KÜLTÜR SANAT - 03 Ekim 2024 Perşembe 16:23

Manisa Şehir Tiyatrosu perdelerini Manisalılar için açıyor

A
A
A
Manisa Şehir Tiyatrosu perdelerini Manisalılar için açıyor

Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, ünlü tiyatro ve sinema sanatçısı Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Kubilay Penbeklioğlu yönetiminde perdelerini 11 Ekim’de açıyor. Ünlü tiyatrocu Penbeklioğlu, 11 Ekim’de gerçekleştirilecek törende bir çok sürprizi Manisalılarla buluşturacaklarını söyledi.


Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu perdelerini 11 Ekim’de Manisalı sanatseverler için açacak. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, ünlü tiyatro ve sinema sanatçısı Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Kubilay Penbeklioğlu, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Aydın, Manisa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Meliha Çavuşoğlu Kılınçlar düzenledikleri basın toplantısında yeni dönemi tanıttı.



“Tiyatro sadece sanat değil aynı zamanda toplumun aynasıdır”


Yeni sezon için büyük bir heyecan duyduklarını söyleyen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, “Manisa Şehir Tiyatromuzun yeni sezonunun açılıyor olmasının mutluluğunu yaşıyorum. 11 Ekim’de yeni sezonu başlayacak olan Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatromuz, Manisalı tiyatro severlere unutulmaz bir deneyim yaşatacak. Bu sezon tiyatromuzun Sanat Yönetmeni Kubilay Penbeklioğlu öncülüğünde Manisa’mızın kültürel dokusuna uygun oldukça zengin ve çeşitli oyun repertuarıyla halkımızla buluşacağız. Tiyatro sadece sanat değil aynı zamanda toplumun aynasıdır. Sanatı ve sanatçıyı desteklemeye halkımızı sanatla buluşturmaya devam edeceğiz. Bu sezon sadece başlangıç. Gelecek sezonlarda da tiyatromuzu yeni oyunlar, atölye çalışmaları ve gençlere yönelik etkinliklerle Manisa’nın kültürel hayatını daha da zenginleştirilecektir. Tiyatro sadece bir bina değil ruh, kimlik ve gelecektir. Bu kimlikle beraber güçlendirmek hepimizin ortak görevidir. tüm Manisalıları 11 Ekim cuma günü itibariyle sanatın evrensel dilinde konuşmaya çağırıyoruz. Shakespeare’in de dediği gibi tüm dünya bir sahnedir bütün erkekler ve kadınlar sadece oyuncularıdır. Sizleri de bu büyük sahnede yer almaya davet ediyorum” dedi.



“İzleyicilerimiz modern ve keyifli bir ortamda tiyatro deneyimi yaşayacak”


Gerek tiyatro salonunda gerekse de oynanacak olan oyunlarda büyük yeniliklerin yapıldığını kaydeden Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Kubilay Penbeklioğlu, şair ve oyun yazarı William Shakespeare’in “Bir Yaz Gecesi Rüyası” adlı eserini 11 Ekim’de Manisalılarla buluşturacaklarını söyledi. Penbeklioğlu, “Tiyatromuz baştan sona yeniden tasarlandı. Teknolojik altyapısı güçlendirildi. Salonlarımız daha konforlu hale getirildi. İzleyicilerimiz daha geniş modern ve keyifli bir ortamda tiyatro deneyimi yaşayacak. Tiyatromuz hem sanatçılarımızı destekleyecek hem de seyircilerimize en iyi deneyimi sunacak şekilde düzenlendi” dedi. Sanatın toplumun bir aynası olduğu düşüncesinden yola çıkarak bu sezonun temasını “Ayna” olarak belirlendiğini belirten Penbeklioğlu, “Bu sezonun teması ‘Ayna’. Aynayla, sanatın hayatın yansıması olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Tiyatro insan yaşamı toplumları ve duyguları sahneye taşır. ‘Tiyatro hayatın aynasıdır’ sloganıyla insanın ve toplumun dünyasını yansıtarak seyircilerimizi derin düşüncelere sevk etmeyi hedefliyoruz. Bireyin iç dünyasına dokunan toplumsal meselelere dokunan sanatı hayatla buluşturan oyunlar sahneleyeceğiz. 2024-2025 sezonu büyük ustaların klasik eserlerinden, çağdaş yazarların güçlü yapıtlarına kadar geniş bir repertuarla karşınızda olacak. Sahnemizde can bulacak oyunlarından bazıları Shakespeare’in ünlü komedisi ‘Bir yaz gecesi rüyası’ ile perdelerimizi o oyunla açacağız. Bir çocuk oyunumuz var. Şehir tiyatromuzun genç yeteneklerinden Kaan Şensoyun yönettiği bir oyun olacak bu. Bu sezon sahnelemeyi hedeflediğimiz başka oyunlarımız da var. Murathan Mungan’ın Taziye, Güngör Dilmen’in Midas’ın Kulakları, Bertolt Brecht’in Tebeşir Dairesi, Shakespeare’in Romeo Juliet gibi oyunları repertuarımızda yer alacak başlıca yer alacak. Çocuklar için de oz büyücüsü, alis harikalar diyarında gibi oyunlarla da çocuklarımızın karşısında olacağız” ifadelerini kullandı.


Ulusal ve uluslararası festivallere katılacaklarını da söyleyen Penbeklioğlu, “Ayrıca ulusal ve uluslararası festivallerde de yerimiz hazır. Bu tiyatroda tiyatro yaparken yerelden ulusala, ulusaldan uluslararasına gitmeyi hedefliyoruz. Adana Şehir Tiyatrolarına davet edildik. Berlin Türk Alman Tiyatro Festivali’ne davet edildik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Girne Tiyatro Festivaline davet edildik. Bu festivallerde Manisamızı temsil etmenin gururunu yaşayacağız” diye konuştu.


Sokak tiyatrolarıyla sanatı vatandaşlarla buluşturmayı hedeflediklerini söyleyen Penbeklioğlu, Niobe Ağlayan Kaya açık hava tiyatro sahnesinde dikkat çekici tiyatro oyunlarıyla Manisalılarla buluşacaklarını ifade etti.



“Belediye konservatuarını açıyoruz”


Manisa Büyükşehir Belediyesi konservatuarını açacaklarını söyleyen Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Kubilay Penbeklioğlu, “Belediye konservatuarını tekrar açıyoruz. Bu unutulmuş bir konservatuvar. Daha önce açıktı ancak anlam veremediğimiz şekilde kapatıldı. Bu konservatuarda gençlerimizin eğitim almasını sağlayacağız. Gençlerimizin eğitim almasını sağlayacağız. Sadece konservatuarda değil tiyatro kurslarıyla Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu kurslarıyla her yaştan her meslekten tiyatroya gönül vermiş kişilerin teorik ve uygulamalı çalışmalar yaparak iyi birer tiyatro izleyici olmalarını hedefliyoruz” dedi.



Gezici tırlarla vatandaşlar sanatla buluşacak


Gezici tırlarla Manisa’nın pek çok noktasına sanatı taşımayı hedeflediklerini söyleyen Penbeklioğlu, “Gezici tırlarımızla Manisa ilçe ve mahallelerine halkımıza kültür ve sanatı ayaklarına kadar götürme imkanı sağlamış olmayı hedefliyoruz. Kurduğumuz sinema ofisi ile beyaz perdeye gönül vermiş, senaryosu olan, film çekmek isteyen, çekilen filmlere yapımcı olmak isteyen amatör ve profesyonel çalışmaları destekleyerek il ve ilçelerin doğal yapısını tarihi turistlik ve doğal güzelliklerinin beyaz perdede görmek isteriz” diye konuştu.


Sahnelenen oyunların ücretli olacağını söyleyen Penbeklioğlu, “Bundan sonra çok cüzi bir rakam da olsa artık seyircilerin ücret ödeyerek sanata katkı yapmalarını istiyoruz. Tam 30 TL, çocuk 15 TL ücreti olarak belirledik. Takdir edersiniz ki bu çok cüzi bir rakam. Devlet Tiyatroları ücretlerinde gitmeye çalışıyoruz. Ön koltuklarda Türk tiyatrosuna damga vurmuş duayen isimlerin adlarını vereceğiz. İkinci oyunda ben de oynayacağım. Berlin’deki festival için hazırlayacağımız bir oyun olacak. Ben buradayım Manisa’dayım. Manisa’yı çok seviyorum” dedi.


Konuşmaların ardından Başkan Zeyrek ve ekibi Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu ekibiyle birlikte toplantıya katılanları selamladı.



Manisa Şehir Tiyatrosu perdelerini Manisalılar için açıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
Antalya Denizde can pazarı: Herkes seferber oldu ancak hastanede hayatını kaybetti Antalya’nın Alanya ilçesinde serinlemek için denize giren bir vatandaş, bir süre sonra gözden kayboldu. Cankurtaranların müdahale ettiği olayda denizden çıkartılan ve sağlık ekipleri tarafnıdan sahilde ilk tedavisi yapılan tatilci hastanede hayatını kaybetti. Boğulma tehlikesi geçiren tatilciye yardım etmek için denize giren bir vatandaş ta yine cankurtaranlar tarafından kurtarıldı. Olay, saat 11.00 sıralarında Alanya ilçesi İncekum Halk Plajı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 40 yaşlarında olduğu değerlendirilen ve kimliği henüz öğrenilemeyen bir vatandaş serinlemek için denize girdi. Bir süre sonra denizde açıldığı belirtilen vatandaş gözden kayboldu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine harekete geçen bölgede görevli cankurtaranlar, vatandaşı sudan çıkararak kıyıya getirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından şahsa kalp masajı yapıldı. Daha sonra ambulansa alınan vatandaşa, hastaneye sevki sırasında da müdahalenin sürdüğü öğrenildi. Hastaneye kaldırılan şahıs, doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Denizde boğulma tehllikesi geçin biri olduğunu duyup kurtarmak için denize giren bir vatanadaş ta yine cankurtaranlar tarafından sağ salim kıyıya çıkartıldı. "Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık" Vatandaşı denizden çıkaran cankurtaran Ahmet Payalıoğlu, "Burada vatandaşların bağırışlarını duyunca hepimiz yardıma koştuk ve vatandaşı denizden çıkardık. Aynı anda 3-5 kişi boğulma tehlikesi geçirdi. Daha sonra vatandaşa kıyıda solunum cihazı takılarak suni teneffüs yapıldı. Diğer boğulma tehlikesi geçiren vatandaşların durumu iyiydi ancak bir kişinin durumu ağırdı. Solunum cihazıyla hastaneye götürüldü, daha sonra da hayatını kaybettiğini öğrendik. Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık. ‘Tamam’ dediler ancak biz ayrıldıktan sonra tekrar denize girmişler ve akıntıya kapılmışlar. Biz vatandaşlara denize girmemeleri gerektiğini söylüyoruz ama bazen bizi dinlemiyor, hatta tepki gösteriyorlar" dedi.