ÇEVRE - 18 Eylül 2024 Çarşamba 10:33

Manisa’dan su sorununa ortak çözüm

A
A
A
Manisa’dan su sorununa ortak çözüm

Bir Damla Su, Geleceğin Umudu’ sloganıyla Manisa’da ilk kez yapılan ‘Manisa Su Çalıştayı’ sona erdi. 10 başlık altında çözüm önerilerinin sunulduğu çalıştayın sonuç bildirgesini Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek açıkladı. Başkan Zeyrek, “Su konusunda toplumsal yeni bir sözleşmeye ihtiyaç duyulduğu çok net anlaşılıyor. Bugünden tezi yok yola çıkıyoruz. Biz üstümüze düşen görevleri, sorumlulukları, ödevleri hızlıca yerine getireceğiz. Diğer kurumların, paydaşlarının da bu sorumlulukta olmasını önemle rica ediyoruz” dedi.


Manisa Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ Genel Müdürlüğü birlikteliğinde ‘Bir Damla Su, Geleceğin Umudu’ sloganıyla Manisa’da ilk kez yapılan ‘Manisa Su Çalıştayı’ sona erdi. 2 gün süren çalıştayda yurt çapından 300’e yakın bilim insanı, kurum temsilcileri ve uzmanlar, Manisa ve Gediz Havzasının su sorunlarını masaya yatırdı. Çalıştayın ikinci gününde takım çalışma sunumları gerçekleştirildi. Çalıştaya Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek, Gölmarmara Belediye Başkanı Cem Aykan, MASKİ Genel Müdürü Talat Postacı, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Pınar Mine Hacıalibeyoğlu ve Oğuz Murat Pınar, Manisa Eski Milletvekili Muzaffer Yurttaş, daire başkanları, başkan danışmanları ile sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı.



Başkan Zeyrek: “Su sorunları masaya yatırıldı, çözüm önerileri geliştirildi”


Hayati derecede önemli olan su sorununa ve suyun geleceğine değinilen çalıştayın tamamlandığını belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu çalıştay burada bitmiyor. Hem, yıl içinde su sorunu ve bu sorunun etkilerini konuşacağız, hem uyarılarda bulunacağız. Farkındalık oluşturmak için kampanyalar başlatacağız, hem de önlemler alacağız. Bu çalıştaya katkı sunan başta değerli bilim insanlarına, katılımcılara, kurum ve kuruluşlara çok teşekkür ediyorum. Diler ve isterdim ki, bugün burada olmayan ilgili kurum temsilcileri de katılım sağlasalardı. Birlikte, ortak akılla hayata geçireceğimiz bu çalışmalara dahil olsalardı. ‘Bir Damla Su, Geleceğin Umudu’ sloganı ile gerçekleştirdiğimiz ‘Manisa Su Çalıştayı’na, 300’e yakın seçkin bilim insanı, ilgili kurum temsilcileri ve bu konuda çalışan uzmanlarımız katıldı. Oluşturduğumuz yuvarlak masalarda Manisa ilinin ve Gediz Havzasının su sorunları masaya yatırıldı ve çözüm önerileri geliştirildi.”



Çalıştayın sonuç bildirgesini okudu


Başkan Ferdi Zeyrek, 2 gün süren çalıştayda 10 başlık altında çözüm önerilerinin sunulduğu sonuç bildirgesini okudu. Başkan Zeyrek tarafından 10 başlık altında açıklanan sonuç bildirgesinde şunlar yer aldı: “1-) Sanayide Su Yönetimi: Sanayi bölgelerinde su kaynaklarının etkin ve sürdürülebilir yönetimi, Çalıştay kapsamında öncelikli tartışma konularından biri olmuştur. Görüşmeler neticesinde, izleme, kontrol ve denetim faaliyetlerinin tek bir otorite tarafından yürütülmesi gerektiği vurgulanmıştır. Sanayicilere kontrollü su temininin sağlanması ve kaçak kuyuların tespit edilmesi önem arz etmektedir. Arıtma çamurlarının alternatif yakıt ve hammadde olarak kullanılması teşvik edilmelidir. Ayrıca gri su ve yağmur suyu hasadı gibi yeni teknolojilerin sanayi tesislerinde yaygınlaştırılması, bu tür projelere destek verilmesi önerilmiştir. Sanayide su fiyatlandırmasının "kirleten öder" prensibine göre düzenlenmesi ve su kaynaklarının korunmasına yönelik stratejik adımlar atılması gerektiği ifade edilmiştir. Gri su ve atıksulardan geri kazanılmış su kullanımının yaygınlaştırılması önerilmiştir. Su kullanımında endüstriyel simbiyoz yaklaşımı ile su tasarrufunun sağlanması çalışmalarının yürütülmesi, projelendirilmesi, bu çalışmaları gerçekleştiren firmalara teşvik verilmesi önerilmektedir. 2-) İçme ve Kullanma Su Yönetimi: Manisa’da içme ve kullanma suyu yönetimi konusunda yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri Çalıştay’da tartışılmıştır. Kaçak kuyu kullanımı, su kayıpları, kirlilik ve israf gibi sorunların çözümü için hidrojeolojik karakterizasyon çalışmaları ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi önerilmiştir. Su yönetiminde dijitalleşmeye geçilerek, altyapının yenilenmesi, SCADA otomasyon sistemlerinin devreye alınması, Coğrafi Bilgi Sistemleri temelli bir yönetim uygulanması önerilmektedir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması su yönetimi açısından önemlidir. Tarımsal sulamada verimliliği artırmak için çiftçilere eğitim verilmesi ve modern sulama tekniklerinin teşvik edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Sulak alanların korunması, yağmur suyu hasadı ve gri su kullanımının teşvik edilmesi de çözüm önerileri arasında yer almıştır. AB Fonları, IFC, EBRD, AFD gibi uluslararası finans kuruluşları ve ‘Yeşil Dönüşüm’e uygun finans sağlayan ulusal bankalarla irtibat kurularak proje hibeleri ve yatırım finans desteklerine ilişkin imkanlar zorlanabilir. 3-) Atıksu ve Arıtma Çamurları Yönetimi: Atıksu ve arıtma çamurlarının yönetimi üzerine yapılan tartışmalarda; Mevcut yöntemlerin geliştirilmesi ve yeni alternatiflerin araştırılması gerektiği belirtilmiştir. Çamurların yakıt olarak kullanılması, özellikle çimento fabrikalarında yaygınlaşmaktadır, ancak termal kurutma maliyetlerinin yüksekliği bu yöntemi sınırlı kılmaktadır. Arıtma tesislerinde suyun tekrar kullanımı teşvik edilmeli, çamur nem oranının düşürülmesi için gerekli teşvikler artırılmalıdır. Yeniden kullanım konusunda merkezi yönetim tarafından enerji teşvik oranının arttırılması yönünde yapılan düzenlemeler olumlu olarak değerlendirmekle birlikte tesislerde kurulacak ileri arıtma ünitelerinin ilk yatırım maliyetlerini karşılama konusunda da teşvik, hibe, uygun kredi gibi finansal desteklemeler süreçleri hızlandıracaktır. Ayrıca, tarımsal kullanım için ileri arıtmanın gerekliliği ve teknik açıdan sınırlamalar getiren maliyetlerin çözülmesi gerektiği vurgulanmıştır. 4-) Tarımda Su Yönetimi: Manisa’da tarımsal su yönetiminin iyileştirilmesi için çeşitli öneriler geliştirilmiştir. Mevcut su kaynaklarının etkin kullanımı için kapalı sistemlere geçiş yapılmalı ve sulama programlaması için gerekli veriler toplanmalıdır. Çiftçilere su kullanımı konusunda farkındalık kazandırılması amacıyla eğitim programları düzenlenmeli, ürün deseni planlaması su kaynaklarının verimliliğine göre yapılmalıdır. Alternatif üretim sistemlerinin teşvik edilmesi ve dijital teknolojilerin sulama yönetiminde kullanılması, tarımsal su yönetimi açısından stratejik adımlar olarak öne çıkmıştır. 5-) Yeraltı ve Yerüstü Suların Yönetimi: Yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımı, Gediz Havzası Eylem Planı ve Gediz Havzası Nehir Havza Yönetim Planı’nda belirtilen tedbirlerin uygulanmasıyla ve Manisa’nın su kaynakları potansiyelinin hidrojeolojik kavramsal modelle değerlendirilmesiyle sağlanabilir. Gediz Havzası Hidrolojik Etüd Projesi’nin güncellenmesi ve iklim değişikliği senaryoları altında su kaynaklarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Fazla suların depolanması, buharlaşmayı azaltıcı önlemler alınması ve alternatif planlarla su kaynaklarının afet durumlarına karşı güvence altına alınması önemli adımlar olarak belirlenmiştir. 6-) Tüketim Alışkanlıkları ve Su Yönetimi: Su tüketim alışkanlıklarının su yönetimi üzerindeki etkileri tartışılarak, mevcut kullanımın izlenmesi ve buna göre politikaların geliştirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Suyun tam maliyet esaslı fiyatlandırılması sağlanmalıdır. Su israfının önlenmesi için farkındalık kampanyaları ve eğitim programları düzenlenmeli, sanayide atık suyun yeniden kullanımı teşvik edilmelidir. Mekânsal planlamalar su çevrimini gözeterek yapılmalı ve yeşil alanlar artırılarak suyun daha etkin kullanılması sağlanmalıdır. Su kıtlığına karşı sektörel su haklarının düzenlenmesi ve acil durum planlarının oluşturulması da öneriler arasındadır. 7-) Gediz Nehir Havzası Entegre Yönetimi: Gediz Havzası Eylem Planı ve Gediz Havzası Nehir Havza Yönetim Planı’nda belirtilen tedbirlerin uygulanması sağlanmalıdır. Bu planlar periyodik olarak güncellenmelidir. Gediz Nehri ve Marmara Gölü’nün korunması amacıyla entegre yönetim stratejileri geliştirilmiştir. Kaçak sulamaların önlenmesi, denetimlerin artırılması ve cezaların caydırıcı olması gerektiği vurgulanmıştır. Yeraltı su kaynaklarının korunması için yüzeysel suların tarımsal sulamada kullanılması ve yeni barajlar inşa edilerek bu suların depolanması önerilmiştir. İzleme ve gözlem sistemlerinin kurulması, sürdürülebilir bir su yönetimi açısından önemlidir. 8-) Geleneksel Olmayan Su Kaynakları: Geleneksel olmayan su kaynaklarının, özellikle yağmur suyu ve arıtılmış atık suların, tarım, sanayi ve peyzaj alanlarında kullanımının teşvik edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. OSB’lerde firmalar arasında atık su paylaşımı sağlanarak su verimliliği artırılabilir. Belediyelerin ruhsat süreçlerinde yağmur suyu hasadını zorunlu kılması ve bu konuda cezai yaptırımlar uygulaması önerilmiştir. Küçük ölçekli projelerde yağmur suyu hasadının teşvik edilmesi de önemli bir çözüm olarak sunulmuştur. 9-) Su Verimliliği: Su israfı ve su kıtlığına karşı alınması gereken tedbirler arasında, su kullanımının izlenmesi ve buna göre politikalar geliştirilmesi yer almaktadır. Sanayide atık suyun geri kazanımı her türlü, su tüketiminin ücretlendirilmesi ve atık su bedellerinin artırılması önerilmiştir. İklim projeksiyonlarına dayalı bölgesel planlamaların yapılması, su güvenliği için sektörel su haklarının düzenlenmesi ve acil durum planlarının oluşturulması gerektiği vurgulanmıştır. Suyun kaynağından kullanıcıya ulaşmasına kadar geçen tüm süreçlerde risk yönetimi planlarının yapılması ve su güvenliğinin sağlanması gerekmektedir. Değişen iklime uyum çerçevesinde su verimliliği strateji belgesi ve eylem planı (2023 - 2033) uyulmalıdır. 10-) Manisa’nın Su Kaynakları ve Su Yönetimi: Manisa’nın su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi için eğitim ve farkındalık çalışmaları büyük önem taşımaktadır. Kaçak kuyuların tespiti için uzaktan algılama teknolojilerinin kullanılması ve su barışının sağlanması önerilmiştir. Yağmur suyu hasadının zorunlu hale getirilmesi, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının teşvik edilmesi önerilmektedir. Kayıp-kaçakla mücadelede yerel yönetimlerin sürekli finans kaynağı ayırması gerekmektedir.”



Başkan Zeyrek: “Söz veren kişi olarak beni de takip edin”


Çalıştayla çok değerli çözüm önerilerinin sunulduğunu vurgulayan Başkan Zeyrek, “Bu önerilerin bir kısmı bize düşen ödevleri içeriyor. Ama asıl olarak, su konusunda toplumsal yeni bir sözleşmeye ihtiyaç duyulduğu çok net anlaşılıyor. Bugünden tezi yok yola çıkıyoruz. Biz üstümüze düşen görevleri, sorumlulukları, ödevleri hızlıca yerine getireceğiz. Diğer kurumların, paydaşların da bu sorumlulukta olmasını önemli rica ediyoruz. Sadece ricacı olmayacağız elbette; takipçisi de olacağız. Siz değerli katılımcılardan ricam; Manisa Büyükşehir Belediyesi’ni, söz veren kişi olarak beni de takip edin. Eksiğimiz, yanlışımız olursa lütfen çekinmeden uyarılarınızı yapın” şeklinde konuştu.


Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, çalıştaya moderatör olarak katkı sağlayan isimlere teşekkür belgesi takdim etti.



Manisa’dan su sorununa ortak çözüm

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Milli bisikletçilerden pist bisikleti yarışlarında altın ve gümüş madalya Kazakistan’ın başkenti Astana’da düzenlenen UCI ve Türkiye Bisiklet Federasyonu 2026 takviminde yer alan UCI C1 Silk Way Series Astana pist bisikleti yarışlarında milli bisikletçiler altın ve gümüş madalya kazanarak önemli bir başarıya imza attı. Kazakistan’ın başkenti Astana’da düzenlenen UCI C1 Silk Way Series Astana pist bisikleti yarışlarında milli bisikletçi Ramazan Yılmaz Scratch yarışında altın madalyanın sahibi oldu. Yüksek tempoda geçen yarışta gösterdiği performansla dikkat çeken Ramazan Yılmaz, Türk pist bisikleti adına önemli bir başarıya imza attı. Ayrıca Ramazan Yılmaz ve Mustafa Tarakcı’dan oluşan milli takım Madison disiplininde gümüş madalya kazandı. Ayrıca Ramazan Yılmaz ve Mustafa Tarakcı, takım dayanıklılığı, tempo yönetimi ve koordinasyonun ön plana çıktığı Madison yarışında ikinci olarak gümüş madalya elde etti. Yarış boyunca güçlü performans sergileyen milli sporcular, uluslararası rakipleri karşısında başarılı bir mücadele ortaya koydu. UCI uluslararası pist bisikleti takviminde yer alan UCI C1 Silk Way Series Astana, dünya sıralaması açısından puan veren önemli yarışlar arasında bulunuyor. Kazakistan’ın başkenti Astana’daki Saryarka Velodromu’nda 15-16 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen yarış, Avrupa ve Asya’dan elit pist bisikletçilerini bir araya getirirken; sporcular için dünya şampiyonaları ve olimpik süreç açısından da önemli hazırlık organizasyonlarından biri olarak kabul ediliyor. Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu elde edilen başarılarla ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "Milli sporcularımızın uluslararası arenada elde ettiği bu değerli başarılar bizleri gururlandırıyor. Konya Olimpik Velodromu ile birlikte pist bisikletinde önemli bir gelişim süreci yaşıyoruz. Astana’da kazanılan altın ve gümüş madalyalar, Türk bisikletinin doğru yolda ilerlediğinin önemli göstergelerinden biridir. Sporcularımızı, antrenörlerimizi ve emeği geçen herkesi kutluyorum."
Mersin Mersin’de Engelsiz Rekabet: Bocce Turnuvasında heyecan dolu anlar Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında Engelsiz Yaşam Parkında düzenlenen Bocce Turnuvası, engelli bireyleri sporun birleştirici gücüyle buluşturdu. Renkli görüntülere sahne olan turnuvada sporcular hem kıyasıya mücadele etti hem de keyifli vakit geçirdi. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Engelliler Şube Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen turnuvaya, Mersin’in farklı ilçelerinden çok sayıda sporcu katıldı. Büyükşehir Belediyesinin ’engelsiz yaşam’ anlayışıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında düzenlenen etkinlikte, engelli bireylerin sosyal yaşama daha aktif katılması amaçlandı. Engelsiz Yaşam Parkında görev yapan beden eğitimi öğretmeni Büşra Tokuçcu, bocce sporunun metal toplarla oynanan geleneksel bir spor dalı olduğunu belirterek, hedef topuna en yakın atışı yapmanın amaçlandığını söyledi. Parkta 5 yıldır düzenli bocce dersleri verildiğini ifade eden Tokuçcu, bu yıl düzenlenen turnuvanın en yüksek katılımcı sayısına ulaştığını kaydetti. Turnuvanın geleneksel hale geldiğini dile getiren Tokuçcu, "Dördüncü geleneksel bocce turnuvamızı düzenliyoruz. Bu yıl katılım oldukça yüksek oldu. Mezitli, Akdeniz, Toroslar ve Tarsus’tan toplam 26 bedensel engelli sporcumuz katıldı" dedi. Yıl boyunca sportif ve kültürel faaliyetlerin devam ettiğini aktaran Tokuçcu, "Bedensel engelli grubumuzla bocce oynuyoruz. Zihinsel engelli grubumuzla beden eğitimi, curling ve bocce etkinlikleri gerçekleştiriyoruz. Öğleden sonra ise kültür sanat derslerimiz oluyor. Sporcularımız ve aileleri burada mutlu vakit geçiriyor" diye konuştu. Turnuvaya katılan Mezitli Kent Konseyi Engelli Meclis Başkan Yardımcısı Murat Serinkaya ise organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Her şey çok güzel düşünülmüş. Müzikler eşliğinde maçlarımızı yapıyoruz. Heyecanlı ve keyifli karşılaşmalar oluyor. Bocce turnuvasının geleneksel hale gelmesi bizi mutlu ediyor" ifadelerini kullandı. Sporculardan Sümbül Şimşek de etkinlik sayesinde sosyalleştiklerini belirterek, "Arkadaşlarımızla güzel vakit geçiriyoruz. Kazanıyoruz, seviniyoruz; bazen kaybedip üzülüyoruz ama burada olmak bizi mutlu ediyor. Büyükşehir Belediyesi engelliler için çok güzel çalışmalar yapıyor" dedi.
Sivas Türkiye’nin en uzun nehri Kızılırmak’ı besleyen Yıldız Irmağı coştu Sivas’ta etkili olan yağmurlar ve dağlık bölgelerde eriyen kar suları Yıldız Irmağı’nın debisini artırdı. Kızılırmak’ın en önemli kollarından biri olan Yıldız Irmağı, son 30 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Sivas’ta etkili olan yoğun yağışlar ve havaların ısınmasıyla birlikte dağlık alanlarda biriken karların erimesi, bölgedeki ırmakların ve akarsuların debisini önemli ölçüde artırdı. Sivas merkeze yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta bulunan ve kentin kuzeyindeki dağlık bölgelerden doğarak Sivas Ovası’na doğru ilerleyen Yıldız Irmağı, son 30 yılın en yüksek debisine ulaştı. Kızılırmak’ın ana kolunu besleyen en önemli akarsulardan biri olarak bilinen Yıldız Irmağı’nda su seviyesinin yükselmesi dikkat çekti. Özellikle ilkbahar yağmurlarıyla birlikte hızla artan debi nedeniyle ırmakta güçlü akış gözlemlendi. "Geçtiğimiz senelerde bu kadar dolu olmuyordu" Pancar üreticisi İsmail Kaya, ırmağın 30 yıldır en yüksek seviyede olduğunu söyleyerek, "Bu sene Yıldız Irmağı son 35-40 senedir bu kadar yüksek bir şekilde akmıyordu. Aşırı yağışlardan dolayı bu sene yüksek seviyede. Geçtiğimiz senelerde bu mevsimlerde bu kadar dolu olmuyordu. Aşırı yağışlardan dolayı daha ekim yapamadım. Şu anda tarlalar suyun içerisinde. Bu yağışlar tarıma faydalı olur ama çok fazlası ekinlerde hastalık yapabiliyor. Havaların biraz ısınması lazım" dedi.
Burdur 39 yıldır korunan ve sadece bilim insanlarına hizmet veren orman Burdur’un Bucak ilçesinde bulunan ve Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) ekiplerince koruma altında tutulan Sığla Ormanı Tabiatı Koruma Alanı, baharın gelişiyle birlikte adeta renk cümbüşüne büründü. Dünyada yalnızca belirli bölgelerde görülen Anadolu Sığla Ağacı’na ev sahipliği yapan alan, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı için gelen misafirlerini ağırladı. Burdur’un Bucak ilçesine bağlı Kargı köyü sınırlarında yer alan Sığla Ormanı Tabiatı Koruma Alanı, dünyada ender rastlanan Anadolu Sığla Ağacı (Liquidambar orientalis) türünün yaşam alanları arasında bulunuyor. Türkiye’de yalnızca Burdur ve Muğla’da doğal yayılış gösteren bu özel orman, sahip olduğu endemik yapı nedeniyle Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar 6. Bölge Müdürlüğü Burdur Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından 7 gün 24 saat korunuyor. Burdur-Isparta-Antalya sınırlarının kesişim noktasında, Aksu Çayı yatağı kenarında ve Karacaören I Baraj Gölü mansabında bulunan alan, eşsiz ekosistemi ve izole yapısı nedeniyle 27 Temmuz 1987 tarihinde "Tabiatı Koruma Alanı" ilan edildi. Toplam 83,82 hektarlık alanı kapsayan bölgeye yalnızca bilimsel ve akademik çalışmalar kapsamında özel izinle giriş yapılabiliyor. Baharın etkisiyle yeşil tonlarına bürünen ormanda oluşan manzara havadan dron ile görüntülendi. Anadolu Sığla Ormanı sadece Fethiye ve Bucak’ta Burdur Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürü Gökhan Albayrak, "83 hektar alanımız 1987 yılında koruma alanı ilan edilmiştir. Toplamda burada 6 bin metrekare sığla ağacımız mevcuttur. Sığla ağaçlarımızın burada koruması ve dışarıdan etkilerden korumak amaçlı sadece biz bilimsel çalışma amacıyla açıyoruz. Buraya girmek isteyen arkadaşlarımız bize başvuru yapıyorlar. Biz de bu onayları sadece bilimsel çalışma için yapıyoruz. Dışarıdan gelenler bizim koruma ekiplerimiz ile beraber çalışma yapıyorlar. Sığla ormanı dünyada, Güney Kore ve Amerika’da mevcuttur, Anadolu Sığla Ormanı ise sadece Fethiye ve Bucak’ta bulunuyor. Sığla ağacı parfümeri sanayide kullanıyordu ama şu an için ülkemizde sığla yağı üretimi yapılmamaktadır. Bunun temel sebebi ise sentetik ürünler çoğaldığı için artık sığla ağaçları sadece korunuyor" dedi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde koruma altına alınan Sığla Ormanını yürüyüşü yapan gençler ise essiz doğanın tadını çıkardıklarını belirterek doğanın korunması gerektiğini hatırlattı.