EĞİTİM - 24 Mart 2026 Salı 12:36

Manisa Medya Akademisi’nde gazetecilere ücretsiz dron eğitimi

A
A
A
Manisa Medya Akademisi’nde gazetecilere ücretsiz dron eğitimi

Manisa Gazeteciler Cemiyeti tarafından yürütülen Manisa Medya Akademisi kapsamında gazetecilere yönelik dron eğitimleri başladı. 6 gün sürecek program sonunda katılımcılara İHA-1 Ticari Pilot Ehliyeti ücretsiz verilecek.


Manisa Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen ve Türk Kızılay Manisa İl Başkanlığı’nın ev sahipliğinde yürütülen "Manisa Medya Akademisi" projesi kapsamında eğitimler devam ederken, programın dikkat çeken aşaması olan dron eğitimleri başladı. Manisa’da yerel basın mensuplarının dijital dönüşüm sürecine uyum sağlamalarını ve teknik donanımlarını artırmayı hedefleyen proje kapsamında verilen eğitimler, Türk Kızılay Manisa İl Başkanlığı Toplantı Salonu’nda, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (MCBÜSEM) koordinasyonunda gerçekleştiriliyor. Eğitimlerde, habercilikte her geçen gün önemi artan insansız hava araçlarının kullanımı ele alınırken, Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde görevli Prof. Dr. Serhat Baştan ve Prof. Dr. Mustafa Aydın tarafından gazetecilere dron teknolojisinin teknik detayları, güvenli uçuş teknikleri ve yasal mevzuatlar aktarılıyor. Altı gün sürecek eğitimlerin ardından başarılı olan katılımcılar İHA-1 Ticari Pilot Ehliyeti almaya hak kazanacak.


Eğitimlerin açılışında konuşan Manisa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Önder Aydın, dron teknolojisinin modern habercilikteki önemine dikkat çekerek, "Manisa Medya Akademisi ile meslektaşlarımızı geleceğin habercilik standartlarına hazırlıyoruz. Günümüzde artık haber sadece yerde değil, gökyüzünde. Dron eğitimleri sayesinde muhabirlerimiz olaylara çok daha geniş bir perspektiften bakacak ve görsel kaliteyi en üst seviyeye taşıyacak. Bu vizyoner projede bizlere kapılarını açan Türk Kızılay Manisa Şube Başkanımız Öner Gürsel’e ve akademik desteklerini esirgemeyen Manisa Celal Bayar Üniversitemize, İletişim Fakültemize ve MCBÜSEM Müdürü Cenk Yoldaş hocamıza teşekkür ediyorum" dedi.


MCBÜ Sürekli Eğitim Merkezi Müdürü Cenk Yoldaş ise üniversitenin projeye katkısına değinerek, "Manisalı gazetecilerin bu denli kapsamlı ve vizyoner bir projeye dahil olmasını üniversite olarak çok önemsiyoruz. Sürekli Eğitim Merkezi olarak yerel medyanın dijitalleşme sürecine akademik bir zemin hazırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Bu tür projeler sadece mesleki gelişimi değil, kurumlar arası iletişimi ve diyalogları da güçlendirerek şehrimizin kültürel dokusuna katkı sağlıyor. Akademik birikimimizi saha tecrübesiyle birleştiren bu eğitimlerin sonuçlarını sahada göreceğiz" ifadelerini kullandı.


Türk Kızılay Manisa Şube Başkanı Öner Gürsel de iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Manisa Gazeteciler Cemiyeti ile yürütülen projelerde elimizden gelen desteği vermeye hazırız. Türk Kızılayı olarak yalnızca insani yardım alanında değil, şehrimizin kültürel ve mesleki gelişimine katkı sağlayan projelerde de yer almaktan onur duyuyoruz. Manisa medyasının gelişimine ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kapılarımız ve imkanlarımız basın mensuplarına her zaman açıktır" dedi.


28 Kasım 2025 tarihinde başlayan Manisa Medya Akademisi kapsamında geride kalan süreçte alanında uzman akademisyenler gazetecilerle buluşturuldu. MCBÜSEM iş birliğiyle yürütülen programda Doç. Dr. H. Göker Gülay tarafından "Yapay Zeka Haberciliği", Prof. Dr. Meral Özçınar tarafından "Haber Yazım Teknikleri" ve "Kriz Anlarında Habercilik", Doç. Dr. Özge Han Özkan tarafından "Sosyal Medya Haberciliği" ile Doç. Dr. Dilek Dulay Yangın tarafından "Hukuki Haklar ve Sorumluluklar" eğitimleri tamamlandı.



Manisa Medya Akademisi’nde gazetecilere ücretsiz dron eğitimi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Tüketicilere ambalaj uyarısı Tüketiciyi Destekleme Derneği (TÜKDES) Genel Merkez Onur Kurulu Üyesi Yusuf Sünbül, internetten/uzaktan/mesafeli sözleşmeyle satın alınan beyaz eşyalar ve elektronik eşyaların ambalajının yetkili servis tarafından açılmasının önemine dikkat çekti. Mesafeli sözleşmeyle alınan beyaz eşya kurulum mağduriyetlerini değerlendiren Yusuf Sünbül, "İnternetten/uzaktan/mesafeli sözleşmeyle satın alınan; beyaz eşyalar, elektronik eşyaların ambalajı yetkili servis tarafından açılmalıdır. Yetkili servis dışında açılan tüm ürünlerin; tüketicinin kendisi veya yetkisiz bir servis tarafından açılması ve kurulumdaki doğacak hasar veya ürünün çalışmaması durumda, garanti kapsamı şartları dışına çıkabileceği de unutulmamalıdır. Buzdolabı, fırın, ocak, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi ve kurutma makinesi televizyon gibi beyaz eşya/tüketici elektroniği eşyaların ambalajın açılması/yetkili servisler dışında tüketiciler veya özel servisler tarafından kurulumunun yapılması tüketici mağduriyetlerine yol açmaktadır" diye konuştu. "Yetkili servis iletişim bilgileri servis bilgi sistemindedir" Yusuf Sünbül, yetkili olmadığı halde yetkili servis gibi tanıtım yapan ve hizmet sağlayan servislerin, hem tüketici mağduriyetlerine yol açtığı hem de firmaların ticari itibarlarına ve marka değerlerine zarar verdiğine dikkat çekerek şunları belirtti; "Bu sebeple T.C. Ticaret Bakanlığı yetkili servis bilgilerine güvenilir bir platformdan doğru bir şekilde erişim sağlanması amacıyla servis bilgi sitemini kurmuştur. Bu internet sitesi, T.C. Ticaret Bakanlığının "Servis Bilgi Sistemi Projesi (SERBİS)" (www.servis.gov.tr) kapsamında, üretici ve ithalatçıların tüketicilere satış sonrası hizmet sundukları yetkili servis istasyonlarına ilişkin bilgilere doğru ve kolay bir şekilde erişim sağlanmasını temin etmek amacıyla hazırlanmıştır. Ticaret Bakanlığı veri tabanında yer alan bilgiler esas alınarak hazırlanan bu internet sitesi, firmaların kendileri tarafından sisteme kaydedilen yetkili servis bilgilerini sorgulamaya imkan sağlamaktadır. Yetkili olmadığı halde yetkili servis gibi tanıtım yapan ve hizmet sağlayan servislerin, tüketici mağduriyetlerine yol açmaması için tüketiciler yetkili servis aramalarını T.C. Ticaret Bakanlığı SERBİS (www.servis.gov.tr) adresinden yapmalıdır."
Ankara TVHB Başkanı Eroğlu: "Tüberküloz, dünyanın en eski bulaşıcı kronik hastalıklarından bir tanesi" Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, "Tüberküloz, dünyanın en eski bulaşıcı kronik hastalıklarından bir tanesi. Hayvandan hayvana ya da hayvandan insana şeklinde görülüyor" dedi. TVHB Başkanı Ali Eroğlu, ‘24 Mart Dünya Tüberküloz Günü’ sebebiyle İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulundu. Tüberküloz hastalığının hem hayvanlar hem de insanlar açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirten Eroğlu, hastalıkla mücadelede denetim ve kontrol mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Özellikle sığır tüberkülozunun hem hayvancılık sektöründe ekonomik kayıplara yol açtığını, hem de insanlara bulaşma riski taşıdığını vurgulayan Eroğlu, düzenli tarama ve erken teşhisin hayati önem taşıdığını ifade etti. Türkiye’de tüberküloz hastalığı alanında yapılan çalışmalara da değinen Eroğlu, bazı bölgelerde ilerleme kaydedildiğini ancak genel anlamda istenilen seviyeye henüz ulaşılamadığını ifade ederek, kaçak hayvan hareketlerinin ve yetersiz denetimlerin hastalığın yayılımını artırdığını sözlerine ekledi. "Tüberküloz, dünyanın en eski bulaşıcı kronik hastalıklarının bir tanesi" Tüberküloz’un ilk olarak 24 Mart 1882 yılında ortaya çıktığını ve o dönemlerde ciddi sıkıntılar doğurduğunu belirten Eroğlu, "Tüberküloz dünyanın en eski bulaşıcı kronik hastalıklarından bir tanesi. Hayvandan hayvana ya da hayvandan insana şeklinde görülüyor ama daha çok sığırların hastalığı. 1882 yılında Robert Koch tarafından tanımlanıyor. 1996’dan itibaren de kurum ve kuruluşlar tarafından ve veteriner hekimler tarafından Dünya Tüberküloz Günü olarak anılıyor. Bugün dolayısıyla hem hastalıkla ilgili bir farkındalık ortaya konması, hem de hastalığa karşı yapılacak çalışmalar, mücadeleler, alınacak önlemler ve kontrol stratejileriyle ilgili konuları gündeme getirme açısından önemli bir gün. Biz de TVHB olarak ülkemizde hala bir sağlık problemi olarak devam eden, hem hayvanlarda hem de insanlarda görülen bu hastalığa karşı alınması gereken önlemleri, yapılacak mücadeleleri, veteriner hekimlerin istihdamından, sahadaki çalışmalarına kadar, hastalığın ülkemizde daha az minimalize edilmesi, görülmesinin azaltılması noktasında halkın bilinçlendirilmesini istiyoruz" diye konuştu. "Hastalık öncelikle akciğere nüfus ediyor" Tüberkülozun öncelikle akciğere yerleştiğini, sonrasında ise tüm vücuda kapasiteli bir şekilde yayıldığını ifade eden Eroğlu, "Hastalık öncelikle akciğere nüfus ediyor. Çeşitli organlarda karaciğer, böbrek, beyin, hatta kemik dokusuna kadar yayılabiliyor. Özellikle hayvanlarda bazen sinsi seyrediyor. Hastalık daha çok tüberkülozlu hayvanların ürünlerini kullanmak suretiyle geçiyor. Yani sütü ve eti yoluyla. Bütün bunları, hem kamuoyunun bilgisine sunmak, hem de veteriner hekimler olarak hangi mücadelelere, nasıl devam edeceğimizle ilgili stratejiler oluşturmak açısından önemli görüyoruz. Hastalıkların yüzde 60’ından fazlası hayvanlardan insanlara ulaşıyor. Tüberküloz da bu hastalıkların önemli olanlarından bir tanesi. İnsanlarda görülen, daha doğrusu insandan insana ulaşan ve etken ile hayvanlarda görülen etken farklı. Veteriner hekim istihdamı, kamuda istihdam edilen veteriner hekim sayısının, Türkiye’nin ihtiyaçlarına göre yeniden bir tespit edilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu. "Halkın bilgi seviyesinin yükseltilmesi lazım" Eroğlu, hastalığa karşı alınabilecek önlemlerle ilgili şunları kaydetti: "Tüberkülozun yaklaşık yüzde 5 ile 10 civarında hayvandan insana ulaşıyor. Bu da önemli bir miktar. Bunun için halkın bilgi seviyesinin yükseltilmesi lazım. Bazen hasta olmayan hayvanların da muayene edilmesi lazım. Çünkü değişik tablolar gözüküyor. Tüberkülozlu hayvanların eti yenir mi, yenmez mi? Burada veteriner hekimlerin önemli bir rolü var. Mutlaka çiğ süt kullanmamak lazım. Pastörize süt kullanmak ya da çiğ sütü iyice kaynatmak gerekiyor. Etleri iyi pişirmek gerekiyor. Dünya Tüberküloz Günü vesilesiyle bir kez daha veteriner hekimlerin hizmetlerinin tekrar gözden geçirilmesini temenni ediyorum."
Mersin Akdeniz’de tehlike saçan metruk yapılar yıkılıyor Mersin’in Akdeniz ilçesinde, uzun yıllardır kullanılmayan ve çökme riski nedeniyle tehlike oluşturan tek katlı metruk yapı, belediye ekipleri tarafından kontrollü şekilde yıkıldı. Akdeniz Belediyesi, vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit eden, aynı zamanda sosyal sorunlara yol açan metruk yapılarla mücadelesini sürdürüyor. Bu kapsamda Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, Mithat Paşa Mahallesi 5518 Sokakta bulunan ve sahipleri tarafından uzun süredir kullanılmadığı için harabeye dönen tek katlı yapının yıkımı için çalışma başlattı. Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin destek verdiği, Akdeniz Belediyesi Zabıta Müdürlüğünün çevre güvenliğini sağladığı çalışmada, çökme riski taşıyan yapı iş makineleri yardımıyla kontrollü şekilde yıkıldı. Yıkıma Mithat Paşa Mahallesi Muhtarı Hakan Başgül de katıldı. Mahalle sakinleri, can ve mal güvenliği açısından risk oluşturan yapının yıkılmasından duydukları memnuniyeti dile getirerek belediye ekiplerine teşekkür etti. Yıkımın ardından ortaya çıkan moloz ve atıklar da iş makineleri yardımıyla kamyonlara yüklenerek mahalleden kaldırıldı. Akdeniz Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü yetkilileri, kent estetiğini bozan, çökme riski taşıyan ve zaman zaman madde bağımlılarının meskenine dönüşerek sosyal sorunlara yol açan metruk yapılarla mücadelenin süreceğini bildirdi. Ekiplerin sahadaki tespitleri ile muhtarlar ve vatandaşlardan gelen talepler doğrultusunda yasal işlemleri tamamlanan yapıların, Belediye Encümeni kararı sonrası kontrollü şekilde yıkılmaya devam edileceği ifade edildi.