KÜLTÜR SANAT - 02 Kasım 2025 Pazar 10:02

Dağcılar, Sarıgöl’ün gizli tarihini keşfetti

A
A
A
Dağcılar, Sarıgöl’ün gizli tarihini keşfetti

Manisa Anemon Dağcılık Kulübü üyeleri, 3 bin yıllık tarım teraslarından Herodot’un su içtiği çeşmeye uzanan kültürel yolculukta Sarıgöl’ün tarihi zenginliklerini keşfetti.


Sarıgöl ilçesini 50 kişilik bir ekiple ziyaret eden Manisa Anemon Dağcılık Kulübü üyeleri, ilçenin kültürel mirasını yerinde inceleme fırsatı buldu.


Program, Sarıgöl Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği’ne (SADER) ait Etnografya Müzesi’nde yapılan kahvaltı ile başladı. Dernek Başkanı Harita Mühendisi Salih Yapıcı, misafirlere Sarıgöl’ün tarihi geçmişi, kültürel değerleri ve doğal zenginlikleri hakkında bilgi verdi.


Kahvaltının ardından Baharlar Köyü’nün doğu sınırını oluşturan Derbent Boğazı’na giden grup, koruma altına alınmış 3 bin yıllık Tarım Terasları’nı gezdi. Ardından üzüm bağları arasında yürüyüş yapan dağcılar, güzergah üzerindeki 1000 yıllık Pırnal ağacının önünde fotoğraf çektirdi.


Yürüyüş rotasının bir sonraki durağı, "Tarihin Babası" olarak bilinen Herodot’un su içtiği Dola Çeşmesi oldu. Bölgede yer alan Kallatebos Antik Kenti ve Pers Kralı I. Serhas’ın MÖ 470 yılında çeşmenin yanındaki çınar ağacına altın tacını asmasıyla ilgili tarihi bilgilerin paylaşılmasının ardından Baharlar Köyü’ne kadar yürüyen kulüp üyeleri, daha sonra otobüsle Sarıgöl merkezine dönerek ilçenin meşhur kesikli pidelerini tattı ve Sarıgöl Kadın Kooperatifi’nden yöresel ürünlerinden satın aldı.


Doktor, mühendis, bankacı, profesör ve farklı meslek gruplarından oluşan kulüp üyeleri, Sarıgöl’ün tarihi zenginliklerinden etkilendiklerini belirterek, "Etkileyici bir program oldu, Sarıgöl hakkında çok şey öğrendik. Kaliteli ihracatlık üzümün merkezi olduğunu yerinde gördük." ifadelerini kullandı.


SADER Başkanı Salih Yapıcı ise, "Misafirlerimizi ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Karşılıklı fikir alışverişiyle ilçemizin kültürüne yeni değerler kattık." dedi.



Dağcılar, Sarıgöl’ün gizli tarihini keşfetti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Sivas’ta yetim çocuklar iftar sofrasında buluştu Sivas’ta yetim çocuklar için geleneksel iftar programı düzenlendi. Programda çocuklara balon, oyuncak ve horoz şekeri dağıtıldı. Sivas’ta yetim çocuklar için anlamlı bir iftar programı düzenlendi. ‘Bir El de Sen Uzat Gönüllü Hareketi’ tarafından her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen iftar organizasyonu, bu yılda yoğun katılımla yapıldı. İl protokolünün de katılım sağladığı ve bir düğün salonunda düzenlenen programa yaklaşık 500 kişi katıldı. Yetim çocuklar ve ailelerinin ağırlandığı programda birlik ve dayanışma mesajları verildi. İftarın ardından çocuklara balon, oyuncak ve horoz şekeri dağıtıldı. Programda ayrıca dua edilerek yetim çocukların mutluluğu ve toplumdaki dayanışma ruhunun güçlenmesi temenni edildi. "Aynı sofrada olmak bizim için çok kıymetli" Dernek Başkanı Ahmet Özaydın, bugünün çok kıymetli olduğunu belirterek, "Sevgili çocuklar güzel yüzlü, güzel kalpli arkadaşlarım. Hepinize kocaman bir merhaba diyorum. Bugün burada sizinle aynı sofrada oturmak, aynı ekmeği paylaşmak bizim için çok ama çok kıymetli. Ramazan ayı paylaşmanın, sevmenin ve birlikte mutlu olmanın ayıdır. Bugün bu sofrada sadece yemek yoktur. Sevgi var, muhabbet var, dua var ve umut var. Sevgili çocuklar, bilmenizi isterim ki hepiniz çok değerlisiniz. Her biriniz Allah’ın bize birer emanetisiniz. Peygamber Efendimiz, yetimleri çok severdi. Onların başını okşar, kalplerini kırmamaya çok dikkat ederdi. Çünkü o sizlerin ne kadar özel olduğunu biliyordu. Bir hadisi şerifinde yetimi koruyan kollayan kimselerle cennette yan yana olacağı buyurmuştur. Sevgili çocuklar, sevgili aileler ki bazen hayati çok ama çok üzmüş olabilir. Ama şunu unutmayın. Asla yalnız değilsiniz. Bugün burada bulunan herkes sizin mutluluğunuz için dua ediyor" dedi. "Bugün ayrı bir anlam taşımaktadır" Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, gönül bağlarının güçlenmesinin en büyük örneklerinden birisi olduğunu söyleyerek, "Ramazan ayı sadece oruç tutulan bir zaman dilimi değildir. Aynı zamanda kalplerin yumuşadığı, paylaşmanın çoğaldığı, merhametlik ve kardeşliğin hayat kurduğu müstesna bir yerdir. Bu tür ayda kurulan her bir iftar sofrası birlikteliği, dayanışmanın ve gönül bağlarının güçlendiği en güzel örneklerden biridir. Bugün burada özellikle sizlerle aynı sofrayı paylaşmak, bizler için ayrı bir anlam taşımaktadır. Çünkü bizim inancımızda ihtiyaç sahibi kardeşlerimize sahip çıkmak yalnızca bir iyilik değil aynı zamanda büyük bir sorumluluk ve bizlere emanet edilmiş önemli bir görevdir. Devletimiz tarih boyunca olduğu gibi bugün de kimsesizlerin kimsesi ve mazlumların sığınağı olmuştur" diye konuştu.