ÇEVRE - 22 Kasım 2025 Cumartesi 20:55

Malatya’ya özgü endemik bitki, sarı kantarondan daha etkili bulundu

A
A
A
Malatya’ya özgü endemik bitki, sarı kantarondan daha etkili bulundu

Malatya’da yetişen endemik Hypericum malatyanum bitkisi, yapılan bilimsel çalışmalar sonucu yaygın olarak bilinen Hypericum perforatum (sarı kantaron) bitkisine göre daha yüksek antimikrobiyal ve antioksidan etkiye sahip olduğu belirlendi.


Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şanlı Kabaktepe ile Dr. Öğr. Üyesi Elif Özbey ve İnönü Üniversitesi’nden Prof. Dr. Dilek Asma tarafından ortak yürütülen araştırmada, Malatya florasında yer alan iki tür bitkinin antimikrobiyal ve antioksidan aktiviteleri ile kimyasal bileşimleri karşılaştırıldı. Bitkiler, bölgeden toplanarak Malatya Turgut Özal Üniversitesi laboratuvarlarında analiz edildi.


Araştırmada, H. malatyanum bitkisinin özütünün belirli bir dozda kullanıldığında zararlı serbest radikallerin yaklaşık yüzde 90’ını etkisiz hale getirebilecek düzeyde antioksidan etki gösterdiği tespit edildi. Ayrıca bitkinin bakterilere karşı belirgin antimikrobiyal etkisi olduğu da belirlendi.


Araştırmacılar, Malatya’da yetişen endemik türlerin yalnızca ekolojik değil, farmasötik ve biyoteknolojik açıdan da büyük potansiyel taşıdığını belirtti. Bitkinin doğal ilaç, gıda takviyesi ve kozmetik ürünlerinde kullanılabileceği ifade edilirken, Türkiye’nin endemik bitki zenginliğinin korunmasının ve bilimsel çalışmalarla desteklenmesinin sektöre katkı sağlayacağı kaydedildi.


Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, Malatya’nın doğal ve kültürel değerlerine dönük bilimsel çalışmaların son derece değerli olduğunu belirterek bu çalışmanın şehrin iki üniversitesinden akademisyenler tarafından ortak yürütülmesinin de ayrıca kıymetli olduğunu söyledi. Bentli, çalışmada emeği bulunan akademisyenlere teşekkür ederek bundan sonraki çalışmalarında başarılar diledi.



Malatya’ya özgü endemik bitki, sarı kantarondan daha etkili bulundu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Uzmanından sahurda beslenme uyarıları Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Diyetisyeni Hatice Tepe, Ramazan ayında dengeli beslenmenin hayati önem taşıdığını söyleyerek uzun süreli açlık ve susuzluğun vücut üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Ramazan ayında beslenme düzeninin doğru planlanmasının hem metabolizma sağlığı hem de günlük yaşam kalitesinin korunması açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Diyetisyen Hatice Tepe, özellikle sahur öğününün gün içerisindeki kan şekeri dengesi açısından kritik rol oynadığını vurguladı. "Sahur öğününü atlamak gün içerisinde kan şekeri dalgalanmalarına, halsizlik ve baş dönmesine neden olabilir. Bu durum uzun vadede metabolizma üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilir. Bu nedenle sahurda yumurta, peynir, yeşillikler, 2-3 dilim tam buğday ekmeği ve sağlıklı yağlar içeren dengeli bir öğün tercih edilmesi, gün boyu tokluk hissinin korunmasına yardımcı olacaktır" dedi. İftara kontrollü başlanmalı İftarda yapılan en önemli hatalardan birinin hızlı ve aşırı yemek tüketimi olduğunu belirten Diyetisyen Hatice Tepe, iftara hafif besinlerle başlanması gerektiğini ifade etti. Tepe, "İftarda öncelikle su, hurma veya hafif iftariyelikler ve çorba ile başlangıç yapılmalı, ardından birkaç dakika ara verilmelidir. Bu ara, sindirim sisteminin hazırlanmasına yardımcı olurken aynı zamanda aşırı kalori alımını da önlemektedir. Ana yemeğe kontrollü şekilde geçilmesi sindirim sağlığı açısından önemlidir" diye konuştu. Kızartma, aşırı yağlı ve hamur işi ağırlıklı yemeklerin yerine sağlıklı pişirme yöntemleriyle hazırlanan yemeklerin tercih edilmesi gerektiğini belirten Tepe, bu tür beslenme alışkanlıklarının hem kilo kontrolü hem de sindirim sistemi sağlığı açısından koruyucu olduğunu kaydetti. "İftar ile sahur arasında 8-10 bardak su tüketilmeli" Ramazan ayında sıvı tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Hatice Tepe, iftar ile sahur arasında yeterli miktarda su tüketilmesinin vücut dengesi açısından önemli olduğunu söyledi. Tepe, "Uzun süre susuz kalındığı için iftar ile sahur arasında en az 8-10 bardak su tüketilmesini öneriyoruz. Suyun tamamını iftarda bir anda tüketmek yerine, zamana yayarak ve yudum yudum içmek sindirim sistemi açısından daha faydalı olacaktır" ifadelerini kullandı. Gıda israfına karşı dengeli sofralar kurulmalı Ramazan ayında gıda israfına da dikkat çeken Diyetisyen Hatice Tepe, uzun süreli açlığın ardından gereğinden fazla yemek hazırlanmasının hem sağlık hem de kaynak kullanımı açısından olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirtti. Ramazan sofralarının daha dengeli, yeterli ve sağlıklı şekilde planlanması gerektiğini vurgulayan Tepe, bu yaklaşımın hem vücut sağlığının korunmasına hem de gıda israfının önlenmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Diyetisyen Hatice Tepe, Ramazan boyunca dengeli ve bilinçli beslenmenin bağışıklık sisteminin korunması, enerji seviyesinin sürdürülebilmesi ve genel sağlığın desteklenmesi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, vatandaşlara sağlıklı ve dengeli bir Ramazan geçirmeleri tavsiyesinde bulundu.