EKONOMİ - 22 Ocak 2026 Perşembe 17:28

Manisa Ticaret Borsası’nda tarım sektörünün sorunları ele alındı

A
A
A
Manisa Ticaret Borsası’nda tarım sektörünün sorunları ele alındı

Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, sektör toplantısında iklim değişikliği, artan girdi maliyetleri, ihracattaki düşüşler ve destek politikalarındaki gecikmelerin üretimi tehdit ettiğini belirterek, üzümden zeytine, pamuktan hayvancılığa kadar birçok alanda acil ve bilimsel temelli adımlar atılması gerektiğini söyledi.


Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, Manisa Ticaret Borsası’nda düzenlenen sektör toplantısında Manisa tarımı ve hayvancılığının mevcut durumu, karşı karşıya olduğu riskler ve çözüm bekleyen başlıklar hakkında açıklamalarda bulundu. Tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını vurgulayan Özkasap, sektörün gıda güvenliği, istihdam ve kırsal kalkınma açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade etti. Son yıllarda iklim değişikliği, artan üretim maliyetleri ve piyasa dengesizliklerinin üreticileri ciddi biçimde zorladığını belirten Özkasap düzenli olarak gerçekleştirilen sektör toplantılarında üyelerden gelen saha bilgileri ve önerilerin değerlendirilerek kamuoyu ile paylaşıldığını söyledi.



Manisa üzümünde ihracat yüzde 20 düştü


Toplantının önemli gündem maddelerinden biri Manisa Sultani çekirdeksiz üzümü olurken, Özkasap bu ürünün bölgenin iklimi, toprak yapısı ve köklü üretim kültürüyle bütünleşmiş, yüksek katma değerli bir tarımsal değer olduğuna dikkat çekti. Sultani çekirdeksiz üzümü için yapılan Avrupa Birliği Coğrafi İşaret başvurusunun tescil sürecinin tamamlanmasının beklendiğini ifade eden Özkasap, "Manisa Sultani çekirdeksiz üzümü, bölgemizin iklim yapısı, toprak özellikleri ve köklü üretim kültürüyle bütünleşmiş, uzun yıllardır üreticilerimizin emek ve birikimiyle günümüze taşınmış çok kıymetli bir tarımsal değerdir. Kuru üzümümüzün hem ulusal hem de uluslararası pazarlarda daha güçlü bir marka değeri kazandırmak, üreticilerimiz için pazar avantajı ve katma değer sağlayacak, Manisa bağcılığının dünya çapında tanınırlığını artıracak olan Avrupa Birliği Coğrafi İşaret başvurusu yapılan Manisa Sultani çekirdeksiz üzümü tescilinin yakın zamanda tamamlanması beklenmektedir. Manisa üzümü dünya pazarlarında bilinen bir markadır. Don olaylarının da etkisiyle üzüm ihracatımızda geçen sezonun aynı dönemine göre bu yıl yaklaşık yüzde 20 oranında düşüş yaşanmıştır. Bu konuda da kuru üzüm ihracatçı firmalarımız bu kaybın üzüm piyasasına olumsuz yansımaması için elinden geleni yapmaktadır. İhracatta sorun yaşamamak için kaliteli ve kalıntısız üzüm üretmeye devam etmemiz gerekmektedir. Üreticilerimizden talebimiz özellikle hasada yakın dönemde ilaç kullanımında daha titiz olunmasıdır. Konu uzmanı Ziraat Mühendislerimizden destek alarak, Kalıntı riskine karşı doğru bilimsel doz ve doğru zamanlama esas alınmalıdır" dedi.




Zeytinyağında tüketim arttı, don riski kapıda


Konuşmasında zeytinyağı sektörüne de değinen Özkasap, Türkiye’de kişi başı zeytinyağı tüketiminin son 10 yılda 1,5-1,7 litre bandında seyrettiğini, bu yıl ise ilk kez 2,3 kilograma ulaştığını söyledi. Özkasap, "Son 10 yıldır kişi başı zeytinyağı tüketimi ülkemizde 1,5–1,7 litre bandında seyretmiştir. Bu yıl ilk kez kişi başı tüketim 2,3 kilograma ulaşmıştır. Bunun temel nedeni çok açıktır: marketlerdeki fahiş fiyat uygulamalarının önlenmesi, kâr marjlarının düşürülmesi ve zeytinyağının tüketiciye daha kolay ulaşabilir hâle gelmesidir. Tüketici market fiyatını yakından takip etmektedir; fiyat uygun olduğunda sağlıklı ve yerli bir ürün olan zeytinyağını tercih edilmektedir. Ancak olumlu gelişmelerin yanında ciddi risklerle de karşı karşıyayız. 2 Ocak 2026 gecesi Manisa genelindeki zeytin alanlarında sıcaklıklar eksi 7 ile eksi 11 derece arasında ölçülmüştür. Bilimsel veriler göstermektedir ki bu seviyedeki soğuklar zeytin ağaçlarında çiçek gözleri ve sürgünlerde hasara yol açabilmektedir. Sahada yapılan ilk gözlemler, özellikle Domat ve Uslu gibi sofralık çeşitlerde rekolte kaybı riskinin olduğunu göstermektedir. Teknik ekiplerimizin hasar tespit çalışmalarını takip etmektedir. Buradan üreticilerimize önemli bir hatırlatma da yapmak istiyorum. Zeytinliklerde sürdürülebilir verim için toprak sağlığı vazgeçilmezdir. Ülkemiz topraklarının büyük bir kısmında organik madde oranı kritik seviyelerin altındadır. Bu nedenle üreticilerimizin mutlaka toprak tahlili yaptırarak, analiz sonuçlarına uygun gübreleme yapmaları gerekmektedir. Bilinçsiz gübre kullanımı hem verimi düşürmekte hem de toprağımıza zarar vermektedir. Bu konuda her şartta tavsiye edebileceğimiz Çiftlik gübresi kullanımıdır, toprağın verimliliğini artıran en temel ve en ekonomik uygulamalardan biridir. Doğru kullanıldığında hem verimi yükseltir hem de toprağın uzun vadeli sağlığını korur" ifadelerini kullandı.



Pamukta prim desteği çağrısı


Pamuk üretiminin Manisa için stratejik bir ürün olduğunu belirten Özkasap, "Pamuk üretimiyle ilgili önemli bir çağrıda bulunmak istiyorum. Pamuk, Manisa için stratejik bir üründür. Ancak tekstil sektöründe yaşanan sorunlar, pamuk fiyatlarının artmaması ve buna karşılık girdi maliyetlerinin yükselmesi üreticimizi zorlamaktadır. Üretimin sürdürülebilirliği için kilogram başına en az 8 TL prim desteği verilmesi gerekmektedir. Bu prim desteği gecikirse pamuk ekim alanları daralacak, Pamuk ekim alanlarındaki azalış, çırçır fabrikalarının ham madde girdi miktarını azaltır, bu düşüş sadece çırçırda değil, iplik, kumaş ve nihai tekstil üretimi gibi zincirin diğer halkalarında da etkin olur. Böylece pamuk ekim alanlarının küçülmesi, sadece tarımsal üretim açısından değil sanayideki istihdam açısından da olumsuz etkiler oluşturur Ayrıca arzdaki darala pamukta dışa bağımlılığı (ithalat) da arttırır. Buradan bir kez daha vurgulamak istiyorum: Üreticilerimiz tarla ürünlerine verilen prim desteklerinin zamanında açıklanmasını ve ödenmesini beklemektedir. Gübre, ilaç ve mazot desteklerinin mevcut maliyetler karşısında artırılması artık kaçınılmazdır" diye konuştu.



Buğdayda hastalık ve verim riski


Geçtiğimiz yıl bölgede domates, biber, kavun, karpuz ve pamuk ekili alanların yaklaşık yüzde 50’sinin buğday ekimine yöneldiğini belirten Özkasap, "Nitekim geçtiğimiz yıl bölgemizde domates, biber, kavun, karpuz ve pamuk ekilen alanların yaklaşık yüzde 50’si buğday ekimine yönelmiştir. Bu kadar yoğun buğday ekiminin olduğu ilimizde verim ve kaliteyi olumsuz etkileyebilecek hastalık ve zararlılar önemli bir risk unsurudur. Tarım İl Müdürlüğü teknik personelinin sahada bu sezon buğday konusunda daha dikkatli olması, takiplerin titizlikle yapılması gerekmektedir. Üretilen buğdayın ekmeklik/makarnalık kalitede olmaması halinde, buğday yemlik olarak değerlendirilecek ve çiftçimizin gelirini doğrudan etkileyecektir. Üreticilerimiz bu sezonda yağışların yetersiz olduğu bir dönem geçirdiler. Barajlardan açık sulama kanalları ile toplam 27 gün su verilebildi, kalan su ihtiyaçlarını da ilave masraflar yaparak sondajlardan karşıladılar. Tarımda kullanılan su ile ilgili Manisa Ticaret Borsası olarak her platformda dile getirdiğimiz konuyu tekrar hatırlatmak istiyorum. Mevcut suyumuzu temkinli kullanmalıyız ve bunun için en iyi yöntemde Demirköprü Barajı’nın bir an önce kapalı devre sulama sistemine geçmesi ve tüm üreticilerimizin damlama sulama sistemini kullanmalarıdır" dedi.



Hayvancılıkta şap hastalığı alarmı


Hayvancılık sektöründe yaklaşık bir yıldır devam eden şap hastalığı nedeniyle canlı hayvan borsasının kapalı olduğunu hatırlatan Özkasap, "Hayvancılık sektöründe ise önemli bir sorunla karşı karşıyayız. Yaklaşık bir yıldır devam eden şap hastalığı nedeniyle canlı hayvan borsamız kapalıdır. Şap hastalığı insan sağlığına zarar vermemekle birlikte, hayvanlarda canlı ağırlık artışını ciddi şekilde düşürmektedir. Bu durum et arzını azaltmakta, besi dana ve et fiyatlarının yükselmesine neden olmaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığımızın ve İl Tarım Müdürlüğümüzün aşılama ve kontrol tedbirlerini daha etkin ve hızlı şekilde hayata geçirmesi artık bir zorunluluktur. Üreticilerimiz ve kasap esnafımız çözüm beklemektedir" dedi.



Meteorolojik istasyonlarla erken uyarı


İklim risklerine karşı bilimsel takibin önemine işaret eden Özkasap, "İklim risklerine karşı bilimsel takip de büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda Manisa Ticaret Borsamız tarafından üç adet meteorolojik gözlem istasyonu kurulmuştur. Bu istasyonlardan elde edilen veriler ziraat mühendislerimiz tarafından takip edilmektedir. Amaç, don, hastalık ve ekstrem hava olaylarına karşı erken uyarı mekanizmaları geliştirmektir. Pilot uygulama sonuçlarına göre istasyon sayısının artırılması planlanmaktadır" diye konuştu.


Konuşmasının sonunda tarımda alınacak her kararın yalnızca bugünü değil, geleceği de etkilediğini vurgulayan Özkasap, bilimsel verilerle desteklenen, zamanında ve yeterli destek politikalarının hayata geçirilmesi hâlinde üreticinin üretime devam edebileceğini ifade etti. Üretim sezonunun başında doğru planlama yapılması gerektiğini belirten Özkasap, arz-talep dengelerinin dikkate alınarak üretim deseninin buna göre belirlenmesi çağrısında bulundu. Özkasap, Manisa Ticaret Borsası olarak üretimin sürdürülebilirliği, gıda güvenliği ve kırsal kalkınma için gerekli tüm adımların acilen atılmasını beklediklerini sözlerine ekledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya Kumluca’da sağanak yağış tarım arazilerini sular altında bıraktı, araçta mahsur kalan sürücü botla kurtarıldı Antalya’nın Kumluca ilçesinde sağanak yağış nedeniyle tarım alanları zarar gördü, seralarda çalışanlarının evlerini su bastı. Araçlarıyla suda mahsur kalan bir sürücüyü ise AFAD ekipleri bot yardımıyla kurtardı. Meteorolojinin sarı kod ile uyarıda bulunduğu illerden Antalya’nın Kumluca ilçesinde sabah saatlerinde başlayan sağanak yağış, saat 16.00 sıralarında etkisini artırdı. İlçenin Karşıyaka, Kum, Göksu, Beykonak ve Mavikent mahallelerinde su baskınları meydana gelirken, çok sayıda sera ve portakal bahçeleri su altında kaldı. Seralarda çalışan tarım işçilerinin de evleri suyla doldu. Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş ve Belediye Başkanı Mesut Avcıoğlu, beraberindeki ekiplerle bölgede inceleme yaptı. Araçta mahsur kalan sürücü botla kurtarıldı Yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda oluşan yoğun su birikintileri bazı araçları mahsur bıraktı. AFAD ekipleri araçta mahsur kalan Halit Özdamar adlı bir vatandaşı ise bot yardımıyla kurtardı. Özdamar, "İki kişiydik, yolda mahsur kaldık. Aracı kenara çekmek zorunda kaldım. AFAD geldi kurtardı, Allah razı olsun" dedi. Kemer’de evlerinde mahsur kalan 12 vatandaş kurtarıldı Kemer ilçesi Çamyuva Mahallesinde ise 2 yatalak kadın, 1 bebek, 4 çocuk ve 5 yaşlı erkek olmak üzere toplam 12 vatandaş evlerinde mahsur kaldıklarını belirtip yardım istedi. Mahsur kalan 12 vatandaş jandarma desteği ile bulundukları yerden alınarak güvenli bir alana çıkarıldı.
Ankara En düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye çıkarılmasını da içeren kanun teklifi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi En düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye çıkarılmasını da içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede (KHK) Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi TBMM Genel Kurul’da kabul edildi. En düşük emekli aylığının 16 bin 881 TL’den 20 bin TL’ye çıkarılmasını da içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede (KHK) Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi TBMM Genel Kurul’da kabul edildi. Teklife göre, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Devlet Memurları Kanunu’nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, adaylık süresi içinde temel ve hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin herhangi birinde başarısız olanlar, birden fazla uyarma ve/veya kınama cezası almış olanlar ile aylıktan kesme ya da kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış olanların, disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayıyla ilişikleri kesilecek. İlişikleri kesilenler ilgili kurumlarca derhal Kamu Personel Bilgi Sisteminin bulunduğu kuruma bildirilecek. Bu hükümlere göre, sağlık nedenleri hariç ilişikleri kesilenler 3 yıl süreyle devlet memurluğuna alınmayacak. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı çerçevesinde devlet memurlarının disiplin cezalarının yargı kararıyla iptal edilmesi halinde uygulanacak zamanaşımı süresine ilişkin düzenlemeye gidiliyor. Buna göre, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet 2 yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrayacak. Disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi halinde, kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan disiplin ceza zamanaşımı süresi içerisinde, zamanaşımı süresinin dolması veya 3 aydan daha az süre kalması halinde en geç 4 ay içerisinde karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden disiplin cezası tesis edilebilecek. Teklifle Karayolları Trafik Kanunu’nda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının görevlerine ilişkin düzenleme yapılıyor. Buna göre Bakanlık, paylaşımlı elektrikli skuter işletmeciliği faaliyetinde bulunanları denetlemek, aykırı görülen hususlarla ilgili sorumlular hakkında idari para cezasına dair tutanak düzenlemekle yetkili olacak. En düşük emekli aylığı 20 bin liraya yükseldi Teklifle, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle, yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı ödenenlere ve hak sahiplerine dosya bazında 16 bin 881 lira olarak öngörülen aylık asgari ödeme tutarı, 2026 ocak ayı ödeme döneminden itibaren 20 bin liraya yükseldi. Düzenlemeyle, iş verenlerin işgücü maliyetlerinin düşürülerek istihdamın arttırılması ve kayıtlı istihdamın korunması amacıyla asgari ücret iş veren desteği 1 Ocak 2026’dan itibaren 1000 liradan 1270 liraya çıkarıldı. Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle, yayın lisansı olmasına rağmen lisans tipi dışında yayın yapan, kanal ve frekanslarla ilgili geçiş hükümleri uyarınca yayınlarına devam eden kuruluşlardan izinsiz verici tesis eden medya hizmet sağlayıcılar, Üst Kurulca uyarılacak, yapılan uyarıya rağmen izinsiz yayına devam edenler hakkında adli ve idari yaptırımlar uygulanacak. Hükme aykırı hareket eden gerçek kişiler ile tüzel kişilerin yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürü, bir yıldan iki yıla kadar hapis ve bin günden 5 bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacak. Tüzel kişiler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu’ndaki güvenlik tedbirleri uygulanacak. İzinsiz olarak faaliyetine devam eden yayın cihaz ve tesisleri Üst Kurulca mühürlenerek kapatılacak. Türkiye Varlık Fonu’na ilişkin düzenleme Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’da, şirket tarafından kurulacak diğer şirketler ve fonların tabi olacakları denetim usul ve esaslarının mekanizmasına ilişkin düzenleme yapılıyor.Şirket tarafından kurulacak diğer şirketler, Türkiye Varlık Fonu (TVF) ve bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödeyerek sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortakları bağımsız denetime olacak. Şirket, TVF veya bunlar tarafından hakim hissedar kurulan veya kurulacak şirketler ya da alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödeyerek sermayesinin veya katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklarının bağımsız denetimden geçmiş yıllık mali tabloları ile faaliyetleri, Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilecek sermaye piyasaları, finans, ekonomi, maliye, bankacılık, kalkınma alanlarında uzman en az üç merkezi denetim elemanı tarafından bağımsız denetim standartları çerçevesinde denetlenecek. TVF Yönetimi Anonim Şirketi, TVF veya bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödeyerek sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklıkları özel hukuk hükümlerine tabi olacak, bunlardan şirketler hakkında Türk Ticaret Kanunu ile kendi özel mevzuatı, TVF dahil fonlar hakkında ise kendi özel mevzuatı uygulanacak. TVF Yönetim Anonim Şirketi, TVF, bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödeyerek sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketleri, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklıkları, idari ve mali konularda kamu idaresini veya sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan şirket, işletme, teşebbüs ve kuruluşları ilgilendiren mevzuat hükümlerine, kısıtlamalarına ve uygulamalarına tabi tutulamayacak. Kanun’un "denetim" başlıklı hükmünde yer alan düzenlemelere tabi olmak kaydıyla TVF’nin, TVF Yönetimi Anonim Şirketinin veya bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonların, kurucusu olduğu veya bedellerini ödemek suretiyle sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklıkları hakkında ise Sermaye Piyasası Kanunu, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) 12. maddesi dışındaki mevzuat hükümleri uygulanmayacak. İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, Ofis alanında faaliyet göstermek üzere katılımcılara yönetici şirket tarafından katılımcı belgesi verilecek. Teklifle, 375 Sayılı KHK’de yapılan değişiklikle, Siber Güvenlik Başkan Yardımcısı kadrosunun mali, sosyal hak ve yardımları ile emeklilik haklarına ilişkin düzenleme yapılıyor.