GENEL - 24 Nisan 2012 Salı 23:17

TOBB BAŞKANI HİSARCIKLIOОLU MANİSA`DA

A
A
A
TOBB BAŞKANI HİSARCIKLIOОLU MANİSA`DA

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, kadınların iş hayatında daha fazla rol alması gerektiğini belirterek, "Türkiye`de kadınların iş hayatına katılmasındaki oranı yüzde 28, dünyada yüzde 48. Kızları çok iyi eğitiyoruz, güzel üniversitelere gönderiyoruz, mezun olduktan sonra iyi bir koca bulduktan sonra evlendiriyoruz" dedi.
Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) tarafından "Yılın Girişimcisi" seçilen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ödül törenine katılmak üzere Manisa`ya geldi. Hisarcıklıoğlu, ilk olarak MTSO Başkanı Bülent Koşmaz`ı makamında ziyaret etti. Ziyarette MTSO Meclis Başkanı Tezcan Ödemiş, Başkan Yardımcısı Yaşar Coşkun ve meclis üyeleri de hazır bulundu.
Manisa ekonomisi tarıma dayalı iken bu ağırlığını kaybetmeden sanayileşmede de başarıya ulaştığını ifade eden Başkan Koşmaz, "Geçtiğimiz aylar içerisinde 2011 yılı ihracat rakamlar açıklandı. Bu rakamlar içinde sıralamada Manisa 7. sırada yer alıyor. Ankara`da odalar birliği toplantımıza gelen cumhurbaşkanına söylediğim gibi Manisa sessiz sedasız burada işine devam ediyor. Anadolu kaplanı denilen birçok ilin ihracatını hemen hemen 2`ye 3`e katlamış. Burada yatırım için uygun bütün imkânlar var. Fuarlara
destek vermeye devam ediyoruz. Üyelerimizin katılımcı olarak katılmalarını teşvik ediyoruz. Yapmış olduğumuz girişimler sonucunda bazı arkadaşlarımız da iş bağlantıları yapıyorlar. Bu yöndeki çalışmaları arttırarak devam etmek istiyoruz. Meslek edindirme kursları çerçevesinde çalışmalarımız var. Türkiye`nin sorunu sadece işsizlik değil mesleksizlik. Bunu bir şekilde aşmak lazım. Bunun da aşacağımıza inanıyorum. Manisa`daki genel tablo bu" dedi.
Manisa`nın insana moral verdiğini dile getiren TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ise, "Manisa`da ufuk vardır, vizyon vardır, üretim vardır, istihdam vardır, ihracat vardır, kazanç vardır. Manisa`ya her geldiğimde moralim düzelerek Ankara`ya dönüyorum. Bugün Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin kuruluşun 60. yıldönümü; bu bir bayram. Bayramı insanlar ailesi ile kutlar. Ben de bu vesile ile benim ailem olan, benimle her dakika destek veren yerdeyim. Odalar birliğinde başarı varsa bu hepimizin ortak başarısı. Bu
vesile ile bayramımızı kutlamak için geldik. Bana ve yönetim kurulu arkadaşlarıma gösterilen ilgiden hepimize teşekkür ederim" diye konuştu.
HİSARCIKLIOОLU`NA `YILIN GİRİŞİMCİSİ` ÖDÜLÜ
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, daha sonra Manisa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından Anemon Otel`de düzenlenen programa katıldı. Hisarcıklıoğlu, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından "Yılın Girişimcisi" ödülüne layık görülerek ödülünü Manisa TSO Başkanı Bülent Koşmaz ve Meclis Başkanı Tezcan Ödemiş`in elinden aldı. Hisarcıklıoğlu, ödül töreninde Türkiye`deki son ekonomik gelişmeler konusunda bir de sunum yaptı. Çevre il ve ilçelerdeki oda ve borsa başkanları ile
Manisalı işadamlarının davet edildiği ödül töreninde ayrıca Manisa Ticaret ve Sanayi Odası ve KOSGEB işbirliği ile açılan girişimcilik kurslarını başarı ile tamamlayıp iş yerlerini açan 11 girişimci başarı plaketlerini Manisa Valisi Halil İbrahim Daşöz, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, KOSGEB Başkan Yardımcısı Metin Şatır, Manisa Belediye Başkanı Cengiz Ergün ve oda temsilcilerinin elinden aldılar.
"ALLAH SİZE MÜTHİŞ BEREKETLİ TOPRAKLAR VERMİŞ"
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, almış olduğu ödülün ardından yaptığı konuşmasında, girişimcilik ödülü veren biri olarak girişimci ödülünü almak kendisini heyecanlandırdığını ifade ederek, "Benim için büyük bir onur. Teşekkür ediyorum. Manisa umut demek, insanın moralinin düzeldiği şehirdir. Dünyanın etrafını 8 kere dönmüş birisiyim. 81 vilayeti tek tek gezerek odalar ve borsalar ile birlikte çalışmalar yaptım. Moralle döndüğüm kentlerden biri Manisa olmuştur. Allah size müthiş bereketli bir toprak
vermiş. Türkiye`nin ve Manisa`nın zenginliğine zenginlik katıyorsunuz. Diğer taraftan tarımın başkentlerinden biri iken, şimdi çok önemli sanayi kentlerinden biri haline geldi. Benim örnek verdiğim kentlerden biri oldu. Manisa tarım kenti iken, sanayi kenti haline geldi. Aslında Manisa, Türkiye`nin dönüşümünün somut bir göstergesi. Neden şehzadeler hep padişahlarını Manisa`da yetiştirerek, ülkenin başına geçirmiştir. Eğer şehzadeler gelip eğitimlerini buradan alarak ülkenin başına geçmişse bunu altı boş
değildir. Manisa bugün benim için müthiş bir sanayi kenti. Sanayide, OSB`de arkasında müthiş bir başarı hikâyesi var. Türkiye`de örnek bir sanayi bölgesidir. Financial Times`de bütün sanayi bölgeleri arasında yapılan yarışmada birinci olmuştur" dedi.
YENİ TEŞVİK YASASI
Teşvik yasası konusunda bilgiler veren Hisarcıklıoğlu, "Özellikle yeni teşvik yasası ne getiriyor bunu size anlatacağım. Yeni teşvikte arsa yatırım yeri tahsisleri ücretsiz oluyor. Kredi faizleri 3 puan düşük veriliyor, Organize sanayi bölgesinde yaparsanız 4 puan eksiğinden veriliyor. Kredi faizlerini 12 olduğunu düşünüyorsanız, devlet 4 puanını veriyor. İstihdam desteği konusunda 5 yıl boyunca sigorta işveren payını devlet ödeyecek. Bu OSB`de olursa 6 yıl boyunca sağlayacak. Manisa bir işe daha
öncülük etti. Bizde TOBB olarak bu projeyi sonuna kadar destekliyoruz ve ortak olarak gösterdik. 74 oda ve borsamız ortak oldu. Manisa`yı, Avrupa`nın ortasına bağlayacak olan BALO projesini MTSO başlattı, bizde ortak oluyoruz. Bu hayırlı bir iş. Bu yüzden de kutluyorum" dedi.
"HAYAL ETMEKTEN KORKMAYIN"
Kayserililerin ticareti nasıl yaptığı konusunda bilgiler veren Hisarcıklıoğlu, "Övünmek gibi olmasın Kayseriliyim. Bu işi anlatmak zor. Konum gereği ve aldığım ödül nedeniyle bunu anlatacağım. Bütün iş hayalle başlar. Hayatınızda en özgür olacağınız alan hayalinizdir. Hayal etmekten korkmayın. Hayalde büyük düşünmekten korkmayın. Hayallerinizi de bir hedefe koymanız lazım. Hedef olmadan hayalleriniz gerçekleşmesi mümkün değil. Uçurumu geçmek istiyorsanız, küçük adımlar ile değil, büyük adımlar atarak
geçmelisiniz. Büyük adım atmaktan korkmayın. Büyük adımlar atın. Hedefsiz gemiye rüzgar yardım edemez. Hedef olmadan bir yere varamazsınız. Hayal var, hedef var, çalışmadan hiçbir şey olmaz. Bir şeylerden hayatından feragat edebilirsen başarı geliyor. Hem çok iyi çalışacağım, hem de çok iyi eğleneceğim, üstüne birde hedefime ulaşacağım, yok böyle bir şey. Bizim Türkiye olarak bir şeye ihtiyacımız var. İkinci dünya savaşına yıkılan iki ülke Almanya ve Japonya küllerinden doğdu. Bu girişimcilik ile oldu.
Savaş sonrasında bu insanlar yeniden girişimciliğe başlayarak, ülkelerini bugünkü konuma getirdi. İddiamız varsa, tek bir gerçek var, oda girişimciliktir. Girişimcilikte müthiş bir başarı hikâyesini yazıyoruz. Neden girişimcilik istiyoruz. Çünkü açık söyleyeyim, zengin olmak istiyoruz. Doğal kaynaklar ile ancak devletler zengin olur. 74 milyonun zenginleşmesini istiyorsanız, girişimciliği destekleyeceksiniz. Girişimciler insana ekmek ve aş verir. Bugün için insanlara faydalı olabilmek için insanlara iş ve aş
vermek lazım. İş ve aş, insanın karnınız tok, sırtının pek olması demektir. Eğer düzgün tüccarsan, öldüğün zaman şehitlik mertebesindesin diyor" dedi.
"ÇOCUKLARINIZ ARASINDA AYRIM YAPMAYIN"
Türkiye`de bulunan girişimcilerin sayıları hakkında da açıklamalar yapan Hisarcıklıoğlu, "Türkiye`nin ihtiyacı girişimcilerden 1 milyon 300 bin girişimci var. Japonya`nın iki misli gerisindeyiz. Girişimcide eksikliğimiz var. Türkiye artan nüfusu ile birlikte her yıl 750 bin istihdam nüfusuna katılıyor. Türkiye her yıl 750 bin kardeşine iş bulmak zorunda. Stokta ise 2 buçuk milyon kişi var. Türkiye`de girişimciliği ancak destekleyerek sağlayabiliriz. Girişimcide her kazanç yatırıma döner. Bu bir hastalık
sanayici için. Her yatırım bir kişiye iş demek. Biz para pul istemiyoruz. Bizim isteğimiz rakiplerimiz ile bizleri aynı seviyeye getirsinler. Onların oynadığı sahada oynamak istiyoruz. Kadınların girişimcilikteki oranı yüzde 6. Türkiye`de kadınların iş hayatına katılmasındaki oranı yüzde 28, dünyada yüzde 48. kızları çok iyi eğitiyoruz, güzel üniversitelere gönderiyoruz, mezun olduktan sonra iyi bir koca bulduktan sonra evlendiriyoruz. Bir Müslüman`ın kendisine örnek aldığı kişi peygamber efendimizdir.
Peygamber efendimizin eşi ise Mekke`nin en büyük tüccarlarındandı. Peygamber efendimize iş veren, iş kadınıydı. Şimdi soruyorum, kızlarımızı niye girişimci olarak yetiştirmiyoruz. Peygamber efendimizi rol model alacaksın, örnek alacaksın ama Peygamber efendimizin yaptığını yapmayacaksın. Çocuklarınız arasında ayrım yapmayın. Damat gelecek diye malı kaçırmayın" diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolulu altın ustası, 69 yıldır 20 metrekarede altına hayat veriyor Bolu’da tarihi Taşhan’daki 20 metrekarelik dükkanında altın, gümüş ve bakır tamiri yapan 77 yaşındaki Hayati Karademir, 69 yıldır ürünleri eski ihtişamına kavuşturuyor. Yeni nesil çırakların meslekten çok paraya önem verdiğini ve sektörde temelden yetişen usta kalmadığını belirten Karademir, "Bir gram altının aynı şekilde sahtesini çıkarıyorlar. İnsanlar baktığı zaman bilemiyorlar. Bizim gibi temelden uğraşan kalmadı" dedi. Bolu’nun Büyükcami Mahallesi’nde bulunan tarihi Taşhan’da kuyumcu tamirciliği yapan Hayati Karademir, mesleğe 8 yaşında başladı. 69 yıldır sektörün içinde olan ve zamanla değerli eşya tamirciliğine yönelen Karademir, 2 oğlunu da bu meslekte yetiştirdi. 3 yıl önce evlatlarından birini kaybeden usta isim, kaynak ve inceltme makineleriyle yıllara meydan okuyor. 20 metrekarelik dükkanında altın gibi değerli eşyaları tamir eden Karademir, ürünleri eski ihtişamına kavuşturuyor. "Yeni nesil daha çok paraya tamah ediyor" Bir çırağın babasının yanında yetişmesinin doğru olmadığını tecrübesi ile söyleyen Hayati Karademir, "Mesleki düzenlerde illaki bir çırak, usta yanında yetişecek. Babasının yanında olunca rahat oluyor. Usta yanında mecburen dikkatli olmak zorundasın. Ne denirse yapmak ve iyi takip etmek zorundasın. Yeni nesil daha çok paraya tamah ediyor. Pek sıkıntı çekmek istemiyorlar. Daha kapıdan girene bir şey öğretmek istediğimde önce, ‘Ne kadar para vereceksin? Haftada kaç gün izin vereceksin?’ sorusunu soruyor. ‘Sabahları kaçta geleceğim?’ diye soruyor. Ben Eskişehir’deki çıraklık dönemimde 7’yi 10 geçe dükkan açardım" dedi. "Eskiden tamir zordu" Eskiden bakır, gümüş ve altın ürünlerinin tamirinin daha zor yapıldığını belirten Hayati Karademir, "Eskiden ayakla çalışan körükler vardı. Futbol topunun içi dediğimiz kısım körüğün üstüne yerleştirilir. Ayakla basılınca o topun içi şişer ve ağzından çıkan hava kenarda duran benzin deposuna girer. O ayakla bastığımız hava benzin deposu içerisindeki havaya karışarak kaynak yapılırdı. Eskiden zordu ayak ve ellerin sürekli çalışması gerekiyordu. Şimdi kaynak ile eriterek yapıyoruz" diye konuştu. "Bir gram altının aynı şekilde sahtesini çıkarıyorlar" Teknolojinin ilerlemesiyle fabrikasyon ürünlerinin arttığını ve ayırt edilmesinin zor olduğunu vurgulayan Hayati Karademir, "Teknoloji büyüdükçe her şeyin fabrikasyonu yapılabiliyor. Hem de seri halde. Son zamanlarda öyle metaller yapılıyor ki görünüşü altın gibi. Biz dahi zor ayırt ediyoruz. Biz kuyumculukta dürüstlük ve doğruluk çok önemlidir. Altın ve gümüşte genelde ayar olur. Damga olur, damgası bir şey satılamazdı. Hiç kimse altın olmayan bir şeyi satıp para kazanmayı düşünmezdi. Sahtekarlık hiç akla gelmezdi. Bir gram altının aynı şekilde sahtesini çıkarıyorlar. İnsanlar baktığı zaman bilemiyorlar. Bizim gibi temelden uğraşan kalmadı. Bolu’da 50, 60 tane kuyumcu var. Temelden bilgili olan kalmadı" şeklinde konuştu. "En tehlikeli olan kezzap dediğimiz asittir" Meslekte kullanılan ürünlerin tehlikesinden de bahseden Karademir, "En tehlikeli olan kezzap dediğimiz asittir. Bu genelde ele ve vücuda temas ettiği zaman yakar. Korunmak önemlidir. Bunun yanında yine siyanür kullanırız. Siyanür çok tehlikeli ve zehirli bir maddedir. Aynı su içerisine karıştırılırsa mideye inen o asit kişiyi ölüme dahi götürebilir" ifadelerine yer verdi.
Ankara Bakan Uraloğlu: "8 yılda Başkentray ile 140.3 milyon yolcu taşıdık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 12 Nisan 2018’de modernize edilerek yeniden hizmete açılan Başkentray’ın 8 yılda 140,3 milyon yolcuya hizmet verdiğini açıkladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 12 Nisan 2018’de modernize edilerek yeniden hizmete açılan Başkentray’ın 8. hizmet yılı vesilesiyle yazılı açıklamada bulundu. "Başkentray ile metro standardında banliyö hizmeti vermeye başladık" Başkentray Projesi ile mevcut hattın tamamen yenilenip standardının da yükseltilerek metro standardında ulaşım yapılmaya başlandığını dile getiren Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Başkentray’ı yüksek hızlı tren, banliyö ve konvansiyonel tren işletmeciliğine uygun olarak inşa ettik. Başkentray ile Kayaş-Sincan arasında metro standardında banliyö hizmeti vermeye başladık. Proje kapsamında, 24 adet banliyö istasyonunun metro standardında yeniden inşa ettik. Eryaman YHT Gar’ı da bu proje kapsamında tamamlayarak Eryaman’da YHT ve banliyö hizmeti vermeye başladık." "8 yılda 140,3 milyon yolcu" Yolcu sayılarına ilişkinde açıklamada bulunan Bakan Uraloğlu, "8 yılda Başkentray ile 140,3 Milyon yolcu taşıdık. Başkentray’ı her gün ortalama 76 bin yolcu kullanıyor, yoğun günlerde bu sayı 115 bine kadar çıkıyor" şeklinde konuştu. "Yaklaşık 36 kilometrelik hat üzerinde vatandaşlarımıza hızlı, güvenli ve konforlu ulaşım imkânı sunuyoruz" Bakan Uraloğlu, Başkentray’ın modern altyapısı ve yüksek kapasitesiyle başkentte toplu ulaşımın bel kemiğini oluşturduğunu belirterek, "Sincan ile Kayaş arasında uzanan yaklaşık 36 kilometrelik hat üzerinde vatandaşlarımıza hızlı, güvenli ve konforlu ulaşım imkânı sunuyoruz. Günlük binlerce yolcuya hizmet veren sistemimiz, yoğun saatlerde sıklaştırılan seferlerle bekleme sürelerini minimuma indiriyor" dedi. Başkentray’ın sadece bir banliyö hattı olmadığını, aynı zamanda entegre bir ulaşım projesi olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Metro, otobüs ve diğer toplu taşıma sistemleriyle sağlanan bağlantılar sayesinde vatandaşlarımızın şehir içinde kesintisiz ulaşımına katkı sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. Projede erişilebilirlik ve yolcu konforunun ön planda tutulduğunu belirten Uraloğlu, tüm istasyonların engelli vatandaşların kullanımına uygun şekilde düzenlendiğini, modern tren setleriyle ferah ve güvenli bir seyahat imkânı sunulduğunu kaydetti.
Kayseri 44 yıldır tarihi saatlere ince ayar veriyor Kayseri’de saat tamirciliği yapan İbrahim Çimen, 44 yıldır 250-300 yıllık saatlere ince ayar veriyor. İbrahim Çimen, yıpranan 250-300 yıllık saatleri tamir ediyor. Babasının vefatından sonra okuma şansının olmadığını ve bu mesleğe atıldığını dile getiren Çimen, işini severek yaptığını söyledi. 1650-1700’lü yıllardan kalman saatleri tamir ettiğini belirten Çimen, "44 yıldır saatçiyim. 1981 yılında babam vefat edince okuma şansımız olmadı. Okuyamadığım içinde bir meslek seçmek zorunda kaldım. Saatçiliğe başladım ama bu işi çok sevdim. Daha sonra başka hiçbir yapmadım, yapamam. Çünkü bu işi severek yapıyorum. Saatlerin sistemini bilirseniz kolay. Her saatin ayrı bir özelliği vardır. Ben 250-300 yıllık saatleri tamir ediyorum, hepsinin sistemi bir birinden farklı. Elimdeki saat Fransız Pirior, 1750 yılında çıkmış. Benim tamir ettiğim saatler bu şekilde eski saatler. Bu tarz eski saatlerde hem zemberek, hem de zincir sistemi vardır. Bizlerde bu zincir sistemini geliştirip, tamir ederek bu işi idame ettiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye’de eski saatler üzerine çalışan sayılı ustalardan biri" Saat koleksiyoneri Bayram Ayzet, Türkiye’de İbrahim usta gibi insanlardan sayılı olduğunu söyleyerek, "Bende uzun zamandır cep saati ile ilgiliyim. İbrahim ustayı uzun yıllardır tanırım. Hem arkadaş ilişkilerimiz hem de saatlerimin bakımlarını kendisi yapar. İbrahim usta, Türkiye’de eski saatler üzerine çalışan sayılı birkaç ustadan biridir. Kayseri’miz bu konuda çok şanslı. 1650’li yıllardan itibaren cep saatleri var. Eskiden elektrikli ev ve el aletleri yokken ustalar her şeyi elleriyle yapmışlardır. Bu tarz eski saatlerin bakım ve arızasını Türkiye’de yapan çok az sayıda kişi var. İbrahim ustamız da onlardan birisidir" şeklinde konuştu.
Kayseri Büyükşehir’de pazar günü de durmak yok: Kartal Katlı Kavşağı’nda hummalı çalışma Kayseri Büyükşehir Belediyesi, pazar gününde de sahadaki yoğun mesaisini sürdürüyor. Kartal Katlı Kavşağı ve Bağlantı Yolları Projesi’nde ekipler dört koldan çalışarak ulaşım yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kent içi ulaşımı daha konforlu ve güvenli hale getirmek amacıyla yürüttüğü Kartal Katlı Kavşağı ve Bağlantı Yolları Projesi’nde çalışmalarına hafta sonu pazar gününde de hız kesmeden devam ediyor. Şehrin kritik ulaşım noktalarından biri olan bölgede ekipler, yoğun bir mesai ile sahada aktif şekilde görev alıyor. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın liderliğinde sürdürülen proje, Dünya Bankası finansmanı ve İller Bankası A.Ş. koordinasyonunda yürütülen "İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi" kapsamında hayata geçiriliyor. Bu kapsamda proje, yalnızca ulaşım altyapısını güçlendirmekle kalmayıp, aynı zamanda sürdürülebilir şehircilik hedeflerine de katkı sunuyor. Şehir içi trafik yoğunluğunu azaltmak, ana arterlerde kesintisiz ulaşımı sağlamak ve bağlantı yollarını daha işlevsel hale getirmek amacıyla planlanan proje etaplar halinde ilerliyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, hafta sonu demeden sürdürdüğü bu yoğun çalışmalarla kentin ulaşım altyapısını güçlendirmeye ve yaşam kalitesini artırmaya devam ediyor. Kartal Katlı Kavşağı Projesi’nin tamamlanmasıyla birlikte kavşak kapasitesinin artması, trafik sıkışıklığının azalması, ulaşım sürelerinin kısalması ve karbon salımının düşmesi bekleniyor.