POLİTİKA - 28 Şubat 2024 Çarşamba 17:16

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyümek mecburiyetindedir”

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hep söylediğimiz gibi, Türkiye yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyümek mecburiyetindedir" dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri çerçevesinde saat 14.00’da partisinin Kütahya mitinginde halka hitap etmesinin ardından NG Kütahya Seramik’in 100’üncü yıl fabrikalarının açılışına katıldı. Günün anısına Güral ailesi tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ‘Nur üstüne nur yazılı’ ayetinin yer aldığı el yapımı porselen tabak hediye takdim edildi. Yaklaşık 2 yıl önce inşasına başlanan fabrikanın açılışı Erdoğan’ın kurdele kesimiyle gerçekleşti. Programda konuşan Erdoğan, ekonomiyle ilgili önemli mesajlar vererek fabrikanın Türkiye’ye ve Kütahya’ya hayırlı olmasını diledi.

"Kütahya’da üretilen bu seramikler 81 vilayetimizin yarısına, 5 kıtada 79 ülkeye ihraç ediliyor"

Açılışta konuşma yapan Erdoğan, "Daha önce burada yine bir başka birimin açılışını yapmıştık ve buranın da yapılacağının müjdesini o zaman Nafi beyden ve oğlundan almıştık ve hamdolsun şimdi de bu devasa eserin açılışında bir aradayız. Nafi Güral beyefendinin kurduğu Kütahya Seramik, üretim yolculuğundaki 35 yılını geride bırakırken, 8 fabrikaya ve 54 milyon metre kare üretim kapasitesine ulaştı. Kütahya’da üretilen bu seramikler 81 vilayetimizin yarısına, 5 kıtada 79 ülkeye ihraç ediliyor. Açılan her yeni fabrika ihracatımızda yeni bir ivme, cari açığımızın kapanmasına katkı demektir. Bugün yatırım bedeli 140 milyon Euro, kapalı alanı 126 bin metrekare olan 2 yeni fabrikayı daha hizmete açıyoruz" diyerek fabrikaların ülkeye hayırlı olmasını diledi.

“Türkiye yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyümek mecburiyetindedir”

Böylece Türkiye’nin İtalya ve İspanya gibi bu alanda dünyanın önde gelen ülkelerinde bile olmayan gelişmiş teknolojilere sahip üretim imkânına kavuştuğunu belirten Erdoğan, “Aynı şekilde seramik üretiminin yanı sıra turizmde de önemli yatırımları olan grubumuzun istihdam kapasitesinin 5 bin 750 kişiye çıkmasını da takdirle karşılıyorum. Dijital dönüşümü fabrikalarında en üst seviyede uygulayan grubumuz su, ham, madde ve ambalaj atıklarının geri kazandırılması konusunda da ileri bir seviyeye ulaşmıştır. Fabrika çatılarına kurulan ve tamamı üretimde kullanılan 25 megavat gücündeki güneş enerjisi santralleri yenilenebilir enerji anlamında da örnek bir yaklaşıma işaret ediyor. Hep söylediğimiz gibi, Türkiye yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyümek mecburiyetindedir. Sadece kağıt üzerinde ekonomik görünümü iyileştirmek adına yatırım, istihdam üretim ve ihracat odaklı büyümeden asla taviz veremeyiz. Makro dengelerle ilgili sorunlarımızı sanayide, teknolojide, ticarette, tarımda, turizmde ve diğer alanlarda büyümeyi sürdürerek çözeceğiz. Dünyanın en gelişmiş, en zengin ülkelerine baktığımızda onların da istihdam ve üretim merkezli bir ekonomik işleyişi hayata geçirmeye çalıştıklarına şahit oluyoruz. Bir dönem terk ettikleri üretim, bugün gelişmiş ülkelerin en kritik yumuşak karını haline gelmiştir. Türkiye’yi böyle bir duruma asla düşürmeyeceğiz. Savunma sanayinden seramik sektörüne kadar her alanda tasarımıyla, üretimiyle, ihracatıyla ülkemizi dünyanın önde gelen tedarikçileri arasına çıkartacağız” ifadelerini kullandı.

“Birileri kendi akıllarınca bizimle dalga geçmiş, projelerimizi küçümsemişti”

Bu bakımdan Kütahya’nın giderek büyüyen seramik üretimi kapasitesini sadece toprağa ve kimyaya dayalı bir üretimin gelişmesi olarak görmediklerini dile getiren Erdoğan, konuşmasının devamında şunları söyledi:

“Kütahya’daki bu ivme aynı zamanda ülkemizin Türkiye yüzyılına hazırlanışının bir işaretidir. 2. Dünya Savaşı sonrasında başlayıp bizim iktidarımıza kadar devam eden dönemdeki siyasi ve ekonomik gecikmeleri yaşamasaydık hiç şüphesiz bugün çok daha farklı bir yerde olurduk. Milletin sorumluluk verdiği kişiler olarak bize düşen, kaçan fırsatlara bakıp hayıflanmak değil, hep eskinin kayıplarını telafi etmek, hep geleceğin hedeflerini inşa etmektir. Bundan 13 sene önce 2023 hedeflerimizi açıkladığımızda birileri kendi akıllarınca bizimle dalga geçmiş, projelerimizi küçümsemişti. Yaşadığımız onca badireye rağmen 2023 hedeflerinin önemli bir kısmını hayata geçirmiş birisi olarak karşınızdayım. Şimdi de milletimize Türkiye yüzyılı sözümüz var. Bu vizyonu sağlam toplumsal yapı, istikrarlı ve güçlü ekonomi, adalet ve özgürlük, Türkiye eksenli küresel dönüşüm, huzurlu ve güvenli gelecek başlıkları altında milletimize sunduk. Biliyorsunuz, biz birileri gibi söz verip de sonra kulağının üzerine yatanlardan asla değiliz. Milletimize verdiğimiz her sözün takipçisi olduk, her sözü yerine getirmek için var gücümüzle çalıştık, çabaladık. Eksiklerimiz elbette olmuştur ama ülkemize ve milletimize sağladığımız kazanımların büyüklüğünü kimse inkâr edemez. Artık bundan sonra milletimize karşı sorumluluğumuz Türkiye yüzyılı bayrağını zirveye çıkarmaktır. Allah’ın izniyle Türkiye yüzyılının inşasını da tamamladıktan sonra emaneti gençlere teslim edip köşemize çekileceğiz. Bu duygularla bir kez daha fabrikalarımızın hayırlı ve bereketli olmasını diliyoruz. Tekrarını, tekrarını bekliyoruz. Ne kadar tekrar, o kadar güzeldir, iyidir. Bu eserleri şehrimize ve ülkemize kazandıran Nafi Güral beyefendiye ve Erkan Güral kardeşime teşekkür ediyorum. Sizleri sevgiyle saygıyla, selamlıyorum.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a kurdele kesiminde Kütahya Valisi Musa Işın, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve AK Parti Kütahya milletvekilleri eşlik etti. Programda kurdele kesimine katılanlar dışında il protokol mensupları, partililer ve iş adamları yer aldı.

Emir Erten - İbrahim Şen

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Avrupa fırsatları üniversite öğrencileriyle buluştu Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında faaliyet gösteren Bursa AB Bilgi Merkezi, Avrupa Günü kapsamında gençleri Avrupa fırsatlarıyla buluşturdu. Gürsu Belediyesi iş birliğinde Mudanya Üniversitesi’nde gerçekleştirilen "Kampüsten Avrupa’ya: Proje Yolculuğunuz Başlıyor" etkinliğine Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Mudanya Üniversitesi Erasmus Koordinatörü Dr. Fatih Yavuz, Gürsu Belediyesi AB ve Dış İlişkiler Koordinatörü ve Eurodesk Proje Müdürü Bilal Demir ile çok sayıda öğrenci katıldı. Programda Erasmus+ ve Avrupa Dayanışma Programı başta olmak üzere gençlere yönelik Avrupa fırsatları, proje başvuru süreçleri, proje yazımı, fikir geliştirme ve uluslararası hareketlilik imkanları hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu. Etkinlikte ayrıca üniversite öğrencisi Furkan Emir de AB projelerine ilişkin deneyimlerini paylaştı. Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Erasmus+ programının öğrenciler ve eğitim kurumları için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, programların daha aktif kullanılması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Kesik, "Erasmus+ gerçekten çok kıymetli ve etkisi yüksek bir program. Öğrencilerimizin eğitim hayatları boyunca en az bir kez bu programlardan yararlanmaya çalışmalarını tavsiye ediyorum. Kısa ya da uzun dönemli her deneyim; farklı kültürleri tanıma, yeni insanlarla iletişim kurma ve dünyaya daha geniş bir perspektiften bakma imkanı sağlıyor. Bu noktada üniversitelerin, STK’ların, BTSO gibi güçlü kurumların ve paydaşlarımızın da sunduğu imkanların gençlerimizin uluslararası fırsatlara erişiminde önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum" dedi. Mudanya Üniversitesi Erasmus+ Koordinatörü Fatih Yavuz, etkinliğin hem öğrenciler hem de kurumlar için önemini değerlendirerek, "Üniversite eğitimi tamamlanmadan önce öğrencilerimizin mutlaka Avrupa Birliği projelerinden yararlanmasının, yurt dışı deneyimi kazanmasının ve uluslararası bir bakış açısı geliştirmesinin çok kıymetli olduğuna inanıyorum. Bu tür programlar, gençlerimizin yalnızca akademik gelişimine değil aynı zamanda kişisel gelişimine, özgüvenine ve uluslararası network oluşturmasına önemli katkılar sağlıyor. Bu program kapsamında yalnızca öğrencilerimize yönelik hareketlilik imkanlarını değil; aynı zamanda kurumlarımızın farklı faaliyet alanlarında yararlanabiliyor. Proje süreçlerinin tüm öğrencilerimiz için verimli ve ilham verici bir rehber olmasını temenni ediyorum" dedi. Gürsu Belediyesi AB ve Dış İlişkiler Koordinatörü ve Eurodesk Proje Müdürü Bilal Demir, "Gençlik Fırsatları" başlıklı sunumunda öğrencilere Erasmus+, Avrupa Dayanışma Programı, gençlik değişimleri ve staj imkanları gibi Avrupa fırsatları hakkında bilgiler aktardı. Gençlerin Avrupa projelerine hangi yollarla dahil olabilecekleri, proje fikirlerini nasıl geliştirebilecekleri ve başvuru süreçlerinde nelere dikkat etmeleri gerektiği konularına değinen Demir, "Avrupa Birliği programları, gençlere uluslararası hareketlilik imkanı sunmanın dışında onları günümüz dünyasının ihtiyaçlarına cevap veren proje fikirleri geliştirmeye de teşvik ediyor. Proje süreçlerine erken dönemde dahil olan gençler hem kişisel gelişimleri hem de kariyer yolculukları açısından büyük kazanım sağlıyor. diye konuştu. 2021-2027 döneminde Avrupa Birliği proje programlarının dört temel önceliğinin öne çıktığını belirten Demir, "Bugün Avrupa Birliği projelerinde dijital kapsayıcılık ve dijital dönüşüm, dahil etme ve çeşitlilik, çevre ve sürdürülebilirlik ile demokratik yaşama katılım başlıkları önemli bir çerçeve oluşturuyor. Bu alanlarda doğru kurgulanmış her proje fikri, gençler için yeni bir deneyim, güçlü bir iş ağı ve Avrupa ile daha yakın temas kurma konusunda öncelik anlamına geliyor" ifadelerini kullandı. Avrupa Birliği projelerine ilişkin deneyimlerini katılımcılarla paylaşan üniversite öğrencisi Furkan Emir, bugüne kadar çeşitli projeler hazırladıklarını, hibe desteği aldıklarını ve bu desteklerle farklı çalışmalar yürüttüklerini anlattı. Emir, özellikle yeşil gelecek, sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm odağında projeler geliştirdiklerini belirterek, "Okul öncesi dönemden lise çağına kadar farklı yaş gruplarındaki çocuk ve gençlere yönelik eğitimler düzenledik. Çeşitli firmalarla ve fabrikalarla görüşmeler gerçekleştirdik. Fabrikalardan çıkan atıkların nasıl değerlendirilebileceği, bu ürünlerin nasıl geri dönüştürülebileceği ve yeniden kullanılabileceği konusunda çocuklarla birlikte uygulamalı çalışmalar yaptık. Bu süreçte uluslararası anlamda hem güçlü bir iletişim ağı oluşturduk hem de yeni fırsatların kapısını araladık" dedi.
Bilecik İstasyon ve Orhangazi mahallelerine iki güzel proje Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Orhangazi Mahallesi Park ve Mesire Alanı ile Karasu Yürüyüş Yolu adında iki önemli projeyi kazandırmaya çalıştıklarını söyledi. Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı İstasyon Mahallesi ve Orhangazi Mahallesi’nde yapım çalışmaları devam eden çalışmaları yerinde inceledi. Beraberinde başkan yardımcıları ve ilgili birim çalışanlarının olduğu incelemelerde Başkan Subaşı, çalışmaların son durumu hakkında bilgi aldı. Bölgeye Orhangazi Mahallesi Park ve Mesire Alanı ile Karasu Yürüyüş Yolu adında iki önemli projeyi kazandırmaya çalıştıklarını kaydeden Başkan Subaşı, "Buradaki yıllarca atıl halde bulunan alanın maalesef kimseye faydası yoktu. Bizler de burada kapsamlı bir çalışma başlattık. Buradaki çalışmalar tamamlandığında bu bölge cıvıl cıvıl olacak. Ayrıca Bileciklileri niçin buradaki güzelliklerden faydalandırmayalım diye düşündük. Çalışmamız tamamlanınca burası çok güzel olacak" dedi. "Karasu yürüyüş alanını en güzel şekilde hizmete açacağız" İncelemeleri kapsamında İstasyon Mahallesi’nde yürütülen Karasu Yürüyüş Alanı çalışmasındaki son durumu da kontrol eden Başkan Subaşı, "Soğuksu Parkı’ndan başlıyoruz. Orada bir duraklama alanı. İnsanların ailesiyle birlikte vakit geçirebilecekleri bir alan. Bunun yanında çayını, kahvesini ve diğer ikramlarını içebileceği bir alanı yeniden oluşturuyoruz. Vatandaşlarımızı bu proje kapsamında 1.5 kilometrelik bir yürüyüş alanı sunuyoruz. Suyun sesi eşliğinde ara ara da oturma bankları koyacağız. Bu çalışmayla burasını da hareketlendirmiş olacağız" ifadelerini kullandı.
Aksaray Şırdan ve mumbar yapıp pazarlarda sattı, şimdi kendi dükkanının patronu oldu Aksaray’da 9 yıl önce evinde şırdan ve mumbar yapıp semt pazarlarında satarak geçimini sağlamaya çalışan 44 yaşındaki Ayten Mert, zorlu bir damak tadını Aksaray’a sevdirmeyi başarıp şimdi açtığı kendi dükkanında kendi işinin patronu oldu. Aksaray’ın ilk ve tek şırdan ve mumbarcısı olan 44 yaşındaki Ayten Mert, 9 yıl öncesine kadar evlere temizliğe giderek geçimini sağlamaya çalışıyordu. Semt pazarında açılan bir yemek etkinliğine şırdan ve mumbar yapıp katılan Ayten Mert, yaptığı şırdan ve mumbarın beğenilmesi üzerine temizlik işlerini bırakıp semt pazarlarında şırdan ve mumbar yapıp satmaya başladı. Zorlu bir damak tadı olan şırdan ve mumbarı tüm Aksaraylılarla tanıştıran ve sevdiren Ayten Mert yıllarca kız çocuğuyla birlikte gidip geldiği semt pazarlarından elde ettiği gelirle açtığı dükkanda kendi işinin patronu oldu. Şırdan ve mumbar başta olmak üzere ev yemekleri de yaparak satışa sunan Ayten Mert, Aksaray’ın tek şırdancısı olarak vatandaşlara hizmet ederken, kızı ise gastronomi eğitiminden sonra bir iş yerinde staja başlayarak annesinin yolunda ilerliyor. 9 yıldır Aksaray’a şırdan ve mumbarı sevdiren kadın Semt pazarlarında şırdan ve mumbar satışına başladığını anlatan Ayten Mert, "9 yıldır şırdan, mumbar ve ev yemekleri yapıyorum. Bu semt pazarlarında şırdan mumbar satarak başladım. Cumartesi Semt Pazarında bir etkinlik vardı. O etkinliğe katılıp bende şırdan ve mumbar yapmaya başladım. İlk başta Aksaray halkının ön yargısı olarak ‘Şırdan gitmez, Aksaray’da yapılmaz’ dediler ama şu anda elhamdülillah 9 yıldır bu işi yapıyorum, şırdan, mumbar, ev yemekleri. Şu anda binlerce şükürler olsun. Şırdan ve mumbar yapmadan önce ev temizliklerine gidiyordum. Bir kız çocuğum var, onunla birlikte temizliğe gidip geliyordum. Sonra bu pazarda şırdan mumbar yapımına başladım. Şimdi ise dükkanımızı açtık, kız çocuğum da okudu ve oda annesi gibi yemekçi olmak için staj görüyor" dedi. Şırdan ve mumbarın temizliği her şeyden önemli Şırdan ve mumbarın zahmetli bir yemek olduğunu ve temizliğinin çok önemli olduğunu anlatan Ayten Mert, "Şırdanı biz alıyoruz toptan olarak. Alıp getiriyoruz ve ilk önce temizliğini yapıyoruz. Temizlikten sonra iç hazırlamasını yapıyoruz. Pirincini, baharatlarını, tuz ve yağını ayarlayıp doluma başlıyorum. Doldurduktan sonra dikim işlemini yapıyorum, dikiminden sonra tekrar bir temizlik aşaması var, o temizliğin ardından da 3 saat pişirmeye bırakıyorum" diye konuştu. Şırdan ve mumbara talebin de yoğun olduğunu anlatan Ayten Mert, "Aksaray’da talebimiz çok fazla. Allah’a şükürler olsun. Çünkü kendim yapıyorum, taze taze her gün temizliği olsun, pişirme aşaması gibi her şeyini kendimiz yaptığımız için Aksaray halkına şırdan ve mumbarı sevdirdik. Vatandaşlarda epey beğendi, her gün akşam da gelirler" şeklinde konuştu.