EĞİTİM - 03 Mart 2025 Pazartesi 12:34

Kadın çalışanları rahatlatacak çalışma

A
A
A
Kadın çalışanları rahatlatacak çalışma

Manisa Hür Sen Konfederasyonu Başkanı ve Hürriyetçi Eğitim Sen Manisa Şube Başkanı Taner Çetin yaklaşan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesi kadın çalışanların en önemli sorunlarından biri olan doğum izniyle ilgili yaptıkları çalışmayı tamamlayarak çalışma bakanlığı ve milletvekillerine ulaştırmak üzere olduklarını söyledi.


Gerçekleştirdikleri kurum ziyaretleri sırasında eğitim çalışanlarının büyük sıkıntılarla boğuştuğunu gördüklerini kaydeden Hürriyetçi Eğitim Sen Manisa Şube Başkanı Taner Çetin, yaşanan en önemli sıkıntılardan birinin doğum izni olduğunu anlatarak, "8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yaklaşması münasebetiyle bu çalışmamızı tamamladık ve çalışmamızı hem çalışma bakanlığına hem de milletvekillerine ulaştırmak üzereyiz. Ülkemizde doğum izni doğumdan önce 8 hafta doğumdan sonra da 8 hafta olmak üzere toplam 16 hafta uygulanmaktadır. 24 aya kadar da ücretsiz izin uygulaması vardır. Doğum sonrası 8 hafta bitiminde ne yazık ki memur arkadaşlarımızı hastane kapılarında görüyoruz. Bir aylık raporlarla mazeret izinleri almaya çalışıyorlar. Biz de Hürriyetçi Eğitim Sen Manisa ailesi olarak diğer ülkelerdeki uygulamaları araştırdık. İsveç’te çocuk 8 yaşına gelene kadar ebeveyne 480 gün izin hakkı vardır. Bunun 360 günü aileye maaş ödenir, geri kalan günlerde maaşın yüzde 80’i ödenir. Danimarka’da her bir ebeveyn 32 hafta izinlidir. Slovakya’da 15 günlük doğum izninden sonra 260 günlük bir izin süresi var ve yine 3 yaşında doldurana kadar kullanabiliyorlar. Hollanda’da her ebeveyne çocuk 8 yaşında doldurana kadar 26 hafta izin veriliyor. Norveç’te bu izin süresi 47 ile 57 hafta arasında değişiyor. Macaristan’da 2 yaşını doldurana kadar kazancın yüzde 72’si ödeniyor. Finlandiya’da her bir ebeveyne 26 hafta izin veriliyor. Çek Cumhuriyeti’nde 9 yaşını doldurana kadar, Polonya’da 4 yaşını doldurana kadar, Portekiz’de yine aynı şekilde 3 yaşını doldurana kadar. Bakın örnekler bitmiyor. Bizi kıskanan Almanya 3 yaşını doldurana kadar izin veriyor. Biz ise 8 hafta sonra iş yaşamına dönmesini istiyoruz." dedi.


"Değişen dünya ve ülke şartları, savaşlar ve salgın hastalıklar yeni şartlara uyum sağlayan uygulamaları zorunlu kılmaktadır." diyen Çetin açıklamasını şöyle tamamladı: "Kuş yavrusu bile 6 haftada yuvadan uçarken çocuğumuzun 8 haftada hazır hale geldiğini düşünmek akla uygun değildir. Diğer devletlerde uygulanan ebeveyn izni ve esnek izin kullanımı bir an önce ülkemizde de uygulanmalıdır. Hem Avrupa biraz da bizi halkımıza sağladığımız sosyal haklarla kıskansa iyi olmaz mı? Hani 3 çocuk isteyip de 8 hafta sonra işe başlatmak pek de uygun olmuyor. Bir an önce Türkiye’de de en az üç yaşına kadar ve esnek ebeveyn izni uygulanmalıdır. Taleplerimizi Çalışma Bakanlığına yollayacağız. Tüm partilerin temsilciliklerine ileteceğim."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Küresel müzik endüstrisinde yeni dönem İstanbul’da MESAM, MSG ve MÜYAP iş birliğiyle "Türkiye’nin Yeni Yol Haritası’ toplantısı gerçekleştirdi. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği, Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) ve MÜ-YAP iş birliğiyle düzenlenen etkinliğe, MESAM Başkanı Recep Ergül, MSG Başkanı Ferhat Göçer, MÜ-YAP Başkanı Bülent Seyhan, MÜ-YAP yöneticisi Bülent Forta ve çok sayıda sanatçı katıldı. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Toplantıda konuşan MESAM Recep Ergül, "Global telif gelirleri açısından baktığımızda çatı kuruluşumuz CISAC yani Uluslararası Söz Yazarları ve Besteciler Konfederasyonu verilerine göre sadece eser sahipleri itibarıyla 13.97 milyar Euro gibi bir telife ulaşılmış 2025 yılı itibarıyla. Bunun yüzde 51,2’sini Avrupa payı olarak düşündüğümüzde biz neresindeyiz? Değerli arkadaşlar özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yayınladığı bir genelgeyle tüm otellerin toplu lisansa tabi tutulması ve herkesin telif bedelini ödüyor olması neticesinde ve bu dijital platformlarla yapılan anlaşmalar neticesinde eser sahipleri meslek birlikleri olarak yani MESAM ve MSG olarak 2025 verileri itibarıyla 2.5 milyar rakamına ulaşıldı. Her iki meslek birliğinin toplam 27.327 üyesi var. Bunu böldüğümüzde belki çok dişe dokunur bir şey çıkmayacaktır ancak 5 yıl önceki yerimiz itibarıyla baktığımızda da epey mesafe kat etmiş görünüyoruz" ifadelerini kullandı. MSG Başkanı Ferhat Göçer de, "5 ana mecramız var aslında bütün mücadelemizi verdiğimiz. Bu beş mecra; başta UMK’lar, yani bildiğiniz aslında restoranlardan tutun da taksilere, otobüslere kadar aklınıza berberler, güzellik salonları, restoranlar, kafelere Türkiye’de yaklaşık 500 bine yakın mekandan bahsediyoruz bunlara otobüsleri, taksileri saymıyorum. 500 bin UMK dediğimiz mecra var" dedi.