POLİTİKA - 28 Şubat 2024 Çarşamba 15:39

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye yüzyılı bayrağını, kör dünyanın tepesine biz dikeceğiz."

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye yüzyılı bayrağını, kör dünyanın tepesine biz dikeceğiz."

Kütahya’da partisinin mitingine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gündeme dair açıklamalar yaptı.


Kütahya’ya gelerek partisinin mitinginde 35 bin Kütahyalıya seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önemli açıklamalarda bulundu.


“Önümüze hangi badire çıkarsa çıksın ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkartmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık”


Son yıllarda ülkede yaşananların parti olarak belirledikleri hedeflerine engel olamadığını belirten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ülkemiz gezi olaylarından beri süren, 15 Temmuz’da daha da keskinleşen 2018’den itibaren iyice alenileşen bölgesel ve küresel krizlerle daha da derinleşen sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Hamdolsun önümüze hangi badire çıkarsa çıksın ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkartmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık. Tabii bu arada ciddi bedeller de ödedik, ödüyoruz. Milli birliğimize yönelik saldırıları bertaraf ederken yeri geldi darbecilere karşı canımız pahasına direndik. Yeri geldi sınırlarımıza dayanan teröristlerle boğuştuk, Cudi dağında onları mağaralara gömdük. Tendürek’te gömdük, Bestler Deresi’nde gömdük, Gabar’da gömdük ve Türkiye’de kendilerine yer bulamadılar” dedi.


“Biz harcadığımız her kuruşu devleti ve milletiyle birlikte çalışıp kazanmak mecburiyetindeyiz”


Ülke ekonomisinin yönetimi hakkında konuşan Erdoğan, “Hiç şüphesiz hayat pahalılığıyla da mücadele ettik. En çok etkilediği kesimlerin başında emeklilerimiz vardır. Her ne kadar emekli maaşlarını bizler önceki dönemlerle kıyas edilemeyecek seviyelere çıkartsak da gönlümüz vatandaşlarımızın hayatlarını daha iyi şartlarda sürdürmesini istiyor. Kardeşlerim, ekonomi dediğiniz olay diğer boyutlarının ötesinde hesap kitap işidir. Devletin gelirleri ve giderleri arasındaki dengeyi tutturamazsanız tıpkı 1970’lerde ve 1990’larda olduğu gibi siyasi sosyal ve ekonomik çalkantıların pençesine düşmeniz kaçınılmazdır. Türkiye kimi ülkelerin sahip olduğu gibi karşılıksız elde ettiği gelir kaynaklarına sahip değildir. Biz harcadığımız her kuruşu devleti ve milletiyle birlikte çalışıp kazanmak mecburiyetindeyiz. Mesela yaklaşık 11 trilyon giderle bağladığımız 2024 bütçemizi ele alalım. Bunun 1 trilyon liradan fazlasını deprem harcamalarına ayırdık. Devletin tüm çalışanları için yaklaşık 3 trilyon lira personel gideri var. Yatırımlar için 1,6 trilyon liraya yakın bir kaynak kullanılacak, emekli maaşları için ayrılan miktar yaklaşık 3 trilyon liraya yakın. Eğitim için 1,6 trilyon lira, sağlık için 1,6 trilyon lira, sosyal yardımlar için 500 milyar lira, mali idareler için 860 milyar lira tahsis edildi. Diğer kalemleri söylemiyorum bile” ifadelerini kullandı.


“Emeklilerimize hak ettikleri parayı vereceğiz”


Emeklilerin aldıkları maaşlarda iyileştirme yapılacağının müjdesini veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kardeşlerim, en düşüğü 10 bin lira olan emekli maaşı ömrünü kendisinin ve ailesinin geçimi için harcamış vatandaşlarımız için yeterli mi, elbette değil. Peki emekli maaşlarını arzu ettiğimiz düzeye nasıl yükselteceğiz? Devlet ve millet olarak daha fazla çalışacak, daha çok gelir elde edecek, ortaya çıkan kazançtan da emeklilerimize hak ettikleri parayı vereceğiz. Şimdi birileri çıkıyor, emekli maaşlarına 7 bin lira, 10 bin lira seyyanen ekleyelim diyerek kendi akıllarınca emeklilerimizi tahrik ediyor. Bakınız, bizim ülkemizde hali hazırda 16 milyon emeklimiz var. Emekli maaşlarına 7 bin lira eklemek demek bütçeden yaklaşık 1,4 trilyon liralık, 10 bin lira eklemek demek 1,9 trilyon liralık bir kaynağı buraya aktarmak demektir. Dikkat ediniz, mevcut maaşların tutarından söz etmiyorum. Sadece 7 bin lira veya 10 bin lira olarak ifade edilen ek artışın maliyetini anlatıyorum. Yani 2024 yılı boyunca ülkemizde tek çivi çakmasak, tüm yatırım bütçesini buraya aktarsak bile bu gideri karşılamaya yetmiyor. Aynı şekilde deprem harcamalarının tamamını bu iş için kullansak yine yeterli gelmiyor. Eğitime, sağlığa tek kuruş harcamadan her birinin tüm bütçesini buraya aktarsak ucu ucuna ya kurtarıyor ya kurtarmıyor. Askeriyle, polisiyle, eğitimcisiyle, sağlıkçısıyla, velhasıl tüm memuru ve işçisiyle devletin çalışanlarının yarısından fazlasına maaşlarını vermesek o zaman belki bu ilave gideri karşılayabiliriz” diye konuştu.


“6 Şubat depremlerinin ekonomimize maliyeti 104 milyar dolar”


Yüzyılın felaketi olarak akıllara kazanan Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ülke ekonomisine 104 milyar dolar maliyet oluşturduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Altını tekrar çizerek ifade ediyorum, burada konuştuğumuz emeklilerimizin mevcut maaşlarının maliyeti değil, yapılması istenen ilave artışların tutarıdır. Ayrıca seyyanen artışların emekli maaşları arasında yol açtığı adaletsizliğin de farkındayız. Sırtında yumurta küfesi taşımayanlar tabii ki istedikleri gibi atıp tutabilirler. Sorumluluk makamında olmayanlar her aklına eseni söyleyebilirler ama milletin, ülkeyi ve devleti yönetme görevini verdiği bizim için böyle bir durum asla söz konusu değil. Biz yaptığımız her işin hesabını 85 milyonun tamamına vermekle mükellefiz. Biz attığımız her adımı en detayına kadar hesaplamak zorundayız. Küresel ekonomik kriz dünyanın her yerinde çalışanlar ve emekliler başta olmak üzere büyük kitlelerin refah kaybına uğramasına yol açtı. Türkiye’mizde kendi şartları çerçevesinde bu dalgadan etkilendi. Tüm bunların üstüne biz geçen sene asrın felaketi olan çok büyük bir deprem yaşadık. Sadece 6 Şubat depremlerinin ekonomimize maliyeti 104 milyar dolar. Buna rağmen hayat pahalılığı başta olmak üzere ekonomik dengeleri yeniden yerli yerine oturtmak için güçlü bir program uyguluyoruz. Allah’ın izniyle bu yılın sonunda itibaren programın olumlu sonuçlarını görmeye başlayacağız. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyüttükçe ortaya çıkan kazançtan her kesimden insanımız gibi emeklilerimizde istifade edecektir” dedi.


“Tek dertleri kaos çıkartıp ülkeyi kendilerine mecbur etmektir”


Türkiye’nin son 21 yılının önceki dönemlerinden çok daha iyi olduğunu belirten Erdoğan, “Siz oturdukları yerden atıp tutanlara bakmayın, onlar sadece istismar ve bozgunculuk peşinde koşuyor. Onların ne ülke, ne millet, ne de emeklilerimiz umurunda. Bu ülkenin ve bu milletin asırlık meselelerini nasıl biz çözdüysek bugünkü sıkıntıların üstesinden gelecek olan da yine biziz. Milletimizden sabır ve metanet istiyoruz. Türkiye’nin son 21 yılı ondan önceki dönemlerinden çok çok iyiydi. İnşallah yarınlarımız da bugünümüzden daha iyi olacak. İnsanımızı karamsarlık bataklığına sürüklemek isteyenlerin tek derdi buradan bir kaos çıkartıp ülkeyi kendilerine mecbur etmektir. Kendi partilerini öyle yönetiyor olabilirler ama bu millet kendi geleceği konusunda onların sinsi oyunlarına eyvallah etmez. Ne diyor üstad; yarın elbet bizim, elbet bizimdir, gün doğmuş, gün batmış bizimdir. Allah’ın izniyle bu tekerleği tümsekte bırakmayarak Türkiye yüzyılı bayrağını kör dünyanın tepesine biz dikeceğiz” diye konuştu.


“Kütahya’ya 101 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık”


Kütahya’ya yapılan yatırımlar hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Değerli kardeşlerim Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin en büyük ispatı şehirlerimize yaptığımız yatırımlardır. Bu çerçevede son 21 yılda Kütahya’ya ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 101 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık. Eğitimde 2 bin 900 adet yeni derslik inşa ettik. Şehrimize 2’nci devlet üniversitesi olarak Kütahya Sağlık Üniversitesi’ni kurduk. Gençlik ve sporda yükseköğrenim yurt yatak kapasitesini 12 bin 493’e çıkardık. 61 adet spor tesisi inşa ettik. Kütahya’ya kendine yakışacak bir stadyum kazandırmak için çalışmalara başladık. Sosyal yardımlarda Kütahyalı ihtiyaç sahiplerine 2,6 milyar tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 320 yataklı Evliya Çelebi Devlet Hastanesi olmak üzere toplamda bin 50 yataklı 11 hastane ile 43 sağlık tesisi inşa ettik. Toplam 610 yataklı Kütahya Şehir Hastanemizin inşasında sona geldik. Son teknik testlerini de tamamladıktan sonra inşallah çok yakında sizlerin hizmetine vereceğiz. Şehrin ihtiyacına göre önümüzdeki dönemde 800 yataklı bir eğitim araştırma hastanesini de gündeme alabiliriz” dedi.


“Kütahya’da 9,2 milyon metre kare alanda kentsel dönüşüm çalışması yürütüyoruz”


Kütahya’da yapılan yol, baraj, gölet ve kentsel dönüşüm çalışmalarının hızla devam ettiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Domaniç Entegre İlçe Hastanemizin inşası başta olmak üzere 5 sağlık tesisinin yapımına devam ediyoruz. Kütahya’da TOKİ kanalıyla 12 bin 802 konutun yapımını tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Bin 521 konutun yapımı sürüyor. Kütahya’da 9,2 milyon metre kare alanda kentsel dönüşüm çalışması yürütüyoruz. Şehrimizdeki 6 Millet Bahçesi projemizden 3’ünü tamamlayıp hizmete sunduk, diğerleriyle ilgili çalışmalar devam ediyor. Ulaştırmada Kütahya’da 24 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 359 kilometreye çıkarttık. Simav yolunun ilk 15 kilometrelik kısmını tamamladık. Kalanıyla ilgili hazırlıklara devam ediyoruz. Abide-Pazarlar ve Emet-Simav yollarını, Germiyan ve Zafertepe kavşaklarını bu sene bitiriyoruz. Çavdarhisar-Abide yolunun, Dursunbey-Tavşanlı yolunun, Hisarcık-Gediz yollarını önümüzdeki sene tamamlıyoruz. Şehrimizin hem Eskişehir hem Afyon çıkışlarındaki trafiği rahatlatacak hem de Organize Sanayi Bölgelerimiz arasındaki ulaşımı kolaylaştıracak bir yol projesini hayata geçireceğiz. Ayrıca mevcut projenin yerine şehrin daha yakınından geçecek bir çevre yolu projesi üzerinde de çalışıyoruz. Kütahya il sınırları içindeki bütün demiryollarını yeniledik. Eskişehir- Kütahya-Balıkesir hattını elektrikli sinyalli hale getirip modernize ettik. Eskişehir-Antalya hızlı tren hattı hayata geçtiğinde inşallah duraklarından biri de Kütahya olacak. Kütahya’ya 21 baraj ve 8 gölet inşa ettik, 5 baraj ile 1 gölet daha inşa ediyoruz. Son 21 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleri ile Kütahya’da 168 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı devam eden 21 sulama tesisimiz ile toplam 204 bin dekar araziyi daha sulamaya açacağız. İnşa ettiğimiz 118 adet taşkın koruma tesisiyle Kütahya şehir merkezi 144 yerleşim yeri ve 11 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk, 8 adet dere ıslahının inşası sürüyor” diye konuştu.


“Kütahya’da doğalgaz olmayan ilçe ve belde kalmayacaktır”


Kütahya’nın birçok ilçesine doğalgazın verildiğini, kalan ilçe ve beldeler için de doğalgaz planlamalarının yapıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:


“Kütahyalı çiftçilerimize yaklaşık 16 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdik. Kütahya’da 6 yeni organize sanayi bölgesi, 1 teknopark, 9 araştırma geliştirme merkezi kurduk. Biraz sonra açılışını yapacağımız seramik fabrikalarıyla, Kütahya’nın bu alandaki marka değerini küresel ölçekte güçlendiriyoruz. İstihdamı desteklemek için Kütahya’daki işverenlere toplam 3 milyar lirayı aşan prim teşviki verdik. Enerjide Kütahya’ya, Çavdarhisar’a, Çitgöl’e Demirci’ye Emet’e Gediz’e Hisarcık’a Kuruçay’a Simav’a ve Tavşanlı’ya doğalgazı getirdik. Bu yıl içinde Eski Gediz, Naşa ve Seyitömer’e, 2026 yılında Altıntaş ve Domaniç doğalgaz arzı sağlamayı hedefliyoruz. Hedefimiz en kısa sürede Kütahya’da doğalgaz olmayan ilçe ve belde kalmayacaktır. Delikanlı, işaret aldığın gün atandan, yürüyeceksin millet yürüyecek arkandan”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İBB davasında ‘kamera bantlama’ olayının sanıklarından Çağlar Türkmen savunma yaptı ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 23. oturumunda, Ekrem İmamoğlu’nun koruma ekibinden Çağlar Türkmen savunma yaptı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 23. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada Ekrem İmamoğlu’nun koruma ekibinden Çağlar Türkmen savunma yaptı. İddianamede Çağlar Türkmen’in Ekrem İmamoğlu’nun koruma ekibinden olduğu ve İmamoğlu’nun koruma müdürü Mustafa Akın’ın emir ve talimatlarını yerine getirdiği kaydedilmişti. Güvenlik ekibinin, örgütün toplanma yeri olarak kullandığı oteldeki toplantıların gizliliğini sağlamak amacıyla kameraları bant kullanarak kapattıkları, toplantı salonuna sinyal kesici cihazlar getirterek olası bir savcılık soruşturmasına önlem aldıkları ve gizlilik kuralarına riayet sağladıkları ifade edilmişti. "Kameraların kapatılması Ekrem İmamoğlu’nun mahremiyetini sağlamaya yöneliktir" İddianamede yer alan suçlamalara karşı savunma yapan tutuklu sanık Türkmen "1 Ekim 2020’den bu yana İBB’ye bağlı olarak İstanbul Güvenlik Anonim Şirketi’nde güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayım. Bu yargılama maalesef beni işimden etti. Biz sadece işimizi yaptık. Bana suç olarak isnat edilen kamera bantlama işi, koruma ekibinin kararı ile yapılmıştır. Bu işi yapmamam, görevi ihmal suçu olacaktır. Kameraların kapatılması Ekrem İmamoğlu’nun mahremiyetini sağlamaya yöneliktir" ifadelerini kullandı. "Jammer cihazları caydırıcılık ve önleyici amaçla program alanlarına götürülmüştür" Sanık Türkmen, savunmasının devamında "Jammer, önleyicilik ve caydırıcılık amaçlı tarafımca ilgili yerlere götürülüp bırakılmıştır. Bunun kullanılma sebebi Ekrem İmamoğlu’nu fiziki saldırılardan, terör saldırılarından korumak ve masum vatandaşların can güvenliğini sağlamak içindir. Başkana suikast gerçekleştirileceğine dair mektup mevcuttur. Bu cihazlar rahmetli Kadir Topbaş döneminde alınmıştır, o günden beri İBB envanterinde bulunmaktadır. Jammer cihazları caydırıcılık ve önleyici amaçla program alanlarına götürülmüştür. Benim tek işim Sayın Ekrem İmamoğlu’nu korumak ve kollamak. Biz sadece Ekrem İmamoğlu’nun mahremiyetini koruruz. Sayın başkanın itibarı ve mahremiyeti göz önünde bulundurularak kamera bantlama görevi icra edilmiştir. Ben örgüt falan bilmiyorum. Ben, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun canını, vücut bütünlüğünü korumak ile mükellefim. Ben çıkar amaçlı bir suç örgütüne yardım etmekle suçlanıyorum. Örgüte yardım eden birinin çıkarı olurdu. Ben 55 bin TL ile zar zor geçinen birisiyim. Ortada bir belediye başkanı vardır, bir de başkan beyi koruyan koruma ekibi vardır. Ortada gizlediğim bir suç yoktur" ifadelerini kullandı. "Başka bantlama faaliyetiniz oldu mu?" Cumhuriyet savcısı savunmasının ardından sanığa "Bantlama olayı herhalde sık sık yaşanan bir şey. Sizin başka bantlama faaliyetiniz oldu mu?" sorusunu sordu. Sanık Türkmen "Mahremiyet gerektiği durumlarda uygulanmıştır" şeklinde cevap verdi. Savcının "Neye göre bantlama ihtiyacı duyuluyor?" sorusuna ise sanık "Daha önce yaşanan olaylardan dolayı bantlama yapılıyor. Mahremiyet varsa buna göre kapatılıyor" yanıtını verdi. İmamoğlu’ndan sanığa soru Sanık Ekrem İmamoğlu ise sanığa "Benim canımın, içimin nasıl yandığını biliyor musunuz sayın başkan? 12 aydır çocuğu olan insan burada. Çağlar Bey kameraları sağdan sola mı soldan sağa mı bantladınız?" dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, bu sorunun yargılamaya bir katkısı olmadığını söyledi. Ekrem İmamoğlu "İddia makamını savunmayın sayın başkan. Ben söyleyeyim sağdan sola yapıştırdınız, Allah sizi kurtarsın Çağlar Bey. Ben vicdan ile burada çalışıyorum" dedi. Duruşma savunmalar ile sürüyor.
Manisa Özel sporcuların büyük buluşması tamamlandı Manisa’nın Kula ilçesinde geçtiğimiz gün kortej yürüyüşü ile başlayan "Özel Olimpiyatlar Ege Bölge Oyunları" bugün yapılan yarışmaların ve düzenlenen ödül töreninin ardından son buldu. Özel Olimpiyatlar Türkiye koordinasyonunda Manisa’nın Kula ilçesinde düzenlenen organizasyon, farklı illerden gelen özel sporcuları bir araya getirdi. İstanbul, İzmir, Aydın, Muğla, Denizli, Kütahya, Isparta ve Manisa’dan gelen 120’yi aşkın özel sporcu; 30’dan fazla antrenör ve yaklaşık 100 gönüllü eşliğinde atletizm, bocce, masa tenisi, yüzme ve 3x3 basketbol branşlarında kıyasıya mücadele etti. Kula Spor Kompleksi’nde gün boyu devam eden yarışmaların ardından düzenlenen ödül töreninde dereceye giren sporculara madalyaları takdim edildi. Organizasyon boyunca sporcuların sergilediği azim ve performans, izleyenlerden büyük alkış aldı. Öte yandan etkinlikleri yerinde takip etmek üzere Kula’ya gelen Özel Olimpiyatlar Türkiye Başkan Yardımcısı, eski milli basketbolcu Tamer Oyguç, Özel Olimpiyatlar Türkiye Ülke Direktörü Murat Mazhar Ağca ve İletişim Direktörü Ebru Çıdal da müsabakaları protokol üyeleriyle birlikte izledi. Programa Kula Kaymakamı Talha Altuntaş, Kula Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Uçak, Gençlik ve Spor İl Müdürü Yunus Öztürk, Manisa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Kudret Gültaş, Manisa İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Karayılan, İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Bayram Yüksel, İlçe Emniyet Müdürü Secaattin Aktay ile çok sayıda davetli katıldı. Ayrıca 66. Hükümet Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu da programa telekonferans yöntemiyle katılarak sporculara başarılar dileyip Kula’nın ev sahipliğinden dolayı teşekkür etti. Öte yandan Kula 80. Yıl Spor Kulübü adına yarışmalara katılan 80. Yıl Kula Engelsiz Yaşam Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi sporcularının, her branşta ikişer takımla mücadele ettiği ve çeşitli dereceler elde ederek önemli başarılar kazandığı öğrenildi.
Niğde Niğde’de 111 hafız için icazet töreni Niğde’de hafızlık eğitimini tamamlayan 42 erkek ve 69 kız olmak üzere toplam 111 öğrenci için icazet töreni düzenlendi. Niğde İl Müftülüğü koordinesinde, Muhammedü’l Emin, Muradiye, İbrahim Baloğlu ve Sazlıca Sami Efendi Kur’an kurslarından mezun olan hafızlar için Niğde Merkez Spor Kompleksi’nde gerçekleştirilen törene; Niğde Valisi Nedim Akmeşe, Belediye Başkanı Emrah Özdemir, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Osman Şahin, İl Müftüsü Hüseyin Güneş, protokol üyeleri ile hafızların aileleri katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda sinevizyon gösterimi gerçekleştirildi ve hafızların salona girişi yapıldı. Törende konuşan Niğde Valisi Nedim Akmeşe, Kur’an-ı Kerim’in insanlığa rehber olarak indirilen ilahi bir kelam olduğunu belirterek, hafızlık müessesesinin İslam medeniyetinin en kıymetli emanetlerinden biri olduğunu vurguladı. Akmeşe, hafızlık eğitimini başarıyla tamamlayan öğrencilerin büyük bir sabır, disiplin ve adanmışlık örneği sergilediğini ifade ederek, "42 erkek ve 69 kız olmak üzere toplam 111 evladımızın bu şerefli unvana erişmesi hepimiz için büyük bir gurur vesilesidir. Hafızların yetişmesinde emeği geçen hocalara ve destek olan ailelere teşekkür ederiz" dedi. Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir ise, hafızlık mertebesine ulaşmanın büyük bir onur olduğunu dile getirerek, Peygamber Efendimizin "Sizlerin en hayırlısı Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerdir" hadis-i şerifini hatırlattı. Özdemir, gençlerin gösterdiği azim ve iradenin takdire şayan olduğunu belirterek, "Ülkemizin geleceği gençlerimize emanet. Bu değerlerle yetişen bir nesil, yarınlarımızın teminatıdır" ifadelerini kullandı. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Osman Şahin de, değerlerinden uzaklaşmış bir nesil yerine imanlı, ahlaklı ve vatanına bağlı bireyler yetiştirmenin önemine dikkat çekti. Şahin, Kur’an eğitiminin toplumun manevi yapısının güçlenmesinde önemli bir rol oynadığını belirtti. İl Müftüsü Hüseyin Güneş ise konuşmasında mezun olan hafızları, ailelerini ve emeği geçen tüm eğitimcileri tebrik etti. Konuşmaların ardından Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma alanında dünya birinciliği bulunan Bünyamin Topçuoğlu ve Alpcan Çelik tarafından Kur’an ziyafeti sunuldu. Programda ayrıca hafızlar sahneye davet edilerek Kur’an-ı Kerim tilavetinde bulundu, dualar edildi. Programın sonunda hafızlık eğitimini başarıyla tamamlayan 111 öğrenciye icazet belgeleri takdim edildi.