SPOR - 18 Mart 2025 Salı 13:35

Aerobik Cimnastik Şampiyonasına Manisa’dan 7 sporcu seçildi

A
A
A
Aerobik Cimnastik Şampiyonasına Manisa’dan 7 sporcu seçildi

Portekiz’de düzenlenecek olan Dünya Aerobik Cimnastik Şampiyonası’na katılacak 9 kişilik Milli Takım kadrosunun 7’si Manisalı sporculardan seçildi.


27 Şubat - 2 Mart tarihleri arasında İstanbul Sancaktepe’de yapılan Aerobik cimnastik Türkiye Şampiyonası’nda dereceleri kimseye kaptırmayan Manisalı sporcular, 9 kişilik Aerobik Cimnastik Milli Takım kadrosunun büyük çoğunluğunu oluşturuyor. Aerobik cimnastik branşında 21-23 Mart tarihlerinde Portekiz’de düzenlenecek olan Dünya Aerobik Cimnastik Şampiyonası’na katılacak 9 kişilik Milli Takım kadrosunun 7’si Manisalı sporculardan seçildi.


Milli takımın büyük kısmının Manisalı cimnastikçilerden oluştuğuna dikkat çeken Manisa Spil Spor Kulübü Başkanı Özgür Erdemir, "19-23 Mart’ta Portekiz’de düzenlenecek olan Dünya Aerobik Cimnastik Şampiyonası’na Türkiye Cimnastik Federasyonu Aerobik Cimnastik Teknik kurulu 15-17 yaş grubunda Aerobik Cimnastik Milli Takımı’nda yer alan 9 sporcudan, 7 sporcuyu Manisa’da kulübümüz Spil Spor dan ve 2 sporcuyu Ankara’dan göndermeye karar verdi" diye konuştu.


İlk defa katıldıkları yarışmalardan da derecelerle döndüklerini belirten Kulüp Başkanı Erdemir, "Kulübümüzün ilk defa katıldığı Aero dans kategorisi 12-14 yaş grubunda 8 sporcumuz birinci oldu ve yine 12-14 yaş tek kadın kategorisinde de hem birincilik hem ikinci kulübümüz sporcuları tarafından elde edildi. Manisa’mıza bu güzel ve haklı gururları yaşattık kulüp olarak. Milli Takımda geçen sene 12-14 ve 15-17 yaş gruplarından 13 sporcumuzu göndermiştik. Bu sene bu rakamın 15-16 olacağını düşünüyoruz. Çünkü ekstra başarılar bu sayının artmasına sebep oldu. Bu sene ilk yarışma yurt dışında Portekiz’deki dünya kupası ve Dünya kupasına 15-17 yaş grubundan Türkiye Cimnastik Federasyonunun Aerobik Cimnastik’te belirlemiş olduğu toplam 9 sporcunun 7 tanesi Manisa’dan ve kulübümüzden 2 sporcu da Ankara’dan katılacaktır. Buraya 7 sporcumuzu gönderiyor olmamız bizim için gerçekten gurur verici. Zor bir yarışma olacak" şeklinde konuştu.



"Kategorilerin hepsinde altın madalya bekliyoruz"


Portekiz’de yapılacak Dünya Kupasından 5 altın madalya hedeflediklerini kaydeden Erdemir, "Orada katılacağımız 6 kategorinin 5’inde sporcularımızdan altın madalya bekliyoruz. Gerçekten hocalarımızla beraber güzel çalışmalar yaptılar. Bunun da haklı gururunu yaşıyoruz biz de kulüp olarak. Dünya Kupası dışında sporcularımız sonraki turnuvalara da hazırlanıyor. Özellikle Çekoslavakya’da yapılacak yarışma var ona hazırlanıyoruz. Eğer federasyon karar verirse katılmaya, biz de çocuklarımızı orada izlemek, yarıştırmak ve Avrupa’ya kendimizi tanıtmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.


Dünya Kupasına giden 7 sporcudan birinin ilk kez Milli Takım forması giydiğini ifade eden kulüp başkanı Erdemir, "Kulüp sporcularından zaten milli takımımızın dünya şampiyonları Arın Pekönür ve Eylül Naz Aygör vardı, 3 yıl önce yine Portekiz’de Dünya Şampiyonu olmuşlardı. Yine geçen sene İtalya’da yapılan dünya şampiyonasına Zeynep İmge Akgül, Didem Sağlam ve Eylül Naz Aygör katılmışlar ve Dünya 8.’si olmuşlardı. Bu sene bu ekibe Tuanna Almaç Elif Karaduman ve Zehra Beyoğlu’da katıldı. Tuanna Bulgaristan’da milli olmuştu. Zehra Beyoğlu şimdi burada Portekiz’de ilk defa milli olacak ve ilk milliliğinde biz ondan altın madalya bekliyoruz, hocalarıyla beraber çalışıyorlar, altın madalyalar da gelecek diye düşünüyoruz" diye konuştu.


Portekiz’de yapılacak Dünya şampiyonasına katılacak Milli Takım kadrosuna ilk kez seçilen Manisa Spil Spor Kulübü sporcularından Zehra Beyoğlu, Cimnastik sporuna 3 yaşında başladığını belirterek "Oldukça fazla Türkiye Şampiyonluğu var. En son İstanbul’da yapılan Türkiye Şampiyonasında ekibimle altın madalya kazanarak Portekiz’de yapılacak Dünya Şampiyonasında Milli Takım kadrosunda ilk kez katılacağım. İlk Milliliğimin Dünya Şampiyonasında olması benim için çok heyecan verici. Hedefim inşallah altın madalya kazanmak olacak" açıklamalarında bulundu.



Aerobik Cimnastik Şampiyonasına Manisa’dan 7 sporcu seçildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum 22 yılda 109 milyon 508 bin adet fidan toprakla buluştu Erzurum’da 2003-2025 yılları arasında 109 milyon 508 bin adet fidan toprakla buluşturuldu, aynı dönemde 176 milyonun üzerinde fidan üretimi gerçekleştirildi. Vali Aydın Baruş, Orman Bölge Müdürlüğü’nü ziyaret ederek Bölge Müdürü Serkan Karakurt’tan yürütülen çalışmalar hakkında brifing aldı. Ziyarette Erzurum’da 2026 yılı yatırım programı kapsamında ormancılık faaliyetlerine hız verildiği; ağaçlandırmadan toprak muhafazaya, orman yollarından üretim çalışmalarına kadar geniş bir alanda önemli projeler hayata geçirildiği ifade edildi. 2026 yılı içerisinde ise 8 milyon 410 bin adet fidanın toprakla buluşturulması hedeflendiği vurgulanırken; 400 hektar toprak muhafaza, 500 hektar sel kontrolü ve 1.800 hektar mera ıslahı çalışması planlandığı dile getirildi. Ayrıca silvikültür faaliyetleri, fidan ve tohum üretimi ile orman yolu yapım ve bakım çalışmaları aralıksız sürdürüleceği vurgulandı. Erzurum’a 410 milyon TL yatırım Erzurum’da ORKÖY destekleri kapsamında 185 aileye 50 milyon 328 bin TL kredi ve hibe sağlanması için saha çalışmaları ve tespitler tamamlandı. Tüm bu çalışmalar doğrultusunda Erzurum’a 2026 yılı için toplam 410 milyon TL yatırım yapılacağı dile getirildi Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Vali Baruş, ormanların; havayı filtre eden, temiz hava sağlayan ve su kaynaklarınının korunmasında hayati rol üstlenen en önemli doğal varlıklardan biri olduğunu ifade etti. Vali Baruş, Orman Teşkilatı’nın mesai mefhumu gözetmeksizin sahada görev yaptığını, özellikle orman yangınları ve doğal afetler başta olmak üzere her türlü zorlu durumda vatandaşın yanında yer aldığını bizzat müşahede ettiğini belirtti. Personele teşekkür mesajı Erzurum Orman Bölge Müdürlüğü personelinin özverili çalışmalarına teşekkür eden Vali Aydın Baruş, orman varlığının artırılması, mevcut orman alanlarının korunması ve sürdürülebilir şekilde geleceğe taşınması adına çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. Ayrıca ormanların yangınlardan korunması, orman alanlarının rehabilitasyonu ve değişen iklim şartları doğrultusunda ağaçlandırma faaliyetlerinin artırılması için gerekli tüm desteğin verilmeye devam edileceğini ifade etti.
Antalya Akdeniz’de ilk olma özelliği taşıyan Faz-1 klinik araştırma merkezi açıldı Akdeniz Bölgesi’nde ilk olma özelliği taşıyan Faz-1 Klinik Araştırma Merkezi hizmete açıldı. Merkezde, yeni geliştirilen ilaçların faz-1 çalışmaları gerçekleştirilecek. Memorial Antalya Hastanesi Merkez koordinatörü ve Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Fatih Demirkan, Faz-1 çalışmalarının yalnızca belirli bir branşla sınırlı olmadığını belirterek, "Onkoloji, kardiyoloji, nöroloji, immünoloji ve diğer bilim dallarında da Faz-1 çalışmaları yürütülecek" dedi. Tüm dalları kapsayan araştırmalar Akdeniz Bölgesi’nde ilk kez Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan merkezin geniş kapsamlı araştırmalara ev sahipliği yapacağını ifade eden Prof. Dr. Demirkan, "Bölümüm hematoloji olmasına rağmen yalnızca bu alanla sınırlı kalmayacağız. Tüm branşlarda Faz-1 araştırmaları yapılacak" diye konuştu. İlaçların güvenliği ve dozu belirleniyor Faz-1 çalışmalarının temel amacının ilaçların güvenliği ve uygun dozunun belirlenmesi olduğunu vurgulayan Demirkan, şu bilgileri paylaştı: "Faz-1 çalışmaları, ilaçların yan etkilerinin değerlendirildiği ve en uygun dozun seçildiği ilk aşamadır. Bu süreç başarıyla tamamlanırsa Faz-2 ve Faz-3 aşamalarına geçilir. Faz-1 çalışmaları genellikle 60-80 gönüllü ile sınırlıdır" Demirkan, ileri aşamalarda hasta sayısının arttığını ve özellikle Faz-3 çalışmalarında 600 ila 1000 kişilik geniş ve uluslararası katılımlı gruplarla araştırmalar yapıldığını kaydetti. "Sağlıklı ve hasta gönüllüler katılabilecek" Çalışmalara hem sağlıklı bireylerin hem de tedavi seçeneklerini tüketmiş hastaların dahil olabileceğini belirten Demirkan, "Kanser hastalarında yeni geliştirilen ilaçlar ilk kez bu aşamada uygulanabilir" ifadelerini kullandı. Ayrıca gönüllülerin çalışmalara katılımı için yazılı onaylarının alınmasının zorunlu olduğu ve istedikleri zaman araştırmadan ayrılabilecekleri bildirildi. "Faz çalışmaları akademik açıdan en üst düzeyde" Faz çalışmalarının bilimsel açıdan önemine değinen Demirkan, "Bu merkezler inovasyona en yakın yerlerdir. Hastalar yeni tedavilere erken erişim imkanı bulur. Aynı zamanda akademik çalışmaların en üst düzeyde yürütüldüğü alanlardır" dedi. Klinik araştırmalar sayesinde birçok hastalıkta yaşam süresinin önemli ölçüde arttığını vurgulayan Demirkan, "Bazı hastalıklarda 1-2 yıl olan yaşam süresi 9-10 yılın üzerine çıkmış, hatta tam şifa sağlanan durumlar görülmüştür" diye konuştu. "Klinik araştırmaların yüzde 80’i dört alanda" Dünya genelinde klinik araştırmaların büyük bölümünün belirli alanlarda yoğunlaştığını belirten Demirkan, "Hematoloji ve onkoloji, immünoloji, nöroloji ve kardiyoloji hastalıkları klinik araştırmaların yaklaşık yüzde 80’ini oluşturuyor. Bu alanlarda yeni bulunan ilaçların Faz- 1 çalışmalarını bu merkezde yapmayı planlıyoruz" dedi. Dr. Demirkan, Faz-1 çalışmalarında gönüllülerin klinik çalışmalara katılımı için yazılı onaylarının alınması gerektiğini, ayrıca istedikleri zaman çalışmadan ayrılabileceklerini de sözlerime ekledi.