KÜLTÜR SANAT - 27 Eylül 2025 Cumartesi 10:59

Arslantepe’de yeni bulgular heyecanlandırdı

A
A
A
Arslantepe’de yeni bulgular heyecanlandırdı

Malatya’daki Arslantepe Höyüğü’nün Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Francesca Balossi Restelli, devam eden kazı çalışmalarında elde ettikleri yeni bulguların kendilerini heyecanlandırdığını belirtti.


UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Malatya’daki Arslantepe Höyüğü’nün Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Francesca Balossi Restelli, son çalışmalar hakkında konuştu. Restelli, dünyanın gözünün 65 yıldır İtalyanların kazı yaptığı bu höyükte olduğunu söyledi. Elde ettikleri yeni bulguların kendilerini heyecanlandırdığını belirten Restelli, çalışmaların devam ettiğini söyledi.


Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Francesca Balossi Restelli, Malatya’da ‘Tarih, araştırma ve toplum arasında Arslantepe: Uluslararası iş birliği ve yerel kalkınma için bir model’ konulu bir söyleşiye katıldı. Francesca Balossi Restelli, "Neden Arslantepe önemli?" sorusundan yola çıktıklarını belirterek, "2021 yılından beri Arslantepe, UNESCO Dünya Miras Listesi’nin içerisinde yer alıyor. Neden? Çünkü Arslantepe’de Marcella Hocam (Arslantepe Onursal Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Marcella Frangipane) 65 yıl içinde çalışırken dünyanın en eski devlet sistemini buldu. Şu ana kadar 400 metrekare bir alan açtık. Saray çok daha büyük. İçinde yürüyebilirsiniz. Dünyada ilk, tek, en eski saray değil ama ilk ve tek bir yer, ziyaretçi olarak içine girip, mimarisini ve duvarları görebilirsiniz. Sarayın koruması çok iyi, mükemmel bir mimari duruyor" ifadelerini kullandı.



Arslantepe’de 5 bin eser yatıyor


Arslantepe’de bulunan eserlerin Malatya Arkeoloji Müzesi’nde sergilendiğini ifade eden Restelli, "Malatya Arkeoloji Müzesi şimdi kapalı, depremden dolayı restorasyon yapıyorlar. Ama umuyorum ki tekrar açılacak ve belki daha büyük bir müze olacak. Çünkü Arslantepe’den 5 bin eser şu anda orada bulunuyor. En çok depolarda ama bütün objeler sergilenebilirler. Gerçek saraydaki yaşamı ve ortamı çok daha iyi anlayabilirsiniz" dedi.


Prof. Dr. Francesca Balossi Restelli, sarayın içerisinde dünyanın ilk ve en eski kılıçlarının bulunduğunu anımsatarak, "Bu kılıçların iki önemi var. Birincisi çok iyi bir metalurji sistemi bize anlatıyorlar. Bakırla yapılmış, arsenik-bakır alaşımıyla yapılmış ve gümüş dekorasyonu var. İkincisi bize sarayın askeri gücünü gösteriyor" dedi.


Restelli, 4 Ekim’de Arslantepe Karşılama Merkezi’nin açılacağını duyurarak, "Bunun için biz bir sergi hazırladık. Panolar koyduk ve İstanbul şirketi belgesel filmler hazırlıyor" ifadesini kullandı.



"2,5 ay çalıştık, güzel sonuçlar çıktı"


Restelli, "Bu sene 10 Temmuz’da kazı çalışmalarına başladık, haftaya çalışmaları bitiriyoruz. 2,5 ay çalıştık. Güzel sonuçlar çıktı. Hem demir çağ hem geç kalkolitik dönemden yerleşim tabakaları üzerinde çalıştık. Şimdi duruyoruz çünkü İtalya’ya dönmemiz gerekiyor. Derslerimiz başlıyor, seneye geri geleceğiz. En eski tabakalardan çok değişik bir mimari bulduk. Geçen sene aynı açmada çok küçük yerleşim evleri kazdık ama bu yıl çok daha büyük bir ev bulduk. Bize ne gösterdiğini tam anlamadık ama mimari değişirken sosyal ve ailenin sistemi de normalde değişiyor. Sosyal organizasyon içerisinde bir değişiklik var. Onu anlamak için çalışacağız. Gelecek yıl temmuzda yeniden gelip kazı çalışmalarına başlayacağız" şeklinde konuştu.



"Malatya’ya daha çok önem verilecek"


Arlantepe Karşılama Merkezi’nin tanıtım için olumlu sonuçlar koyacağını belirten Restelli, "4 Ekim’de açılacak. Orada Arslantepe’nin bütün tabakalarını, tarih ve araştırmalar anlatılacak. Umuyoruz ki daha çok ziyaretçi gelecek. Bu şehirde tarih içinde bir köken var. Bunu insanlara anlatmak çok önemli bir şey çünkü Malatya’ya daha çok önem verilecek. Bu da şehir için önemli" diye konuştu.



Arslantepe’de yeni bulgular heyecanlandırdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Bitlis’te adrenalin tutkusu tehlikeye davetiye çıkardı Bitlis’te 11 kişiden oluşan genç grubu, zeminin kayak yapmaya uygun olmadığı yüksek rakımlı dağlık bir alanda tehlikeli bir denemeye imza attı. Gençlerin kendilerini yamaçtan aşağıya doğru bıraktığı anlar dron kamerasıyla kaydedilirken, görüntülerde yer yer dengenin kaybolduğu ve düşme tehlikesinin atlatıldığı anlar dikkat çekti. Olay anına ait görüntülerde, gençlerin kontrolsüz şekilde aşağıya doğru kaydığı ve pek çok noktada dengesini kaybederek düştüğü açıkça görülüyor. Güvenli olmayan zemin şartlarına rağmen yapılan bu tehlikeli iniş, muhtemel ciddi sakatlanma risklerini de beraberinde getirmektedir. Muhtemel bir kazanın ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirten yetkililer, özellikle uygun zemin ve güvenli pistler dışında yapılan kayak ve benzeri aktivitelerden kaçınılması gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, kış sporlarının mutlaka uygun ekipman, güvenli alanlar ve gerekli tedbirler alınarak yapılması gerektiğini hatırlatarak, benzer riskli girişimlere karşı uyarıda bulundu. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Doç. Dr. Cihan Önen, kalabalık bir grubun kayak ve benzeri sporlar için uygun olmayan bir zeminde dağdan aşağıya doğru kaymasının tehlikeli olduğunu vurguladı. Görüntülerde de görüldüğü üzere birçok kişinin düştüğünü belirten Önen, bu tür aktivitelerin yaralanmalara ve hayati risklere yol açabileceğine dikkat çekti. Önen, "Her ne kadar gençler bu durumu bir macera ve eğlence olarak görse de uygun olmayan zemin ve yükselti düşünüldüğünde sağlık riski oluşturabilmektedir" dedi.
Erzurum Polisten bu defa dumansız hava sahası operasyonu Erzurum Emniyet Müdürü Onur Karaburun tarafından hayata geçirilen "Hayata Yeniden Merhaba Projesi" kapsamında 170 polis sigarayı bıraktı. Emniyet Müdürü Onur Karaburun, projeyi beş aşamada hayata geçirdiklerini belirterek, "Önce sorunu tespit ettik. Birimlerde görev yapan personelin ne kadarının sigara içtiğini, bunu nasıl azaltabileceğimizi, bağımlılıkla mücadele konusunda ne yapabileceğimizi, yöntem tespit yaptıktan sonra yöntemi uygulama adımları, hangi personel üzerinde bunu hedef alacağımızı ve sonuçtaki hedeflerimizi tespit ettik. Daha sonra sigara bırakma konusunda farkındalık oluşturmak istedik ve bırakmaya gönüllü personelin desteklenmesi için neler yapılabilir diye çalışma yürüttük. İlimizdeki toplam personelin yüzde 49’u olan 1493 kişinin sigara kullanmadığı, yüzde 51’i olan 1547 kişinin sigara bağımlısı olduğunu anketle tespit ettik ve 13 Kasım 2025’te projeye start vermiş olduk. İl Sağlık Müdürlüğü, Yeşilay ve Allen Carr temsilcileriyle görüştük. Anketle, personelin günlük ne kadar sigara kullandığı ve ne kadar zamandır bağımlılığı sürdürdüklerini tespit ettik" şeklinde konuştu. "170 polis sigarayı bıraktı" Karaburun, teşkilat içinde 10 yıl ve üzeri sigara kullanan ve bağımlı olan 612 kişiden 121’inin sigarayı bırakma konusunda yardım almayı düşünmelerinin kendilerini gayretlendirdiğini vurgulayarak, ""Toplamda 241 personelimiz bu konuda destek arayışı içinde olduğunu söyledi. Yaptığımız çalışmalar sonucunda destek isteyen 241 personelin yüzde 71’i olan 170 personelimiz bugün itibarıyla sigarayı bıraktığını ifade ettiler. Sigara içen personelimizin de yüzde 11’i olan 170 kişi sigarayı bırakmış oldu. Biz burada aile bireylerini de işin içine kattık. Sigarayı bırakan personeli yeniden başlamasın diye takip edeceğiz. Böylece bağımlılıkla mücadele konusunda bir farkındalık hareketi başlattık. Herkesi bu konuda duyarlı ve katkıda bulunmaya davet ediyoruz" dedi.
Erzincan Norveç’ten gelen deriler Erzincan’da gelenekle buluşuyor Erzincan’da üretilen ve Norveç’ten ithal edilen özel koyun derilerinden hazırlanan deri tulumlar, Türkiye’nin dört bir yanındaki peynir üreticilerine ulaştırılarak hem geleneksel üretimi destekliyor hem de şehir ekonomisine katkı sağlıyor. Türkiye’de sadece iki ilde üretimi yapılan deri tulumların önemli bir kısmı Erzincan’da hazırlanıyor. Yüzyıllardır süregelen tulum peyniri geleneğinin yaşatıldığı kentte, Norveç’ten getirilen doğal beyaz koyun derileri, modern tesislerde işlenerek peynir üretiminde kullanılmaya hazır hale getiriliyor. Erzincan’daki deri işleme tesislerinde özenle hazırlanan tulumlar; başta Erzincan tulum peyniri olmak üzere Çorum, Erzurum, Tunceli, Elazığ, Malatya, Van, Bingöl, İstanbul, Mardin ve Adana gibi birçok ildeki peynir üreticilerine gönderiliyor. Ürünler, peynirin doğal koşullarda olgunlaşmasına katkı sağlarken, Erzincan ekonomisine de doğrudan gelir kazandırıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan işletme sahibi Onur Eraslan, deri tulumların üretim sürecini şu sözlerle anlattı: "Derilerimizin yolculuğu Norveç’ten başlıyor. Dünyanın en doğal beyaz koyun derilerini getiriyoruz. Erzincan’da önce uzun tüylerinden arındırıyoruz, ardından pres makinelerinde istenilen ebatlarda kesiyoruz. Dinlendirme ve mayalama sürecinden sonra özel makinelerde dikiş işlemi yapılıyor. Kalite kontrolden geçen tulumlarımız paketlenerek müşterilerimize gönderiliyor." Geleneksel yöntemlerin modern teknolojiyle birleştiği üretim süreci sayesinde Erzincan, tulum peyniri kültürünü yaşatırken Türkiye genelindeki peynir üretimine de önemli katkı sunmaya devam ediyor.
Ankara Jandarma 23 ilde 6 milyon adet uyuşturucu hap ele geçirdi İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, jandarmanın yaptığı operasyonlarda 6 milyon adet uyuşturucu hap ele geçildiğini açıkladı. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, jandarma ekipleri tarafından son 2 haftadır devam eden operasyonlarda 23 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik; 6 Milyon adet uyuşturucu hap ile, 270 kg uyuşturucu madde ele geçirdiğini belirterek bu operasyonlarda 521 şüphelinin yakalandığını, 177’sinin tutuklandığını ve 91’i hakkında adli kontrol hükümlerin uygulandığını, diğerlerinin işlemlerinin ise devam ettiğini kaydetti. Bakan Yerlikaya operasyonlarda ilgili şu bilgileri verdi: "Sosyal medya ve mesajlaşma programları üzerinden uyuşturucu madde sattıkları ve uyuşturucu ticaretini organize şekilde yürüttüklerinin tespit edilmesi üzerine; Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile Jandarma Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımız koordinesinde, İl Jandarma Komutanlıklarımızca; 46 narkotik ve asayiş ekibi, 414 personelin katılımıyla; Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bitlis, Bursa, Hakkari, İstanbul, İzmir, Karabük, Kastamonu, Konya, Malatya, Manisa, Muğla, Sakarya, Samsun, Tekirdağ, Uşak ve Van’da operasyonlar düzenlendi. Uyuşturucuyla savaşımız; çok katmanlı, çok boyutlu ve kararlı bir seferberliktir. Elebaşından yöneticisine, üreticisinden torbacısına kadar zincirin her halkasını büyük operasyonlarla tek tek kırıp atıyoruz. Emeği geçenleri tebrik ediyorum."