YEREL HABERLER - 08 Mart 2012 Perşembe 18:01

CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ MELDA ONUR, SALİHLİ`DE KONFERANSA KATILDI

A
A
A
CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ MELDA ONUR, SALİHLİ`DE KONFERANSA KATILDI

8 Mart Kadınlar Günü sebebiyle Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Salihli İlçe Teşkilatı’nın düzenlemiş olduğu ’Kadın ve Siyaset’ konulu konferansa konuşmacı olarak CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur katıldı.
Salihli Belediyesi Şehir Tiyatro Salonu’nda gerçekleştirilen konferansa CHP Manisa Milletvekili Sakine Öz, Salihli Belediye Başkanı Mustafa Uğur Okay, CHP İlçe Başkanı Mehmet Şanver, Kadın Kolları Başkanı İmren Karabıyık ve davetliler katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda CHP Salihli Kadın Kolları Başkanı İmren Karabıyık günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı.
Salihli Belediye Başkanı Mustafa Uğur Okay ise, "Varlığımızın nedeni, yaşamımızın sebebi, çocuklarımızı büyüten, onları yetiştiren, yaşamımızı düzenleyen, ona anlam katan tüm kadınlarımızın Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü içtenlikle kutluyorum" şeklinde konuştu.
CHP Manisa Milletvekili Sakine Öz ise, "Barış, aydınlık ve kendi ayakları üzerinde durabilecek nitelikte sosyal bir hayata kavuşan bir kadınların olduğu bir dünyada yaşamak istiyorum dileğiyle herkesin 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum" dedi.
AKP milletvekillerinin, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkarma gerekçesiyle, 4+4+4 diye bilinen bir teklifi meclise sunduğunu hatırlatan CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, "Eğitimcilere göre, bu teklif yasalaşırsa ilk dört yılda okula gitmek zorunlu olacak, ikinci dört yıldan itibaren ise bu zorunluluk kalkacak; çocuklar ister eve gelecek öğretmenlerle, ister Kuran kursuna giderek, eğitimlerini sürdürecek. Yani zorunlu eğitimin 8 yıl olan süresi uzatılıyormuş gibi görünüyor. Ama bu kesintilerle imam hatip
ortaokullarının yeniden açılması mümkün olacak. Eğitimciler böyle bir düzenlemenin kız çocuklarını ilk 4 yıldan sonra eğitimden ve toplumsal yaşamdan koparıp eve hapsedeceğini, erkek çocukları da en iyi ihtimalle çırak okullarına mahkum edeceğini söylüyor. Her iki cins için Kuran kurslarında eğitimin önünün alabildiğine açılacağını da bunlara eklemek gerek" ifadelerini kullandı.
CHP’nin parti tüzüğündeki değişiklikle ilgili konuşan Onur sözlerine şöyle devam etti:
"21. yüzyılda kadının yüzde 33’le temsil edilmesine karşıyım. Bunu da Parti Meclisi’nde dile getirdim, benim yüzde 50’yi savunduğum biliniyor. Ama bu ütopik geliyor insanlara. Yüzde 50’yi Türkiye’nin her yerinde nerede bulacağız diyorlar. Türkiye’nin her yerine göre genel felsefemizi belirleyemeyiz. Yüzde 33 bile erkeklerin bir kısmının paniğe kapılmasına neden oldu. Bu da kadının siyasette hak ettiği, eşit seviyeye gelmesi demek. Bu, kadının senelerdir siyasette gasp edilmiş hakkının, kadın tarafından
geri alınması demek".
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MSÜ Rektörü Erhan Afyoncu: "Müyesser Yıldız’ın Namık Öztürk’e dayanarak ileri sürdüğü iddiaların tamamı yalandır" Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörü Erhan Afyoncu, "Müyesser Yıldız’ın Namık Öztürk’e dayanarak ileri sürdüğü iddiaların tamamı yalandır. Benim, iddia edildiği biçimde bir hareketim veya sözüm olmamıştır" dedi. MSÜ Rektörü Erhan Afyoncu, TSK’dan ihraç edilen Teğmen Ebru Eroğlu’nun avukatlarından Namık Öztürk’ün duruşmada kendisine yönelik iddialarına sosyal medya hesabından yanıt veren bir paylaşım yaptı. Paylaşımda, "Gazeteci Müyesser Yıldız, kendi internet sitesinde 23 Mart 2026’da yayınladığı yazısında TSK’dan ihraç edilen Teğmen Ebru Eroğlu’nun avukatlarından Namık Öztürk’ün duruşmada Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Erhan Afyoncu’nun yaşananlara ilişkin fotoğraf ve video çektirip bu kayıtları basına servis ettiği, Cumhurbaşkanı’na "Bu kılıçlar size çekiliyor" dediği, bunun rektörlüğünün devamı için kurguladığını beyan ettiği yolunda iddiada bulunmuş ve diğer bazı haber siteleri de bu iddiayı iktibas etmişlerdir. Müyesser Yıldız’ın Namık Öztürk’e dayanarak ileri sürdüğü iddiaların tamamı yalandır. Benim, iddia edildiği biçimde bir hareketim veya sözüm olmamıştır" ifadelerini kullandı. "Müyesser Yıldız da bu yalan ve karalama faaliyetine iştirak etmiştir" Gerçeğe aykırı bilgiyi alenen yayanlar hakkında suç duyurusunda bulunacağını belirten Afyoncu, "Avukat Namık Öztürk’ün dava ile ilgili belgelerde ve duruşma zaptında böyle bir beyanına rastlanmaması bir tarafa, bu gerçek dışı iddiaları nakleden Müyesser Yıldız’ın Namık Öztürk’ün mahkemeye hitaben hakkımda asılsız suçlamalarda bulunurken "Doğru, yanlış" şeklinde sözler kullandığını yazması, yani iddialarında bilgi sahibi olmamaktan doğan bir kararsızlık ifadesinin bulunduğunu açıkça ifade etmesi de, Öztürk’ün söylediklerinin yalan ve iftira olduğunun kanıtıdır. Dolayısı ile, Müyesser Yıldız da bu yalan ve karalama faaliyetine iştirak etmiştir. Suç teşkil eden beyanların sahipleri ve gerçeğe aykırı bilgiyi alenen yayanlar hakkında suç duyurusunda bulunacak ve hukukumu korumak için yasal yollara başvuracağım" dedi. "Atatürkçü geçinen ve FETÖ ile mücadele ettiğini iddia eden kişiler de bu yalanlara alet olmaktadır" FETÖ’cülerin yalanlara ve karalama kampanyalarına devam ettiğini ifade eden Afyoncu, paylaşımında şunları kaydetti: "15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında FETÖ’nün yıllar boyu devam eden tahribatına uğramış olan askeri eğitim kurumları ayağa kaldırılmış ve darbenin ardından kurulan Milli Savunma Üniversitesi, TSK’ya bugüne kadar 62 bin subay, astsubay ve kurmay subay yetiştirmiştir. Bu gelişmeleri hazmedemeyen hain FETÖ mensupları yalanlarına, iftiralarına, karalama kampanyalarına ve kara propagandalarına devam etmekte, Atatürkçü geçinen ve FETÖ ile mücadele ettiğini iddia eden bazı kişiler ile çevreler de bu yalanlara alet olmaktadır. Atılan iftiralar beni Türk Milleti’ne ve devletine hizmet yolundan geri döndürmeyecek, Milli Savunma Üniversitesi bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sadece ve sadece Türk devletine bağlı, demokrasinin ve seçilmiş millet iradesinin emrinde nitelikli subaylar ile astsubaylar yetiştirmeye devam edecektir."
Bursa Bursaspor’a özel ’Cendere’ hazırlanıyor: Kırdar’dan şampiyonluk mesajı Müzisyen Gökhan Kırdar, Bursaspor’un Güzide Gebzespor ile karşılaşması öncesinde Atatürk Spor Kompleksi Matlı Stadyumu’nda sahne alarak unutulmaz bir atmosfer oluşturdu. Yeşil-beyazlı taraftarların büyük ilgi gösterdiği performansta, Kırdar’ın yıllardır geniş kitleler tarafından sevilen eseri Cendere, bu kez Bursaspor tribünlerinin atkı şovlarıyla birleşerek adeta marş havasına büründü. Müzisyen Gökhan Kırdar, Bursaspor - Güzide Gebzespor maçının ardından açıklamalarda bulundu. Kırdar, Bursaspor taraftarını heyecanlandıran bir projeyi de ilk kez duyurdu. Deneyimli sanatçı, ’Cendere’nin Bursaspor’a özel yeni bir versiyonu üzerinde çalıştıklarını belirterek, eserin Bursa’nın kültürel dokusunu yansıtacak enstrümanlar ve yerel ezgilerle yeniden düzenleneceğini söyledi. "Bursa’nın ruhunu taşıyan bir eser olacak" Kırdar, projenin sadece bir uyarlama olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Cendere’nin Bursaspor’a özel farklı bir versiyonunu hazırlıyoruz. Bursa’ya özgü tınılar, yerel enstrümanlar ve tribün ruhunu yansıtan detaylar olacak. Taraftarların enerjisini hissettiren özel bir çalışma hazırlamak istiyoruz. Umarım şampiyonluk kutlamalarına yetiştirebiliriz." Bu açıklama, özellikle son dönemde takımlarına büyük destek veren Bursaspor taraftarları arasında büyük heyecan oluşturdu. Tribünlerin yeni marşı olabilir Daha önce tribünlerde sıkça çalınan ve taraftarla bütünleşen Cendere’nin Bursa’ya özel versiyonunun, tamamlanması halinde Bursaspor tribünlerinin yeni marşlarından biri olması bekleniyor. Projenin şampiyonluk hedefiyle ilerleyen yeşil-beyazlı camiaya ayrı bir motivasyon katması da hedefleniyor. Hazırlıkların devam ettiğini belirten Kırdar’ın çalışmasının önümüzdeki dönemde kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.