ÇEVRE - 01 Ekim 2024 Salı 12:08

Başkan Geçit, ulaşım yatırımlarını inceledi

A
A
A
Başkan Geçit, ulaşım yatırımlarını inceledi

Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Çilesiz Mahallesi’nin ulaşım ağını daha güvenli ve akıcı hale getirmek amacıyla gerçekleşen çalışmaları yerinde inceledi. Geçit, Yeşilyurt’un yaşam standardının yükselmesi için gece gündüz demeden her daim sahada olduklarını söyledi.


Yeşilyurt’un tamamında yürütülen çalışmalarla ulaşım ağını her geçen gün daha konforlu hale getiren Yeşilyurt Belediyesi, ilçenin dört bir tarafında yol yapım, parke taşı döşeme, asfalt serim ve çevre düzenleme çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. İlçenin daha estetik, güvenli ve konforlu bir ulaşıma kavuşması adına Yeşilyurt Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü gözetiminde gerçekleşen çalışmalar kapsamında Çilesiz Mahallesi’nde planlamaya alınan yollarda teker teker yenileniyor.



“Daha güzel ve modern bir Yeşilyurt inşa etmek için hep sahadayız”


Vatandaşların konforlu ve güvenli ulaşım imkanına kavuşmaları adına ilçenin tamamında yoğun bir çalışma yürüttüklerini söyleyen Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, gerçekleştirdikleri çalışmalarla ilçeyi konforlu, estetik ve güvenli bir ulaşım ağına kavuşturmaya çalıştıklarının altını çizdi. Hedeflerinin güvenli ve konforlu ulaşımı ilçenin dört bir tarafına yaymak olduğunu dile getiren Başkan Geçit, Yeşilyurt’un inşa ve ihya sürecinin planlı, sistemli ve güçlü yatırımlarla devam ettiğini hatırlattı.


Seçim döneminde "Saha çalışmalarını yerinde takip edeceğiz, vatandaşlarımızla iç içe olacağız, birlikte Yeşilyurt’u ayağa kaldıracağız" sözünü yerine getirmeye devam ettiklerini ve 7/24 sahada olduklarının altını çizen Başkan Geçit, “Rutin olarak belirlediğimiz dönemsel planlama ve programlarımız çerçevesinde tüm yaşam alanlarımıza kaliteli hizmetler taşıyoruz. İlçemizde altyapısı tamamlanmış noktalarda yeni yol yapımından mevcut yollarımızın yenilenmesine, yapılan yollarımızın sıcak asfalt serimi veya sathi kaplamasına, mevcut yollarımızın rutin bakımı ve onarımından kilitli parke ve bordür çalışmalarına kadar neye ihtiyaç varsa onu yerine getiriyoruz. İlçemizin yaşam standartlarının yükselmesine katkı sunacak proje üretmeye ve bunları hayata geçirmeye devam etmekteyiz. Ekiplerimiz ilçemizde deprem yaralarını sarmak ve tüm yaşama alanlarımızı ayağa kaldırmak için olağanüstü bir gayretle çalışıyorlar, tüm mesai arkadaşlarımıza canı gönülden teşekkürlerimi sunuyorum. Vatandaşlarımızın isteklerine daha hızlı cevap vermek için gece gündüz demeden çalışıyoruz, tüm ekibimizle her daim sahadayız. Çilesiz mahallemizde iklimsel şartlar ve aşırı kullanımdan dolayı bozulan ve deforme olan yollarımızı ekiplerimiz baştan aşağıya yeniliyorlar. İlçemizin hareketli noktalarından olan Çilesiz’de araç ve yaya trafiğini güvenli hale getiriyoruz. İlçe genelinde ulaşımı daha da konforlu hale getirip vatandaşlarımızın yaşamını kolaylaştırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Hayata geçen her yatırım ve hizmetimiz ilçemizde yaşayan hemşerilerimize her anlamda konforlu bir yaşam sağlamak içindir. Yeşilyurt’u hep birlikte ayağa kaldıracağız. Tüm hizmetlerimiz hemşerilerimize ve ilçemize hayırlı olsun” şeklinde konuştu.



Başkan Geçit, ulaşım yatırımlarını inceledi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Geçmişten geleceğe Türkiye’de özel eğitim DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü ve Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen "Engelleri Birlikte Aşmak: Geçmişten Geleceğe Türkiye’de Özel Eğitim" adlı program gerçekleştirildi. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Konferans Salonu’nda ki programa; Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Onur Er, Milli Eğitim Müdürü Gülşen Demirkol Özer, 22. ve 23. Dönem İstanbul Milletvekili, Türkiye Beyazay Derneği Genel Başkanı Lokman Ayva, öğretim elemanları, öğrenciler ve davetli misafirler katıldı. Konferansın açılış konuşmasını yapan Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Onur Er, özel eğitimin bir toplumun; vicdanını, kapsayıcılığını ve insani merkezli bakış açısını en güçlü ve en güzel şekilde ortaya koyan alanlardan birisi olduğunu ifade etti. Bireysel farklılıkların toplumsal zenginliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Tüm bireylerine eşit imkanlar sunan toplumların gelişmiş toplumlar olduğunu dile getiren Er, Türkiye’de özel eğitimin önemli bir gelişme gösterdiğini ve önemli bir farkındalık oluşturulduğunu belirtti. "Üniversitemiz özel eğitim bölümü en fazla proje üreten bölümler arasında" Konuşmasını yapmak için kürsüye davet edilen Rektör Nedim Sözbir, etkinliğin önemine değinerek, Düzce Üniversitesi’nin özel eğitimde önemli bir yere sahip olduğunu, bu alanda çalışma yürüten akademisyenlerin yurt dışı tecrübelerinin yanı sıra, en fazla proje üreten bölümler arasında yer aldığını ifade etti. Türkiye Beyazay Derneği Genel Başkanı Lokman Ayva ile bir araya gelmekten dolayı duyduğu memnuniyetini dile getiren Rektör Sözbir, Lokman Ayva’nın özel eğitim alanında Türkiye’de çalışmalar yapan örnek bir isim olduğunun altını çizdi. Üniversitelerin görevlerinin sadece akademik bilgi aktarmak olmadığını söyleyen Sözbir, toplumsal farkındalığı artırmanın da önemli olduğunu ifade ederek, konferansın yararlı geçmesi temennisinde bulundu. Gerçekleşen açılış konuşmalarından sonra moderatörlüğünü Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Osman Aktan’ın yaptığı panel oturumuna geçildi. "Bilimsel araştırmalar eğitimin kalitesinin düşmediğini gösteriyor" Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Kart, "Teoriden Pratiğe Kaynaştırma Ekosistemi" başlıklı sunumunda; özel eğitimde, özel birey çocukları sınıfa koymakla kaynaşma olamayacağını hatırlatarak, diğer öğrencilerin tutum ve davranışları ile ailelerin davranışlarının da doğru ve bilinçli olması gerektiğini vurguladı. Sınıf ortamının gerçek dünyanın bir simülasyonu olduğunu söyleyen Kart, burada karşılaşılan durumların gerçek dünyaya hazırlık olduğunu dile getirdi. Özel çocukların destek almadığı zaman, yani süreç olması gerektiği gibi işlemediği zaman; sadece çocuğun değil ailenin de bu durumdan zarar göreceğini ifade eden Mehmet Kart, kaynaştırılmış sınıftaki çocukların ailelerinin de olumsuz bir tepki göstermemesi gerektiğini vurguladı. Kaynaştırılmış sınıfta eğitim kalitesinin düşmediğini bilimsel araştırmalarla ortaya konulduğunu hatırlatan Mehmet Kart, aksine zenginleştirilmiş anlatımla herkesin çok kolay anlayabileceği bir eğitim süreci geçirdiklerini söyledi. "Hak yaklaşımı bilincini yerleştirmeliyiz" Düzce İl Milli Eğitim Müdürü Gülşen Demirkol Özer ise "Gerçeklik ve İdeal Arasında Özel Eğitim Uygulamaları" başlıklı sunumunda, ülkemizdeki çalışmaların tarihine vurgu yaparak, bugün gelinen noktanın çoğu Avrupa ülkesinden daha ileri olduğunu ifade etti. Özel eğitim alanında çok fazla iyileştirme çalışmaları yapılmasına rağmen, kullanılan dilin gelişmesi gerektiğini hatırlatan Gülşen Demirkol Özer, özel bireylere merhamet anlayışı ile yaklaşılmasının yerine hak yaklaşımı algısının oluşturulması gerektiğini vurguladı. "Geleceğin mesleğini icra eden kişiler" Panelin son sunumunu gerçekleştiren 22. ve 23. Dönem İstanbul Milletvekili, Türkiye Beyazay Derneği Genel Başkanı Lokman Ayva, özel eğitimcilerin geleceğin mesleğini icra eden en önemli kişiler olduğunu söyleyerek, özel eğitim alanında çalışma yapacak kişilerin bir dünya vatandaşı olması gerektiğini vurguladı. Özel eğitimcilerin her ferdin farklı bir özelliği olduğunu bildiğini ve asla kategorize etmeyeceğini söyleyen Lokman Ayva, özel eğitimin alt yapısında; vizyon, proje yazma-yönetme-raporlama, lisan ve yapay zeka olması gerektiğinin altını çizdi. Program, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir’in yaptıkları başarılı sunum ve çalışmalarından dolayı konuşmacılara çiçek ve hediye takdimi ile sona erdi.
Düzce Düzce’de çiftçilere yem bitkisi tohumu dağıtıldı DÜZCE(İHA) – Düzce’de 70 üreticiye, toplam bin 165 dekar alanda kullanılmak üzere 17 bin 500 kilogram dörtlü karışım yem bitkisi tohumu dağıtımı yapıldı. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, dörtlü karışım yem bitkileri tohumu dağıtımı İl Müdürlüğü bahçesinde gerçekleştirildi. Programda konuşan Düzce Vali Mehmet Makas, Düzce’nin üretim gücüne, çiftçilerin alın terine ve tarımsal desteklerin önemine vurgu yaptı. Mehmet Makas, üretime katkı sunan çiftçilere, projeye destek sağlayan kurumlara ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teşkilatına teşekkür etti. AK Parti MKYK Üyesi ve Düzce Milletvekili Ayşe Keşir ise Düzce’nin tarım ve hayvancılık açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, üreticilerin desteklenmesi ve Tarımsal Üretim Planlaması kapsamında yürütülen çalışmaların önemine değindi. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun konuşmasında, Düzce’nin verimli toprakları, uygun iklim yapısı ve bir yılda iki ürün alma potansiyeliyle önemli bir tarım ili olduğunu ifade etti. Tarımsal Üretim Planlaması kapsamında münavebe uygulamalarının önemine dikkat çeken Uzun, yem bitkileri üretiminin artırılmasıyla hayvancılığın kaba yem ihtiyacına katkı sağlanacağını, toprak verimliliğinin korunacağını ve sürdürülebilir üretimin destekleneceğini belirtti. Esra Uzun, projenin hayata geçirilmesinde AK Parti MKYK Üyesi ve Düzce Milletvekili Ayşe Keşir’in önemli katkıları olduğunu belirterek, "Tarımsal Üretim Planlaması kapsamında iki yıl üst üste mısır ekimi yapan üreticilerimize alternatif ürün imkanı sunulması amacıyla milletvekilimizin girişimleri ve Bakanımızla gerçekleştirdiği görüşmeler neticesinde bu destek ilimize kazandırılmıştır. 2026 yılı programında yer almamasına rağmen, bu destek sayesinde projeyi üreticilerimizle buluşturmuş bulunuyoruz" dedi. Program kapsamında, Merkez ve 5 ilçede 70 üreticiye, toplam bin 165 dekar alanda kullanılmak üzere 17 bin 500 kilogram dörtlü karışım yem bitkisi tohumu dağıtımı gerçekleştirildi. Projenin toplam bütçesinin 1 milyon 333 bin TL olduğu, bunun 1 milyon TL’sinin Bakanlık bütçesinden, 333 bin TL’sinin ise çiftçi katkısından karşılandığı belirtildi. Törende ayrıca üreticiler adına manda yetiştiricisi ve manda sütü üreticisi Fatma Mutlu ile genç çiftçi Ömer Bilir konuşma gerçekleştirdi. Üreticiler, tarımsal üretimde emeğin, sabrın, kadın emeğinin ve gençlerin üretime katılımının önemine dikkat çekerek desteklerinden dolayı kurumlara teşekkür etti.
Adana Uzmanından uyarı: "Tanı yanlışlığı hastaların hayatını riske atıyor" Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, kola vuran her ağrının boyun fıtığı kaynaklı olmadığını belirterek, yanlış tanı nedeniyle bazı hastaların kalp krizi riskiyle karşı karşıya kaldığını söyledi. Şen, aylarca boyun fıtığı tedavisi gören bir hastasının yapılan tetkikler sonucu kalp ana damarında yüzde 90 darlık tespit edildiğini anlattı. Uzmanlar, özellikle kola yayılan ağrılarda sadece boyun fıtığı ihtimaline odaklanılmasının ciddi sağlık sorunlarını gözden kaçırabileceğine dikkat çekiyor. Benzer şikayetlerle uzun süre fizik tedavi gören veya farklı yöntemlerle ağrısını gidermeye çalışan bazı hastalarda, asıl sorunun kalp damar hastalıkları olduğu sonradan ortaya çıkabiliyor. Özellikle eforla artan kol ağrılarında detaylı değerlendirme yapılması gerektiği belirtilirken, yanlış tanının ölümcül sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor. "Her kola vuran ağrı boyun fıtığı değildir" Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, toplumda kola yayılan ağrıların çoğu zaman boyun fıtığıyla ilişkilendirildiğini ancak bunun ciddi sonuçlara yol açabileceğini söyledi. Prof. Dr. Şen, "Bu ağrılar sağ kolda da olabilir. Özellikle efor sırasında artıyorsa dikkat edilmesi gerekir. Merdiven çıkarken, yürüyüş yaparken ya da ağır spor sırasında kol ağrısı artıyorsa bu durum kalp kaynaklı olabilir. Boyun fıtığında ise ağrı genellikle sürekli olur, eforla belirgin şekilde artmaz" dedi. "Nörolojik tespit yoksa dikkatli olunmalı" Boyun fıtığına bağlı ağrılarda nörolojik muayenede kuvvet ve duyu kaybı görülebileceğini ifade eden Şen, kalp kaynaklı ağrılarda ise bu tespitlerin ortaya çıkmadığını söyleyerek, "Kola vuran ağrıda ilk akla gelen boyun fıtığı olmamalı. Bunun kalp krizinin habercisi olabileceği unutulmamalı. Bu tespitler, beraberinde kalp krizinin bir habercisi olabilir" diye konuştu. "Her kol ağrısını boyun fıtığı olarak değerlendirmek ciddi risk" Prof. Dr. Şen, yaklaşık 6-7 ay boyunca boyun fıtığı tanısıyla takip edilen bir hastanın yaşadıklarını da anlatarak, şunları söyledi: "Hastamız bize gelmeden bir gece önce şiddetli kol ağrısı yaşamış. Ailesi ameliyat için bize başvurdu. Filmlerine baktığımızda boyun fıtığı vardı ancak ameliyat gerektirecek düzeyde değildi. Muayenesinde kuvvet kaybı ve duyu kaybı da yoktu. Bunun üzerine kardiyoloji değerlendirmesi istedik. Yapılan koroner anjiyoda hastanın kalp ana damarında yüzde 90 darlık tespit edildi ve aynı gün stent takıldı. Kardiyoloji uzmanı meslektaşım, ’Bir iki gün daha gecikseydi hastayı kalp krizinden kaybedebilirdik’ dedi. Kalp krizine bağlı ölümlerin nedenlerinden biri de tanı yanlışlığıdır. Hastayı yeterince sorgulamamak ve her kol ağrısını boyun fıtığı olarak değerlendirmek ciddi risk oluşturuyor."