GÜNDEM - 18 Kasım 2025 Salı 13:53

Yerel Basında Dijital Dönüşümün Merkezi Manisa olacak

A
A
A
Yerel Basında Dijital Dönüşümün Merkezi Manisa olacak

Manisa Gazeteciler Cemiyeti tarafından hazırlanan ve Manisa Valiliği ile Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nin de paydaşı olduğu Manisa Medya Akademisi Projesi ile yerel basının dijital dönüşümünü hızlandırmayı, gazetecilere yapay zekâdan kriz haberciliğine, medya hukukundan dron kullanımına kadar geniş kapsamlı eğitimler sunarak hem mesleki niteliği artırmayı hem de üniversite-basın iş birliğini güçlendirmeyi hedefleniyor.


İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün desteğiyle Manisa Gazeteciler Cemiyeti tarafından hayata geçirilen "Manisa Medya Akademisi" projesinin protokol töreni gerçekleştirildi. Manisa Valiliği Toplantı Salonu’nda düzenlenen törene; Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, MCBÜ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meral Özçınar, MCBÜ Sürekli Eğitim Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Cenk Yoldaş, Proje Koordinatörü Tolga Yıldız ve Manisa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Önder Aydın’ın yanı sıra cemiyetin yönetim kurulu üyeleri ile Manisa’daki yerel ve ulusal basın mensupları katıldı. Manisa Medya Akademisi Projesi; yerel basında nitelikli haberciliği desteklemek, dijital dönüşümü hızlandırmak ve gazetecilerin teknolojik gelişmelere ayak uydurmasını sağlamak amacıyla başlatıldı. Proje kapsamında; haber yazım teknikleri, yapay zeka destekli habercilik, kriz dönemlerinde doğru bilgi yönetimi, sosyal medya haberciliği ve medya hukuku gibi konularda sertifikalı eğitimler verilecek.



Katılımcılar dron ehliyeti alabilecek


Projede en dikkat çekici başlıklardan biri de dron eğitimi oldu. İHA-1 Ticari İnsansız Hava Aracı (dron) eğitimi sonunda katılımcılar, gazetecilikte hava çekimleri için büyük önem taşıyan dron ehliyetine sahip olacak. Bu sayede yerel medyada görsel içerik üretim kapasitesinin artırılması hedefleniyor.



Saygın gazetecilerle uygulamalı söyleşi planlanıyor


Akademi kapsamında yalnızca teknik eğitimlerle sınırlı kalınmayacak; ayrıca yerel ya da ulusal düzeyde tanınmış, saygın bir gazetecinin katılımıyla uygulamalı söyleşi programı da gerçekleştirilecek. Katılımcılar, deneyimli bir medya profesyonelinin tecrübelerinden doğrudan faydalanma imkanı bulacak.



"Yerel basının yıllardır değişik sektörlerdeki birikimden hepimizin istifade etmesi lazım"


Törende konuşan Manisa Valisi Vahdettin Özkan, "Manisa Medya Akademisi projesinde esas olan gerçekten kararlılık, dayanışmayı göstermek, bu okumayı yapmak. Konjonktürel olarak gerçekten insanlarımızın yaşam kalitesinin artırılması her insanın vazifesi, sivil toplumunun, meslek kuruluşlarının, kamu kuruluşlarının. Bir de dünyanın bütünüyle beraber çok yüksek derecede bir iletişim halindeyiz. Sadece iletişim değil ekonomik olarak hatta siyasal olarak diğer diplomatik olarak çok daha yoğunluklu bir iletişimin ötesinde etkileşim ve birbirini etkileme durumundayız. Hal böyle olunca 10-15 sene öncenin yükselen değeri bilgi toplumunu da aşan aslında beceri toplumu. O beceriyi de aşan o becerinin de küresel bir rekabete maruz kaldığı bir arenanın içinde hep beraber yaşıyoruz. Hal böyle olunca hem kendimiz için ailemiz, mahallemiz, şehrimiz, memleketimiz için en iyisi yapmak için kararlılık içinde hedeflerin belli olması önemli. Ama daha da önemlisi bizim çevremizdeki bütün imkan, kabiliyetleri birleştirerek bu gelişme serüvenini, zincirini tamamlamak daha da önemli. Bunun aslında bütün sektörleri ilgilendiren önemli bir direği yerel basındır. Yerel basın hem şehrimize ait medeniyet değerlerini hafızada tutma ve geleceğe aktarma yönünde bir misyonu vardır. Hem gerçekten insanlarımızın haber alma hakkının tahakkuku açısından çok önemlidir. Haber alma hakkının gerçekleşmesinin ötesinde de yerel kalkınma, şehirdeki yaşam kalitesinin artırılmasında da yüksek derecede bir rehberlik ve itici güç olmaktadır. Aslında bazen şehri de öğrenmek istediğiniz zaman yerel basının yıllardır değişik sektörlerdeki birikimden hepimizin istifade etmesi lazım. Sadece bir sektörün değil bütün sektörlerle ilgili nerede, nereye, nasıl iyileştirelim? Bu konuda da belli bir imkan kapasitesi var. Bunun bilimsel olarak analiz edilmesi önemli. Bu anlamda da Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörümüze ve hocalarımıza teşekkür ediyoruz. Bu basın ve akademik aranın bilimsel olarak aynı noktada buluşmasının çok daha kıymetli olduğunu ifade etmek istiyorum. Proje aslında dediğim gibi sadece bir proje olarak bakmamak lazım. Genel olarak şehrimizde oluşan bu dayanışmanın, bu ileriye bakışın, bu bilimselliğin iyi sağlıklı bir eksende sürdürülebilirliği açısından bir güvence mekanizması ve ilk adımıdır. Tekrar çıktılar itibariyle de hem bilgi toplumunun gerekleri, hem insanların bilgi edinme hakkının tahakkuku, hem de küresel düzeydeki bütün gelişmelerin gerçekten sağlıklı bir şekilde paylaşılması ve bunun bilimsel bir eksende gelişmesi aslında hep beraber katkı sunmaya devam edeceğiz. Artık teknolojik gelişmeler gerçekten bu dijital dönüşüm, bugün ‘en iyisini yaptık diyoruz’ ama yarın daha iyisi vardır. Bunu biliyoruz. Dolayısıyla bunu sürekli ilerleterek beraber ne yapabiliriz? Bunun arayışı önemli" dedi.



"Akademik anlamda da bir projenin yapılıyor olması bizi gerçekten çok mutlu etti"


MCBÜ Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, "Manisa Gazeteciler Cemiyeti tarafından ilk defa yapılan böylesi bir proje bizim için daha da anlamlı. Biz Manisa Celal Bayar Üniversitesi olarak Manisa’dan başlamak üzere her platformda kapılarımızı açtık ve destek isteyen herkesle birlikte bu noktada yeni projeler yapmak üzere çalışıyoruz. Manisa Gazeteciler Cemiyeti ile bunu yapıyor olmak bizim için ayrıca kıymetli. Bu üniversitemiz adına da dolayısıyla bir ilk. Basın ekibi genel olarak bakıldığında basın ekibi üniversitenin en büyük paydaşlarından bir tanesi aslında. Üniversitemizde yapılan her etkinliğin en doğru şekilde tanıtılması, üniversiteye ait bilgilerin verilmesi bakımından öncelikle en yakın temas halinde çalıştığımız birimlerden birisi basın birimi. O yüzden ben Manisa Gazeteciler Cemiyeti başkanımız nezdinde de buradaki tüm basın mensuplarına bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Her etkinlik Birlikte bizim yanımızda olduğunuz, üniversitemizin akademik, sosyal, toplumsal kampanyalarındaki tüm etkinliklerinin duyurulmasına yardımcı olduğunuz için. Çünkü sizlerin desteği bu konuda bizim için son derece kıymetli. Proje kısmına geldiğimizde gerçekten çok güzel bir proje. Basın adına böyle akademik bir projenin yapılıyor olması. Çok farklı projeler elbette yapılıyor. Sosyal anlamda etkinlikler, projeler yapılıyor. Ancak akademik anlamda da bir projenin yapılıyor olması bizi gerçekten çok mutlu etti. Manisa Celal Bayar Üniversitesi olarak, İletişim Fakültemizde, Sürekli Eğitim Merkezimizle böyle bir projenin içerisinde yer alıyor olmak bizi de ayrıca mutlu etti. Projenin çok güzel geçeceğinden hiç şüphem yok. Çok güzel sonuçlara vesile olacağına yürekten inanıyorum. Üniversite ile sektör işbirliğinin en somut göstergelerinden bir tanesi olduğunu düşünüyorum yapılan bu projenin. Özellikle basın adına da olması hem üniversitemiz hem de Gazeteciler Cemiyeti açısından bir ilk olması dolayısıyla da teşekkür ediyorum" diye konuştu.


Manisa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Önder Aydın ise, "Bizler Manisa Gazeteciler Cemiyeti olarak yaklaşık 1 yıl önce göreve seçildik ve göreve gelir gelmez kongrede bahsettiğimiz projelerle burada olacağımızı ifade etmiştik. Projelerden bir tanesi de Manisa Medya Akademisi’ydi. Manisa Medya Akademisi aslında bir Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün desteğiyle hayata geçirdiğimiz bir proje. Projenin detaylarına bakıldığında bir eğitim projesi. Manisa Celal Bayar Üniversitemizle beraber bu projeyi yapıyoruz. Eğitimlerimizi de Manisa Celal Bayar Üniversitesi İletişim Fakültesinin öğretim üyelerinden alacağız. Beş farklı eğitim var. Bunların ilki Haber Yazım Teknikleri. Günümüzde sürekli değişen bir gelişen haber sirkülasyonu var. Bizler de bunlara ayak uydurmak adına üniversitemizden bu konuda eğitim alacağız. Diğeri son günlerde bayağı popüler artık Sosyal Medya Haberciliği. Artık insanlar internet ve televizyonlardan ziyade haberleri sosyal medyadan takip etmeye başladı. Bu da sosyal medyada doğru bilgiye ulaşabilmenin, doğru bilgi verebilmenin verebilmek adına bu konuda eğitim almak istiyoruz. Diğeri Yapay Zeka Haberciliği. Yapay zeka son dönemde hayatımıza girdi. Artık her alanda kullanıyoruz. Habercilik alanında da yapay zeka haberciliği kullanılmaya başlandı. Hocalarımızdan bu konuda eğitimler alacağız. Bunun yanında gazeteci arkadaşlık kriz anındaki habercilik çok önemli. Allah göstermesin deprem anında işte sel gibi olaylarda doğru bilginin nasıl verilmesi konusunda kriz haberciliğine yönelik eğitim alacağız ve son olarak da yine projemiz kapsamında hukuksal haklarımızla alakalı bir eğitim almak istiyoruz. Yine Medya Akademisi Projeleri kapsamında ilerleyen dönemlerde saygın bir gazeteci büyüğümüzde de bir söyleşi yapmayı planlıyoruz. Buna hem gazeteciler hem de toplumun katılımını sağlamayı düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.



Akademik kadrodan güçlü destek


Eğitimlerin tamamı Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (MCBÜSEM) koordinasyonunda, MCBÜ İletişim Fakültesi’nin alanında yetkin öğretim görevlileri tarafından yürütülecek. Katılımcılar, eğitimleri başarıyla tamamladıklarında e-Devlet üzerinden erişilebilen resmi sertifikalara sahip olacak. Bu iş birliği sayesinde sahadaki gazetecilerle akademik bilgi birikimi buluşturularak yerel basının kurumsal kapasitesinin artırılması hedefleniyor.



Yerel Basında Dijital Dönüşümün Merkezi Manisa olacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Kurum ’500 Bin Sosyal Konut’ projesinin İstanbul kura çekimleri için tarih verdi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ’500 Bin Sosyal Konut’ projesinin İstanbul ayağına ilişkin, "Bayramdan sonra hızla İstanbul’da da kuraları çekecek, 100 bin yuvanın sahiplerini belirleyeceğiz. Bununla da yetinmeyecek, İstanbul’umuza özel kiralık sosyal konut projemizi hayata geçirerek kira fiyatlarını da dengeleyecek adımımızı atacağız" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı öncülüğünde Kağıthane Belediyesi ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) iş birliğiyle Kağıthane Merkez Mahallesi’ndeki Hizmet Sitesi Kentsel Dönüşüm Projesi tamamlandı. Proje kapsamında 300 konut için kura çekim töreni düzenlendi. Törene Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, İstanbul Valisi Davut Gül, bazı protokol üyeleri, hak sahipleri ve vatandaşlar katıldı. "Türkiye genelindeki her iki kentsel dönüşümden birisini İstanbul’umuzda yapıyoruz" Törende konuşan Bakan Kurum, Türkiye genelindeki her iki kentsel dönüşümden birisini İstanbul’a yaptıklarını ifade ederek, "Bugün İstanbul’un her ilçesinde 178 bin yuvamızın dönüşümüne devam ediyoruz. Buraya dikkatinizi çekmek istiyorum. An itibarıyla biz Türkiye genelindeki her iki kentsel dönüşümden birisini İstanbul’umuzda yapıyoruz. İstanbul’daki çalışmalarımızın en yoğun gerçekleştiği ilçelerimizden biri de de Kağıthane’mizdir. İşte bugün Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce temelini attığı Hizmet Sitemizin dönüşümünü tamamlamış bulunuyoruz. Depreme dayanıklı konutları, nefes aldıran yeşil alanları, otopark ve sosyal donatılarıyla Kağıthane’nin siluetine yeni bir güzellik katan sitemiz, artık siz kıymetli sakinlerini kucaklamayı bekliyor" dedi. "Adeta yeni bir ülkeyi, 11 ili yeniden ayağa kaldırdık" Bakan Kurum, "Asrın felaketinde, sonrasındaki inşa sürecinde bir şeye tanık olduk. Seçim geliyor diye, riya ile uzatılan ellerin sandıktan istedikleri sonucu alamayınca depremzede kardeşlerimizi kapı önüne koymaktan çekinmediğini gördük. Biz bu hastalıklı aklın tam tersine gittiğimiz her afet bölgesinde ayrım gözetmeksizin vatandaşlarımızın yaralarını sardık, milletimizle bir olduk, omuz omuza durduk. Asrın felaketini hatırlayın. Ne acılar yaşadık, binlerce canımızı kaybettik, on binlerce yuvamız yıkıldı. Ama hiç ümitsizliğe kapılmadık. ’Bu devlet güçlü, bu millet vakurdur’ dedik. İşte gördünüz 2 yılda 455 bin konutu bitirdik. Adeta yeni bir ülkeyi, 11 ili okulları, camileri, parkları, meydanları, iş yerleriyle yeniden ayağa kaldırdık. Dünyada hiçbir ülkenin yapamayacağı çalışmayı olağanüstü bir koordinasyon ve çabayla 200 bin işçimizin emeğiyle hayata geçirdik. ’Yapamazlar’ dediler, ’Bu enkazın altında kalacaklar’ diye ellerini ovuşturdular, akla hayale sığmayacak yalanlar söylediler. Ama milletimiz bize hep inandı, güvendi. Biz de çok şükür onlara mahcup olmadık. Bizi daima dualarla karşılayıp, dualarla uğurlayan bu güzel milletin tek bir evladını açta, açıkta bırakmadık" diye konuştu. "Yıl sonuna kadar başvuranlar kampanyadan yararlanacak" Bu yıl sonuna kadar ev ve iş yerlerini riskli yapı ilan ettiren vatandaşların kampanyadan faydalanabileceğini söyleyen Bakan Kurum, "İstanbul’da Yarısı Bizden Kampanyamızla ilgili milyonlarca kardeşimizin beklediği o adımı attık. 31 Aralık 2026’ya yani yıl sonuna kadar ev ve iş yerini riskli yapı ilan ettiren tüm vatandaşlarımız kampanyadan faydalanabilecek. Böylelikle bekleme sürelerinden dolayı oluşabilecek mağduriyetlerin önüne geçilecek. Buna mukabil bizim de belediyelerimizden beklentilerimiz var. Bütün belediyelerimizin deprem dönüşümüne aynı hassasiyeti göstermelerini istiyoruz. Çünkü şayet bugün belediyelerimizin, deprem karşısında almadıkları her tedbir yarın telafisi mümkün olmayan büyük bir fatura olarak karşılarına çıkacaktır. Ve bugünden acilen, derhal harekete geçmeyen herkes tarih, vicdan ve millet önünde mahcup olacaktır. Bu nedenle belediyelerimizin aziz milletimize taahhüt ettikleri dönüşüm sözlerini acilen yerine getirmelerini bekliyoruz, herkesi asli görevine davet ediyoruz" şeklinde konuştu. "Bayramdan sonra İstanbul’da da kuraları çekecek, 100 bin yuvanın sahiplerini belirleyeceğiz" Bayramdan sonra İstanbul’da kuraların çekileceğini, 100 bin yuvanın sahiplerini belirleyeceklerini söyleyen Bakan Kurum, "Bildiğiniz gibi tüm bu kentsel dönüşüm çalışmalarımıza taç giydiren bir projeyi, ’500 Bin Sosyal Konut’ projemizi, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hayata geçirdik ve kura çekim törenlerini ülkemizin dört bir yanında coşkuyla gerçekleştirdik. Çekilen her kura, bir ailenin hasretle beklediği o müjdeli habere dönüştü. İşte o sevinç, o heyecan şimdi de İstanbul’umuzda yaşanıyor. Bayramdan sonra hızla İstanbul’da da kuraları çekecek, 100 bin yuvanın sahiplerini belirleyeceğiz. Bununla da yetinmeyecek, İstanbul’umuza özel kiralık sosyal konut projemizi hayata geçirerek, kira fiyatlarını da dengeleyecek adımımızı atacağız. Zorlukları gerekçe göstermiyoruz. Yorgunluğu bahane etmiyoruz. İşimizden başka gündemlerin peşinde koşmuyor, bir işin içinde ’milletin menfaati’ yoksa onu elimizin tersiyle itiyoruz, yolumuza milletle devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Konuşmanın ardından dua edilerek, kura çekimi gerçekleştirildi. Kurada adını duyarlar büyük bir mutluluk yaşadı.
Konya Esnaf ve vatandaş uygulanan cezaların esnetilmesini istiyor Konya’da modifiye araçlarla ilgilenen vatandaş ve esnaf, son dönemde araç plakaları ve ses sistemleri konusunda uygulanan cezalarla ilgili bilgi kirliliği olduğunu belirterek, yetkililerden daha net düzenleme ve esneklik bekliyor. Trafik güvenliğinin artırılmasına yönelik kanuni düzenlemenin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesinin ardından özellikle ses sistemi, görüntülü ekran ve plaka uygulamalarına kesilen yüksek cezalar sürücülerde tedirginliğe neden oldu. Düzenleme sonrası ortaya çıkan bilgi kirliliğinin yasak olmayan ürünlerin dahi tercih edilmemesine yol açtığını belirten esnaf, kuralların vatandaşlara daha net aktarılmasının gerektiğini ifade etti. "Devletimizin bu noktada birazcık esnek olmasını istiyoruz" Yeni kuralların detaylı şekilde öğrenilmesi gerektiğine dikkat çeken sanayide rot balans ustası olan Gökhan Kayhan, "İsteyen kalın plaka yapsın, bunu şoförler odası fiyatını farklı alsın. Bu bir zevk işi, modifiye yaşam tarzı bence. Ben de aracımı yeni aldım, plakaları değiştirelim dedik. Bu noktada ufak bilgi kirliliği var. Plakalarda baktığım zaman bazı plakada yazılı örneğin başka illerde yapılan plakalar da dörtler açık. Bizim Konya’da yapılan plakalar ise kapalı. Polisler buna baktığı zaman APP diyebilir, dört açık olduğu için ama başka illerde açık oluyor. Dalgalı hologram var, bazılarında da Türk bayrağı olan hologram var, bazılarında ise Türk bayrağı yok mesela. Hologram olarak ise tek hologram var, bu plaka sahte değil. Benim bir elemanım var, çocuk çalışarak küçük bütçeli bir araba almış buna bir ses sistemi yapmış. Çocuk zaten durumu olsa iyi araba alacak. Müzik sistemli bir arabası olacak. Bu cezalardan korkup onların hepsini çıkardı ‘bir zevkim bu vardı o da gitti’ diyor. Devletimizin bu noktada birazcık esnek olmasını istiyoruz. Zaten ekonomik olarak herkes aynı durumda değil. Müzik sistemleri bangır bangır çalıyorsa onun sesini kısılması yapılabilir ya da bir uyarı, bir ceza verilsin. Sonradan takılan ekranlar ise aracın görüş açısını kapatıyorsa, orijinal değil sonradan yapılan bir şey ise polis onlara itiraz ediyor haklı olarak. Görüş açısını kapatmaması lazım. Orijinal ürünlerde herhangi bir problem çıkmıyor. Aracın göğsün aynı yerine yapılırsa double teyplerde bunlar da problem çıkmıyor. Görüş açısını kapatmaması lazım" dedi. "Rahatsız edenlere caydırıcı olarak güzel" Sanayi sitesinde aksesuarcı olan esnaf İbrahim Arazi ise, "Cezaların esnemesi lazım, şimdi tamamen kaldırmak tabii olmuyor. Yani sanayide piyasa çok ters tepki ediyor. Biraz cezaların esnemesi lazım ama tabii aşırıya kaçmamak lazım. Şimdi devletimize de hak veriyoruz. Bu ses sistemlerini açıyorlar, seçim otobüsü gibi geziyor çoğu sürücüler. Rahatsız edenlere caydırıcı olarak güzel ama tamamen kaldırılmaz da onlara bir engel olunabilir, bir sınır koyulabilir en azından" ifadelerini kullandı. "Sürücüler bilinçlendiği için kapı camlarını açık renk yaptırıyorlar" Sanayide cam filmi satışı yapan esnaf Muzaffer Kara da, "Bu yasa çıktıktan sonra cam filminde piyasa ister istemez etkilendi. Nasıl etkilendi dersek ön cama önceden çok talep vardı. Çünkü güneşten bayağı bir koruduğu için. Şu anda ön cam filmi yaptıran yok bu yasa çıktıktan sonra. Sağ sol ön kapı camlarına da çok açık renk yaptırıyorlar. Bizim müşterilerimiz ve araç kullanıcıları bu konuda bayağı bir bilinçlendi. Sürücüler bilinçlendiği için kapı camlarını açık renk yaptırıyorlar. Ama ön cama yaptırmıyorlar, çünkü kesinlikle yasak o yüzden ön camın filmi bayağı bizi de etkiledi. Şu aralar ön cama film yapamıyoruz. Hatta elimizde bayağı bir stok da var sezon da açıldı şu anda beklemedeyiz" şeklinde konuştu. "Desibelmetreyle bunlar ölçülse orana göre işlem yapılabilir" Ses sitemleri satış ve montajı yapan Arif Bağcı ise, "Yeni çıkan kanunla birçok esnafımız ve halkımız etkilendi. Yanlış algılanan bilgiler de olunca biraz sorun oluyor illaki. Ön göğsün üzerine ek olarak ekran takıldığı zaman yasak, bu sürücülerin dikkatini dağıttığı için. Ses sisteminde de kişi aracına bir hoparlör, amfi takmış çok fazla güçlü olmasa bile bu cihazlar var diye ceza yazılabiliyor. Yani aslında bu çok fazla güçlü bir sesi yok. Ama işi abartı boyutuna, yarışma boyutuna getiren kişilere bir şey demiyorum. Aslında bir desibelmetreyle bunlar ölçülse orana göre işlem yapılabilir. Akşama kadar kaç kişi telefondan mesaj atıyor. Bu ekran yasak mı, bu ses sistemi yasak mı diye. Bunlara aslında düzenleme geleceğine inanıyorum ben. Şu anda cihazları söktürmeye gidiyor herkes" diye konuştu.