EKONOMİ - 21 Ağustos 2025 Perşembe 14:15

Manisa’da borsaya gelen yılın ilk kuru üzümü 3 bin 500 TL’den alındı

A
A
A
Manisa’da borsaya gelen yılın ilk kuru üzümü 3 bin 500 TL’den alındı

Manisa Ticaret Borsası tarafından Manisa Çekirdeksiz Sultani Üzümde 2025-2026 sezonunun açılışı ve geleneksel ilk kuru üzüm alım töreni gerçekleştirildi. Her yıl olduğu gibi ilk kuru üzüm satışı, açık artırma usulüyle sembolik olarak 3 bin 500 TL’den Manisa Ticaret Borsası tarafından satın alındı.


Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan törende üzümün tarihten günümüze serüvenini anlatan bir video sunumu yapıldı. Daha sonra törenin açılış konuşmasını yapan Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, "Bu sezon bağlarımızdaki doğuşa bakarsak 300 bin tonun üzerinde bir çekirdeksiz kuru üzüm potansiyelimiz vardı. Maalesef bunun önemli bir kısmını kaybettik. İl genelinde yapılan ilk değerlendirmelere göre tüm ürünlerde ortalama yüzde 40 ile yüzde 50 oranında zarar meydana gelmiştir. Özellikle rekoltenin önemli yerine sahip olan Saruhanlı başta olmak üzere Şehzadeler ve Yunusemre ilçelerimizde verim kaybımız daha da fazladır. Buna karşılık bu sezon yaş üzümün ağırlıklı olduğu Alaşehir, Sarıgöl ilçelerimizde kuru üzüm rekoltesi için kritik bölge olarak belirlenmiştir. Üretim, iç ticaret ve ihracat incelendiğinde sektörel kayıt raporları sistemine göre 2024-2025 sezonu 31 Ağustos’ta tamamlanacak ve 1 Eylül’den itibaren de yeni sezona başlamış olacağız. Temmuz sonu müstahsil alım tescil verilerine Manisa ve ilçeleri dahil olmak üzere tüm ticaret borsalarımızın kayıtlarına giren çekirdeksiz kuru üzüm miktarı 209 bin tondur. 16 Ağustos tarihli son ihracat raporlarına göre ise gerçekleştirilen 148 bin ton ihracat ile ülkemize 529 milyon dolar kazandırılmıştır" dedi.



"Manisa var olan potansiyelini geliştirmek zorunda"


Geleneksel törenlerin bir şehrin sürdürülebilirliği ve tarihini vurgulamadaki önemine değinen AK Parti MKYK Üyesi ve Manisa Milletvekili Mücahit Arınç ise "Elimizdeki metaı konuşurken aynı zamanda bir şehrin bütün üretim bantlarını, yapılacak yatırımları, var olan değerlerimizi korumayı da konuşmamız gerekiyor. Biz Manisa olarak bildiğim kadarıyla 31 civarında coğrafi tescilli ürüne sahibiz. Birincisi bunun sayısını arttırmak için mücadele etmemiz lazım. Coğrafi tescili ürünlerimizin sayısını arttırırken aynı zamanda Avrupa Birliği tescili için de müracaat etmemiz lazım. Şu an Manisa Mesir Macunu AB tescilini almış durumda. Sultani üzümümüz değerlendirme aşamasında Kırkağaç kavunumuz da tescilini almış durumda. Yani bütün mücadelemizi şehrimizde yerel olarak verdiğimizi, ülkemizde ve aynı zamanda dışarıda da bu mücadeleyi tanıtım anlamında vermek zorundayız. Çünkü küresel bir dünyada yaşıyoruz. Bütün insanların birbirleriyle etken bir şekilde hareket ettikleri bir coğrafyada artık sadece kendimizden sorumlu değiliz. O yüzden de Manisa var olan potansiyelini çok hızlı bir şekilde çok çarpan etkisiyle geliştirmek zorunda" diye konuştu.


Üzüm deyince akla Manisa’nın geldiğini ifade eden MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, "Manisa üzümü bütün Türkiye’nin hatta dünyanın pek çok ülkesinde kabul görüyor. Çeşitli vesilelerle yurtdışına gittiğimizde İtalya’da, İngiltere’de, Belçika’da kahvaltıda ve yemeklerde Manisa’nın kültürü görme mümkün. Ama biz iç tüketimi olarak bunu yeterince tükettiğimiz buna önem verdiğimiz tanıtımını yeterince yaptığımız söylenemez. Bu konuda özellikle bir tanıtım organizasyonuna ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz" dedi.



"Yaş üzüm ile beraber 650 milyon dolarlara varan bir ihracat potansiyeline geldik"


Üzümde dünyada alan olarak 5. sırada olduklarını kaydeden eski Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli de "Rekolte olarak 7. sıradayız ama ihracatta dünyada 1. sıradayız. Yani bu elbette hem çiftçimizin, hem de tüccarımızın hem de borsamızın katkısıyla. Bu borsa niye var? Çiftçimizin alın teri yere düşmeden bir şekilde karşılığını alabilsin diye. Karşılığını alabilsin ki zarar etmesin, bu işten kar etsin ve sürekli sürdürülebilir olsun diye. Şimdi 500 milyon dolarları geçmişiz. Yaş üzüm ile beraber 650 milyon dolarlara varan bir ihracat potansiyeline geldik. Türkiye’nin ihracatında tarım ürünleri normalde sanayi ürünlerine göre kilo bazında daha az yer tutar. Ama şükür ki artık milyar dolarlarla yarışan ürünlerimiz var Türkiye’de" diye konuştu.


Alın teri döken çiftçilerin kıymetinin bilinmesi gerektiğini vurgulayan Manisa Valisi Vahdettin Özkan ise "Çiftçilerimizin motivasyonunu artıracak bütün destekleme araçlarını maddi manevi hep iyi tutmamız lazım. Tarımın sürdürülebilirliği açısından özellikle gençlerimizin kırsal alan rehabilitasyonunda bitkisel üretimde, hayvansal üretimde, kırsal üretimde çok daha iştiyak sahibi olması için neler yapmamız lazım? Her birimizin burada bütün sektörlerin burada mesai harcamaları önem arz etmektedir" şeklinde konuştu.


Yapılan konuşmaların ardından sezonun ilk kuru üzümü açık artırmayla satışa çıkarıldı. Protokol üyelerinin fiyat tekliflerinin ardından, Saruhanlı ilçesine bağlı Koldere Mahallesi’nden Ertan Barak tarafından borsaya getirilen üzüm, Manisa Ticaret Borsası tarafından sembolik olarak kilogramı 3 bin 500 TL’den satın alındı


Sezonun ilk hasadını kendisinin yaptığını ve kuru üzümü borsaya getirdiğini belirten üretici Ertan Barak, sezonun hayırlı olmasını diledi.



Manisa’da borsaya gelen yılın ilk kuru üzümü 3 bin 500 TL’den alındı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara EKK: "Küresel ticarette artan belirsizlikler dış ticaret stratejilerinin yeniden şekillendirilmesini gerekli kılmaktadır" Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun (EKK) 2026 yılının üçüncü toplantısında küresel ticarette artan belirsizliklerin ve korumacılık eğilimlerinin dış ticaret stratejilerinin yeniden şekillendirilmesini gerekli kıldığı vurgulandı. Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun (EKK) 2026 yılı üçüncü toplantısı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantı sonrası yapılan açıklamada, küresel ekonominin belirsizliklerin ve jeopolitik gerilimlerin arttığı bir süreçten geçtiğine dikkat çekilerek, bu konjoktürde Türkiye ekonomisinin makroekonomik temelleri sayesinde şoklara karşı dayanıklılığını koruduğu belirtildi. Açıklamada, uygulanan program ile finansal istikrarın güçlendiği, makroekonomik dengelerin önemli ölçüde iyileştiği ifade edilerek, "Düşük kamu borcu ve bütçe açığı, güçlü rezerv pozisyonu, azalan cari açık, artan dış kaynak girişi ve sağlam bankacılık sektörüyle Türkiye ekonomisi birçok ülkeden olumlu yönde ayrışmaktadır" ifadelerine yer verildi. Türkiye’nin bulunduğu bölgedeki jeopolitik gelişmelerin ve artan petrol fiyatlarının cari işlemler dengesinin ve enflasyon üzerindeki olası etkilerinin yakından izlendiği kaydedilen açıklamada, "Bu süreçte, petrol fiyatlarındaki artışın enflasyona yansımasını sınırlamak amacıyla eşel mobil sistemi geçici olarak devreye alınmıştır. Ayrıca, tarımsal girdilerin arzına yönelik alınan tedbirler ve stratejik stok yönetimi ile tarımsal üretimin güçlü yapısı korunmaktadır. Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak ve cari açığı kalıcı olarak düşürmek amacıyla önceliklendirilen yerli ve yenilenebilir enerji yatırımları hızlandırılmaktadır. Bu sayede hem enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi hem de rekabet gücünün artırılması hedeflenmektedir" ifadeleri kullanıldı. Açıklama şöyle devam etti: "Küresel ticarette artan belirsizlikler ve korumacılık eğilimleri, dış ticaret stratejilerinin yeniden şekillendirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu kapsamda, en önemli ticaret ortağımız olan Avrupa Birliği (AB) ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve yeşil dönüşüm politikalarına uyum sağlanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir. Bu kapsamda EKK toplantısında bugün ele alınan temel hususlar şunlardır; Makroekonomik gelişmeler değerlendirilmiş, ABD/İsrail-İran Savaşı’nın küresel ekonomi ve ülkemiz üzerindeki olası etkileri Kurul üyeleriyle istişare edilmiştir. AB ile ticari ilişkilerimize yönelik son dönem gelişmeler değerlendirilmiş, Avrupa’da üretilen düşük karbonlu teknoloji ve ürünlere talebi artırmayı amaçlayan AB’nin ‘Sanayi Hızlandırma Yasa Tasarısı’nın dış ticaretimize olası etkileri ele alınmıştır. Küresel belirsizlikler ve jeopolitik gerilimlerin ekonomimize muhtemel etkilerini sınırlandırmak amacıyla güçlü bir koordinasyon içinde gereken tedbirleri almayı sürdüreceğiz. Enflasyonla mücadeleyi kalıcı fiyat istikrarı sağlanana kadar kararlı bir şekilde yürüteceğiz. Değişen küresel ticaret şartları karşısında rekabet gücümüzü ve üretim kapasitemizi korumaya yönelik adımlar atmaya devam edeceğiz."
Muğla Muğla genelindeki içme suyu depolarında tadilat çalışması MUSKİ Genel Müdürlüğü, il genelinde içme suyu altyapısını güçlendirme çalışmaları kapsamında Yatağan, Kavaklıdere, Ula ve Menteşe ilçelerindeki 13 adet içme suyu deposunda tadilat, bakım ve güçlendirme çalışmalarını sürdürüyor. 2025 yılında 138 depoda yapılan çalışmalarla birlikte toplam 151 deponun bakım onarımı gerçekleştirilmiş olacak. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, vatandaşlara kesintisiz içme suyu ulaştırılarak mağduriyet yaşanmaması talimatı doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, içme suyu depolarındaki tadilat çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda 2025 yılında 138 depoda yapılan çalışmanın ardından 13 depoda daha iç ve dış yüzeylerin yenilenmesi, izolasyon uygulamaları ile mekanik ekipmanların bakım ve onarımları gerçekleştiriliyor. İçme suyu depoları güçlendiriliyor Mevcut kullanımda olan içme suyu depolarının periyodik tadilat ve bakım çalışmaları kapsamında, çeşitli ilçelerde depoların fiziki ve teknik altyapısı güçlendiriliyor. Çalışma kapsamında Yatağan ilçesine bağlı Yaylaköy, Deştin, Bencik, Gökpınar ve Akgedik mahalleleri; Kavaklıdere ilçesinde Nebiler, Kurucaova ve Çamlıbel mahalleleri; Ula ilçesinde Çiçekli Mahallesi ile Menteşe ilçesinde Doğanköy ve Gülağzı mahallelerinde bulunan içme suyu depolarında tadilat çalışmaları devam ediyor. Mekanik ekipmanların bakım ve onarımı yapılırken, hijyen standartlarının artırılmasına yönelik düzenlemeler de periyodik olarak gerçekleştiriliyor. Yapılan çalışmalarla içme suyu depolarının kullanım ömrü uzatılırken, mevcut hijyen standartlarının korunması ve sürdürülebilirliğinin devamı sağlanıyor. Toplam 13 içme suyu deposunu kapsayan çalışmalar kapsamında depoların iç ve dış yüzeyleri yenilenirken, su yalıtımı ve izolasyon uygulamaları da gerçekleştiriliyor. Yürütülen çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte 2025 yılında 138 depoda yapılan çalışmalarla birlikte toplam 151 deponun bakım onarımı gerçekleştirilmiş olacak. MUSKİ İşletmeler 2. Bölge Daire Başkanı Serdar Aldemir, "En önemli kriterimiz halk sağlığıdır" Depoların hem teknik hem hijyenik açıdan kontrol altında tutulduğunu ve rutin bakım çalışmalarının 7 gün 24 saat esasına göre yürütüldüğünü vurgulayan MUSKİ İşletmeler 2. Bölge Daire Başkanı Serdar Aldemir, "Önceliğimizi belirlerken tüm sahanın envanterini çıkarıyoruz. Bu envanter üzerinden teknik personellerimizle sahaya çıkarak yerinde tespitler yapıyoruz ve gerekli işlemleri bu tespitler doğrultusunda gerçekleştiriyoruz. Öncelik sıralamasında en önemli kriterimiz halk sağlığıdır. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından tarafımıza iletilen eksiklikler doğrultusunda depolarımızı değerlendiriyor, bu eksiklikleri gidermek amacıyla bakım ve onarım çalışmalarını planlayıp uyguluyoruz. Depolarda önceliğimiz, suyun temas ettiği yüzeylerin temiz, sağlıklı ve bakımlı olmasıdır. Bu kapsamda depo içindeki su haznelerinin izolasyonunu yapıyor, suyla temas eden yüzeyleri yeniliyor ve metal aksanların bakım ve onarımını gerçekleştiriyoruz. Dış görünüş ikinci planda olsa da boya, badana ve sıva gibi eksiklikleri de gidermeye yönelik çalışmalarımız devam ediyor." dedi. "Vatandaşlarımız çeşmeden su içebilir" Şebekenin farklı noktalarındaki klor ölçümleri ile suyun kalitesinin sürekli takip altında tutulduğunu ve içme suyu standartlarına uygunluğunun garanti edildiğini belirten Aldemir, " Tüm depolarımız rutin olarak kontrol edilmekte ve bakım-onarımları düzenli şekilde yapılmaktadır. Bu konuda görevli ekiplerimiz 7 gün 24 saat esasına göre çalışmaktadır. Sürekli dezenfeksiyon işlemleri yapılmakta, şebekenin farklı noktalarında klor ölçümleri ve kontroller gerçekleştirilmektedir. Böylece suyun kalitesi sürekli takip altında tutulmaktadır. Bu sayede elbette vatandaşlarımız çeşmeden su içebilir. Biz içme ve kullanma suyu temin eden bir kurumuz. Şebekeye verdiğimiz su, halk sağlığı kriterlerine uygun, içilebilir niteliktedir. Tüm sularımız kontrol edilmekte ve dezenfeksiyon işlemleri düzenli olarak yapılmaktadır. Bu nedenle vatandaşlarımız gönül rahatlığıyla musluk suyunu kullanabilir." dedi. Yatağan Akgedik Mahalle Muhtarı Aysel Avcı, "Dilekçelerimiz anında karşılık buldu" Mahalledeki içme suyu deposunun tadilat ve bakım çalışmalarının hızla tamamlanmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Yatağan Akgedik Mahalle Muhtarı Avcı, " Mahallemizdeki içme suyu depolarımızın biraz eski olması; yağmur sularının depolara karışması nedeniyle bakım ve onarım çalışmalarının yapılması gerekiyordu. Yoksa bu durum ciddi sağlık riskleri oluşturabilirdi. Ben MUSKİ Genel Müdürlüğü’ne dilekçemizi ilettim. Onlar da hemen işleme aldılar ve kısa sürede dönüş sağlandı. Depolarımızda tadilat yapıldı; düzenlemesi, boyası, badanası, kapısı ve penceresi tamamen yenilendi. Çok teşekkür ediyoruz. MUSKİ Genel Müdürlüğü iletişim taleplerimize yanıt verme konusunda her zaman bizi mutlu ediyor. Olumlu veya olumsuz bir hafta içinde yanıt alıyoruz. Ani bir su baskını ya da acil durumda hemen müdahale ediliyor. Yerinde inceleme yapılıyor ve bir plan sunuluyor. Verdiğimiz dilekçelerin karşılığını mutlaka alıyoruz. Bu konuda Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras başta olmak üzere, MUSKİ Genel Müdürü Yılmaz Şengül’e çok teşekkür ediyoruz" diye vurguladı.
Malatya Başkan Taşkın, Akpınar Çarşı Merkezi’nde incelemelerde bulundu Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Akpınar bölgesindeki çarşı alanında sona yaklaşılan çalışmaları yerinde inceleyerek, teslim sürecinin kısa süre içinde başlayacağını ve belediye olarak Emlak Konut ile koordineli şekilde sahada olacaklarını ifade etti. Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Akpınar bölgesinde yapımı büyük ölçüde tamamlanan çarşı alanında Emlak Konut yetkilileriyle birlikte incelemelerde bulundu. Ziyarette çarşı alanındaki son durum, çevre düzenlemeleri, otoparklar, temizlik çalışmaları ve teslim sürecine ilişkin hazırlıklar yerinde değerlendirildi. Bölgede kalan eksiklerin giderilmesi için Battalgazi Belediyesi ile Emlak Konut’un koordineli çalışma yürüteceği belirtilirken, alanın kısa süre içinde hak sahiplerine teslim edilmesi ve vatandaşların kullanımına açılması hedefleniyor. Başkan Taşkın: "Belediye olarak süreci sahada takip ediyoruz" Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Akpınar’daki yeni çarşı alanında incelemelerde bulunduklarını belirterek, "Bugün Emlak Konut Yönetimi’nin Malatya’daki sorumlusu Yunus Emre Bey ile birlikte Akpınar bölgesindeki çarşıyı ziyaret ettik. Gerçekten çok düzenli, planlı ve kullanışlı bir alan ortaya çıkmış. Otoparkıyla, gezinti alanlarıyla, kaldırımlarıyla ve yollarıyla vatandaşlarımızın rahatlıkla kullanabileceği bir çarşı olmuş. Yenicami’nin doğu kısmından başlayarak Soykan Parkı’ndan Yeni Cami’ye ve oradan çevre yoluna inen bu bölgenin bir iki hafta içerisinde tamamlanmasını bekliyoruz. Belediye olarak biz de Emlak Konut ile birlikte sahadaki eksikleri yerinde tespit ettik. Park ve Bahçeler Müdürlüğümüz ile Temizlik İşleri Müdürlüğümüz hafta sonu bölgede kalan molozları ve inşaat artıklarını kaldıracak. Ardından alanın tamamı yıkanarak teslim sürecine hazır hale getirilecek. Hak sahiplerimiz anahtarlarını aldıktan sonra burada kimi kepenk çalışmasını, kimi tabela çalışmasını yapacak, kimi de kiralama sürecini yürütecek. Temizlik ve son düzenlemeler tamamlandıktan sonra burası hemşehrilerimizin ziyaretine açılacak. Vatandaşlarımız araçlarını otoparka bırakıp aileleriyle birlikte burada rahatça gezebilecek, alışveriş yapabilecek" dedi. "İkinci etapta teslim aşamasına gelmiş bulunuyoruz" Emlak Konut 5 No’lu Uygulama Müdürü ve Malatya bölgesi sorumlusu Yunus Emre Demirkıran ise merkez çarşı projesinde teslim sürecinin son aşamasına geldiklerini ifade ederek, "Şu anda merkez çarşı projemizin ikinci etap birinci ve ikinci kısımlarının sonuna gelmiş bulunuyoruz. Birinci kısımda yer alan 4 adamızın teslimatını daha önce gerçekleştirmiştik. Bu alanlarda esnaflarımız tadilat faaliyetlerine başladı, bazı iş yerlerinde ise ticari faaliyetler başladı. Konutlarımızda da anahtar teslimlerinde yüzde 80-90 seviyesine ulaşıldı. Hatta 46 adada bazı vatandaşlarımız taşınarak oturmaya başlamış durumda. Battalgazi Belediye Başkanımız Sayın Bayram Taşkın ile birlikte Leda İnşaat tarafından tamamlanmak üzere olan alanlarda teslim sürecine ilişkin incelemelerde bulunduk. Başkanımıza gerekli bilgileri aktardık. Bayram sonrasında teslimat programımızı hazırladık. Önümüzdeki haftadan itibaren esnaflarımızı peyderpey davet ederek anahtarlarını teslim edeceğiz. Kimi esnafımız tadilat çalışmalarına başlayacak, kimi kiralama sürecini yürütecek, kimi de kendi iş yerinde doğrudan ticari faaliyetine başlayacak. Otoparkların da bu bölgedeki imalatları büyük ölçüde tamamlandı. Vatandaşlarımız çok kısa süre içinde bu alanları kullanabilecek" diye konuştu.