EĞİTİM - 29 Eylül 2025 Pazartesi 16:48

Malatya’da Eğitim ve Güvenlik toplantısı

A
A
A
Malatya’da Eğitim ve Güvenlik toplantısı

Malatya’da, eğitim ve öğretim faaliyetlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi, okul güvenliğinin artırılması ve öğrenci servis hizmetlerinin düzenli işletilmesi amacıyla istişare ve bilgilendirme toplantısı düzenlendi.


Toplantıya Vali Seddar Yavuz’un yanı sıra, Vali Yardımcısı Yeşilyurt Kaymakam V. Ahmet Korkmaz, Vali Yardımcısı Talat Tabur , İl Emniyet Müdürü Kayhan Ay, İl Jandarma Komutanı Kd. Alb. Tolunay Başer, Battalgazi Kaymakamı Erkan Savar, İl Milli Eğitim Müdürü Behçet Bakır, Battalgazi ve Yeşilyurt İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okul müdürleri, okul aile birlikleri başkanları ile öğrenci taşımacılığını üstlenen firma temsilcileri katıldı.


Toplantıda konuşan Vali Yavuz; "Bugünkü toplantımızın amacı; geleceğimiz olan çocuklarımızı, yaşadıkları çağa uygun, iyi insan ve iyi vatandaş olarak yetiştirmek için neler yaptığımızı ve neler yapmamız gerektiğini birlikte tartışmaktır. Onları medeniyetimize, vatanımıza ve inancımıza faydalı bireyler olarak yetiştirmek ortak sorumluluğumuzdur. Sanayi devrimiyle başlayan süreçte teknoloji ve sermaye birikiminde geri kaldık; bu da tarihsel kayıplara, özgüven erozyonuna ve toprak kayıplarına yol açtı. Bugün sorgulamamız gereken soru şudur: Neden geri kaldık? Bunun cevabını araştırmak, ders alıp bilim, sanayi ve teknolojiye yönelmek zorundayız. Hiçbir mazeret başarının yerine geçemez. Dinimiz ve medeniyetimiz ilim öğrenmeyi emreder. Hz. Peygamberimizin (S.A.V.) "Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz" sözü ve Hz. Ali’nin "Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum" sözü bu gerçeği teyit eder. Bu yüzden çocuklarımızın eğitimine, araştırmaya ve bilmeye daha fazla önem vermeliyiz. Eğitim sistemimizde sadece sınav başarısına odaklanmanın yeterli olmadığını görüyorum. İyi insan, toplumla sağlıklı ilişki kurabilen bireyler yetiştirmek; teşekkür etmeyi, özür dilemeyi bilen, empati sahibi nesiller oluşturmak da aynı derecede önemlidir. Kopyacı, tek tip eğitim yaklaşımları başarılı olamaz; farklılıkları yönetebilen, özgün eğitim modellerine ihtiyacımız var" dedi.


"Güvenlik konuları da birinci önceliğimizdir"


Okul çevrelerinde denetimlerin attırılacağını ifade eden Vali Yavuz, "Okullarımızda çocuklarımızın ruhsal ve fiziksel olarak korunması, ulaşım güvenliği (servisler) ve okul çevresindeki denetimlerin artırılması gerekiyor. Uyuşturucu ile mücadelede kararlıyız, zehir tacirlerine izin vermeyeceğiz. Narkotik timleri, emniyet ve jandarma ile ortak çalışmalar yürütülecek aileler de çocuklarına sahip çıkacaktır. Ayrıca trafik güvenliği konusunda da uyarıyorum kurallara eksiksiz bir şekilde riayet edilecek, bu konuda hiçbir esneklik tanınmayacaktır. Özellikle okul servis sürücüleri trafikte çok daha dikkatli ve temkinli olmalıdır. Yavrularımızın güven içerisinde eğitim-öğretim hayatına devam edebilmeleri için bu konuyu çok önemsiyorum. Denetimler kararlılıkla sürecek ve kurallara uymayanlara gerekli cezai işlemler uygulanacaktır. Devletimiz, yoksul ailelerin ve çocuklarının her zaman yanındadır. Eğitim ihtiyaçlarını gerek sosyal yardımlar gerekse vakıf destekleri yolu ile ihtiyaç sahibi çocuklarımıza ulaştıracaktır. Okullara daha sık gitmeyi, öğretmenlerimizle bir araya gelmeyi, sahada olmaya devam edeceğim. Eğitim çalışanları en saygı duyduğum meslek grubudur" diye konuştu.



Malatya’da Eğitim ve Güvenlik toplantısı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Robot süpürgelerde casusluk tehlikesi Akıllı ev teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte güvenlik tartışmaları da büyüyor. İspanya’da bir yazılım mühendisinin yaptığı çalışma sonucu yaklaşık 7 bin robot süpürgenin canlı kamera görüntülerine ve konum bilgilerine erişilebildiğinin ortaya çıkması, "Robot süpürgeler casus mu oldu?" sorusunu gündeme taşıdı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, internet bağlantısı, kamera ve mikrofon barındıran tüm cihazların potansiyel güvenlik riski taşıdığını söyledi. İspanyol bir yazılım mühendisinin tersine mühendislik yöntemi kullanarak geliştirdiği özel yazılım aracılığıyla binlerce robot süpürgenin kamera sistemine erişim sağladığı iddia edildi. Mühendisin iyi niyetli bir şekilde açığı firmaya bildirdiği ve güvenlik açığının kapatıldığı belirtilirken, olay akıllı ev cihazlarının güvenliğini yeniden gündeme getirdi. "Yüzde 100 dijital güvenlik diye bir şey yok" Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, son dönemde evlerde robot süpürge kullanımının hızla arttığını belirterek, özellikle yazılım güncellemesi olmayan ve güvenlik denetimi zayıf cihazların ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. Kırık, "Teknoloji gelişti ve evlerde robot süpürgeler yaygınlaştı. Ancak özellikle merdiven altı üretim, yazılımı güncel olmayan ve ağ güvenliği zayıf cihazlar ciddi risk barındırıyor. Dijital ortamda zaten yüzde 100 güvenlik mümkün değilken, bu cihazlara uzaktan müdahale edilmesi ya da güvenlik açıklarının tespit edilmesiyle dışarıdan erişim sağlanabilir. Bu sadece robot süpürgeler için değil, evde kullanılan tüm akıllı cihazlar ve bebek kameraları için de geçerli" dedi. "7 bin evin kamerasına erişim sağlandı" İspanyol yazılım mühendisinin oyun konsolu kumandasıyla robot süpürgeyi kontrol etmeye çalıştığını ve tersine mühendislik yöntemi kullandığını aktaran Kırık, "Geliştirdiği yazılım aracılığıyla yaklaşık 7 bin robot süpürgenin canlı kamera görüntülerine erişim sağladı. Düşünün ki o evlerde insanlar en rahat halleriyle bulunuyor. Ev en mahrem alanımız. Bu durum, akıllı cihazların adeta bir casus gibi çalışabileceğini ortaya koydu" ifadelerini kullandı. Kırık, bir yıl önce bazı robot süpürgelerin uzaktan müdahale ile küfür ve hakaret içerikli sesler çıkardığının ortaya çıktığını hatırlatarak, bunun yazılımsal açıkların ne denli ciddi olabileceğini gösterdiğini söyledi. "Beyaz şapkalı hacker" olarak tanımlanan iyi niyetli güvenlik araştırmacılarının açıkları firmalara bildirdiğini belirten Kırık, "Ancak ya bu kişi iyi niyetli olmasaydı? Özellikle robot süpürgeler yatak odalarında da kullanılabiliyor. Bu da insanların en özel alanlarının bile yetkisiz şekilde izlenebileceği anlamına geliyor" diye konuştu. "Asıl tehlike 4-5 yıl sonra başlayacak" Akıllı ev sistemlerinin hızla yaygınlaştığını vurgulayan Kırık, "Akıllı buzdolapları, televizyonlar, çamaşır makineleri, telefonlar tüm nesneler birbirine bağlanacak. Asıl büyük risk önümüzdeki 4-5 yıl içinde daha da büyüyecek. İçinde kamera, mikrofon, internet ve bulut sistemi olan her teknoloji dış müdahaleye açıktır" dedi. Vatandaşlara da uyarılarda bulunan Kırık, kullanılmadığı zamanlarda cihaz kameralarının kapatılması ya da devre dışı bırakılması gerektiğini belirterek, "Nasıl ki bilgisayar ve telefon kameralarını bantla kapatıyorsak, benzer önlemler düşünülmeli. Teknoloji kolaylık sağlıyor ama her zaman bir risk barındırır. Ülkelerin de bu ürünleri ithal ederken yazılım denetimlerini ve lisans kontrollerini sıkı şekilde yapması gerekir" şeklinde konuştu. Uzmanlar, temizlik için alınan masum bir robot süpürgenin dahi siber saldırı ya da yazılım açığı nedeniyle 7/24 kayıt yapabilecek bir gözetleme cihazına dönüşebileceği uyarısında bulunuyor.
Aydın Efeler’de minikler Sakal-ı Şerif’i ziyaret etti Aydın’ın Efeler ilçesinde İlçe Müftülüğü’ne bağlı Mevlana 4-6 Yaş Kur’an Kursu’nda düzenlenen programda minik öğrenciler, Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) ait mukaddes emanetlerden biri olan Sakal-ı Şerif’i ziyaret etti. Manevi atmosferin yoğun şekilde hissedildiği programda duygusal anlar yaşandı. Efeler İlçe Müftülüğü’ne bağlı Mevlana 4-6 Yaş Kur’an Kursu’nda kurs öğreticisi Zeynep İşbilici rehberliğinde gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler hem yardımlaşma bilincini öğrendi hem de manevi bir buluşmaya tanıklık etti. Değerler eğitimi kapsamında paylaşma ve yardımlaşma bilincini pekiştirmek amacıyla düzenlenen çalışmada minik öğrenciler, harçlıklarından ve evlerinden getirdikleri malzemelerle ihtiyaç sahibi aileler için yardım kolileri hazırladı. Kurs öğreticileri, küçük yaşlarda infak ve yardımlaşma kültürünün kazandırılmasının önemine dikkat çekerek, yardım kolilerinin bizzat çocuklar tarafından hazırlanmasının onların sorumluluk bilincini geliştirdiğini ifade etti. Hazırlanan kolilerin ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılmak üzere hazır hale getirildiği belirtildi. Programın en anlamlı bölümünü ise Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) mübarek Sakal-ı Şerif’inin ziyarete açılması oluşturdu. Sakal-ı Şerif ziyareti sırasında kurs görevlileri tarafından salavatlar getirildi ve dualar edildi. Minik öğrenciler, küçük yaşta kutsal emaneti görmenin heyecanını yaşarken programda duygu dolu anlar yaşandı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ve yapılan duaların ardından program sona erdi.