KÜLTÜR SANAT
15. Uluslararası Tarım, Orman ve İnsan Fotoğraf Sergisi Samsun’da açıldı 10 Mart 2026 Salı - 15:34:25 Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından düzenlenen 15. Uluslararası Tarım, Orman ve İnsan Fotoğraf Sergisi, Samsun’da açıldı. Uluslararası Tarım, Orman ve İnsan Fotoğraf Yarışması; tarımın, ormanın, toprağın ve suyun insan hayatındaki önemine dikkat çekmek ve bu alanlara yönelik toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla düzenleniyor. Her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen yarışma, doğa ile insan arasındaki güçlü ilişkiyi fotoğraf sanatı aracılığıyla görünür kılmayı hedefliyor. Yarışma aynı zamanda tarım ve ormancılık faaliyetlerinin toplumun tüm kesimleri tarafından daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayarak bu alanlarda bilinç oluşturmayı amaçlıyor. Bu yıl 15’incisi düzenlenen yarışma uluslararası nitelikte olup, farklı ülkelerden fotoğrafçıların da katılımına açık şekilde gerçekleşti. 15. Uluslararası Tarım, Orman ve İnsan Fotoğraf Yarışması’na bu yıl toplam 2 bin 11 katılımcı, 6 bin 71 eserle katıldı. Seçici kurul tarafından 13 eser ödüle layık bulunurken, 105 eser de sergilenmek üzere seçildi. Ayrıca bir eser de Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından "Bakan Özel Ödülü"ne layık görüldü. Sergilenmeye layık görülen eserlerden 65’i, bugün bir AVM’de yapılan açılışın ardından Samsun’da sergilenmeye başlandı. Serginin açılış kurdelesini Samsun Vali Yardımcısı Mehmet Fikret Çavuş, Samsun Tarım ve Orman İl Müdürü Kemal Yılmaz ve davetliler birlikte kesti. "Tokrak, su, tarım ve ormanın önemi anlatıldı" Serginin açılışında fotoğraflarla ilgili bilgi veren Kemal Yılmaz, "Bakanlığımız tarafından 15.’si düzenlenen fotoğraf yarışmasında sergilemeye değer bulunan fotoğraflar illerimizde fotoğrafseverlerin beğenisine sunuluyor. Bu kapsamda ilimizde de bugün itibarıyla 65 fotoğraf sergilenmeye başladı. Yarışma 6 farklı kategoride düzenleniyor. Dereceye girenlere bankanın da destekleriyle ödüller ve hediyeler veriliyor. Burada toprağın, suyun, tarımın ve ormancılığın önemi; tarım yapılırken o süreçte yaşanan zorluklar ve sıkıntılar çekilen fotoğraflarla sanatseverlere gösteriliyor. Toprağa ve suya karşı bir duyarlılık oluşturulması amaçlanıyor. Tarımın farklı aşamalarında çekilen, üreticinin üretim yaparken yaşadığı sıkıntıları yansıtan çok güzel fotoğraflar var. Fotoğraflar Samsun’da Cuma gününe kadar fotoğrafseverlerin beğenisine sunulacak. Samsunlu hemşerilerimizi bu fotoğrafları görmeye davet ediyorum" dedi. Fotoğraf yarışmasının bu yıl da devam edeceğine dikkat çeken Yılmaz, "Bu sene de yarışma devam edecek. Geçtiğimiz yılki yarışmaya 2 binin üzerinde kişi katıldı. 6 binin üzerinde eser yarışmaya gönderildi. Bu fotoğraflar içerisinden dereceye girenler ödüllerini aldı. Sergilenmeye layık görülen eserler de bugün illerimizde sergileniyor. 3 gün süreyle bu fotoğraf sergimiz açık kalacak. Tüm fotoğrafseverleri sergimize bekliyoruz" diye konuştu.
10 Mart 2026 Salı - 14:34 Serik’te "ebru, hat ve naht" sanat sergisi açıldı Serik’te, Halk Eğitimi Merkezi ile Serik Gençlik Merkezi iş birliğinde düzenlenen "ebru, hat ve naht" sanat sergisi sanatseverlerle buluştu. Mevlid-i Nebi etkinlikleri kapsamında hazırlanan temalı eserlerin yer aldığı sergi yoğun ilgi gördü. Sergide, usta öğreticiler rehberliğinde kursiyerler tarafından hazırlanan toplam 33 eser sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Ebru, hat ve naht sanatının örneklerinin yer aldığı eserler, ziyaretçiler tarafından ilgiyle incelendi. Sergi hakkında bilgi veren Halk Eğitimi Merkezi Müdürü İbrahim Türkmen, Mevlid-i Nebi etkinlikleri kapsamında anlamlı bir çalışma gerçekleştirdiklerini belirterek şunları söyledi: "Peygamberimiz Hazreti Muhammed (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) Efendimizin doğumunun bin 500’üncü yılı dolayısıyla Serik Halk Eğitimi Merkezi olarak ebru, hat ve naht sanatlarından oluşan bir sergi düzenledik. Sergide yer alan 33 eser, kursiyerlerimizin hazırladığı çalışmalar arasından seçildi. Amacımız bu sanatları halkımıza ve öğrencilerimize tanıtarak önemini vurgulamak. Ayrıca Ramazan ayı içerisinde olmamız sebebiyle bu manevi atmosferi sanatla birleştirmek istedik. Kursiyerlerimizin yaklaşık iki aylık emeğini sergilemekten mutluluk duyuyoruz. Bu tür kurs ve sergilerimiz önümüzdeki dönemlerde de devam edecek." Serik Gençlik Merkezi spor salonunda gerçekleştirilen açılışa İlçe Milli Eğitim Müdürü İkram Ekiz, Halk Eğitimi Merkezi Müdürü İbrahim Türkmen, Gençlik Merkezi Müdürü İsa Seyyar, okul müdürleri, kursiyerler ve öğrenciler katıldı. Bir gün sürecek olan sergi, gün boyunca vatandaşların ziyaretine açık olacak.
10 Mart 2026 Salı - 13:20 ‘Kadıncıklar’ oyunu büyük ilgi gördü Muğla Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü tarafından, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında sahnelenen ‘Kadıncıklar’ adlı tiyatro oyunu sanatseverlerle buluştu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezinde sahnelenen oyun, farklı kadın karakterlerin yaşam öyküleri üzerinden kadınların toplumsal hayatta karşılaştığı sorunları ve erkek egemen toplum yapısının oluşturduğu eşitsizlikleri sahneye taşıdı. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği ‘Kadıncıklar’, izleyicilere hem düşündüren hem de duygulandıran güçlü bir anlatı sundu. 1983 yılında Tuncer Cücenoğlu tarafından kaleme alınan ve ‘coşku kıpırtılarıyla dolu bir oyun’ olarak nitelendirilen ‘Kadıncıklar’, oyununda imam nikâhı, berdel, töre ve namus cinayetleri, genel kadın, evlilik dışı birliktelik gibi kavramlar; farklı kadın karakterlerin yaşam öyküleri üzerinden ele alınıyor. Eser, farklı zihniyetler nedeniyle hayatını kaybeden kadınlara adanmış güçlü bir anlatı sunuyor. Oyunun yönetmenliğini Utkan Özüpak üstlenirken, dramaturgluğunu Nazan Kıdıl yaptı. Sahne amirliğini Mehmet Telli’nin yürüttüğü oyunun ses ve ışık tasarımı ise Muzaffer Makas tarafından gerçekleştirildi. ‘Kadıncıklar’ oyunu ilk olarak Levent Kırca tarafından Ankara Devlet Tiyatrosunda sahnelenmiş olup, Türkiye’nin birçok ilinde ve yurt dışında tiyatroseverlerle buluştu. Erkek egemen toplumda kadının metalaştırılmasını konu alan eser, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nün yanı sıra Sadri Alışık Kültür Merkezi tarafından da sahnelendi. Muğlalı sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği oyun sonunda oyuncular uzun süre ayakta alkışlandı. Başkan Aras: "Bu oyun kadınların sesi olan güçlü bir anlatı sunuyor" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında sahnelenen oyunun kadınların yaşadığı toplumsal sorunlara dikkat çektiğini belirterek şunları söyledi: "Sanat, toplumun aynasıdır. Kadınların yaşadığı eşitsizlikleri, acıları ve mücadeleyi anlatan bu tür eserler toplumsal farkındalığın artmasına büyük katkı sağlıyor. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde sahnelenen ‘Kadıncıklar’ oyunu da kadınların sesi olan güçlü bir anlatı sunuyor. Kadınların yaşamın her alanında eşit, özgür ve güçlü olduğu bir toplum için çalışmaya devam edeceğiz"
Mersin’de yarıyıl tatilinde çocuklara ücretsiz tiyatro şenliği
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:44 Mersin’de yarıyıl tatilinde çocuklara ücretsiz tiyatro şenliği Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Çocuklar İçin Yarıyıl Tiyatro Şenliği’ kapsamında Mersin Şehir Tiyatrosu’nun sevilen çocuk oyunları, yarıyıl tatili boyunca 5 gün boyunca minik seyircilerle ücretsiz olarak buluştu. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından bu yıl 2.’si düzenlenen ‘Çocuklar için Yarıyıl Tiyatro Şenliği’, yarıyıl tatilinde çocuklara keyifli anlar yaşattı. Tiyatro Şenliği kapsamında Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun sevilen çocuk oyunları, 5 gün boyunca Kongre ve Sergi Sarayı’nda minik izleyicilerle buluştu. Ücretsiz Tiyatro Şenliği kapsamında ‘İki Bavul Dolusu’, ‘Bisküvi Adam’, ‘Gökkuşağı’nın Altında’ ve ‘Dünya’nın Eski Zamanlarında’ adlı oyunlar, küçüklerin beğenisine sunuldu. Mersin Şehir Tiyatrosu oyuncuları, sahnedeki enerjileri ve kurdukları sıcak iletişimle, tiyatro sevgisini çocuklara küçük yaşta kazandırmayı hedefliyor. Eğlenceli sahne performansları, bol kahkahalı anlatımlar ve aynı zamanda çocuklara doğru davranışları aşılayan mesajlar içeren oyunlar, hem çocuklardan hem de ailelerden büyük ilgi gördü. Çocuklara karne hediyesi olan tüm oyunlar ücretsiz olarak sahnelendi. "Oyunlarımızı 5 gün boyunca küçük hanım ve küçük beylerle buluşturduk" Bu sene 2.’sini düzenledikleri ‘Çocuklar için Yarıyıl Tiyatro Şenliği’nde küçük hanım ve küçük beylerle birlikte olduklarını kaydeden Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Ozan Erdönmez, "5 gün boyunca ‘İki Bavul Dolusu’, ‘Bisküvi Adam’, ‘Gökkuşağı’nın Altında’ ve ‘Dünya’nın Eski Zamanlarında’ isimli oyunlarımızla, Mersin’deki küçük hanım ve küçük beylerle Kongre ve Sergi Sarayı’nda buluştuk" dedi. ‘Çocuklar için Yarıyıl Tiyatro Şenliği’ni her yıl yapacaklarını söyleyen Erdönmez, "Önümüzdeki yıl 3.’sünü düzenleyeceğimiz şenlik için şimdiden sabırsızlanıyoruz" diye konuştu.
Trabzon’da 210 tescilli cami kültürel mirası yaşatıyor
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:36 Trabzon’da 210 tescilli cami kültürel mirası yaşatıyor Trabzon’da taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli toplam 210 cami bulunurken, bu camilerden 40’ı kent merkezindeki Ortahisar ilçesinde yer alıyor. En fazla tescilli camiye sahip ilçe 20 cami ile Sürmene olurken, kent genelindeki tescilli camilerin 94’ü vakıf cami statüsünde bulunuyor. Trabzon’daki Türk-İslam eserleri arasında en eski cami ise 1470 yılında inşa edilen ve günümüzde Bahçecik Mahallesi’nde bulunan İçkale Camii olarak öne çıkıyor. Tescilli camilerden mülkiyeti Vakıflar’a ait olanların büyük bölümü restorasyon çalışmalarıyla korunurken, diğer camiler ise daha çok yerel imkânlar doğrultusunda yaşatılmaya çalışılıyor. Yüzyılın başlarında yapılan Gülbahar Hatun Camii ile İskender Paşa Camii, kentin en anıtsal ve en eski Türk-İslam eserleri arasında yer alıyor. Osmanlı Devleti’nin önemli padişahlarından Yavuz Sultan Selim’in annesi adına 1514 yılında yaptırdığı Gülbahar Hatun Camii ile Trabzon’da uzun yıllar valilik yaparak şehrin imarına büyük katkılar sağlayan İskender Paşa’nın yaptırdığı İskender Paşa Camii, Trabzon’un en önemli Osmanlı mirasları arasında kabul ediliyor. Kentteki bazı tescilli camiler ise kiliseden camiye dönüştürülen yapılardan oluşuyor. Bunların başında 10. yüzyılda inşa edilen Ortahisar Büyük Fatih Camii ile 13. yüzyılda yapılan Yeni Cuma Camii geliyor. Bu yapıların önemi, Fatih Sultan Mehmet’in 1461 yılında Trabzon’u fethetmesinin ardından camiye dönüştürülmüş olmalarından kaynaklanıyor. Yine 13. yüzyılda inşa edilip 16. yüzyılda camiye çevrilen Ayasofya, 1916’daki Rus işgali sırasında karargâh, hastane ve depo olarak kullanıldı. 1964 yılında müze haline getirilen yapı, 2013 yılından itibaren vakfiyesine uygun şekilde yeniden cami olarak hizmet vermeye başladı. Trabzon’daki en tezyinatlı ve sanatsal camilerin önemli bir bölümü ise 19. yüzyılda yöre mimarisine uygun olarak inşa edilen ahşap işlemeli camilerden oluşuyor. Kent merkezinden çok kırsal alanlarda yoğunlaşan bu camiler bakımından Sürmene, Çaykara, Of, Dernekpazarı, Araklı ve Akçaabat ilçeleri öne çıkıyor. Yerel imkânlarla halk tarafından yaptırılan ahşap camilerde özellikle harim kapıları, mahfil katları, tavan göbekleri, mihrap, minber ve vaaz kürsüleri adeta birer sanat eseri niteliği taşıyor. Araklı-Turnalı; Arsin-Atayurt; Çaykara Taşören, Taşkıran, Filak, Kabataş ve Akdoğan; Dernekpazarı Güney, Kondu, Günebakan ve Taşçılar; Hayrat-Dereyurt; Sürmene Kuşluca ve Karacakaya ile Of Bölümlü Mithatpaşa camileri, Trabzon’un önemli ahşap tezyinatlı Vakıf camileri arasında yer alıyor. Trabzon’da bulunan yaklaşık 100 vakıf camisinin günümüze sağlam ve özgün biçimde ulaşmasında ise yürütülen kapsamlı restorasyon çalışmaları ile toplumda yerleşmiş vakıf bilincinin önemli rol oynadığı vurgulanıyor.
Mezar taşları Pontus vahşetini anlatıyor
24 Ocak 2026 Cumartesi - 09:20 Mezar taşları Pontus vahşetini anlatıyor Samsun’da, Rum Pontus Andon Paşa Çetesi tarafından 1918 yılında katledilen 19 Türk balıkçı ile bu vahşete tanık olduktan sonra aklını yitirerek hayatını kaybeden bir gencin mezarları, yaşanan insanlık dışı olayların sessiz tanığı olarak tarihe ışık tutuyor. Kurtuluş Savaşı öncesinde, 1 Mart 1918 gecesi Rum Pontus Andon Paşa Çetesi tarafından Bafra Balık Gölleri’nde katledilen 19 Türk balıkçısından 5’inin mezarı, Samsun’daki Şeyh Seyyid Kutbiddin Mezarlığı’nın şehitlik bölümünde yer alıyor. Tarihi mezarlığın arka kısmında bulunan ve pek bilinmeyen bu alanda, Pontus çetelerinin uyguladığı vahşete tanıklık ettikten sonra henüz 17 yaşındayken aklını yitirerek hayatını kaybeden Mustafa Demircioğlu’nun kabri de bulunuyor. Mustafa Demircioğlu’nun mezar taşında yer alan "Olayın tanıklarından, çıldırarak öldü" ifadesi, yaşananların boyutunu yıllar sonra dahi gözler önüne seriyor. Şehitlikte bulunan kitabede ise, "1 Mart 1918 gecesi Rum Pontus Andon Paşa Çetesi tarafından Bafra Balık Gölleri’nde şehit edilen 19 Türk balıkçının ve Kuvay-ı Milliye kurucu komutanı Şehit Sürmeneli Mehmet Efendi, Komutan Akçabatlı Yusuf Çavuş, Sürmeneli Deli Ömer ve silah arkadaşlarının ruhları şad olsun" sözleri yer alıyor. Şehitlik alanında Mustafa Demircioğlu’nun yanı sıra Hüseyin, İsmail ve Cemal Demircioğlu ile bir silah arkadaşının daha kabirlerinin bulunduğu öğrenildi.
Şehit Er Mesut Koyun anısına düzenlenen Şavak Aşireti Turnuvası tamamlandı
24 Ocak 2026 Cumartesi - 08:21 Şehit Er Mesut Koyun anısına düzenlenen Şavak Aşireti Turnuvası tamamlandı Erzincan’da Şehit Er Mesut Koyun anısına Şavak Aşireti tarafından düzenlenen futbol turnuvası, final ve ödül töreniyle sona erdi. Turnuvaya protokol ve vatandaşlar katılım sağladı. Erzincan’da Şavak Aşireti tarafından Şehit Er Mesut Koyun adına organize edilen futbol turnuvası, final müsabakası ve ödül töreniyle sona erdi. Sporun birleştirici gücünün ön plana çıktığı turnuva, hem protokol üyelerinden hem de vatandaşlardan ilgi gördü. Toplam 10 takım ve 130 sporcunun katılımıyla gerçekleştirilen organizasyonda, centilmenlik, kardeşlik ve dayanışma duyguları ön plana çıktı. Geçtiğimiz hafta oynanan final karşılaşmasının ardından bugün düzenlenen ödül töreniyle dereceye giren takımlar ödüllerine kavuştu. Törene; Erzincan Valisi Dr. Hamza Aydoğdu, AK Parti 27. Dönem Erzincan Milletvekili ve AK Parti Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Burhan Çakır, Erzincan İl Emniyet Müdürü Zafer Baybaba, İl Milli Eğitim Müdürü Hacı Ömer Kartal, AK Parti Erzincan İl Başkanı Alpay Kabadayı, MHP Erzincan İl Başkanı Bilgehan Çağrı Özarslan ve Şehit Aileleri Koruma Derneği Başkanı Abdulkadir Zengin katıldı. Programda ayrıca şehit yakınları Yusuf Budak, Halil Can ve Kazım Koyuncu ile birlikte sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, kurum amirleri ve çok sayıda vatandaş yer aldı. Törende konuşan Turnuva Komite Başkanı Mecit Doğan, organizasyona katkı sunan herkese teşekkür ederek, "Bu anlamlı turnuvada bizleri yalnız bırakmayan tüm protokol üyelerimize ve hemşehrilerimize Şavak Aşireti ve tertip komitesi adına şükranlarımı sunuyorum" dedi. AK Parti Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Burhan Çakır ise konuşmasında, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, Şavak Aşireti’nin toplumsal dayanışmaya katkı sağlayan çalışmalarının önemine dikkat çekti. Son olarak konuşan Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, turnuvanın bir şehidin aziz hatırasına ithaf edilmesinin son derece anlamlı olduğunu belirterek, Erzincan’ın birlik ve kardeşlik kültürüyle örnek bir şehir olduğunu ifade etti. Aydoğdu, vatan uğruna can veren tüm şehitleri rahmet ve minnetle andı. Konuşmaların ardından dereceye giren takımlara kupa ve madalyaları protokol üyeleri tarafından takdim edildi.
ETÜ’lü akademisyen Doç. Dr. Çoşkun’dan, Ortaçağ İran tarihine ışık tutan iki kitap
23 Ocak 2026 Cuma - 17:37 ETÜ’lü akademisyen Doç. Dr. Çoşkun’dan, Ortaçağ İran tarihine ışık tutan iki kitap Erzurum Teknik Üniversitesi Tarih Bölümü Ortaçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Derya Coşkun’un, Taberistan Melikleri Bâvendîler ile Herât merkezli Kert Hanedanı’nı konu alan iki kapsamlı akademik çalışması yayımlandı. Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Tarih Bölümü Ortaçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Derya Coşkun’un Ortaçağ İran coğrafyasındaki yerel hanedanlıkları ele alan iki yeni kitabı okuyucuyla buluştu. Çalışmalar, siyasî tarih kadar sosyal, ekonomik ve kültürel unsurları da merkeze alarak dönemin çok boyutlu bir analizini sunuyor. "Taberistan Melikleri Bâvendîler (44-749 / 665-1349)" adlı eserde, coğrafî yapısı nedeniyle merkezi otoritenin nüfuz etmekte zorlandığı Taberistan bölgesinin tarihsel serüveni ayrıntılı biçimde ele alınıyor. Bâvendîler’in Sâsânîler’den başlayarak Selçuklular ve Moğollar dönemine uzanan uzun hâkimiyet süreci; askerî stratejiler, diplomatik ilişkiler ve pragmatik siyaset anlayışı çerçevesinde değerlendiriliyor. Kitapta ayrıca Fârim, Sârî ve Âmül gibi şehirlerin ilim, ticaret ve şehircilik açısından bölgesel merkezler hâline geliş süreci de inceleniyor. Coşkun’un ikinci eseri "Herât’tan Yükselen Işık: Kert Hanedanı (643-791 / 1245-1389)" ise Herât merkezli Kert Hanedanı’nın tarih sahnesindeki rolüne odaklanıyor. Gurîler döneminden Moğol hâkimiyetine uzanan süreçte Kert meliklerinin siyasî mücadeleleri, İlhanlılar ve Çağataylılar arasındaki denge politikaları ve bağımsızlık girişimleri kitapta ayrıntılı şekilde ele alınıyor. Eserde, Herât’ın yalnızca bir idare merkezi değil, aynı zamanda kültür ve imar faaliyetleriyle öne çıkan bir şehir hâline gelmesinde Kertler’in katkıları da vurgulanıyor. Her iki kitapta da klasik tarih anlatısının ötesine geçilerek, bölgesel güçlerin uzun süre ayakta kalmasını sağlayan sosyal yapı, ekonomik dinamikler ve kültürel üretim süreçleri değerlendiriliyor. Çalışmalar, Ortaçağ İran tarihi ve İslam dünyasındaki yerel hanedanlıklar üzerine çalışan araştırmacılar için önemli birer başvuru kaynağı niteliği taşıyor.
Kırşehir’deki envanter çalışmasında Yunan General Trikopis’in esir tutulduğu hükümet konağının fotoğrafı ortaya çıktı
23 Ocak 2026 Cuma - 15:17 Kırşehir’deki envanter çalışmasında Yunan General Trikopis’in esir tutulduğu hükümet konağının fotoğrafı ortaya çıktı KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’de Kültür ve Tarih Araştırma Grubu tarafından kentin eski yapıları ve tarihi fotoğraflarına yönelik envanter çalışması yürütülüyor. Yürütülen çalışmalarda Yunan General Nikolas Trikopis’in esir tutulduğu hükümet konağının fotoğrafı da ortaya çıktı. Kırşehir’de sosyal medya ve arşiv taramalarıyla ortaya çıkarılan eserlerin Osmanlı Dönemi’ne ve daha öncesine dayandığı belirtildi. Kent Konseyi Tarih ve Kültür Araştırma Grup Başkanı eğitimci Şenol Dönmez, yürütülen çalışmayla kente ait eski yapıları ve arşivleri gün yüzüne çıkarmaya çalıştıklarını söyledi. Dönmez, şu anda yerinde olmayan ve Sultan Abdülhamid Han döneminde yapılan Kırşehir Hükümet Konağı’nın dikkat çekici yapılardan biri olduğunu ifade etti. Dönmez, söz konusu hükümet konağında Yunan General Nikolas Trikopis’in bir süre esir tutulduktan sonra Kayseri’ye gönderildiğini belirterek, bu döneme ait fotoğrafların da çalışmalarda yer aldığını aktardı. Şehrin çok eski bir tarihe sahip olduğunu vurgulayan Dönmez, özellikle kaybolan yapıların ortaya çıkarılmasına odaklandıklarını ifade etti. Dönmez, "En dikkat çekici fotoğraflardan biri Abdülhamid Han döneminde yapılan hükümet konağına ait. Bu yapının en önemli özelliği Yunan General Trikopis’in esir olarak burada misafir edilmesi ve fotoğraflanması" dedi.
Kırşehir’de kentin eski yapıları ve fotoğrafları envanteri oluşturuluyor
23 Ocak 2026 Cuma - 14:45 Kırşehir’de kentin eski yapıları ve fotoğrafları envanteri oluşturuluyor Kırşehir’de Kültür ve Tarih Araştırma Grubu tarafından, kentin eski yapıları ve tarihi fotoğraflarına yönelik envanter çalışması yürütülüyor. Yürütülen çalışmalarda Yunan General Trikopis’in esir tutulduğu Abdülhamit Han döneminde yapılan hükümet konağının fotoğrafı da ortaya çıktı. Sosyal medya ve arşiv taramalarıyla ortaya çıkarılan eserlerin Osmanlı Dönemi’ne ve daha öncesine dayandığı belirtildi. Kent Konseyi Tarih ve Kültür Araştırma Grup Başkanı eğitimci Şenol Dönmez, yürütülen çalışmayla kente ait eski yapıları ve arşivleri gün yüzüne çıkarmaya çalıştıklarını söyledi. Dönmez; şu anda yerinde olmayan ve Abdülhamid Han döneminde yapılan Kırşehir Hükümet Konağı’nın dikkat çekici yapılardan biri olduğunu ifade etti. Dönmez; söz konusu hükümet konağında Yunan General Trikopis’in bir süre esir tutulduktan sonra Kayseri’ye gönderildiğini belirterek, bu döneme ait fotoğrafların da çalışmalarda yer aldığını aktardı. Şehrin çok eski bir tarihe sahip olduğunu vurgulayan Dönmez; özellikle kaybolan yapıların ortaya çıkarılmasına odaklandıklarını açıkladı. Dönmez; "En dikkat çekici fotoğraflardan biri Abdülhamid Han döneminde yapılan hükümet konağına ait. Bu yapının en önemli özelliğinin Yunan General Trikopis’in esir olarak burada misafir edilmesi ve fotoğraflanması" dedi.