EĞİTİM - 22 Kasım 2025 Cumartesi 11:39

Yeşilyurt’ta çocuklar tarım sevgisi ile büyüyor

A
A
A
Yeşilyurt’ta çocuklar tarım sevgisi ile büyüyor

Yeşilyurt Belediyesi, ‘Yerli Tohum Milli Tarım’ projesiyle her hafta farklı bir anaokulunda düzenlediği uygulamalı eğitimlerle çocuklara tarımı sevdiriyor, yerli tohuma sahip çıkma bilincini güçlendiriyor. Minikler, tarım eğitimlerinde tohum ekiminden bakım süreçlerine kadar üretimin tüm aşamalarını ziraat mühendisleri eşliğinde uygulamalı olarak öğreniyor.


Geleceğin üretici nesillerini yetiştirmeyi hedefleyen Yeşilyurt Belediyesi, uygulamalı tarım eğitimleriyle öğrencileri toprakla buluşturarak yerli tohumun önemini anlatıyor. Yeşilyurt Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün destek verdiği ‘Yerli Tohum Milli Tarım’ projesi, gelecek nesillerde tarım bilincini artırmak ve çocukların toprakla olan bağını güçlendirmek amacıyla sürdürülen eğitim faaliyetleriyle her geçen gün daha geniş kitlelere ulaşıyor. Proje kapsamında her hafta farklı bir anaokulda uygulamalı tarım eğitimleri düzenlenerek çocuklara erken yaşlarda tarım sevgisi, üretim kültürü ve yerli tohuma sahip çıkma bilinci kazandırılıyor.



Her hafta bir okul, her eğitimde yeni bir deneyim


Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Ziraat Mühendisi Esra Öner tarafından verilen eğitimlerde öğrenciler toprağın yapısı, tohum çeşitleri, ekim teknikleri, fidelerin bakım süreçleri ve sürdürülebilir tarım uygulamaları hakkında hem teorik hem de uygulamalı bilgiler alıyor. Çocuklar tohum ekiminden sulama ve bakım süreçlerine kadar üretimin bütün aşamalarını kendi elleriyle deneyimleyerek tarımın temel prensiplerini yerinde öğreniyor.



Yerli tohuma sahip çıkma kültürü kazandırılıyor


Projenin önemli amaçlarından biri de yerli ve ata tohumlarının korunması konusunda farkındalık oluşturmak. Eğitimlerde öğrencilere yerli tohumların önemi, genetik mirasın korunması, sağlıklı ve doğal üretimin sürdürülebilirliği gibi konularda bilgi aktarılıyor. Çocuklar, ata tohumlarından elde edilen sebzelerin daha sağlıklı olduğu ve gelecek için değer taşıdığı bilinciyle yetiştiriliyor. Ziraat mühendisleri, öğrencilere tohumun topraktan sofraya uzanan yolculuğunu detaylı bir şekilde anlatarak, çocukların üretim sürecini bütün yönleriyle kavramasını sağlıyor.



"Toprağa dokunan her çocuk geleceğe umut oluyor"


Okullardaki eğitimleri takip eden Yeşilyurt Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nden Sorumlu Başkan Yardımcısı Kemal Oruç, uygulamalı eğitimlerin çocuklarda hem doğa farkındalığı hem de üretme isteği oluşturduğunu belirterek, bu yaşta alınan eğitimin ilerleyen yıllarda güçlü bir tarım bilincine dönüşeceğini ifade etti.


Tarımın sadece bir üretim faaliyeti değil, aynı zamanda bir yaşam kültürü olduğunu hatırlatan Başkan Yardımcısı Oruç, "Toprakla buluşan, üretimi deneyimleyen her çocuğumuz geleceğe daha bilinçli, daha umutlu ve daha duyarlı bakıyor. ‘Yerli Tohum Milli Tarım’ projemizle hem çocuklarımıza tarımı sevdiriyor hem de yerli tohumlarımızı koruma bilincini aşılıyoruz. Her hafta farklı bir okulda sürdürdüğümüz eğitimlerle yüzlerce öğrencimizi tarımla tanıştırarak sürdürülebilir bir geleceğe katkı sunuyoruz" dedi.


Belediye Başkan Yardımcısı Oruç, çocukların doğayla iç içe bir eğitim almasını sağlayan projenin yıl boyunca ana okullarda aralıksız süreceğini sözlerine ekledi.



Yeşilyurt’ta çocuklar tarım sevgisi ile büyüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum "Köyün neşesi" engelli genç herkesi gözyaşlarına boğdu: İmam ayakta durmakta güçlük çekti Çorum’da "köyün neşesi" olarak bilinen zihinsel engelli gencin cenaze namazını kıldıran cami imamı ve vatandaşlar gözyaşlarına hakim olamadı. Sosyal medyada paylaşılan o anlara ait görüntüler herkesi hüzne boğdu. Çorum’un Merkez ilçesi Üyük köyünde yaşayan 33 yaşındaki zihinsel engelli Dursun Karatepe, 17 Nisan’da rahatsızlanarak hayatını kaybetti. Köyün neşesi olarak bilinen Karatepe’nin cenazesi, kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Cenaze namazını kıldıran köy camisinin imamı Mustafa Yıldırım ve vatandaşlar gözyaşlarına boğuldu. İmam Yıldırım, 13 yıl boyunca kendisini hiç yalnız bırakmayan engelli gencin tabutunun başında gözyaşı dökerek, kendisinden helallik istedi. Herkes tarafından çok sevilen Dursun Karatepe’nin cenazesi gözyaşları arasında toprağa verildi. Köy imamının cenaze namazından önce tabut başında ayakta durmakta güçlük çektiği anlar ise bir vatandaş tarafından cep telefonuyla kaydedildi. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler, binlerce kişiyi hüzne boğdu. "Karşılık beklemeden herkesin yardımına koşardı" İhlas Haber Ajansı muhabirine konuşan Üyük Köyü Camii İmam Hatibi Mustafa Yıldırım, Dursun Karatepe’nin 13 yıl boyunca camide kendisine eşlik ettiğini ve köydeki tüm vatandaşların yardımına koştuğunu belirterek, "Dursun kardeşim 13 yıldır görev yaptığım bu köyde benim dostumdu, kardeşimdi. Cenaze namazını kıldırdığım esnada duygulandım. Sebebi de Dursun kardeşimiz köyün sokaklarında gezerken zihinsel engelliydi, konuşamıyordu ama bedenen çok güçlü biriydi. Bu vesileyle de köydeki herkese yardım ederdi. Hiç kimseden karşılık beklemeden onlara yardım ederdi. Yazları Kur’an kursu için camiye gelirdi. Okuma-yazma bilmemesi halinde sürekli benimle camide olurdu. Camide bir iş olduğunda bana yardım ederdi. Bunları da karşılık beklemeden yapardı. Dursun kardeşimiz sadece benim tarafımdan değil, bütün köylü tarafından sevilen, sayılan bir insandı. Dursun kardeşimizin bu köyde hiç kimseye zararı, kötülüğü olmamıştır" dedi. "Cenaze namazında ağlamayan hiç kimse kalmadı" Engelli gencin vefatının herkesi çok üzdüğünü dile getiren Yıldırım, "Çevre köylerden de onu tanıyan çok kişi vardı. Bu sebeple onun vefatının ardından sadece köyümüzdeki vatandaşlar değil, onu tanıyan herkes üzüldü. Cenaze namazını kıldırdıktan sonra Mevlana’nın ‘İnsan doğarken ağlar, yakınları gülerler. Öyle bir hayat sür ki sen öldükten sonra sen sevin, insanlar arkandan ağlasın’ sözü aklıma geldi. Bu tam Dursun’a göre bir söz. Dursun vefat ettiğinde onun cenaze namazında ağlamayan hiç kimse kalmadı. Bu da Dursun kardeşimizin ne kadar çok sevildiğini, sayıldığını ve insanlarımızın engellilere karşı bakış açısını ortaya koymuştur" diye konuştu.
İstanbul Sanık Karaoğlu: "Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 24. oturumunda, İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu savunma yaptı. İddianamede örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı ifade edilen Karaoğlu, "Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur. Örgüt üyesi olduğum ileri sürülüyor, kimseden talimat almadım, örgüt üyesi değilim" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 24. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada geçtiğimiz cuma günü savunma yapan Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Ali Rıza Akyüz’ün çapraz sorgusu yapıldı. Sanık avukatının savunmasının ardından İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu’nun savunmasına geçildi. İddianamede Karaoğlu’nın örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı ve sosyal yardım adı altında rüşvet olarak temin edilen hediye çeklerinin organizasyonunu yürüttüğü belirtilmişti. Karaoğlu’nun rüşvet alınması muhtemel iş adamlarının dosyalarını resmi görevi olmayan ve doğrudan örgüt lideri adına hareket eden Yakup Öner’e gönderdiği de aktarılmıştı. İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Karaoğlu, savunmasında görevi boyunca alnının akıyla çalıştığını belirterek, "Bu sürede imar müdürü olmamın ötesinde bir üst yönetimde yer almadım. Kimsenin adamı olmadım, kimsenin torpili ve referansıyla bir yerlere gelmedim. Ben siyasetçi değilim, kamu görevlisiyim. Alnıma leke sürecek en küçük bir hususla karşı karşıya kalmadım. Böylesine asılsız suçlamalarla, iftiralarla karşı karşıya bırakıldığım Boğaziçi İmar Müdürlüğümle ilgili hiçbir ihmali ve suçlamayı kabul etmiyorum. Aksine görevim boyunca dönem dönem tehdit edildim, 7 yaşındaki kızımla tehdit edildim. Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur. Örgüt üyesi olduğum ileri sürülüyor, kimseden talimat almadım, örgüt üyesi değilim. Talimatı ilgili yasadan aldım. Örgüt denilen yapılanma nedir açıkçası burada onu da anlamadım. 26 yıl görev aldığım belediye teşkilatları mıdır suç örgütü? Belediye personeli midir?" dedi. Duruşma, sanık avukatının savunması ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.