SPOR - 13 Ocak 2026 Salı 10:38

Türk sporu ve Pazarlar gençliği için işbirliği protokolü

A
A
A
Türk sporu ve Pazarlar gençliği için işbirliği protokolü

Kütahya’nın Pazarlar ilçesinde, Türk sporuna yeni yetenekler kazandırmak ve gençleri sporla buluşturmak amacıyla önemli bir iş birliği protokolüne imza atıldı.


Pazarlar Spor Lisesi Spor Kulübü, ilk tescilini Taekwondo branşında alarak faaliyetlerine başlıyor. Pazarlar İlçe Milli Eğitim Müdürü Abdullah Çalışkan ve Pazarlar Spor Lisesi Spor Kulübü Başkanı Muammer Gökalp arasında imzalanan "İşbirliği ve Tesis Kullanım Protokolü" ile ilçedeki spor altyapısının güçlendirilmesi hedefleniyor. Protokol kapsamında okulun spor salonları, sahaları ve tüm teknik ekipmanları kulüp sporcularının hizmetine sunulacak. Kulüp ile okul ve ilçedeki diğer kurumlarla ortak projeler yapılarak eğitim ve sporun daha güçlü bir şekilde geleceğimiz olan çocuk ve gençlerimize katkı sağlanması amaçlanıyor.


Pazarlar Spor Lisesi Spor Kulübü, spor hayatına taekwondo branşında aldığı tescil ile "merhaba" diyor. İlerleyen süreçte gelen talepler ve imkanlar doğrultusunda diğer branşlarda da tescil işlemlerini tamamlayarak geniş bir yelpazede hizmet vermeyi planlayan kulüp, hem okul öğrencilerine hem de Pazarlar ilçesindeki tüm çocuk ve gençlere profesyonel spor imkanı sağlayacak.


İmza töreninin ardından açıklamalarda bulunan Pazarlar Spor Lisesi Spor Kulübü Başkanı Muammer Gökalp, atılan imzaların ilçe gençliği için tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Gökalp, "Bugün burada sadece bir kağıda imza atmadık. Pazarlar’ın çocuklarının geleceğine ve hayallerine imza attık. Kulübümüzün ilk tescilini Taekwondo branşında gerçekleştiriyoruz. Ancak hedefimiz sadece tek bir branşla sınırlı kalmak değil; zamanla talep edilen diğer branşlarda da tescillerimizi alarak okulumuz öğrencilerine ve ilçemizdeki tüm gençlerimize kapılarımızı açacağız. Amacımız, Pazarlar’dan çıkan yetenekli evlatlarımızı doğru eğitimle Türk sporuna kazandırmak ve onları kötü alışkanlıklardan uzak tutarak disiplinli birer sporcu olarak yetiştirmektir. Desteklerinden dolayı İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Abdullah Çalışkan’a teşekkür ediyorum. Türk sporuna ve Pazarlar gençliğine hayırlı olsun" dedi.



Türk sporu ve Pazarlar gençliği için işbirliği protokolü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Hastalara ulaşmak için ekiplerin zorlu mücadelesi Adıyaman’da İl Özel İdare ekipleri, kar yağışından dolayı yolları kapanan köylerdeki hasta ve mahsur kalan vatandaşlara ulaşmak için zorlu mücadele veriyor. Kar yağışının yer yer yarım metreyi geçtiği yüksek kesimlerde, bir taraftan karla mücadele sürerken diğer taraftan ambulansların hastalara ulaşmasına yardımcı olunuyor. Yolda kalan araçlar iş makineleriyle çekiliyor. İl Özel İdare ekipleri, 112 acil çağrı merkezine yapılan ihbar üzerine, merkeze bağlı Gömükan mezrasında hamile kadına kar nedeniyle ulaşamayan sağlık ekiplerinin yolunu açtı. Önce iş makineleri, ardında sağlık ekipleri mezraya ulaşarak kadını Adıyaman’da ki hastaneye getirdi. Sincik Taşkale köyünde kalp hastası olan yaşlı vatandaşın rahatsızlanması üzerine 112 acil çağrı merkezinden ambulans talep edildi. Kar nedeniyle köye ulaşmakta güçlük çeken ambulansın hastaya ulaşması için ekiplerin saatler süren çalışması sonrasında hastaya ulaşıldı. Hasta ambulans ile Sincik Devlet Hastanesi’ne getirildi. Yine Sincik ilçesi Yarpuzlu Köyünde akşam saatlerinde doğum hastası bir kadın için ekipler seferber oldu. Özel İdare ekiplerinin yolu açarak ambulansın hastaya ulaşmasını sağladı. Hasta Sincik Devlet Hastanesine getirildi. Adıyaman’da İl Özel İdare ekipleri 55 araç, 71 personel ile kapanan köy yollarını açmak için çalışıyor. Gerger, Sincik ve Çelikhan’da kar yağışı ve tipi nedeniyle kapanan köy yollarının tamamını açmak için çalışma yapılıyor.
Ankara Bakan Tekin: "Eğitim cephesinde merhamet ve aidiyet duygusunun güçlendiği bir ortam kurmaya gayret ediyoruz" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Eğitim cephesinde, okullarımızda çocukların kendini emniyette ve kıymetli hissedeceği, merhamet ve aidiyet duygusunun güçlendiği bir ortam kurmaya; aileyi onaran bir dil ve iklim için paydaşlarımızla birlikte katkı sunmaya gayret ediyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Tekin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın düzenlediği ‘Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Koordinasyon Kurulu 2’nci Toplantısına’ katıldı. Ankara Hakimevi’nde gerçekleştirilen toplantıda, aile yapısının korunması ve güçlendirilmesine yönelik yürütülen mevcut çalışmaların ele alınırken, aile kavramındaki gelişmelerin önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası belirlendi. Bu kapsamda, farklı kamu kurum ve kuruluşlarının yürüttüğü faaliyetlerin değerlendirilmesi ve yeni politika önerileri görüşüldü. Bakan Tekin, toplantıda yaptığı açıklamalarda, aileyi merkeze alan eğitim politikalar, ebeveynlere yönelik rehberlik çalışmalar ve aile-okul iş birliğini güçlendirmeye yönelik projeler hakkında bilgiler verdi. Bakan Tekin ayrıca, okulda öğrenci-öğretmen-ebeveyn ilişkisini güçlendirmek için Milli Eğitim Bakanlığı olarak Aile Yüzyılı çerçevesinde çalışmalarını yürüttüklerini, ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ kapsamında da EBA ve TRT EBA üzerinden ailelere yönelik kısa ‘ebeveyn bültenleri’ ve rehberlik içeriklerinin oluşturulduğunu belirtti. "Anne ve baba çocuğunu korumak istiyor ama hangi yöntemle mücadele edeceğini kestiremiyor" Programda açıklamalarda bulunan Bakan Tekin, sahada hem öğretmenlerle hem öğrencilerle hem de velilerle uzun yolculuk içerisinde olduklarını belirterek, "Öğretmenler odasında yaptığımız sohbetlerde, sahadaki temaslarımızda, annelerle ve babalarla yüz yüze geldiğimiz her ortamda aynı tabloyla karşılaşıyoruz. Anne ve baba çocuğunu korumak istiyor ama hangi içerikle, hangi yöntemle mücadele edeceğini kestiremiyor. Öğretmen, çocuğu hayata hazırlamak istiyor ama evde karşılık bulmayan bir emeğin eksikliğini hissediyor. Eskiden mahallenin, akrabalığın, büyük aile yapısının paylaştığı yük, bugün çoğu zaman iki yetişkinin omzuna biniyor. Böyle bir tabloda eğitimi aileden bağımsız işleyen bir hizmet gibi düşünmemiz mümkün değil. Aile güçlenmeden, okulun gösterdiği gayretin tam karşılığını bulması kolay olmuyor. Okul aileyle aynı istikamete bakmadan da çocuğun dünyasında kalıcı bir değişim üretmek mümkün olmuyor. Biz eğitim cephesinde, okullarımızda çocukların kendini emniyette ve kıymetli hissedeceği, merhamet ve aidiyet duygusunun güçlendiği bir ortam kurmaya; aileyi onaran bir dil ve iklim için paydaşlarımızla birlikte katkı sunmaya gayret ediyoruz. Bu yüzden Bakanlık olarak aileyi eğitimin asli ortağı kabul eden bir çizgi izlemeye çalışıyoruz. ‘Aile Okulu’ programıyla, anne ve babaların çocuklarıyla birlikte öğrenebildiği, ebeveynlik tecrübesini öğretmenlerle ve uzmanlarla istişare edebildiği, derdini rahatça anlatabildiği bir zemin kuruyoruz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz kapsamında EBA ve TRT EBA üzerinden ailelere yönelik kısa ‘ebeveyn bültenleri’ ve rehberlik içeriklerini çoğaltarak, anne ve babanın da çocukla aynı kavram haritasına, aynı değer diline sahip olmasını önemsiyoruz" ifadelerini kullandı. "Aileyi ‘Haberimiz Olsun’ projesiyle daha doğrudan temas eden bir boyuta taşıyoruz" Milli Eğitim Bakanlığı olarak bütüncül bir yaklaşım ve çözümlerle, her ilde aile odaklı eylem planları hazırladıklarını vurgulayan Bakan Tekin, "Son dönemde hayata geçirdiğimiz ‘Haberimiz Olsun’ projesiyle aileye daha doğrudan temas eden bir boyuta taşıyoruz. Öğrencilerimizin aktif katılımıyla hazırlanan ve EBA, EBA YouTube ile TRT EBA üzerinden yayımlanan haber bültenleri, çocuklarımızı bilgi ve medya okuryazarlığı açısından güçlendirirken bu birikimin ev ortamına da taşınmasını sağlıyor. Çocuğun haber seçtiği, metni yazdığı, dili tarttığı bu içeriklerin ailece izlenmesini özellikle önemsiyoruz. Aynı ekrana bakan anne-baba ile çocuğun, doğru bilgiye ulaşma, haber dilini sorgulama, şiddet ve mahremiyet gibi başlıklarda ortak bir hassasiyet geliştirmesi için doğal bir zemin oluşuyor. Çocuğun dijital dünya ile ilişkisini sadece yasak-serbest ikilemine sıkıştırmadan, izlediğini birlikte yorumlayan, gördüğünü birlikte tartışabilen aile ortamlarını çoğaltmaya gayret ediyoruz. Öğretmenlerimiz için travma duyarlı sınıf yönetimi, aileyle sahici iletişim, teknoloji ve madde bağımlılığıyla mücadele, dijital dünyanın çocuk ruh sağlığına etkileri gibi başlıklarda sürekli mesleki gelişim imkanları hazırlıyoruz. Bütün bu adımlarla, çocuğun hayatında yan yana duran iki ana sütunu aileyi ve okulu, aynı dili konuşan, aynı istikamete bakan, birbirinin yükünü hafifleten iki paydaş haline getirme iradesini somutlaştırmaya çalışıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı olarak, bu Kurul’un sahada 20 milyona yakın öğrenciyle, velileriyle, öğretmenleriyle her gün temas eden yüzüyüz" diye konuştu. "Kaygı ve çatışma biçimlerinde izlediğimiz her değişim; doğurganlık kararlarına, evlilik ve boşanma göstergelerine yansır" Toplumda yaşanan durumların, özellikle okullarda yaşanan olumsuzlukların, ilerleyen yıllarda aile istatistiklerine de yansıma ihtimali olduğunun altını çizen Bakan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sınıf ikliminde, devamsızlık ve okul terk örüntülerinde, akran ilişkilerinin dilinde, rehberlik süreçlerine taşınan kaygı ve çatışma biçimlerinde izlediğimiz her değişim; birkaç yıl sonra aile istatistiklerine, doğurganlık kararlarına, evlilik ve boşanma göstergelerine toplumsal eğilim olarak yansır. Bugün ergenlik dönemi uzayan, aidiyet duygusu zayıflayan, hayata ve aileye dair beklentileri daha kırılgan hale gelen bir gençlik profiliyle karşılaşıyorsak; bunun gerisinde, ekonomik kaygıların ötesine geçen ve tabloyu asıl derinleştiren, hayat tasavvurunu köklü biçimde etkileyen kültürel kodlar, hız ve haz eksenli yeni yaşam biçimleri ile mahremiyet ve sadakat anlayışındaki aşınmaların önemli bir payı bulunuyor. Milli Eğitim Bakanlığı olarak, Aile Enstitümüzün yürüttüğü araştırmalarla, Nüfus Politikaları Kurulu’nun ortaya koyacağı çerçeveyle ve bugün burada bir araya gelen tüm kurumlarımızın tecrübesiyle daha sıkı bir eş güdüm içinde çalışmaya hazırız. Her ilde aile odaklı eylem planları hazırlanırken, o ilin okullarından, öğretmenlerinden, rehberlik birimlerinden süzülen verinin de bu planlara dahil edilmesini, sahadaki iyi örneklerin ve risk alanlarının eğitim cephesinden beslenmesini kıymetli görüyorum." Düzenlenen toplantıya Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve siyasi isimler katılım sağladı.