GÜNDEM - 04 Temmuz 2025 Cuma 09:47

Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu: "İsrail-İran Savaşı Orta Doğu’da yeni dönemin habercisi"

A
A
A
Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu: "İsrail-İran Savaşı Orta Doğu’da yeni dönemin habercisi"

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Uygulama ve Araştırma Merkezleri Koordinatörü, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu, İsrail’in 13 Haziran’da İran’a gerçekleştirdiği 12 günlük aralıksız saldırının Orta Doğu tarihindeki dönüm noktalarından biri olduğunu söyledi. Şeyhanlıoğlu, yaşananları "tarihi bir kırılma" olarak nitelendirerek, sürecin yalnızca iki ülke arasında değil, bölgesel ve küresel güç dengeleri açısından da büyük anlamlar taşıdığını vurguladı.


İran’ın ilk gün ana kumanda yönetiminde yaşadığı ağır kayıplara rağmen ikinci gün SİHA ve balistik füze gücüyle etkili karşılık verdiğini belirten Şeyhanlıoğlu, "İran, İsrail’in stratejik noktalarına yönelik güçlü ve etkili saldırılar gerçekleştirdi. İsrail, tarihinde ilk kez bu kadar kapsamlı bombardımana maruz kaldı" dedi. Şeyhanlıoğlu, bu süreçte İran’ın 300 ila 500 arasında füze ve SİHA’sının, ABD ve İngiltere’nin dışında çok katmanlı İsrail savunmasını aşmayı başardığını söyledi.


İran’ın en büyük zaafının, içerde MOSSAD tarafından devşirilen istihbarat alanında yaşandığını belirten Şeyhanlıoğlu, "İsrail’in Hindistan üzerinde sızdığı yazılım teknolojileri, siber ve yerli ajan ağıyla İran’ı içeriden felce uğrattığını ifade etti. Ancak buna rağmen İran’ın çökmediğini ve muhtemelen nükleer kapasitesi ya da bu kapasiteyi devreye sokabilecek dış desteklerle (Çin, Rusya, Pakistan) caydırıcılığını koruduğunu savundu.



"İsrail halkı ülkeyi terk ediyor"


Şeyhanlıoğlu, çatışmaların toplumsal yansımalarına da dikkat çekti:


"İsrail tarihinde ilk kez Tel Aviv dahil olmak üzere çok sayıda şehir doğrudan vuruldu. Yaklaşık 200 bin kişi ülkeyi terk etti. Bu kişilerden çoğu Kıbrıs Rum Kesimi’ne sığındı. Bu da Kıbrıs’ın hem jeopolitik hem güvenlik açısından ne kadar stratejik olduğunu bir kez daha ortaya koydu."


Bu süreçten Türkiye’nin de dersler çıkarması gerektiğini belirten Şeyhanlıoğlu, "Milli ruh, milli savunma sistemleri ve istihbarat altyapısının önemi bir kez daha görüldü. Özellikle Hakan Fidan döneminde geliştirilen MİT’in MOSSAD’a yönelik operasyonların önemi daha iyi anlaşıldı. Türkiye’nin istihbarat, milli hava savunma sistemlerini güçlendirmesi, Ukrayna ve Suriye savaşından da dersler çıkarılarak, Orta Doğu’daki muhtemel krizlerde caydırıcı gücünü artıracaktır" diye konuştu.



Bölgesel iş birliği çağrısı


Şeyhanlıoğlu, Türkiye, İran, Pakistan, Mısır, Irak ve Suriye’nin askeri ve ekonomik bir pakt kurmasının zamanının geldiğini söyledi. Kalkınma Yolu Projesi ve Ahmet Şara liderliğindeki yeni Suriye Hükümeti ile ilişkilerin bu iş birliği açısından stratejik önemde olduğunu vurguladı.


Gazze’de yaşananları "soykırım ötesi vahşet" olarak nitelendiren Şeyhanlıoğlu, İsrail’e karşı etkili bir diplomatik, ekonomik, sosyal, siyasal ve askeri boykot uygulanması gerektiğini söyledi.


İran’ın Çin’den savaş uçakları alarak hava savunma sistemlerini güçlendirdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Şeyhanlıoğlu, bölgede yeni bir çatışmanın her an başlayabileceğini ve Türkiye’nin bu muhtemele karşı hazırlıklı olması gerektiğini sözlerine ekledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Akdeniz keşiş foku yaşam alanlarına insan baskısı 22 Mart Uluslararası Fok Günü’nde, nesli tehlike altındaki Akdeniz keşiş fokunun geleceğinin, yaşam alanlarının korunmasına bağlı olduğu açıklandı. Geçtiğimiz günlerde Antalya Gazipaşa’da fokların yaşam alanlarına dalış yaptırılması tepki çekmişti. Türkiye kıyılarında sayıları 140’dan az Akdeniz’de yaşayan ve en nadir deniz memelilerinden biri olan ve sayıları 140’dan az olan Akdeniz keşiş foku (Monachus monachus), Türkiye kıyılarında varlığını sürdürmeye çalışıyor. Türün hayatta kalabilmesi için günümüzde en kritik yaşam alanlarından biri olan kıyı mağaraları artan insan baskısı nedeniyle tehdit altında olduğu açıklandı. Akdeniz Koruma Derneği (AKD), 22 Mart Uluslararası Fok Günü kapsamında yaptığı açıklamada, özellikle turizm sezonunun yaklaşmasıyla birlikte fokların dinlenme ve yavrulama amaçlı kullandığı kıyı mağaralarında insan baskısının arttığına dikkat çekti. AKD’nin Foça, Muğla ve Antalya kıyılarında yürüttüğü bilimsel izleme çalışmaları sayesinde, Akdeniz keşiş foklarının yılın farklı dönemlerinde hangi mağaraları kullandığı belirleniyor. Fotokapan ve uzaktan izleme sistemleri ile çalışma yürütülüyor. Fok yaşam alanlarına girilmesi yasak Akdeniz keşiş foku, her ne kadar denizde yaşayan bir memeli olsa da dinlenme, doğum ve yavru bakımı için kıyı mağaralarına ihtiyaç duyuyor. Özellikle doğum döneminde mağaralarda insanla karşılaşma anne ve yavru için ciddi bir risk oluşturabiliyor. Türkiye’de fok mağaralarına girilmesi yasal olarak yasaklanmış olmasına rağmen, zaman zaman tur tekneleri, dalış faaliyetleri veya meraklı ziyaretçiler nedeniyle bu alanlarda Akdeniz keşiş fokları rahatsız edilebiliyor. Engelleyici yasalar var ama etkili koruma henüz söz konusu değil Türkiye’de Akdeniz keşiş foklarının yaşadığı kıyı mağaralarına girilmesi, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu kapsamında yayımlanan düzenlemeler gereğince yasak olduğu açıklanırken, bu alanlarda dalış yapmak, yüzerek veya herhangi bir deniz vasıtasıyla mağaralara girmek, mağara girişlerinde beklemek ve demirlemek mevzuat kapsamında yasaklandı. Ayrıca, Akdeniz keşiş fokunun avlanması ve zarar görmesi Kara Avcılığı Kanunu ile yasaklanırken, nesli tehlike altındaki türlerin ve yaşam alanlarının korunması kanunu kapsamında da güvence altında olduğu belirtildi. Bir Akdeniz keşiş foku ile karşılaşırsanız bunlara dikkat edin Akdeniz Koruma Derneği, denizde veya kıyıda bir Akdeniz keşiş foku ile karşılaşılması durumunda hayvanın rahatsız edilmemesi ve güvenliğinin korunması için mağaralara girilmemesi, Fokların dinlenme ve yavrulama alanı olan kıyı mağaralarına karadan ya da denizden giriş yapılmaması, bu alanların türün hayatta kalması için kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Akdeniz keşiş fokuna yaklaşılmaması, sessiz olunması istendi.
Kayseri Düğün takısı ‘örtülü’ borç ilişkisine dönebilir Avukat Tevfik İmamoğlu, düğünde takılan ve geri dönmeyen takılar için ilamsız icra takibi başlatılabileceğini söyleyerek, "Geri dönmeyen takılar bazı yerel mahkemelerde örtülü borç ilişkisi olarak nitelendirilebilir" dedi. Akrabasının düğününde taktığı altının dönmemesi üzerine icra takibi başlatan bir vatandaşın icra yoluyla altının ücretini tahsil ettiğini söyleyen Avukat Tevfik İmamoğlu, "Geçtiğimiz günlerde yaşanan bir olayda akrabasının düğününde taktığı altının geri gelmediğini fark eden bir vatandaş Genel İcra Dairesi üzerinden icra takibi başlattı. Edindiğimiz bilgiye göre de ödeme emrinde geçmişte takılan çeyrek altının güncel piyasa değeri üzerinden tahsil edilmesi talep edildi. Tebligatı alan akraba yasal süre içerisinde yani 7 gün içerisinde itiraz etmediği için borç da kesinleşti. Yine edindiğimiz bilgiye göre de başvuru yapan kişiye tahsil edilerek bu borç ödendi. Bu olayda bir yargı kararı olmamasına rağmen geçmişte buna benzer olaylar yargı kararlarına konu oldu. Yargıtay’ın özellikle bu tip olaylarda genel eğilimi şu şekildedir, düğünde takılan para ve altınlar karşılıksız kazandırma niteliğindedir. Yani bir bağışlama, hibe niteliğindedir. Ancak buna karşı olarak bazı yerel mahkeme kararlarında da takılan altınlarda bir karşılık beklentisi olduğu, mutlak karşılıksız olmadığı, iade edilmesinin beklendiği yani ortaya bir örtülü borç ilişkisinin doğabileceğini demektedir. Sonuç olarak Yargıtay kararlarında bir içtihat birleşmesi yoktur" dedi. İmamoğlu, vatandaşların bu tür durumlarda ilamsız icra takibi başlatmasının önünün açık olduğunu söyleyerek, "Olay üzerinde ise usul yönünden kesinleşen bir icra takibi olduğu için ve buna borçlu tarafından itiraz edilmediği için mahkemeye taşınmamıştır. Mahkemeye taşınmadığından dolayı ortada bir yargı kararı yoktur. Sonuç olarak da örnekte olduğu gibi vatandaşlarımızın geri alamadığı altınlara ilamsız icra takibi yapmalarına herhangi bir engel yoktur. Vatandaşların bu konuda kendilerini garantiye alması için de düğün günü kuyumcudan altın alınması özellikle düğünlerde kameraların önünde altın takılması veya orada bulunan tanıklar ilerleyen aşamalarda mahkemeye intikal ettiklerinde bir ispat, delil niteliği taşıyabilir. Bu konulara dikkat edilmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Kayseri Büyükşehirin hayvanat bahçesi bayramda doldu taştı Kayseri Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren, Ramazan Bayramı’nın 2 ve 3’üncü günlerinde ücretsiz bir şekilde hizmet veren Hayvanat Bahçesi doldu taştı. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın talimatlarıyla, Ramazan Bayramı’nın 2’nci ve 3’üncü günlerinde kapılarını ziyaretçilere ücretsiz olarak açan Büyükşehir Belediyesi’ne ait hayvanat bahçesi, yoğun ilgi gördü. İki günde ziyaretçi akınına uğrayan hayvanat bahçesi, binlerce kişi tarafından ziyaret edildi. Anadolu Harikalar Diyarı’nda yer alan ve 153 farklı türden yaklaşık bin 600 hayvanı misafir eden Kayseri Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi, Ramazan Bayramı’nın ilk günü kapalı olurken, bayramın 2’nci ve 3’üncü günlerinde kapılarını tüm ziyaretçilere ücretsiz olarak açtı. Kayserililer ve bayram dolayısıyla şehir dışından gelen vatandaşlar, hayvanat bahçesini ziyaret ederek bayram tatillerine renk kattı. Başkan Büyükkılıç’ın talimatlarıyla bayramda ücretsiz bir şekilde ziyaretçilerini ağırlayan Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi, en çok çocukları mutlu etti. Birçok hayvanı ilk defa yakından görme fırsatı bulan miniklerin yaşadığı heyecan ve mutluluk yüzlerine yansıdı. Bayramın iki gününde hayvanat bahçesine akın eden, çocuklar başta olmak üzere her yaştan vatandaşlar, bayrama özel olarak sunulan ücretsiz hizmetten duydukları memnuniyeti ifade ederek Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkürlerini ilettiler. Hayvanat bahçesi iki günde binlerce kişiyi ağırlarken ziyaretçiler, Büyükşehir’in hayvanat bahçesindeki özen ve titiz çalışmalarını da takdirle karşıladılar. "Belediyemiz sayesinde çocukları sevindirdik" Çocuklarını hayvanat bahçesine getiren bir vatandaş, Büyükşehir’in bayrama özel ücretsiz uygulaması ile çocukları sevindirdiklerini ifade ederek, "Bu bayramda çocuklarla gezmek için güzel bir yer. Belediyemize çok teşekkür ederiz. Bayram güzel geçiyor. Belediyemiz sayesinde de çocukları sevindirdik. Getirdik buraya, gezdirdik. Çok güzel hayvanlar var" diye konuşurken hayvanat bahçesinin çocuk misafirlerinden biri ise "Hayvanat bahçeleri vahşi yaşamın harikalarını keşfetmek, doğanın görkemli varlıklarına hayran kalmak ve nadir türleri korumak için eşsiz eğitim alanları sunar. Şuan hayvanat bahçesine giriş ücretsiz. Burada çok güzel hayvanlar var. Çok güzel bir hayvanat bahçesi. Memduh Başkana teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. "Çok güzel bir yer" Hayvanat bahçesini çok beğendiğini dile getiren başka bir çocuk ziyaretçi de hayvanları çok sevimli bulduğunu belirterek, "Hayvanat bahçesi gerçekten çok güzel. İçeride bir sürü hayvan var. En sevdiğim yer ala geyiklerin alanı. Her hayvan çok sevimli, çok güzeller. Besleyebiliyorsunuz bazılarını. Çok güzel bir yer, her gün olsa her gün gelirim. Bu imkânı sağladığı için Büyükşehir Belediye Başkanımız Memduh Büyükkılıç’a teşekkür ediyorum" dedi. Hayvanat bahçesindeki tüm hayvanların sağlık durumunu veteriner hekimlerinin uygulamaları ile titizlikle takip eden Büyükşehir Belediyesi, hayvanat bahçesi misafirlerine özenle bakıyor.