ASAYİŞ - 11 Mayıs 2026 Pazartesi 11:58

Tavşanlı’da motosiklet yayaya çarptı: 2 yaralı

A
A
A
Tavşanlı’da motosiklet yayaya çarptı: 2 yaralı

Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde motosikletin yayaya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında 2 kişi yaralandı.


Kaza, Tavşanlı ilçe merkezi Yeni Mahalle Haşim Benli Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, çarşı istikametine seyir halinde olan A.Ş. yönetimindeki 43 ADD 229 plakalı motosiklet, yolun karşısına geçmeye çalışan V.Y. isimli yayaya çarptı. Çarpmanın etkisiyle motosiklet sürücüsü ile yaya yola savrularak yaralandı. Kazayı gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılara sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ilk müdahale yapılırken, ardından ambulanslarla Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.


Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Prof. Dr. Tok: "(Hantavirüs) Yeniden bir pandemi ihtimalı yok ama tedbir şart" Liv Hospital Ankara Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Duran Tok, "Hantavirüs şimdilik ciddi bir pandemi tehdidi değildir. Bunun için panik olmak yerine, tedbir alınmalıdır" dedi. Hantavirüsün son günlerde Güney Amerika açıklarındaki bir yolcu gemisinde görülen vakalar ve Andes virüsü varyantının insandan insana bulaşma riski nedeniyle hem küresel ve hem de yerel halk sağlığı gündeminde yeniden yer aldığını ifade eden Liv Hospital Ankara Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Duran Tok, bu durumun aynı zamanda virüsü sadece bir çevre sağlığı sorunu olmaktan çıkarıp, hastane enfeksiyon kontrolü de gerektiren bir boyuta taşıdığına dikkati çekti. "Fare hastalığı hakkında gerçekler" Hantavirüsün doğada özellikle tarla fareleri ve bazı kemirgen türlerinin salgılarında (idrar, dışkı, tükürük) bulunan bir virüs olduğunun altını çizen Tok, "İnsanlara genellikle bu atıklara temas ya da atıkların kuruyup havaya karışması sonucu tozların solunmasıyla bulaşır. Virüsün kuluçka süresi 1-8 hafta gibi geniş bir bant aralığı olduğundan, bu durum kaynağın tespitini güçleştirebilmektedir şeklinde konuştu. "Gemideki hantavirüs türü daha ölümcül" Hantavirüslerin geleneksel olarak ’Eski Dünya’ (Avrupa/Asya - böbrek tutulumlu) ve ’Yeni Dünya’ (Amerika - akciğer tutulumlu) olarak ikiye ayrıldıklarını belirten Tok, "Asya-Avrupa kökenlilerde ölüm oranı daha düşüktür. Ancak; Güney Amerika açıklarındaki bir yolcu gemisinde (MV Hondius) görülen vakalar daha ciddi seyredebilen gruptandır" ifadelerini kullandı. "Kanamalı Ateşli Böbrek Sendromu ülkemizde baskın form" Prof. Dr. Tok, hastalığın iki ayrı sendromu olduğunu aktararak "Daha ciddi seyreden Hantavirüs KardiyoPulmoner Sendromu‘nda (Hantavirüs kalp akciğer tutulumlu sendromu); spesifik olmayan ateş, kas ağrısı, halsizlik ve ciddi sindirim sistemi semptomlar (bulantı/kusma). Sonraki dönemde ise hızla ilerleyen akciğer ödemi ve şok görülür. Bu form Amerika’da baskın olan formdur. Kanamalı Ateşli Böbrek Sendromu ise; ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, bulantı, karın-bel ağrısı ve akut böbrek hasarı ile seyreder. Bu form ülkemizde, Avrupa ve Asya’da baskın olan formdur" açıklamasında bulundu. "Toplumun alması gereken önlemler Toplumun hantavirüse karşı 3 yolla önlem alabileceğinin altını çizen Tok, bunları şöyle anlattı: Temizlikte Islak Yöntem, kömürlük, depo veya eski evleri temizlerken asla kuru süpürge veya elektrikli süpürge kullanmayın. Tozu havalandırmak virüsü solumanıza neden olur. Önce çamaşır sulu suyla (yüzde 10’u çamaşır suyu) alanı ıslatın, 5-10 dakika bekleyin ve sonra silin. Kemirgen Kontrolü, evlerin girişlerini kapatın, gıdaları kapalı cam/metal kaplarda saklayın. Kişisel Korunma, kırsal alan temizliklerinde maske ve eldiven takın. Ayrıca dış ortama dayanıklı virüsler olmadığı için yıkama, temizlik ve hijyen ile yayılımın önüne geçilebilir. "Yalancı griple karışabilir" Hantavirüsün halk sağlığı açısından bazı temel tehlikeler barındırdığını söyleyen Tok, "Hastalık sık görülmez ancak bulaştığında akciğer ve böbrek yetmezliği gibi hayati riskler oluşturabilir. Ayrıca yalancı grip riski de dikkate alınmalıdır. Çünkü ilk belirtiler grip ile çok karıştırılır. Ancak kemirgen teması öyküsü varsa veya nefes darlığı eklenirse durum acildir" dedi. "Yeniden bir pandemi ihtimalı yok ama tedbir şart" Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yetkililerinin hantavirüsün insanlar arasında ancak uzun süreli ve çok yakın temas sonucunda yayılabildiğini bildirdiğini işaret eden Tok, "İnsandan insana bulaşma Andes suşuna özgü ve son derece nadirdir. Ayrıca toz ve enfekte kemirgen hayvan çıkartıları yoluyla bulaşması nedeni ile küresel bir pandemi riski düşük kabul edilmektedir. Hantavirüs şimdilik ciddi bir pandemi tehdidi değildir ancak bireysel düzeyde öldürücülüğü yüksek olduğu için farkındalık hayat kurtarabilir. Bunun için panik olmak yerine, tedbir alınmalıdır" ifadelerini kullandı. "Erken başvuruda testler negatif çıkabilir" Tok, tanıda hastada alınan öykü ve klinik şüphenin oldukça önemli olduğunu anlatarak "Örneğin; kırsal alan, tarla, orman, depo, gemide kapalı alanlar veya kemirgenlerle temas öyküsü olan ve aynı zamanda ateşi olan hastalarda klinik şüphe mutlaka akla gelmelidir. Laboratuvar tanısı genellikle ELISA ile hantavirüs IgM/IgG antikorlarının gösterilmesi veya erken dönemde viral RNA’nın saptanması ile konur. Erken başvurularda testler negatif çıkabileceğinden, eğer klinik şüphe devam ediyorsa tekrar test edilmelidir" şeklinde konuştu. "Tedavide sadece destekleyici bakım uygulanıyor" Hastalığın spesifik bir tedavisi olmadığının altını çizen Tok, "Tedavi tamamen destekleyici bakımdır. Sıvı-elektrolit dengesinin dikkatli yönetimi, oksijen desteği ve gerektiğinde yoğun bakım desteği sağlanır" dedi. Hantavirüs Türkiye’de yeni değil Türkiye’de Hantavirüs ile ilgili 1997’den bu yana başta Karadeniz Bölgesi olmak üzere zaman zaman vakalar bildirildiğini vurgulayan Tok, hastalığın yeni olmamasına rağmen neden önemli olduğu sorusuna ise şu şekilde yanıt verdi: "Söz konusu gemideki Andes suşu bizim coğrafyamızdaki türlerden farklıdır. Andes türü akciğerleri etkilemekte ve çok daha ağır seyretmektedir. Ülkemizde risk düşük olmakla birlikte yine de başta kırsal alanlar olmak üzere tarım ve hasat sezonunda kemirgen temasından kaçınmak, hijyen kuralarına riayet oldukça önemlidir."
Sakarya Ev hanımından öğretmenine herkes kovan başında Sakarya’nın Hendek ilçesinde düzenlenen arı yetiştiriciliği kursu, farklı meslek grubu vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Arıcılığın püf noktalarını hem teorik hem de uygulamalı olarak öğrenen kursiyerler, 84 saatlik eğitimin ardından sertifika alarak profesyonel arıcılığa adım atmaya hazırlanıyor. Hendek Halk Eğitim Merkezi bünyesinde açılan ve usta öğretici Temel Ata tarafından verilen eğitimlerde; arı bakımı, kovan yönetimi ve arıyla temas teknikleri detaylı şekilde işleniyor. Hendek Kazımiye Mahallesi’nde gerçekleştirilen uygulamalı derslerde kursiyerler, koruyucu kıyafetlerini giyerek kovan başına geçiyor. 2026 yılının ikinci döneminde de 30 kursiyerin katılımıyla devam eden eğitimlerde, özellikle emekli adayları ve arıcılığı ata mesleği olarak devam ettirmek isteyen gençlerin yoğunluğu dikkat çekiyor. "Kursiyerlerin yüzde 80’i arıcılığa başladı" Eğitim süreci hakkında bilgi veren usta öğretici Temel Ata, "Kursumuz Hendek Halk Eğitim Merkezi tarafından 2026 yılında 2 dönem olarak açıldı. Bu son dönem. Her iki kursta da 30 arıcı adayı ile derslere devam ettik. Bugün itibariyle kursumuzu bitireceğiz. 84 saat kurs sonucunda Halk Eğitim Merkezi tarafından belgelendirme yapılıyor. Benim tespitim 2008’den beri Hendek’te kurs verdiğim arıcılardan yaklaşık yüzde 80’i arıcılığa başladı" dedi. "Babamın öğrettikleriyle hocamızın bilgileri arasında farklar oluyor" Ata mesleğini bilimsel yöntemlerle sürdürmek istediğini belirten kursiyer Neslihan Törün, "Arıcılığa dair her türlü konuyu eğitmenimiz bize öğretiyor. Arıları daha iyi tanıyoruz. Benim de babam arıcılık mesleğinde. Arılara merakım çocukluktan başladı. Şu anda elime fırsat geçince kursa katılıp arıları daha iyi tanımak istedim. Babamın öğrettikleri ile hocamızın öğrettikleri arasında çok bir fark olmasa da oluyor. Hocamız ile arının en temelinden öğreniyoruz. Babamda ise nesilden nesile geçen bilgilerden dolayı biraz farklılıklar olabiliyor" diye konuştu. "Emekliliğimizde de arıcılığın peşinde koşarız" Emeklilikten sonra arıcılık yapmayı hedefleyen öğretmen kursiyer Ramazan İncibölen ise şu ifadeleri kullandı: "Artık 57 yaşındayım, emekliliğe doğru yol alıyoruz. Emekliliğimizde de arıcılığın peşinde koşarız diye kursa katıldık. Hocamız teorik bilgileri aktardı. Zaten babam da arıcıydı. 150 kovanı vardı, rahmetli oldu. Babam rahmetli olunca kardeşlerim bütün arıları sattı. Şimdi ben de emekli olunca yapmayı düşünüyorum. Bu yörede biraz zormuş ama artık biz de gezerek bir arıcı olacağız emeklilikte. Hocamızın öğrettikleri ile bizim bildiklerimiz arasında farklılıklar değil de, yöreden yöreye değişiklikler oluyor. Babamdan öğrendiğimiz kovanı taşıma gibi, etrafını temizlemeyi, kovanı indirmeyi öğrendim. Ben öğretmen olduğum için babamın yanında fazla duramadım, kardeşlerim daha fazla ilgileniyordu ama burada teorik bilgileri daha fazla öğrenmiş olduk. Tabii uygulama konusunda kendimizi geliştireceğiz."
Çorum Müşterilerin ürün seçmesine izin vermeyen pazarcının tezgahına kapatma cezası Çorum’da "seç-al" uygulamasına hareket ederek vatandaşın tezgahtaki ürünleri seçmesine izin vermeyen pazarcı esnafına tezgah kapatma kapatma cezası verildi. Çorum Belediyesi, semt pazarlarında vatandaşların haklarını korumaya yönelik denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Pazartesi Pazarı’nda yapılan denetimlerde, Çorum Belediyesi tarafından 5 Ocak tarihinde uygulanmaya başlanan "seç-al" uygulamasına aykırı hareket ettiği tespit edilen bir sebze-meyve tezgahına süreli kapatma cezası uygulandı. Zabıta ekipleri, vatandaşlardan gelen şikayetler üzerine harekete geçti. Denetim sırasında pazarcı esnafının, "Seçmezsen 100 lira, seçersen 150 lira" şeklindeki ifadeleri zabıta kamerası tarafından kayıt altına alındı. Yapılan incelemelerde ürün seçiminde kısıtlayıcı tutum sergilendiği belirlenirken, bu uygulamanın Belediye Meclisi kararıyla yürürlüğe giren "seç-al" sistemine aykırı olduğu değerlendirildi. Bunun üzerine ilgili tezgaha, Pazar Yerleri Hakkında Yönetmelik kapsamında süreli olarak faaliyetten men cezası verildi. Tezgahın önüne ise, "bu tezgah, ‘seç-al’ uygulamasına aykırı hareket edilmesi nedeniyle, Pazar Yerleri Hakkında Yönetmelik gereği Çorum Belediyesi tarafından süreli olarak faaliyetten men edilmiştir" yazılı afiş asıldı. Çorum Belediyesi’nden yapılan açıklamada, uygulamaya aykırı davranışlara kesinlikle müsamaha gösterilmeyeceğini belirtilerek, ihlalin tekrar etmesi halinde ilgili tezgâh hakkında tahsis iptali uygulanacağı ifade edildi.
Bitlis 15 farklı ülkeden gelen öğrenciler, Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ağırlandı Cumhurbaşkanlığı himayelerinde yürütülen "Maziden Atiye" programı kapsamında düzenlenen 31. Dönem Eğitim ve Gezi Kampı çerçevesinde 15 farklı ülkeden gelen uluslararası öğrenciler, Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ağırlandı. Kamp programı kapsamında öğrenciler; kültürel geziler, eğitim faaliyetleri ve çeşitli sosyal etkinlikler aracılığıyla Türkiye’nin köklü medeniyet mirasını yakından tanıma fırsatı bulurken, farklı kültürlerden gelen katılımcılar arasında güçlü bir etkileşim ortamı oluşturuldu. Düzenlenen program boyunca öğrencilerin Türkiye’nin tarihi, kültürel ve akademik birikimine yönelik ilgileri dikkat çekti. Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde öğrencilerle yakından ilgilenen Rektör Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, uluslararası öğrencilerle sohbet ederek onların eğitim süreçleri, Türkiye’ye dair gözlemleri ve gelecek hedefleri hakkında görüş alışverişinde bulundu. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada öğrenciler, Bitlis Eren Üniversitesi’nin akademik imkanları, şehir yaşamı, sosyal faaliyetler ve uluslararası öğrencilere sunulan destekler hakkında çeşitli sorular yöneltti. Rektör Elmastaş ise öğrencilerin sorularını tek tek yanıtlayarak üniversitenin uluslararasılaşma vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Programda konuşan Rektör Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, farklı ülkelerden gelen öğrencilerin Türkiye’nin kültürel zenginliğini yerinde tanımalarının son derece kıymetli olduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla hayata geçirilen ‘Maziden Atiye’ programı, gençlerimizin medeniyet değerlerimizi yakından tanımaları açısından çok önemli bir projedir. Bugün burada 15 farklı ülkeden öğrencilerimizi Ahlat gibi tarih ve medeniyet açısından son derece önemli bir merkezde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bitlis Eren Üniversitesi olarak uluslararası öğrencilerimizin akademik gelişimlerinin yanında kültürel ve sosyal anlamda da güçlü bir aidiyet duygusu kazanmalarını önemsiyoruz. Farklı coğrafyalardan gelen öğrencilerimizin aynı çatı altında buluşması, kültürlerarası diyaloğun gelişmesine de önemli katkılar sunmaktadır" dedi. Program, öğrencilerle gerçekleştirilen hatıra fotoğrafı çekimi ardından sona erdi.