SPOR - 25 Aralık 2025 Perşembe 11:16

ÜNİDES gençliğin üretim gücüne güç katıyor

A
A
A
ÜNİDES gençliğin üretim gücüne güç katıyor

Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ÜNİDES Sertifika Belgesi Teslim Programı, Manisa’da düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Program kapsamında gençlerin bilim, teknoloji, kültür ve sosyal gelişim alanlarında hayata geçirdikleri proje ve çalışmalar sertifikayla taçlandırıldı.


Manisa Celal Bayar Üniversitesi bünyesindeki öğrenci topluluklarında yer alan ve Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında ikinci, üçüncü ve dördüncü dönemlerde destek almaya hak kazanan 40 üniversite öğrencisi, düzenlenen törenle sertifikalarını aldı.


Manisa Celal Bayar Üniversitesi Muradiye Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Yerleşkesi’ndeki Prof. Dr. Ümit Doğay Arınç Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen sertifika teslim törenine; Manisa Vali Yardımcısı Aydın Memük, Gençlik Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Tayyip Kahyaoğlu, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürü Yunus Öztürk ile akademisyenler, şube müdürleri ve öğrenciler katıldı.


Törende, destek almaya hak kazanan öğrencilere sertifikaları; Manisa Vali Yardımcısı Aydın Memük, Gençlik Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Tayyip Kahyaoğlu, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar ve Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürü Yunus Öztürk tarafından takdim edildi.



"Gençlerin üretim gücüne güveniyoruz"


Programda konuşan Gençlik Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Tayyip Kahyaoğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığının gençlerin çok yönlü gelişimini esas alan bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.


ÜNİDES Programı’nın üniversiteli gençlerin fikir ve projelerini hayata geçirmeleri açısından önemli bir destek mekanizması olduğuna dikkat çeken Kahyaoğlu, programın 2023 yılı sonunda hayata geçirildiğini ifade ederek, bugüne kadar 5 dönem boyunca yaklaşık 10 bin proje başvurusu alındığını, 4 bin 500 projeye destek sağlandığını ve Türkiye genelinde gençlerin projeleri için yaklaşık 320 milyon liralık kaynak ayrıldığını söyledi.


Gençlerin yalnızca akademik alanda değil; kültürel, sosyal, sanatsal ve sportif alanlarda da aktif bireyler olarak yetişmelerini hedeflediklerini vurgulayan Kahyaoğlu, Türkiye’nin 81 ilinde gençlik merkezleri ve genç ofisler aracılığıyla gençlerin her zaman desteklendiğini belirtti. Bakanlık olarak gençlerin üretim gücüne güvendiklerini dile getiren Kahyaoğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığının her zaman gençlerin yanında olduğunu ifade etti.



"Öğrencilerimizin üreterek yer aldığı projeler gurur kaynağımız"


Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar ise, ÜNİDES Programı’nın üniversite öğrencileri tarafından büyük bir ilgi ve sahiplenmeyle karşılanmasının son derece anlamlı olduğunu söyledi. Öğrencilerin bizzat üreterek yer aldığı projelerin üniversite adına ayrı bir gurur kaynağı olduğunu ifade eden Kibar, bu ilginin gençlerin proje üretme isteğinin ve sorumluluk bilincinin güçlü bir göstergesi olduğunu vurguladı.


Üniversitenin öğrenci toplulukları açısından güçlü bir yapıya sahip olduğunu dile getiren Kibar, Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde öğrenci topluluklarının oranının yaklaşık yüzde 50 seviyesinde bulunduğunu ve kulüplerin aktif çalışmalar yürüttüğünü belirtti.


2025 yılı içerisinde üniversiteden 26 projenin ÜNİDES kapsamında destek almaya hak kazandığını aktaran Kibar, bu desteğin hem üniversite hem de öğrenciler için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu söyledi.



"Manisa’da 53 proje onaylandı"


Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürü Yunus Öztürk de konuşmasında, ÜNİDES Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı’nın gençleri yalnızca katılımcı değil; üreten, uygulayan ve fikirlerini topluma kazandıran bireyler olarak yetiştirmeyi hedefleyen çok kıymetli bir program olduğunu ifade etti.


Öztürk, Manisa’da ÜNİDES kapsamında bugüne kadar 5 dönemde toplam 53 projenin onaylandığını, 48 projenin başarıyla hayata geçirildiğini ve projeler için 2 milyon 794 bin 693 TL bütçe ayrıldığını belirterek, bu rakamların gençlere duyulan güvenin somut bir göstergesi olduğunu söyledi.


Sertifika almaya hak kazanan gençlerin yalnızca bir belge değil, topluma değer katan birey olma yolunda önemli bir kazanım elde ettiklerini vurgulayan Öztürk, gençleri tebrik ederek başarılarının devamını diledi.


Öğrenciler, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen ÜNİDES Programı sayesinde fikirlerini projeye dönüştürerek topluma katkı sunma imkanı bulduklarını belirterek, sağlanan desteğin kendileri için hem cesaret verici hem de yol gösterici olduğunu ifade etti. Programın, üniversite öğrencilerinin üretme gücüne duyulan güvenin somut bir göstergesi olduğunu vurgulayan öğrenciler, hayal ettikleri projeleri hayata geçirmenin gururunu yaşadıklarını dile getirdi. Sadece akademik değil; sosyal ve kültürel anlamda da kendilerini geliştirme fırsatı bulduklarını belirten öğrenciler, emeklerinin sertifikayla taçlandırılmasından dolayı duydukları memnuniyeti dile getirerek, kendilerine verilen destek için Gençlik ve Spor Bakanlığına teşekkür etti.



ÜNİDES gençliğin üretim gücüne güç katıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Uğur Uçar: "Hedefimiz kupayı Çorum halkına armağan etmek" Çorum FK Teknik Direktörü Uğur Uçar, takımın kısa sürede önemli bir çıkış yakaladığını belirterek sezon sonunda kupayı Çorum halkına armağan etmeyi hedeflediklerini söyledi. Trendyol 1. Lig’de üst sıraları hedefleyen Çorum FK, ligin kritik haftalarından birinde karşılaşacağı Hatayspor maçı öncesinde çalışmalarına devam ediyor. Kırmızı-siyahlı ekip, Çorum FK Tesisleri’nde Teknik Direktör Uğur Uçar yönetiminde gerçekleştirilen antrenmana ısınma hareketleriyle başladı. Antrenman daha sonra taktiksel çalışmalarla sürdü. Teknik Direktör Uçar, kısa sürede oynanan üç maçtan da galibiyetle ayrıldıklarını belirterek takımın performansından memnun olduğunu söyledi. Uçar, "Gerçekten zorlu bir periyotla geldik. Kısa bir dönemde üç maç oynadık ve üç maçta da galip geldik. Bu bizim için sevindirici. Zaten takımın kalitesini buraya gelmeden önce de biliyorduk. Gerekli opsiyonları verdiğimiz zaman zaten takımın fark oluşturacağını biliyorduk. Çok fazla gol pozisyonuna giriyoruz. Sadece biraz sonuçlandırmada, son vuruşlarda sıkıntımız var. Onu da düzeltirsek daha rahat maçlar oynayacağımızı düşünüyorum" dedi. "Zaten önemli olan forma adaleti" Takım içinde saygı ve adaletin önemli olduğunu vurgulayan Uçar, "Futbolcudan saygı ve sevgi görmek istiyorsanız aynı sevgi ve saygıyı onlara göstermeniz gerekiyor. Zaten önemli olan forma adaleti. Formayı adaletli dağıttığınız sürece takım için mücadele eden oyuncularla beraber inşallah Çorumspor’a kupayı getiririz, Çorum halkına armağan ederiz" diye konuştu. Uçar, "Geldiğimizde altıncı sıradaydık, bugün dördüncü sıradayız. Yedi puan fark vardı, beş puana indi. Daha önümüzde on maç var. Ama bizim hedefimiz maç maç gidip her maçı kazanmak. Ama ben takım halinde sezon sonunda mutlu sona ulaşacağımıza inanıyorum" şeklinde konuştu. Fredy: "Üç maçın üçünü de kazandık" Fredy ise yeni teknik direktörle birlikte takımın güçlü bir mantalite kazandığını belirterek, "Üç maçın üçünü de kazandık. Ancak bireysel performanstan çok takım performansına odaklanmamız gerekiyor. Daha çok maç kazanıp üst sıralara çıkmak istiyoruz" ifadesini kullandı. Burak Çoban: "Takım içinde çok güzel bir atmosfer var" Takımın tecrübeli isimlerinden Burak Çoban da sezonun kalan bölümünde tüm maçları kazanmak istediklerini belirterek taraftara destek çağrısında bulundu. Çoban, "Önümüzde on maç var ve hepsini kazanmak istiyoruz. Takım içinde çok güzel bir atmosfer var. Taraftarlarımızın desteği bizim için çok önemli. Hatay maçında herkesi stada bekliyoruz" dedi.
Eskişehir 21 aylık İkra’nın acılı ailesi adli süreci başlattı Eskişehir’de yaşayan Umut ve Burcu Öter çifti, geçtiğimiz yıl diş çıkarmasından dolayı götürdükleri Eskişehir Şehir Hastanesi’nde hayatını kaybeden 21 aylık kızları İkra Beliz Öter için adli süreç başlattı. Öter çifti, geçtiğimiz yıl kızlarını diş çıkarma döneminde Seyitgazi ilçesinde bulunan aile sağlık merkezine götürdü. Burada kendilerine bebeklerinin bir probleminin olmadığı söylenen Öter çifti, evlerine döndüklerinde İkra Beliz Öter’in kustuğunu gördü. Bunun üzerine çocuklarını Eskişehir Şehir Hastanesi’ne 18 Şubat 2025 tarihinde götüren ailenin bebekleri burada muayene edilip, tedavi altına alındı. Bir gece boyunca hastanede kalan bebek, 19 Şubat 2025 günü sabah, erken saatlerinde fenalaştı. Hemşirenin ‘Mavi kod’ uyarısıyla İkra Beliz Öter’e, müdahale edilmeye başlandı. Doktorların yaklaşık 50 dakikalık müdahalesinden sonra bebeğin hayatını kaybettiğini Burcu Öter’e bildirildi. Acılı anneye, minik İkra’nın bütün organlar iflas ettiği ve çoklu organ yetmezliğinden hayatını kaybettiği bildirildi. Muhtemel ihmale karşı dava açan Öter çifti, hastanede kendileriyle yeterince ilgilenmediğini belirtti. Sorumlu var ise cezalandırılmasını isteyen aile, adli sürecin peşini bırakmayacaklarının altını çizdi. "Doktor, ’Kanda şüpheli bir durum görüyorum’ dedi" Konuyla alakalı konuşan anne Burcu Öter, "Kızım, İkra Beliz Öter 21 aylıktı. Basit bir ateş şikayetiyle, diş çıkartma dönemindeydi. Seyitgazi Sağlık Ocağı’na götürüldü. Ateşinin 37 derece olduğu ve hiçbir şeyinin olmadığı söylendi, eve gönderildi. İlk kusmasında Şehir Hastanesi’ne getirdim. Röntgeni çektirdik. Bana ’Burnu tıkalı çocuğunuzun, temizleyelim’ dediler. Öksürük vesaire hiçbir şeyi yoktu. ‘Boşuna getirmişsin, bu çocuğun bir şeyi yok, yapabileceğim bir şey de yok’ denince eve geldik. Çocuğum akşama doğru tekrar kustu. Kustuktan sonra morarma, böyle bembeyaz oldu, su gibi terlemeye başladı. Sonra ben hemen ambulans aradım. Hastanede doktor ‘Tamam, ben size bir serum yaptırayım’ dedi. Bizi sarı alana gönderdi. Serum takılması gerekiyormuş. Oradaki hemşireler, ‘Bizim sistemde serum gözükmüyor’ dedi. Çocuğum tekrar kustu, yine morardı. Tekrar ben hekimin yanına gittim ve ‘Doktor hanım çocuğun kusması durmuyor, tekrar morardı’ dedim. Görevli sağlık çalışanı, ‘serum yapılmadı mı?’ dedi. ‘Yazmamışsınız’ dedim, hemşireler sarı alana bizi geri gönderdi. O sıra benim çocuğum konuşuyor, gayet iyi. Kan testleri çıktı ama idrarı veremedik, çünkü hala çocuk idrar yapmıyordu. Doktor, ‘Kanda şüpheli bir durum görüyorum. İdrar çıkmadan ben çocuk doktoru arayamam’ dedi. O sıra zarfında çok güzel uyuyor diye çocuğumun resmini çektim" dedi. "’Bütün organlar iflas etmiş’ denildi" Çocuğunun ölümü anlatan acılı anne Burcu Öter şöyle devam etti: "Sabah işte 06.00 sıralarında tekrar kan alındı. Çocuğumun göz bebekleri birden büyüdü. ‘İkra’ diye seslendim, dişleri kitlendi, hemen ağzını açtım. Doktor, ‘Atak geçirmiş, nöbet geçiriyor’ dedi. ‘Mavi kod’ diye bağırmaya başladılar orada. Beni apar topar dışarı attılar. Bir yarım saat boyunca orada müdahale edildi ama hiçbir bilgi verilmedi. Sonra yoğun bakıma indirdiler benim çocuğumu. 50 dakika sonra bizi içeri aldılar, ‘Bize geldiğinde karaciğer enzimleri zaten yüksekti. Bütün organlar iflas etmiş, çoklu organ yetmezliğine gitmiş çocuğun’ dedi. Sonrası zaten bende yok. Bir gecede ne olduysa oldu." "Yine kızım oldu korkuyorum hastaneye götüremiyorum" Adaletin yerini bulması gerektiğini belirten anne Öter, "Hasta kayıt dosyaları yok şu an. İstanbul’dan gelecek sonucu bekliyoruz. Hala çıkmadı, hala bir sonuç yok. Duysun herkes duysun sesimizi. Sadece bir İkra değil, bir Ali, bir Veli değil. Bizim toprağa koyduklarımız bir isimden ibaret değil. Biz anneler onları ne şartlarda büyütüyoruz, ne şartlarda doğuruyoruz. Benim şu an tekrar bir kızım oldu. Ben onda da korkuyorum. Hastaneye götüremiyorum. En ufak bir kusması yani içtiği sütü kusuyor diyerekten korkuyorum ben artık. Başkalarının canı yanmasın yani ne yapılması gerekiyorsa yapılsın, Sağlık Bakanlığı duysun bizim sesimizi" dedi. "Sonuna kadar hakkımızı arayacağız" Adaletin yerini bulmasını isteyen baba Umut Öter ise, "Gidebildiğimiz yere kadar gideceğiz yani. Çocuğumuzun hakkını arayacağız yani. Zaten çocuğumuz sağlam gitti hastaneye, bir şeyi yok dediler. Ondan sonra sabah kalkıp vefat etti dediler. Yani çocuğumuzun fotoğrafları filan her şey var yani gülerken oynarken. Yani sonuna kadar hakkımızı arayacağız. Ben yani başka da bir şey söylemek istemiyorum Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.