttığını ortaya koydu. Etkinlik, yalnızca görsel bir sunumla sınırlı kalmadı. Yöresel oyunlar oynandı, Kütahya türkülerine eşlik edildi. Katılımcılar, şalvarın hangi yaşlarda ve hangi törenlerde kullanıldığına ilişkin kültürel anlatımları dinleme fırsatı buldu. Bu yönüyle program, bir defileden çok kültürel bir anlatı niteliği taşıdı. Programda Kütahya mutfağının sevilen lezzetlerinden cimcik mantısı da katılımcılara ikram edildi. Gün boyu süren etkinlikte, kentin giyim, müzik ve mutfak kültürü bir arada sunularak geçmiş ile bugün arasında kültürel bir bağ kuruldu. Şalvar Gecesi, emekli öğretmen Ayşe Gültekin öncülüğünde; Aygül Gezer, Ayşe Kaçan, Zübeyde Çığcı ve Müjgan Gültekin tarafından organize edildi. Katılımcılar, benzer kültürel etkinliklerin artarak devam etmesi temennisinde bulundu.
Talas’ın toprağından sahneye 20 yeni yetenek
08 Şubat 2026 Pazar - 10:05 Talas’ın toprağından sahneye 20 yeni yetenek Talas Belediyesi’nin kültür ve sanat alanındaki vizyon projelerinden biri olan Karadut Tiyatrosu, Temel Oyunculuk Eğitimi kapsamında düzenlediği oyuncu seçmelerinin ilk etabını tamamladı. Sahneye gönül veren adayların yoğun ilgi gösterdiği seçmelerde, yetenekler jüri karşısında kendilerini ifade etme imkânı buldu. Talas Belediyesi Espor ve İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirilen seçmelerde adaylar; metin okuma, doğaçlama ve sahne duruşu gibi başlıklarda değerlendirildi. Titizlikle yürütülen değerlendirmeler sonucunda 20 kişi Temel Oyunculuk Eğitimi’ne katılmaya hak kazandı. Adını Talas topraklarında yetişen ve ilçenin doğal simgelerinden biri olan karadut meyvesinden alan Karadut Tiyatrosu, yerel değerlerden beslenen sanat anlayışıyla dikkat çekiyor. Köklerini bu topraklardan alan bu yaklaşım, sahne sanatlarını Talas’ın kültürel kimliğiyle buluşturmayı amaçlıyor. "Talas’ın değerleriyle besleniyor" Seçmelerle ilgili değerlendirmede bulunan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, sanatı şehir yaşamının vazgeçilmez bir parçası olarak gördüklerini belirterek, "Kültür ve sanat, bir şehrin ruhunu diri tutar. Karadut Tiyatromuz, Talas’ın değerlerinden beslenen yapısıyla hemşehrilerimize kendilerini ifade edebilecekleri güçlü bir alan sunuyor" dedi. Yeni seçmeler sürüyor İlk etap seçmelerinin ardından Karadut Tiyatrosu’nun oyuncu kadrosunu genişletmek amacıyla önümüzdeki süreçte yeni seçmelerin de yapılacağı bildirildi. Böylece tiyatroya ilgi duyan daha fazla vatandaşın bu sürece dâhil olması hedefleniyor. Başvuru ve detaylı bilgi almak isteyen vatandaşlar, (0352) 437 10 26 numaralı telefondan mesai saatleri içerisinde yetkililerle iletişime geçebilecek. Talas Belediyesi, Karadut Tiyatrosu aracılığıyla yerel değerleri sanatla buluşturmaya, genç yetenekleri desteklemeye ve ilçenin kültürel hayatına kalıcı katkılar sunmaya devam ediyor.
Öğrenciler Anavarza’da zeybek oynadı
08 Şubat 2026 Pazar - 09:22 Öğrenciler Anavarza’da zeybek oynadı Adanalı öğrenciler, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Anavarza Antik Kenti’nde Türk ve Azerbaycan bayraklarını açarak zeybek oynadı. Anavarza Kalesi eteklerinde ve ilçedeki tarihi mekânlarda sergilenen gösterilerle gençler, öz kültür ile tarihi bir araya getirerek geleceğe iz bırakmak istediklerini ifade etti. İmamoğlu Cumhuriyet Ortaokulu öğrencilerinden oluşan "Cumhuriyetin Efeleri" grubu, Kozan’ın tarihi mekânlarında gerçekleştirdikleri zeybek gösterileriyle tarih ve kültürü buluşturdu. Genç efeler, asırlık kalelerden, tarihi camilere kadar Adana’nın kültürel mirasını zeybek kültürüyle harmanladı. Zeybek ekibi, Kozan Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenen "Kültür Turu" kapsamında ilk olarak Kozan’ın simge yapılarından Tarihi Hurmalı Konak’ta gösteri sundu. Ardından 6 asırlık Hoşkadem Camii ile Şehit Kaymakam Saimbey kabrini ziyaret eden öğrenciler, dua etti. Gençler daha sonra, Efes’in yaklaşık yedi katı büyüklüğünde olduğu belirtilen ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Anavarza Antik Kenti’nde, dünyanın ilk duble yolu olarak bilinen alanda Türk ve Azerbaycan bayraklarını açarak zeybek oynadı. Binlerce yıllık sütunlar ve surlar arasında sergilenen gösteri, geçmiş ile günümüz arasında kültürel bir köprü oluşturdu. Öğrencilerden Gani Obuz, "Türk kültürünü ve tarihimizi gelecek nesillere aktarmak için zeybek oynadık" dedi. Miraç Gündüz ise, "Tarihimizi ve kültürümüzü bir araya getirmek için öz kültürümüz olan zeybeği oynamak üzere Kozan’a geldik" diye konuştu. Halk oyunları öğretmeni Mücahit Atasoy da halk oyunlarıyla bölgenin tarihi ve kültürel değerlerini tanıtmayı ve geleceğe iz bırakmayı amaçladıklarını belirterek, "Anavarza gibi tarihi bir mekânda kendi kültürümüzü temsil ettik. Bu imkânı sağlayan Kozan Belediye Başkanımız Mustafa Atlı’ya ve okul müdürümüz İsmail Şenyuva’ya teşekkür ediyorum" dedi. Başkan Atlı’dan gençlere davet Etkinlik sonrası öğrencilerle bir araya gelen Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, sergilenen performansı takdir ederek, "Yaptığınız bu çalışmalar kültürümüzü yaşatmak adına çok kıymetli. Sizleri gönülden tebrik ediyorum. Bir sonraki gösteride Kozan Kalesi’nde birlikte oynayalım" diye konuştu.
Ulalı Bayramî Mürşidi Hüsâm Efendi’nin gerçek kimliği ve dîvânı ilk kez yayınlandı
08 Şubat 2026 Pazar - 09:05 Ulalı Bayramî Mürşidi Hüsâm Efendi’nin gerçek kimliği ve dîvânı ilk kez yayınlandı Muğla’nın Ula ilçesinde büyük mutasavvıf Bayrâmî Şeyhi Muabbir Hüsâm Efendi’nin kimliği, silsilesi, şiirleri, yetiştirdiği öğrencileri ve etkisi 450 sene sonra ilk kez bilimsel olarak kaleme alındı. Hacı Bayram-ı Velî’nin, Akşemseddîn ve Akhisarlı Mecdüddin İsâ Efendi’nin silsilesinden yetişen Muabbir Hüsâm Efendi’nin hayatını ve şiirlerini içeren çalışma pek çok bilinmezi de aydınlığa çıkardı. Gazi Üniversitesi öğretim üyelerinden edebiyat ve tasavvuf tarihçisi Dr. Mustafa Tatcı’nın uzun süren araştırmaları sonunda yazdığı eser ’Bayrâmî Şeyhi Ulalı Hüsâm Efendi ve Mehmed Şâfiî’nin Hayatı-İlâhîleri’ ismini taşıyor. Yanlış atıflar düzeltildi: 450 yıllık yanılgı aydınlandı Kitabı hazırlayan Dr. Mustafa Tatçı, çalışmayla ilgili olarak şunları söyledi: "Yıllardır Hüsâm Efendi’nin adı, Pîr Hüsâmeddîn-i Uşşâkî ve oğlu Mehmed Şâfi‘î ile karıştırılıyor, hatta ona ait olmayan eserler Hüsâm mahlaslı başka kişiler adına yayımlanıyordu. Yeni çalışma; yazmalar, kitâbeler, menâkıbnâmeler ve silsilenâmeler üzerinden yapılan karşılaştırmalarla bu büyük yanılgıyı kesin biçimde ortadan kaldırdı. Bu çalışmada Hüsâm Efendi’nin Gelibolu’da başlayan Akhisar, Mısır, Hicaz, İstanbul ve nihayet Menteşe/Ula’da devam eden ilginç hayat hikâyesi ile Divan-ı İlahiyatı bulunmaktadır. Eserde ayrıca Hüsâm Efendi’nin oğlu Şâfiî’nin de bilinmeyen hayatıyla şiirlerine yer verilmektedir. Hüsam Efendi tasavvuf tarihinde olduğu kadar edebiyat tarihinde de adından söz edilmesi gereken önemli bir mutasavvıf şairdir. O, şiirleriyle Yunus Emre mektebine mensup bir şairdir. Onun divanı Yunus’un, Hacı Bayram-ı Velî’nin, Akşemseddîn, İbrahim Tennurî, İbrahim Gülşenî ve Dede Ömer Ruşenî’nin bir devamı niteliğindedir." Ula’da bir gönül ocağı: Anadolu’nun unutulmuş irfan havzası Şeyh Hüsam Efendi’nin ’Ula’da bir gönül ocağı, Anadolu’nun unutulmuş irfan havzası’ olduğuna işaret eden Dr. Tatçı, "Vâhib Ümmî’nin Elmalı’da, Merkez Efendi’nin İstanbul’da, Şabân-ı Velî’nin Kastamonu’da gönüller uyandırdığı dönemde Şeyh Hüsâm Efendi Ula’da bir irfân ocağı kurdu. Burada yetiştirdiği onlarca gönül ehlini başta Menteşe çevresi olmak üzere, Adalara, Ege, Marmara ve İç Anadolu’ya ve hatta Kırım’a gönderdi. Evliya Çelebi 1671’de Ula’ya ziyaretinde Hüsâm Efendi’nin hatırasının elan canlı olduğunu anlattıktan sonra bu büyük gönül için ’Din deryâsının dalgıcı, yakîn incisi Hazret-i Şeyh Hüsâmeddîn’ nitelemesinde bulunur" dedi. Kitabın hazırlanışı ve işlevi Anadolu’nun unutulan bir Pîr’inin 450 yıl sonra yeniden hatırlanacağına dikkat çeken Dr. Tatçı, kitabın kültür ve irfan tarihimizle ilgili olarak da şunları söyledi: "Yeni kitap çalışması, sadece bir dîvân yayını değil; Anadolu tasavvuf tarihinin boş kalmış bir kısmını yeniden inşa eden kapsamlı bir keşif niteliği taşıyor. Ula ve Menteşe çevresinde yüzyıllarca yaşamış büyük bir irfan geleneğinin gerçek kurucusu yeniden hatırlanacak hale geldi. Eser, hem kültür tarihçileri hem tasavvuf akademisyenleri, hem de yerel tarih araştırmacıları tarafından ’Menteşe-Ula irfan havzasının merkezi’ olarak değerlendiriliyor. Gelibolu’da doğup Akhisar’da pişen, Mısır ve Mekke’de olgunlaşan, Ula’da bir irfan ocağı kuran bu büyük pîrin sesi nihayet yeniden duyuluyor. Ulalı Hüsam Efendi, sadece bir mutasavvıf değil; Anadolu irfanının kayıp halkasını tamamlayan bir büyük pirdir. Şimdi, dört yüz elli yıl sonra, onun dîvânı, silsilesi, şahsiyeti ve mirası nihayet doğru isimlerle, doğru kaynaklarla gün yüzüne çıkıyor." Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Muğla İl Temsilcisi Prof. Dr. Namık Açıkgöz, "Dr. Mustafa Tatçı’nın bu çalışması, yöremizin kültürel zenginliklerine çok önemli bir katkıdır. Biz TYB Muğla İl Temsilciliği ve Metinbilim Enstitüsü Derneği olarak her türlü toplantıyı gerçekleştirmeye hazırız" dedi.
45 yıllık Oltu taşı ustası Hali Aydın’a vefa
08 Şubat 2026 Pazar - 08:56 45 yıllık Oltu taşı ustası Hali Aydın’a vefa Erzurum’un Oltu ilçesinde yaklaşık 45 yıldır Oltu taşını binbir emekle işleyen Halis Aydın, mütevazı atölyesinde üretim yapmaya devam ediyor. Vali Mustafa Çiftçi, Oltu taşı sanatına 45 yıldır emek veren, 63 yaşındaki usta Halis Aydın’ı atölyesinde ziyaret etti. Geleneksel yöntemlerle, büyük bir sabır ve göz nuruyla işlenen Oltu taşı ürünleri hakkında bilgi alan Vali Çiftçi, Oltu taşı işlemeciliğinin kültürel mirasımızdaki yeri ile bu kadim sanatın ustalık geleneğiyle gelecek nesillere aktarılmasının taşıdığı önemi vurguladı. Göz nuru ve emekle ortaya çıkan eserler İnsanoğlunun bilinen en eski süs eşyalarından olan Oltu taşı, Erzurum’un Oltu ilçesinde yöre insanının emeği ile yer altından binbir güçlükle çıkarılıyor. Taşın saklanması ve şekil verilmesi de ayrı bir özen ve emek gerektiriyor. Her usta bir heykeltıraş titizliğinde çalışıyor ve yumuşak Oltu taşını çifte su verilmiş bıçakla yontup zımparalayarak şekil veriyor. Tebeşir tozu ve zeytinyağı ile cilalanan taşlar, kolyeden küpeye, sigaralıktan yüzüğe pek çok süs eşyasına dönüşüyor. Topraktan çıktığında çok yumuşak olmasına rağmen hava ile temas ettiğinde hemen sertleşiyor. Bu yüzden de galeriden çıkıp cilalanana kadar mutlaka nemli ortamda saklanıyor. Büyük emekle çıkarılan bu maden küçük atölyelere gönderiliyor. Atölyelerde, tasarlanan süs eşyalarına göre sınıflandırılan maden, el çarkı ile işleniyor.
Ahlat’ta sinema filmi çekilecek
07 Şubat 2026 Cumartesi - 21:55 Ahlat’ta sinema filmi çekilecek Ünlü yönetmen Mesut Uçakan, Bitlis’in Ahlat ilçesinde düzenlenen ‘Perdeden Dijitale Türkiye’de Sinema’ söyleşisine katıldı. Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Mesut Uçakan’ın yönetmenliğinde Ahlat’ta bir sinema filmi çekileceğini belirterek, ""Ahlat’ta çekilecek film yalnızca bir sinema eseri olmayacak, aynı zamanda gençliğe yön çizen bir çağrı, milletimize özgüven kazandıran bir hatırlatma olacaktır" dedi. ‘Kubbet’ül İslam Ahlat Buluşmaları’ etkinlikleri kapsamında Ahlat Belediyesi’nin daveti üzerine ilçeye gelen ünlü yönetmen Mesut Uçakan, ‘Perdeden Dijitale Türkiye’de Sinema’ konulu söyleşiye katıldı. Ahlat Halk Eğitimi Merkezi’nde düzenlenen söyleşi öncesi konuşan Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Mesut Uçakan’ı Ahlat’ta ağırlamaktan mutluluk duyduklarını dile getirdi. Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez ise, sadece bir filmden, bir yönetmenden değil bir medeniyet tasavvurundan, bir diriliş iddiasından ve bir kimlik mücadelesinden söz etmek için toplandıklarını söyleyerek, "Çünkü sinema sadece eğlence değildir. Sinema, bir milletin ruhunu, hafızasını ve istikametini inşa eden en güçlü araçlardan biridir. Ve işte tam bu noktada Türk sinemasının öncü isimlerinden biri olan kıymetli yönetmen Mesut Uçakan, ortaya koyduğu duruşla, ahlakla, samimiyetle ve cesaretle bir neslin ufkunu açmıştır. Mesut Uçakan, sinemayı, hakikatin sesi, adaletin nefesi, inancın ve direnişin dili hâline getirmiştir. Onun filmlerinde sadece sahneler değil, dua vardır, arayış vardır, dava vardır, hesaplaşma vardır. Modern dünyanın dayattığı yozlaşmaya karşı ahlakı, imanı, kimliği ve şahsiyeti savunan bir sinema ahlakı inşa etmiştir. Bu toprakların ruhunu, bu milletin inancını, bu ümmetin acısını ve umudunu perdeye taşıyan bir sanat anlayışı ortaya koymuştur" dedi. Ahlat’ta sinema filmi çekilecek Ünlü yönetmen Mesut Uçakan’ın yönetmenliğinde Ahlat’ta bir sinema filmi çekileceğini de belirten Gülmez, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ahlat’ta çekilecek film yalnızca bir sinema eseri olmayacak, aynı zamanda gençliğe yön çizen bir çağrı, milletimize özgüven kazandıran bir hatırlatma olacaktır. Bu proje ile Ahlat, sadece geçmişin değil, geleceğin de merkezi hâline gelecektir. Mesut Uçakan hocamızın öncülüğünde ortaya konacak bu kıymetli çalışma, İslami anlamda Türk sinemasının yeniden dirilişinin güçlü bir adımıdır. Bu adım gençliği ayağa kaldıracak, kimliği inşa edecek, ruhları besleyecek ve inşallah yeni bir sinema medeniyetinin kapılarını aralayacaktır. Bu vesileyle başta kıymetli yönetmenimiz Mesut Uçakan ve yapımcımız Cem Çatpınar olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyor, Ahlat’ta çekilecek bu filmin milletimize, gençliğimize ve ümmetimize hayırlar getirmesini yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Rabbim, sinemamızı hakikatin sesi, gençliğimizi ise bu ümmetin umudu kılsın." Konuşmaların ardından yapımcı Cem Çatpınar’ın moderatörlüğünde söyleşi yapıldı. Söyleşi sonunda Kaymakam Bingöl ve Başkan Gülmez, Uçakan’a Ahlat bastonu hediye ederek, hatıra fotoğrafı çektirildi.
Muş’ta "Kar Festivali" renkli görüntülere sahne oldu
07 Şubat 2026 Cumartesi - 17:59 Muş’ta "Kar Festivali" renkli görüntülere sahne oldu Muş Valiliği ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından Güzeldağ Kayak Merkezi’nde düzenlenen "Kar Festivali", spor etkinlikleri ve gösterilerle gerçekleştirildi. Muş Valiliği ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından, merkeze 8 kilometre uzaklıktaki Güzeldağ Kayak Merkezi’nde "Sporla Isınan Gençlik" mottosuyla "Kar Festivali" düzenlendi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan festivalde, Muş Valisi Avni Çakır alanda kurulan stantları gezdi. Yerli silah ve teçhizatların sergilendiği alanı inceleyen Vali Çakır, daha sonra katılımcılarla birlikte halay çekti. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından alana kurulan basketbol, voleybol, matrak, dart ve balon futbolu alanlarında çocuklar ve gençler çeşitli oyunlar oynayarak eğlendi. Festival kapsamında gerçekleştirilen yamaç paraşütü ve Türk bayraklı kayak gösterileri ise renkli görüntüler oluşturdu. Etkinlikte çocuklar kızaklarla kayarken, katılımcılara ekmek arası köfte ikram edildi. Festivalde konuşan Muş Valisi Avni Çakır, gençlerin sportif faaliyetlere yönlendirilmesini önemsediklerini belirterek bu tür etkinliklerle gençleri desteklemeye devam edeceklerini ifade ederek, "Kışın bu güzel döneminde gençlerimizi yalnızca yaz mevsiminde spor salonlarında ve açık alanlarda değil, kayak merkezimizde düzenlediğimiz çeşitli kış etkinlikleriyle de sporun farklı branşlarıyla buluşturmak amacıyla bir araya geldik. Spora verdiğimiz destekle bu anlamda yakaladığımız ivme ile başta bakanlığımız olmak üzere tüm ülkenin dikkatini çektik. Başarılarımızı gere gere ülkemize duyurduk. Bu yavrularımızı ve gençlerimizi sporla daha çok nasıl hemhal ederiz? Onların ihtiyaçları varsa onlara nasıl gideriz? Ve hangi branşlarda eksikliklerimiz varsa onları nasıl telafi ederiz? Onun gayreti içerisindeyiz. Bu özverili uyumlu çalışmanın da meyvelerinde görüyoruz, alıyoruz. Muş voleybol şehri oldu. Voleybol takımı bölge şampiyonluğuna gidecek. Gururumuz oldular. Muş’u inşallah başarıyla temsil edecekler inşallah bir üst lig biletini alıp ilimize dönecekler" dedi. Vali Çakır, çocukların zararlı alışkanlıklardan uzak, sağlıklı ve başarılı bireyler olarak yetişmesinde sporun önemli bir rol oynadığını vurgulayarak, "Çocuklarımızın zararlı alışkanlıklardan uzak, sağlıklı, derslerinde başarılı, arkadaşlık ortamında uyumlu, çevresine, ailesine, toplumuna faydalı bireyler olmasını istiyorsak onların hayatlarını sporla doldurmamız lazım. Tesislerimiz haddinden fazla. İlimizde hiçbir spor branşında ciddi anlamda bir malzeme eksikliği de bırakmadık. Hem merkezde hem ilçelerde. Yeter ki bir veli, bir öğrenci topluluğu, bir antrenör gelsin desin ki ben sporun şu branşında eğitim vermek istiyorum, takım çıkartmak istiyorum. Elimizde gelen her türlü desteği ardına kadar onlara sunmaya hazırız. Muş aynı zamanda bir kış şehri. Karın en çok yakıştığı şehirlerden biri. Ben çocuklarımıza keyifli eğlenceler diliyorum" ifadelerini kullandı. Gençlik ve Spor İl Müdürü Yusuf Kılıç da kışın bereketini sporla, birliktelikle ve gençliğin enerjisiyle buluşturdukları bu anlamlı organizasyonda bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu dile getirerek, "Kar Festivali ile gençlerimizin kış sporlarına olan ilgisini artırmayı, kış mevsiminde hareketsiz yaşamın olumsuz etkilerini azaltmayı ve spor yoluyla sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik etmeyi amaçlıyoruz. Aynı zamanda gençlerimizin sosyal hayata daha aktif katılım sağlamalarını, aidiyet duygularını güçlendirmelerini ve birlikte üretmenin, birlikte eğlenmenin mutluluğunu yaşamalarını hedefliyoruz. Bu tür faaliyetler yalnızca sportif etkinlikler değildir. Aynı zamanda sosyal uyumu güçlendiren, gönüllülüğü destekleyen, gençlerimizi zararlı alışkanlıklardan uzak tutan ve toplumsal dayanışmayı artıran çok yönlü gençlik çalışmalarının bir parçasıdır. Bu festivalin hayata geçirilmesinde Gençlik ve Spor Bakanlığımıza, her daim bizi destekleyen, gençlerimizin ve halkın yanında olan Sayın Valimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, paydaş kurumlarımıza, basınımıza, gönüllülerimize, bu coşkuyu bizimle paylaşan siz değerli gençlerimize ve halkımıza teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Festivale, Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kantar, İl Jandarma Komutanı Albay Özgür Özer, Muş Emniyet Müdürü Melih Kuzudişli, Bulanık Kaymakamı Ömer Övünç Koşansu, Vali Yardımcısı Cihat Abukan ve Mustafa Batuhan Alpboğa ile belediye başkanları, kurum amirleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, sporcular ve vatandaşlar katıldı.
2 bin 400 rakımlı Aydıntepe Yaylası’nda kış festivali coşkusu
07 Şubat 2026 Cumartesi - 17:47 2 bin 400 rakımlı Aydıntepe Yaylası’nda kış festivali coşkusu Bayburt’un Aydıntepe ilçesinde bu yıl ilki düzenlenen kış festivali, renkli görüntülere sahne oldu. Bölge turizmine katkı sağlaması ve geleneksel hale getirilmesi hedeflenen festivalde, vatandaşlar doyasıya eğlendi. 2 bin 400 rakımlı Aydıntepe Yaylası’nda gerçekleştirilen festivalde Bayburt barları oynandı, halaylar çekildi, çocuklar ve yetişkinler kızakla dik yokuştan kayarak keyifli anlar yaşadı. Festivalde, halat çekme ve kar voleybolu gibi çeşitli etkinlikler de yapıldı. Bayburt İl Jandarma Komutanlığı ile Aydıntepe İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince güvenlik ve asayişin sağlandığı festivale, Bayburtluların yanı sıra çevre illerden gelen vatandaşlar da yoğun ilgi gösterdi. Kızılay Bayburt Şubesi tarafından katılımcılara su ve meşrubat ikramında bulunuldu. Etkinlik kapsamında düzenlenen bayrak yürüyüşü, coşkulu kalabalık eşliğinde gerçekleştirildi. Dev Türk bayrağı ile yapılan yürüyüş, drone ile görüntülendi. Festivale Trabzon’dan katılan vatandaşlardan Emine İmamoğlu, etkinlik için ailesi ve arkadaşlarıyla birlikte yola çıktıklarını, zorlu hava ve yol şartlarına rağmen festivale katılmaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Aydıntepe Yakutiye Mahallesi Muhtarı Emre Birgül, festivalin ilçede güzel bir atmosfer oluşturduğunu, özellikle çocuklar için önemli bir eğlence imkânı sunduğunu dile getirerek, bu tür etkinliklerin devam etmesini istedi. Festivale şambrelle kaymaya gelen Harun Alemdar da alanda yoğun bir katılım olduğunu belirterek, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. Alemdar, festivallerin her yıl artarak sürmesinin bölge açısından önemli olduğunu kaydetti. Kızılay Bayburt Şubesi Toplumsal Güçlendirme Uzmanı Hasan Türkoğlu, Kızılay gönüllüleri olarak festivalde yer aldıklarını ifade ederek, soğuk havada vatandaşlara ikramlarda bulunarak etkinliğe destek verdiklerini aktardı. Aydıntepe Kaymakamı Ertuğrul Bayram, bu yıl ilk kez düzenlenen kış festivaliyle ilçenin kış turizmini canlandırmayı, yerel kültürü ön plana çıkarmayı ve çocukların kış sporlarına olan ilgisini artırmayı hedeflediklerini belirtti. Kaymakam Bayram, Aydıntepe’nin turizm potansiyelini kış aylarına da yaymak istediklerini vurgulayarak, "Deniz seviyesinden yaklaşık 2 bin 400 metre yükseklikte bulunan Aydıntepe Yaylası’nda ilkini düzenlediğimiz kış festivalimizle ilçemizin kış turizmini, yerel kültürünü ve çocuklarımızın kış sporlarına olan ilgisini artırmayı hedefliyoruz. Yaz aylarında gördüğümüz turizm potansiyelini kış aylarına da yaymak istiyoruz" dedi.
Tiyatro Anadolu, "Aşk Neyledi Yunus" ile Rize’de sanatseverlerle buluştu
07 Şubat 2026 Cumartesi - 14:52 Tiyatro Anadolu, "Aşk Neyledi Yunus" ile Rize’de sanatseverlerle buluştu Anadolu Üniversitesi’nin profesyonel tiyatro topluluğu Tiyatro Anadolu tarafından sahnelenen "Aşk Neyledi Yunus" adlı tiyatro oyunu, Rize’de tiyatroseverlerle buluşarak izleyicilere unutulmaz bir sanat etkinliği yaşattı. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nde düzenlenen tanıtım fuarı kapsamında Rize’de bulunan Anadolu Üniversitesi, gerçekleştirdiği kültürel etkinliklerle de yoğun ilgi gördü. Tiyatro Anadolu tarafından sahnelenen oyun, duygu yüklü anlatımı ve güçlü sahne performansıyla izleyicilerden büyük beğeni toplarken uzun süre alkışlandı. Gösterimin ardından açıklamalarda bulunan Anadolu Üniversitesi’nin profesyonel tiyatro topluluğu Tiyatro Anadolu’nun Koordinatörü ve oyunun Genel Yayın Yönetmeni Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Karaahmet, sanatın üniversiteler arası etkileşimi güçlendiren önemli bir köprü olduğunu vurguladı. Karaahmet, Anadolu Üniversitesi’nin yalnızca akademik başarılarıyla değil, sanat ve kültür alanındaki üretimleriyle de Türkiye’nin farklı şehirlerinde gençler ve sanatseverlerle buluşmaya devam ettiğini ifade etti. Anadolu Üniversitesi, gerçekleştirdiği tanıtım faaliyetleri ve kültürel etkinliklerle öğrencilerin üniversite yaşamını yakından tanımasına katkı sunarken, sanatın birleştirici gücünü farklı şehirlerde yaygınlaştırmayı sürdürüyor.