MAGAZİN
"Kadın" dijital platformlarda yayında 06 Mart 2026 Cuma - 09:46:40 Tolga Tüyel’in yeni teklisi "Kadın", 6 Mart günü tüm dijital platformlarda yayında olacak. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde dinleyicilerle buluşacak çalışma, hayatın görünür ve görünmeyen yükünü omuzlarında taşıyan kadınlara adanmış güçlü bir iç ses niteliği taşıyor. Söz ve müziği Tolga Tüyel’e ait olan "Kadın", güçlü olduğu için alkışlanan kadınları değil, güçlü olmak zorunda bırakılanları anlatıyor. Günlük yaşamın çoklu sorumluluklarını taşıyan, çoğu zaman "iyiyim" diyerek ayakta kalmaya devam eden kadınların duygusal dünyasını görünür kılıyor. Adarya ile dijital bir düet Şarkıda ve klipte Tolga Tüyel’e dijital karakter Adarya eşlik ediyor. Belirli bir kişiyi temsil etmeyen Adarya, kadınların sözlerinden, deneyimlerinden ve sustukları anlardan oluşan sembolik bir temsil olarak konumlanıyor. Yapay zekâ kullanımı teknik bir gösteri değil; kadınların çoğu zaman duyulmayan iç sesini görünür kılmak için bilinçli bir tercih. Tarihin güçlü kadınları yapay zekâ ile yeniden canlanıyor Tamamı yapay zekâ ile üretilen klipte, tarihe yön vermiş ve topluma ilham olmuş güçlü kadın figürleri canlandırılıyor. Türkan Saylan, Frida Kahlo, Sabiha Gökçen, Afife Jale, Marie Curie ve Halide Edip Adıvar gibi isimler, kadınların mücadele mirasına saygı niteliğinde sahnelerde yer alıyor. Kadınların sözleri, deneyimleri ve görünmezleştirilen anları için Tolga Tüyel projeye ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu şarkı gerçek kadınların iç sesinden doğdu ancak tek bir kişinin hikâyesi değil. Adarya da bu nedenle tek bir kadını temsil etmiyor. Kadınların sözlerinden, deneyimlerinden ve sessiz kaldıkları anlardan oluşan bir dijital temsili seçmemizin sebebi, duyulmayan sesi görünür kılmak. Klibin tamamında kullanılan yapay zekâ da bu sorunun altını çizmek için bir araç oldu." dedi. "Kadın" teklisi tüm dijital müzik platformlarında yayında. Şarkının tamamı dinleyiciler tarafından erişilebilir durumda. Klibi ise YouTube’da Tolga Tüyel’in resmi kanalında izlenebilecek. Tolga Tüyel hakkında Tolga Tüyel’in müzikle ilişkisi 1991 yılında gitarla tanışmasıyla başladı. Guns N’ Roses, Metallica, Nirvana, Iron Maiden ve The Doors gibi gruplardan etkilendi. Müzikle kurduğu ilişkinin temelinde Rock’ın omurgasını oluşturan tavır ve sahicilik yer alıyor. Bu yaklaşım, yıllar içinde Tolga Tüyel’in müziğe bakışını belirledi. Sözün merkezde olduğu, duygusunu saklamayan, eğilip bükülmeyen bir anlatımı aradı. Kumsallarda başlayan müzikal yolculuğu, Kadıköy ve Taksim sahnelerinde devam etti. Cover gruplarıyla sahne deneyimi kazanırken, kendi şarkılarını yazmaktan hiçbir zaman vazgeçmedi. Türkiye’de rock müziğin karşılaştığı yapısal ve ekonomik zorluklar onu bir süre sahneden uzaklaştırdı. Ancak bu uzaklık bir kopuş değil, bir birikim süreciydi. Kurumsal hayatta geçen yıllar boyunca müzik arka planda değil, zihninin merkezinde kaldı. Bugün Tolga Tüyel, yaklaşık otuz yıllık müzikal birikimiyle solo kariyerine kararlı bir şekilde devam ediyor.
04 Mart 2026 Çarşamba - 23:03 Mehmet Çevik sahnelere ara verdi, Ramazan’da maneviyata yöneldi Ünlü sanatçı Mehmet Çevik, geçirdiği estetik operasyonun ardından Ramazan ayını dinlenerek ve Bursa’daki İslam alimlerinin kabirlerini ziyaret ederek geçirdiğini söyledi. Annesiyle birlikte Bursa’daki Emir Sultan Camii’ni ziyaret eden Çevik, "Ramazan benim için içe çekildiğim ve Allah’a daha yakın hissettiğim bir ay" dedi. Yoğun sahne temposunun ardından Ramazan ayını dinlenerek geçirmeyi tercih ettiğini belirten Mehmet Çevik, estetik operasyon kararıyla ilgili de açıklamalarda bulundu. Çevik, "Normalde çok kararsızdım böyle bir operasyon yaptırıp yaptırmamak konusunda. Ama artık 38 yaşına geldim. Seyircilerime ve dinleyicilerime daha şık görünmek, daha iyi hissetmek için küçük bir operasyon yaptırdım. Sağ olsun Murat Hoca bu süreci gerçekleştirdi ve yanımda oldu" ifadelerini kullandı. Operasyon sonrası süreci Ramazan ayına denk getirmenin kendisi için avantaj olduğunu söyleyen Çevik, yoğun sahne temposuna ara verdiğini belirterek, "Ramazan ayında genelde kabuğuma çekilirim. Maneviyatımı güçlendirmek için bu dönemi fırsat olarak görüyorum. Normalde her yıl umreye giderim, gidemediğim zamanlarda ise Emir Sultan’a gelirim. Bu yıl da geleneği bozmadım" diye konuştu. Annesiyle birlikte Emir Sultan Camii’ni ziyaret ettiğini söyleyen sanatçı, Ramazan ayının kendisi için huzur ve sakinlik anlamına geldiğini belirtti. Çevik, "Bu süreçte evde dinleniyorum, sahne ve iş görüşmelerini tamamen rafa kaldırdım. Bayramdan sonra yeniden yoğun bir çalışma temposu başlayacak ama şu an tamamen Ramazan’ın manevi atmosferini yaşamak istiyorum" dedi. Dünyada yaşanan savaşlara da değinen Mehmet Çevik, masum insanların zarar görmesinin herkesi derinden üzdüğünü ifade ederek, "Savaşların kazananı yok. Olan her zaman masum insanlara ve çocuklara oluyor. Allah bütün insanlığı kötülüklerden korusun" şeklinde konuştu. Öte yandan Çevik, düzenlediği "Kadınlar Matinesi" programlarının yoğun ilgi görmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "İnsanların bize güvenmesi ve programların bu kadar kalabalık geçmesi beni çok mutlu ediyor. Demek ki yılların emeği karşılık bulmuş" ifadelerini kullandı. Ramazan ayının birlik ve bereket ayı olduğunu belirten Mehmet Çevik, tüm vatandaşların Ramazan ayını ve yaklaşan Ramazan Bayramı’nı kutlayarak, "Allah yaptığımız ibadetleri kabul etsin, bizleri sağlık ve huzur içinde nice bayramlara ulaştırsın" dedi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 14:42 Tuğba Özay’dan Kars’ta Birlik ve Beraberlik Mesajı: "Emperyalizmin oyununa gelmeyelim" Özel bir davet üzerine Kars’a gelen ünlü sanatçı Tuğba Özay, kentin tarihi ve turistik dokusuna hayran kaldı. Sarıkamış’ta kayak merkezinden şehitliğe kadar pek çok noktayı ziyaret eden Özay, Türkiye’nin içinden geçtiği süreçlere ve yerli turizmin önemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Elin gavuruna para kazandırmayın, kendi yurdunuzu tanıyın" Sarıkamış Kayak Merkezi’ndeki tesisleşmeden ve doğadan çok etkilendiğini belirten Özay, vatandaşlara tatil rotalarını yurt içine çevirmeleri konusunda çağrıda bulundu. Dünyanın pek çok yerini gezdiğini ancak Anadolu coğrafyasının eşsiz olduğunu vurgulayan sanatçı Tuğba Özay, "İyi ki gelmişim, Sarıkamış’a hayran kaldım. Kars çok güzel, tabi ki o yıllardan bu yıllara çok gelişen şeyler olmuş. Özellikle Sarıkamış Kayak Merkezi olarak müthiş, gerçekten bayıldım ve dün yaptığım çekimlerde de hep şunu vurguladım takipçilerime dediğim şey, ülkemiz çok güzel, ülkemizin her yeri çok güzel, yakın takipçilerim, beni tanıyan herkes çok iyi biliyor ben ciddi bir vatan sevdalısıyım. Yani diyorum ki elin gavuruna gidip, onlarca paralar kazandıracağımıza, gelin kendi yurdumuzu tanıyalım. Kendi yurdumuzda, kendi vatanımızda o kadar güzel keşfedilmemiş yerler ve turiste aç olan o kadar yerler ve tesislerimiz var ki, Sarıkamış’a hayret ettim. O kadar çok oteller yapılmış, hepsi de 5 yıldızlı, tesis olarak işte o telesiyejler, kar motorları, olması gereken her şey var diye düşünüyorum. Ve ‘yerli malı, yurdun malı, herkes onu kullanmalı’ dışarıya vallahi de billahi de çıkmamalı, dünyanın dört bir yanı gezmiş insan olarak en sevdiğim coğrafya kesinlikle kendi coğrafyamız. Tabi ki dünyanın bir çok yeri güzellikle dolu ama ne olursa olsun, bizim kökümüz, bizim toprağımız, bizi sarıp, sarmayan yer kendi vatanımız. Eğer ki bir birimize destek verirsek, bu ülke zaten çok çok güçlü olur diye düşünüyorum. Çıkın çıkın gelin, Sarıkamış ayrı güzel ama Kars’ın diğer ilçelerinde güzellikler var" dedi. "Sarıkamış şehitliğinde duygu seli: "İliklerime kadar hissettim" Ziyaretinin en duygusal anlarını Sarıkamış Şehitliği’nde yaşayan Özay, ""Sabah kalktığımızda ilk işimiz şehitliğimizi ziyaret etmek oldu. O acıyı o kadar çok iliklerime kadar hissettim ki, tabi ki hikayesini biliyoruz, tarihini biliyoruz. Sarıkamış şehitlerimizi saygıyla, minnetle, özlemle anıyoruz. Özellikle o anıt mezare gittiğimde, isimleri gördüğüm zaman, geçekten çok çok iliklerime kadar hissettim. Çok üzüldüm, ağladım. O bayrağımız orada dalgalanırken, o asker heykellerini gördüğümde, o yazılanları okuduğumda muazzam bir duygu fırtınası yaşadım. Bu ülke kolay kurulmadı, bu vatan topraklarına kolay sahip çıkılmadı. Bizler bugün bu coğrafyada rahat ve özgürce yaşıyorsak, atalarımıza minnet borçluyuz. Bu vatan için kim mücadele etti, kim şehit olduysa, kim gazi olduysa, kimin çorbada tuzu varsa hepsine minnet borçluyuz. Yaşamımızı onlara borçluyuz" diye konuştu. "Siyaset olmazsa halklar kardeştir" Terörsüz Türkiye süreci ve toplumsal barış üzerine de görüşlerini paylaşan Tuğba Özay, dış güçlerin müdahalesine karşı uyanık olunması gerektiğini belirtti. Etnik ve inanç üzerinden yapılan kışkırtmalara dikkat çeken sanatçı, Özay, "Ben her zaman tüm halkların kardeşliğini savunan bir insanım. Ama emperyalizm istediği zaman bir yerleri kaşıyor ve oradaki halkları bir birine düşürüyor. Bu yeri geliyor etnik kimlik üzerinden yapılıyor. Yeri geliyor inançlar üzerinden yapılıyor. O yüzden ne olursa olsun, hangi hükümet gelirse gelsin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının şu bilinçte olması gerekir. Emperyalizmin oyunlarına hiçbir zaman gelmemeliyiz. O yüzden bana göre her zaman halklar kardeştir. Halkların arasında bir sıkıntı sorun yoktur, siyaset olmazsa" şeklinde konuştu. "Kars turizmine davet" Konuşmasının sonunda Kars’ın sadece merkezinin değil, tüm ilçelerinin ayrı bir cevher olduğunu belirten Özay, takipçilerine ve tüm Türkiye’ye "Çıkın çıkın gelin" diyerek bölge turizmine destek istedi. Öte yandan sanatçı Tuğba Özay, Kars’ta yöresel ürünlerin satıldığı işletmede alış-veriş yaptı. Özay, bol bol Kars kaşarı ve gravyer peyniri sipariş etti.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:56 Oyuncu Metin Akpınar’ın biyolojik kızı Duygu Nebioğlu: "20 yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm" Ünlü sanatçı Metin Akpınar’ın biyolojik kızı olduğu 2 yıl önce mahkeme kararıyla kesinleşen Duygu Nebioğlu’nun, babalık sorumluluğunun yerine getirilmediği gerekçesiyle açıp kazandığı manevi tazminat davasıyla ilgili, "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum" dedi. Duygu Nebioğlu tarafından Akseki Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davanın bugün görülen karar duruşmasında mahkeme, davanın kabulüne hükmetti. Mahkeme heyeti, Metin Akpınar’ın Duygu Nebioğlu’na 6 milyon lira manevi tazminat ödemesine karar verdi. Kararın, benzer davalar açısından emsal nitelik taşıyabileceği değerlendiriliyor. "Emsal bir karar verildi" Tazminat davasını kazanan tarafın avukatı Ferihan Polat, mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada yaklaşık 4 yıldır süren hukuki mücadelenin önemli bir aşamasının geride bırakıldığını belirtti. Polat, babalığın benimsenmemesi nedeniyle açtıkları maddi ve manevi tazminat davasını kazandıklarını ifade ederek, sürecin önce babalık davasıyla başladığını, bu davanın sonuçlanmasının ardından tazminat davası açtıklarını ve mahkemenin yüksek tutarlı bir manevi tazminata hükmettiğini söyledi. Davaya ilişkin değerlendirmede bulunan avukat Ahmet Furkan Uludağ ise Metin Akpınar ile yaklaşık dört yıldır süren hukuki mücadelede önce babalık davası açtıklarını ve davayı kazandıklarını belirtti. Uludağ, karşı tarafın iletişime geçmemesi üzerine Nebioğlu’nun yaşadığı mağduriyet nedeniyle tazminat davası açtıklarını, yargılama sürecinde çok sayıda tanığın dinlendiğini ve kapsamlı araştırmalar yapıldığını kaydetti. Mahkemenin, sunulan deliller doğrultusunda emsal nitelikte bir karar verdiğini ifade eden Uludağ, talep doğrultusunda 6 milyon TL manevi tazminata hükmedildiğini söyledi. "Adaletin yerini bulduğunu düşünüyorum" Kararın ardından konuşan Duygu Nebioğlu, yaklaşık 20 yıldır verdiği mücadelenin sonunda haklılığının ortaya çıktığını, yıllardır verdiği mücadelenin sonunda adaletin yerini bulduğunu düşündüğünü belirterek duygularını şöyle dile getirdi: "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Avukatlarım Ferihan Polat ve Ahmet Furkan Uludağ sayesinde Metin Akpınar tarafından terk edildiğimi ve annemin yaşadıklarını hukuken ortaya koymuş olduk. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum. Yıllardır yaşadığım üzüntü ve çocukluk yaralarımla yüzleşme isteğim nedeniyle bu mücadeleyi verdim ve adaletin yerini bulduğuna inanıyorum. Aldığımız kararın emsal niteliğinde olduğunu ve ailesini arayan, toplumda yer edinmeye çalışan kimsesiz çocuklara da örnek olacağını düşünüyorum. Avukatlarıma minnettarım ve mücadelemize devam edeceğiz. Ayrıca bu süreçte destek olan gazeteci Oktay Koltan’a, annemin mektubunun ortaya çıkmasına katkı sunduğu için çok teşekkür ediyorum. Yıllar önce yapılan bir iyilik bugün bir sonuca ulaştı. Yanımda olan aileme, Özdemir Nebioğlu ve Emine Nebioğlu’na teşekkür ediyorum. Beni hiçbir zaman yalnız bırakmadılar. Tanık olarak dinlenen Adile Şener’e ve sanat camiasından Yeşim Salkım ile Farah Yurtsever’e de destekleri için minnettarım. Manevi destek veren herkese ve kamuoyunda yanımda olan Türk halkına teşekkür ediyorum. Bugün aldığım sonuçla yaralarımı bir nebze olsun sarabileceğime inanıyorum. Bu davanın herkese örnek olmasını istiyorum." Nebioğlu, aldığı kararla yaşadığı acıların bir nebze hafifleyeceğine inandığını ve mücadelesine devam edeceğini sözlerine ekledi.
Vosvoslar 5. kez Pamukkale’den geçti
13 Kasım 2023 Pazartesi - 12:45 Vosvoslar 5. kez Pamukkale’den geçti Pamukkale Belediyesi’nin geleneksel hale getirdiği Vosvos Festivali bu yıl 5’inci kez gerçekleştirildi. Renkli görüntülere sahne olan festivalde konuşan Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki, “Turizm adına yaptığımız en özel etkinliklerden birisi olan Vosvos Festivali’nde ülkemizin dört bir yanından gelen vosvos tutkunlarını ağırlamanın mutluluğunu yaşadık” dedi. Pamukkale Belediyesi’nin organizatörlüğü ile Denizli Vosvos Kulübü işbirliğinde “Pamukkale Belediyesi 5. Vosvos Festivali” Karahayıt Kent Ormanı önündeki kamp alanında gerçekleştirildi. Pamukkale ilçesinin turizmine katkı vermek amacıyla düzenlenen etkinliklerden olan festivale Türkiye’nin dört bir yanından vosvos tutkunları katıldı. “Pamukkale Belediyesi 5. Vosvos Festivali” Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki eşliğinde, AK Parti Denizli Milletvekilleri Cahit Özkan ve Şahin Tin’de vosvos tutkunlarını yalnız bırakmadı. Kamp alanında vosvoscularla bir araya gelen AK Parti Denizli Milletvekili Cahit Özkan, AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin ve Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki, katılımcılarla sohbet ederek, birbirinden güzel vosvosları tek tek inceledi. Dünya’nın en önemli turizm merkezlerinden olan Pamukkale, sadece beyazıyla değil kırmızı suyuyla şifa dağıtırken, Pamukkale Belediyesi, ilçeyi hem beyaz suyuyla hem de kırmızı suyuyla bir arada tanıtmaya devam ediyor. Pamukkale Belediyesi’nin ev sahipliğinde bu yıl beşincisi düzenlenen Vosvos Festivali yoğun ilgi görürken, Türkiye’nin farklı illerinden gelen vosvos tutkunları, iki gün süren festival kapsamında Pamukkale ilçesinde bir araya geldiler. Hem gündüz hem de akşam saatlerinde, kamp alanından Karahayıt merkezden, Pamukkale travertenlerine kadar uzun konvoy oluşturan vosvoslar vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Pazar günü gerçekleştirilen, konvoya Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki de eşlik etti. Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki, “Pamukkale’mizin turizmine önemli katkı sunan ve artık geleneksel hale getirdiğimiz vosvos festivalimizin beşincisini düzenledik. Bu yıl festivalimizde bizleri yalnız bırakmayan herkese teşekkür ediyorum. Her yıl olduğu gibi bu yıl da ülkemizin dört bir yanından vosvos sevdalılarımızı ilçemizde ağırladık. Modifiye edilmiş birbirinden güzel vosvoslarımız ilçemizi renklendirdiler. Festivalimize katılan tüm vosvos sevdalılarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum” diye konuştu. “Pamukkale Belediyesi 5. Vosvos Festivali” kapsamında birbirinden güzel ve renkli vosvosların oluşturduğu konvoy festival alanından dünyanın gözbebeği olan Pamukkale travertenlerinin önüne kadar devam etti. Yerli ve yabancı turistler konvoya büyük ilgi gösterdi.
Baba oğul Denizli’nin tescilli kebabını tanıtmak için el ele verdi
12 Kasım 2023 Pazar - 13:42 Baba oğul Denizli’nin tescilli kebabını tanıtmak için el ele verdi Denizli’de 41 yıldır kebap ustalığı yapan Dursun Göçenoğlu, mesleğinin inceliklerini öğrettiği oğluyla beraber hem tescilli kebabın tanıtımını yapıyor hem de unutulmaya yüz tutmuş mesleğini yaşatmaya çalışıyor. Denizli’nin önemli ziyaret ve ticaret noktalarından Bayramyeri Meydanı’ndaki Kebapçılar Çarşısı’nda 1982 yılından beri hizmet veren Dursun Göçenoğlu, unutulmaya yüz tutmuş mesleğini yaşatmaya devam ediyor. Kebapçılığın unutulmaması için elini taşı altına koyan Dursun Göçenoğlu’nun en büyük destekçilerinden birisi de mesleğin inceliklerini öğrettiği oğlu Murat Göçenoğlu oldu. Yörenin tescilli lezzeti Denizli Kebabını ilk günkü yöntemlerle pişiren baba oğul, iki ayrı işletmelerinde bu lezzeti yerli ve yabancı müşterine sunmaya devam ediyor. Baba mesleğini sürdüren Murat Göçeoğlu, babasıyla omuz omuza kebap işletmeciliği yaparak, mesleklerini geleceğe taşımak için adeta bir köprü görevi görüyor. “Gençlerimize vizyon olmak istiyoruz” Tandır kebabının yörenin en sevilen lezzetleri arasında olduğunu ve bu sevilen lezzetin ise kuşaktan kuşağa geçmesi için gençlere vizyon olmak isteyen Dursun Göçenoğlu, Denizli Kebabını gençleri sevdirip, öğreterek gençlerin ellinden tutmak istediklerini söyledi. Birçok noktada hızlı bir şekilde şubeleşerek, Denizli Kebabının adını dünyaya duyurmayı hedefleyen Göçenoğlu, “Burada yaptığımız meslek kuşaktan kuşağa geçen bir meslek. Bu mesleği 1982 de başladık. Dokuz yıl önce oğlum üniversiteyi bitirdikten sonra Denizli kebabını sevdirdik ve mesleğimizin bayrağı teslim etmek için oğlumu da bir şube açarak önümüzdeki yıllara taşıması için önüne açıyoruz. Gençlerimizin önünü her zaman açıyoruz. En önemli noktası da nesli tükenen Denizli kebabımızın daha da önümüzdeki uzun yıllara taşınmasıdır. Gençlerimize vizyon olmak istiyoruz. İnşallah sayılarımızın daha da artmasını istiyoruz. Yetiştirmek de olduğumuz gençlerimiz var. İnşallah bu mesleği arkadaşlarımıza sevdirip, öğretmek istiyoruz. Denizli kebabımızı dünyaya tanıtmak için elimizden gelen gayreti birlikte göstereceğimizi inanıyorum” dedi. “9 yıldan beri başlarını öne eğdirmemeye çalışıyorum” Babasından aldığı emaneti sürdürmeye devam eden kebap ustası Murat Göçenoğlu ise “Babamızın zaten yaptığı mesleğini ve başarılarını biliyordum. Hep bir içimde ukdeydi ama öncelik eğitimimdi. Eğitimim bittikten sonra babamın yanına geri dönüp mesleği başladım. Genç girişimci olarak başladım ve 9 yıldan beri başlarını öne eğdirmemeye çalışıyorum” şeklinde konuştu. “Geldiğim zaman Denizli Kebabını tercih ederim” Yurtdışından tescilli kebabı yemeye gelen müşteri Ali Düdükçü de “Ben yurt dışında yaşıyorum. Denizli’ye geldiğimde mutlaka kebap yerim. Kebabı da Denizli’nin en iyisi olan Denizli kebapçının yerinde yerim. Geldiğim zaman Denizli kebapçısına tercih ederim. Murat kardeşimizi ve Dursun abimizi çok severim. Yıllardır buranın esnafı ve kebapçısıdır. Aynı şekilde oğluyla devam ettirdi. Baba mesleği her zaman devam edilir. Umarım daha iyi yerlere gelirler. Her zaman buraya geldiğimde yemeğimi yer rahat rahat giderim” diye konuştu.
Herkesin ilgi odağı 41 yıllık vantrolog, içindeki çocukla eğlendiriyor
11 Kasım 2023 Cumartesi - 13:51 Herkesin ilgi odağı 41 yıllık vantrolog, içindeki çocukla eğlendiriyor DENİZLİ (İHA) – Türkiye’nin dört bir tarafında 7’den 70’e herkesin ilgi odağı olan vantrolog sanatçısı Müsayip Gülen, ‘Çilli’ adını verdiği kuklasıyla 41 yıldır şehir şehir geziyor. Sivas’ın Divriği ilçesinden ardından İstanbul’a taşındıktan sonra başlayan hayat hikayesi ile Vantrolog sanatçılığına adım atan 58 yaşındaki Müsayip Gülen, 41 yıldır ‘Çilli’ adını verdiği kuklasıyla Türkiye’yi karış karış geziyor. Dudak kıpırdatmadan konuşma sanatını sergileyen Vantrolog sanatçısı Müsayip Gülen, 1982 yılında ilk sahnesini aldı. Küçük, büyük demeden herkesin ilgisini çeken Çilli ile Gülen sahneden sahneye odak noktası olmaya devam ediyor. Kukla Çilli ile birlikte Anadolu’yu turlayan ikili çocukları ve büyükleri eğlendiriyor. İkiliyi yolda gören büyükler ve küçükler, onlarla sohbet etmeye çalışıyor, fotoğraf çekiliyor. Hayatlarında ilk defa böyle bir şeyle karşılaşan minikler de dikkatle ikiliyi inceliyor. 0 Yaş ile 70 yaşına kadar herkesi eğlendirmeyi hedefleyen sanatçı Müsayip Gülen, “Herkesin içinde yaşayan bir çocuk vardır, yani kaç yaşında olursanız olun gösterilerimde, ‘büyükleri de anneyi, babayı da eğlendiriyorsunuz’ hep öyle diyorlar. İşte benim içimdeki çocuk gülümsetmeye ve eğlendirmeye çalışıyor” dedi. “Kukla Çilli’yi aldım, Türkiye´nin bütün her yerine gittim” Kendi kuklasını oluşturduktan sonra ona ‘Çilli’ ismini veren Gülen, “Yaklaşık 40 yıldır gösteri sanatları ile uğraşıyorum. İlk bu mesleğe başlarken ilizyonist olarak başladım. Aynı zamanda tel cambazıyım. Kukla Çilli ile birlikte yol aldık, kendim imal ettim. Daha önceden başkalarına yaptırmaya çalıştım ama istediğim bir şey olmadı. Ben de aldım elime iğneyi, ipliği ve makası Çilli’yi oluşturdum. Geçmişte İstanbul’da gösteriler yapıyordum. Sonra dedim ki ‘ya bir değişim bir şey yapmalıyım’ dedim. O fikirle yola çıktım. Kukla Çilli’yi aldım turneye başladım. Bursa, İzmir sonra Adana, Mersin ve Tarsus derken Türkiye´nin bütün her yerine gittim. Biz kukla Çilli ile birlikte çıkıyoruz bazen sürpriz yapıyorum. Sihirbazlık yapıyorum. Bazen top atıyorum. Bazen skeçlerim oluyor” diye konuştu. “Bu işe palyaço olarak başladım” Gösteri sanatlarına İstanbul’da palyaçoluk yaparak başladığını kaydeden Gülen, “Kukla sanatına ilk önce İstanbul´da başladım. Birkaç kuklacı ile birlikte çalışmıştım. O zaman palyaçoydum. Palyaçoluktan da var bir meziyetim. Onlarla birlikte Karagöz-Hacivat diye kuklacı Nevzat Açıkgöz, Kaptan Amca, Ünver Oral gibi Orhan Kurt gibi bir sürü kukla sanatçıların yanında çıraklık yaptım. Bir vesile oldu ve onlarla birlikte geze geze kuklayı öğrenmişim. Yani herkesin içinde yaşayan bir çocuk vardır. Kaç yaşında olursanız olun gösterilerimde zaten büyükleri de anneyi, babayı da eğlendiriyorsunuz diyorlar. Çocuklar da eğleniyor velileri de. İşte benim içimdeki çocuk gülümsetmeye çalışıyor. Eğlendirmeye çalışıyor” şeklinde konuştu.
Malatyalı depremzede kuaför dünya şampiyonu oldu
09 Kasım 2023 Perşembe - 15:02 Malatyalı depremzede kuaför dünya şampiyonu oldu Malatya’da kuaför Şener Eroğlu, 26 ülkenin katıldığı Global Fashion Progress (GFB)’de dünya şampiyonu oldu. Malatya’da yaşayan ve 14 yaşında eline aldığı tarak ile makası hiç bırakmayan ve çıraklıktan ustalığa giden serüvende kendine sürekli yeni hedefler koyan Şener Eroğlu, uluslararası arenada şampiyon olarak bir kez daha İstiklal Marşı’nı okutarak dünya birinciliğini elde etme başarısı gösterdi. 6 Şubat’ta yaşanan asrın felaketine evi ağır hasar alan ve konteynerde yaşayan başarılı kuaför, tüm zorluklara rağmen yılmadı ve bu yılda katıldığı şampiyonada dünya şampiyonu unvanını korudu. Depremzede kuaför Şener Eroğlu, İtalya’da düzenlenen ve 26 ülkenin katıldığı dünya kuaförleri şampiyonasında klasik kesim kategorisinde en iyi sahne ve en iyi kareografi dalında dünya birincisi oldu. Kuaför yarışmada seçtiği temayla da dünyada savaşlar dursun çocuklar ölmesin mesajı veren 35 yıllık deneyimli kuaför Eroğlu, şimdi de Mart ayında düzenlenecek olan Avrupa şampiyonasına hazırlanıyor. Napoli’de 21-24 Ekim tarihleri arasında gerçekleşen yarışmada Türkiye Kuaförler Milli Takımı olarak da dünya şampiyonluğunu elde ettiklerini kaydeden Eroğlu, “Depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızın anısına aldığımız kupayı armağan ediyorum. Bizlere destek sağlayan Federasyonumuz Başkanımız Bayram Karakaşa, Gökhan Hamarat Bey’e ve takım kaptanımız Erkan Engin ila Genel Başkan Yardımcımız Murat Tatlı’ya teşekkür ediyorum. Yine bizleri her zaman destekleyen Malatya Park AVM yönetim kuruluna da ayrıca teşekkür ediyorum” dedi. Bir depremzede olarak Türk bayrağını uluslararası arenada bir kez daha gururlar dalgalandırdıkları için mutlu olduğunu ifade eden Eroğlu, “Hiçbir zaman Malatya’mızın terk etmedik, yılmadık. Allah devletimizden razı olsun. Şu anda biz konteynerde kalıyoruz. Orada hayatımızı sürdürüyoruz” diye konuştu.
Malatyalı depremzede kuaför dünya şampiyonu oldu
09 Kasım 2023 Perşembe - 14:21 Malatyalı depremzede kuaför dünya şampiyonu oldu Malatya’da kuaför Şener Eroğlu, 26 ülkenin katıldığı Global Fashion Progress (GFB)’de dünya şampiyonu oldu. Malatya’da yaşayan ve 14 yaşında eline aldığı tarak ile makası hiç bırakmayan ve çıraklıktan ustalığa giden serüvende kendine sürekli yeni hedefler koyan Şener Eroğlu, uluslararası arenada şampiyon olarak bir kez daha İstiklal Marşı’nı okutarak dünya birinciliğini elde etme başarısı gösterdi. 6 Şubat’ta yaşanan asrın felaketine evi ağır hasar alan ve konteynerde yaşayan başarılı kuaför, tüm zorluklara rağmen yılmadı ve bu yılda katıldığı şampiyonada dünya şampiyonu unvanını korudu. Depremzede kuaför Şener Eroğlu, İtalya’da düzenlenen ve 26 ülkenin katıldığı dünya kuaförleri şampiyonasında klasik kesim kategorisinde en iyi sahne ve en iyi kareografi dalında dünya birincisi oldu. Kuaför yarışmada seçtiği temayla da dünyada savaşlar dursun çocuklar ölmesin mesajı veren 35 yıllık deneyimli kuaför Eroğlu, şimdi de Mart ayında düzenlenecek olan Avrupa şampiyonasına hazırlanıyor. Napoli’de 21-24 Ekim tarihleri arasında gerçekleşen yarışmada Türkiye Kuaförler Milli Takımı olarak da dünya şampiyonluğunu elde ettiklerini kaydeden Eroğlu, “Depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızın anısına aldığımız kupayı armağan ediyorum. Bizlere destek sağlayan Federasyonumuz Başkanımız Bayram Karakaşa, Gökhan Hamarat Bey’e ve takım kaptanımız Erkan Engin ila Genel Başkan Yardımcımız Murat Tatlı’ya teşekkür ediyorum. Yine bizleri her zaman destekleyen Malatya Park AVM yönetim kuruluna da ayrıca teşekkür ediyorum” dedi. Bir depremzede olarak Türk bayrağını uluslararası arenada bir kez daha gururlar dalgalandırdıkları için mutlu olduğunu ifade eden Eroğlu, “Hiçbir zaman Malatya’mızın terk etmedik, yılmadık. Allah devletimizden razı olsun. Şu anda biz konteynerde kalıyoruz. Orada hayatımızı sürdürüyoruz” diye konuştu.
5 ton hamsiyi bedava dağıttılar
07 Kasım 2023 Salı - 11:00 5 ton hamsiyi bedava dağıttılar Denizli Karadenizliler Derneği tarafından geleneksel olarak düzenlenen ve yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı hamsi şenliğinde, vatandaşlara 5 ton hamsi ikram edildi. Denizli Büyükşehir Belediyesi ve Denizli Karadenizliler Derneği tarafından, (DEKAD) Denizli Adalet Parkı’nda 11. Geleneksel Hamsi Şenliği düzenledi. Etkinliğe yaklaşık 10 bin kişi katıldı. 5 ton hamsinin ikram edildiği etkinlikte, uzun hamsi kuyrukları oluştu. Davetliler, Karadenizli ustalar tarafından pişirilen hamsinin tadına baktı. Karadeniz Bölgesine özgü yöresel ürünlerin tanıtımının yapıldığı Hamsi Şenliği´nde ünlü şarkıcılar konser verdi. Alandaki bazı vatandaşlar ise Karadeniz ezgileriyle birlikte horon tepti. Ayrıca ilk kez bu yılki şenlikte hamsinin yanında kuymak ikramı da gerçekleştirildi. “Cumhuriyetimizin 100. yılına denk getirdik” Etkinliğe ilişkin açıklama yapan Denizli Karadenizliler Derneği Başkanı Birol Konak, bu yılki etkinliği 100. Yıl etkinlikleri kapsamında gerçekleştirdiklerini belirtti. Konak, “Cumhuriyetin 100. yılı etkinlikleri kapsamında Karadenizler derneği olarak 11. hamsi şenliğimizi bu dönemde yapmak istedik. Denizli’deki Karadenizli hemşerilerimizi bir araya getirmek kültürümüzü buradaki hemşerilerimize aktarmak ve onlarla buluşturmak için bu etkinliği gerçekleştirdik. Burada yöresel ürünler stantlarımız kuruldu. Gelenlere hamsi ve kuymak ikramlarımız var. Sanatçılarımız var. Yedi gün sürecek bir etkinliğimiz var. Cumhuriyetimizi kuruluşunda emeği geçenlere ve bu ülkeye kazanımlar sağlayanlara minnet duyuyoruz. Bugün de bu alanda bu coşkuyu hep birlikte on binlerce insanla beraber yaşamaya çalışıyoruz. Burada beş ton hamsimiz var. Protokole vatandaşlarımıza dağıtacağız. Bu sene ilk defa kuymak ikramımız oldu. Yine diğer taraftan ücretli bir şekilde Karadeniz’in diğer ürünlerini insanlarımızın alımına sunduk. Katılanlara teşekkür ediyorum” dedi. Şölene katılan vatandaşlar ise şenliği eğlenceli bularak organizasyonu gerçekleştiren Karadenizliler Derneği’ne teşekkür etti.