GÜNDEM - 15 Ekim 2024 Salı 11:07

Çininin başkenti Kütahya’da ’Çini söküm ihalesi’ tartışması alevlendi

A
A
A
Çininin başkenti Kütahya’da ’Çini söküm ihalesi’ tartışması alevlendi

Kütahya’da 6 yıldır ibadete kapalı olan Çinili Camii’nin ’tarihi eser’ niteliğindeki çinilerinin sökülmeye başlaması, beraberinde tartışmaları da getirdi. Çininin başkenti Kütahya’da söküm işinin Ankaralı bir firmaya verilmesi şehirde gündem oldu.


Caminin iç ve dış çinilerinin söküm işi, DPÜ Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı tarafından Ankaralı Abat Merkez İnşaat Mimarlık firmasına 13 milyon 479 bin 359 TL’ye ihale edilmişti ve firma da faaliyetlerine başlamıştı. Kütahyalılar bu durumu tepki gösterdi.



Vatandaşların tepkisi;


Emel Kara, "Yıkmaya gelince yık, yapmaya gelince yok. Önce eskisinden daha güzelini yapında sonra yıkın bari. İşiniz gücünüz yıkıp dökmek. Okullarda da aynı sorun var. Yıkılacak deyip sonunda yenisini yapmadan yıkıyorlar. Yıkılan okulda okuyan öğrencilerin mağduriyeti hiç düşünülmüyor. Kendimi bildim bileli bu böyle. Hiç bir olumlu gelişme olmuyor maalesef" diye tepkisini belirtti.


Ali Şahin, "13 milyon lira sadece söküm işine para verileceğinden hiç sökülmeseydi caminin etrafı komple 15 santimlik 20 santimlik fore kazık sistemleri ile güçlendirilip orijinal halinde tutulabilirdi. 13 milyon lira çok büyük bir rakam, az bir rakam değil. Dolayısıyla üzüldüm. Çinliler zaten sökülürken de bir çoğu yüzde 90’ı kırılır diye düşünüyorum. İnşallah kırılmaz ne diyelim biz o kadar söyledik o kadar konuştuk ama bizi neredeyse vatan haini ilan edeceklerdi. Biz tarihe ihanet etmiyoruz sanata ihanet etmiyoruz ve sanat eserlerine saygı duyuyoruz. Korunmasını istiyoruz. Tek istediğimiz bu onun dışında hiç kimseyle karşılıklı veya uzaktan yakından hiçbir kusurumiyetimiz olmaz. Hiç kimse bizim hedefimiz değildir. Hedefimiz Kütahya’nın tarihi ve kültürel eserlerini korumaktır bu eserleri korumak Kütahya’nın kültürünü korumaktı. Bu eserlerle Kütahya’nın kültürünün korunması demek. Kütahya’nın varlığının korunması demektir eğer anlayabilene" şeklinde düşüncesini dile getirdi.


Seniha Ebegil Tahmaz, "’Almak öğren, satmak öğren kesenden, katmak öğren. Bizim memlekette yapılan bu. Yıkıp yok etmeyi çok seviyoruz.30 Ağustos İlkokulu da böyle yok edildi.Müze yapılabilirdi. Üzgünüm hiç değerlerimizi koruyamadık" diye vurguladı.



Çininin başkenti Kütahya’da ’Çini söküm ihalesi’ tartışması alevlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Bayraktar’dan CHP Genel Başkanı Özel’e cevap Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in iddialarına cevap verdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Özgür Özel’in bugün Grup Toplantıları esnasında bakanlığımızı ve madencilik sektörümüzü ilgilendiren konularla ilgili yaptığı talihsiz açıklamalarını gerçek dışı ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz. Gerçeklerden kopuk bu iddialarınızın hangisini düzeltelim. Zira her cümleniz ayrı bir çarpıtma, her iddianız ayrı bir istismar konusu. 2002 öncesi verilen maden ruhsatı sayısı iddia ettiğiniz gibi bin 186 değil, 52 bin 686’dır. Hükümetlerimiz dönemi ve önceki dönemlerde verilen ruhsatlardan şu an 13 bin 157’si yürürlüktedir. Üstelik fiilen madencilik faaliyetine konu alan, ülkemiz yüzölçümünün sadece yüzde 0,18’i düzeyindedir. İlgili Holding’in ise 12 arama, 184 işletme ruhsatı yürürlüktedir; ancak tüm izin süreçleri tamamlanmış ve fiilen üretim yapılabilen ruhsat sayısı 92’dir. Bu şirketle ilgili bakanlığımızın bugüne kadar uyguladığı yaptırımlar ve aldığı tedbirler de kamuoyunun malumudur" ifadelerine yer verdi. Bakan Bayraktar CHP’li belediyeler üzerinden Özel’i eleştirdiği paylaşımında, "Gerçekler bu kadar açıkken, kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu çabaların tek bir izahı vardır: Siyasi manipülasyon. Çünkü sizler, kendi yönetiminizdeki CHP’li belediyelerde ortaya çıkan yolsuzluk iddialarına cevap veremezken; iftirayı, çarpıtmayı ve karalamayı siyaset zannediyorsunuz. Gabar’da petrol bulunmasını ‘hikaye’ diyerek küçümseyen, Karadeniz gazını ‘yok sayan’, Mavi Vatan vizyonuna ‘masal’ diyen, Akkuyu Nükleer Santrali’nin iptal edilmesini savunan bir anlayışın bugün bize ders vermeye kalkması ibretliktir. Türkiye’nin stratejik kazanımlarını itibarsızlaştırmaya çalışan bu yaklaşımın derdi ne emekçidir ne de ülke menfaati. Biz ise dün olduğu gibi bugün de işçimizin, emekçimizin hakkını korumaya, ülkemizin kaynaklarını milletimizin menfaatine kullanmaya ve gerçekleri her platformda ifade etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.