ASAYİŞ - 29 Nisan 2025 Salı 16:32

Soma davasında karar duruşması

A
A
A
Soma davasında karar duruşması

Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen ve 301 madencinin hayatını kaybettiği maden faciasına ilişkin haklarında dava açılan 28 kamu görevlisinden 10’u beraat ederken, 18’i ise 5 ay ila 6 ay 7 gün arasında hapis cezasına çarptırıldı.


Manisa’nın Soma ilçesinde 301 madencinin hayatını kaybettiği maden faciasına ilişkin 28 kamu görevlisinin Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına devam edildi. Sanıklar mahkemeye Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlanırken davayı avukatlar ve madenci aileleri de takip etti. Karar duruşmasında bir önceki duruşmada sunulan mütalaaya karşı madenci aileleri ve avukatları karşı beyanlarını sundu. Savcılık mütalaasına itiraz eden madenci ailelerin avukatları, cezalandırılmanın göreve kötüye kullanma suçundan değil taksirle öldürme ve yaralamadan uygulanması gerektiğini belirtti.


Davada sanıkların duruşmaya katılmamasını eleştiren ailelerin avukatları, mahkemeye karşı "Görevsizlik kararı" talebini yineledi.


Duruşmada verilen aranın ardından son savunmalarını yapan sanık avukatları, zaman aşımı şartlarının oluştuğunu iddia ederek, davanın düşme kararı verilmesini talep etti. Davada yargılanan sanıklardan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişi ve Maden Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Yüksel’in savunması madenci aileleri ve avukatları tarafından tepkiyle karşılandı.


Kararı açıklayan hakim, aralarında Ayhan Yüksel’in de bulunduğu 10 sanığın suçlamalardan beraat etmesine, 18 sağına ise 5 ay ila 6 ay 7 gün arasında hapis ceza verilmesine hükmetti.



"Bu karar hiçbir şekilde adalet sağlamayan bir karardır"


Karar sonrası açıklamalarda bulunan madenci ailelerinin avukatlarından Murat Kemal Gündüz, hakimin mütalaaya uyduğuna dikkat çekerek, "Toplam 28 sanıktan 10’u hakkında beraat kararı verdi. Gerekçesini şu anda bilemiyoruz. Daha sonra açıklamalar görünecektir. 18 sanık hakkında ise 5 ay ila 6 ay 7 gün arasında değişen mahkumiyet kararı verildi. Bu karar hiçbir şekilde adalet sağlamayan bir karardır. Adalet sağlanamadı. Demin aileler içeride diyorlardı ki adalet enkazın altta kaldı. Doğrudur. Adalet enkazın altta kaldı" dedi.


Duruşmayı takip eden CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu da sanıkların en alt düzeyde cezalandırılarak adeta ödüllendirildiğini öne sürdü.



"11 yıldan beri çektiğimizi Rabbim ile biz biliyoruz"


Davanın ardından açıklama yapan şehit madenci Uğur Çolak’ın annesi Gülsüm Çolak, "11 yıldan beri çektiğimizi Rabbim ile biz biliyoruz. Keşke bu kamu görevlileri de 2015’teki ana davanın mahkemesinde yargılansaydı. Aynı acıyı bize tekrar tekrar yaşattılar. 6. duruşmaydı bu ki resmen bir film seyrettik. Yargı bundan sonra kendine ağlasın. Artık halkın yargıya güveni kalmadı" diye konuştu.



Maden faciası sonrası dava süreci


Manisa’nın Soma ilçesinde Soma Kömürleri A.Ş. tarafından işletilen ve yaklaşık 5 bin kişinin çalıştığı maden ocağında 13 Mayıs 2014’te vardiya değişimi sırasında çıkan yangının ardından dumanla dolan galerilerden 96 saat süren çalışmalar sonucu 486 işçi kurtarılırken 301 işçinin cansız bedenine ulaşıldı. Olayın ardından başlatılan soruşturmalar kapsamında Soma Kömür İşletmeleri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Genel Müdürü Ramazan Doğru, İşletme Müdürü Akın Çelik, teknik müdür İsmail Adalı, teknik nezaretçi Ertan Ersoy ve emniyet teknikeri Mehmet Ali Günay Çelik tutuklandı.


Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava sürecinde 5 tutuklu sanığın 15 yıl ile 22 yıl 6 ay arasında değişen hapisle cezalandırılmasına, 9 sanığın adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına, 37 sanığın beraatine karar verilirken İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi ise Can Gürkan’ın yurt dışı yasağı konularak tahliye edilmesine hükmetmişti.


Öte yandan, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin yerel mahkeme kararını bozması sonrası yeniden yapılan yargılamada Soma Kömür İşletmeleri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’a 20 yıl, maden mühendisleri Adem Ormanoğlu ve Efkan Kurt’a 12 yıl 6’şar ay hapis cezası verilmiş, Haluk Evinç ise beraat etmişti. Tamamlanan yeniden yargılama sürecinde 4 Nisan 2022’de yerel mahkemenin kararını onamıştı.


Ayrıca olayda ihmalleri bulunduğu suçlamasıyla 28 kamu görevlisi hakkında Soma Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.



Soma davasında karar duruşması

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Eğitim Bir-Sen, MEB’in yönetmelik ve duyurularına 3 dava açtı Eğitim-Bir-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yayımlanan 3 duyurusundaki "sigortalılık şartı" hükmüne Danıştay’da 3 ayrı dava açtı. Eğitim Bir-Sen tarafından yapılan açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine, İhtiyaç ve Norm Kadro Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirme Duyurusuna ve İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Duyurusundaki ‘sigortalılık şartı’ hükmüne olmak üzere Danıştay’da 3 ayrı dava açtıklarını duyurdu. Yapılan açıklamada, 9 Ocak 2026 tarihli ve 33132 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin hukuka aykırı gördükleri hükümlerinin iptali istemiyle dava açıldığını belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Dava konusu ettiğimiz hükümler arasında, ‘nöbetçi belletici öğretmen tanımı’, ‘belletici öğretmenlik görevine ilave hizmet puanı verilmemesi’, ‘nöbetçi belletici öğretmenlik görevine hizmet puanı verilmesinde pansiyonlu okullar arasında ayrım yapılması’, ‘zorunlu çalışma yükümlülüğünü tamamlamasına rağmen zorunlu çalışma yükümlülüğü bulunan eğitim kurumlarında çalışan öğretmenlere artırımlı hizmet puanı verilmemesi’ yer aldı. Bunun yanı sıra, ‘12 yıllık görev süresini tamamlayan öğretmenlerin yer değişikliği, mazeretin bulunduğu ilçe ile görev yapılan ilçe aynı ilçe grubunda ise mazerete bağlı yer değişikliği başvurusunda bulunulamaması’, ‘norm kadro fazlası öğretmenlerin Akademide eğitime alınarak alanlarının istekleri dışında değiştirilebilecek olması’, ‘norm kadro fazlası öğretmenlerden tercihe dayalı atamaları yapılanların yer değişikliği taleplerinde eğitim kurumunda çalışılması gereken sürenin hesabında daha önceki eğitim kurumunda geçen hizmet sürelerinin dikkate alınmaması’ da yargıya taşıdığımız hükümler arasında bulunuyor." Ayrıca, açıklamada, ‘denetim ve soruşturma sonucunda mesleğinde yetersizliği görülen öğretmenin hizmet sınıfının değiştirilebilecek olması’, ‘alan değişikliğine bağlı yer değişikliğinin Bakanlıkça belirlenecek iller arasında sınırlı tutulması’ ve ‘ilçe grupları düzenlemesi ve ilçe grupları çizelgesine’ ilişkin hükümlerin de iptalinin istendiği kaydedildi. "Engelli öğretmenler yönünden hak ihlali oluşturabilecek düzenlemelerin bulunmasını yargıya taşıdık" İhtiyaç ve Norm Kadro Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirme Duyurusu’nun tamamına da dava açıldığını dile getirilen açıklamada, "Bu kapsamda, öğretmenlerin kendi branşlarında kaç kişinin norm fazlası olduğu ve atamaya esas hizmet puanları bilgisi olmadan tercih yapmak zorunda bırakılmaları, mazerete dayalı yer değişikliği atamalarını ihlal edecek mahiyette resen atama işlemlerinin gerçekleştirilecek olması, resen atamalarda aile bütünlüğünün gözetilmemesi, aile ikametgahı ile görev yeri arasındaki ulaşım süresi, zorluğu gibi etkenlerin göz ardı edilmesi dava gerekçelerimiz arasında yer aldı. Söz konusu duyuruda, engelli öğretmenler yönünden hak ihlali oluşturabilecek düzenlemelerin bulunmasını da yargıya taşıdık" denildi. "Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Duyurusu’nun ’sigortalılık’ şartının iptali" Eğitim Bir-Sen’in dava açtığı üçüncü düzenlemeye ise açıklamada şu şekilde yer aldı: "2026 Yarıyıl Tatili İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Duyurusu oldu. Duyuruda yer alan, kazanılmış hakların, hukuki belirlilik ve idari istikrar ilkelerinin ihlali mahiyetindeki mazeretin bulunduğu yerde son iki yıl içinde 360 gün sigortalı çalışma şartı aranmasına ilişkin hükmün iptalini talep ettik."