GÜNDEM - 17 Kasım 2025 Pazartesi 09:50

Depremde herkes eşya çıkartırken O, 40 çuvala sığdırdığı hatıralarını kurtardı

A
A
A

Malatya’da 6 Şubat depremlerinde evi ağır hasar gören Abdullah Ergün, beyaz eşyalar yerine kitaplarını, plaklarını ve kasetlerini kurtardı. 28 ay boyunca konteynerde kitaplarıyla yaşayan Ergün, şimdi güvenle oturduğu TOKİ konutunda ‘eski dostlarıyla’ hayatına devam ediyor.

Malatya’da doğup büyüyen Abdullah Ergün için hayatın anlamı kitap, plak, CD, dergi ve eski gazetelerden ibaret. Tarihe ‘asrın afeti’ diye geçen 6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan evinden mobilya ve beyaz eşya yerine kitaplarını kurtaran Ergün, 21 metrekarenin içinde geçen 28 aydan sonra onları Çamurlu TOKİ konutlarında yeniden dizmenin huzurunu yaşıyor.

Depremde herkes eşya çıkartırken O, 40 çuvala sığdırdığı hatıralarını kurtardı

Ağır hasarlı evinden gözü gibi baktığı kitap ve plaklarını 40’a yakın çuvala koyarak indirdiğini söyleyen Ergün, o günleri şöyle anlattı, "Malatya doğup büyüğümüz, hayata dair her şeyi öğrendiğimiz yer. Hiç hesapta olmayan 6 Şubat depremleri oldu. Her şeyimiz tersine döndü. Depremde ağır hasar alan evimizden bir şeyler çıkartmamız lazımdı. Ev eşyasını çıkartmaktansa kitaplarımı, plaklarımı, CD’lerimi, kasetlerimi çıkarttım. Ev yıkılmadan önce bize haber gönderip, eşyalarımızı çıkartmamız için belli bir süre verdiler. Komşularımla birlikte gittik, onlar beyaz eşya, mobilya çıkartırken bende 40’a yakın çuvala koyduğum kitapları, plakları aşağı atıp, indirdim. Böyle ilginç bir görüntü oluştu. Biri sırtında buzdolabı, televizyon indirirken ben kitapları indirdim. Bunlar benim için çok önemli. Çünkü ben hayatım boyunca hep gazete, televizyon, dergi, plak takip ettim. Hayatımı bunlardan öğrendiğim için bunlar benim için çok önemli. Eğer bunları kaybetmiş olsaydım çok farklı duygular içinde olurdum. En büyük mutluluğum yıkılan ağır hasarlı evimden bu eşyaları çıkartmak oldu. Şu anda onları da buraya özenle getirdim. Sayı olarak bilmiyorum ama sinema, müzik, futbol ve yaşama ait ne kadar belge, doküman, kitap, CD varsa hepsini buraya taşıdım. Belki de buradaki en büyük mutluluğum TOKİ evinde çok ağır hasarlı evden, konteynerden getirtmiş olduğum kitaplarım oldu" dedi.

Ergün, hayallerini bir bir gerçekleştirdi

21 metrekarelik yaşam alanında 28 ay boyunca kitap ve plaklarıyla kalan Ergün, gelen misafirlerin şaşırdığını söyledi. Ergün, "Konteynere gelen misafirler şaşırıyorlardı. Bu kadar kitap buraya sığar mı diye. Anlatıyordum işte ‘Benim için önemli olan bunları buraya getirmekti’ diye. Konteynerdeyken hep söylüyordum. Kalıcı konutlar çıktığı zaman salona bunları dizeceğim hayalimdeydi. Yine müzik dinleyeceğim, yazılarımız yazacağım, kitap okuyacağım, eski gazetelere bakacağım. Bunları da gerçekleştirdim. Şu anda bunun keyfini çıkarmaya çalışıyorum" dedi.

Depremde herkes eşya çıkartırken O, 40 çuvala sığdırdığı hatıralarını kurtardı

"Çamurlu Konutları gerek sağlamlık gerekse görüntü olarak muhteşem"

Artık kalıcı konutlarda yeni bir yaşama başlayan Ergün, "Konteynerdeyken en büyük mutluluk kurada adınızın çıkıp çıkması. Ben hiç takip etmiyordum, çıkan arkadaşlara da seviniyordum. Çünkü konteynerden ayrılırken hep bir duygusal ortam oluyordu. En sonda arkadaşlar ismimim okunduğunu söylediler. Binaların konumu hiç önemli değildi. Bir an evvel buradan ayrılmak istiyordum. Çünkü 28 ay çok uzun bir süre konteynerde kalan süreye baktığımız zaman. Ama bugün geldiğim noktaya baktığım zaman Çamurlu Konutları gerek sağlamlık gerekse görüntü olarak muhteşem binalar yapılmış. Allah devletimize zeval vermesin. Gerçekten içinden bulunduğum ortamdan geldiğimiz noktaya baktığımız zaman herkes mutlu. Konteynerden buraya taşınmanın vermiş olduğu bir mutluluk var. Şimdi bu mutluluğun keyfini sürmeye devam ediyoruz" şeklinde konuştu.

"Malatya’nın yeni sahipleri bizler olacağız"

Malatya’da yeni bir şehrin ortaya çıktığını ifade eden Ergün, "Yeni bir şehir ortaya çıkıyor. İnşallah Malatya’nın gönlüne göre bir görüntü ortaya çıkar. Çünkü bu halk bunu sonuna kadar hakketti. Depremden sonra Malatya’nın nüfusu 80 bine kadar düştü. Biz bırakmadık. Herkesin herkese ihtiyacı vardı. Biz de bir şekilde elimizi taşın altına koyduk. Depremzede unvanını bize yakıştırdılar. Ne zaman dışarıya gitsek, depremzede muamelesi görüyoruz. Bu travmayı atlatmak o kadar da kolay bir şey değil. Özellikle çocukların içinde bulunduğu ortamı düşünecek olursak burada hem bizlere, anne-balara hem de yetkililere çok büyük görev düşüyor. Bir şekilde bunların üstesinden gelip yeni Malatya’nın yeni sahipleri bizler olacağız" diye konuştu.

Belgizar Abiri Şimşek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır’da ihtiyaç sahibi vatandaşın evi ‘denetimli serbestlik hükümlülerince’ onarıma alındı Diyarbakır’da ihtiyaç sahibi bir kadının evinde, Cumhuriyet Başsavcılığı ve Sur İlçe Kaymakamlığı arasında denetimli serbestlik hizmetlerine ilişkin imza altına alınan protokol kapsamında, denetimli serbestlik hükümlülerince onarıma başlandı. Cumhuriyet Başsavcılığı ve Sur İlçe Kaymakamlığı arasında Denetimli Serbestlik Hizmetlerine ilişkin adına iş birliği protokolü imza altına alındı. Protokol ile Sur İlçe Kaymakamlığına bağlı bulunan kurum ve kuruluşlarda ve Kaymakamlıkça belirlenen ihtiyaç sahibi kişilerin ev bakım ve tadilatlarının yapılmasında Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddeleri doğrultusunda (boya badana, bahçe bakımı ve peyzaj çalışmaları, temizlik vb.) insan kaynağı noktasında destek veriliyor. Bu yolla toplumsal faaliyetlerde işgücü anlamında gerekli destek sağlanırken, diğer taraftan hükümlülerin toplum yararına yürütülen faaliyetlerde görev alması sağlanarak toplumsal yaşamın ve birlikteliğin sağlıklı bir iletişim ile devam edebilmesi ve nitelikli bir birey haline dönüşebilmesi adına gerekli rehberliğin sağlanması bir diğer hedef olarak belirleniyor. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcı Vekili Özgür Celbek, ceza infaz hukuk sisteminin son merhalesi olan denetimli serbestlik biriminde hükümlülerin, müdürler, kurs hocalarının koordinesinde kamuya ait binaları, yerleri peyzaj, boya, badana ve temizlik faaliyetlerini yerine getirdiğini söyledi. Aynı zamanda hükümlülerin de cezasını bu şekilde infaz etmiş olduğunu belirten Celbek, hükümlülerin iyilik ve empati duygularının geliştiğini; topluma entegre olduklarını, mesleki becerilerini de geliştirdiklerini ifade etti. Başsavcı vekili Celbek, burada Sur Kaymakamlığıyla bir protokol imzaladıklarını söyleyerek, "Hamdolsun devletimiz çok köklü, çok büyük. Özelikle o video, fotoğraflara baktım. Maddi durumu iyi olmayan bir vatandaşımız kaymakamlığımıza başvuruyor, kaymakamımızın tespitleriyle, bizde iş birliği içerisinde hükümlü arkadaşlarımız gidiyorlar boya, badana, peyzaj baştan sona yerine getiriyorlar. Burada hükümlüler de şunu görmüş oluyor. Devletin büyüklüğünü, yüceliğini. O aidiyet duyguları da gelişmiş oluyor. Başsavcımız Erdal Bey’in talimat ve tensipleriyle buradayız. Öncelikle ona teşekkür ediyorum. Sizlere çok teşekkür ediyorum. İlk defa böyle özel bir durumla karşılaşıyoruz, direkt vatandaşlarımızın. Biz, genelde kamuya ait binalar üzerinde çalışma yapıyorduk" dedi. Sur İlçe Kaymakamı Hasan Akbulut ise, okulların listesini yaptıklarını, boya badana ihtiyacı olan okulların sayılarının belli olduğunu dile getirdi. Bunlardan birinin de Ziya Gökalp İlkokulu olduğunu kaydeden Akbulut, "Tarihi bir okul. Diyarbakır’da 112 yıllık bir okul. Burayı da boyayacağız. Diğer bir tarafta ilçemizde ekonomik durumu kötü olan herkesi biliyoruz. Bunlara çeşitli şekillerde yardımlarda bulunuyorduk. Yardımlarımızdan biri de boya, badana, tadilat oluyor. Bu vesile ile kamu hizmetini etkin bir şekilde sağlamış oluyoruz. Diğer taraftan hükümlülerin topluma kazandırılması amaçlanıyor. Bu da çok değerli, çok kıymetli. İlçemize, vatandaşlarımıza hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyoruz" diye konuştu. Ziya Gökalp İlkokulu’nda düzenlenen iş birliği protokolüne, Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Özcan, Sur İlçe Milli Eğitim Müdürü Demir Ernez, Denetimli Serbestlik Müdürü Sinan Yaşar ve okul müdürü Mustafa Bozkuş hazır bulundu.
Erzurum ETSO Başkanı Saim Özakalın ile ETSO yönetiminden Vali Aydın Baruş’a hayırlı olsun ziyareti Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, ETSO Yönetim Kurulu Üyeleri ve ETSO Genel Sekreteri, Erzurum Valisi Aydın Baruş’u makamında ziyaret etti. Ziyarette Vali Baruş’a yeni görevinde başarı dilekleri iletilirken, Erzurum ekonomisi, kent sanayisi ve bölgesel kalkınma projeleri üzerine kapsamlı bir görüşme yapıldı. Sanayi Altyapısı ve 2. OSB’ye Yoğun Talep Görüşmede TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, şehrin sanayi kapasitesi hakkında Vali Baruş’a detaylı bilgi aktardı. Altyapı çalışmaları büyük ölçüde tamamlanan ve 6. Bölge teşvikleri kapsamında yer alan 2. Organize Sanayi Bölgesi’ne (OSB) yönelik yatırımcıların gösterdiği yoğun talep toplantının ana gündem maddelerinden biri oldu. 2. OSB’nin cazip bir yatırım merkezi haline geldiği belirtilirken, tarımsal üretimi sanayi ile bütünleştirecek Tarıma Dayalı İhtisas OSB çalışmaları da değerlendirildi. Lojistik merkez hedefi ve dış ticaret Erzurum’un ticari potansiyelinin ele alındığı ziyarette, ulaştırma ve lojistik projelerinin önemi vurgulandı. Şehrin 7 gümrük kapısına olan bağlantısı ve Zengezur Koridoru gibi bölgesel ulaştırma projeleri detaylandırıldı. Karadeniz limanlarına doğrudan ticaret güzergâhı sağlayacak ulaşım ağlarının, Erzurum’u bölgesinde önemli bir lojistik merkez konumuna taşıdığı ifade edildi. Turizm, tarım ve eğitim ekonomisi Toplantıda, kış turizminde Palandöken’in ve bölgedeki modern tesislerin otel, restoran ve hizmet sektörlerine sağladığı ekonomik hareketlilik konuşuldu. Erzurum’un tarım ve hayvancılıktaki güçlü üretim kapasitesinin yanı sıra, 100 bini aşkın üniversite öğrencisinin şehrin sosyo-kültürel yapısına ve piyasa canlılığına olan doğrudan etkileri üzerinde duruldu. Vali Aydın Baruş, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, ETSO yönetimi ve ETSO Genel Sekreteri’ne teşekkür etti. Görüşme, Erzurum’un kalkınması adına kurumlar arası iş birliğinin ortak akıl çerçevesinde süreceği vurgusuyla sona erdi.