ASAYİŞ - 09 Eylül 2025 Salı 18:11

Malatya’da samanlık yangınında 6 ton saman kül oldu

A
A
A
Malatya’da samanlık yangınında 6 ton saman kül oldu

Malatya’nın Arguvan ilçesinde çıkan samanlık yangınında 6 ton saman kül oldu. Yangın, itfaiye ekiplerinin yaklaşık 3 saat süren çalışması sonucu söndürüldü.


Yangın, öğle saatlerinde Arguvan ilçesine bağlı Tatkınık Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, M.Ç.’ye ait olduğu öğrenilen samanlıkta henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangının kısa sürede büyümesiyle samanlık tamamen alevlere teslim oldu.


İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Yaklaşık 3 saat süren yoğun çalışmaların ardından yangın kontrol altına alındı. Yangında yaklaşık 6 ton saman kül oldu, olayla ilgili inceleme başlatıldı.



Malatya’da samanlık yangınında 6 ton saman kül oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta 16 yaşındaki çocuk gündüz tartıştığı arkadaşının babası tarafından akşam darp edildi Isparta’da 16 yaşındaki çocuk, arkadaşıyla yaşadığı tartışmanın ardından cami kapısında arkadaşının 45 yaşındaki babası tarafından defalarca darp edildi. Güvenlik kameralarına anbean yansıyan olayın ardından mahkemece verilen takipsizlik kararı aileye ikinci bir kabusu yaşattı. Ailecek psikolojilerinin bozulduğunu belirten dede Yaşar Çınar, "Ben onu 15 günlükken yanıma aldım ve büyüttüm. 16 yaşındaki öksüz ve yetim bir çocuk bu şekilde dövülmez. Mahkeme de takipsizlik kararı vermiş. Mahkemenin lehimize karar vermesi için bu çocuğun illa ölmesi mi gerekiyordu?" sözleriyle sitem ederken, darp edilen Osman İnan, "Okula ve camiye giderken artık çok korkuyorum. Psikolojik ilaçlar kullanmaya başladım. Bu şahıs sürekli evimizin etrafında dolaşıyor. Adaletin yerini bulmasını istiyorum" dedi. Olay, 18 Şubat’ta Isparta’nın Fatih Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 16 yaşındaki Osman İnan ile arkadaşı arasında sözlü tartışma yaşandı. İnan, arkadaşı Ömer Faruk M.’nin kendisine küfür ettiğini, bunun üzerine arkadaşını bir süre kovaladığını, daha sonra ise olayın sona erdiğini öne sürdü. Olayın ardından Osman İnan, akşam saatlerinde camiye namaz kılmak için gittiği sırada cami girişinde arkadaşı Ömer Faruk M.’nin babası Şahan M. ile karşılaştı. Burada çıkan olayda İnan’ın defalarca yumruklandığı anlar caminin güvenlik kameralarına yansıdı. Şüpheli şahsın, çocuğu darp ettikten sonra ikametinin önüne kadar götürerek kapıya bıraktığı, hakaret ve tehditlerde bulunmaya devam ettiği de mahalledeki güvenlik kameralarına yansıdı. Torununu darp edilmiş halde gören Fatma Çınar ile mahalle sakinleri durumu polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen ekipler, İnan ile ailesini ifadelerini almak üzere polis merkezine götürdü. Olayın ardından yaklaşık 2 ay sonra dosyada "kovuşturmaya yer olmadığına" dair karar verildiği öğrenildi. Karara itiraz eden aile, yeniden mağdur olduklarını belirterek dosyayı bir üst mahkemeye taşıdı. "Yoluma devam ederken yanıma geldi ve bana küfür etmeye başladı" Yaşadığı korku dolu anları anlatan 16 yaşındaki Osman İnan, "Ben okula giderken bu şahsın oğlu yanıma geldi ve bana ‘Ne yapıyorsun?’ diye sordu. Ben de o an konuşmak istemedim ve ‘Yanımdan git, baban benimle konuşmana kızıyor’ dedim. Zaten onunla da görüşmek istemiyordum. Yoluma devam ederken yanıma geldi ve bana küfür etmeye başladı. Ben de sinirlendim ve kendisini kovalamaya başladım. Daha sonra bir markete kaçtı. Babasını aramış, babası da oraya gelip beni aramış ancak bulamayınca evine gitmiş" diye konuştu. "Yüzüm kanlar içerisindeydi. Bu olaydan sonra psikolojik ilaçlar kullanmaya başladım" Aynı günün akşamında namaz kılmak için camiye giderken, kapıda kendisini tutup yumruklamaya başladığını anlatan İnan, "Yumrukları yiyince şok oldum. Daha sonra beni döverek evime kadar getirdi. Evimin kapısına geldiğimizde de yumruklamaya devam etti. Sonra anneannem dışarı çıktı, onu görünce kaçıp gitti. Giderken de bana hakaret ve tehdit etmeyi sürdürdü. Yüzüm kanlar içerisindeydi. Bu olaydan sonra psikolojik ilaçlar kullanmaya başladım. Dedem ve anneannemle birlikte emniyete giderek şikayetçi olduk. Darp raporu aldık, zaten raporda da her şey yazıyor. Şikayetçi olup olayı mahkemeye taşıdık. Bu olaydan sonra ne okula ne de camiye namaz kılmaya gidebiliyorum. Çok korkuyorum. Sürekli psikolojik ilaç kullanıyorum. Şahıs beni korkutmak amacıyla evimin etrafında dolaşıyor. Ben bu şahsın cezalandırılmasını istiyorum" dedi. "Caminin etrafında torunumu döverek ağzını burnunu kanatmış" Torunuyla birlikte camiye gittiğini, namaz sonrası torununu yanında göremediğini ve daha sonra darp edildiğini öğrendiğini belirten dede Yaşar Ç., "Torunumla birlikte namaza gittik. Ben caminin içine girdim. O şahıs da sanırım benim içeri girmemi beklemiş. Torunum camiye girerken onu dışarıda yakalamış. Caminin etrafında torunumu döverek ağzını burnunu kanatmış. Olaydan sonra polise haber verdik. Emniyette ifade verdik ve darp raporu aldık. Çocuğun psikolojisi bozuldu. Geceleri uyuyamıyor. Okula ve camiye gidemiyor. Okula bizzat kendi aracımla götürüyorum. Olayı mahkemeye taşıdık ancak takipsizlik kararı çıktı" ifadelerini kullandı. Takipsizlik kararı sonrasında "illa ölmesi mi gerekiyordu?" sitemi "Bu çocuk hala o şahıstan korkuyor" diyen dede Yaşar Çınar, "Hala çocuğumun etrafında dolaşıyor. Biz bu adamın cezalandırılmasını istiyoruz. Mahkeme dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair yazı geldi. Biz de bu karara karşı bir üst mahkemeye itiraz ettik. Mahkemenin lehimize karar vermesi için bu çocuğun illa ölmesi mi gerekiyordu? Bu kadar dayak yemiş, ağzı yüzü dağılmış bir çocuğun daha ne yaşaması gerekiyordu? Zaten bu çocuk öksüz, annesi babası yok. Ben onu 15 günlükken yanıma aldım ve büyüttüm. 16 yaşındaki bir çocuk bu şekilde dövülmez. Ne yapmış olabilir ki bu kadar şiddet görsün? İki çocuk kavga edebilir, bu normaldir. Ancak bu şahıs bu çocuğa nasıl kin besleyip de bu kadar dövebilir? 45 yaşındaki bir insan nasıl bu kadar acımasız olabilir? Ben bu şahsın cezalandırılmasını ve adaletin yerini bulmasını istiyorum. Ayrıca bize gelip özür de dilemedi. Çocuğumun kabusu oldu, dışarı çıkamıyor" şeklinde konuştu. "Benim bile psikolojim altüst oldu" Anneanne Fatıma Çınar, "Dışarıdan gelen gürültüyü duyunca hemen kapıyı açtım. Baktığımda çocuğu dövmeye devam ediyordu. Şahsa bırakması için bağırdım, o da dönüp bana bağırdı. Çocuğumu merdivenden itmeye çalıştı. Ben de kendisine ‘Zaten dövüp öldürmüşsün, daha ne yapıyorsun?’ dedim. Daha sonra bağırarak oradan uzaklaştı. Çok üzüldüm, şoka girdim. Komşular geldi, polisi aradılar. Polis ekipleri bizi alarak emniyete götürdü. Bu şahsın ceza almasını istiyorum. Bana bu yaşımda bunları yaşatmaya hakkı yok. Benim bile psikolojim altüst oldu. Çocuk geceleri uyanıp yürüyor, bağırıyor ve kabuslar görüyor. Adaletin bir an önce yerini bulmasını istiyorum" dedi.
Sivas Öğrenciler sorunlara yapay zekâ ile çözüm üretti, Anadolu Hackathon’un kazananları açıklandı Yandex Türkiye ile Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ortaklığında gerçek sorunlara yenilikçi çözümler geliştirilmesi amacıyla hazırlanan Anadolu Hackathon projesinin kapanış ve ödül töreni gerçekleştirildi. Yarışmaya katılan ve 100’ü aşkın ekip arasında dereceye giren 9 ekip ödüllendirildi. Gerçek dünya sorunlarına yenilikçi çözümler geliştirmeye yönelik bir ürün yarışması olan Anadolu Hackathon Sivas’ta gerçekleşti. Yandex Türkiye ile Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (SBTÜ) tarafından, Anadolu Üniversiteler Birliği’nin desteğiyle düzenlenen Hackathon’a 60’tan fazla üniversiteden 100’ün üzerinde ekip katıldı. Katılımcılar, toplu taşımanın optimize edilmesi, teslimat rotalarının iyileştirilmesi ve hava durumu bilgilerinin kullanıcılara sunumunun geliştirilmesi olmak üzere üç farklı kategoride çevrim içi olarak yarıştı. Her kategoride kazanan ekipler, Türkiye’deki gerçek sorunlara yönelik geliştirdikleri çözümlerle öne çıktı. Anadolu Hackathon’un kapanış SBTÜ konferans salonunda düzenlenen kapanış törenine öğrencilerin yanı sıra akademisyenler katıldı. Programda SBTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Metin Zontul ile Yandex Türkiye Ürün Yöneticisi Rufat Mirza tarafından verilen seminerler yer aldı. Törene katılan SBTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Kul, Yandex Türkiye Genel Müdürü ve Yandex Search International CEO’su Alexander Popovskiy, TOGÜ Rektörü ve Anadolu Üniversiteler Birliği Dönem Başkanı Prof. Dr. Fatih Yılmaz, Sivas Valisi Dr. Yılmaz Şimşek ve AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler konuşma yaparak öğrencileri tebrik etti. Smart Logistics, Predictive Transit ve Weatherwise kategorilerinde finale kalan öğrencilere çeşitli hediyeler takdim edildi. Kategorilerinde birincilik elde eden ekiplere 70 bin TL para ödülü verildi. "Amacımız sadece para kazanmak değil, Türkiye’yi teknolojik açıdan desteklemek" Yandex Türkiye Genel Müdürü ve Yandex Search International CEO’su Alexander Popovsky, "Türkiye’de bunun gibi girişimlerin desteklenmesi bizim için önem arz ediyor. Biz de Yandex Türkiye olarak bu konuda desteklerimizi sunuyoruz. Yandex Türkiye olarak hedefimiz tamamen yerel bir Türkiye firması olmak yönünde. Bizim amacımız burada sadece para kazanmak değil aynı zamanda Türkiye’yi teknoloji açısından desteklemek, genç yeteneklerin ortaya çıkmasını sağlamak ve yapay zekâ alanındaki altyapının kurulmasına destek sağlamak. Bizim burada bu teknolojileri kullanacak insanları eğitmemiz gerekiyor ve bu insanların da aynı zamanda teknolojiyi geliştirmesi gerekiyor. Bu sebepten dolayı biz Türk öğrencilerin yeteneklerine güvendiğimiz için buna dikkatle yaklaşıyoruz. Bu konuda oldukça bilinçliyiz. Yandex Türkiye olarak yapay zeka alanında ilk olarak master programını biz hayata geçirmiş olduk. Anadolu Hackathon olarak bu şekilde bir girişimimiz oldu. Bu girişimde Türkiye’nin bütün üniversitelerinden öğrencilere ulaşmak, onların yapay zekâ alanındaki potansiyellerini ortaya çıkarmak istiyoruz. Anadolu Hackathon programına 60’tan fazla üniversiteden 100’den fazla öğrenci katıldı. Bu da öğrenciler arasında yapay zeka alanında bilinirliğin artmasına sebep oldu. Türkiye’nin dijital platformlardaki firmalara karşı adil bir rekabet ortamı sağladığını biliyoruz. Yapay zekanın geliştirilmeye başlandığı bu günlerde adil rekabetin önemli olduğuna inanıyoruz. Yapay zeka aslında teknolojinin yoğun olduğu bir alan. Ülke genelinde rekabet ortamının oluşması açısından önem arz ediyor. Bu yüzden Türkiye’deki yerel yapay zeka geliştiricilerinin desteklenmesinin önemli olduğuna inanıyoruz. Hem de bunların ileri vadede sunacakları katkıları destekliyoruz. Türkiye’nin adil rekabet için yaptıkları girişimleri gerçekten takdir ediyoruz" dedi. "Bütün bölümlerde yapay zeka temelli derslerimiz mevcut" Eğitim müfredatında yapay zeka teknolojisinde yer verdiklerini ifade eden SBTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sabit Horoz, "Her bölümümüzdeki dersler özel sektörde önde gelen kişiler ile birlikte uygulanmıştır. Özellikle bilgisayar mühendisliğinde, hatta bütün bölümlerde yapay zeka temelli derslerimiz mevcuttur. Bu bağlamda, Anadolu Hackathon gibi etkinlikler öğrencilerin gerçek mühendislik projelerine çözüm bulma yetkinliklerini artırmaktadır. Üniversitemiz özel sektör ile birlikte çalışmayı çok önemsemektedir. Lisansüstü öğrencilerimizin tez konuları, ülkemizin savunma sanayisindeki araştırmacılarla beraber belirlenmiştir. Ayrıca Ar-Ge projelerini gerçekleştirmek için de bu sanayi sektörleri üniversitemize destek vermektedir. Öğrencilerimizi özel sektörün öğrenci projelerine başvurmak için yönlendirmekteyiz. Buradaki en büyük teşvik mekanizmasını ödüllendirme ve takdir olarak görüyoruz. Dönem sonunda modül projelerinden seçilenler sergilenmektedir. Hackathon kapsamında her üç konuda birinci olan takımlara yetmiş bin TL para ödülü verilmektedir. Ayrıca kariyer ve girişimcilik dersi de her bölümün müfredatında yer almaktadır" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanı Güler, Türkiye Yüzyılı ve dijital dönüşüme dikkat çekti Program sonrası İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulunan AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, "Cumhurbaşkanımızın Türkiye Yüzyılı hedefindeki en önemli başlıklarından birisi de Türkiye’nin dijital dönüşümündeki çalışmalar ve bu konulardaki ortaya konulacak programlardı. Bunları Sivas’ta yapmayı çok arzu ediyoruz. Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitemiz bu alanda öncü bir rol oynuyor. Burada 60 üniversitemizden 100’ün üzerinde takımın katıldığı birçok başlıktaki çalışmaların ödüllerini verdik. Gençlerimizin heyecanını görmek beni sevindirdi. Bu programları çok daha yaygınlaştırmamız, toplumun gündemine getirmemiz ve gençlerin ilgisini çekmemiz lazım. İnşallah bu program öncü olacaktır ve başka illerimizde de devamını sağlayarak Türkiye’nin dijital dönüşümünde önemli bir aşamayı da sağlamış olacağız. Yandex’in bu konuda önemli bir birikimi var. Dijital dönüşümde ve yapay zeka uygulamalarında Türkiye’ye çok ciddi yatırımları da var. Onlarla beraber üniversitemizin iş birliğinde bu programın yapılıyor olması çok kıymetli. İnşallah Yandex ile bu programların sayısını çoğaltmayı arzuluyoruz. Üniversite-sanayi iş birliği de çok kıymetli. Geçmişten bugüne artık konvansiyonel manada dijital sistemleri üretim hatlarında kullanamayan sanayicilerimizin de rekabet anlamında sıkıntıya gireceklerini düşünüyorum. Bütün sanayicilerimizin üniversite işbirliğini daha fazla ileriye taşıyarak yapay zeka uygulamalarını çok daha önemsemeleri gerekiyor. Belki 3-5 yıl sonra konvansiyonel manada birçok meslek kaybolacak. Yapay zeka uygulamaları artık hayatımızın merkezine girecek. Ticaret ve Sanayi Odalarımızın üniversite iş birliği ile gençlerimize destek sağlayarak onların önlerini açarak kendilerine de imkân sağlamış olurlar. Bu tür programların da önü daha da açılacaktır" ifadelerine yer verdi. Yarışmada dereceye giren öğrenciler etkinlik ile birlikte elde ettikleri kazanımları anlattı.
Bursa BUÜ’lü akademisyene "Bilim Akademisi 2026" ödülü Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Akbaş, hidro-jeomorfoloji ve taşkın risk yönetimi alanlarındaki yüksek nitelikli çalışmalarıyla Bilim Akademisi tarafından ödüle layık görüldü. Bilim Akademisi tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin en saygın bilim ödülleri arasında yer alan Genç Bilim İnsanları Ödül Programı (BAGEP) 2026 yılı sonuçları açıklandı. BUÜ’lü akademisyen Doç. Dr. Abdullah Akbaş da bu prestijli ödüle layık görülen genç akademisyenler arasında yer almayı başardı. Doç. Dr. Abdullah Akbaş, Türkiye’de ilk kez ulusal ölçekli FlooDOT (Flood Inventory of Türkiye) taşkın envanterini oluşturan ve bu verileri makine öğrenmesi tabanlı dinamik karar destek sistemlerine dönüştüren özgün bir metodoloji geliştirdi. Doç. Dr. Akbaş, özellikle taşkın süreçlerini ve yüzey suyu değişimlerini tetikleyen iklimsel süreçler ile antropojenik etkileri ileri seviye uzaktan algılama teknikleri ve yüksek çözünürlüklü uydu verileriyle net bir şekilde ayrıştıran araştırmaları ile öne çıkıyor. Akbaş, taşkın duyarlılık analizlerinden stratejik afet politikası üretimine uzanan süreçlerde jeomorfoloji disiplinine de yeni ve bütünsel bir bakış açısı kazandırmayı başardı. BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Doç. Dr. Abdullah Akbaş’ı törende yalnız bırakmadı. Alınan ödülün sadece akademisyen için değil, fakülte için de büyük bir önem taşıdığına işaret eden Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu; "Havza ölçeğinde yürüttüğü çok yönlü analizlerle taşkın riskini sosyo-ekonomik süreçlerle entegre eden ve Türkiye’nin afet dirençliliği vizyonuna jeomorfoloji ekseninde kritik referanslar sunan değerli hocamızı, bu seçkin başarısından dolayı içtenlikle tebrik ediyoruz. Bilimsel birikimi ve taşkın hidro-jeomorfolojisi alanındaki öncü çalışmalarıyla Doç. Dr. Abdullah Akbaş’a başarılarının devamını diliyoruz" şeklinde konuştu.