ÇEVRE - 05 Haziran 2025 Perşembe 15:21

Çeyrek asırlık leylek yuvası mahallenin simgesi oldu

A
A
A
Çeyrek asırlık leylek yuvası mahallenin simgesi oldu

Manisa’nın Demirci ilçesinde 25 yıl önce elektrik direğine yuva yapan leylek, mahallenin simgesi haline geldi. Her yıl aynı yuvaya gelen leylek, yılda en az dört yavru yetiştiriyor.


Demirci ilçesine bağlı Öksüzlü Mahallesi Yukarı Şehitler Sokak’ta 25 yıl önce elektrik direğine yuva yapan leylek, her yıl nisan ayında yuvasına gelerek yazı burada geçiriyor. Eylül ayında yuvadan ayrılan leylek ve yavruları, mahallelinin özlemle beklediği konukları arasında yer alıyor. Mahalleye gelen misafirlerin de ilgisini çeken çeyrek asırlık leylek yuvasının etrafında küçük kuşlar ve onların yuvaları da bulunuyor. Mahallelinin talebi üzerine leylek yuvasının bulunduğu elektrik direği, güvenlik amacıyla yan tarafa dikilen yeni bir direğe taşınarak enerji hattı buraya bağlandı ve yuva daha güvenli hale getirildi.


Mahalle sakinlerinden Veysel Demirel, leyleklerin mahalleye neşe kattığını belirterek, "Çocukluğumdan beri leylekler mahallemizde yaşıyor. Onların burada olması bizi çok mutlu ediyor. Yuvada 4 yavru, bir anne ve bir baba var. Mart sonunda geliyorlar, eylülde gidiyorlar. Sabahları onların sesleriyle uyanıyoruz. Mahalle olarak onları koruyoruz ve zarar görmemeleri için elimizden geleni yapıyoruz" dedi.



Çeyrek asırlık leylek yuvası mahallenin simgesi oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MGK Bildirisi: "Terörün milletimizin gündeminden geri dönmemek üzere çıkarılacağı vurgulanmıştır" Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrası yayımlanan bildiride, "Terörsüz Türkiye hedefi ve terörsüz bölge vizyonuna ulaşılması için yürütülen çalışmalar ele alınmıştır. Çevremizde yaşanan savaş, çatışma ve tahriklerin süreci sabote etmesine izin verilmeyeceği ve terörün milletimizin gündeminden geri dönmemek üzere çıkarılacağı vurgulanmıştır" denildi. MGK, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde toplandı. Yaklaşık olarak 3 saat süren toplantının sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından 8 maddelik bildiri yayımlandı. Bildiride, MGK gündemine dair ele alınan konular açıklandı. Terörsüz Türkiye hedefi ve terörsüz bölge vizyonuna ulaşılması için yürütülen çalışmaların ele alındığına dair açıklama yapılarak, son dönemde meydana gelen uluslararası gelişmeler hakkında Kurula bilgi sunulduğu açıklandı. MGK bildirisinin ilk maddesinde, PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere milli birlik ve beraberlik ile Türkiye’nin bekasına yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla yürütülen faaliyetler ile son dönemde meydana gelen uluslararası gelişmeler hakkında Kurula bilgi sunulduğu açıklandı. MGK’da Terörsüz Türkiye hedefi ve terörsüz bölge vizyonuna ulaşılması için yürütülen çalışmaların ele alındığı açıklanarak, "Çevremizde yaşanan savaş, çatışma ve tahriklerin süreci sabote etmesine izin verilmeyeceği ve terörün milletimizin gündeminden geri dönmemek üzere çıkarılacağı vurgulanmıştır" ifadeleri kullanıldı. ABD/İsrail- İran arasındaki savaş hakkında da görüşüldüğü belirtilen MGK Bildirisinde şu ifadeler kullanıldı: "Bölgemizi ve tüm dünyayı büyük bir belirsizliğe sürükleyerek küresel ekonomik dengeleri olumsuz etkileyen İsrail ve ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesine yönelik gayretlerden memnuniyet duyulduğu belirtilmiş; vatandaşlarımızın ve hudutlarımızın güvenliğine ilişkin tüm tedbirlerin titizlikle alınmaya devam edileceği hatırlatılmıştır." Bölgedeki savaş ve çatışmaların Irak’a etkilerinin ele alındığı belirtilerek, "Dost ve kardeş Irak halkının huzuru ile ülkedeki istikrar ve güvenlik ortamının muhafaza edilmesinin önemi vurgulanmıştır" denildi. İsrail’in son dönemdeki eylemlerinin de görüşmede ele alındığı belirtilen MGK Bildirisinde şunlar kaydedildi: "İsrail Yönetimi’nin Gazze’deki ateşkes ihlalleri ve Batı Şeria topraklarını gasp girişimlerinin yanı sıra Mescid-i Aksa ve Harem-i Şerif’in tarihî kimliği ile hukuki statüsünü aşındırmaya yönelik eylemlerinin; barış sürecine ve iki devletli çözüm yaklaşımına zarar verdiği belirtilmiştir. İsrail Yönetimi’nin işgal politikalarını Lübnan’a da teşmil etmesinin yeni insani trajedilere sebep olduğu vurgulanarak, hukuk dışı bu eylemler karşısında uluslararası toplum harekete geçmeye çağrılmış; Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik güçlü desteğimiz teyit edilmiştir." Bildiride Suriye’de barış, istikrar ve huzurun tesisi kapsamında kaydedilen gelişmelerin değerlendirildiği belirtilerek, "Ülkenin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve birliğini pekiştirecek entegrasyon sürecine ilişkin mutabakatın tek devlet ve tek ordu temelinde hayata geçirilmesine matuf çabalara, kardeşlik ve komşuluk hukuku çerçevesinde kararlılıkla destek verileceğinin altı çizilmiştir" ifadelerine yer verildi. Bildiride Rusya-Ukrayna Savaşı’nın seyrinin de ele alındığı açıklanarak, "Saldırıların Karadeniz’e sıçramasına ve enerji güvenliğini tehdit eder hâle gelmesine müsamaha gösterilmeyeceği vurgulanarak, tüm taraflara itidalle hareket etme çağrısında bulunulmuştur" İfadeleri kullanıldı. Tüm sorunların diplomasi ile çözülmesi gerektiği vurgulanan son madde ise şu açıklama yer aldı: "Uluslararası güvenlik ortamını savaşlar ve çatışmalarla derinden sarsan tarihî bir süreçten geçildiği ifade edilmiş; anlaşmazlıkların müzakere ve diplomasi yoluyla çözülmesini ilke hâline getiren ülkemizin, bir istikrar adası hüviyetiyle, barışın tesisine yönelik samimi çabalarını müttefikleri ve dostları ile iş birliği içerisinde sürdüreceği vurgulanmıştır."