Son Dakika
|
Çorlu’da silahlı kavga ihbarına giden 2 polis şehit oldu
Hollanda’nın peşinde olduğu isim İstanbul’da yakalandı
ÇEVRE
Şampiyon Galatasaray kupasını aldı
Milletvekili İsmail Ok’a yanlış ilaç verilmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı
Kıymet Rümeysa Tezcan, Avrupa şampiyonu
Şampiyon Galatasaray üstü açık otobüsle şehir turu attı
Baklava kutusunda rüşvet davasında karar çıktı!
Tepebaşı Belediyesi operasyonunda gözaltı sayısı 25’e yükseldi
Üsküdar Belediyesi’ne yönelik irtikap operasyonu: 7 gözaltı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
Trump: "İran için zaman daralıyor"
Bakan Fidan Almanya’ya gidiyor
Galatasaray’ın efsaneleri, UEFA Kupası’nın 26. yıl dönümünde bir araya geldi
Pakistan İçişleri Başkanı Naqvi’den Tahran’a resmi ziyaret
Sözcü Çelik’ten Tekirdağ’da şehit olan polisler için başsağlığı mesajı
Çorlu’da 2 polisin şehit olduğu saldırıda detaylar ortaya çıktı
Fethiye’de orman yangını
KÜLTÜR SANAT
Hülya Koçyiğit’in 50 yıllık film sahnesi Sivas’ta yeniden canlandırıldı
17 Mayıs 2026 Pazar - 21:17:49
Türk sinemasının unutulmaz oyuncularından Hülya Koçyiğit, 3. Sivas Uluslararası Film Festivali’nde 1976 yapımı ‘Şoför’ filminin hafızalara kazınan sahnesini 50 yıl sonra yeniden canlandırdı. Sivas Valiliği tarafından hazırlanan nostaljik çalışma, sosyal medyada büyük ilgi gördü. Hülya Koçyiğit’in 1976 yapımı ‘Şoför’ filmindeki unutulmaz sahnesi, yarım asır sonra Sivas’ta yeniden hayat buldu. 3. Sivas Uluslararası Film Festivali kapsamında Sivas’a gelen Türk sinemasının dört yapraklı yoncası arasında yer alan usta sanatçı Hülya Koçyiğit için Sivas Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından özel bir çalışma hazırlandı. Filmde kullanılan kırmızı otomobile benzer bir araçla kent merkezinde nostaljik bir yolculuğa çıkan Koçyiğit, ‘Şoför’ filminin hafızalara kazınan sahnesini yıllar sonra yeniden canlandırdı. Çekimlerde filmde yer alan sahnelere benzer kareler kullanılarak, Sivas caddelerinde geçmişin izleri yeniden yaşatıldı. "Hafızalara kazınan sahne yeniden yaşadı" Sivas Valiliği tarafından yapılan açıklamada, "Türk sinemasının dört yapraklı yoncasından biri olan Hülya Koçyiğit, Sivas caddelerinde geçmişin zarafetini yeniden selamladı. 3. Sivas Uluslararası Film Festivali kapsamında şehrimizde bulunan kıymetli sanatçımız, 1976 yapımı ‘Şoför’ filminin hafızalara kazınan sahnesini yıllar sonra yeniden yaşadı" ifadelerine yer verildi. Nostaljik dokusuyla dikkat çeken paylaşım, sosyal medya kullanıcılarından yoğun beğeni aldı.
17 Mayıs 2026 Pazar - 20:09
33. Geleneksel Türkmen Şöleni’ne binlerce kişi katıldı
Mersin’ın Erdemli ilçesinde birçok ülkeden konukların da yer aldığı 33. Geleneksel Türkmen Şöleni’ne yaklaşık 50 bin kişi katıldı. Kıl çadırların kurulduğu, yayık ayranından sıkmaya kadar birçok yöresel lezzetin ikram edildiği şölen, düzenlenen gösteri ve konserlerle coşkulu geçti. 1978 yılında başlayan Türkmen Şöleni’nin 33’üncüsü, Erdemli Talat Göktepe Tabiat Parkı Çamlığı’nda mehteran takımının yürüyüşü ve gösterisiyle başladı. Erdemli Belediyesi’nin koordinesinde yapılan ve her yıl olduğu gibi bu sene de yaklaşık 50 bin kişinin katıldığı şölende Azerbaycan, Özbekistan ve Türkmenistan’dan gelen kültür ekipleri sahne aldı. Kıl çadırların ve ocakların kurulduğu alanda sıkmalar ile yayık ayranları hazırlanarak ikram edildi. Şölende Türk dünyasına ait gösterilerin ardından sahne alan sanatçılar Azerin ve Sefa katılanları coşturdu. Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara ile Azerin, "Çırpınırdı Karadeniz" türküsünü seslendirdi. Şölene her yıl katılan Yörükler, etkinliklerden duydukları memnuniyeti dile getirdiler. Başkan Kara: "Yörük ve Türkmen hayatını anlatmaya devam edeceğiz" Tarehin en kalabalık şölenini yaptıklarını aktaran Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara, "50 bin kişinin eşliğinde bugün 33’üncü Türkmen Şölenimizi vatandaşlarımızla kutluyoruz. Yörük’ün, Türkmen’in hayatını vatandaşlarımıza anlatıyoruz. Kıl çadırlarımızda yayık ayranlarımız, sıkmalarımızı, Erdemli’mizin Erdemli markalı limonatalarımızla vatandaşlarımıza ikram ediyoruz. Gayet coşkulu bir ortam görüyorsunuz. Vatandaşlarımız eğleniyor, tabii onların bu şekilde eğlenmesi bizleri de mutlu ediyor. İnşallah her sene Türkmen Şöleni üzerine koyarak devam edecek. Yörük ve Türkmen hayatını vatandaşlarımıza anlatmaya devam edeceğiz" dedi. "Kenetlenen milletler her türlü badireyi aşmayı başarır" Şölene katılan MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz yaptığı konuşmada, "Bugün burada sadece geleneksel bir şöleni yaşamıyoruz, tarihimizin sesine kulak veriyor, kültürümüzün mayasını yaşatıyor, birlik ve kardeşlik ruhumuzu daha da kuvvetlendiriyoruz. Hepinizin bildiği gibi Anadolu’nun kapılarını açan irade, coğrafyayı vatan yapan ruh, zor zamanlarda milletine siper olan iman, Yörük Türkmen obalarından yükselmiştir. İşte bu nedenle biz Türkmen şölenlerimizi sadece eğlence programları olarak değil, milli hafızanın diri tutulduğu, kültürel mirasın gelecek nesillere aktarıldığı önemli buluşmalar olarak değerlendiriyoruz. Biliyoruz ki ayrışan toplumlar zayıflar, kenetlenen milletler ise her türlü badireyi aşmayı başarır. Bu anlamda Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu ve Cumhurbaşkanımızın da sahiplenerek bir devlet projesine dönüştürdüğü ’Terörsüz Türkiye’ vizyonu sadece bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda toplumsal huzurun, milli birliğin ve kardeşlik hukukunun güçlendirilmesi hedefidir" diye konuştu.
17 Mayıs 2026 Pazar - 20:07
Geleneksel Türkmen Şöleni’nin 33’üncüsü coşkulu geçti, binlerce kişi katıldı
Mersin Erdemli ilçesinde bir çok ülkeden kültür ekiplerinin yer aldığı 33. Geleneksel Türkmen Şöleni’ne yaklaşık 50 bin kişi katıldı. Kıl çadırların kurulduğu yayık ayranından, sıkmaya kadar bir çok yöresel ikramın yapıldığı Yörük ve Türkmen hayatını anlatan şölen gösteri ve konserlerle coşkulu geçti. 1978 yılında başlayan Türkmen Şöleni’nin 33’üncüsü Erdemli Talat Göktepe Tabiat Parkı Çamlığı’nda mehteran takımının yürüyüşü ve gösterisiyle başladı. Erdemli Belediyesi’nin koordinesinde yapılan ve her yıl olduğu gibi bu sene de yaklaşık 50 bin kişinin katıldığı şölende Azerbaycan, Özbekistan ve Türkmenistan gelen kültür ekipleri sahne aldı. Türk dünyasının kültürünü binlerce kişi izledi. Kıl çadırların ve ocakların kurulduğu alanda sıkmalar ile yayık ayranları hazırlanarak ikram edildi. Şölende Türk dünyası gösterilerinin ardından sahne alan sanatçılar Azerin ve Sefa katılanları coşturdu. Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara ile Azerin "Çırpınırdı Karadeniz" türküsünü seslendirdi. Şölene her yıl katılan Yörükler, etkinliklerden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Başkan Kara:" Yörük ve Türkmen hayatını anlatmaya devam edeceğiz" Tarhin en kalabalık şölenini yaptıklarını aktaran Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara da," 50 bin kişinin eşliğinde bugün 33’üncü Türkmen şölenimizi vatandaşlarımızla kutluyoruz. Yörüğün, Türkmen’in hayatını vatandaşlarımıza anlatıyoruz. Kıl çadırlarımızda yayık ayranlarımız, sıkmalarımız, Erdemlimizin Erdemli markalı limonatalarımızla vatandaşlarımıza ikram ediyoruz. Gayet coşkulu bir ortam görüyorsunuz. Vatandaşlarımız eğleniyor, tabii onların bu şekilde eğlenmesi bizleri de mutlu ediyor. İnşallah her sene Türkmen şöleni üzerine koyarak devam edecek. Yörük ve Türkmen hayatını vatandaşlarımıza anlatmaya devam edeceğiz" dedi. "Kenetlenen milletler her türlü badireyi aşmayı başarır" Şölene katıln MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz ise konuşmasında, "Bugün burada, sadece geleneksel bir şöleni yaşamıyoruz, tarihimizin sesine kulak veriyor, kültürümüzün mayasını yaşatıyor, birlik ve kardeşlik ruhumuzu daha da kuvvetlendiriyoruz. Hepinizin bildiği gibi Anadolu’nun kapılarını açan irade, coğrafyayı vatan yapan ruh, zor zamanlarda milletine siper olan iman Yörük Türkmen obalarından yükselmiştir. İşte bu nedenle biz Türkmen şölenlerimizi sadece eğlence programları olarak değil, milli hafızanın diri tutulduğu, kültürel mirasın gelecek nesillere aktarıldığı önemli buluşmalar olarak değerlendiriyoruz. Biliyoruz ki ayrışan toplumlar zayıflar, kenetlenen milletler ise her türlü badireyi aşmayı başarır. Bu anlamda Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu ve Cumhurbaşkanımızın da sahiplenerek bir devlet projesine dönüştürdüğü ’Terörsüz Türkiye’ vizyonu sadece bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda toplumsal huzurun, milli birliğin ve kardeşlik hukukunun güçlendirilmesi hedefidir" diye konuştu.
17 Mayıs 2026 Pazar - 19:26
Yason Burnu Yarımadası’nda caz rüzgarı
Ordu’nun tarihi ve turistik alanlarından biri olan Yason Burnu’nda "Ordu Caz Festivali" kapsamında açık hava konseri düzenlendi. Karadeniz’in ilk caz festivali olma özelliğini taşıyan Ordu Caz Festivali, 15-18 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen etkinliklerle kenti müziğin ritmiyle buluşturuyor. Festival kapsamında Ordu’nun ‘Sakin Şehir’ unvanına sahip Perşembe ilçesindeki Yason Burnu Yarımadası’nda üçüncü gün etkinlikleri düzenlendi. Etkinlikler çerçevesinde sahne alan Kök Kadro grubu, sevilen eserleri seslendirdi. Programda konuşan Perşembe Belediye Başkanı Cihat Albayrak, Yason Burnu’nda daha önce uçurtma şenlikleri ve konserlerin düzenlendiğini belirterek, ilk kez bir caz festivaline ev sahipliği yaptıklarını söyledi. Başkan Albayrak, "Bu tarihi yarım adada ilk defa bir caz festivali yapılıyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İnşallah temmuz ayında burada çocuklarımız için güzel bir tiyatro şenliği de düşünüyoruz" dedi. Ordu Caz Festivali Genel Direktörü Emre Gürsoy ise Ordu’nun kültür ve sanata önem veren bir şehir olduğunu ifade ederek, "Farklı bir şey yapmak istedik. Tiyatro var, Türk sanat müziği var, bağlama var. Biraz da farklı ve elit bir iş olsun istedik. Caz olsun, ardından blues da geliyor" diye konuştu. Açık havada gerçekleştirilen konsere katılan vatandaşlar şarkılara eşlik ederek keyifli anlar yaşadı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
16 Mayıs 2026 Cumartesi- 17:43
Balıkesir’de 30 yıllık mahalle hayrı yapıldı
2
14 Mayıs 2026 Perşembe- 14:44
Ordu’da deniz turizmine yeni hamle
3
17 Mayıs 2026 Pazar- 10:04
Bayburt’ta gençlerin emeği sanata dönüştü
4
16 Mayıs 2026 Cumartesi- 19:33
SOLOTÜRK’ten Ordu’da prova uçuşu
5
16 Mayıs 2026 Cumartesi- 11:05
30 metrekarelik atölyede 36 yıldır Alanya şalvarını dünyaya tanıtıyor
28 Ağustos 2025 Perşembe - 12:18
Osmangazi’de 19’uncu kez Balkan rüzgarı esti
19. Uluslararası NAKEM Osmangazi Belediyesi Balkan Festivali, renkli gösteriler ve coşkulu kalabalıklarla Bursa’ya Balkan havası taşıdı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Halk oyunlarımız, folklorumuz ve dilimiz, yüzyıllardır süren bu bağı yaşatıyor" dedi. Osmangazi Belediyesi ve Namık Kemal Halk Oyunları Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (NAKEM) iş birliğinde bu yıl 19’uncusu düzenlenen Uluslararası Balkan Festivali, Bursa’da renkli görüntülere sahne oldu. Kuzey Makedonya, Kosova, Arnavutluk, Sırbistan, Bosna Hersek ve Karadağ’dan gelen dans gruplarının yanı sıra Rumeli Halk Dansları ve NAKEM Halk Dansları toplulukları da sahne alarak izleyenlere unutulmaz bir gösteri sundu. Festivalin finalinde sahneye çıkan Balkan müziğinin sevilen ismi Rumeli Semih, seslendirdiği şarkılarla binlerce kişiye coşku dolu anlar yaşattı. Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda düzenlenen etkinliğe; Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Bursa Fahri Konsolosu Halil Bedzeti, NAKEM Başkanı Celal Yalçın, RUMELİFED Genel Başkanı Sedat Şengül, Osmangazi Belediyespor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Karayılan ve çok sayıda dernek, siyasi parti temsilcisi ile binlerce Bursalı katıldı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Burada toplanan kalabalığı görünce, bu coşkuyu görünce ne kadar doğru yaptığımızı ve bu etkinliği devam ettirmemiz gerektiğini bizlere gösteriyor" dedi. Festivalin önemine dikkat çeken Başkan Aydın, "Balkanlarla olan kültürel bağlarımızı koparmamak adına her zaman destek olmaya devam edeceğiz. Halk oyunlarımız, folklorumuz ve dilimiz, yüzyıllardır süren bu bağı yaşatıyor. Emeği geçen herkese ve buraya gelen gençlerimize teşekkür ediyorum" dedi. CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, "Kültürümüzü ve geleneklerimizi gelecek nesillere aktarmak çok önemli. Balkanlıların ve Rumelilerin başkenti Bursa’ya hoş geldiniz" sözleriyle katılımcılara seslendi. AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen ise, "Bir Rumeli şehri olan Bursa’da Balkanları yaşadık. Bu kültürü yaşatmak çok kıymetli. Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. NAKEM Başkanı Celal Yalçın, organizasyona verdiği destekten dolayı Başkan Aydın’a teşekkür ederek plaket takdim etti. RUMELİFED Genel Başkanı Sedat Şengül de festivalin gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmaların ardından sahneye çıkan dans toplulukları izleyenlere adeta görsel bir şölen sunarken, festival Rumeli Semih’in konseriyle sona erdi.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 12:05
Fotoğrafın kalbi Bursa’da atacak
Bu yıl 15’incisi düzenlenecek olan Bursa Uluslararası Fotoğraf Festivali’nde (FotoFest) hazırlıklar tüm hızıyla sürerken, sahada çocuklarla fotoğraf çalışmaları yapacak olan yetişkinlere yönelik ‘Eğitimci Eğitimi’ atölyesi düzenlendi. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Kent Konseyi ve Bursa Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği iş birliğiyle geleneksel hale getirilen ‘Bursa Uluslararası Fotoğraf Festivali (FotoFest), bu yıl 15’inci kez kapılarını açıyor. Prof. Dr. Gülbin Özdamar Akarçay ve Özcan Yurdalan’ın küratörlüğünde ‘Kırılma Zamanı’ temasıyla düzenlenecek olan festival, 12 Aralık- 12 Ocak tarihleri arasında dünyadan ve Türkiye’den seçkin fotoğrafçıları, sanatçıları, akademisyenleri ve fotoğraf tutkunlarını Bursa’da buluşturacak. 12 Aralık-12 Ocak tarihleriyle sınırlı kalmayacak olan festival, öncesinde gerçekleştirilecek atölye çalışmaları ve etkinlik sonrasında devam edecek sergilemelerle bütün bir yıla yayılacak. Festival, kent merkezinin yanı sıra uzak mahallelerde de çeşitli etkinliklerle gerçekleştirilecek. Festival hazırlıkları kapsamında sahada çocuklarla fotoğraf çalışmaları yapacak olan yetişkinlere yönelik ‘Eğitimci Eğitimi’ atölyesi düzenlendi. Tayyare Kültür Merkezi’ndeki program, Prof. Dr. Gülbin Özdamar Akarçay ve Özcan Yurdalan’ın katılımıyla iki grup halinde yapıldı. Bursalı amatör fotoğrafçılar, üniversiteli ve liseli genç fotoğrafçılar, mahallelerde çocuklarla fotoğraf çalışmalarına başlamadan önce yöntem ve ilkeler hakkında bilgilendirildi. Çocuklarla birlikte yapacakları optik oyuncakları kullanarak deneyimleyen fotoğraf tutkunları, foto drama etkinliği de gerçekleştirdi. Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından çocuklarla fotoğraf çalışmaları yapılacak mahalleler belirlenirken, çalışmalar Eylül ayında başlayacak ve Bursa Uluslararası Fotoğraf Festivali kapsamında sergilenecek.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 11:51
Erzurum’da tarih ve kültür kampı için Muğlalı gençler yola çıktı
Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Muğla Uluslararası Gençlik Merkezi, 38 gönüllü genci gençlik çalışanlarıyla birlikte Erzurum’da düzenlenen Medeniyet Tarih ve Kültür Kampı’na uğurlandı. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen kamplar, Türkiye’nin kültürel zenginliklerini gençlere tanıtmak ve tarihin bilincini yaymak amacıyla hayata geçiriliyor. Bu kapsamda Muğla Uluslararası Gençlik Merkezi, 38 gönüllü genci gençlik çalışanlarıyla birlikte Erzurum’da düzenlenen Medeniyet Tarih ve Kültür Kampı’na uğurlandı. Kamp boyunca Osmanlı’dan Selçuklu’ya, Türk-İslam medeniyetlerinin izlerini keşfetme fırsatı sunuluyor. Erzurum Kalesi, Yakutiye Medresesi, Ulu Camii gibi önemli yapılar rehberleri eşliğinde ziyaret edilecek. Ayrıca bölgedeki geleneksel yaşam biçimleri, halk müziği ve el sanatları da gençlere tanıtılacak.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 11:43
Van’da Osmanlı kışlası gün yüzüne çıkarılıyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras" projesi kapsamında Van Kalesi’nin güneyindeki Eski Van Şehri’nde yürütülen kazılarda, Sultan Abdülaziz dönemine ait Osmanlı kışlası gün yüzüne çıkarılıyor. Birçok medeniyetin izlerini taşıyan Van Kalesi’nin güneyinde yer alan Eski Van Şehri’nde kazı çalışmaları aralıksız sürüyor. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülsen Baş Terzioğlu başkanlığında 15 kişilik bir ekiple yürütülen kazılarda, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait önemli belgeler ortaya çıkarılıyor. M. Ö. 3 binli yıllardan itibaren farklı uygarlıklara ev sahipliği yapan ve yaklaşık 450 bin metrekarelik bir alana kurulu olan Eski Van Şehri’nde, 2024 yılında başlatılan çalışmalar bu yıl özellikle kentin güneybatı köşesinde yoğunlaştı. Burada Sultan Abdülaziz döneminde inşa edildiği bilinen Osmanlı kışlasında gerçekleştirilen kazılarla hem mevcut tarihi bilgiler doğrulanıyor hem de yeni kalıntılara ulaşılıyor. "Kışlanın Sultan Abdülaziz döneminde inşa edildiğini biliyoruz" İhlas Haber Ajansı muhabirine konuşan Kazı Başkanı Prof. Dr. Gülsen Baş Terzioğlu, 2025 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi adına başlanan kazı çalışmalarına devam ettiklerini belirtti. Prof. Dr. Terzioğlu, "Bu yıl, kentin güneybatı köşesinde yer alan Osmanlı dönemine ait bir kışla yapısı üzerinde yoğunlaştık. Söz konusu kışlanın Sultan Abdülaziz döneminde inşa edildiğini biliyoruz. Bu bilgiyi hem Osmanlı arşiv kayıtlarından hem de bazı tarihi görsel verilerden öğrenmiştik. Elimizdeki verileri arkeolojik kazılarla doğruluyor, hatta kimi zaman yeni bilgilerle pekiştirerek çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. "Son derece stratejik veriler sunuyor" Şu anda kışlanın kapısının bulunduğu doğu cephesinde çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını dile getiren Terzioğlu, "Yaklaşık 15 kişilik uzman ekibimizle çalışmalar devam ediyor. Burada belli bir yüksekliğe kadar taş örgülü duvarlar, onun üzerinde ise aslında kerpiç örgülü olduğu anlaşılan ancak günümüze ulaşmamış bir yapının kalıntılarıyla karşılaştık. Burası önemli bir yapı çünkü Osmanlı dönemine ait askeri düzen ve bölgedeki yapılanmalar hakkında son derece stratejik veriler sunuyor. Özellikle mimari dokunun ortaya çıkarılmasının yanı sıra, elde ettiğimiz kalıntılar da oldukça ilgi çekici" diye konuştu.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 11:37
Van’da Osmanlı kışlası gün yüzüne çıkarılıyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras" projesi kapsamında Van Kalesi’nin güneyindeki Eski Van Şehri’nde yürütülen kazılarda, Sultan Abdülaziz dönemine ait Osmanlı kışlası gün yüzüne çıkarılıyor. Birçok medeniyetin izlerini taşıyan Van Kalesi’nin güneyinde yer alan Eski Van Şehri’nde kazı çalışmaları aralıksız sürüyor. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülsen Baş Terzioğlu başkanlığında 15 kişilik bir ekiple yürütülen kazılarda, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait önemli belgeler ortaya çıkarılıyor. Milattan Önce 3 binli yıllardan itibaren farklı uygarlıklara ev sahipliği yapan ve yaklaşık 450 bin metrekarelik bir alana kurulu olan Eski Van Şehri’nde, 2024 yılında başlatılan çalışmalar bu yıl özellikle kentin güneybatı köşesinde yoğunlaştı. Burada Sultan Abdülaziz döneminde inşa edildiği bilinen Osmanlı kışlasında gerçekleştirilen kazılarla hem mevcut tarihi bilgiler doğrulanıyor hem de yeni kalıntılara ulaşılıyor. "Kışlanın Sultan Abdülaziz döneminde inşa edildiğini biliyoruz" İHA muhabirine konuşan Kazı Başkanı Prof. Dr. Gülsen Baş Terzioğlu, 2025 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi adına başlanan kazı çalışmalarına devam ettiklerini belirtti. Prof. Dr. Terzioğlu, "Bu yıl, kentin güneybatı köşesinde yer alan Osmanlı dönemine ait bir kışla yapısı üzerinde yoğunlaştık. Söz konusu kışlanın Sultan Abdülaziz döneminde inşa edildiğini biliyoruz. Bu bilgiyi hem Osmanlı arşiv kayıtlarından hem de bazı tarihi görsel verilerden öğrenmiştik. Elimizdeki verileri arkeolojik kazılarla doğruluyor, hatta kimi zaman yeni bilgilerle pekiştirerek çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. "Son derece stratejik veriler sunuyor" Şu anda kışlanın kapısının bulunduğu doğu cephesinde çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını dile getiren Terzioğlu, "Yaklaşık 15 kişilik uzman ekibimizle çalışmalar devam ediyor. Burada belli bir yüksekliğe kadar taş örgülü duvarlar, onun üzerinde ise aslında kerpiç örgülü olduğu anlaşılan ancak günümüze ulaşmamış bir yapının kalıntılarıyla karşılaştık. Burası önemli bir yapı çünkü Osmanlı dönemine ait askeri düzen ve bölgedeki yapılanmalar hakkında son derece stratejik veriler sunuyor. Özellikle mimari dokunun ortaya çıkarılmasının yanı sıra, elde ettiğimiz kalıntılar da oldukça ilgi çekicidir" diye konuştu. (YLM-ŞAK-
28 Ağustos 2025 Perşembe - 11:09
Drama eğitiminden sahneye: Miniklerden "Cüceler Ülkesi" gösterisi
Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve İnovasyon Merkezi’nde (ASSİM), 6-12 yaş arası 30 çocuk, üç aylık ücretsiz drama ve tiyatro eğitimlerini sahneye taşıdı. Çocuklar, eğitimlerini "Cüceler Ülkesi" adlı oyunla taçlandırdı. Muratpaşa Belediyesi ile Uluslararası Gençlik Kültür ve Sanat Derneği (GENÇDER) iş birliğiyle yürütülen tiyatro eğitimleri, yaz tatili boyunca ASSİM’de devam etti. Eğitimlerde çocuklar sahne duruşu, diksiyon, hitabet, doğaçlama ve rol yapma gibi önemli beceriler kazandı. Eğitimlerin ardından sahneye çıkan çocuklar, "Cüceler Ülkesi" oyunuyla izleyicilere keyifli anlar yaşattı. Gösteriyi, çeşitli sivil toplum kuruluşlarından temsilciler ve aileler takip etti. Rengarenk kostümler ve dekorlar eşliğinde sahne alan minikler, oyunun sonunda ellerinde Türk bayraklarıyla 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı coşkuyla kutladı, şiirler okudu, marşlar ve şarkılar seslendirdi. Gecenin sonunda çocuklara, yaz tatili boyunca aldıkları tiyatro eğitimi için başarı sertifikaları verildi. Yaz dönemi sonrası GENÇDER, tiyatro heyecanını Eylül ayında da sürdürecek. ASSİM’de sahnelenecek gösteriler arasında "Ayna" müzikali, "Ah Benim Canım Ülkem" kabaresi, "Tahterevalli 2 - Şeyhim Duymasın!" komedisi ve "Adab-ı Hiciv" politik komedisi yer alacak. Bu gösterilerde 7’den 70’e tiyatroseverler, dezavantajlı gruplar, çocuklar ve gençler sahne alacak.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 10:48
Tokat’ta çeyiz asma geleneği yaşatılıyor
Tokat’ın Söngüt köyünde hafta sonu düğün planı yapan gelin adayı, yıllardır hazırladığı el emeği çeyizlerini köy geleneğine uygun şekilde sergiledi. Merkeze bağlı Söngüt köyünde yaşayan ve hafta sonu Oğuzhan Yolcu ile dünya evine girecek olan Melike Önlü, yıllardır özenle hazırladığı çeyizlerini sandığından çıkararak baba evinin bir odasında sergiledi. Gelen misafirler, duvarlara ve masalara asılan el emeği ürünleri tek tek inceleme fırsatı buldu. Damat tarafı ise köydeki geleneklere uygun şekilde, çeyiz odasının kapısına gelin tarafından asılan kurdeleye para takarak odaya girdi. "Annem el emeğiyle hazırladı diye her gün bir tanesini örtsün" Hem oğlu hem de kızı için çeyiz geleneğini sürdürdüğünü belirten gelin annesi Esengül Önlü, "Oğlumu evlendirdim, ona da çeyiz asma geleneğini yaptım. Ardından kızım için hazırlıklara başladım. Hiç kimseden almadım, hepsini kendi ellerimle hazırladım. Kızım internetten ne gördüyse örneklerini çıkarıp yaptım. Annem el emeği yaptı diye her gün bir tanesini örtsün istedim" dedi. Çeyiz odasını gezen yaşlılar ise kendi gençlik yıllarındaki düğün hazırlıklarını hatırlatarak, geçmişte çeyizlerin bir hafta boyunca asılı kaldığını dile getirdi.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 10:44
Park düzenlemesinde "Apollon’un oğlu asker" yazan antik stela bulundu
DENİZLİ (İHA) – Denizli’nin Çal ilçesinde yapılan çevre düzenlemesi sırasında, antik döneme ait kabartmalı taş levha (stela) bulundu. At üzerinde bir insan figürü bulunan eserin, Apollon’un oğluna ait bir asker tasviri barındırdığı belirlendi. Çal ilçesi İsmailler Mahallesi’nde Denizli Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerince yürütülen düzenleme çalışmaları sırasında, dolgu toprak içerisinde kabartmalı bir taş bulundu. Ekiplerin ihbarı üzerine olay yerine Çal Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ve polis ekipleri sevk edildi. İlk tespitlerin ardından durum Denizli Müze Müdürlüğü’ne bildirildi. Bölgeye gelen uzman ekipler, antik eseri, incelenmek üzere müzeye götürüldü. Üzerinde asker tasviri ve "Apollon’un oğlu asker" yazısının bulunduğu stelanın bulunduğu dolgu toprağının, 10 yıl önce Çal’ın Kumral mevkiinden getirildiği öne sürüldü. Eser hakkında bilgi veren Çal Belediye Başkanı Ahmet Hakan, "Mahallemizde park düzenlemesi sırasında antik döneme ait olduğu düşünülen bir taş levha bulundu. Ekiplerimiz derhal yetkililere bilgi vererek taşın güvenli bir şekilde müze müdürlüğüne teslim edilmesini sağladı. Bu süreçte özveriyle çalışan tüm ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Çal, tarih dolu bir ilçemizdir ve bu buluntunun geçmişimize ışık tutacağına inanıyoruz" dedi.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 10:39
Eşme’de sanat ve geleneğin buluştuğu kilim çalıştayı
Uşak Üniversitesi Eşme Meslek Yüksekokulu tarafından sanat ve geleneğin buluşması kilim çalıştayı gerçekleştirildi. Eşme kiliminin tarihi gelişimini, motif ve renk zenginliğini, doğal boyama tekniklerini ve geleneksel dokuma yöntemlerini gelecek kuşaklara aktarmak, bu kültürel mirası korumak ve tanıtmak amaçlanan etkinlikte halk ile akademisyenler bir araya geldi. Festivalin önemli etkinliklerinden biri olan çalıştay, Eşme kiliminin yalnızca geleneksel bir el sanatı olmadığını; aynı zamanda bölgenin yaşayan kültürel kimliğinin dinamik bir parçası olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Üç gün boyunca devam eden programda; birinci gün Uşak Üniversitesi-Deri, Tekstil ve Seramik Tasarım Uygulama ve Araştırma Merkezi Öğr. Gör. Sinem Ürel tarafından "Giyilebilir Miras: Uşak Kilimi" başlıklı seminer gerçekleştirildi. İkinci gün Süleyman Demirel Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Genç tarafından "Doğal Boyamanın Tarihi" semineri ve indigo boyası workshopu ve Usta Öğretici/Sanatçı Gülsen Özgül tarafından Kilim Motifleri Baskı Workshopu verildi. Üçüncü gün Uşak Üniversitesi, Moda Tasarım Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğretim Gör. Salimeh Amanjani tarafından "Çoğu Kültürde Var olan Dokuma (Çarpana)" semineri ve Çarpana Workshop verildi. Bunların yanı sıra Eşme Belediyesi Kilim Usta Öğreticisi Şemsi Sayın tarafından Kilim Dokuma Workshopu da yapıldı. Çalıştayda ayrıca, katılımcılar el emeği ile motif baskıları yapma ve doğal boyama tekniklerini deneyimleme fırsatı buldu. Etkinliğe, Eşme Meslek Yüksekokulu Sekreter V. Ahmet Faruk Yılmaz, Eşme Belediye Başkan vekili Eşme Belediyesi Meclis Üyesi Meliha Akcan katılarak destek verdi. "Sanat ve Geleneğin Buluşması Kilim Çalıştayı" katılım belgeleri ve teşekkür belgelerinin takdimi ile sona erdi.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 09:34
Deprem sonrası yenilenen Kahramanmaraş Müzesi ziyaretçilerini ağırlıyor
Şehrin köklü tarihini yansıtan Kahramanmaraş Arkeoloji Müzesi, 6 Şubat 2023 depremlerinde zarar görmesinin ardından gerçekleştirilen onarım ve düzenleme çalışmalarının tamamlanmasıyla ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerde kentin tarihini barındıran arkeoloji müzesi de hasar görmüştü. Paleolitik dönemden Cumhuriyet dönemine kadar binlerce yıllık eserleri barındıran müze, bir süre önce açılarak ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Envanter kayıtlarında 30 binin üzerinde eserin bulunduğu Kahramanmaraş Arkeoloji Müzesi, 7 ayrı sergi salonunda ziyaretçilerini karşılıyor. Antik fil iskeletlerinin sergilendiği Antik Fil Salonu, Direkli Mağarası’nın birebir canlandırmasının yapıldığı Direkli Mağarası Salonu, Domuztepe Höyüğü’nün tarihini aktaran Kazı Sergi Salonu, Gurgum Krallığı’na ait eserlerin bulunduğu Hitit ve Geç Hitit Salonu, Germanicia Antik Kenti’nden çıkarılan mozaiklerin yer aldığı Mozaik Salonu, lahit ve mezar stellerinin görülebileceği Taş Eserler Salonu ile Paleolitik dönemden Bizans’a kadar günlük yaşamdan eserlerin sergilendiği Kronolojik Arkeoloji Salonu ziyaretçilerin ilgisine sunuldu. ’Deprem sonrası çalışmalar tamamlandı’ Müze Müdürü Safinaz Acıpayam, "Deprem sonrası müzemiz bakanlığımız onayıyla geçici olarak kapatıldı. Bu süreçte kapsamlı bakım ve onarım gerçekleştirildi. Restorasyon ve konservasyon ekiplerinin çalışmalarıyla teşhir tanzim yeniden düzenlendi. Birinci salonumuzda Antik fil fosil çocukların ilgisini çekerken, Roma dönemine ait eserler de yoğun ilgi görüyor. Paleolitik dönemden Cumhuriyet dönemine kadar her bir eserimiz bizim için çok kıymetli" dedi. Müzeyi gezen ziyaretçilerden Eymen Karakoyun ise "Roma, Bizans ve Osmanlı dönemine ait taş eserler çok ilgimi çekti. Fosiller de ayrı bir güzellik katmış. Burada şehrin ne kadar köklü bir tarihe sahip olduğunu görmek gerçekten etkileyici" diye konuştu.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 09:18
Erzurum’da Dil Ve Edebiyat Konağı açıldı
Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin yeni kültür yatırımlarından biri olan Dil ve Edebiyat Konağı, düzenlenen törenle açıldı. Erzurum Kalesi mevkiinde gerçekleştirilen törene Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Genel Başkanı Ekrem Erdem, AK Parti Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Yakutiye Kaymakamı Tuncay Kaldırım, Palandöken Kaymakamı Yunus Kızılgüneş, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş ve diğer davetliler katıldı. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, törende yaptığı konuşmada, "Açılışını yaptığımız bu konak, yalnızca bir taş yapı değildir. Burası; şairlerimizin, yazarlarımızın, düşünürlerimizin, gençlerimizin bir araya geleceği, fikirlerin, eserlerin, şiirlerin filizleneceği bir kültür ve ilim yuvasıdır. Biz bu mekânı Erzurum’a kazandırırken, aslında geleceğe bir miras bırakıyoruz" dedi. "Şehirler, kültürle büyür; sanatla güzelleşir; ilimle yükselir." Şehirlerin kültürle büyüyüp, sanatla güzelleştiğini kaydeden Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, sözlerini şöyle sürdürdü: "İşte biz de Erzurum’u sadece fiziki yatırımlarla değil, kültürel yatırımlarla da donatıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, ruhunu kaybeden şehir, kimliğini de kaybeder. İşte biz Erzurum’un ruhunu yaşatmak için çalışıyoruz. Bu eser, Erzurum’un hafızası olacak. Bu eser, gençlerimizin yolunu aydınlatacak. Bu eser, edebiyatımıza, kültürümüze yeni bir soluk katacak. Bu eser, Erzurum’un dününü bugününe, bugününü yarınlara bağlayacak. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, Türkiye Yüzyılı’na adım attığımız bu dönemde, bizler kültürümüzü, sanatımızı, edebiyatımızı daha da yüceltmek zorundayız. Çünkü Türkiye Yüzyılı, sadece ekonomiyle, sanayiyle, teknolojiyle değil; aynı zamanda kültürle, sanatla, ilimle yükselecek bir yüzyıldır" diye konuştu. "Dil devletlerin varlık sebebidir" Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkanı Ekrem Erdem, dilimizin karşı karşıya kaldığı sorunları yalnız bir dil sorunu olarak görmemek gerektiğini belirterek "Burada asıl kaybolmakla karşı karşıya olan dilimiz değil, milli kimliğimizdir. Kendi dillini, kültürünü kaybederek başka bir milletin kültür dairesi içine giren milletler tarih sahnesinden silinip gitmişlerdir. Dil devletlerin varlık sebebidir. Toplumlar, millet olmayı ortak bir dile sahip olmakla elde eder; millî varlıklarını da kendi dilleri ile koruyabilirler. Tarihin çöplüğü, dilleriyle bağları zayıfladığı için sürüleşip sömürgeleşen ve bir süre sonra da kimliksizleşerek yok olup giden milletlerin ibretlik hikâyeleriyle doludur. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi; vatanı önce dil, sonra ordu bekler. Dil savunması vatan savunmasıdır." Protokol üyelerinin konuşması sonrası konağın açılışı yapıldı.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 09:13
Roma’nın 2 bin yıllık mirası Sadak köyüne hayat veriyor
Gümüşhane’nin Kelkit ilçesindeki Satala Antik Kenti’nde yer alan 2 bin yıllık Roma havuzu, Roma lejyonerlerine su sağladığı gibi günümüzde de Sadak köyü halkının içme ve sulama ihtiyacını karşılıyor. Satala Antik Kenti’nin yer aldığı Sadak köyünde bulunan ve yaklaşık 2 bin yıldır kesintisiz olarak kullanılan Roma havuzu, antik kentteki en önemli yapılar arasında gösteriliyor. 20 yıl önce köylülerce yosunlanmayı önlemek amacıyla sac örtü ve yığma tuğlayla kapatılan havuzun, daha estetik ve kullanılabilir bir örtüyle yeniden düzenlenmesi için proje hazırlandı. Röleve çalışmaları tamamlanan proje kapsamında üst yapı sistemi yenilenecek. Roma havuzunun önünde bulunan ve doğuya bakan taraftaki biriktirme havuzu da köyün su ihtiyacını karşılıyor. Havuzdaki fazla su ise tarımsal sulamada kullanılıyor. Anadolu’da oldukça ender rastlanan, Karadeniz bölgesinde ise hiç rastlanılmayan Roma havuzunun Satala Antik Kenti’nde günümüzde hâlâ işlevini sürdürmesi, arkeoloji ve kültürel miras açısından büyük önem taşıyor. "Karadeniz’de karşılaşılan ilk Roma havuzu Satala Antik Kenti’nde" 2 bin yıl önce bölgeye su sağlayan kaynağın Karadeniz’de ender rastlanan bir yapı olduğunun altını çizen Karadeniz Teknik Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur, "Satala Antik Kenti’nin kamuoyunda ve bilim dünyasında da en az bilinen yapılarından birisi kuşkusuz en önemli yapısı olan Roma havuzu. Bu Roma havuzu 2 bin yıl öncesinde Roma lejyonerlerine nasıl su kaynağını sağlıyorsa günümüzdeki Sadak köyü halkının da 2 bin yıldır su ihtiyacını karşılıyor. İki bin yıldır sürekli olarak var olan bu yapı günümüzden yaklaşık 20 sene öncesinde bir sac örtüyle kapatılmış, yığma tuğlayla kapanmış. Yosunlanma olduğu için köylü de su ihtiyacını buradan karşıladığı için bunu önlemek adına bir çatı sistemi kurmuş. Biz burada da bir proje önerisi geliştirdik. Rölevelerini bitirdik daha estetik daha kullanılabilir bir örtüyle üst yapı sistemini geliştireceğiz. Aynı zamanda bu Roma havuzunun hemen önünde doğuya bakan tarafında da bir biriktirme havuzu bulunmakta. Bu havuz aynı zamanda köye gelen su ihtiyacını karşılıyor. Fazlası ise köyün sulama ihtiyaçları için kullanılmakta. Anadolu’ya baktığımızda çok ender gördüğümüz Roma havuzlarını özellikle hele Karadeniz’de neredeyse hiç görmediğimiz Roma havuzunun Gümüşhane Satala Antik Kenti’nde bulunması ve bunun güncel olarak 2 bin yıldır su ihtiyacını köylünün su ihtiyacını buradan karşılaması çok önemli bir durum" dedi. "Köyümüzdeki bütün sular bu kaynaktan geliyor" Roma havuzunun 2 bin yıldır köylerine hayat verdiğini söyleyen Sadak köyü sakini Sabahattin Nayir, "Köyümüzün tarihini herkes biliyor Antik Satala olarak biliniyor. Şu anda orta çeşme dediğimiz yerdeyiz. Burası eskiden köyün içerisinde çeşmeler yokken bütün köy suyunu buradan alırdı. Kap kaçak burada yıkanırdı, hayvanlar burada su içerdi. Çeşmenin üst tarafı Roma döneminden kalma alt tarafı ise büyüklerimizin söylemine göre köylüler tarafından yapılmış. Köyümüzün üst tarafından gölbaşı diye adlandırdığımız bir yer var. Köy için güzel bir kaynak suyu. Köyümüzün içindeki çeşmeler suyunu bu kaynaktan alıyor. Şimdi ise şebeke bağlanarak köydeki bütün sular bu havuzdan sağlanıyor. Aynı zamanda bu gölbaşı köy içindeki bahçeleri de suluyor. Gölbaşı çok eski bir kaynak ancak köylümüz burayı korumak için bakımını yapıyor. İlk kaynağın çıktığı yerin bozulmaması için orayı korumaya aldı. Daha sonra altındaki havuzu daha da büyüterek köyün içerisindeki bahçelere suyu yetiştirmeye çalıştı. Köyümüz için inanılmaz güzel bir kaynak diyebilirim" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder