YEREL HABERLER - 10 Nisan 2012 Salı 11:56

HİSARCIK`TA ``YENİ ANAYASA İÇİN BİR YOL HARİTASI`` KONULU PANEL

A
A
A
HİSARCIK`TA ``YENİ ANAYASA İÇİN BİR YOL HARİTASI`` KONULU PANEL

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Hisarcık Meslek Yüksekokulu tarafından ``Yeni Anayasa için Bir Yol Haritası`` konulu panel düzenlendi.
Hisarcık Meslek Yüksekokulu Konferans Salonu`nda düzenlenen ``Yeni Anayasa için Bir Yol Haritası `` Konulu panele konuşmacı olarak Kütahya Dumlupınar Üniversitesinden (DPÜ) Prof.Dr. İstiklal Yaşar Vural, Yrd. Doç.Dr. Fatih Demirci, Yrd. Doç.Dr. Hasan Duran ve Afyon Kocatepe Üniversitesinden Doç.Dr. Ahmet Kemal Bayram katıldılar.
Panelin açılışında bir konuşma yapan Hisarcık Meslek Yüksekokul Müdürü Yrd. Doç.Dr. Aykut Acar, `` Yeni Anayasa hemen hemen hepimizi ilgilendiren önemli ve hassas bir konudur. Bunun dışında Anayasaların şöyle bir özelliği var. Herhalde bunu ihmal etmemeliyiz diye düşünüyorum. Bir devletin temel felsefesi üzerinde yükseldiği temel değerler. Devletin temel organları bunların birbirleriyle münasebetlerini olduğu kadar aslında bizim farkında olduğumuz veya olmadığımız çok önemli bir yönü daha var. Birey ve devlet ilişkileri. Devlet ve birey münasebetlerinde devletin nerde durduğu, bireyin nerede durduğu, bu ikisinin birbiriyle ilişkilerinde konumlarının ne olduğuyla alakalı da çok ciddi ve önemli bir metindir Anayasa. Bununla bağlantılı olarak temel hak ve özgürlükler denilen yine sadece toplumların değil, bütün dünyanın önemle üzerinde durduğu adeta evrensel bir değer haline gelmiş olan temel hak ve özgürlükler noktasında da Anayasa metinleri çok önemli metinlerdir. Kıymetli hocalarımız bizlerle tabiî ki bu konuya yakın olanlar için belki daha farklı zihinlerinde pencere açılabilmesine yönelik olarak değerli bilgiler ve görüşler paylaşacaklar veya konuya yakın olmayanlar için de bu konuya biraz daha yakın olabilmenin belki kapılarını aralayacaklar. Bu anlamda bu paneli çok önemli buluyorum kendi adıma, sizler içinde faydalı olacağını düşünüyorum. Bunun dışında Anayasaların mutabakat kavramıyla alakalı da çok ciddi bir önemi olduğunu düşünüyorum. Yani Anayasa metinlerini kim üretir? Kim yazar? Kim çizer? Kim ortaya koyar? Bu Anayasa metinleri üzerinde bir mutabakat var mıdır? Varsa ne düzeydedir? Yani bir fikir birliği, bir görüş birliği, herkesin katılımıyla ortaya çıkmış metinler midir bunlar? Bu konularla alakalı ciddi bilgiler alabileceğimizi düşünerek sözü değerli hocalarımıza bırakıyorum.`` Dedi.
Panelin moderatörü Yrd. Doç.Dr. Hasan Duran, `` Ülkemizin gündemini son dönemlerde yoğun bir şekilde meşgul eden Yeni Anayasa ya da Sivil Anayasa konusunda bir farkındalık yaratmak için buraya geldik. Anayasa hareketleri ya da yazılı Anayasa uygulamaları çok eskilere dayanan bir geçmişe sahip değil. Modern anlamda ilk yazılı Anayasa 1787 yılında ABD ortaya çıkıyor. Amerika`nın kuruluş belgesi niteliğinde ve o günden bu güne yaklaşık 200 yılı aşkın bir süredir geçerliliğini koruyor. Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak 90 yıllık bir geçmişe sahibiz. Kaçıncı Anayasamız biliyorsunuz. En son 1982 Anayasasıyla ülke sorunlarını ve sıkıntılarını gidermeye çalışıyor. Ama ülkenin içinde bulunduğu tablo bu Anayasayla çözülecek bir görüntüye de sahip değil. Çünkü toplum gelişiyor, ülke gelişiyor, burada şuna vurgu yapmak lazım. Toplumsal hayatı düzenleyen kurallar içersinde hukuk kuralları var ve hukuk hiyerarşisi içerisinde de Anayasa en üst sırada. Toplumun dinamik yapısı kuralların da dinamik bir yapıda olmasını beraberinde getiriyor. Toplum değiştikçe kurallarında güncellenmesi toplumun değişimine ayak uydurması gerekiyor. Türkiye`deki temel sıkıntı burada karşımıza çıkıyor. Toplum değişti ama mantık ve toplumsal hayatı düzenleyen kuralların içerisinde önemli olarak karşımıza çıkan hukuk kurallarındaki değişimin toplumdaki dinamizme ayak uyduramadığını ve gelişime destek olmadığını görüyoruz. Toplumu bu noktada daha ileriye gitmesi için destekleyecek ve önünü açacak düzenlemelere ihtiyaç var. İşte Sivil Anayasa bu tartışmalar içerisinde ön plana ağırlıklı çıkmaya başladı.`` Diye konuştu.
Panele katılan konuşmacılar 15`er dakika konuşma süresinin verilmesinin ardından, panelin soru cevap kısmına geçildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Asperger sendromlu yüksek mühendis, Eşrefpaşa Hastanesi’nde görevde Türkiye’nin bilinen ilk asperger sendromlu biyomedikal yüksek mühendisi Oğuzhan Efe Sapmaz, İzmir Büyükşehir Belediyesi Destekli İstihdam Ofisi’ne başvurarak Eşrefpaşa Hastanesi’nde işe başladı. Otizmin yüksek işlevli bir spektrumu olan asperger sendromuna sahip 30 yaşındaki Sapmaz, "İşimde çok mutluyum. Benim hikâyem, benim durumumda olanlara örnek olacak" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, başta nöroçeşitli olmak üzere kentte yaşayan tüm engel gruplarından kişilerin istihdam edilmesi ve iş sürecinde iş koçu desteği almasını sağlamak amacıyla Türkiye’de ilk kez Destekli İstihdam Ofisi’ni kurdu. Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren ofis, bir yılda 53 kişiyi hem özel sektörde hem de kamu kurum ve kuruluşlarında iş gücüne kattı. Onlardan biri de İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde göreve başlayan Türkiye’nin bilinen ilk asperger sendromlu biyomedikal yüksek mühendisi Oğuzhan Efe Sapmaz oldu. Ofiste görev alan iş koçlarının desteği ile kendi alanına uygun bir işe yönlendirilen Sapmaz, Eşrefpaşa Hastanesi’nde kullanılan cihazların tamir, bakım ve kalibrasyonunu yapıyor. Hem işe giriş hem de işe alışma sürecinde Destekli İstihdam Ofisi’nin pek çok desteğini gördüğünü belirten Sapmaz, "Çalışmaya devam ediyorum ve hastaneyi daha da ileriye taşıyacağım. Benden sonrakilere rehber olduğumu düşünüyorum. Benim hikâyem, benim durumumda olanlara örnek olacak" diye konuştu. "İşin mutfağında daha iyiyim" Kısa süre önce işe başlayan Sapmaz, Destekli İstihdam Ofisi’ne başvurusu hakkında şunları söyledi: "Ben biyomedikal mühendisliği bölümünden mezun oldum, sonrasında da aynı üniversitede biyomühendislik üzerine yüksek lisans yaptım. Mezun olduktan sonra ameliyat yatakları üreten bir firmada çalıştım. Bir süre de diyaliz cihazlarının distribütörlüğünü yapan firmada çalıştım. Destekli İstihdam Ofisi’ne 2024 yılının kasım ayında başvurdum. Bana orada çok yardımcı oldular. Onlara mesleğimi ve daha önce çalıştığım yerleri söyledim. Onlar da iş bulmam konusunda birçok firmayla görüştü. En sonunda Eşrefpaşa Hastanesi’nde işe başladım. Burada hastanedeki cihazların tamirini, bakımını, kalibrasyonunu yapıyoruz. Örneğin bu sabah bir tansiyon aletinin kalibrasyonunu yaptık. Şu an çok mutluyum. Mezun olduğumdan beri bu işin mutfağında çalışacağım bir görev yapmak istiyordum ama genelde hep satışla ilgili teklifler alıyordum. İnsanları ikna etmede başarılı değilim, cihazlar konusunda daha iyi olduğumu düşünüyorum. Destekli İstihdam Ofisi bana gerçekten yardımcı oldu." "Uyumlu bir şekilde çalışıyor" Destekli İstihdam Ofisi, bireylerin yetenek ve ilgi alanlarına uygun iş fırsatlarını belirliyor, işe yerleştirme sürecini yönetiyor ve istihdam edilen bireylerin iş yerindeki gelişimini takip ediyor. Önce birey analizini tamamlayıp ardından adaya uygun özel sektör ve kamu kurum ve kuruluşlarıyla görüşen iş koçları, adayların istihdam süreci başladığında da evrak hazırlama, sağlık raporu alma gibi konularda adaya destek oluyor. İş koçları, iş başı yapan yurttaşın işe alışması ve işin sürdürülebilir olması için de desteğini sürdürüyor. Sapmaz’ın istihdam süreciyle ilgilenen iş koçlarından Cansu Çoban, "Oğuzhan Efe Sapmaz, ofisimize başvurduğunda diğer adaylarda olduğu gibi onu yakından tanımak için kişi analizi yaptık. Sadece kişinin beyanına istinaden değil, bizim de gözlemlerimize dayanarak işe uygunluğunu tespit ediyoruz. Kendisinin mesleki ve sosyal becerilerini gözlemledik. Oğuzhan Efe Sapmaz, işe başladığında hızlı sürede ortama ve işe adapte oldu. Şu anda uyumlu bir şekilde çalışıyor" ifadelerini kullandı.
Düzce Bilim ve teknolojide kadın Düzce Bilim Merkezi’nde "Bilim ve Teknolojide Kadın" başlığıyla düzenlenen programda konuşan konuşmacılar kadınların iş hayatındaki kararlılığına dikkat çektiler. Bilim ve Teknoloji Haftası kapsamında Düzce Bilim Merkezi’nde TÜBİTAK Bilim Söyleşisi gerçekleştirildi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nden hareketle "Bilim ve Teknolojide Kadın" başlığıyla düzenlenen programa konuşmacı olarak Düzce Üniversitesi Arıcılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi (DAGEM) Müdürü Meral Kekeçoğlu ile Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun katıldı. Düzce Bilim Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen söyleşiye Düzce Belediye Başkan Yardımcısı Ayşe Kılıç ve çok sayıda kadın katılımcı iştirak etti. Programda konuşan Meral Kekeçoğlu, bilim insanı olmanın yanı sıra bir kadın ve anne kimliğiyle yaşadığı zorluklara değindi. Doktora eğitimi için Atina’ya giderken 6 aylık bebeğini bırakmak zorunda kaldığını belirten Kekeçoğlu, bilimsel kariyer yolculuğunda büyük fedakarlıklar yaptığını ifade etti. Kekeçoğlu, "Ben ‘olmuyor’ kelimesini hayatımdan çıkardım. Yeter ki isteyin, vazgeçmeyin. Hedefinizden şaşmayın, azmedin ve sabredin. Çünkü başarı çok çalışmayı ve kararlılığı gerektirir. Hiçbir başarı tesadüf değildir" dedi. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun ise konuşmasında kadınların iş hayatındaki kararlılığına dikkat çekti. İl Müdürü olarak ilk görev yerinin Düzce olduğunu belirten Uzun, kadınların sorumluluk bilinci, sahiplenici yaklaşımı ve vazgeçmeyen yapıları sayesinde birçok alanda başarı elde ettiğini söyledi. Tarım sektöründe kadın emeğinin çok önemli olduğunu ancak çoğu zaman görünmediğini ifade eden Uzun, kadınların erkek egemen alanlarda kendilerini göstermeleri gerektiğini vurguladı. Söyleşi sonunda Düzce Belediye Başkan Yardımcısı Ayşe Kılıç tarafından konuşmacılara teşekkür belgeleri takdim edildi. Program, "Kadın Gözüyle Bilim" tuval etkinliği ile Sıfır Atık Oyuncak Müzesi ve sergi salonlarının gezilmesiyle sona erdi. Programın ikinci bölümünde ise öğrencilere yönelik Ressam robot atölyesi gerçekleştirildi.
Kayseri Enes Ertuğrul Kalın: "Kayseri’de her zaman birinciliğe namzet bir partiyiz" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın, MHP’nin Kayseri’de her zaman birinciliğe namzet bir parti olduğun söyleyerek, "Sarız ve Pınarbaşı geçici süreliğine MHP’li belediye olmanın dışında kaldılar" dedi. MHP Kayseri İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın, parti çalışmaları, ‘terörsüz Türkiye’, emekli maaşlarındaki son durum ve savunma sanayi konularında gündeme dair açıklamalarda bulundu. 24 Ekim 2025 tarihinde başlayan ve ev ziyaretleri yapılarak, vatandaşların sorunlarının dinlendiği ‘Hayırlı günler komşum, derdin derdimizdir’ programı hakkında açıklamalarda bulunan Enes Ertuğrul Kalın, "Hayırlı günler komşum, derdin derdimizdir’ sohbetleri genel merkezimiz tarafından başlatıldı. 24 Ekim tarihinde tüm Türkiye’de eş zamanlı olarak başlatılan bir program. Bu program çerçevesinde il ve ilçe teşkilatlarımız, belirli bir koordinasyon çerçevesinde ziyaretlerimizi gerçekleştiriyoruz. Ziyaretlerimizde, mahalle, siyasi görüş ayırt etmiyoruz. Bu zamana kadar da ‘bana gelmeyin’ diyen kimseyle karşılaşmadık. Biz vatandaşımızın nabzını tutuyoruz. Bize 6 bin 900’ün üzerinde talep gelmiş, 6 bin 300 talep de olumlu olarak sonuçlanmış. Bu zaman kadar 4 binden fazla ev ziyareti gerçekleştirdik. Bazı kesimler, ‘o kadar evi nereden buluyorlar ve sayıları şişiriyorlar’ diyorlar. Bunların hepsi kayıt altında. Yaptığımız ziyaretlerin haftalık 50 ya da 60 tanesi vatandaşımızdan bize gelen talep. Vatandaşlarımız bu çalışmayı gördükçe bize ulaşıyorlar. ‘Bize gelin’ ya da ‘komşuma da gidin’ diyorlar. Öyle taleplerde çok fazla oluyor" dedi. "Anayasanın ilk 4 maddesi münazara edilmez" ‘Terörsüz Türkiye’ projesine yapılan bazı olumsuz yorumlara açıklık getiren Kalın, Anayasanın ilk 4 maddesinin münazara edilemeyeceğini ifade ederek, "Liderimiz gayet şeffaf, gayet açık ve gayet berrak bir şekilde düşüncelerini dile getiriyor. 40 yıllık bir belanın ortadan kalkması için elini değil, vücudunu taşın altına koyuyor. Ancak diğer taraftan sözüm ona milliyetçi bir siyasi partinin genel başkanı çıkıyor, ‘Türk adını kaldıracaklar.’ diyor. Bu nerede konuşuldu? ‘Ana dilde eğitim için hazırlık yapılıyor’ diyor. Bu nerede yapılıyor? Türkiye Büyük Millet Meclisi internet sitesinde Milli Birlik Komisyonu’nun tüm çalışmaları ve oluşturduğu meclis genel kuruluna sunulacak olan rapor yayınlandı. Gizli kapaklı yapılan hiçbir şey yok. Sadece iki oturum gizli yapıldı. Birisi Milli İstihbarat Teşkilatı başkanının katıldığı oturum, diğeri de İçişleri Bakanlığı’nın katıldığı oturum. Sadece bu ikisinin tutanakları yayınlanmadı. O oturumlara da zaten muhalefet partisinin milletvekilleri de katıldı. Yine gizli saklı bir şey yok. Bizim milletvekillerimizin imzasının da olduğu raporda görüşlerimiz yazıyor. Biz ‘Anayasanın ilk dört maddesi münazara edilemez’ diyoruz. Anayasadaki ki vatandaşlık tanımı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk’tür. Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dili Türkçedir. Eğitim dili de Türkçedir. Bunlarda taviz yok" ifadelerini kullandı. "Gerçeği anlatmak için sahadayız" Kendilerine ‘terörsüz Türkiye’ projesiyle ilgili çok fazla iftira atıldığını dile getiren Kalın, "Biz ev veya şehit ailelerine yaptığımız ziyaretlerde gerçeği anlatmaya gidiyoruz. Yani ortada çok fazla kara propaganda var. Haliyle bunu da net bir şekilde anlatmaya çalışıyoruz. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar vatandaşımızın kafasında bir soru işareti kalmayana kadar izah etmeye çalışıyoruz. Bizim Kayseri’de DEM Partiyle herhangi bir temasımız olmadı. Bu genel merkezler düzeyinde yürütülen bir siyaset. Bize Genel Merkezi’mizden bir talimat gelmediği için bizimde böyle bir girişimimiz olmadı" şeklinde konuştu. "Temennimiz emekli maaşının artırılması yönünde" Emekli maaşlarıyla ilgili bir gelişmenin olup, olmadığıyla ilgili gelen soruya Kalın, "Emekli maaşlarıyla ilgili şu an için bir gelişme yok. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli Bey, emekli maaşı noktasında temennisini dile getiriyor. Görmüş olduğu bir durumu, tespiti zuhura çıkarıyor. En düşük emekli maaşı 20 bin TL. Genel başkanımızda, insanların geçim sıkıntısı çekebileceğini işaret ediyor. Artırılmasını talep ediyor. Bu siyaseten sorumluluğu gereği yapmış olduğu bir açıklama. Ama şunu da genel başkanımızın ifadesiyle söylemek gerekirse, biz bir koalisyon ortağı da değiliz. Bir hükümet ortağı da değiliz. Şu an emekli maaşı olsun, asgari ücret olsun, memur zamları olsun, ekonominin tamamına dair tüm yetki ve sorumluluk Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetindedir. Haliyle orada bir çalışma var mıdır? Emekli maaşında böyle bir artışa gidilecek midir? Buna benim yorum yapmam çok doğru olmaz. Genel başkanımızın yapmış olduğu açıklamalar zaten hükümet tarafından dikkate alınıyor. Bizim de temennimiz emekli maaşının artırılması yönünde. Çünkü hepimiz aynı ülkede yaşıyoruz. Hepimiz yani aynı milletin fertleriz. Haliyle 20 bin TL ile nasıl geçinilip, nasıl geçinilmeyeceğini hepimiz biliyoruz" diye konuştu. "Selahattin Metin Başkanın örnek alınmasını isteriz" Bünyan Belediye Başkanı Selahattin Metin’in ilçede örnek alınacak işler yaptığını aktaran Kalın, "Selahattin Metin Başkanın çalışkanlığını garipseyemeyiz. Selahattin Metin Başkan, çevresini harekete geçirmeyi çok iyi biliyor. Bu çevrede her belediye başkanında olacak bir şey değil. Harekete geçirecek bir yapısı var. Öyle olunca bir belediye başkanı bir hizmet yaparken, Selahattin Başkan iki hizmet yapabiliyor. O noktada farkını ortaya koyuyor. Anket yapılıyor, anketlerde en çalışkan belediye başkanı seçiliyor. Biz de gurur duyuyoruz. Partili bir belediyemiz. Diğer belediye başkanlarımıza da örnek olmasını isteriz. Ama dediğim gibi işte herkesin kendi çevresi veya o çevreyi harekete geçirebilecek, kabiliyetleri farklı olabiliyor" şeklinde konuştu. "Cumhur İttifakı’nın en uyumlu olduğu il Kayseri’dir" Cumhur İttifakı’nın en uyumlu olduğu ilin Kayseri olduğunu belirten Kalın, "Cumhur İttifakı’nın AK Parti ve MHP iki müstakil parti. İkisinin de temelinde dayandığı iki ayrı ideoloji de söz konusu. Ancak, Kayseri’de bir uyumsuzluk söz konusu değil. Çünkü hem Hüseyin Okandan başkanla hem de öncesinde Fatih Üzüm başkanla biz beraber çalıştık. Kaldı ki onun evvelinde 5 yıl Melikgazi İlçe Başkanlığı görevimde yine AK Parti Melikgazi Başkanlığıyla beraber çalıştım. Biz hep bir uyum içerisinde çalıştık. Cumhur İttifakı’nda en uyumlu il Kayseri diyebiliriz" dedi. "Kayseri’de seçime en hazır parti MHP’dir" Gerçekleşebilecek bir erken seçime bugünden hazır olduklarını dile getiren Kalın, "Milliyetçi Hareket Partisi, anket sonuçlarına göre siyaset yapmayacağı için araştırma yaptırmadık, yaptırmıyoruz. Bu genel merkezimizin politikası dolayısıyla bizim de politikamız. Genel Başkanımız, ‘oyumuz yüzde 0 olsa dahi ‘terörsüz Türkiye’den dönmeyeceğim’ dedi. Haliyle bizi etkilemeyeceği için böyle bir kamuoyu araştırması yaptırmıyoruz. İddialı bir şey söyleyeceğim. Belki de Kayseri’deki en yetkin seçim hukukçularından biri benimdir. Kayseri’deki vekaleten 2023’te seçimlerin tüm hukuki işlemlerini de ben takip ettim. Pınarbaşı seçimlerindeki hukuki işlemleri, işte orada yapılan usulsüzlüklerin tespitleri, tutanak altına alınması, itiraz dilekçelerinin hazırlanması bana aitti. Pınarbaşı’nda seçimin iptal kararı da YSK’nın emsal kararlarından biri haline geldi. Seçime hazır olmamızı, kendime olan güvenimden dolayı ve yarın seçim olsa İl Seçim Kurulu’na giderek, sandık görevlilerim hazır diyecek listem elimde hazır olmasından dolayı diyebiliyorum" ifadelerini kullandı. "Sarız ve Pınarbaşı geçici süreliğine MHP’li belediye olmanın dışında kaldılar" Son seçimde kaybedilen Sarız ve Pınarbaşı Belediyeleri hakkında konuşan Başkan Enes Ertuğrul Kalın, "Sarız ve Pınarbaşı geçici süreliğine MHP’li belediye olmanın dışında kaldılar. Biz kazanan belediye başkanlarıyla alakalı seçimden önce ya da seçimden sonra hiçbir yorum yapmadık. Biz yeteneksiz olduklarını, yapamayacaklarını, yürütemeyeceklerini söyledik. Sarız ve Pınarbaşı belediye başkanlarının faydalı olamayacağını söyledik. O gün bizim, o belediye başkanları ile alakalı söylediğimiz şeyleri, bugün Sarız ve Pınarbaşı halkı kendileri söylüyor. Kendileri eleştiriyor, kendileri hata yaptıklarını kabul ediyor" şeklinde konuştu. "Genel seçimler, yerel seçimlere ışık tutacak" Genel seçimlerin, yerel seçimlerden önce gerçekleşeceğini ve genel seçimlerin, yerel seçimlere ışık tutacağının altını çizen Kalın, "30 büyük şehrin tamamında genel merkezler düzeyinde ittifaklar kuruluyor. Aday belirleme süreci, yine genel merkez düzeyinde yapılan çalışma neticesinde ortaya çıkıyor. Biz burada sadece belki meclis üyelerinin sıralamalarına müdahale edebiliyoruz. Gittiğimiz ziyaretlerde bize soruluyor. Özellikle teşkilatta görev alan arkadaşlarımız da soruyor. Önümüzdeki genel seçim, yerel seçimden önce olacak. Örneğin, biz genel seçimlerde bir ilçede birinci parti çıktık. Hemen peşine 8-9 ay yerel seçimler olacak. 8 ay önceki genel seçimlerde Milliyetçi Hareket Partisi birinci parti çıkmış. Haliyle belediye seçimlerinde de Milliyetçi Hareket Partili bir adayla girilmesini talep edebiliriz. Ama yine net olarak kararlar genel merkezlerden verilecek. Genel seçimler, yerel seçime ışık tutacak. Geçtiğimiz genel seçimlerde Bünyan’da çok ciddi oy aldık" diye konuştu. "MHP, Kayseri’de her zaman birinciliğe namzettir" Seçimlerde Kayseri’de MHP’nin birinci parti olmasının sürpriz olmayacağını ifade eden Kalın, "Biz gittiğimiz yerlerde görüyoruz. Kayseri için Milliyetçi Hareket Partisi’ne ‘sürpriz parti’ diyemeyiz. Biz Kayseri’de her zaman birinciliğe namzet bir partiyiz. Geçmişe baktığımız zaman Milliyetçi Hareket Partisi 4 milletvekili çıkarmış bir parti. Kayseri özelinde Milliyetçi Hareket Partisi her zaman birinci parti olmaya namzettir. Dolayısıyla sürpriz biz olmayız. Bizim birinciliğimiz sürpriz olmaz. Ama çok fazla değişken var. Seçime kadar çok ciddi bir süre gözüküyor. Genel başkanımız herhangi bir erken seçimin gündemimizde olmadığını da beyan etti. Dolayısıyla çok fazla değişkenlik ortaya çıkacaktır" dedi. "Savunma sanayinde Kayseri’nin de yer alması lazım" Savunma sanayinde Türkiye’nin farklı bir noktaya geldiğini, Kayseri’nin de bu gelişime destek sunması gerektiğini belirten Kalın, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Savunma sanayi, Kayseri’nin ilk 25 yılını kurtar. Çünkü savunma sanayi belki şu anda hafızalarımızın almayacağı noktalara gidecek. Savunma sanayinde ilkleri başlatıyoruz. Savunma sanayinde üretim noktasında Kayseri’nin de destek sunması lazım. Burada bizim de yer almamız lazım. O ligde olmamız lazım. Çünkü Türkiye savunma sanayinde Şampiyonlar Ligi’ne gidiyor. Türkiye’nin savunma sanayi alanında Kayseri’nin Şampiyonlar Ligi’nde yer alması lazım diye düşünüyorum."