Son Dakika
|
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar
Beşiktaş’ta ikinci Sergen Yalçın dönemi sona erdi
Hantavirüs salgının yaşandığı yolcu gemisi Hollanda'da
Tepebaşı’nda para trafiği ortaya çıktı
Yüzlerce metrelik yamaçtan yuvarlandı, hurdaya dönen araçtan sağ çıktı
Yasa dışı bahis operasyonunda 135 şüpheli tutuklandı
Antalya merkezli 20 ilde yasa dışı bahis operasyonu
İBB iştirak şirketine operasyon: 57 gözaltı
Çorlu’da silahlı kavga ihbarına giden 2 polis şehit oldu
Hollanda’nın peşinde olduğu isim İstanbul’da yakalandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
Hakan Safi: "Fenerbahçe’nin şanlı tarihini tekrar geri getireceğiz"
Çağla Tuğaltay cinayetinde flaş gelişme: Ölen komşusunun mezarı açıldı
Bakan Fidan: "Almanya'yla iş birliğimizi kararlılıkla sürdüreceğiz"
Türk Telekom CEO’su Şahin: "Yerli ve milli haberleşme cihazı üretimi kırmızı çizgimizdir"
Pakistan İçişleri Bakanı Naqvi, İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile bir araya geldi
Mersin’de 4 kişinin öldüğü silahlı saldırı anı kamerada
Beşiktaş’ta 39 maçlık ikinci Sergen Yalçın dönemi
KÜLTÜR SANAT
Kula’da 19 Mayıs coşkusu fener alayıyla taçlandı
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 22:29:40
Manisa’nın Kula ilçesinde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlenen fener alayı, renkli görüntülere sahne oldu. Ellerinde Türk bayrakları ve meşalelerle yürüyen vatandaşlar, marşlar eşliğinde bayram coşkusunu doyasıya yaşadı. Kula Eski Kapalı Spor Salonu mevkiinden başlayan yürüyüş, Yunus Emre Kent Meydanı’nda sona erdi. Selim Sabahat Palanduz Anadolu Lisesi bando takımının marşlar çalarak eşlik ettiği yürüyüşte vatandaşlar da alkışlar ve sloganlarla korteje destek verdi. Yürüyüş boyunca taşınan uzun Türk bayrağı ise geceye damga vururken, ilçe merkezinde oluşan kortej havadan da dikkat çekici görüntüler oluşturdu. Yunus Emre Kent Meydanı’nda sona eren yürüyüşün ardından öğrenciler tarafından hazırlanan gösteriler sahnelendi. Halk oyunları gösterileri ve çeşitli performansların yer aldığı program, vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Meydanı dolduran vatandaşlar, öğrencilerin hazırladığı gösterileri cep telefonlarıyla kayda aldı. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla düzenlenen etkinliklerde gençlerin sergilediği performanslar büyük beğeni toplarken, program boyunca bayram coşkusu yaşandı. Programa Kula Kaymakamı Talha Altuntaş, Kula Belediye Başkanı Hikmet Dönmez, İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Bayram Yüksel, İlçe Emniyet Müdürü Secattin Aktay, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Taşçı, siyasi parti temsilcileri, daire amirleri, okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 20:58
Yozgat’ta bayrak yürüyüşü coşkuyla gerçekleştirildi
Yozgat’ta 19 Mayıs coşkusu ‘Bayrak Yürüyüşü’ ile başladı. Yozgat Valiliği tarafından düzenlenen bayrak yürüyüşü yoğun katılımla gerçekleşti. Terminal mevkiinden kentin simgesi Saat Kulesi’ne kadar süren yürüyüşe kent protokolü, polis okulu bando takımı, öğrenciler, halk dansları şenliği için yurt dışından gelen katılımcılar ve çok sayıda vatandaş ellerinde Türk bayraklarıyla katıldı. Yozgat’ta milli birlik ve beraberlik duygularını pekiştirmek amacıyla organize edilen ‘Bayrak Yürüyüşü’, her kesimden pek çok vatandaşı bir araya getirdi. Polis okulu bando takımının çaldığı marş eşliğinde başlayan yürüyüşte, katılımcılar dev Türk bayrakları ve Atatürk posterleri taşıdı. Yürüyüşe katılan kalabalık kent meydanında toplandı. Avrupa ve Dünya Halter Şampiyonu Muhammed Furkan Özbek meydanda toplananlara hitap etti. Özbek, "Yaklaşık 2-3 hafta önce yapılan Avrupa Şampiyonasında Avrupa rekoru kırarak şampiyon oldum. Yozgat’ta Türkiye’de sporun büyümesi, halter branşının büyümesi çok güzel. Buna öncülük etmek çok güzel. Sizlerin karşısında bu şekilde olmak çok güzel. Hepinizin 19 Mayıs’ını kutluyorum. Gençlik ve Spor Bayramınız kutlu olsun. Sayın protokolümüze teşekkür ederim. Madalyamı Türk halkına ve özellikle Yozgat halkına da armağan etmek istiyorum. Hepinize çok teşekkür ederim" dedi. Bingöllü Ozan Hacı Gürhan ‘Ben Anadoluyum’ şiirini okudu. Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan ise bayrağın ve bağımsızlığın önemine vurgu yaptığı konuşmasında herkesin bayramını kutladı. Halk dansları şenliği için kentte bulunan Azerbaycanlı öğrenciler danslarından kesit sundu ve program sona erdi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 20:16
Muğla’da 19 Mayıs coşkusu Büyükşehir etkinlikleriyle yaşanacak
Muğla Büyükşehir Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını kentin dört bir yanında düzenleyeceği etkinliklerle kutlayacak. Spor, müzik ve gençlik buluşmalarını bir araya getiren Muğla Büyükşehir Belediyesi etkinlikleri kapsamında doğa yürüyüşünden bisiklet turuna, konserlerden kortej yürüyüşüne kadar birçok etkinlik vatandaşlarla buluşacak. 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında ilk olarak 16 Mayıs Cumartesi günü Menteşe Kötekli Yoğurtçu Parkı toplanma alanında ‘19 Mayıs Doğa Yürüyüşü’ gerçekleştirilecek. Doğayla iç içe düzenlenecek yürüyüşte gençler ve vatandaşlar bayram coşkusunu birlikte yaşayacak. Kutlamalar 18 Mayıs Pazartesi günü ise bisiklet turuyla devam edecek. Cumhuriyet Meydanından başlayacak ‘919 Bisiklet ile 19 KM Bisiklet Turu’nda katılımcılar, 19 Mayıs ruhunu pedal çevirerek yaşatacak. Gençlik Meclisinden kokteyl ve kortej yürüyüşü Muğla Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi tarafından düzenlenecek kokteyl programı ve kortej yürüyüşü de kutlamalara renk katacak. Gençlerin yoğun katılımıyla gerçekleşecek etkinliklerde 19 Mayıs’ın birlik ve dayanışma ruhu kent sokaklarına taşınacak. 19 Mayıs akşamı ilçelerde konserler düzenlenecek Bayram coşkusu konser etkinlikleriyle Muğla’nın farklı ilçelerine yayılacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası, 19 Mayıs günü Kavaklıdere ve Seydikemer ilçelerinde sahne alacak. Menteşe Cumhuriyet Meydanında ise sevilen müzik grubu Mary Jane, gençlerle buluşacak. Konser programlarıyla vatandaşlar 19 Mayıs akşamında müzik dolu bir bayram yaşayacak. Başkan Aras: "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz" 19 Mayıs Atatürk’ün Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında mesaj yayımlayan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, mesajında şu ifadelere yer verdi, "19 Mayıs 1919, bir milletin geleceğinin değiştiği gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışı; işgal altındaki bir ülkenin yeniden ayağa kalkma iradesini, bağımsızlık kararlılığını ve millet egemenliğine dayanan bir Cumhuriyet idealini büyüten tarihi bir adımdır. O günlerde kutsal vatan topraklarımız düşman askerinin postalları altında ezilirken, içeride kurtuluşu başka bir ülkenin himayesine girmekte görenler vardı. Büyük savaşlardan çıkan Anadolu yorgun, yoksul ve umutsuzdu. Ancak Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bütün bu karanlığa rağmen ‘milletin azim ve kararlılığı’na güvenerek yola çıktı. "Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim" diyerek bir milletin yeniden ayağa kalkışına öncülük etti ve bütün Anadolu’yu saracak istiklal ateşini yaktı. Bu nedenle 19 Mayıs; karamsarlığa karşı umudun, teslimiyete karşı direnişin, karanlığa karşı aydınlığın ve esarete karşı özgürlüğün tarihidir. 19 Mayıs’ta ufka açılan Bandırma Vapuru yalnızca Samsun’a gitmiyordu; laik, demokratik ve çağdaş bir Türkiye’nin geleceğine doğru ilerliyordu. Aradan geçen 107 yılda, o yürüyüşün sorumluluğunu taşımaya devam ediyoruz. Cumhuriyetimize, demokrasiye, özgürlüğe ve bağımsızlığımıza sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘doğum günüm’ dediği bu tarihi günü Cumhuriyetin ışığını taşıyacak gençlere armağan etti. Bugün bizlere düşen sorumluluk da Atamızın Cumhuriyeti emanet ettiği gençlerin umutlarını büyütecek; özgürce düşünebildiği, bilimle, sanatla, sporla ve kültürle kendini geliştirebildiği bir ülke ve kent yaşamını kurabilmektir. Biz de bu sorumlulukla gençleri yalnızca yarının değil, bugünün de öznesi olarak görüyor; "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı, minnet ve rahmetle anıyor; gençlerimizin ve hemşehrilerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum"
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 19:08
Başkan Köksal Aras: "Bağımsızlık meşalesi, gençliğin ellerinde geleceğe taşınıyor"
Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle yayımladığı mesajda, 19 Mayıs’ın ulusal egemenliğe giden yolda atılan en önemli adım olduğunu vurguladı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının tam 107 yıl önce Samsun’da yaktığı bağımsızlık ateşinin, esaret altındaki bir ulusun geleceğini değiştirdiğini belirten Başkan Köksal Aras, şunları kaydetti: "Ata’mızın Gençliğe Hitabesi’nde, ’Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir’ sözleriyle tarif ettiği tarihi sorumluluk, 19 Mayıs ruhunun ta kendisidir. Bize aktarılan bu değerli mirası, aynı sarsılmaz inançla yarınlara taşımak temel sorumluluğumuzdur. Bu nedenle Menteşe Belediyesi olarak; Atasının emanetine sahip çıkan, akılcı, bilim odaklı ve hür bireyler olarak var olabilmeleri için her zaman gençlerimizle birlikteyiz, onların destekçisiyiz" Başkan Köksal Aras mesajını, "Bu sarsılmaz inançla, bağımsızlık destanımızın başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve tüm millî mücadele kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun." ifadeleriyle tamamladı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
18 Mayıs 2026 Pazartesi- 12:34
Siverek’te Bayiki Kültür ve Sanat Festivali coşkusu
2
17 Mayıs 2026 Pazar- 10:59
Mükerren Kemertaş’a memleketi Erzurum’da vefa gecesi
3
17 Mayıs 2026 Pazar- 16:42
Fundacık köy hayrına yoğun katılım
4
17 Mayıs 2026 Pazar- 17:24
Atakum’da 19 Mayıs etkinlikleri
5
16 Mayıs 2026 Cumartesi- 19:33
SOLOTÜRK’ten Ordu’da prova uçuşu
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 11:15
3 bin yıllık fındığın bulunduğu kutsal şehirdeki kazılar 20. yıla ulaştı
Samsun’da, 3 bin yıllık fındığın bulunduğu Hititlerin kutsal şehri Nerik’te araştırmalar 20 yıldır aralıksız sürüyor. Nerik Kazı Başkanı Prof. Dr. Rainer M. Czichon, Karadeniz’in en eski fındığının ve dünyada 3 tane bulunan en eski çapanın bu kazılarda bulunduğunu söyledi. Kazı çalışmasını yürüten ekip, Hititlerin ’hava tanrısı’ Nerik’e ait olduğu netleşen antik kentte 20 yıldır kazı çalışmalarını sürdürüyor. ABD, Avustralya, Almanya ve Türkiye’den uzmanlar da tarihi kentteki kazı çalışmalarına katılıyor. Antik kentte önceki yıllarda yapılan kazı çalışmalarında Hititlerin kutsal suyu olarak bilinen 52 basamaklı tünelin içinde 3 bin yıllık fındık kabuğu ile yine 3 bin yıllık bronz aletlerle kesilmiş ahşap parçaları ortaya çıkarılmıştı. 20. yılına ulaşan kazılarda Oymaağaç Höyük-Nerik Kazıları 20. Yılı Vezirköprü Arkeoloji ve Kültürel Miras Çalıştayı Samsun Müzesi’nde yapıldı. 2 gün sürecek çalıştay, kazı alanında yapılacak etkinliklerle sonlanacak. "Dünyada 3 tane olan çapadan biri Nerik’te çıktı, diğer ikisi Mısır’da" 20 yıldır süren kazı çalışmaları hakkında bilgiler veren Nerik Kazı Başkanı Prof. Dr. Rainer M. Czichon, "Burada şimdiye kadar 26 çivi yazısı tablet parçaları bulduk. Onun bir kısmı sergi salona sergileniyor. Tabletlerde Nerik’in hava tanrısından bahsettiğinden dolayı Nerik olduğunu kesinleştirdik. Nerik’te kutsal bir pınar var ve onu da çivi yazılarında görebiliyoruz. Bu pınarın yerini Oymaağaç Höyüğü’nde bulduk ve 9 yıl boyunca onu kazdık. Bir sürü sıkıntıları yaşadık çünkü yer altına giden bir tünel var. Bu kutsal havuzun içinde hiç beklemediğimiz bir botanik hazinesi bulduk. Hazine diyorum yani hazine duyunca insanlar genellikle altın, gümüş bekliyorlar ama bizim hazinemiz işte bu botanik malzemeler ve ahşap malzemeler. Yani tarımdan kalan bir çapa mesela, dünyada belki 3 tane var, ikisi Mısır’da, birisi bizde. Bunun haricinde tezgah, dokuma tezgah malzemeleri var. Bir boyunduruk parçası var. Bir sapan ucu var. Hepsi ahşaptan. Çok nadir buluntular olduğunu diyebiliriz. Bunlar söz konusu havuzun içinde çıkmış. Onlar Hitit döneminde ait değil, Demir Çağı olarak tarihleniyor çünkü Demir Çağı’nda bu pınarı kullanmışlar ve sonra depo olarak kullanmışlar" dedi. "Karadeniz’in en eski fındığının Oymaağaç’tan geldiğini söyleyebiliriz" Yine kazı çalışmaları sırasında çıkan 3 bin yıllık fındık ve odun parçalarına da değinen Czichon, "Bu kazı alanında ayrıca 3 bin yıllık fındık da havuzun içinde bulundu. Hitit tarihli olduğunu değerlendiriyoruz. Çünkü biz radyokarbon tarihleme yaptırdık ve bize Hitit döneminde 15. yüzyıl tarihi verdi. Karadeniz’in en eski fındığının Oymaağaç’tan geldiğini söyleyebiliriz" diye konuştu. Samsun Vali Yardımcısı Hançer Baştürk, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Pınar Sumer, Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Demirtaş, Samsun Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Eyüp Çakır, Samsun Müze Müdürü Kenan Sürül ve Nerik Kazı Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet Ali Yılmaz’ın katıldığı çalıştayın ilk oturumunda Dr. Sezer Seçer Fidan, "Hitit belgelerinde bir kült kentinin ve gizemli halkın izleri", Prof. Dr. Yılmaz Selim Erdal ve Dr. Melis Koruyucu ise "Oymaağaç’ta kıyıma uğramış iki şahıs: Biyoarkeolojik bir değerlendirme" konularında sunum yaptılar.
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 11:09
3 bin yıllık fındığın bulunduğu kutsal şehirdeki kazılar 20. yıla ulaştı
Samsun’da, 3 bin yıllık fındığın bulunduğu Hititlerin kutsal şehri Nerik’te araştırmalar 20 yıldır aralıksız sürüyor. Nerik Kazı Başkanı Prof. Dr. Rainer m. Czichon, Karadeniz’in en eski fındığının ve dünyada 3 tane bulunan en eski çapanın bu kazılarda bulunduğunu söyledi. Kazı çalışmasını yürüten ekip, Hititlerin ’Hava Tanrısı’ Nerik’e ait olduğu netleşen antik kentte 20 yıldır kazı çalışmalarını sürdürüyor. ABD, Avustralya, Almanya ve Türkiye’den uzmanlar da tarihi kentteki kazı çalışmalarına katılıyor. Antik kentte önceki yıllarda yapılan kazı çalışmalarında Hititlerin kutsal suyu olarak bilinen 52 basamaklı tünelin içinde 3 bin yıllık fındık kabuğu ile yine 3 bin yıllık bronz aletlerle kesilmiş ahşap parçaları ortaya çıkarılmıştı. 20. yılına ulaşan kazılarda Oymaağaç Höyük-Nerik Kazıları 20. Yılı Vezirköprü Arkeoloji ve Kültürel Miras Çalıştayı Samsun Müzesi’nde yapıldı. 2 gün sürecek çalıştay, kazı alanında yapılacak etkinlikler ile sonlanacak. "Dünyada 3 tane olan çapadan biri Nerik’te çıktı, diğer ikisi Mısır’da" 20 yıldır süren kazı çalışmaları hakkında bilgiler veren Nerik Kazı Başkanı Prof. Dr. Rainer M. Czichon, "Burada şimdiye kadar 26 çivi yazısı tablet parçaları bulduk. Onun bir kısmı sergi salona sergileniyor. Tabletlerde Nerik’in hava tanrısından bahsettiğinden dolayı Nerik olduğunu kesinleştirdik. Nerik’te kutsal bir pınar var ve onu da çivi yazılarında görebiliyoruz. Bu pınarın yerini Oymaağaç Höyüğü’nde bulduk ve 9 yıl boyunca onu kazdık. Bir sürü sıkıntıları yaşadık çünkü yer altına giden bir tünel var. Bu kutsal havuzun içinde hiç beklemediğimiz bir botanik hazinesi bulduk. Hazine diyorum yani hazine duyunca insanlar genellikle altın, gümüş bekliyorlar ama bizim hazinemiz işte bu botanik malzemeler ve ahşap malzemeler. Yani tarımdan kalan bir çapa mesela, dünyada belki 3 tane var, ikisi Mısır’da, birisi bizde. Bunun haricinde tezgah, dokuma tezgah malzemeleri var. Bir boyunduruk parçası var. Bir sapan ucu var. Hepsi ahşaptan. Çok nadir buluntular olduğunu diyebiliriz. Bunlar söz konusu havuzun içinde çıkmış. Onlar Hitit döneminde ait değil, Demir Çağı olarak tarihleniyor çünkü Demir Çağı’nda bu pınarı kullanmışlar ve sonra depo olarak kullanmışlar" dedi. "Karadeniz’in en eski fındığının Oymaağaç’tan geldiğini söyleyebiliriz" Yine kazı çalışmaları sırasında çıkan 3 bin yıllık fındık ve odun parçalarına da değinen Prof. Dr. Rainer M. Czichon, "Bu kazı alanında ayrıca 3 bin yıllık fındık da havuzun içinde bulundu. Hitit tarihli olduğunu değerlendiriyoruz. Çünkü biz radyo karbon tarih yaptırdık ve bizi Hitit döneminde 15. yüzyıl tarihi verdi. Karadeniz’in en eski fındığının Oymaağaç’tan geldiğini söyleyebiliriz" diye konuştu. Samsun Vali Yardımcısı Hançer Baştürk, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Pınar Sumer, Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Demirtaş, Samsun Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Eyüp Çakır, Samsun Müze Müdürü Kenan Sürül ve Nerik Kazı Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet Ali Yılmaz’ın katıldığı çalıştayın ilk oturumunda Dr. Sezer Seçer Fidan "Hitit belgelerinde bir kült kentinin ve gizemli halkın izleri", Prof. Dr. Yılmaz Selim Erdal ve Dr. Melis Koruyucu ise "Oymaağaç’ta kıyıma uğramış iki şahıs: Biyoarkeolojik bir değerlendirme" konularında sunum yaptılar. (ED-
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 11:03
Ankara’da yaz akşamları Yeşilçam sinemaları ile vatandaşlarla buluştu
Ankara Keçiören Belediyesi, düzenlediği açık hava sinema gösterimleri ile Yeşilçam’ın yapımlarını vatandaşlar ile buluşturdu. Keçiören Belediyesi’nin kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında düzenlediği açık hava sinema gösterimleri, ilçe sakinlerini nostaljik bir yolculuğa çıkardı. Yaz boyunca farklı mahallelerde gerçekleştirilen etkinlikler, Türk sinemasının klasiklerini vatandaşlarla buluştururken aynı zamanda komşuluk ilişkilerinin güçlenmesine de katkı sağlamayı hedefliyor. Son olarak Ayvalı Mahallesi El-Halil Parkı’nda düzenlenen gösterimde, Yeşilçam’ın efsanevi yapımlarından ‘Süt Kardeşler’ filmi izleyiciyle buluştu. Yönetmenliğini Ertem Eğilmez’in üstlendiği, başrollerinde Kemal Sunal, Şener Şen, Adile Naşit ve Halit Akçatepe’nin yer aldığı 1976 yapımı film, açık havada seyredildi. Sokak lezzetleri eşliğinde nostalji Gösterim öncesinde kurulan stantlarda, vatandaşlara Belediye tarafından patlamış mısır ve içecek ikramında bulunuldu. Sokak lezzetleri eşliğinde gerçekleşen etkinlik, Keçiörenlilere nostalji dolu bir yaz akşamı yaşattı. Katılımın yoğun olduğu etkinlikte, farklı yaş gruplarından vatandaşlar bir araya gelerek aynı atmosferi paylaştı. "Sanatla iç içe etkinlikler düzenlemeye devam edeceğiz" Bu tür etkinliklerle hem geçmişin güzelliklerini günümüze taşıdıklarını hem de toplumsal birlikteliği pekiştirmeyi amaçladıklarını belirten Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, "Paylaşmanın, komşuluğun ve kültürel bağlarımızın yaşatıldığı bu güzel akşamlarda, Yeşilçam’ın güzel hikayeleriyle hep birlikte geçmişe keyifli bir yolculuk yapıyoruz. Yaz boyunca ilçemizin farklı noktalarında kültür ve sanatla iç içe etkinlikler düzenlemeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Belediyenin düzenlediği açık hava sinema gösterimleri, sadece bir film gecesi olmanın ötesine geçerek, mahalle kültürünü canlı tutan, samimi ve katılımcı bir sosyal paylaşım alanı sağlıyor.
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 11:03
İlk fotoğraf sergisini çalıştığı hastanede açtı
Yoğun bakım hemşiresi Ümit Gelgel, ilk fotoğraf sergisini çalıştığı Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi’nde açtı. ’Bir Yörüğün Vizöründen’ temalı fotoğraf sergisi hastaneye gelen hasta ve hasta yakınları tarafından yoğun ilgi görürken, Yoğun Bakım Sorumlu Hemşiresi Ümit Gelgel (37) çalıştığı hastanede ilk sergisini açmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. Mersin’in Toroslar ilçesinde dünyaya geldiğini ve bir yörük olduğunu belirten Gelgel, özellikle yoğun geçen hafta içi mesailerinden sonra ormanda, dağlarda ve kırlarda fotoğraf çekerken stres attığını belirtti. İlk sergisini görev yaptığı hastanede açtığını belirten Yoğun Bakım Sorumlu Hemşiresi Ümit Gelgel, "Burada amatörden hallice fotoğraflar çekerek kendime hobi olarak edindiğim bu uğraşı profesyonelliğe doğru taşımak için çalışıyorum. Burada Farabi Hastanesi’nde yoğun bakım sorumlu hemşiresi olarak görev yapıyorum. Yaklaşık 10 yıldır burada çalışıyorum. İçimde, yüreğimde kıpırtı oluşturan kareleri insanlarla paylaşmak adına bu hobiyi gerçekleştirdim. Hastane yönetiminin sayesinde ilk sergimi açmış bulunmaktayım. Bu benim ilk sergim, ilk heyecanım. Fotoğraf sevgisi çocukluktan gelen bir şey. O zamanlarda babamın fotoğrafa ilgisi vardı. Ondan bana geçen bir hobi. Özellikle kuş fotoğrafçılığı ve yaban hayatı üzerine fotoğraflardan daha çok zevk alıyorum. Normalde portre fotoğrafçılık hiç ilgi alanımda olmamasına rağmen, yaşanmış yüzleri, o yörenin izlerini taşıyan yüzleri fotoğraflamadan duramıyorum. Fotoğraflar arasında 10 yıllık önce çektiğim fotoğraflar da var bir kaç yıl önce çektiğim fotoğraflar da var. Sanat adına her ne olursa olsun üretelim. Özellikle yoğun geçen hafta içi mesailerinden sonra ormanda, dağlarda, kırlarda fotoğraf çekerken kendimi buluyorum" diye konuştu. Hastane Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Zeynep Gökçe Gayretli Aydın ise sergiyi hayranlıkla izlediğini belirterek "Ben hayranlıkla baktım fotoğraflara, çok canlı. O anı yaşatıyor. Bir hayatı insanın gözünün önünden geçiriyor. Gerçekten belgesellerde izlediğimiz kadar, belki onlardan daha da güzel anları yakalamış. Bu hastanemizdeki ilk sergi" dedi.
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 10:59
Altın Portakal’da emek ödülleri Çiçekoğlu ve Baydar’a verilecek
Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde, Emek Ödülleri bu yıl; Feride Çiçekoğlu ve Cansu Baydar’a takdim edilecek. 24 Ekim - 2 Kasım 2025 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde; "Sinema Emek Ödülü" Feride Çiçekoğlu’na, "Genç Sinemacı Emek Ödülü" ise Cansu Baydar’a verilecek. ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde lisans ve lisansüstü eğitimini tamamlayan Feride Çiçekoğlu, Fulbright burslusu olarak Pennsylvania Üniversitesi’nde doktorasını yaptı. Siyasi düşünceleri nedeniyle 12 Eylül döneminde yargılandı. Ankara Ulucanlar Cezaevi’nde tanıştığı küçük bir çocukla paylaştığı hatıralar, Uçurtmayı Vurmasınlar adlı kitabına ilham oldu. Kitabı sinemaya uyarlamak isteyen yönetmen Tunç Başaran ve sanat yönetmeni Jale Başaran’la yaptığı çalışma sürecinde senaryo yazmayı öğrendi.Senaryo yazarlığına Xavier Koller’in yönettiği, Yabancı Dilde En iyi Film OSCAR’ını alan 1990, İsviçre yapımı ‘Reise der Hoffnung-Journey of Hope-Umuda Yolculuk’ ile devam eden Feride Çiçekoğlu, sinema alanında yeni bir akademik kariyer inşa etti. 2007 yılında bu alanda profesör olan Çiçekoğlu’nun İngilizce yayınlarının yanı sıra toplumsal cinsiyet meseleleri üzerinden İstanbul filmlerine odaklanan bir üçlemesi bulunuyor: Vesikalı Şehir (2007), Şehrin İtirazı (2015) ve İsyankâr Şehir (2019). Çiçekoğlu, Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde; 1989 yılında Uçurtmayı Vurmasınlar ile "En İyi Senaryo" ödülüne, 2021 yılında da "Altın Portakal Ulusal Film Yarışması Cahide Sonku Ödülü"ne layık görüldü. Senaryolarını Melisa Önel ile birlikte yazdığı Kumun Tadı (2014) ve Aniden (2022) filmleri Berlin’de ve Tokyo’da dünya prömiyeri yaptılar. Üçüncü ortak senaryoları olan Pivot filminin yapım hazırlıkları sürüyor.En güncel kitabı Bir Senaryo Yazalım (2025) ile yaklaşık kırk yıllık senaryo yazarlığı deneyimini genç kuşaklarla paylaşan Çiçekoğlu, halen İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde mimarlık, edebiyat, psikoloji ve senaryo yazarlığı dersleri vermeye devam ediyor. "Genç Sinemacı Emek Ödülü" Cansu Baydar’a takdim edilecek Bahçeşehir Üniversitesi Sinema ve Televizyon Bölümü’nden mezun olan Cansu Baydar, 2014’te Berlin’de bir parkı işgal eden mültecilerle yaptığı görüşmelerden oluşan This Is Afreeka adlı kısa belgeseli çekti. Berkun Oya’nın Bir Başkadır (2020) dizisinde ve Cici (2022) filminde yönetmen ve yapımcı asistanlığı yaptı. Kaan Müjdeci’nin Iguana Tokyo (2022) filmi ve Hamlet (2021) dizisinin senaryo ve yönetmen asistanlığını üstlendi. Yazıp yönettiği ilk kısa film "Neredeyse Kesinlikle Yanlış" (2024), dünya prömiyerini 81. Venedik Film Festivali’nin Orizzonti Kısa Film Yarışması’nda, Kuzey Amerika prömiyerini ise Sundance Film Festivali’nde yaptı. 50’den fazla uluslararası festivale seçilen film; İtalya, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Güney Kore, Fransa, İspanya, Portekiz, Mısır, Irak, Kosova, Romanya, Ermenistan, Azerbaycan, Makedonya’da gösterildi. Baydar, Türkiye prömiyerini Antalya’da gerçekleştirdiği "Neredeyse Kesinlikle Yanlış" filmiyle 61. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde "Ulusal Kısa Film Yarışması En İyi Kısa Film Ödülü"nü kazandı. Bakü Uluslararası Film Festivali’nin Uluslararası Yarışmasında En İyi Kısa Film, İzmir Kısa Film Festivali’nde En İyi Kurmaca Film, En İyi Oyuncu (Rahaf Armanazi) ve En İyi Görüntü Yönetmeni (Barış Özbiçer), Landshut Kısa Film Festivali’nde Seyirci Ödülü, Akbank Kısa Film Festivali’nde En İyi Kısa Film, Engelsiz Filmler Festivali’nde En İyi Kısa Film, Sinop Film Festivali’nde En İyi Kısa Film, Sinepark Kısa Film Festivali’nde En İyi Kısa Film ve En İyi Yönetmen, FILMAY Kısa Film Festivali’nde En İyi Yönetmen, Kaş Film Festivali’nde En İyi Oyuncu (Rahaf Armanazi) ve En İyi Yönetmen ödüllerini toplayan film, SİYAD Türkiye Sineması Ödülleri’nde de 2024’ün en iyi kısa filmi seçildi. 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin "Emek Ödülleri", festivalin açılış töreninde takdim edilecek.
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 10:58
Eski usul gözlükçülükte Mardin’in yaşayan ustası, mesleğe yön veriyor
Mardin’in Artuklu ilçesi Birinci Cadde’de 59 yıldır gözlükçülük yapan 69 yaşındaki Semir Bilbay, gelişen teknolojiye rağmen mesleğini geleneksel yöntemlerle sürdürmeye devam ediyor. 10 yaşında başladığı mesleğinde "eski usul" üretimden vazgeçmediğini söyleyen Bilbay, "Eskiden gözlük camlarını elle tıraş ediyorduk. Şimdi bilgisayarlar 5 dakikada camı hazırlıyor. Ben hala eski yöntemle çalışıyorum. Eski ile yeni arasında çok fark var" şeklinde konuştu. Bilbay, geçmişte göz doktoru ve gözlükçü sayısının az olduğunu belirterek, "Eskiden göz doktoru sıkıntısı vardı. Şimdi Allah’a bin şükür göz doktorumuz da var. Mardin’de çok fazla yoktu. Gözlükçülerimiz de çoğaldı. Yeni çıkan teknik aletleri kullanamıyorum, eskileri kullanıyorum. Hiç çırak çalıştırmadım, 59 yıldır tek başıma çalışıyorum. Çocuklarımın bu mesleği yapmasını istedim ama ikisi de kabul etmedi. Keşke biri öğrenip devam ettirseydi" dedi. Dükkanına gelen müşterilerden Resul Karık ise gözlük ustasının emeğinden memnun kalacaklarını ifade ederek, "Adana’dan Mardin’e gezmeye geldik. Büyük oğlumun gözlüğü kırılınca buraya uğradık. Mardin’e geldiğimizde kısmet burasıymış deyip içeri girdik. Beyefendi sağ olsun bize yardımcı olacak. Gözlük konusunda aslında çok titizim. Güneş gözlüklerini çok severim. Daha çok yurt dışından getirtiyorum ama buradan da alıyorum. Eski aletler yeni teknolojiye göre daha iyi bence. Biraz meşakkatli ama daha sağlam ve güzel ürünler yapılıyor aslında eski malzemelerle. Yeniler çok çabuk ve hızlı arızalanıyor. Abimiz eski toprak, güzel bir iş çıkaracağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 10:52
EÜ Devlet Türk Musikisi Konservatuarından "Uca Dağlar" Turnesi
Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Türk Halk Oyunları Bölümü "EKİN Dans Topluluğu" tarafından hazırlanan "Uca Dağlar" adlı geleneksel dansla anlatı projesi Anadolu’nun kadim kültürel değerlerini ve sanat anlayışını modern bir anlayışla sahneye taşıyor. Dev kadrosu ve zengin içeriğiyle, geleneksel halk danslarını modern bir dille sunan performans Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’ın destekleriyle Ekim ayından itibaren, Türkiye’nin farklı illerinde müzik ve dans severlerle buluşacak. Ege Üniversitesinin kültürel mirasa verdiği önemin bir simgesi olarak sahnelenen gösteri kapsamında Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinin bar oyunları öğrenciler tarafından sahneleniyor. Gösterilerin hazırlık ve sahne süreci hakkında konuşan Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Dr. Tarkan Erkan, "Okulumuzun gösterilerini öncelikle kendi salonlarımızda sergiliyoruz, ardından belediyelerden de davetler geliyor. Gösterilerde 90 öğrencimiz ve 10’dan fazla öğretim elemanımız görev alıyor. Öğretim elemanlarımız hem sahne, ışık, makyaj, kostüm gibi alanlarla ilgilenirken hem de öğrencilerimizi çalıştırıyorlar. Böylelikle toplamda 100 kişinin üzerinde bir ekiple çalışıyoruz" dedi. Öğr. Gör. Dr. Erkan, bu yılki proje ve turne planları hakkında, "Bu sene ‘Uca Dağlar’ isimli bir gösteri sergiliyoruz. Ekim ayında Kars, Erzurum ve Artvin’e giderek Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde oynanan bar halk oyunlarını sahneleyeceğiz. Cumhuriyetin 100. yılında Ödemiş Belediyesi’nin daveti üzerine, Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği Bölümlerinden bir grup oluşturduk, halk oyunları sergilenirken eş zamanlı olarak Ses Eğitimi Bölümü öğrencilerimiz de eşlik ettiler. Turnelerimizi ve gösterilerimizi bölümler arası ortak projelerle gerçekleştiriyoruz" diye konuştu.
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 10:44
Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’na uluslararası 2 ödül
Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, ‘Ben Anadolu’ ile Uluslararası Akdeniz Tiyatro Ödülleri’nde ’Yılın Oyunu ve Yılın Oyuncusu’ ödüllerini kazandı. Kadın emeğinin gücünü sahneye taşıyan oyun, yeni sezonda da izleyiciyle buluşacak. Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Şehir Tiyatrosu, yazar Güngör Dilmen’in eseri ‘Ben Anadolu’ ile Uluslararası Akdeniz Tiyatro Ödülleri’nde büyük bir başarıya imza attı. Oyun, ‘Yılın Oyunu’ ödülüne layık görülürken, eserin başarılı oyuncularından Ömür Sevgi Çil ise ‘Yılın Oyuncusu’ ödülünü kazandı. Sahne önü ve arkasında yalnızca kadınların görev aldığı ‘Ben Anadolu’ oyunu, bu yönüyle kadın emeğinin sanattaki gücünü simgeliyor. Prömiyerini 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Mersinli kadınlarla yapan eser, ödüllerle de bu anlamlı duruşunu taçlandırdı. Sanatın birleştirici ve ilham verici yönüne katkı sunan bu başarıların gururu ile ‘Ben Anadolu’, yeni sezonda da izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor. "‘Ben Anadolu’ oyunu ile bizi gerçekten çok gururlandıran bir sonuç aldık" Mersin Şehir Tiyatrosu olarak bir gururu daha yaşadıklarını kaydeden Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Koordinatörü, Opera Sanatçısı Bengi İspir Özdülger, Mersinli sanatseverler ile başarının gururunu yaşadıklarını vurguladı. ‘Ben Anadolu’nun 2024-2025 sanat sezonunda prömiyeri gerçekleştirilen bir oyun olduğunu kaydeden Özdülger, "Özellikle 5 kadın oyuncunun yer alması ve Anadolu’nun değerli toprakları üzerindeki doğru ve güçlü kadın figürlerini de göstermesi açısından, prömiyerinin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftasında olmasını çok arzu etmiştik" dedi. Oyunun rejisini bir önceki dönem Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt’un üstlendiğini söyleyen Özdülger, "Rejisiyle, kostümleriyle, dekoruyla ve oyuncuların performansıyla içimize sinen, bizi gerçekten çok gururlandıran bir sonuç aldık. Bunun ödülsüz olmayacağını hepimiz hissediyorduk. Nitekim Uluslararası Akdeniz Tiyatro Ödülleri’nde ‘En iyi oyun’ ve ‘En iyi oyuncu’ ödülüne layık görüldü" sözlerine yer verdi. "Yurt dışında da adımızdan söz ettirmek istiyoruz" Mersin Şehir Tiyatrosu’nda emek veren herkes adına büyük bir gurur yaşadıklarını söyleyen Özdülger, "Bu başarının daha da güçlenmesini, büyümesini, sadece ülkemizde değil, yurt dışında da adından söz edilir hale gelmesini çok arzu ediyoruz. Burada bizim bu anı yaşamamızın en büyük mimarı olan, başarıya en iyi şekilde ulaşmamız için yol açan değerli Başkanımız Vahap Seçer’e de teşekkür ve şükranlarımı sunmak istiyorum. Çünkü onun bize verdiği destek sayesinde, biz kendimizi daha rahat hissediyor ve güçleniyoruz" dedi. "Mersin’de iyi bir tiyatro seyircisi potansiyeli var" ‘Ben Anadolu’ oyununun kendileri için bir örnek teşkil ettiğini sözlerine ekleyen Özdülger, "Mersin’de gerçekten iyi bir tiyatro seyircisi potansiyeli var. Biz, var olan seyircinin hem yaklaşımını, hem bakış açısını hem de duyarlılığını daha da artırmak istiyoruz. Bu noktada daha nice başarılar elde edeceğimizden hiç şüphemiz yok. Sanatçıların beslendiği nokta alkıştır, seyircinin oyunu ilgiyle izlemesidir. Bu doğrultuda sanatseverlerin bizi yalnız bırakmadığını görmek, bizi ayrıca gururlandırıyor ve mutlu ediyor. Daha nice başarıları yaşamak, paylaşmak arzusundayız" diye konuştu. 2025-2026 sanat sezonu için de çağrı yapan Özdülger, "Birbirinden güzel eserlerle, yine ödüllerle buluşacağımız güzel bir sezonun hazırlığındayız. Provalarımız başladı. Sanatseverlerimizi mutlu edeceğimiz bir sanat sezonu ile karşılarına çıkacağız" ifadelerini kullandı.
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 10:26
Depremin yaralarının sarıldığı Hatay’da aba güreşi heyecanı yaşandı
Hatay’ın Yayladağı ilçesinde 23’üncüsü düzenlenen geleneksel kültür sanat ve aba güreşi festivalinde düzenlenen aba güreşi müsabakalarıyla vatandaşlar heyecan dolu anlar yaşadılar. Türkiye, İran ve Dağıstan’dan gelen 670 sporcunun katıldığı güreşte, ağır sıklet finalinde rakibini yenen Enes Bandırma başpehlivan unvanına sahip oldu. Hatay Büyükşehir Belediyesi ve Yayladağı Belediyesi’nin iş birliğinde Yayladağı Kültür Sanat ve Aba Güreşi festivalinin ikinci günü aba güreşleriyle devam etti. Hatay Büyükşehir Belediyesi, Yayladağı Belediyesi, Yayladağı Kaymakamlığı ve Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu (TGGF) tarafından Devrent Sosyal Tesisleri’nde Uluslararası Aba Güreşi Şampiyonası ile Minikler Türkiye Şampiyonası kıyasıya mücadeleyle sürdü. Türkiye, İran, Dağıstan ve Gürcistan ülkelerinden 670 sporcunun katıldığı aba güreşinde birbirlerini yere sererek birinci olabilmek için yarıştılar. Uluslararası Aba Güreşi Şampiyonası ağır sıklet finalinde rakibi İbrahim Güleç’i yenen Enes Bandırma, başpehlivan unvanını aldı. Güreş şampiyonasında dereceye giren sporculara ödüllerini Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk ve Yayladağı Belediye Başkanı Mehmet Yalçın takdim etti. Güreş mücadelesinin yapıldığı alanı dolduran vatandaşlar, kıyasıya geçen müsabakaları heyecanla izlediler. Asrın felaketinin izlerinin silindiği kentte düzenlenen güreş şampiyonası bir nebzede olsa vatandaşlara moral oldu. "Yayladağı Belediye Başkanımızla ve Hatay Büyükşehir Belediyemizin birlikte organize ettiği bir festivaldi ve çok güzel oldu" Türkiye ve farklı ülkelerden katılan güreşçilerle uluslararası aba güreşi festivali yapıldığını ifade eden Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Öntürk, "Yayladağı ilçemizde bugün ilk kez Uluslararası platformda bir aba güreşi yapıldı. Türkiye geleneksel güreş federasyonunun kontrolünde, Yayladağı Belediye Başkanımızla ve Hatay Büyükşehir Belediyemizin birlikte organize ettiği bir festivaldi ve çok güzel oldu. Türkiye’nin 20 ilinden buraya güreşçiler geldi. Dünyanın 3 ülkesinden; Gürcistan’dan, İran’dan ve Dağıstan’dan buraya güreşçiler katıldı. Sonuç itibariyle bölgemizde çok yaygın olan aba güreşleri büyük bir mutlulukla bir festival havasında geçti. Hatay’ımıza hayırlı olsun diyorum" ifadelerini kullandı.
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 10:17
Ellerindeki iğnelerle ödülü alabilmek tütünleri dizmek için kıyasıya yarıştılar
Hatay’ın Yayladağı ilçesinde 23’üçüncüsü gerçekleştirilen geleneksel kültür sanat ve aba güreşi festivalinde düzenlenen tütün dizme yarışmasında, üçüncü defa üst üste birinci olan Ayfer Güloğlu ödülü kazandı. Ödülü alabilmek için ellerindeki iğnelerle kıyasıya tütün dizen vatandaşların zor anları kameraya yansıdı. Hatay Büyükşehir Belediyesi ve Yayladağı Belediyesi’nin iş birliğinde Yayladağı Kültür Sanat ve Aba Güreşi festivalinin ilk günü kortej yürüyüşüyle başladı. Yürüyüşün ardından Belediye Başkanı Mehmet Yalçın ve Kaymakam Halil Yazıcı’nın Atatürk anıtına çelenk sunumuyla devam etti. Festivalin ilk gününde düzenlenen tütün dizme yarışında vatandaşlar kıyasıya yarıştı. Vatandaşların kıyasıya mücadele verdiği yarışmada üçüncü kez birinciliği elde eden Ayfer Güloğlu, ödülü kazanmayı başardı. Tütün dizme yarışmasına ilk kez katılan ve 14 yaşında ise yarışmanın en küçüğü olan Emine Ateş, yarışma sonunda mansiyon ödülünü sahibi oldu. Tütün dizme yarışını kazanarak başarı elde eden yarışmacılara ödülleri Belediye Başkanı Mehmet Yalçın takdim etti. "Sabah erken saatlerinde kalkıp yılın 6 ayında tütünü ekip, hasat ettikten sonra kırıp ve diziyoruz" Festivalde düzenlenen tütün dizme yarışmasında 3 yıl üst üste birinci olan Ayfer Güloğlu, "Hatay’ın Geleneksel 23. Kültür Sanat ve Aba Güreşi festivalini her yıl yaşıyoruz. Her yıl festivalde tütün dizme yarışı oluyor. 3 yıldır tütün dizme yarışı düzenliyor ve 3 yıldır da ben birinci oluyorum. Tütün dizme çok zor bir iş ama yapabilmek büyük başarı oluyor. Sabah erken saatlerinde kalkıp yılın 6 ayında tütünü ekip, hasat ettikten sonra kırıp ve diziyoruz. Biz geçimimizi bu şekilde yapıyoruz. Yarışmadan önce komşularımla tütün dizme yarışına girdim. Festivalde tütün dizmede birinci oldum ve çok mutluyum. Rabbim her senelere nasip etsin inşallah. Yarışmayı kazandım ve para ödülünü kazandım" dedi. "Yarışmada 14 yaş olarak en küçük bendim ve en güzel hediyeyi bana verdiler" Tütün dizme yarışmasında en küçük yarışmacı olan 14 yaşındaki Emine Ateş, "Geçen yıl tütün dizme yarışına girmedim ama bu yıl girmek istedim. Tütün yarışması kolay geçti ama biraz ip büyüktü. Ona rağmen güzel geçti. Yarışmada 14 yaş olarak en küçük bendim ve en güzel hediyeyi bana verdiler. Yarışmaya hazırlandım. Sabah öğlen 2’ye kadar tütün kırdım ve dizdim" ifadelerini kullandı.
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 10:11
Sosyal medyada kişilerin kendi kendine "hastalık tanısı koyması" olumsuz durumlara yol açıyor
Sosyal medyada hızla yayılan "öz tanı" videoları, dikkat dağınıklığı ve odaklanma sorunu yaşayan birçok kişiyi DEHB hastası olduğuna inandırıyor. Psikiyatrist Uzm. Dr. Fatma Arkaz, "Bu belirtiler yoğun stres ve dijital dikkat yorgunluğu nedeniyle de ortaya çıkabilir, tanı süreci yalnızca uzmanlar tarafından yapılmalıdır" dedi. Dijital çağ ile birlikte farkındalık artışı sağlanırken, aynı zamanda yanlış algıların da güçlenebildiği belirtiliyor. Sosyal medya platformlarında milyonlarca izlenen öz tanı videoları, özellikle genç yetişkinler arasında DEHB belirtilerine sahip olduğu düşüncesinin yaygınlaşmasına sebep oluyor. Ancak dikkat dağınıklığı, odaklanma sorunu ve zihinsel yorgunluk gibi günlük hayatta sık görülen sorunların DEHB ile karıştırılması hem bireyleri hem de ruh sağlığı hizmetlerini yanlış yönlendirebiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Fatma Arkaz, sosyal medyada hızla yayılan öz tanı eğilimlerinin risklerine dikkat çekti. Arkaz, "DEHB belirtileri arasında unutkanlık, organizasyon güçlüğü, erteleme davranışı ve dürtüsellik gibi faktörler yer alır. Ancak bu belirtiler yoğun stres, uykusuzluk ve dijital dikkat yorgunluğu gibi başka birçok durumda da geçici olarak gözlemlenebilir" dedi. Dijital dikkat yorgunluğunun da odaklanma süresini kısalttığını belirten Arkaz, klinik tabloyla günlük hayattaki dikkat sorunlarının sık sık karıştırıldığına şu şekilde vurgu yaptı: "Uyaran fazlalığı ve çoklu ekran kullanımı da odaklanmayı zorlaştırır. Bu belirtiler, kalıcı bir bozukluk yerine çevresel faktörlerin sonucunda gelişen geçici tepkiler olabilir. Klinik tabloyla günlük hayattaki dikkat dağınıklığının karıştırılması, hem yanlış tanılara hem de tedavi süreçlerinin sekteye uğramasına sebebiyet verebilir." Klinik DEHB belirtileri Dr. Arkaz, klinik DEHB belirtilerini şöyle sıraladı: "Kolayca dikkati dağılma, insanların söylediklerini dinlemekte veya talimatları takip etmekte zorlanma, günlük işleri unutma (örneğin diş fırçalamak, çorap giymek), hiperaktif ve dürtüsel davranışlar." Arkaz, hiperaktivite ve dürtüsellik belirtilerine ise "yüksek enerji, kıpırdanma, gürültülü konuşma, huzursuzluk, sırasını beklemekte zorlanma veya konuşmaları bölme" örneklerini verdi. Yanlış ilaç beklentisi riske neden oluyor Yanlış tanıların beraberinde ilaç kullanımı beklentisini de artırdığına işaret eden Arkaz, "DEHB tedavisinde kullanılan uyarıcı ilaçlar, bazı bireyler tarafından odak artırıcı performans hapı olarak algılanabiliyor. Bu da ilacın kötüye kullanım riskini artırır. Oysa bu ilaçlar ancak doğru tanı almış bireylerde, doğru doz ve takip ile faydalıdır. Gereksiz ya da yanlış kullanım ruhsal dengeyi bozabilir, bağımlılık riski neden olabilir" diye konuştu. Profesyonel destek vurgusu DEHB tanısının ancak çocukluktan itibaren bireyin birçok alandaki işlevselliğini uzun süreli olarak etkileyen belirtilerle konulabileceğini belirten Arkaz, sosyal medyanın sağladığı görünürlüğün tek başına tanı koyma aracı olmadığını şu şekilde hatırlattı: "Sosyal medya sayesinde bazı bireyler ilk kez kendini anlaşıldığını hissedebilir ve bu kıymetlidir. Ancak tanı koyma süreci yalnızca algoritmalara değil, ruh sağlığı profesyonellerine bırakılmalıdır. Bireyler, dikkat ve odak sorunlarının yaşam kalitesini ciddi şekilde etkilemeye başladığını fark ettiklerinde mutlaka bir psikiyatri uzmanına başvurmalıdır."
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 09:47
Bakan Ersoy’dan, Bozdağ Film Platolarına ziyaret
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk dizilerinin çekildiği Bozdağ Film Platolarına ziyarette bulundu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, dünyaca ünlü Türk dizilerinin çekildiği Bozdağ Film Platolarını ziyaret etti. Diriliş Ertuğrul’dan Kuruluş Osman’a, Destan’dan Ateş Kuşları’na milyonlarca izleyiciye ulaşan yapımların hayat bulduğu çekim sahalarını Bozdağ Film Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bozdağ ile birlikte gezen Ersoy, film süreçlerinin mutfağını yerinde inceledi. İstanbul sokaklarının yansıtıldığı platoda Türk dizileri ve sinema sektörünün dünyada ulaştığı başarıları değerlendiren Ersoy, dünyanın dört bir yanında 170’e yakın ülkede 1 milyardan fazla izleyiciye ulaşan Türk dizilerinin, artık klasik reklam yöntemlerinden çok daha etkili bir tanıtım aracı haline geldiğini vurguladı. Bakan Ersoy, "Özellikle dünya geneline baktığınız zaman Amerika ekstrada yer alıyor dizi film sektörü olarak ama Türkiye de onun en yakın rakibi olarak tüm dünyada kabul ediliyor" dedi. Türkiye’nin İstanbul başta olmak üzere birçok dizinin çekim platosu haline geldiğini belirten Ersoy, "Biz başta Antalya olmak üzere ülkemizin birçok noktasında film platosu olarak kullanılması için Bakanlık olarak elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Çünkü diziler sayesinde reklamdan çok daha etkili bir şekilde bireylerin, evlerine, cep telefonlarına ulaşma imkanı sağlıyorsunuz" ifadelerini kullandı. Türk Dizileriyle 1,5 Milyar Görüntüleme Türk dizilerinin sadece kültürel değil, turistik etki de oluşturduğunu söyleyen Ersoy, dünyada birçok kişinin dizileri seyrederek seyahat kararlarını o filmlerde gördükleri mekanlarla orantılı bir şekilde aldıklarını dile getirdi. Turizm Geliştirme Ajansıyla (TGA) birlikte 200’e yakın ülkede çok yoğun tanıtım yapıldığını hatırlatan Ersoy, Türk dizilerinin gücünü son 10 yıldır çok ciddi bir şekilde kullandıklarını ifade etti. Bunun tanıtım açısından önemli olduğunu vurgulayan Ersoy, dizi sektörünün gücünü tanıtımda kullanarak bu yıl TGA’nın iki önemli deneme yaptığını söyledi. Bakan Ersoy, şunları kaydetti: "Özellikle Antalya ve İstanbul ile ilgili mini diziler çektik ve 1,5 milyar görüntüleme aldık. 100 milyonlarca izlenme aldık. Bu tepkiler de çok olumlu. Şimdi artık bunu, bu yeni iletişim modelini daha da geliştirerek dünyanın birçok yerine hedef pazarlarımıza Türk dizileriyle ulaşmak istiyoruz. Türkiye’nin kültürünü, güzelliklerini ama her şeyin önemlisi Türkiye’nin cazibe noktalarını, insanların ellerine ama cep telefonlarına eriştirmek bu dizilerle mümkün." "Bu platolar turizme de hizmet ediyor" Bozdağ Film Platolarının turizm açısından da önemli bir merkez olduğuna dikkati çeken Ersoy, "Türkiye’nin bu tarz mekanlara sahip olması çok önemli. Burada güzel bir şey başarmışlar. Artık sadece bir film platosu gibi değil, bir turistik cazibe noktası olarak da kullanılıyor. Bozdağ Platolarının bu şekilde turizme de hizmet vermesi bizi hem sevindirdi hem gururlandırdı" şeklinde konuştu. Bunların örneklerinin önemli turizm merkezlerine yayılmasında çok fayda gördüklerini sözlerine ekleyen Ersoy, "Hem film dizi sektörüne bir yatırım oluyor hem turizm sektörüne bir yatırım oluyor. Ben tebrik ediyorum emeği geçen herkesi" diye konuştu. Avrupa’nın en büyüklerinden biri olma özelliğini taşıyan İstanbul Riva’daki 250 dönümlük platoyu inceleyen Ersoy’un programı Mehmet Bozdağ’ın özel hediye takdimiyle sona erdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder