POLİTİKA - 18 Kasım 2025 Salı 11:11

Başkan Geçit’ten iş dünyasıyla ekonomik istişare toplantısı

A
A
A
Başkan Geçit’ten iş dünyasıyla ekonomik istişare toplantısı

Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, "Birlikte Başaracağız’ projesi kapsamında Malatya ve Yeşilyurt’un ekonomik yapısını güçlendirmek, yatırım ortamını iyileştirmek ve şehrin geleceğine yön verecek stratejik adımları değerlendirmek amacıyla iş dünyasının önde gelen temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıda, deprem sonrası ekonomik toparlanmanın hızlanması için üreticiye destek verilmesi, lojistik altyapının güçlendirilmesi, nitelikli istihdamın artırılması ve yeni yatırım alanlarının açılması konularında ortak değerlendirmeler yapıldı.


Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (TSO), Malatya Ticaret Borsası, MÜSİAD ve MİAD Malatya Şubesi Başkanları başta olmak üzere çok sayıda iş adamının katıldığı toplantıda sanayi, ticaret, üretim, istihdam, yatırım potansiyeli ve şehir ekonomisinin dönüşüm süreci gibi birçok başlık masaya yatırıldı. Toplantıya ev sahipliği yapan Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, yerel yönetim olarak Malatya’nın yeniden ayağa kalkması, ekonomik hareketliliğin artırılması ve deprem sonrası toparlanmanın hızlanması için iş dünyasıyla güçlü bir iletişim ve iş birliği içerisinde olduklarını dile getirdi.



"Ekonomik gelişim, ortak akıl ve dayanışma ile mümkün"


Başkan Geçit, toplantıda yaptığı açıklamada Malatya’nın sahip olduğu potansiyelin doğru planlama ve ortak akılla harekete geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Şehrin üretim kapasitesi, coğrafi avantajları ve girişimci ruhuyla yeniden yükselişe geçebileceğini belirten Başkan Geçit, "Malatya’mız sanayisi, tarımı ve ticaretiyle bölgesine yön veren kadim bir şehirdir. Bu güçlü yapı ancak istişareyle, birlikte hareket ederek daha sağlam bir zemine oturabilir. Belediyemiz, yatırımcı dostu bir yaklaşımı benimsemiş olup üretim ve istihdamı destekleyecek her türlü çalışmanın arkasındadır. ’Birlikte Başaracağız’ projemiz kapsamında gerçekleştirdiğimiz bu toplantı, şehrimizin ekonomik vizyonunu güçlendirme adına çok kıymetli bir adımdır" şeklinde konuştu.



İş dünyasından yapıcı görüş ve öneriler


Malatya TSO, Ticaret Borsası, MÜSİAD ve MİAD başkanları ile işadamları ise toplantıda yatırım ortamının geliştirilmesine yönelik görüş ve önerilerini dile getirdi. Özellikle deprem sonrası ekonomik toparlanmanın hızlanması için üreticiye destek verilmesi, lojistik altyapının güçlendirilmesi, nitelikli istihdamın artırılması ve yeni yatırım alanlarının açılması konularında ortak değerlendirmeler yapıldı.



Temsilciler, Yeşilyurt Belediyesi’nin sanayi bölgeleri, yerinde dönüşüm çalışmaları, ulaşım altyapısı ve şehir estetiğini geliştirme alanındaki yatırımlarının ekonomik çarkları olumlu yönde etkilediğini ifade ederek belediye ile güçlü iş birliğinin önemine vurgu yaptı. Toplantıda ayrıca Malatya’nın uzun vadeli ekonomik hedefleri üzerinde duruldu. Tarım ve gıda sektörünün güçlendirilmesi, yüksek katma değerli üretimin teşviki, genç girişimcilerin desteklenmesi, organize sanayi bölgelerinin genişletilmesi ve teknoloji yatırımlarının artırılması gibi stratejik konular detaylı şekilde değerlendirildi.



"Ekonomik dirençlilik için ortak çalışma şart"


Prof. Dr. İlhan Geçit, karşılıklı fikir alışverişlerinin şehir yönetimine yeni perspektif kazandırdığını ifade ederek iş dünyasına teşekkür ederken, "Yeşilyurt’umuzun üretim gücünü artırmak, istihdamı geliştirmek ve ortak akılla daha güçlü bir gelecek inşa etmek adına istişarelerde bulunduk. Şehrimize değer katan tüm kurum ve temsilcilerimize katkıları ve yapıcı görüşleri için teşekkür ediyorum. Ekonomik dayanıklılığı artırmak, Malatya’yı her alanda daha rekabetçi bir şehir haline getirmek için bu tür istişare buluşmalarını çok önemsiyoruz. Bugün ortaya konulan fikirler, şehrimizin gelecek planlamasında önemli bir yol haritası olacaktır. İş dünyamızın önerileri, tespitleri ve çözüm odaklı yaklaşımları şehrimizin ayağa kalkma sürecinde önemli rol oynayacaktır. Ekonomik yapımızı daha güçlü bir zemine oturtmak hepimizin öncelikli görevidir. Çünkü biz bir ve beraber olduğumuz zaman her türlü zorluğun üstesinden gelen bir toplumuz. Onun için birlikte başaracağız, birlikte her alanda güçlü bir şehir inşa edeceğiz" ifadelerini kullandı.


Toplantı, karşılıklı teşekkür temennileri ve iş birliğini güçlendirmeye yönelik yeni planların değerlendirilmesiyle sona erdi.



Başkan Geçit’ten iş dünyasıyla ekonomik istişare toplantısı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul 2020 A.Ş.’den SPK, Asya-Körfez Ortaklıkları ve G.Y.O. hamlesi İstanbul 2020 A.Ş., 270 bin metrekarelik portföyü sermaye piyasalarına entegre etmek için kurumsal adımını attı. Grubun, milyarlarca liralık aktif büyüklüğünü Kızılgüney G.Y.O. çatısı altında kurumsallaştırmak amacıyla Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) başvurusunu tamamladığı ve resmi onay sürecinin devam ettiği açıklandı. Küresel ölçekli altyapı yatırımlarının merkez üssü haline gelen Kanal İstanbul ve Sazlıdere Köprüsü hattı, uluslararası sermaye gruplarının 2026-2030 makro stratejileriyle yeniden şekilleniyor. Şehrin demografik ve ekonomik büyüme ekseninde yer alan Başakşehir bölgesi, bu dönüşümün kalbinde yer alıyor. Bu vizyon doğrultusunda konumlandırılan Selvi Park Comfort projesi, İstanbul 2020 A.Ş.’nin bölgedeki planlı yapılaşma ve stratejik arazi geliştirme hamlelerinin prestijli bir vitrini olarak öne çıkıyor. 270 bin metrekarelik portföy için SPK süreci başladı Son 4 yıl içerisinde 200 bin metrekareyi aşan inşaat alanını başarıyla tamamlayan ve an itibarıyla 70 bin metrekarelik yeni aktif alan inşasını sürdüren İstanbul 2020 A.Ş., bu portföyü sermaye piyasalarına entegre etmek için önemli kurumsal adımını attı. Grubun, milyarlarca liralık aktif büyüklüğünü Kızılgüney G.Y.O. çatısı altında kurumsallaştırmak amacıyla Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) başvurusunu tamamladığı ve resmi onay sürecinin devam ettiği açıklandı. Bu makro operasyonun ve Asya-Körfez eksenindeki stratejik sermaye ortaklıklarının mimarı Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ömer Faruk Kızılgüney liderliğindeki stratejik akıl; Çinli partnerleri ve Dubai merkezli Körfez sermayesi ile kurulan temaslar sayesinde, şirket portföyünü yerel bir gayrimenkul hareketinden ziyade "küresel bir sermaye ve alan yönetimi" platformuna dönüştürüyor. Grubun 2026-2030 vizyonu ve SPK süreci hakkında resmi değerlendirmelerde bulunan İstanbul 2020 A.Ş. İcra Kurulu Üyesi Faruk Aydın, şu ifadeleri kullandı: "Yeni dünya düzeninde gayrimenkul, sadece konut üretmek değil; sürdürülebilir yaşam alanları, akıllı şehir entegrasyonu ve uluslararası sermaye çekim merkezleri oluşturmaktır. Sazlıdere Köprüsü ve Kanal İstanbul hattı, tam olarak bu küresel vizyonun yeni sahasıdır. Yönetim Kurulu Başkan Vekilimiz Ömer Faruk Kızılgüney’in Asya-Pasifik ve Körfez bölgesiyle kurduğu stratejik köprüler ile 270 bin metrekareyi aşan devasa üretim kapasitemiz birleştiğinde, karşımıza Kızılgüney G.Y.O. gerçeği çıkmaktadır. SPK sürecimizin tamamlanmasıyla birlikte, İstanbul 2020 A.Ş. yarının İstanbul’una sadece binalarla değil, güçlü sermaye yapısıyla da yön verecektir."
Diyarbakır Boşanma ve velayet davası 3 yıl sürdü, 7 yaşındaki çocuğun velayeti, raporlara rağmen babaya verildi Diyarbakır’da bir kadın, boşanma aşamasında olduğu eşine karşı yürütülen velayet davasında mahkemenin bilirkişi raporlarına rağmen 7 yaşındaki E.K.’nin geçici velayetini babaya verdiğini belirterek, sürecin uzamasına tepki gösterdi. Diyarbakır’da Ö.K (29) ile eşi arasında devam eden boşanma ve velayet davası 3 yıl sürdü. Dosya kapsamında 3 ayrı bilirkişi raporu temin edildi. Dosyaya sunulan 3 ayrı bilirkişi raporunun tamamında 7 yaşındaki E.K.’nin velayetinin anneye verilmesinin çocuğun üstün yararına uygun olacağı belirtilirken, annenin çocuğun bakım, eğitim ve gelişim ihtiyaçlarını karşılama konusunda daha yeterli olduğu ifade edildi. Altıncı ve yedinci celselerde dava ertelendi. Son celsede ise mahkeme çocuğun geçici velayetini babaya verdi. Ö.K., çocuğun halen halası tarafından bakıldığını iddia etti. Ö.K., "Depremden önce kızım çölyak hastasıydı. Ben tek başıma kızımı hastanelere götürdüm. Tanılarını falan hep tek başıma mücadele ederek yaptırdım. Sonra biyopsi yaptıktan sonra çölyak tanısı koyuldu. Bu süreçte hiçbir şekilde kimse yanımızda yoktu. Her aşamada ben tek başıma bir kadın olarak bunu yürüttüm. Kızıma biyopsi yapıldıktan sonra, çölyak raporunu aldıktan sonra glutensiz diyet uygulamam gerekiyordu. Kimse maddi olarak destek sunmadı. Her seferinde kendi ailemden para istiyordum. Çölyak ürünleri çok pahalı, glutensiz ürünler çok pahalı. Ona rağmen hiçbir şeyini eksik etmemeye çalışıyordum. Alıyordum ve çok şükür değerlerini biraz düşürdüm. Kızımın durumu biraz iyiye gitti ve gelişimi düzeldi" dedi. 6 Şubat depremlerinde kızıyla tek kaldığını ve kendi ailesine sığındığını anlatan Ö.K., şu ifadeleri kullandı: ’’Deprem gördük. Biz kızımla birlikte depremde yalnız evdeydik. Babayı aradım, sabah saat 5-6 gibi babaya hiçbir şekilde ulaşamadım. Cebimde sadece 5 lira vardı ve ben sokakta kalmıştım. Baba hiçbir şekilde bize maddi destek göndermedi. Bu olanlar birikti ve ben artık boşanma kararını verdim. Depremden bu yana ben boşanma davasını açtım. Kızımın okul düzeni de sağlığı da bir tık da olsa iyiydi. 3 tane uzman raporu anneden yana rapor çıkarmasına rağmen son duruşmada kızımın velayeti babaya verildi. Baba kendisi dile getiriyor, ben inşaatta çalışıyorum, şehir dışında kalıyorum, kızım halasında kalacak, halası bakacak diyor. Bir kadın olarak ne yapacağımı bilmiyorum ve sesimi bir şekilde duyurmak istiyorum. Tek istediğim şey kızımın sağlıklı ve huzurlu bir ortamda büyümesi, ne sağlığından ne eğitimden mahrum kalmaması. Kızım sağlıklı bir ortamda, huzurlu bir ortamda büyüsün istiyorum. Ne okulundan ne de sağlığından mahrum kalsın istemiyorum. Ben adaletin yerini bulmasını istiyorum.’’ Dava 3 yıldır sürüyor Ö.K.’nın avukatı Elif Göçtürk ise davanın yaklaşık 3 yıldır sürdüğünü ve son 1 yıldır yapılan üç celsede de dosyanın tekemmül etmesine rağmen, dosyada herhangi bir eksiklik bulunmamasına rağmen duruşmaların sürekli ertelendiğini söyledi. Göçtürk, "Müvekkilimin anayasada güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkını açık bir şekilde ihlal etmektedir. Öte yandan dosya kapsamında geçici velayete ilişkin 3 ayrı inceleme raporu ve uzmanlık raporu alındı. Bu raporlarda çocuğun üstün yararı gereği velayetin müvekkilime verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bunlar pedagojik ve bilimsel açıklamalara, yani gerekçelere dayanarak belirtilmiştir. Zaten yargılamanın da her safhasında davalı baba çocuğa fiilen bakamayacağını, sürekli şehir dışında çalıştığını belirtmektedir. Ancak buna rağmen velayet davalı babaya verildi. Bu durum çocuğun sürekli üçüncü kişilerle yaşamak zorunda kaldığını, riskli bir sosyal çevrede yaşamak zorunda bırakıldığını göstermektedir. Bu da ileride çocuğun kişisel yaşamını ve kişisel gelişimini ciddi bir şekilde etkilemektedir. Son olarak şunu belirtmek istiyorum, velayet sadece çocuğun bakma yetkisinin davanın taraflarına verilmesi değildir. Velayet aynı zamanda çocuğun eğitim hayatının sürdürülmesi, çocuğun kişisel gelişiminin sağlıklı bir biçimde sürdürülmesi ve çocuğun güvenliğinin temin edilmesini kapsamaktadır’’ şeklinde konuştu. İlk 6 duruşmanın tanık dinletilmesi ya da eksik hususlar, bilirkişi raporları ve inceleme raporları gibi nedenlerle ertelendiğini aktaran Göçtürk, şu ifadeleri kullandı: ’’Ancak son 3 duruşmada herhangi bir gerekçe gösterilmeden duruşmaların ertelendiğini görüyoruz. İlk duruşmadan beridir biz şunu belirtiyoruz; çocuğun velayetinin anneye verilmesi gerekiyor. Nitekim dosyaya giren inceleme raporları ve uzmanlık raporları da davacı müvekkilimin, çocuğun üstün yararı gereği velayetinin annede kalması gerektiğini belirtmiştir. Ancak bunların dikkate alınmadığını görüyoruz maalesef."