GENEL - 18 Nisan 2018 Çarşamba 12:49

Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma: "Milliyetçilik virüsüyle Müslümanları böldüler"

A
A
A
Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma: "Milliyetçilik virüsüyle Müslümanları böldüler"

Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen siyer dersinde konuşan Prof.

Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen siyer dersinde konuşan Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, İslamın milliyetçiliği yasakladığını ifade ederek, "Resulullah, ’Bir ırkın diğerine üstünlüğü yok, üstünlük ancak takvadadır’ diyor. Bizi ayırabilmek için bu milliyetçilik virüsünü koydular aramıza. Bu milliyetçilik 18. yüzyılda Fransız Devrimi ile dünyaya bela getirdi” dedi.


Malatya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen Medine dönemi siyer derslerinin 16’ncısı gerçekleştirildi. Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma’nın verdiği derste "Rol Model Olarak Hz. Peygamber Nasıl Bir İnsandı" konusu işlendi. Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi Salonu’nda yapılan derse vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Tanınmış akademisyen ve halen Siirt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı ve İslam Tarihi ve Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, sevilen üslubuyla gönüllere hitap etti. Günümüzdeki bazı problemlere de zaman zaman işaret eden Prof. Dr. Sırma, "Resulullah’a (s.a.v) dayanmayan bir dinin İslamla alakası yoktur. Onun için Allah’u Teala öyle buyuruyor, Usvetulhasene, en güzel örnek. Diyor ki, ‘O’nu örnek alın.’ Bugün paramparça olmuş olan İslam dünyası, Resulullah’ı tanımadığı için ya da (daha tehlikelisi) tanıdığı halde inanmadığı için bu hale geldiler" dedi.


"Resulullah’a (s.a.v) itaat esastır” diyen Prof. Dr. İhsan Süreyye Sırma, "’Peygamberin sünnetini kabul etmiyorum’ demek sadece gayrimüslimlerin diyeceği bir şeydir” açıklamasında bulundu.


Deizm tartışmalarına da değinen Prof. Dr. Sırma, şunları kaydetti:


"Geçenlerde bir genç, ‘Hocam, benim arkadaşım deist’ dedi. Yani dedim, kafir ‘yok’ dedi ‘kafir değil, deist’. O zaman dedim ‘Oğlum, sen arkadaşına söyle Kur’an-ı Kerim’de Allah-u Teala Peygamber Efendimize vahyediyor ve diyor ki, ‘O müşriklere sor bakayım yeri göğü kim yarattı? Allah diyecekler. Güneşi doğudan doğurtan batıdan batıran kim? Allah diyecekler. Gökten yağmuru yağdıran kim? Allah diyecekler. Peki Kur’an bunlara niye kafir diyor? Peygambere inanmıyorlardı. Ebu Cehil diyordu ki ‘Tamam Muhammed, Allah’a inanıyorum, sana inanmıyorum, ne demek peygamber falan’ kitaplarda var, vallahi diye yemin ediyorlar. Allah’ı tanıyorlar. Peki bugün deist denenler ne diyor, bir yaratıcı olabilir, var falan. Ebu Cehil, bunlardan daha çok yakındı Allah’a. Bunlar kafir. Kendisine deist diyen doğrudan doğruya kafir olduğunu söylemiş oluyor. Niye? Çünkü dini öğreten Peygamber’dir. Ebu Cehil, ‘Muhammed, sen de bizim gibi bir insansın’ diyor. İşte iman buradadır zaten. Peygambere iman esastır dinde. Yoksa herkes bir yaratıcıya inanıyor. Ama peygambere inanmayınca olmaz.”



"Milliyetçilik virüsüyle Müslümanları böldüler"


Veda Hutbesi’ne işaret eden Prof. Dr. Sırma, konuşmasına şöyle devam etti:


"İşte o Resulullah (s.a.v) hayatının sonunda Müslümanların anayasası olacak olan konuşmalar yaptı. Mekke’de Medine’de yaptığı konuşmalar toplandı, Veda Hutbesi diye günümüze geldi. ‘Ey insanlar kimseye zulmetmeyiniz ama size zulmedilmesine de müsaade etmeyin’. Evet biz Müslümanlar kimseye zulüm etmiyoruz ama herkes bize vuruyor. ’Faizi ayaklarımın altında çiğnedim’ diyor. Ama en İslami geçinen kanallarda bile faiz reklamı yapılıyor. İslami değil onlar. ‘Arap’ın Arap olmayandan bir üstünlüğü yok’ diyor. Resulullah (s.a.v) kendinden başlıyor. Çünkü o zamanlar Mekkeliler Medineliler dışarıdan gelenleri küçümsüyor, ‘biz Arapız’ diye. Diyor ki ‘Arap’ın Arap olmayandan üstünlüğü yoktur ama Arap olmayanın da üstünlüğü yoktur’. Resullullah, ‘bir ırkın diğerine üstünlüğü yok, üstünlük ancak takvadadır’ diyor. Bizi ayırabilmek için bu milliyetçilik virüsünü koydular aramıza. Resulullah, milliyetçiliği yasaklıyor. Bu milliyetçilik 18. yüzyılda Fransız Devrimi ile dünyaya bela getirdi. Avrupalılar akıllandılar, bıraktılar, biz aldık. 1996’da Paris’te doktora için bulunuyorum. Siyah beyaz televizyonlar yeni çıkmış. Fransa Cumhurbaşkanı General De Gaulle böyle 2 metre boyundaydı. TV’de konuştu ve dedi ki ‘Ey Avrupalılar 1. ve 2. dünya savaşlarında biz birbirimizden 30 milyon insan öldürdük. Halbuki hepimiz Avrupalıyız. Niye birbirimizi öldürüyoruz? Bu milliyetçiliği Ortadoğu’ya verelim’. Müslümanlara verelim demedi, diyemedi ve ortak pazar işte o zaman kuruldu. 6 ülkeden, sonra büyüdü büyüdü şimdi başımızın belası oldu. Müslümanlar da gerçekten De Gaulle’yi dinlediler. Hepimiz milliyetçi olduk ve birbirimizi boğazlamaktan zevk alıyoruz. Biraz akıllı olalım ya. Amerikalı, İngiliz bilmem kim bizim kanımız üzerinden para kazanıyorlar. Allah, Resulüne bildirdi bugünleri, yoksa boşuna demedi ki Arap’ın Arap olmayana üstünlüğü yok. Üstelik o günlerde bir problem de kalmamıştı. Zaten Müslüman olanların çoğu da Araptı. Aslında bizim için söyledi onu. Başka ne dedi? Dedi ki, ‘Sizin kadınlarınız üzerinde, kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakları vardır.’ Dünya tarihinde ilk defa kadın haklarından söz eden ilk insan Resulullah’dır (s.a.v).”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Uluslararası Turan Film Festivali ödülleri sahiplerini buldu Uluslararası Turan Film Festivali Ödül Töreni, Ege Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirildi. Türkiye’nin yanı sıra 77 ülkeden bin 57 başvurunun yapıldığı ‘Kızılelma’ temalı festivalde; ülkemizden 158, Azerbaycan’dan 47, Kırgızistan’dan 31, Kazakistan’dan 21, Özbekistan’dan 15 ve Türkmenistan’dan 10 film yarıştı. Ege Üniversitesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) ve Sinema Genel Müdürlüğü katkılarıyla düzenlenen “Uluslararası Turan Film Festivali Ödül Töreni, Türk Dünyası sinemasının tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Törene, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanı Prof. Dr. Uğur Ünal, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, EÜ üst yönetimi, yurt içinden ve dışından sanatçılar, yönetmenler, senaristler, akademisyenler, davetliler ve öğrenciler katıldı. Fotoğraf ve resim sergileri törene renk kattı Ödül töreni öncesi Atatürk Kültür Merkezi Fuaye Alanında; Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığının “Sessiz Tanıklar Türk Boylarına Yolculuk” sergisi ile TÜRKSOY’un “Türk Dünyası Resim Sergisi” ve “Türk Dünyası Kültür Başkentleri Fotoğraf Sergisi” sanatseverle buluştu. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Sanatsal faaliyetler üretmek, sanatın gelişimine katkı sağlamak, sanatı ve sanatçıyı sanatseverlerle bir araya getirmek, tam akredite öğrenci odaklı araştırma üniversitemizin toplumsal görevleri arasındadır. Bu bilinçten hareketle Türk dünyasının ortak değerlerini ve kültürel bağlarını vurgulayarak, bu bağların güçlenmesine katkıda bulunmak, Türk devletleri ve topluluklarının kültürel çeşitliliğine ve zenginliğine katkıda bulunmak hedefiyle yola çıktığımız bu önemli organizasyonun henüz fikir aşamasında iş birliği talebinde bulunduğumuz bütün çevreler tarafından heyecanla karşılanarak sağlanan desteklerle bugünlere gelmesi sağlanmıştır” diye konuştu. “Festivalimizin geleneksel hale gelmesini temenni ediyorum” Bu tür bir festivale ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını dile getiren Prof. Dr. Budak, “Uluslararası Turan Film Festivali, uzun süren hazırlık aşamasının ardından iki gündür Üniversitemiz ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor. Festival kapsamında uluslararası film yarışması, 3 Söyleşi, 2 Fotoğraf Sergisi, 7 Gösterim Seçkisi, 1 Resim Sergisi, 1 Konser, 1 Dans Gösterisi gerçekleştirildi. Festivale 77 ülkeden bin 55 başvuru yapıldı. Türkiye’den 158 Film, Azerbaycan 47 Film, Kırgızistan 31, Kazakistan 21, Özbekistan 15 ve Türkmenistan’dan 10 film katılım gösterdi. Yapılan tüm başvurular alanlarında duayen jüri üyelerinden oluşan seçili kurullar tarafından incelendikten sonra dereceye girenleri belirlendi. Bugünkü ödül töreninde dereceye giren filmlere verilecek ödüllerin yanı sıra Yaşam Boyu Başarı Ödülü, Sinema Sanatına Katkı Ödülü, İnsani Değerlere Katkı Ödülü gibi 13 ayrı kategoride özel ödüller de verilecek. Ödül alacak olan sanatçılarımızı şimdiden tebrik ediyorum. Ayrıca bu büyük organizasyonda bizlerle birlikte olan ve büyük desteklerini gördüğümüz Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğüne, TÜRKSOY’a, çok kıymetli sergilerini bizlere açan Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığına ve festivalimize destek veren gerek ülkemizdeki gerekse Türk Dünyasındaki değerli kurumlarına şükranlarımı ifade etmek istiyorum. Festivalimizin ileriki yıllarda da Türk Dünyasında genişleyerek geleneksel hale gelmesini temenni ediyorum” dedi. “Türk dünyasının zenginliğini arşivlerle ortaya koyuyoruz” Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanı Prof. Dr. Uğur Ünal, “Bu etkinliğin, kültürün birleştiriciliği adına çok önemli bir program olduğunu ifade etmek istiyorum. Türk kültürü ve sanatının paylaşımı ve gelişimi adına düzenlenen bu festival son derece anlamlıdır. Bu programın bir paydaşı olarak Türk dünyasının zenginliğini çeşitli arşiv belgeleriyle ortaya koymaktan son derece bahtiyarız. Türkiye olarak dünyanın en büyük arşivlerine sahip olduğumuzu bilmenizi isterim. Festivalimize ev sahipliği yapan Ege Üniversitesine ve Rektör Prof. Dr. Necdet Budak’a, hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkürlerimi iletiyorum” dedi. TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, “Sinema ortak kültür mirasımızı gelecek nesillere taşıma noktasında en önemli araçlardan biridir. Bu etkinlik, Türk sinemasının çeşitliliğini yansıtmasının yanı sıra birliğimizi ve kardeşliğimizi bir kez daha tüm dünyaya gösterme fırsatı verdi. Festivalin gerçekleşmesine katkı sunan kurumlarımıza teşekkür ediyor, yarışan tüm sanatçılarımızı tebrik ediyorum” diye konuştu. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven ise, “Sinema, dertli insanın işidir. Sinema yapan insan derdini paylaşmak, yarasını göstermek ister. Filmini çektikten sonra da dertleşmek ister. Bu bakımdan festivaller de sinemacıların dertleştikleri yerlerdir. Özellikle uluslararası festivaller bizim için çok önemli. Turan Film Festivali de ilk yılından büyük bir başlangıç yaptı. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum” dedi. Ödüller sahiplerini buldu Turan Film Festivali kapsamında ilk olarak prestij ödülleri verildi. İnsani Değerlere Katkı Ödülü Yönetmen Derviş Zaim ile Gönül Dağı dizi yapımcısı Ferhat Eşsiz’e, Kültürel Çeşitliliğe Katkı Ödülü TRT AVAZ kurumu adına TRT İzmir Bölge Müdürü Mevlüt Şahbaz’a, İnsan Haklarına Katkı Ödülü Karabağ-Azerbaycan Göç ve Mülteciler Bakanlığı Bakan Müşaviri Nesimi Nerimanov’a Toplumsal Duyarlılık Ödülü Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven’e verildi. Sinema Sanatına Katkı Ödülünü sırasıyla; Azerbaycan Sinema Ajansı, Kazakfilm, Kırgız Cumhuriyeti Kültür, Bilgi, Spor ve Gençlik Politikaları Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü adına Talant Osmanov, Özbekistan Kültür Bakanlığı Sinematografi Ajans Uluslararası İlişkiler Daire Koordinatörü Gofurjon Musaev, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven ve Oğuzhan Türkmen Film Stüdyosu adına Salisalih Bayramov aldı. Ege Üniversitesi 2024 Yılı Vefa Özel Ödülünü Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Fecir Alptekin ve TRT Belgesel Kanal Koordinatörlüğü adına Koordinatör Ahmet Canbaz alırken, Genç Yetenek Ödülü Ruslan İbrahimli’ye, Teknoloji ve Sinema İlişkisi Ödülü 1453 Filmi ile Hamit Keleş’e, Medya Özel Ödülü Anadolu Ajansı adına İzmir Bölge Müdürü Ahmet Caner Baysal’a, Kültürel Hafıza Ödülü Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Daire Başkanı Dr. Yasin Yıldız’a, Kültürel Miras Ödülü Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanı Prof. Dr. Uğur Ünal’a, TÜRKSOY Özel Ödülü ise Rejisör Alovov’a verildi. Festivalde yarışan filmlerde ise; Azerbaycan birinciliğini “Voice” filmi ile Zamin Mammadov, Kazakistan birinciliğini “Lullaby” filmi ile Dilshat Rakhmatullin, Kırgızistan birinciliğini “Hope” filmi ile Saule Mukanbetova, Özbekistan birinciliğini “Taste of Grapes” filmi ile Dmitriy Lebedev, Türkiye birinciliğini “Tradition” filmi ile Ali Rıza Bayazıt, Türkmenistan birinciliğini “Ümit” filmi ile İskender Muhammet Annamuhammedov, Uluslararası kategori birinciliğini ise “Goli’s Greatest Adventure/Iran” filmi ile Elika Mehranpoor aldı. Yöresel danslar ve şarkılar katılımcıları coşturdu Ödüllerin verilmesinin ardından festivale destek veren kurum ve sponsorların temsilcilerine plaket takdimi gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında EÜ Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Ekin Dans Topluluğunun “Zeybek Gösterisi”, Azerbaycan Sema Halk Dansları Topluluğunun “Azerbaycan Halk Müziğinden Potpuri”, “Göçebeler Kırgız Halk Dansı”, Kazakistan “Süyünbay Sazı” Folklor Topluluğu Dansçıları, Özbekistan Namangan Filartmonisi Müzik ve Dans Sanatçıları sahne aldı. Daha sonra tüm ülkelerin sanatçıları sahneye çıkarak Rektör Prof. Dr. Necdet Budak eşliğinde “Anayurdum” parçasını seslendirdiler. Festival tanıtım filminin de gösterildiği törenin sonunda, ödül alanlar, jüri ve katılımcılar hatıra fotoğrafı çektirdi.