GÜNDEM - 16 Mayıs 2026 Cumartesi 13:50

Tavşanlı’da 3 büyük açılış bir günde gerçekleşti

A
A
A
Tavşanlı’da 3 büyük açılış bir günde gerçekleşti

Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde eğitimden sosyal yaşama uzanan üç önemli yatırım düzenlenen törenlerle hizmete açıldı. Gün boyu süren programlarda "İngilizce Koridoru" projesinin tanıtımı yapılırken, modern Tavşanlı Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu ile Ahi Evran Camii de dualarla açıldı.


İlk program, öğrencilerin yabancı dil gelişimine katkı sağlaması amacıyla hazırlanan "İngilizce Koridoru" projesi için düzenlendi. Mehmet Demir’in destekleri ve bir lojistik firmasının sponsorluğunda hayata geçirilen, 276 bin TL maliyetli proje kapsamında okullarda eğitsel ve dokunsal materyallerle donatılmış özel alan oluşturuldu.


Kurdele kesiminin ardından protokol üyeleri koridorda incelemelerde bulundu. Öğrenciler, toplam bin 300 parçadan oluşan kabartmalı figürleri İngilizce cümlelerle anlatarak katılımcılardan tam not aldı.


Milletvekili Mehmet Demir, projenin çocukların yabancı dili günlük yaşamın içinde öğrenmesine katkı sağlayacağını belirterek, "Çocukların her gün bu görsellerle temas etmesi ve görmesi, bilgilerin kalıcı hale gelmesini sağlıyor" dedi.


Eğitim projesinin ardından ilçede yapımı tamamlanan Tavşanlı Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu’nun resmi açılışı gerçekleştirildi. Yoğun katılımla düzenlenen törende protokol üyeleri kurdele kesiminin ardından modern mimarisi ve donanımıyla dikkat çeken binayı gezerek yetkililerden bilgi aldı.


Tavşanlı’daki açılış programlarının son durağı ise Çukurköy Küçük Sanayi Sitesi oldu. Yapımı tamamlanan Ahi Evran Camii, dualar eşliğinde ibadete açıldı. Bölge esnafı ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği törende, ilçenin bir günde üç önemli yatırımı hizmete kazandırmasının memnuniyeti yaşandı.



Tavşanlı’da 3 büyük açılış bir günde gerçekleşti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Geometriden Hikmete’ sergisi Fatih’te kapılarını açtı Fatih Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Geometriden Hikmete’ adlı küfi yazı sergisi sanatseverlerin katılımıyla açıldı. Sergide konuşan Prof. Dr. Şahin Uçar, "İslam medeniyeti eseriyle karşılaşan herkesin gözüne ilk çarpan şey küfi yazı oluyordu. Küfi, kutsal kelamın yazıyla sembolize edilmiş hâli olduğu için bir nevi mukaddesat olarak kabul edilmiştir. Tıpkı Herakleitos’un ‘logos’ anlayışında olduğu gibi ya da Hristiyanların Hz. İsa için ‘Kelimetullah’ demesi gibi. Biz de Kur’an-ı Kerim’i, Cebrail vasıtasıyla iletilmiş Allah kelamı olarak görüyoruz. Bu bakımdan küfi, kutsal kelamın vücut bulmuş ve yazıyla sembolleştirilmiş halidir" dedi. Dün akşam saatlerinde Nusret Çolpan Sanat Galerisi’nde düzenlenen ‘Geometriden Hikmete’ adlı küfi yazı sergisinde, Prof. Dr. Şahin Uçar’ın hazırladığı eserler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Geometrik desenler ve renkli motiflerle hazırlanan küfi yazı eserleri büyük ilgi gördü. Açılışa Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, sanatçı ve davetliler katıldı. Fatih Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, geleneksel sanatların önemine dikkat çekildi. Sergiyi gezen ziyaretçiler eserleri incelerken, Geometriden Hikmete sergisi, sanatseverlerden yoğun ilgi gördü. Sergi 15 Haziran tarihine kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacak. "İslam şahsiyetini, kimliğini, hürriyetini ortaya koyan eser oldu küfi" İlk eserini Seyyid Bey’in atölyesinde "Nokta-i Kurra" deseniyle yaptığını söyleyen Prof. Dr. Şahin Uçar, "Seyyid Bey’in de çok hoşuna gitmişti, arşivinde bir kopyası vardır. Onu, 1970 yılında Peyami Safa’nın sanat ve edebiyat kitaplarının kapağına bastılar. Daha sonra 1973’te Aydın Bolak için meşhur besmeleyi yazdım. Arkadaşlar, burada onun hikayesini de konuşun. O besmele sayesinde beni üniversiteye paleografya ve epigrafi uzmanı olarak tayin ettiler. Yani o eserin böyle bir fazileti de vardır. Paleografya ve epigrafi uzmanıyken, burada göreceğiniz Fatiha’yı yazdım. Şimdi o Fatiha’nın ya da benim yazdığım diğer kufilerin bir farkı var. Bazı hattat arkadaşlar bu işi anlamıyorlar. Küfi yazıyı basit bir grafik eser zannediyorlar. Aslında küfi, mukaddes kelamın vücut bulmuş hâlidir. Çünkü küfi ile sadece Kur’an yazılırdı. Altı asır boyunca yalnızca küfi yazı kullanıldı. Çünkü diğer hat çeşitleri henüz ortaya çıkmamıştı. Abbasilerin son dönemlerinde diğer hatlar ancak teşekkül etmeye başladı. Bu altı asır boyunca insanlar binalara ya ‘Allah’, ya ‘Muhammed’ ya da bir ayet yazıyordu. Hatta elbiselerin üzerine bile yazılmıştır. Küfi, İslam şahsiyetini, kimliğini ve hürriyetini ortaya koyan bir eser olmuştur. İslam’ın en parlak devirleri boyunca da küfi kullanılmaya devam etti. Çünkü diğer yazı türleri henüz ortaya çıkmamıştı. İslam medeniyeti denildiğinde her yerde göze çarpan unsur küfi oluyordu; elbiselerden kıyafetlere, günlük eşyalardan binalara, kubbelere ve minarelere kadar her yere yazılıyordu. Bu nedenle bir İslam medeniyeti eseriyle karşılaşan herkesin gözüne ilk çarpan şey küfi yazı oluyordu. Küfi, kutsal kelamın yazıyla sembolize edilmiş hali olduğu için bir nevi mukaddesat olarak kabul edilmiştir. Tıpkı Herakleitos’un ‘logos’ anlayışında olduğu gibi ya da Hristiyanların Hz. İsa için ‘Kelimetullah’ demesi gibi. Biz de Kur’an-ı Kerim’i, Cebrail vasıtasıyla iletilmiş Allah kelamı olarak görüyoruz. Bu bakımdan küfi, kutsal kelamın vücut bulmuş ve yazıyla sembolleştirilmiş halidir" dedi. "O da bu tarihe kayıt düşen insanlardan bir tanesi" Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, "Hocamızı tebrik ediyorum. Sayıları gittikçe azalan hocalarımızdan birkaçı şu an burada yer alıyor. Beşir Hocam da anlattı. O da bu tarihe kayıt düşen insanlardan bir tanesi işte. İskender Hocam burada. O da bu tarihe kayıt düşen insanlardan bir tanesi. Süpü Hocam burada. Bunların her birisi gelecekte isimleri, boşlukları hissedilecek olan insanlardır. Bugün bu vesileyle hocamızı tebrik ediyorum. Burayı eserleriyle ve kendisi de gelerek şereflendirdiği için kendisine teşekkür ediyorum. Serginin hazırlanmasında emeği geçen çalışma arkadaşlarıma ve teşrifleriyle bizleri onurlandıran siz kıymetli misafirlerimize teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.