KÜLTÜR SANAT
Hülya Koçyiğit’in 50 yıllık film sahnesi Sivas’ta yeniden canlandırıldı 17 Mayıs 2026 Pazar - 21:17:49 Türk sinemasının unutulmaz oyuncularından Hülya Koçyiğit, 3. Sivas Uluslararası Film Festivali’nde 1976 yapımı ‘Şoför’ filminin hafızalara kazınan sahnesini 50 yıl sonra yeniden canlandırdı. Sivas Valiliği tarafından hazırlanan nostaljik çalışma, sosyal medyada büyük ilgi gördü. Hülya Koçyiğit’in 1976 yapımı ‘Şoför’ filmindeki unutulmaz sahnesi, yarım asır sonra Sivas’ta yeniden hayat buldu. 3. Sivas Uluslararası Film Festivali kapsamında Sivas’a gelen Türk sinemasının dört yapraklı yoncası arasında yer alan usta sanatçı Hülya Koçyiğit için Sivas Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından özel bir çalışma hazırlandı. Filmde kullanılan kırmızı otomobile benzer bir araçla kent merkezinde nostaljik bir yolculuğa çıkan Koçyiğit, ‘Şoför’ filminin hafızalara kazınan sahnesini yıllar sonra yeniden canlandırdı. Çekimlerde filmde yer alan sahnelere benzer kareler kullanılarak, Sivas caddelerinde geçmişin izleri yeniden yaşatıldı. "Hafızalara kazınan sahne yeniden yaşadı" Sivas Valiliği tarafından yapılan açıklamada, "Türk sinemasının dört yapraklı yoncasından biri olan Hülya Koçyiğit, Sivas caddelerinde geçmişin zarafetini yeniden selamladı. 3. Sivas Uluslararası Film Festivali kapsamında şehrimizde bulunan kıymetli sanatçımız, 1976 yapımı ‘Şoför’ filminin hafızalara kazınan sahnesini yıllar sonra yeniden yaşadı" ifadelerine yer verildi. Nostaljik dokusuyla dikkat çeken paylaşım, sosyal medya kullanıcılarından yoğun beğeni aldı.
17 Mayıs 2026 Pazar - 20:09 33. Geleneksel Türkmen Şöleni’ne binlerce kişi katıldı Mersin’ın Erdemli ilçesinde birçok ülkeden konukların da yer aldığı 33. Geleneksel Türkmen Şöleni’ne yaklaşık 50 bin kişi katıldı. Kıl çadırların kurulduğu, yayık ayranından sıkmaya kadar birçok yöresel lezzetin ikram edildiği şölen, düzenlenen gösteri ve konserlerle coşkulu geçti. 1978 yılında başlayan Türkmen Şöleni’nin 33’üncüsü, Erdemli Talat Göktepe Tabiat Parkı Çamlığı’nda mehteran takımının yürüyüşü ve gösterisiyle başladı. Erdemli Belediyesi’nin koordinesinde yapılan ve her yıl olduğu gibi bu sene de yaklaşık 50 bin kişinin katıldığı şölende Azerbaycan, Özbekistan ve Türkmenistan’dan gelen kültür ekipleri sahne aldı. Kıl çadırların ve ocakların kurulduğu alanda sıkmalar ile yayık ayranları hazırlanarak ikram edildi. Şölende Türk dünyasına ait gösterilerin ardından sahne alan sanatçılar Azerin ve Sefa katılanları coşturdu. Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara ile Azerin, "Çırpınırdı Karadeniz" türküsünü seslendirdi. Şölene her yıl katılan Yörükler, etkinliklerden duydukları memnuniyeti dile getirdiler. Başkan Kara: "Yörük ve Türkmen hayatını anlatmaya devam edeceğiz" Tarehin en kalabalık şölenini yaptıklarını aktaran Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara, "50 bin kişinin eşliğinde bugün 33’üncü Türkmen Şölenimizi vatandaşlarımızla kutluyoruz. Yörük’ün, Türkmen’in hayatını vatandaşlarımıza anlatıyoruz. Kıl çadırlarımızda yayık ayranlarımız, sıkmalarımızı, Erdemli’mizin Erdemli markalı limonatalarımızla vatandaşlarımıza ikram ediyoruz. Gayet coşkulu bir ortam görüyorsunuz. Vatandaşlarımız eğleniyor, tabii onların bu şekilde eğlenmesi bizleri de mutlu ediyor. İnşallah her sene Türkmen Şöleni üzerine koyarak devam edecek. Yörük ve Türkmen hayatını vatandaşlarımıza anlatmaya devam edeceğiz" dedi. "Kenetlenen milletler her türlü badireyi aşmayı başarır" Şölene katılan MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz yaptığı konuşmada, "Bugün burada sadece geleneksel bir şöleni yaşamıyoruz, tarihimizin sesine kulak veriyor, kültürümüzün mayasını yaşatıyor, birlik ve kardeşlik ruhumuzu daha da kuvvetlendiriyoruz. Hepinizin bildiği gibi Anadolu’nun kapılarını açan irade, coğrafyayı vatan yapan ruh, zor zamanlarda milletine siper olan iman, Yörük Türkmen obalarından yükselmiştir. İşte bu nedenle biz Türkmen şölenlerimizi sadece eğlence programları olarak değil, milli hafızanın diri tutulduğu, kültürel mirasın gelecek nesillere aktarıldığı önemli buluşmalar olarak değerlendiriyoruz. Biliyoruz ki ayrışan toplumlar zayıflar, kenetlenen milletler ise her türlü badireyi aşmayı başarır. Bu anlamda Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu ve Cumhurbaşkanımızın da sahiplenerek bir devlet projesine dönüştürdüğü ’Terörsüz Türkiye’ vizyonu sadece bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda toplumsal huzurun, milli birliğin ve kardeşlik hukukunun güçlendirilmesi hedefidir" diye konuştu.
17 Mayıs 2026 Pazar - 20:07 Geleneksel Türkmen Şöleni’nin 33’üncüsü coşkulu geçti, binlerce kişi katıldı Mersin Erdemli ilçesinde bir çok ülkeden kültür ekiplerinin yer aldığı 33. Geleneksel Türkmen Şöleni’ne yaklaşık 50 bin kişi katıldı. Kıl çadırların kurulduğu yayık ayranından, sıkmaya kadar bir çok yöresel ikramın yapıldığı Yörük ve Türkmen hayatını anlatan şölen gösteri ve konserlerle coşkulu geçti. 1978 yılında başlayan Türkmen Şöleni’nin 33’üncüsü Erdemli Talat Göktepe Tabiat Parkı Çamlığı’nda mehteran takımının yürüyüşü ve gösterisiyle başladı. Erdemli Belediyesi’nin koordinesinde yapılan ve her yıl olduğu gibi bu sene de yaklaşık 50 bin kişinin katıldığı şölende Azerbaycan, Özbekistan ve Türkmenistan gelen kültür ekipleri sahne aldı. Türk dünyasının kültürünü binlerce kişi izledi. Kıl çadırların ve ocakların kurulduğu alanda sıkmalar ile yayık ayranları hazırlanarak ikram edildi. Şölende Türk dünyası gösterilerinin ardından sahne alan sanatçılar Azerin ve Sefa katılanları coşturdu. Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara ile Azerin "Çırpınırdı Karadeniz" türküsünü seslendirdi. Şölene her yıl katılan Yörükler, etkinliklerden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Başkan Kara:" Yörük ve Türkmen hayatını anlatmaya devam edeceğiz" Tarhin en kalabalık şölenini yaptıklarını aktaran Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara da," 50 bin kişinin eşliğinde bugün 33’üncü Türkmen şölenimizi vatandaşlarımızla kutluyoruz. Yörüğün, Türkmen’in hayatını vatandaşlarımıza anlatıyoruz. Kıl çadırlarımızda yayık ayranlarımız, sıkmalarımız, Erdemlimizin Erdemli markalı limonatalarımızla vatandaşlarımıza ikram ediyoruz. Gayet coşkulu bir ortam görüyorsunuz. Vatandaşlarımız eğleniyor, tabii onların bu şekilde eğlenmesi bizleri de mutlu ediyor. İnşallah her sene Türkmen şöleni üzerine koyarak devam edecek. Yörük ve Türkmen hayatını vatandaşlarımıza anlatmaya devam edeceğiz" dedi. "Kenetlenen milletler her türlü badireyi aşmayı başarır" Şölene katıln MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz ise konuşmasında, "Bugün burada, sadece geleneksel bir şöleni yaşamıyoruz, tarihimizin sesine kulak veriyor, kültürümüzün mayasını yaşatıyor, birlik ve kardeşlik ruhumuzu daha da kuvvetlendiriyoruz. Hepinizin bildiği gibi Anadolu’nun kapılarını açan irade, coğrafyayı vatan yapan ruh, zor zamanlarda milletine siper olan iman Yörük Türkmen obalarından yükselmiştir. İşte bu nedenle biz Türkmen şölenlerimizi sadece eğlence programları olarak değil, milli hafızanın diri tutulduğu, kültürel mirasın gelecek nesillere aktarıldığı önemli buluşmalar olarak değerlendiriyoruz. Biliyoruz ki ayrışan toplumlar zayıflar, kenetlenen milletler ise her türlü badireyi aşmayı başarır. Bu anlamda Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu ve Cumhurbaşkanımızın da sahiplenerek bir devlet projesine dönüştürdüğü ’Terörsüz Türkiye’ vizyonu sadece bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda toplumsal huzurun, milli birliğin ve kardeşlik hukukunun güçlendirilmesi hedefidir" diye konuştu.
17 Mayıs 2026 Pazar - 19:26 Yason Burnu Yarımadası’nda caz rüzgarı Ordu’nun tarihi ve turistik alanlarından biri olan Yason Burnu’nda "Ordu Caz Festivali" kapsamında açık hava konseri düzenlendi. Karadeniz’in ilk caz festivali olma özelliğini taşıyan Ordu Caz Festivali, 15-18 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen etkinliklerle kenti müziğin ritmiyle buluşturuyor. Festival kapsamında Ordu’nun ‘Sakin Şehir’ unvanına sahip Perşembe ilçesindeki Yason Burnu Yarımadası’nda üçüncü gün etkinlikleri düzenlendi. Etkinlikler çerçevesinde sahne alan Kök Kadro grubu, sevilen eserleri seslendirdi. Programda konuşan Perşembe Belediye Başkanı Cihat Albayrak, Yason Burnu’nda daha önce uçurtma şenlikleri ve konserlerin düzenlendiğini belirterek, ilk kez bir caz festivaline ev sahipliği yaptıklarını söyledi. Başkan Albayrak, "Bu tarihi yarım adada ilk defa bir caz festivali yapılıyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İnşallah temmuz ayında burada çocuklarımız için güzel bir tiyatro şenliği de düşünüyoruz" dedi. Ordu Caz Festivali Genel Direktörü Emre Gürsoy ise Ordu’nun kültür ve sanata önem veren bir şehir olduğunu ifade ederek, "Farklı bir şey yapmak istedik. Tiyatro var, Türk sanat müziği var, bağlama var. Biraz da farklı ve elit bir iş olsun istedik. Caz olsun, ardından blues da geliyor" diye konuştu. Açık havada gerçekleştirilen konsere katılan vatandaşlar şarkılara eşlik ederek keyifli anlar yaşadı.
6 bin yıllık tapınaktan sonra Tadım Kalesi’nde insan ve hayvan kemikleri ortaya çıktı
26 Ağustos 2025 Salı - 11:57 6 bin yıllık tapınaktan sonra Tadım Kalesi’nde insan ve hayvan kemikleri ortaya çıktı Tadım Kalesi’nde 6 bin yıllık tapınaktan sonra sunak çevresinde insan ve hayvan kemiklerine rastlandı. Kan oluğu ve podyumlar, alanın ritüel amaçlı kullanıldığını gösterdiğini ifade eden Arkeolog Ergün Demir, kazıların bölgenin dini merkezi olduğunu güçlendirdiğini kaydetti. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Elazığ Müze Müdürlüğü tarafından Tadım köyünün merkezindeki kale ve höyükte arkeolojik kazılar iki yıldır devam ediyor. Yaklaşık 210 metre uzunluğa, 160 metre genişliğe ve 35-40 metre yüksekliğe sahip olan Tadım Kalesi ve Höyüğünde çalışmalar sürüyor. Kale kazılarında, daha önce 6 bin yıllık tapınak, sunak, kan oluğu ve dört adet podyum gün yüzüne çıkarılmıştı. Çalışmalarda son olarak sunak ve kan oluğu çevresinde insan ile hayvan kemikleri bulundu. Arkeolog Ergün Demir, bu kez sunak çevresinde yapılan kazılarda çok sayıda insan ve hayvan kemiği ile insan dişlerine rastlandığını belirterek, alanın geçmişte dini törenler ve kurban ritüelleri için kullanıldığını vurguladı. "Genelde tanrılarına hayvan ve insan kurban ediyorlardı" Tapınak olarak düşündükleri bölgede sunum alanları ve 4 adet podyum olduğunu ifade eden arkeolog Ergün Demir, " 81 no’lu açmanın içerisinde bir sunak ve sunağa ait bir kan oluğu sağlam bir şekilde gün yüzüne çıkarıldı. Sunak çevresinde yapılan kazılarda insan ve hayvan kemikleri, insan dişleri bol miktarda bulundu. Bu noktalarda genelde tanrılarına hayvan ve insan kurban ediyorlardı" dedi.
Nazilli’nin sıcağından kaçıp Karadeniz’de serinlediler
26 Ağustos 2025 Salı - 11:43 Nazilli’nin sıcağından kaçıp Karadeniz’de serinlediler Aydın’ın Nazilli ilçesinde mevsim normallerinin üzerinde seyreden aşırı sıcaklar nedeniyle Doğu Karadeniz’e düzenlenen turlara ilgi arttı. Karadeniz’in muhteşem yaylalarına akın eden Nazillililer ise "Karadeniz’de serinledik, moral depoladık ve kültür alışverişinde bulunduk" dedi. Türkiye’nin en sıcak yerleri arasında ilk sıralarda yer alan Nazilli’de yaşayanlar, özellikle de yaz tatilini fırsat bilerek sahil kesimleri başta olmak üzere yaylalara akın etti. Serin ortam arayan ilçe sakinleri, Doğu Karadeniz başta olmak üzere serin havanın hakim olduğu bölgelere düzenlenen turlara katılarak bir nebze olsun ilçenin aşırı sıcaklarından uzaklaşmayı tercih etti. İlçeden Doğu Karadeniz’e düzenlenen ve 8-10 gün arasındaki konaklamalı turlara katılanlar mutluluklarını dile getirdi. "Karadeniz’de serinledik, moral depoladık ve kültür alışverişinde bulunduk" diyen ilçe sakinleri, bu tür gezileri hem ekonomik hem de güzel bulduklarını ifade etti. Muhteşem güzelliklerin yer aldığı rota 8 günde tamamlandı Samsun, Ünye, Fatsa, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Amasya ve Gürcistan-Batum’u kapsayan 8 günlük geziye katılan ilçe sakinleri, Karadeniz’in muhteşem coğrafyasını yakından görme, yeşilin her tonunun yer aldığı serin serin yaylaları keşfetme şansı elde etti. Samsun’da Amazon Parkı, Henry Kripel’in Atatürk Heykeli, İlk Adım Anıtı ve Bandırma Vapurunu gördüler. Atatürk’ün Trabzon’a geldiğinde konakladığı ve sonrasında müze haline getirilerek eşyalarının sergilendiği Atatürk Köşkü’nü gezildi. Sonrasında yemyeşil doğanın içinde bulunan bin 250 metre yükseklikte, Karadağ’ın eteklerine kayalara oyularak inşa edilmiş, görenleri hayretler içinde bırakan Sümela Manastırı gezildi. Bağbaşı Yaylası sonrası ünlü Fırtına Vadisi üzerinden Ayder Yaylası, Gelin Tülü Şelalesi, Zil Kale, Palovit Şelalesi görüldü. Gürcistan Batum’da ise Roma döneminden kalma Goni Asparos Kalesi, Gonio Köprüsü, Çoruh Nehri, Batum Limanı, Medea Meydanı, Ali ve Nino Heykeli görüldükten sonra Türkiye’ye dönüldü. Karadeniz’in en güzel manzarasına sahip Uzun Göl ziyaret edildikten sonra Amasya’da Hazeran Konağı, Şehzade Büstleri, Darül Şifa, Beyazıd Külliyesi, Amasya Müzesi, I. Mesut’un türbesinde yer alan mumyalar gezilerek gezi sona erdi. Nazilli’nin sıcağından kaçtıklarını ifade eden tur katılımcıları, Doğu Karadeniz’in mutlaka görülmesi, gezilmesi gerektiğini ifade ederek, özellikle de kültür alışverişi açısından önemli bulduklarını ifade ettiler. Zaman zaman Karadeniz’in ezgileri ile Ege ezgilerini harmanlayan tatilciler mümkün olduğunca farklı kültürleri ve farklı yerleri görebilmek amacıyla bu tür turlara katılacaklarını belirtiler.
Keçiören Belediyesi, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla bir etkinlik düzenleyecek
26 Ağustos 2025 Salı - 11:40 Keçiören Belediyesi, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla bir etkinlik düzenleyecek Keçiören Belediyesi, 30 Ağustos Zafer Bayramı etkinlikleri kapsamında Kalaba Kent Meydanı’nda binlerce vatandaşın katılacağı bir etkinlik düzenleyecek. Keçiören Belediyesi, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı milli duyguları yücelten etkinliklerle kutlamayı hedefliyor. Bu kapsamda 30 Ağustos’un yıl dönümünde Kalaba Kent Meydanı’nda vatandaşlarla bir araya gelecek. Anlamlı gecenin finalinde ise Türk Rap müziği sanatçısı Ceza sahne alacak. Kalaba Kent Meydanı’nda zafer coşkusu 30 Ağustos Cumartesi günü saat 20.00’de başlayacak etkinlikte, özgürlüğün ve bağımsızlığın sembolü olan Zafer Bayramı coşkusu Keçiören’de yankılanacak. Türk tarihinin en büyük destanlarından biri olan Büyük Taarruz’un yıl dönümünde düzenlenecek bu özel programda, milli duygular müzikle harmanlanarak vatandaşlara güzel bir akşam yaşatacak. "Bu gurur gününde Keçiören tek yürek olacak" 30 Ağustos Zafer Bayramı etkinlikleri kapsamında Keçiören’de yaşayan vatandaşların bu kutlu zaferi hep birlikte kutlayacaklarını belirten Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan,"30 Ağustos; milletimizin bağımsızlık destanı, birlik ve inançla yazılmış en büyük zafer. Bu gurur gününde Keçiören tek yürek olacak; Keçiörenli elinde bayrağımız, yüreğinde coşkuyla meydana koşacak. Tüm halkımız davetlidir" açıklamalarında bulundu.
Sincan Belediyesi, Türk Müziği Çocuk Korosu’nu kuruyor
26 Ağustos 2025 Salı - 11:36 Sincan Belediyesi, Türk Müziği Çocuk Korosu’nu kuruyor Sincan Belediyesi, müzik alanında gençlere profesyonel eğitim verme kapsamında Türk Müziği Çocuk Korosu’nu faaliyete geçiriyor. Sincan Belediyesi, kültürden sanata birçok alanda yeni projelere imza atmaya devam ediyor. Bu kapsamda Türk Müziği Çocuk Korosu projesini hayata geçiriyor. Yetenek sınavı ile oluşturulacak koro için başvurular 10 Eylül’e kadar Sincan Belediyesi web sitesi üzerinden alınacağı açıklandı. Koroya katılmak isteyenler, yetenek sınavıyla belirlenecek Sincan Belediyesi 5, 6, 7 ve 8’ inci sınıf öğrencilerine yönelik projeyi hayata geçiriyor. Geleneksel müzik kültürünü gelecek nesillere aktarmak amacıyla Türk Müziği Çocuk Korosu kuruluyor. Türk Müziği Çocuk Korosu’na katılmak isteyen gençler, yetenek sınavıyla seçilecek. Sınavda başarılı olan gençler, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı öğretim üyeleri ve alanında uzman eğitimciler tarafından eğitim alarak Türk müziğinin seçkin eserlerini öğrenme ve sahneleme fırsatı yakalayacak. Yetenek sınavı için başvurular Sincan Belediyesi internet sitesi üzerinden 10 Eylül’e kadar yapılacak. Eylül ayı içerisinde yetenek sınavı gerçekleştirilecek, öğrencilere sınavla ilgili detaylı bilgilendirme yapılacak. Cumartesi ve Pazar günü gençlere eğitim verilecek Yetenek sınavını geçen gençlerin, Cumartesi ve Pazar günü olmak üzere toplam 4 saat ses eğitimi verileceği, böylece hem sanatsal hem de geleneksel eğitim alacakları belirtildi. Koro, yıl boyunca çeşitli konser ve etkinliklerde sahne alarak Sincanlılara müzik dolu anlar yaşatacak.
Kula’da ilk kez kavun festivali düzenlendi
26 Ağustos 2025 Salı - 11:36 Kula’da ilk kez kavun festivali düzenlendi Manisa’nın Kula ilçesine bağlı Ayvatlar Mahallesi, bu yıl ilk kez düzenlenen Kavun Festivali’ne ev sahipliği yaptı. Tarımsal üretimi, kültürel değerleri ve doğal güzellikleri tanıtmayı amaçlayan festival, yoğun katılım ve renkli etkinlikleriyle ilgi gördü. Ayvatlar Mahalle Muhtarlığı öncülüğünde, Manisa Büyükşehir Belediyesi, Kula Belediyesi, Kula Ziraat Odası ve sponsorların katkılarıyla gerçekleştirilen festivale; Kula Kaymakamı Talha Altuntaş, AK Parti İlçe Başkanı Nejat Gülmez, Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Yağız Kaya, Kula Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Uçak, protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Festival kapsamında düzenlenen ’En Lezzetli Kavun Yarışması’nda dereceye giren üreticiler, Kula İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Ziraat Odası’nın oluşturduğu jüri tarafından belirlendi. Yarışmada başarılı olan üreticilere çeyrek ve gram altın ödülleri verildi. Festival alanında sahne alan mahalli sanatçı Sami Dinç ise seslendirdiği türkülerle vatandaşlara keyifli anlar yaşattı. Ayvatlar Mahalle Muhtarı Ali Uğurlu, festivalin düzenlenmesine katkı sağlayan kurum ve vatandaşlara teşekkür ederek, amaçlarının hem üreticilerin emeğini desteklemek hem de mahalle değerlerini tanıtmak olduğunu söyledi. Kula Kaymakamı Talha Altuntaş ise, ilçede ilk kez düzenlenen festivalin önemine değinerek, "Ayvatlar’ın bereketli topraklarında yetişen kavun, sadece ekonomik bir değer değil, aynı zamanda kültürel bir zenginliğimizdir. Bu tür etkinlikler hem kırsal kalkınmaya hem de sosyal dayanışmaya katkı sağlamaktadır" dedi. Festival, gün boyu süren etkinliklerin ardından vatandaşların yoğun ilgisiyle sona erdi.
Halk ozanı Refik Başaran’ın eserleri gelecek nesillere aktarılacak
26 Ağustos 2025 Salı - 11:11 Halk ozanı Refik Başaran’ın eserleri gelecek nesillere aktarılacak Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) Rektörü Prof. Dr. Semih Aktekin, halk ozanı Refik Başaran’ın Türkiye’ye ve dünyaya daha çok tanıtılması için gereken çabayı göstereceklerini söyledi. 1907 yılında Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı Başdere köyünde dünyaya gelen ve 1947 yılında hayatını kaybeden Refik Başaran’ın tanıtılması ve eserlerinin gelecek nesillere aktarılması için çalışmalar başlatıldı. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) Rektörü Prof. Dr. Semih Aktekin, Ürgüp Taşkınpaşa Medresesi ve Külliyesi içerisinde yer alan Refik Başaran Müzesi’nde incelemelerde bulunarak, Refik Başaran’ın Türkiye’ye ve dünyaya daha çok tanıtılması için gereken çabayı göstereceklerini söyledi. Prof. Dr. Aktekin, Türkiye çapında ün kazanan ünlü halk sanatçısı Refik Başaran’ın doğduğu köyde oluşturulan müzenin önemine değinerek, "Şu anda Taşkınpaşa Medresesi ve Külliyesi’nde yer alan Refik Başaran Müzesi’ndeyiz. Refik Başaran malum halk sanatçımız, Türkiye çapında tanınmış bir isim. Doğduğu köyde, onun plakları, fotoğrafları ve geriye kalan eserlerinden oluşan bir müze bulunuyor. Refik Başaran, halk sanatçılarının ve şairlerin eserlerini derleyip hafızasında yaşatarak gelecek kuşaklara aktaran, aynı zamanda kendi besteleriyle de önemli bir sanatçımızdır. Ürgüp’ün, Nevşehir’in kültürünün bugüne taşınmasında çok önemli bir yere sahiptir" dedi. Rektör Aktekin, müzenin daha kapsamlı bir şekilde geliştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bu müzenin daha büyük ölçekte yeniden oluşturulmasını ve genç nesillere, Nevşehir’i ziyaret edenlere bu kültürün aktarılmasını önemsiyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın öncülüğünde, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi ve Kapadokya Üniversitesi iş birliğiyle Refik Başaran’ın Türkiye’ye ve dünyaya daha çok tanıtılması için elimizden gelen çabayı göstereceğiz" ifadelerini kullandı.
Kırmızı Karavan, Akasya’da doğa sevgisini yeşertti
26 Ağustos 2025 Salı - 10:59 Kırmızı Karavan, Akasya’da doğa sevgisini yeşertti Akiş GYO ve Kırmızı Çocuklar Derneği ile hayata geçirilen ‘Kırmızı Karavan’ projesi kapsamında Akasya’da gerçekleştirilen ‘Doğa Arkadaşım Atölyesi’nde çocuklar bir araya geldi. Minik ziyaretçiler, kendi çim adamlarını yaparak doğayla bağ kurdu ve sürdürülebilirlik kavramını eğlenceli bir şekilde keşfetti. Akiş GYO’nun 20’nci yılı kapsamında Kırmızı Çocuklar Derneği ile hayata geçirilen "Kırmızı Karavan" projesi, iyilik yolculuğunu Akasya’daki ‘Doğa Arkadaşım Atölyesi’ ile sürdürdü. 23 Ağustos’ta gerçekleşen etkinlikte 5-9 yaş aralığındaki 50 çocuk, kendi çim adamlarını tasarlayarak hem eğlendi hem de doğayla bağ kurmanın keyfini yaşadı. Eğitmen Nurbanu Öztürk’ün rehberliğinde çocuklar, toprakla temas ederek üreticiliklerini ortaya koydu ve sürdürülebilirliğin günlük yaşamda nasıl karşılık bulabileceğini keşfetti. Atölye, çocukların hem öğrenip hem eğlendiği, renkli ve neşeli anlara sahne oldu. Kırmızı Karavan, bir ay gibi kısa sürede Akasya ve Akbatı’da düzenlenen üç atölyeyle 100’ü aşkın çocuğun üretim ve paylaşım yolculuğuna eşlik etti. Kırmızı Karavan projesi, yıl boyunca sürecek yeni atölyeler, eğitimler ve özel tasarım ürünlerle daha fazla çocuğun hayatına dokunmaya devam edecek. Elde edilen tüm gelir ise Güçlü Yarınlar Akademisi aracılığıyla koruma altındaki çocukların gelişimine aktarılacak.
Hayallerini ata toprağında açtığı seramik atölyesiyle gerçekleştirdi
26 Ağustos 2025 Salı - 10:38 Hayallerini ata toprağında açtığı seramik atölyesiyle gerçekleştirdi Seramik sanatçısı Gülcan Başak Gül, hayallerini gerçekleştirmek için memleketi Ormanaya yerleşti. Gül, burada kendisine seramik atölyesi açarak Ormanalı kadınlara, çoluk çocuklara düğmeli evlerin arasında seramik sanatı öğretmeye başladı. Gül, "Bu güne kadar gerçekleştirmek istediği hayallerini köyünde gerçekleştirdiği için de atölyesine "Hayal Atölyesi" ismini verdi. "Yıllar boyunca hep bir hayalim vardı" Gülcan Başak Gül, "Yıllarca İstanbul’da özel okullarda halkla ilişkiler görevlisi olarak çalıştığını ancak bir şehre yerleşip orada toprakla uğraşıp ayrıca seramik atölyesi açma hayalinden hiç vazgeçmediğini söyledi. İlk deneyimimi İzmir’de yaptığını, sonrasında kalbinin sesi dinleyip ata toprağı olan Ormanaya geldiğini söyleyen Gül, "Ormana köyünde ilk önce evimizi yaptım. Evimizi yaparken birçok sıkıntılarla uğraştım ama hiçbiri beni yıldırmadı. Seramik ile Çini ile ilgili aldığım eğitimleri hep cebimde biriktirdim. Evimizi yaptıktan sonra hayal atölyesini açtım ve hayallerim gerçeğe döndü" dedi. "Köyümü daha iyi yerlere getirmek istiyorum" Ormana’nın 2024 yılında turizm köyü seçildiğini dikkat çeken Gül, "İstiyorum ki, bir sürü insan bundan faydalansın. O yüzden ben köyümden ayrılmak istemiyorum. Köyümün her sokağında, her köşesinde bir etkinlik yapıp, kadın erkek çocuk herkesle bir bütün olup köyümü daha iyi yerlere getirmek istiyorum" dedi. "10 günde meydana geliyor" Bir ürünün 10 günde meydana geldiğini dikkat çeken Gül, "Seramiğin kaç günde olduğunu herkes çok merak ediyor. Seramiğin en sevdiği şey su, en sevmediği şeyde su. Suyla temas edip birleşip çamur olup ürünümüz ortaya çıktığında 3-4 günlük kuruma süresi var. Ama kendi kendine kurutmuyoruz. Fırınlayıp bisküvi oluyor. Fırından çıktıktan sonra şeklini veriyoruz. Buda 2 gün sürüyor. 2 gün tekrar fırınlanıyor. Toplam 10 günde bir ürünümüz meydana geliyor. 2 kere fırınlanıyor. Fırınımız bin 40 derecede. Bir kerede sırlanıyor. Bu ürünümüzde kullanılan her ürün gıdaya uygun olduğu için çok rahatlıkla her türlü gıda ürünü tüketebilirsiniz" diye sözlerine ekledi. Kursiyerlerin tamamı çalışmalardan çok keyif aldıklarını, negatif enerjinizi çamurla kolayca yok etmek ve keyifli ürünler ortaya çıkardıklarını, yorgunluklarını aldığını, kendilerine bir terapi gibi geldiğini ifade ederlerken, seramik sanatçısı Gülcan hocaya bu köye iyi ki geldiklerini söylediler. Kursiyerlerden Sema Bilgen, "Ben seramiğe ilk kez Gülcan hocamla tanıştım. Geçekten mükemmel bir şey. Orada hayallerinizin peşinde gidiyorsunuz. Orada ne çizeceğinizi bilmeden elinizle birlikte toprak bize aşkla bir şeyler yaptırıyor" dedi. Kursiyerlerden Hayriye Karadoğan, "kendisinin aslen Ormanalı olduğunu ve İstanbul’da yaşadıklarını söyleyerek, "Kendimiz aslen Ormanalıyız. Yaz aylarında tatili memleketimizde geçiriyoruz. Seramik kursuna katılmak gerçekten çok hoşuma gitti. Ben daha önce İstanbul’da el sanatları kurslarına katılmıştım. Biraz becerim vardı. Bugün yapmış olduğumuz çalışmada güzel bir şey çıktığını düşünüyorum. Boyayınca daha güzel olacağına inanıyorum. Köyümüzde böyle bir kurs ilk kez açıldı. Bu tür kurslar çok güzel. Daha çok olmasını tercih ederim. Böyle bir etkinliği hemşerimiz Gülcan hanım düzenlediği için ona çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu. (AÇ-BA-Y)